Search Results

Now showing 1 - 10 of 111
  • Master Thesis
    Türkiye'de Sosyal Yardımların Belediyeler Üzerinden Yerelleşmesi Süreci: Ankara Örneği
    (2016) Özgenç, Mustafa Burak; Şahin, Savaş Zafer
    Sosyal yardımların yerelleşmesi çok önemli iki çalışma alanları olan yerel yönetimler ile sosyal politikaları bir arada değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışma alanlarındaki teorik derinlik ile Türkiye'deki uygulama sonuçlarının tarihsel bakış açısı ile tartışılması önemlidir. Gelecekte bu çalışma alanlarında nasıl politikalar üretmek gerektiğini ortaya koymak adına, geçmişte yaşanmış tecrübeleri, o günün şartları altında analiz edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, bahsedilen analizlerin yapılabilmesi için yerelde ve merkezde paydaşlarla görüşmeler yapılmıştır.Türkiye'de belediyelerin genellikle geleneksel çizgide yaptığı sosyal yardımlar klientalizm, popülizm ve kaynak israfı gibi sorunları yaratma potansiyeline sahiptir. Belediyelerin hayırseverlik odaklı sosyal yardımları günümüzün hak temelli sosyal yardım sistemine uymamaktadır. Hayırseverlik temelli geleneksel bakış açısının bir sonucu olarak sosyal yardımlar bağımlılık yaratmakla suçlanmakta ve geçici bir çözüm olarak görülmektedir. Bu bakış açısıyla, Türkiye'de belediye düzeyinde, sosyal yardımların yoksulluğu ortadan kaldırma fonksiyonu fark edilememektedir. Ancak sosyal yardımlar, davranış geliştirme ve fırsatlar sağlama işleviyle, farklı sosyal problemlerin çözümünde etkin bir araç olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Sosyal yardımların yerelleşmesi önündeki en büyük engeller; belediyelerde yoksullukla mücadele eden bir politika vizyonunun eksikliği, kurumsal yetersizlikler ve bazı kesimlerin sosyal yardımları kaynak israfı olarak gören bakış açısıdır. Sosyal yardımlar ile ilgili yerelleşme olgusunun üstünde ısrarla durulması halinde, öncelikle, sosyal yardımları yürütecek yerel birimlerde farkındalık yaratılmasına odaklanılmalıdır.
  • Master Thesis
    Turizmin Yerel Kalkınmaya Etkisi: Ankara Kızılcahamam Örneği
    (2012) Küçük, Müşerref; Güneş, S. Gül
    Turizm yerel ekonomik kalkınmayı harekete geçiren sektörlerden bir tanesidir. Yerel ekonomik kalkınma kısaca, bir yöreye özgü dönüşüm süreçlerinin harekete geçirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Yerel ekonomik kalkınmada öncelikle bölgeye ait yerel potansiyellerin belirlenmesi ve bu potansiyellerin, aktörlerin işbirliği ile etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilme sürecidir. Kızılcahamam'da 1994 yılından bu yana turizm ana geçim kaynağıdır. Bu çalışmada Kızılcahamam'ın mevcut turizmi incelenmiş ve alternatif turizm potansiyelinin ilçenin kalkınmasında bir dinamik olarak uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla öncelikle Kızılcahamam'da mevcut turizm değerlerinin yerel kalkınmaya etkisi incelenmiş ve ilçenin alternatif turizm potansiyeli ortaya konmuştur. Araştırma kapsamında; otel yöneticileri ve yerel esnafın turizmin yerel ekonomiye etkisi konusunda görüşlerini alabilmek amacıyla derinlemesine mülakatlardan yararlanılmıştır. Son olarak; tüm bu çalışmalardan elde edilen bulgular doğrultusunda,Kızılcahamam'da turizmin yerel kalkınmaya etkisinin artırılabilmesi konusunda öneriler ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Turizm, Termal Turizm, Yerel Kalkınma, Alternatif Turizm, Turistik İşletmeler, Kızılcahamam
  • Master Thesis
    Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi
    (2023) Aşar, Dilara; Yiğit, Aslı
    Tarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta Kadın
  • Master Thesis
    Yerel Yönetimlerde Blok Zinciri Tabanlı Akıllı Şehir Kartı Kullanımı: Ankara, İstanbul ve Konya Büyükşehir Belediyesi Örneği
