8 results
Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Master Thesis Kadınlarda marka bağlılığı ve hedonik tüketim ilişkisi: Kozmetik sektöründe bir uygulama(2019) Kapusuz, Necmiye; Tengilimoğlu, DilaverTüketiciler alışveriş yaparken her zaman rasyonel beklentiler içinde bulunmamaktadırlar. Çoğu zaman alışverişlerinde duygularıyla hareket eder ve bu deneyiminden haz almaya çalışırlar. Bu da tüketimin hedonik boyutunu oluşturmaktadır. Marka bağlılığı kavramı tüketicilerin tercihleri diğer bir ifadeyle satın alma davranışları ile yakından ilişkisi vardır. Bağlılık bir markanın farklı anlamlarda tatmin sağlaması durumuyla alakalı olarak müşterinin yeniden ve yine o markayı tercih etmesine neden olan markaya yönelik bağlılık durumudur. Günümüzde kişiler duygusal tatmine ulaşması ve haz almasını etkileyen durumlardan biride kişilerin kullanmakta oldukları markaya karşı bağlılıklarıdır. Bu çalışma da kadınların kozmetik alışverişlerinde hedonik(hazcı) bir duyguyla yaptıkları alışverişlerde marka bağlılığı hakkında olumlu veya olumsuz görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de Ankara ilinde yaşayan 18 yaş üstü kadınlar oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 400 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Katılımcılara yüz yüze anket yapılmıştır. Elde edilen veriler sonucu hedonik tüketim alt faktörü olan macera için alışveriş kozmetik sektöründe marka bağlılığı arasında pozitif doğrusal bir ilişki olduğu görülmüştür.Genel hedonik tüketimle hedonik alt faktörü olan sosyal amaçlı alışveriş faktörüyle pozitif doğrusal anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Kozmetik sektöründe marka bağlılığı ve faydacı tüketim arasında negatif doğrusal bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler:Marka bağlılığı, hedonik tüketim, faydacı tüketim, kozmetik, tüketici davranışlarıMaster Thesis Turizm Ürününün Korunmasında Kadınların Rolü: Cittaslow Seferihisar Örneği(2017) Güler, Yeliz; Güneş, Saniye GülSakin Şehir olarak nitelendirilen Cittaslow hareketi, 1999 yılında İtalya'da Slow Food hareketinin devamı şeklinde ortaya çıkmıştır. Slow Food dünya çapında yalnızca yeme-içme eyleminin doymak ve tüketmek açısından değil, gıdaların kültürü ve özgünlüğünün bilincine varılmasını amaçlayan bir harekettir. Benzer şekilde Cittaslow da yerel ürünlerin öneminin geniş kitlelerce anlaşılmasını sağlayan bir düşünce ile hareket eden, şehirlerin ve çevrenin daha yaşanılabilir olmasını ve yerel değerlerin korunmasını sağlama amacında bir yaşam tarzıdır. Bu çalışma kapsamında; Cittaslow hareketinin Türkiye'deki önemli bir adımını oluşturan Seferihisar şehrinde sürdürülebilir turizmin sağlanabilmesi doğrultusunda yerel ürünlerin korunmasında kadınların rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için nitel araştırma tekniğinden faydalanılmıştır. Çalışma bulgularına göre Seferihisar'ın Türkiye'deki ilk Cittaslow ünvanına sahip olan şehir olması açısından yerel yönetimin Cittaslow kriterleri kapsamında yaşanılabilir bir çevre için daha fazla sayıda altyapı ve çevre projesine imza attığı ve Seferihisar sakinlerinin de bu projeleri olumlu karşıladığı belirlenmiştir. Yerel ürünlerin ve üreticilerin desteklenmesi için ortaya konulan Cittaslow projelerinin halk tarafından gelir elde etme uygulamaları şeklinde değerlendirildiği; bunun sonucunda gelir düzeyinin, yaşam kalitesinin ve yerel üretimin artırılması, göçün engellenmesi gibi olumlu sonuçların hedeflendiği tespit edilmiştir. Cittaslow bilincinin oluşması amacıyla gerçekleştirilen eğitim çalışmaları sayesinde de sürdürülebilirlik ve Cittaslow bilinci oluşturma ilkelerinin temel alındığı görülmüştür.Master Thesis Suriye İç Savaşında Kadınların Durumunun Feminizm ve Feminist Güvenlik Yaklaşımı Açısından Değerlendirilmesi(2018) Biçer, Gülşah; Ünal, Hasan1980'li yıllara kadar realist düşünce temelinde söylemlerini geliştiren uluslararası ilişkiler