14 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 14
Article Kentlilik, Kent Merkezleri ve Yayalar(2015) Elker, CüneytKent ve uygarlığın birçok dilde birbirine yakın kavramları anlatması bir raslantı olamaz. Türkçede ilk yerleşen kavime verilen ad olan “uygur” ile “uygarlık”, arapçada kent anlamındaki “medine” ile “medeniyet” sözcükleri, bazı batı dillerindeki iki kavramı ifade eden sözcükler arasındaki yakınlıklar bu ilişkinin kanıtıdır. Aslında kentler, sadece kalabalıkları barındıran ya da yapıların bir araya geldiği yerler olmanın çok ötesinde anlamlar taşımaktadır. Buralar insanlar arasındaki sosyal, kültürel ve entellektüel ilişkilerin yoğunlaştığı mekanlardır. Kentler, yerel renklerin yanısıra, küresel ve çağdaş esintilerin de en iyi algılandığı yerler olmak durumundadır.Article Kent İkonları(Bilim ve Teknoloji, 2012) Lökçe, SevgiKent İkonları büyük bir şehirde, bir büyük anıt yapı olarak tekil, özgün, şehirleriyle bütünleşen yapılar olarak öne çıkarlar. Ait oldukları şehrin önemli bir parçasıdırlar ve bu şehirler onlar olmadan düşünülemez. Bu yapılar kentlerinin farkını, kendi özgün mimari biçiminin sembolizmi ve tikelliği ile gösterirler. Onlar zamanda ve mekanda büyük düşüncelere ilişkin nerede ve nasıl sorularının yanıtı olarak kent kültürünün ve mimarlık tarihinin göstergesidirler.Ait oldukları şehrin ruhu, zihinlerdeki imajı ile birlikte bir bütünü oluştururlar. Bir kent ikonu, kollektif “yer” duyarlılığını güçlü bir şekilde yansıtmalıdır. Coğrafyaya, topoğrafyaya özellikle kent mekanına yaptıkları katkı kavramsal ve yaşantısal mekan kodları içermelidir. Özgür, özgün, tekil, bir eser olarak düşünce ve gerçek arasında metaforik düzlemlere taşınabilmelidir. Bir kent ikonunun içerdiği tekillik hiçbir şeyle değiştirilemeyen bir mutlak durum olarak, “yeni, “dinamik” kavramlarını içermenin yanı sıra mimarlığın değişmez “kalıcılık” önermesini de barındırır. Bu kalıcılık, yere ve zamana aidiyet, olanaklar ile olanaksızlıklara karşı inşa ediliş ve arka plandaki güçlü bir mimari yaratıcılığı gösterir. Bu yaratıcılık,aynı zamanda, ait olunan kültürel uygarlık mesajını, mimari düşünceyi bireyselden kolektife taşıyan bir vizyonu işaret eder.Article YAŞANABİLİR BİR ÇEVRE İÇİN ULAŞIM(2015) Elker, CüneytUlaşım çevresel koşulları belirleyen etkenlerin başında gelmektedir. Ulaşım sektörünün olumsuz çevresel etkileri üç grup altında sınıflandırılabilir: küresel, kentsel ve yerel. Herşeyden önce, ulaşım yarattığı sera gazı ile küresel bir tehdit oluşturmaktadır. Gerek kentlerarası, gerekse kentiçi ulaşım etkinliklerinin ürettiği kirlilik bulunduğu çevre ile sınırlı kalmayıp bütün insanlığı etkilemektedir. Uzmanlar, 2010 yılından itibaren ulaşım sektörünün küresel ısınmayı tetikleyen birinci etken haline geleceğini tahmin etmektedirler.Article HASTANELERİN PEDİATRİ BÖLÜMLERİNDE GÜRÜLTÜ VE KULLANILABİLECEK ÇÖZÜM ANALİZLERİ(Bilim ve Teknoloji, 2015) Koçyiğit, FilizÜlkemizde yoğun hasta taleplerinden dolayı tam teşekküllü hastanelerde gürültü, önemli sorunlardan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastanelerin çocuk hastalıkları bölümünde ise gürültü sorunu daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır. 0 – 18 yaş grubu çocukların hastanede, doktorlara karşı tepkisi farklıdır ve bu aralıktaki yaş grubu çocukların seslerinin frekansları da farklılık göstermektedir: 1) 0 – 5 yaş grubu çocukların seslerindeki frekans aralığında kız- erkek seslerinin frekans ayrımı azdır ve yüksek frekanslı sesler oluşturmaktadırlar. 