    (2022) Tokay, Gülen; Mühürcüoğlu, Korhan
    Küreselleşme sonucunda giderek büyüyen şehirler ve buna bağlı artan nüfus yerel yönetimleri birçok yapısal sorunla karşı karşıya getirmiştir. Bu sorunların üstesinden gelmek amacıyla ortaya birçok model konulmuştur. İşte bu modellerden biri olan akıllı şehirler, insan odaklı teknoloji temelinde yenilikçi dijital çözümler ortaya koymaktadır. Son zamanlarda yeni gelişmekte olan blok zinciri, akıllı şehir modelini ileriye taşıyarak yerel yönetimlerin ve buna bağlı şehirlerin içerisinde bulunduğu yapısal sorunların çözüme kavuşturulmasında etkin bir rol oynamaktadır. Şehirlerde hayata geçirilecek akıllı sözleşmeler üzerine yazılacak blok zinciri tabanlı akıllı şehir kartları yerel yönetimlerin hizmetlerini iyileştirirken, yerelde sosyo-ekonomik açıdan kalkınmada ve alternatif sürdürülebilir ve kapsayıcı bir finansman kaynağının oluşmasında rol oynayacaktır. Bu çalışmada, küreselleşme ile birlikte şehirlerin artan sorunlarına bir çözüm olarak ortaya konulan akıllı şehir modeli bağlamında, blok zinciri teknolojisinin yerel yönetimlerde nasıl kullanılabileceğini ve blok zinciri tabanlı akıllı şehir kartı uygulamasının finansal bir araç olarak yerel ekonominin sürdürülebilirliğini ve kapsayıcılığını sağlamada etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemi benimsenen bu çalışmada olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Ankara, İstanbul ve Konya Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanlıkları olup, yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde gerçekleştirilmiş odak grup görüşmeleri sonucunda, blok zinciri teknolojisinin yerel yönetimlerin hizmet sunumlarını iyileştirdiği ve blok zincir tabanlı akıllı şehir kartı uygulamasının yerelde sürdürülebilir ve kapsayıcı bir model oluşturduğu, yerel yönetimlerin bu yönde çalışmaları olduğu ancak henüz hukuki bir düzenlemenin olmamasından ve blok zincirinin yeni uyumlanan bir teknoloji olması nedeniyle gelişmelerin dikkatle takip edildiği ortaya konulmuştur
  • Master Thesis
    Parlamenter Hükümet Sistemi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Yasama ve Yürütme Açısından Karşılaştırılması
    (2020) Kudu, Ali; Ülker, Halil İbrahim
    Ülkemizde yıllardır uygulanan parlamenter hükümet sisteminin kaldırılarak yerine Başkanlık hükümet sisteminin getirilmesi düşüncesi birçok lider tarafından gündeme getirilmiş ve yıllarca tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaların sebebi ise Parlamenter hükümet sisteminde yaşanan tıkanmalar, siyasi krizler ve kısa süreli hükümetlerin olmasıdır. Birçok hükümet tarafından, yaşanan bu krizlere çözüm aranırken yeni düzenlemeler yapılmış ve kalıcı çözümler bulunamamıştır. 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı kanunla kabul edilen Anayasa'da değişiklik yapılmasına dair kanun, Cumhurbaşkanı tarafından 11 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete 'de yayımlanıp, 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak yürürlüğe girmiştir. Bu değişikle ülkemiz, yeni yönetim şekli olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapmıştır. Yapılan bu değişikler sonrasında yürürlüğe giren yeni yönetim sistemine özellikle ana muhalefet tarafından ciddi eleştiriler yapılmaktadır. Anayasa değişikliği yapıldıktan sonraki 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde muhalefet tarafından sürekli olarak dile getirilen ve seçim vaadi olarak da lanse edilen 'eski sisteme dönüş' gereklimi? Yoksa mevcut kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mi kalmalı? Sisteme dair yapılan eleştiriler nezdinde Avantaj ve dezavantajlarıyla iki sistem ele alınacaktır. Ayrıca sisteme yönelik yapılan eleştirilere bazı önerilerde bulunulacaktır.