disiplini 80'lerden sonra birçok eleştiriye maruz kalmış ve disiplinde eleştirel söylemler artmaya başlamıştır. Feminizm de bu dönemde disiplin içinde yer almaya başlamıştır. Eleştirel söylemlerle toplumsal cinsiyet kavramının disipline girmesi, yüksek politika ve alçak politika ayrımının, savaş, barış, devlet, güvenlik gibi kavramların tartışılmasına olanak sağlamıştır. Bu açıdan özellikle kadının güvenlik alanında görünür kılınmaya çalışılması ve kadın deneyimlerinin ciddiyetle değerlendirilmesi, uluslararası ilişkiler disiplininin güvenliğe farklı bir açıdan bakmasını sağlamıştır. Bu durum disiplinin maskülen yapısının sorgulanmasına sebep olmuştur. Bu çalışmada feminizm kavramı, uluslararası ilişkiler disiplinine girişi, disiplinin kavramlarını değerlendirmesi ve feminist güvenlik yaklaşımı incelenecektir. Bu bakış açısı perspektifinde Suriye İç Savaşı'nda kadınların durumunun, feminist uluslararası ilişkiler ve feminist güvenlik yaklaşımı açısından değerlendirilmesi yapılacaktır. Değerlendirme feminist düşüncenin de titizlikle üstünde durduğu üç konu üzerine gerçekleştirilecektir. Bu konular: savaş ve iç savaş ortamında kadınların şiddetin hedefi haline gelmesi, kadınların çatışmalara katılımı ve kadınların barış görüşmelerine siyasi katılımının sağlanmasıdır.Master Thesis Kadınların Siyasi Kariyerlerinde Cam Tavan Etkisi(2013) Gönül, Ayşe Füsun; Ülker, Halil İbrahimKadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engelinin etkisini araştıran çalışma, ülkemizde kadınların siyasal katılımlarının yetersiz olması gerçeği ve sorunundan yola çıkılarak başlamıştır. Ülkemizdeki kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engeli konusunda bugüne kadar bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, araştırma sonucunda bilimsel bir katkı sunmanın yanı sıra, siyasi partilerdeki emektar kadınlara teşvik edici bir kaynak oluşturmak da amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni olarak, Türkiye Büyük Millet Meclsi?nde grup kuran 4 siyasi partinin Ankara?da yaşayan kadın üyeleri belirlenmiştir. Örneklem olarak ise Ankara?da Genel Merkez?de ve ilçe-il teşkilatlarında üye olan kadın siyasetçiler seçilmiş ve 119 kadına anket uygulanmıştır. Ayrıca karar mekanizmalarına yükselmeyi başarmış ( cam tavan engelini kırabilmiş ) 13 kadın siyasetçi ile yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Mülakat ve anketler, bağımlı değişken olarak belirlenen parlamenter sistemdeki hedeflere göre yapılmıştır. Cam tavanın varlığı ve seviyesi parlamenter sistemde aranmıştır . Ankette , yerel yönetimlere ilişkin de bir soru sorulmuştur ve kadınların önemli bir kısmının yerel yönetimlerde aktif olmaya hevesli olmadıkları gerçeğiyle karşılaşılmıştır. Bu sonucun kadın dostu belediyeler oluşturmak adına kaygı verici olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Daha önce incelenmiş olan iş hayatında cam tavan etkisinin kategorilerinden beslenilerek, erkeklerin kadınlar için oluşturdukları engeller, kadınların kadınlar için oluşturdukları engeller ve kadınların kendileri için oluşturdukları engeller kategorileri araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın, alt amaçları da anketin sorularını oluşturmuştur. Anket cevapları ki-kare (chi-square) testiyle değerlendirmeye alınmıştır. Anket ve mülakatlar sonucunda beklenmedik sonuçlarla da karşılaşılmıştır. Kadın siyasetçiler, kendilerine rol model olarak erkek siyasetçileri seçmişlerdir. Ülkemizde siyasal sistemin, rol model olabilecek kadın siyasetçiler yetiştirmek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İş yaşamının aksine siyasette erkeklerin, kadınların yükselmeleri için bir sorun teşkil etmediği ve erkeklerle sorun yaşamanın, cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde iş yaşamında, kadının kadına engel yaratması kategorisi de siyasette geçerli olmamış, kadınların kadınlarla sorun yaşaması durumu siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmamıştır. Ancak