11 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 11
Article Geri Adımlama Tekni˘gi ile Bir Dc Motorun Konum ve Hız Kontrolü(2018) Doruk, Reşat Özgür; Zuglem, AhmedBu çalışmada Lyapunov’un ikinci kararlılık yönteminin bir özyinelemeli biruyarlaması olan geri adımlama yöntemi fırçalı bir doğru akım motorunun denetimineuygulanmaktadır. Bozucu etkilerden bağımsız bir ortamda hem hız, hem de konumdenetiminde başarı ile uygulanabildiği görülen yöntemin bozucu etkiler altındakiperformasını inceleyebilmek için hem teorik hem de benzetim tabanlı analizler yapılmıştır.Teorik incelemede girdiden-duruma kararlılık kuramından yararlanılmıştır. Bu noktadagirdi bozucu etkileri (bozucu torklar) temsil etmektedir. Yöntem uygulandığında, denetimkazançlarının seçiminde bir alt sınırın var olduğu ve bozucu etkilerden bağışık ortamdaolduğu gibi serbest seçilmesinin uygun olmayabileceği anlaşılmaktadır. Benzetimlerdeise bozucu etkiler rastgele sinyaller olarak modellenmiş olup, denetim kazançlarıyükseltildiğinde bozucu etkilerin baskılanabildiği gözlemlenmektedir. Geri adımlamatekniğinin bozucu etkiler altında kararlılık analizi ile birlikte doğru akım motorunundenetimine uygulanması literatüre önemli bir katkı sunmaktadır.Article Havada Görevlendirilebilen Tekerleksiz Araç Tasarımı – Kişisel Hava Aracı(2022) Küçüköztaş, Korcan; Taşcı, Furkan; Varlı, Hüseyin; Gök, Eren; Kaftanoğlu, Bilgin; Baytaroğlu, ŞakirBu çalışmada, asgari 100kg yük taşıma kapasitesi olan, hafif ve fonksiyonel bir araç tasarımı yapılmıştır. Bu araç, sahip olduğu sekiz pervane sayesinde havada görev görebilirken aynı zamanda yere ve suya dikey iniş de gerçekleştirebilme özelliğine sahiptir. Bu tasarım, kurtarma ekiplerinin ulaşımı, kargo taşımacılığı ve kısa mesafeler içinde, insanların özel ulaşım ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacı ile tasarlanmıştır. Her pervane motoru tek başına 94kg taşıyabilmekle beraber, aracın toplam taşıyabileceği yük kendi ağırlığıyla birlikte 752kg olmuştur. Proje sürecinde, ön tasarım ve detaylı tasarım süreçleri yürütülmüştür. Tasarımlar, sonlu elemanlar analizleri ve hesaplamalı akışkanlar dinamiği simülasyonlarının sonuçları göz önünde tutularak yapılmıştır. Pervanelerin testi için deneysel iki düzenek tasarlanmıştır. İlk düzenek mekanik bir düzenek olmakla beraber iki taraftan oluşmaktadır. İlk tarafta bir yük hücresi kullanılarak pervanenin itiş gücünün ölçülmesi hedeflenmiştir. İkinci tarafta ise pervanenin dakikada kaç tur attığını ölçmek için bir fotodedektör veya Hall etkisi sensörü kullanılmıştır. İkinci düzenekte bir elektronik hız kontrolcüsü, motoru kontrol etmek için kullanılmıştır. Son olarak, kullanılan yük hücresinin ölçümlemesi için deneysel düzenekler tasarlanmıştır.