110 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 110
Master Thesis Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi(2023) Aşar, Dilara; Yiğit, AslıTarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta KadınMaster Thesis Yerel Yönetimlerde Blok Zinciri Tabanlı Akıllı Şehir Kartı Kullanımı: Ankara, İstanbul ve Konya Büyükşehir Belediyesi Örneği(2022) Tokay, Gülen; Mühürcüoğlu, KorhanKüreselleşme sonucunda giderek büyüyen şehirler ve buna bağlı artan nüfus yerel yönetimleri birçok yapısal sorunla karşı karşıya getirmiştir. Bu sorunların üstesinden gelmek amacıyla ortaya birçok model konulmuştur. İşte bu modellerden biri olan akıllı şehirler, insan odaklı teknoloji temelinde yenilikçi dijital çözümler ortaya koymaktadır. Son zamanlarda yeni gelişmekte olan blok zinciri, akıllı şehir modelini ileriye taşıyarak yerel yönetimlerin ve buna bağlı şehirlerin içerisinde bulunduğu yapısal sorunların çözüme kavuşturulmasında etkin bir rol oynamaktadır. Şehirlerde hayata geçirilecek akıllı sözleşmeler üzerine yazılacak blok zinciri tabanlı akıllı şehir kartları yerel yönetimlerin hizmetlerini iyileştirirken, yerelde sosyo-ekonomik açıdan kalkınmada ve alternatif sürdürülebilir ve kapsayıcı bir finansman kaynağının oluşmasında rol oynayacaktır. Bu çalışmada, küreselleşme ile birlikte şehirlerin artan sorunlarına bir çözüm olarak ortaya konulan akıllı şehir modeli bağlamında, blok zinciri teknolojisinin yerel yönetimlerde nasıl kullanılabileceğini ve blok zinciri tabanlı akıllı şehir kartı uygulamasının finansal bir araç olarak yerel ekonominin sürdürülebilirliğini ve kapsayıcılığını sağlamada etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemi benimsenen bu çalışmada olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Ankara, İstanbul ve Konya Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanlıkları olup, yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde gerçekleştirilmiş odak grup görüşmeleri sonucunda, blok zinciri teknolojisinin yerel yönetimlerin hizmet sunumlarını iyileştirdiği ve blok zincir tabanlı akıllı şehir kartı uygulamasının yerelde sürdürülebilir ve kapsayıcı bir model oluşturduğu, yerel yönetimlerin bu yönde çalışmaları olduğu ancak henüz hukuki bir düzenlemenin olmamasından ve blok zincirinin yeni uyumlanan bir teknoloji olması nedeniyle gelişmelerin dikkatle takip edildiği ortaya konulmuşturMaster Thesis Parlamenter Hükümet Sistemi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Yasama ve Yürütme Açısından Karşılaştırılması(2020) Kudu, Ali; Ülker, Halil İbrahimÜlkemizde yıllardır uygulanan parlamenter hükümet sisteminin kaldırılarak yerine Başkanlık hükümet sisteminin getirilmesi düşüncesi birçok lider tarafından gündeme getirilmiş ve yıllarca tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaların sebebi ise Parlamenter hükümet sisteminde yaşanan tıkanmalar, siyasi krizler ve kısa süreli hükümetlerin olmasıdır. Birçok hükümet tarafından, yaşanan bu krizlere çözüm aranırken yeni düzenlemeler yapılmış ve kalıcı çözümler bulunamamıştır. 