kadınların kendi kendilerine engel oluşturmaları gerçeği , iş yaşamının yanı sıra siyasette de yer bulmuş ve kadının kendi kendine koyduğu sınırlar , siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmuştur.Siyasette cam tavan engelinin kategorilerine dahil edilebilecek yeni bulgular : i) Eğitim yetersizliği ii) Kariyer yapmamak iii) Çocuk sahibi olmak iv) STK deneyimi yaşamamak v) Cam tavan engelinin farkında olmamak olarak ortaya çıkmıştır. Kadınlar siyasette yükselirken, söz konusu kategoriler yüzünden kendilerine bariyer koymaktadırlar. Parlamenter sisteme yönelik hedeflerde ise kritik eşik milletvekilliği olarak belirlenmiştir. Mülakat yapılan karar mekanzimasına yükselebilmiş kadınların ise mevcut pozisyonlarının üstünde bir pozisyonu talep ettiklerini söylemek konusunda çekince yaşadıkları, parti büyüklerinin oklarına hedef olma çekincesi yaşadıkları gözlenmiştir. Milletvekilliğine kadar olan siyasi pozisyonları, 119 kadın içinde toplam 80 kadın seçmiştir, en çok işaretlenen pozisyon, 30 kadın tarafından hedeflenen milletvekilliğidir, milletvekilliğinden sonraki pozisyonları ise 119 kadın içinde 9 kadın hedeflemiştir. Sonuç olarak Türkiye- Ankara evreninden seçilen 119 kadın siyasetçiden oluşturulan örnekleme göre siyasette cam tavan için kritik eşik milletvekilliğidir. Milletvekilliği ve sonrasındaki pozisyonlar kadınlar için cam tavan sahasını oluşturmaktadır Anahtar Sözcükler : 1. Siyasette Cam Tavan 2. Kadın siyasetçi 3. Rol modelMaster Thesis Okul yöneticiliği yolunda kadın öğretmenlerin karşılaştıkları kariyer engelleri: Bir uygulama(2015) Taş, Esra; Bircan, İsmailİş hayatında kadınların ve erkeklerin daha iyi yapacakları kabul edilen birtakım meslekler vardır. Kadınların ebe, hemşire, öğretmen gibi meslekler için daha uygun oldukları düşünülürken, yöneticilik ise erkeklerin daha iyi yapabilecekleri, onlara özgü bir meslek olarak düşünülmektedir. Kadınlar da, kendi açılarından rutin çalışmayı gerektiren ofis işlerinde, öğretmenlik, hemşirelik gibi yarı profesyonelleşmiş mesleklerde çalışmayı uygun görmektedir. Kadınlar geleneksel ev işlerine yakın olan hizmet sektörlerinde daha yoğun olarak çalışmakta iken yöneticilik, askerlik, hakimlik, müfettişlik gibi işlerde daha çok erkekler çalışmaktadır. Sonuç olarak, kadınlar daha düşük statülü işlerde daha yoğun çalışmakta ve ayrıca bu işlerde yükselme fırsatını yakalayamamaktadır. Kadının toplumsal hayat içerisinde yüz yüze kaldığı sorunlar bütün dünyada farklı ölçekler göstermektedir. Günümüzde gelişmiş olarak nitelendirilen ülkelerde dahi kadınlar hem aile hem de iş hayatında pek çok sorun ile karşı karşıya gelmektedir. Buna ek olarak çalışma hayatının dışında da kendilerine ağır sorumluluklar yüklenmektedir. Bu sorumluluklar birtakım kariyer engellerini de beraberinde getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, Kayseri ilinin Talas ilçesinde bulunan resmi ilköğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmen görüşlerine göre, kadın öğretmenlerin kariyer engellerinin neler olduğunu tespit etmektir. Bu bağlamda toplamda 200 öğretmene anket uygulanmıştır. Anket sonuçlarına göre kadın öğretmenlerin yönetici olmaya çok gönüllü olmamakla beraber, çalışmada bahsi geçen kariyer engellerini genel itibariyle kabul etmedikleri görülmektedir. Bu da geçmişten gelen kalıplaşmış algıların pozitif yönde değişmekte olduğunu gösteren umut verici bir göstergedir. Anahtar Kelimeler: Kadın, Öğretmen, Kariyer engelleri.Master Thesis Adalet ve Kalkınma Partisi Yönetiminde Kadın(2012) Katırcıoğlu, Radiye Sezer; Selçuk, Fatma ÜlküÇağdaş, demokratik bir toplum olmanın gereği, kadının toplumun tüm yapıları içinde erkeklerle eşit statüde olmasıdır. Kadınların siyasetteki yerinin ve rolünün ölçüsünü belirleyen, bugünden daha ileri olmasını engelleyen ataerkil zihniyet siyaset alanında son derece etkilidir. Kadının yeterince temsil edilememesi