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Bozucu Torklar Altında İzdüşümsel Doğru Akım Motoru Kontrolü(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2018) Doruk, Reşat Özgür; Zuglam, İsmail; Doruk, OzgurBu çalışmada, izdüşümsel doğrusal kareselservo geri beslemesi (P-LQSF) yöntemiyle tasarlanmış bir birdoğru akım (DC) motoru denetim yaklaşımı sunulmaktadır. Tasarlanan denetleyicinin kararlılığı girdidenhale-kararlılıkyaklaşımından yola çıkarak incelenmektedir. İzdüşümsel kontrol yöntemi, tam durumdeğişkeni geri beslemeli bir denetleyicinin özdeğer spektrumunu çıktı geri beslemesi kullanarak yaklaşıkolarak elde etmeyi amaçlar. Tasarlanan denetleyicilerin kararlılık analizi hem teorik hem de sayısalbenzetim yoluyla incelenecektir. Temel doğrusal kararlılığın yanı sıra, bozucu etkilerin kapalı döngüyü birdış girdi olarak etkilemesinden yola çıkarak girdiden-çıktıya-kararlılık kavramından yararlanılması olanaklıolabilmektedir. Sonuç olarak bir bozucu etkiden-hale-kararlılık yaklaşımı ortaya çıkmaktadır. Tasarımlar,elde edilen bu yaklaşımla incelenecektir. Performanslar ise sayısal benzetimler yoluyla görülecektir.Article Bulanık Ters Model Kullanılarak Doğru Akım Motor Sürücüsü için Referans Model Temelli Uyarlanabilir Bulanık Denetleyici(2023) Bulut, MehmetSistemdeki parametre değişimlerine göre denetleyici katsayılarını ayarlayan uyarlama mekanizması, denetleyicinin uyarlanabilir olmasını sağlamaktadır. Uyarlama mekanizması için geleneksel bir algoritma yerine uyarlanabilir bulanık metodu kullanılarak, sistemdeki denetleyicinin kazanç katsayıların hesaplanması için bulanık mantık kullanılabilir. Normalde bir bulanık denetleyici sistemine ait kurallar, sistemi deneyimlemiş olan uzman bilgisi kullanılarak sistemin içyapısından ve sistem davranışlarından çıkarılmaktadır. Ancak tüm sistemler için bu şekilde uzman insan bilgisine dayanan bulanık kuralların çıkarılması mümkün değildir. Çok değişken davranış gösteren ve doğrusal olmayan sistemlerde bulanık kurallarının çıkarılması için farklı yöntemlerin kullanılması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, bulanık ters model kullanılarak öğrenmeye dayalı referans model öğrenme algoritması kullanılarak dc motor için uyarlanabilir bulanık denetleyici tasarımı yapılmış; elde edilen sonuçlar ile dc motor için uygulanabilir olduğu gösterilmiştir. Tasarlanan sistemin benzetimi Matlab programı kullanılarak gerçekleştirilmiş, sabit ve değişken yükler kullanılarak sistemin davranışı incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, sistem kararlılığı açısından uyarlanabilir bulanık denetleyici ile dc motoru sürmek için tatmin edici olduğunu göstermiştir.Article Sensörsüzvektör Kontrol Performansını Artırmak İçin Bir Yöntem(2018) Ertan, H. Bülent; Filci, TayfunSensörsüz vektör kontrol yöntemleri, konum veya hız sensörü bulundurmamaları nedeni ile kimi uygulamalarda tercih edilirler. Ancak, bu tip yöntemler doğaları gereği rotor manyetik alanının yerinin tesbiti konusunda hata yaparlar. Bunun sonucu olarak bu şekilde sürülen motorların performansı, sensörlü vektör uygulamalarına göre daha düşüktür. Bu bildiri, motor akımı içinde bulunan rotor oluklarından kaynaklanan harmoniklerin, vektör kontrol algoritması içinde kullanılabilecek kadar kısa bir süre içinde belirlenmesine imkan sağlayan bir yöntem sunmaktadır. Yöntemin özü; akım içindeki oluk harmoniklerini, temel akım bileşeni üzerine bindirilmiş, genlik nodülasyonlu bir sinyal olarak ele almaktır. Bu akım sinyalini demodüle ederek rotor