6 – 12 yaş grubu çocuklarda ise kız- erkek seslerinde frekans ayrımı başlamakla birlikte yüksek frekanslı sesler oluşturmaktadırlar ve net ayrım görülmemektedir. 2) 13 – 15 yaş arası çocukların seslerinde frekans farkı başlamakta kız seslerinin tizliği artarken, erkek seslerinde kalınlaşmalar oluşmaktadır. 3) 16 – 18 yaş grubunda artık frekans ayrımları netleşmeye başlamaktadır. Küçük yaş gruplarında, ağlama, oyun amaçlı bağırma gibi seslerin yoğun olması yanında ortamdaki ses seviyesinin yüksekliği ve uğultu bu grupta sinirlilik, sabırsızlık, sızlanma ve ağlama eşiğini arttırmaktadır. Hastane yapılarının içinde bulunan cihazlardan, çevrelerindeki seslerin ve çalışma ortamından kaynaklanan seslerin gürültüye dönüşmesi çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratırken çocukların ürettiği ses düzeyini de arttırabilmektedir. Sürdürülmekte olan çalışmanın amacı iç mekan gürültüsüne dönüşen seslerin etkilerini araştırmak, gürültüyü doğrudan etkileyen çınlama sürelerini var olan örnekler üzerinde ölçmek, analizlerini yapmak elde edilen verilere dayanarak mimari tasarım yöntemleri ile alınabilecek önlemleri yalıtım unsurlarını tespit ederek mimari projelere yansıtmaktır.Article Eğitim Yapılarında Eğitim Kalitesini Arttırmak İçin Akustik Konforun Sağlanması(Bilim ve Teknoloji, 2015) Koçyiğit, FilizAkustik açıdan alıcı verici konumunda olan öğretmen ve öğrenci ilişkileri ve bu ilişkilerde kalitenin sağlanması, eğitim kalitesinin artmasında doğrudan etki yaratmaktadır. Bu etkinin güçlenebilmesi için de eğitim kurumlarında öğretmen öğrenci ilişkilerinin temel olduğu mekanlar olan sınıflar, laboratuvarlar, toplantı salonları ve atölyelerde akustik konforu gerektirmektedir. Bu durum, ne yazık ki genellikle günümüz okulları tasarlanırken ihmal edilmekte, tasarım ve uygulama aşaması bitip problemler ortaya çıktıktan sonra çözülmeye çalışılmaktadır. Ne yazık ki uygulama aşaması bitip kullanım sırasında ortaya çıkan sorunların çözümü ise çok daha zahmetli, mali külfeti fazla ve zaman alıcı olmakta ve sonuç her zaman istenilen gibi olmamaktadır.Article Ulaşımda Karar Zamanı(2015) Elker, CüneytYıllardır harcanan bu kadar kaynağa ve çabaya, yapılan bunca tartışmaya karşın ulaşım sorununun çözümünde başarılı olunamamışsa, bu birkaç yönetici veya uzmanın beceriksizliği ve bilgisizliği ile açıklanamaz. Teknik elemanından akademisyenine, politikacısından direksiyon başındaki vatandaşına kadar toplumun neredeyse bütününde bir yanlış algılama var demektir. Doğru bir tedavi için doğru teşhis koymak gerekir. Nasıl ki, bir verem hastasına soğuk algınlığı teşhisi konup tedavi buna göre yapıldığında bu hasta iyileştirilemezse, ulaşımda da sorun yanlış tanımlandığında önerilen çözümler yetersiz kalır. Doğru tanımlara ya da doğru politikalara varmak içinse ulaşımın özünü kavramak, öylesine alışıldığı için tek ve değişmez gerçekmiş gibi düşünüldüğünden üzerinde tartışılmayan bazı kavramları yeniden tartışmaya açmak gerekir. O zaman ulaşım sorunun çözümünde yeni ufukların varlığı görülecektir.Article Bir İç Mimarlık Stüdyo Eğitim Modeli Deneyimi(2015) Elker, CüneytMimarlık ve iç mimarlık eğitiminde stüdyoda çalışma genel olarak, masa başı kritik ve belirli aralıklarda öğrencilerin ürünlerinin değerlendirildiği jürilerden oluşmaktadır. Bu sistemin bazı avantajları olmasına karşın, sorunları da bulunmaktadır. Bunların başında farklı öğretim elemanlarından alınan bireysel görüşlerin öğrencide çelişkiler yaratması, öğrencilerin diğerlerine yapılan eleştirilerden kendi