  • Article
    TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARI- SINDAN BUGÜNE MEKÂNSAL PLANLAMA MEVZUATI VE UYGULAMALARININ DÖNÜŞÜMÜ VE ETKİLERİ
    (2017) Şahin, Savaş Zafer
    Son otuz yıldır, kapitalizmin krizi ve devletin yeniden yapılandırılması tartışmaları mekânsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Özellikle adem-i merkezileşme, ölçek ve yönetsel düzeyler, yetkilerin devletin farklı kademeleri arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya taşınması önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Devletin merkezi ve yerel yönetimler düzeyleri arasındaki yetkiler sürekli olarak yeniden dağıtılmakta, yeni ölçekler oluşturulmakta ya da eski ölçekler önemini kaybetmektedir. Son on yıldır Türkiye'de yerel yönetimler reformu adın altında gerçekleştirilen mülki idare değişiklikleri de bu kapsamdadır. Bu değişikliklerin kent planlama sürecine yapısal etkileri olmaktadır. Bu makalede 2000'li yılların başında kısmen yasalaşan \"Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı\" sonrası dönemde mekânsal planlama sistemindeki değişiklikler yeniden ölçekleme açısından eleştirel bir yaklaşımla ele alınacaktır
  • Master Thesis
    Kamu İhale İlke ve Usulleri Açısından İstisna Kapsamındaki Alımlar
    (2019) Karagülle, Gürkan; Sever, Dilşad Çiğdem
    İdareler kamu hizmetini yürütürken ihtiyacı olan mal alımı, hizmet alımı veya yapım işlerini kendileri göremediği zamanlarda özel hukuk kişilerinden bu ihtiyaçlarını karşılamak durumunda kalırlar. Bu ihtiyaçlar ihale usulü ile karşılanır. Kamu ihalelerine ilişkin hukukumuzda iki tane temel kanun bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu diğeri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu' dur. Çalışmada Kamu İhale Kanunu'nun istisnalar kenar başlıklı 3'üncü maddesinin ihale ilkeleri açısından değerlendirilmesi yapılarak kapsadığı konular ve idareler incelenmiştir
  • Master Thesis
    Küreselleşmenin Siyasi Sonuçları ve Türkiye'ye Yansımaları
    (2014) Nişikli, Elif; Ülker, Halil İbrahim
    Küreselleşmenin dünya üzerindeki etkileri birçok araştırmaya konu olmuştur. Son yıllarda, küreselleşen ekonomi dünyada önemli değişikliklere neden olmaktadır. Dünya bugün bilgi çağını yaşamakta olup, tüm ekonomik faaliyetleri birbirini etkilemektedir. Bir ülkede meydana gelen ekonomik kriz tüm dünyaya yayılabilmektedir. Dünya, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan yeni aktörler tarafından yönetilmeye başlamıştır. Günümüzde dünya yeni bir dünya düzeni arayışındadır. Son yüzyılda meydana gelen çeşitli entegrasyon hareketleri ise küreselleşme sürecine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin Türkiye'ye olan etkilerini belirleyerek incelemektir. Geçmişten günümüze küreselleşme kavramı incelenerek yorumlanmış, Türkiye'ye etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme – Siyaset – Türkiye
  • Master Thesis
    Dünya ve Yönetim Anlayışındaki Değişmeler Doğrultusunda İstihbarat Sistemlerinde Yeniden Yapılanma Gerekliliği
    (2004) Turhan, Mahmut; Peker, Ömer; Peker, Ömer; Peker, Ömer; Department of Business; Department of Business