oluk harmonik genliği belirlenebilir. Bu bilgiden rotor konumu veya hızı elde edilebilir. Bu amaçla geliştirilen yöntem bir deney motoru üzerinde uygulanmış ve elde edilen sonuçlar makalede değerlendirilmiştir.Article YÜKSEK SICAKLIK PROTON DEĞİŞİM MEMBRAN YAKIT HÜCRESİ MİKROKOJENERASYON UYGULAMASININ DENEYSEL VE TEORİK İNCELENMESİ(2018) Devrim, Yılser; Yapıcı, Ekin ÖzgirginBu çalışmada, yüksek verimlilikleri ve çevre dostu teknolojiler olmaları sebebiyle tercih edilen, güvenilir güç üretim tekniklerinden biri olan yüksek sıcaklık proton değişim membran (YSPEM) yakıt hücreleri kullanılarak bir evsel mikro-kojenerasyon (birlikte ısı-güç) sistemi tasarlanmıştır. Tasarlanan sistem, YSPEM yakıt hücresi tarafından üretilen elektrik gücü ve faydalı ısının kombine bir şekilde, kullanılmasını içermektedir. Hücrenin çalışması sırasında, yüksek performans ve kararlı güç üretimi sağlanabilmesi için hücre içerisinde üretilen ısının uzaklaştırılması ve hücre içi sıcaklığın sabit kalması gerekmektedir. Bu sebeple tasarlanan yenilikçi soğutma sisteminin atık ısısı, sıcak su ısıtmasında kullanılacak olan ısıl enerjinin teminini sağlamaktadır. Böylelikle toplam verim basit çevrimlere göre yaklaşık iki katına çıkabilmektedir. Çalışma kapsamında tasarlanan 225 W gücünde YSPEM yığını 160°C çalışma sıcaklığında hidrojen ve hava gazları ile test edilmiştir. Çalışması sırasında sıcaklığın hücre içerisinde homojen olarak dağılımı, hücrenin kısa sürede gerekli çalışma sıcaklığına ulaşabilmesi, yakıt hücresinde oluşan ısının hücreden sürekli olarak uzaklaştırılabilmesi için yakıt hücresi yığını soğutucu akışkan (Isı Transfer Yağı 32-Petrol Ofisi) kullanılarak soğutulmuştur. Hücre izolasyon malzemesi seçimi ve kalınlığı, doğal taşınım ve radyasyon yolu ile ısı kaybı hesabıyla belirlenmiştir. Maksimum verim çalışma koşulları için mikro-kojenerasyon sisteminin su giriş çıkış sıcaklıkları, su ve soğutucu akışkan debileri, uygun boru çapı hesabı ve pompa güç hesabı yapılarak nihai sistem tasarlanmıştır. Çalışmada tasarlanan kojenerasyon sisteminde, YSPEM yığınının soğutulması ile açığa çıkan atık ısı, 15-20C’lik şebeke suyunun ısıtılması için kullanılmıştır. Şebeke suyu sıcaklığı yalıtımlı hücre kullanılması durumunda ortalama 50C’ye kadar ısıtılmıştır. Elde edilen veriler yakıt hücresi mikro-kojenerasyon uygulamasının kullanılabilirliğini göstermektedir.Article Mükemmel İletken Silindir Modeli ile 28 Ghz’de İç Mekân Linklerini Bloke Eden İnsanların Etkilerinin İrdelenmesi(2020) Dalveren, Yaser; Kara, AliLiteratürde, kısa mesafe iç mekân haberleşme linklerinde insan vücudu blokajının sebep olduğu kaybıntahmininde matematiksel olarak sade bir yapıya sahip olması sebebiyle Çift Bıçak Kenarlı Kırınım (ÇBKK)modeli sıklıkla kullanılmaktadır. Fakat modelde insan vücudu benzetimi için kullanılan dikdörtgensel ekran,insan vücudu fiziğini temsil etmek için yeterli olmayabilir. Bu durum, özellikle çoklu insan vücudu blokajıolması durumunda, modelin tahmin doğruluğunu olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, insan vücudu benzetimindeGeometrik Kırınım Teorisi (GKT) temelli mükemmel iletken silindir