projeleri için ders çıkaramaması, projenin üzerinde kalem oynatılması ve giderek öğretim elemanlarının projeleri kendileriyle özdeşleştirebilmeleri, öğrencilerde sıkça rastlanan hata veya eksiklerin herbir öğrenciye tekrar tekrar hatırlatılmak zorunda kalınması gibi sakıncalar gelmektedir.Article KENT MERKEZLERİNİN DÖNÜŞÜMÜNDE KULLANILABİLECEK YÖNTEMLER(2015) Elker, CüneytKentsel etkileşim biçimlerindeki değişme ve ulaşım-iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişme başta olmak üzere, bir çok etmen geleneksel kent merkezlerinin giderek başkalaşmaya uğramalarına ve alışılagelmiş işlevlerini yitirmelerine yol açmaktadır. Bu süreç sonucunda, kent merkezlerinin büyük bir bölümü içi boşalmış ve/veya boşalan yapıların merkeze yabancı işlevlerle dolduğu bir mekanlar yığınına dönüşmektedir. Oysa, söz konusu alanlar bir kentin algılanmasında ve kimliğinin oluşumunda en belirleyici etkenlerdir. Bu kentsel alanların mekan kalitesini arttırıcı –iyi niyetle hazırlanmış- imar planı veya kentsel tasarım gibi fiziki planlama içerikli eylemler çoğunlukla istenilen hedefe erişilmesine yetmemektedir. Bu tür planların raflarda kaldığı ve hiçbir zaman hayata geçirelemediği örnekler pek çoktur. Etkili bir dönüşüm için, anılan planlara ek olarak diğer mekanizmaların da herekete geçirilmesi gerekmektedir. Bu mekanizmaların başında fiziksel planlama araçları gelmektedir. Kentsel yapılaşmayı şekillendiren güçler iyi tanımlanıp birbirini destekler biçimde kullanılması halinde istenilen dönüşümü gerçekleştirebilecek etkili araçlar elde edilmiş olur. Ayrıca, yaratılan fiziksel olanaklara ek olarak, gelişmenin öngörülen hız ve disiplin altında oluşmasını denetleyecek bir yönetim ve örgütlenme modelinin, yaratılan fiziksel dürtüleri desteleyecek sermayenin harekete geçmesini kolaylaştıracak bir yatırım ve finansman modelinin ve mevcut mülkiyet dokusunu çağdaş bir kent merkezi geliştirilmesine engel oluşturmayacak bir biçime çevirecek bir mülkiyet dönüşüm modelinin planlanarak eşgüdüm içinde devreye sokulması gerekmektedir. Bildiride bu dönüşüm modelleri, yanıtlamaya çalıştıkları sorunlar, gerekçeleri ve olası etkileri açısından tartışılmakta ve Ankara merkezi iş alanları örneği aracılığı ile açıklanmaktadır.Article Red Vienna: Ideology, Architecture and Art in the Reumannhof Municipal Social Housing(Middle East Technical Univ, 2024) Pfeiffer Tas, Sule; Temel, RabiaThis study focuses on the Reumannh of Social Housing Complex, which was designed by Hubert Gessner (1871-1943) and constructed between 1924 and 1926 in Vienna. It was one of the largest buildings as part of the Municipal Social Housing Program for workers implemented under the leadership of Jakob Reumann, who was the mayor of Vienna between 1919 and 1923. According to the social democratic ideology in Vienna, known as the Red Vienna period (1919-1934) of the city administration, this program aimed to meet the housing needs of the working class and to provide them with better living conditions. Due to the increase in worker migration to the city after the Industrial Revolution and upon the demolition of the city during World War I, a housing crisis emerged in Vienna and unfavorable living conditions - such as one-room apartments and rental beds even for a few hours - became a necessity. The paper attempts to probe into the nature of the connection between the Reumannh of Complex architecture and the Red Vienna ideology in light of the social democratic perspective of the working class. In order to