    Ill ÖZET: Bu çalışmada sırasıyla, yeni dünya düzenin belirmesine neden olan değişimler ve yeni yönetim sistemleri anlatılmış, meydana gelen bu gelişimlerin getirişi olarak değişen istihbarat ihtiyaçları ve istihbarat'ta yeniden yapılanmanın gerekliliği ortaya konmuştur. İstihbarat ve yönetim kavramsal olarak açıklanmış, çalışmanın son bölümünde Türk istihbaratının mevcut yapısı incelenmiş, şekilsel veriler yardımı ile diğer ülke istihbaratları ile karşılaştırılmış, istihbaratta yeniden yapılanmanın gerekliliği ve değişen istihbarat ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yapılması gerekenler anlatılmıştır. Bu incelemeler literatür taraması ve ilgili kurumların web sayfaları kullanılarak yapılmıştır. Türk, İngiliz ve Amerikan istihbarat organizasyonları, idari yapıları, görev paylaşımları yönünden şemalar yardımıyla karşılaştınlmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda, İngiliz ve Amerikan istihbarat organizasyonlarında iç ve dış tehditlere karşı farklı kurumlara görev verildiği görülmüştür. İç tehditlere karşı görev alan kurumlar İç işleri bakanına, dış tehditlere karşı görev alan kurumların da genelde Dış işleri bakanına bağlı olduğu ve ilgili bakanlıklar ile kurumların koordineli çalıştıkları görülmektedir. Bunlarla beraber İngiliz ve Amerikan istihbarat organizasyonlarında istihbarat kavramına sadece bilgi toplama olarak bakılmadığı, istihbarat ; toplanan bilginin işlenmesi, analiz edilmesi, maksadın ortaya çıkarılması, dış politikanın belirlenmesi, gerektiğinde yön verme ve operasyonel müdahale yapma şeklinde algılandığı anlaşılmıştır. İlgili yabancı kurumların yıllar öncesinde modern yönetim uygulamalarına geçtiğini ve akademik çevreler ile iş birliği halinde olduklarını görülmüştür. Çalışmanın sonuç bölümünde ise, iyi bir istihbarat organizasyonun oluşturulması ve sağlıklı bir yeniden yapılanmanın gerçekleştirilebilmesi için yapılması gerekenler öneriler dahilinde açıklanmıştır. Ülkemizdeki istihbarat kurum ve kuruluşlarının kamuoyuna ve basma yansıyan görüntülerinden, yeni yönetim uygulamaları ve akademik çevre ile pek ilgili olmadıkları hissedilmektedir. Yine bir yeni yönetim uygulaması olan karşılaştırma (Bencmarking) yöntemi ile kurumlarımız ile yabancı kurumlar arasındaki farklar ortaya çıkarılmalı ve istihbarat ihtiyacımız tam olarak belirlenmelidir. İhtiyaçlarımız doğrultusunda gerekirse ilgili112 yasalarda değişikliğe gidilerek, en verimli istihbarat organizasyonunun oluşturulması için gerekenler yapılmalıdır.
  • Master Thesis
    Siyasi Parti Söylemleri Üzerinden Din Eğitiminde Avrupalılaşma Etkisinin İncelenmesi: Türkiye ve Belçika Flanders Bölgesi Karşılaştırması
    (2020) Doksanbir, Gizem; Akdemir, Tuğba Gürçel
    Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday ülke statüsüne gelmesi ile son yıllarda ülkede Avrupalılaşma etkisi altında birtakım reformlar gerçekleştirilmiştir. Avrupalılaşma etkisi kapsamında AB'nin kurucu üyesi olan Belçika'da din eğitimi hakkında ortaya çıkan tartışmaların yoğun olması ve aynı dönemlerde Türkiye'de benzer tartışmaların yaşanması sebebi ile bu iki ülke örneklem olarak ele alınmıştır ve kurucu üye olan Belçika ve aday ülke olan Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde karşılaştırılarak, AB normları ekseni ve bütünleşmesi açısından incelenmiştir. Hazırlanmış olan bu çalışmada, Belçika'da Flanders bölgesinde ve Türkiye'de yaşayan azınlık statüsündeki kesim esas alınarak, her iki ülkedeki çoğulcu ve din eğitimi sisteminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında yeterliliğine bakılmıştır. Buna ek olarak her iki ülkedeki siyasi partilerinin söylemlerine yer verilerek, çalışmanın siyasi boyutu, söylem analizi yardımıyla açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Sonucunda iki ülkedeki din eğitimi politikaları incelenmiş, siyasi parti söylemleri karşılaştırılmış ve Avrupalılaşma kuramları ışığında, Belçika Flanders Bölgesi'nin azınlıkların din eğitimi konusunda AİHS'nde belirtilen normlara daha uyumlu politikalar izlediği tespit edilmiştir