modeli, literatürde sıklıkla kullan bir diğermodeldir. Ancak bu modelin, çoklu insan vücudu blokajı durumunda, yayılım kaybını tahmin etmedeki etkisihenüz çalışılmamıştır. Bu nedenle, sunulan bu kısa çalışmadaki amaç, iletken silindir modelinin, 5G için tahsisedilmesi en muhtemel frekans bantlarından biri olan 28 GHz’de, çoklu insan vücudu blokajının neden olduğukısa mesafe iç mekân linklerindeki yayılım kaybını tahmin etmedeki doğruluğunu irdelemektir. Bu amaçla,öncelikle, kısa mesafe iç mekân linki bir insan vücudu ile tamamen bloklanmış; aynı anda, link yakınındakibaşka bir insan vücudu linke yaklaştırılarak ölçümler yapılmıştır. Sonrasında, yayılım kaybını tahmin etmek içinGKT ve ÇBKK modelinden faydalanılmıştır. Tahmin doğruluğu analizi için simülasyon ve ölçüm sonuçlarıkarşılaştırılmıştır. Sonuç olarak deneysel çalışmalar ile literatürde ilk defa, çoklu insan vücudu blokajının GKTmodeli ile tahmin doğruluğunun arttığı gözlemlenmiştir.Article Elektrikli Otomobil ve Otonom Otomobil Satın Alma Niyetlerini Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi: Bir Alan Çalışması(2025) Tengilimoglu, Dilaver; Reyhanoğlu, İzay; Bilgin, Pinar; Darıcı, GökhanArtan rekabet ortamında otomobil şirketleri yeni teknolojiler geliştirerek günümüz ve geleceğin otomobillerini tasarlamak ve üretmek için yoğun çaba sarf etmektedir. Özellikle sürüş konforu ve araç içi deneyimi geliştirmeye yönelik çabaların yanı sıra, enerji tasarrufu ve çevre koruma hedefleri doğrultusunda otomobil üreticilerine rekabet avantajı sağlayan iki teknoloji öne çıkmaktadır: elektrikli araçlar ve otonom araçlar. Elektrikli araçlar tamamen yeni bir teknoloji olmamakla birlikte, günümüzde çevresel kaygıların artması bu araçların daha iyi performans, fiyat ve ulaşılabilirlik ile yeniden popülerlik kazanmasına yol açmıştır. Bu çalışmada, yeni sayılabilecek bu iki araç türü için tüketicilerin satın alma niyetleri ve bu niyetleri etkileyebilecek faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, Ankara ilinde yaşayan 18 yaş ve üzeri 384 kişi üzerinde çevrimiçi anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda katılımcıların %85,7'sinin halihazırda otomobile sahip olduğu, ancak sadece %1'inin elektrikli araca sahip olduğu, %51'inin elektrikli araçlar hakkında, %34,3'ünün ise otonom araçlar hakkında orta ve iyi düzeyde bilgi sahibi olduğu tespit edilmiştir. Araç tercihinde en fazla önem verdikleri konuların başında aracın güvenliği gelirken, bunu aracın fiyatı ve yakıt tüketimi izlemektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğu gelecekte elektrikli araç satın almayı düşündüğünü ifade etmiştir. Elektrikli araçlarda en dezavantajlı konu olarak menzillerinin sınırlı olması, otonom araçlarda ise aracın olumsuz hava koşullarından etkilenme endişesi belirtilmiştir.Article Citation - WoS: 1İndüksiyon Ön Isıtmalı Bir Elektromanyetik Darbe Şekillendirme Sisteminin Deneysel Analizi(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2020) Baranoğlu, Besim; Özbek, Mehmet Efe; Aydın, ElifBu çalışmada, özellikle otomotiv, uçak, uzay ve savunma sanayinde kullanımları giderek artmakta olanalüminyum, magnezyum, titanyum