toplumsal cinsiyet kalıp yargıları, kadının erkeğe göre düşük toplumsal statüsü ve erkek lehine siyasal iktidar ilişkileri ile ilintilidir.Kadının siyasal katımını, katılımı etkileyen siyasal toplumsallaşma süreçleri ve kazanılan toplumsal roller açısından incelemek, sorunun doğru tespiti için önemli bir unsurdur. Dolayısıyla, bu tezin kuramsal çerçeve kısmında, kadın haklarının kazanımında kadın hareketi ve feminist örgütlerin dünyada ve Türkiye'de gelişimi ve etkisi anlatılmış, Türk siyasi tarihine kadın açısından etkisi irdelenmiştir.Yapılan alan araştırmasında ise Adalet ve Kalınma Partisi yönetimindeki kadın siyasetçiler ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Böylelikle karar alma noktalarına geliş süreçleri sorgulanarak, kadının siyasete bakışı ve siyaset yapma dinamikleri ve diğer siyasetçilerle ilişkileri irdelenmiştir. Karar alma mekanizmalarında yer alma süreçlerinde karşılaştıkları zorluk ve kolaylıklara değinilmiş ve edindikleri tecrübelere, çözüm önerilerine yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler:1-Siyaset2-Siyasi partiler3-Adalet ve Kalkınma Partisi4-Yönetim5-KadınMaster Thesis Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, Romanlarda Batılılaşma ve Kadın(2016) Demirgüç, Birce; Özen, HayriyeBu tez, 'kadınlık durumunun' Osmanlı ve Cumhuriyet batılılaşması/modernleşmesi sürecinde romanlarda nasıl temsil edildiğini incelemektedir. Çalışmada, hemen her açıdan bir geçiş dönemi olan ve modernleşmenin başladığı 19. yüzyılın yanı sıra, batılılaşmanın hız kazandığı ve yoğunlaştığı 20. yüzyıl da ele alınmıştır. Gerçeğe son derece yakın bir tarih anlatıcılığı yaptığı düşünülen dönem romanlarının metin incelemeleri yapılmıştır. İncelemeye esas olarak 'muhafazakâr', 'modernleşmeci' ve 'sentez arayışında' olarak kategorize edilen yazarların romanları konu edilmiştir. Bunun yanı sıra, söz konusu romanlar üzerine yapılmış çalışmalar da ikincil kaynaklar olarak kullanılmıştır. Çalışma, Doğu – Batı karşıtlığının toplumsal düzlemde yarattığı buhran ve çatışmanın, kadınlığın temsilini de önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymaktadır. Bir yandan modern toplumda kadının rolünün değişmesi gerektiğine vurgu yapılırken, diğer yandan geleneksel cinsiyet rollerinden de tam olarak sıyrılmasına izin verilmediği gösterilmektedir.Master Thesis Türkiye'deki Göçmen Suriyeli ve Türk Kadınlarda Prenatal Dönem Bağlanma Düzeylerinin Karşılaştırılması(2022) Tekmen, Ezgi Kübra; Boztepe, Handan; Topal, Cansu AkdağHer ebeveynlik beraberinde bir takım sorumlulukları getirmektedir. Doğmuş olan bebeğin; mutlu, huzurlu, başarılı olabilmesi içinebeveynleri ile bebek arasında güvenli bir bağlanmanın kurulmuş olması gerekmektedir. Bu çalışmada; Suriyeli göçmenlerin ve Türk gebe kadınların gebelik döneminde prenatal bağlanma düzeylerini karşılaştırmak, bunları etkileyen faktörleri belirlemek amaçlanmıştır.Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak planlanan çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 08 Eylül- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında güç analizi ile belirlenen 197 Suriyeli gebe kadın, 200 Türk gebe kadın olmak üzere toplamda 397 gebe ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Form ve Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 397 gebenin prenatal bağlanma puan ortalaması 55,22± 11,66 olarak bulunmuştur.Türk (61,79±8,55) katılımcıların prenatal bağlanma puanlarının Suriyeli (48,38±10,39) katılımcılara göre daha yüksek olduğu görülmüştür(p<0,05).Suriyeli gebelerin prenatal bağlanma düzeyinin düşük olmasında göçmen olmanın ve göçün gebelik üzerindeki olumsuzluklarının etkili olduğu düşünülmektedir. Hemşireler göçün insan ve kadın üzerine etkilerini bilmeli; güvenli ve güvensiz bağlanmaya işaret eden durumları erkenden tespit edebilmeli, prenatal dönemde bağlanmayı etkin hale getirerek, bağlanmanın geliştirilmesi için aileye destek olmalıdır.