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı kanunla kabul edilen Anayasa'da değişiklik yapılmasına dair kanun, Cumhurbaşkanı tarafından 11 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete 'de yayımlanıp, 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak yürürlüğe girmiştir. Bu değişikle ülkemiz, yeni yönetim şekli olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapmıştır. Yapılan bu değişikler sonrasında yürürlüğe giren yeni yönetim sistemine özellikle ana muhalefet tarafından ciddi eleştiriler yapılmaktadır. Anayasa değişikliği yapıldıktan sonraki 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde muhalefet tarafından sürekli olarak dile getirilen ve seçim vaadi olarak da lanse edilen 'eski sisteme dönüş' gereklimi? Yoksa mevcut kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mi kalmalı? Sisteme dair yapılan eleştiriler nezdinde Avantaj ve dezavantajlarıyla iki sistem ele alınacaktır. Ayrıca sisteme yönelik yapılan eleştirilere bazı önerilerde bulunulacaktır.Master Thesis Türkiye'deki Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümlerinin Yenilikçilik Açısından Değerlendirilmesi(2015) Gözcü, Ali Can; Şahin, Savaş ZaferBu tez, eğitimde yenilikçi yaklaşımların, Türk Yükseköğretim Sistemi'ne girmesini, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (SBKY) ile Kamu Yönetimi (KY) bölümleri özelinde incelemektedir. Yenilikçilik, yenilikçi eğitim uygulamaları, küreselleşme, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş süreci vb. etkenlerin; Türk yükseköğretim yapısı, gelişme düzeyi, toplumsal refah ve özelde SBKY /KY bölümlerinin etkinliği ve verimliliği için önemli olduğu görülmektedir. Üniversitelerin dönüşümü, üçüncü kuşak üniversitelerin yeni misyonları, yükseköğretim sisteminin değişmesine ve uluslararası rekabet ortamında yükseköğretim kurumlarının çeşitli yenilikçi süreçlere gitmesine neden olmuştur. Bu araştırmada SBKY/KY bölümü evreninde 101 bölüm tespit edilmiş, bölümlerin akademik personel, öğrenci sayıları, yıllara göre karşılaştırılmıştır. Bölümlerin web siteleri incelenerek, müfredatları, vizyon-misyon ifadeleri ve genel bilgilerinin yer aldığı veri setleri hazırlanmıştır. Bu veri setleri yenilikçiliğin varlığını tespit etmede araç olarak kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, yenilikçi eğitim uygulamalarına sahip olan SBKY/KY bölümünün, oldukça az sayıda olduğunu ortaya koymuştur. Yenilikçilik düzeylerinin ağırlıklı olarak bölümlerin kendi iç dinamiklerinden kaynaklı olduğu görülmüştür. Bu anlamda yenilikçilik türlerinin birçoğunu barındıran, istisnai bir yenilikçilik örneğine Atılım Üniversitesinde karşılaşılmıştır. Yenilikçiliğin, bölümlerin yapılarına ve müfredatlarına ilişkin olarak, politika koyucular tarafından belirlenen bazı düzenleme zorunluluklarının, YÖK yaptırımlarının ve uluslararası süreçlerden (Bologna vb.) kaynaklandığı ve yenilikçiliğin varlığının ağırlıklı olarak yeni kurulan üniversitelerde ortaya çıktığı tespit edilmiştir.Review Yerel Seçimlerde Ankaraʼnın Merkez ve Çevre İlçelerine Dair Sosyo-mekânsal Bir Analiz Denemesi(2019) Şahin, Savaş ZaferMerkezî kentsel politikaların kentler üzerinde yadsınamaz bir etkisi olsa da, yerel toplumsal ve siyasal dinamikler özellikle yerelseçimler gibi demokratik pratikleri ve sonrasındaki yerel yönetim deneyimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Ancak, bu dinamiklerinfarklı kentler özelinde nasıl şekillendiği ve işlediği üzerine yeterince araştırma yapılmamıştır. Yazıda Ankara’nın ilçe belediyeleriüzerine yaklaşık on yıldır sürdürülen monografi çalışmaları kullanılarak, ilçelerin siyasal, mekânsal ve toplumsal değişkenlerive bunların yerel seçimler gibi önemli siyasal etkinlikleri nasıl etkileyebileceği, ilçelerin toplumsal gerçekliği düşünülerek nasılöngörülerde bulunulması gerektiği sorularını yanıtlamaya yönelik değerlendirme ve yorumlara yer verilmiştir.Master Thesis Ab Tarım Hibelerinin (ıpard) Rostow Kalkınma Modeline Göre Etkileri (denizli İli Örneği)(2017) Akkoyun, Hakan; Bircan, İsmailKırsal kalkınma kavramı, küreselleşme ve Avrupa Birliğine katılımların artması sonucu kırsal alanlar üzerinde sınırların genişlemesiyle öne çıkan bir kavram haline gelmiştir. Bu kapsamda AB'ye aday ve potansiyel aday ülkelere tarım sektörlerini doğrudan destekleyen kırsal kalkınma politikaları uygulamaktadır. AB'ye aday ülke konumunda olan Türkiye, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri kırsal kalkınma açısından çaba göstermişse de tam anlamıyla başarıya ulaştığı söylenemez. Bu anlamda AB tarafından sağlanan mali destekler fırsat niteliği taşımakta olup etkin şekilde kullanımı önem arz etmektedir. Bu çalışmada, AB mali destek programlarından biri olan IPARD'ın Rostow Kalkınma Modeline göre etkileri, Denizli İli örneğinde incelenmiştir. Birinci bölümde Walt Whıtman Rostow'un kalkınma modeli ele alınmıştır. Bu bölümde kalkınma modeli genel anlamıyla irdelenmektedir. İkinci bölümde Türkiye'de kırsal kalkınma çabaları ele alınmış olup AB mali desteklerinden olan IPARD programına değinilmiştir. Ayrıca IPARD uygulamasına benzer uygulamalardan bahsedilerek, AB üyeliği gerçekleşmiş olan Hırvatistan ile Türkiye'nin IPARD kapsamına alınarak karşılaştırması yapılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmaya alan teşkil eden Denizli İli hakkında genel bilgiler verilerek, kırsal potansiyeli ortaya konulmuştur. TKDK kurumunun aracılık ettiği IPARD destekleri, Denizli İlinde 2009 yılında 9. Çağrı Dönemi ile başlamıştır. Araştırma dönemi 9. Çağrı dönemi ile 2015 yılı itibariyle 15. Çağrı dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde toplamda 270 kişinin Tarım ve Hayvancılık alanında hibe desteği aldığı görülmektedir. Likert Yöntemi ile belirlenen ve tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 41 hibe desteği almış çiftçiye anket yapılarak doğrudan veriler elde edilmiştir. Ayrıca Güney Ege Kalkınma Ajansından da konu hakkında veri temin edilmiştir. Bu kapsamda Rostow kalkınma modeline göre sonuçlar analiz edilmiş olup İl genelinde kırsal kalkınma ile birlikte tarım sektörünün Kalkışa Hazırlık Döneminde olduğu ve IPARD destekleriyle nispeten Kalkış aşamasına geçmeye başladığına dair bulgulara rastlanmaktadır. Bu bağlamda daha sonraki süreç içerisinde uygulanması gereken politikalar vurgulanmıştır.Master Thesis Turizm Gelirlerinin Artırılmasında Kamusal Düzenlemeler: Akdeniz Ülkeleri ve Türkiye Karşılaştırması(2020) İlhan, Emre; Birkan, İbrahimTürkiye yabancı turist sayısında olduğu gibi turizm gelirleri bakımından da dünyada ilk on sırada yer almayı hedeflemektedir. Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Mısır gibi Akdeniz ülkeleri ile rekabet halinde olan Türkiye için, bu hedefe ulaşabilmek için gerçekleştirilen kamusal düzenlemelerin etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde turizm sektörünün genel özellikleri, devletin turizm sektöründeki rolü, talep ve arz politikası türleri ve güncel eğilimler literatür çerçevesinde incelendikten sonra ikinci bölümde seçili ülkelerin turizmde genel görünümleri, politika tarihçeleri ve kamusal örgütlenme modellerine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise seçili ülkelerin turist sayısı bakımından son 10 yıllık ortalama büyüme oranları, turizm gelirleri bakımından dünya sıralamasındaki yerleri, kişi başına ortalama turist harcama miktarları ve turizm sektörünün toplam ihracatlarındaki payları gibi ekonomik göstergeleri, uluslararası seyahat ve turizm rekabet endeksi, turizm