ve nikel alaşımları gibi gevrek malzemeleri şekillendirebilmek amacıylatasarımı yapılan bir indüksiyon ısıtma sistemi ve bir elektromanyetik şekillendirme sistemi kurulmuştur.Devreye alınan sistemler Al7075 levhaları ile test edilmiştir. İndüksiyon ısıtma sistemi ile ön ısıtması yapılanfarklı kalınlıktaki sac malzemeler elektromanyetik şekillendirme sistemi ile şekillendirilmiş ve bu sürecinetkinliği değerlendirilmiştir. Sistemin, uygun kalıp ve bobin tasarımları ile değişik sanayi uygulamalarındakullanılan metal alaşımlarını ılık ve sıcak olarak nitelendirilecek sıcaklıklarda şekillendirebilecek birkapasiteye sahip olduğu gözlemlenmiştir.Research Project Ghz Altı Ism Bantlarında Çalışan, Ortama Uyarlı, Çift Bantlı Operasyon Kabiliyeti Olan Minyatürize Anten Tasarımı ve Üretimi(2018) Aydın, Elif; Aslan, Özgür; Kara, AlıBu çalısmanın amacı herhangi bir lisans gerektirmeyen (ISM) 0.3GHz-1GHz bant aralıgında çalısacak, zor sartlara dayanımı yüksek, özellikle tel antenler gibi diger antenlerin kullanımının mümkün olmayacagı ortamlarda kullanılabilecek, gerekirse kolaylıkla gizlenebilecek bu sebeple de endüstriyel ve mekanik kısıtlara uyacak, ortama uyarlı, çift bantlı minyatürize mikroserit anten veya anten dizilerinin tasarlanması ve üretilmesidir. Bu amaçlar dogrultusunda birçok anten tasarımı üretimi ve ölçümü gerçeklestirilmistir. Ilk olarak katmanlı anten yapısı kullanılarak 915 MHz frekansında çalısan, yüksek kazanca sahip (yaklasık 7dB) anten tasarlanmıstır. Daha sonra sözü edilen antenin gerektiginde gizleyebilme özelligini ve zor sartlara dayanımını arttırmak için metal bir kutu ve mika ile etkilesimi incelenemistir. Metal kutu ve mikanın antenin parametrelerinde büyük bir degisime neden olmadıgı görülmüstür. Projenin ikinci asamasında minyatürize anten gereksinimi karsılayabilmek için 114.6mm x 42mm boyutlarında, kıvrımlı yollara sahip mikroserit anten tasarımı gerçeklestirilmistir. Bu anten de GHz altında çalısıyor olup kutu içindeki davranısı gözlemlenmistir. Kutunun herhangi bir frekans kaymasına neden olmadıgı kanısına varılırken; antenin ilk örüntü ölçüm modeli ve anten kutuya yerlestirildiginde elde edilen ölçümün tutarlı oldugunu görülmüstür. Ayrıca bu antenin 920 MHz ve 1.34GHz olmak üzere çift bant operasyon kabiliyetine sahip oldugu kanıtlanmıstır. Bununla birlikte çift bant operasyon kabiliyetine sahip baska bir anten tasarımı yapılmıstır. Bahsi geçen anten, 353MHz ve 850MHz frekanslarında rezonansa girmektedir. Projenin bir sonraki adımında 910MHz frekansında çalısan dizi anten tasarımı ve üretimi gerçeklestirilmistir ve kazancı 4.21dB olarak ölçülmüstür. Son olarak mekanik ve ısıl analiz için katmanlı anten yapısı kullanılmıs ve gerekli analizler gerçeklestirilmistir. Tüm bunlara ek olarak projede belirlenen hedefler dısında, literatürde eksiklik tespit edilmis baska arastırmacılara da yol göstermek amacıyla proje kapsamında tasarlanan antenler kullanılarak ek bir çalısma daha gerçeklestirilmistir ve elektromanyetik analizlerde kullanılan FEM ve FIT numerik yöntemleri, üretilen antenler kullanılarak teorik ve ölçüm sonuçları karsılastırılmıstır.