do so, the entire structure - known as "the palace of the working class" - is analyzed in detail while pointing to similar social housing complexes, such as Metzleinstalerh of on the Margareteng & uuml;rtel known as "Proletarian's Boulevard" and nearby. Additionally, the standardization criteria, as envisioned within the context of the social housing program, are examined to find out any traces of their presence (or improvements/modifications upon them) in the Reumannh of Complex. In the context of the political and socio-economic conditions of that era, a comparative analysis of the architectural elements and landscape architecture is conducted, such as courtyards and Haydn park on the front in the latter case. Original archival documents, photographs, and drawings of the complex were collected and during the course of the field research, photographs were taken. A housing typology and drawings were made in accordance with the general floor plan of the building, drawn by Gessner himself to determine the details related to the features of the houses - such as kitchen, living room+kitchen, and the number and function of the rooms - in order to determine the reflection of the living comfort promised by the social democratic ideology. As a result, three main plan types were identified based on the spaces contained within the houses, and subgroups were created according to balconies, terraces, or bay windows, all of which provided daylight and fresh air. In conclusion, the research establishes that the Reumannhof Complex houses, common facilities as terraces, infant school, laundry rooms, etc. all implemented standards that were mostly aligned with those related to welfare and in line with the principles of social democratic ideology. Lastly, it is revealed that architectural and artistic elements, such as wrought iron, ceramic panels illustrating craftsmen and different professions, motifs, and sculptures, not only reflect the social democratic ideology and motto, but also create new living environments by integrating architectural design with green spaces for the working class. As witness to this assertion, it is useful to notice that the complex still serves the function of economic housing for the working class and remains important as a symbol of social democratic ideology.Article Cami ve Kiliselerin Akustik Özellikleri(Bilim ve Teknoloji, 2015) Koçyiğit, FilizÖzellikle tek tanrılı inançlara sahip toplumların hareketlilikleri sonucu, bazı dini yapılar, zaman zaman ortak kullanılmış, genellikle de restore edilip yeniden kullanılmışlardır. Toplumsal hareketliliğin fazla olduğu bölgelerde bu durum zaman içinde birden çok kez tekrarlanmıştır. Mertola’da 12 yy.’da yapılan cami kiliseye dönüştürülürken, The Mosque– Cathedral of Córdoba (1236) Ortaçağ İslam camisi Katolik Hristiyan kilisesine dönüştürülmüştür. Kanada’da, Sydney’de, ve Nova Scotia’da bir Katolik kilisesi camiye çevrilmiştir. Girit’te ise Agios Titos kilisesi (962), 1856’da camiye cevrilmiş, 1923’de ise tekrar kilise olarak kullanılmaya başlaNmıştır (Şekil 2). Belçika’da bir papaz, kiliseyi bölgedeki Müslümanların belirli zamanlarda dua edebilmeleri için ibadete açmaktadır. Günümüzde ise Doğramacızade Ali Sami Paşa Camisi (2008), farklı dinlerin kullanımına hizmet edebilecek şekilde tasarlanmıştır. Genel olarak benzer amaçlara hizmet etmesine karşın bu mekânlar, yöntem farklarından dolayı farklı mimari form ve boyutlara, farklı iç mekan malzemelerine sahip olmayı gerektirmektedir.