planlarının uygulanma dönemlerinde yaşanan krizler ve bu krizlerin gelir etkileri, turizmde yetkili bakanlıklar ile bunların merkezi bütçeden aldıkları paylar ve turizm mevzuatlarının kapsam ve güncelliğine ilişkin veriler karşılaştırılacak ve elde edilen bulgular dördüncü ve son bölümde değerlendirilecektir. Anahtar SözcüklerMaster Thesis Belediye Yöneticileri Gözünden Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın İncelenmesi(2012) Akgül, Bircan; Çekiç, AnılÇalışma 2 bölüm halinde incelenmiştir. Birinci bölümünde, tezin ana temasını oluşturan özerklik kavramına açıklık getirilmeye ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı incelenmeye çalışılmıştır. 1580 sayılı Belediye Kanunu ve Avrupa Yerel Yönetimler Şartı sonrasında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu incelenmeye çalışılmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde ise Özerklik Şartında belirtilen hükümlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'na ne kadar yansıtıldığı, uygulamada ne kadar fayda sağladığı ve söz konusu kanun ile ilgili olarak belediye yöneticilerinin görüşlerinin alınması maksadıyla 100 kişiye uygulanan 20 sorudan oluşan ve 5'li likerte göre uyarlanan bir anket çalışması yapılmıştır.Bu çalışmada belediyelerin idari ve mali özerkliklerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu ile ne kadar sağlandığı incelenmeye çalışılmıştır.Yapılan anketler sonucunda bazı hususlarda belediyeler üzerindeki idari vesayetin kaldırılması ile idari özerkliğin kısmen de olsa sağlandığı, ancak mali özerklik konusunda bir gelişme sağlanamadığı sonucuna varılabilecek cevaplar alınmıştır.Article TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARI- SINDAN BUGÜNE MEKÂNSAL PLANLAMA MEVZUATI VE UYGULAMALARININ DÖNÜŞÜMÜ VE ETKİLERİ(2017) Şahin, Savaş ZaferSon otuz yıldır, kapitalizmin krizi ve devletin yeniden yapılandırılması tartışmaları mekânsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Özellikle adem-i merkezileşme, ölçek ve yönetsel düzeyler, yetkilerin devletin farklı kademeleri arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya taşınması önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Devletin merkezi ve yerel yönetimler düzeyleri arasındaki yetkiler sürekli olarak yeniden dağıtılmakta, yeni ölçekler oluşturulmakta ya da eski ölçekler önemini kaybetmektedir. Son on yıldır Türkiye'de yerel yönetimler reformu adın altında gerçekleştirilen mülki idare değişiklikleri de bu kapsamdadır. Bu değişikliklerin kent planlama sürecine yapısal etkileri olmaktadır. Bu makalede 2000'li yılların başında kısmen yasalaşan \"Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı\" sonrası dönemde mekânsal planlama sistemindeki değişiklikler yeniden ölçekleme açısından eleştirel bir yaklaşımla ele alınacaktırMaster Thesis Kamu İhale İlke ve Usulleri Açısından İstisna Kapsamındaki Alımlar(2019) Karagülle, Gürkan; Sever, Dilşad Çiğdemİdareler kamu hizmetini yürütürken ihtiyacı olan mal alımı, hizmet alımı veya yapım işlerini kendileri göremediği zamanlarda özel hukuk kişilerinden bu ihtiyaçlarını karşılamak durumunda kalırlar. Bu ihtiyaçlar ihale usulü ile karşılanır. Kamu ihalelerine ilişkin hukukumuzda iki tane temel kanun bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu diğeri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu' dur. Çalışmada Kamu İhale Kanunu'nun istisnalar kenar başlıklı 3'üncü maddesinin ihale ilkeleri açısından değerlendirilmesi yapılarak kapsadığı konular ve idareler incelenmiştir

