Search Results

Now showing 1 - 10 of 49
  • Master Thesis
    İş Yerinde Oluşan Stresin Çalışanlar Üzerindeki Etkileri; Acil Servis Hizmetleri Kapsamında Bir Uygulama
    (2011) Çevik, Meral; Tengilimoğlu, Dilaver
    Stres, kaçınılmaz etkenlerin bireyin psişik dengesini bozması ile ortaya çıkan gerilim ve zorlanma halidir. Her ne kadar hayat şartları ve iş koşulları açısından, bireylerin hayatları farlılık gösterse de, herkes belli bir ölçüde stresten etkilenmektedir. İşe bağlı stres, performansı düşürür, iş kazalarına sebep olur, çalışanların ilişkilerini bozar, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açar, ayrıca çok derin psikolojik ve fizyolojik zararlar oluşturur. Ancak insanın amacına ulaşması ve motive olması için makul bir stres olumlu etki yaratmaktadır. Yani belli bir seviyeyi aşmadıkça stresin insanı çalışmaya teşvik ettiği ve başarısını arttırdığı söylenebilir.Araştırma, iş yerinde oluşan stresin, acil serviste çalışan doktor ve hemşireler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve analitik bir araştırma olarak planlanmıştır.Araştırma, Ankara'da bulunan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Özel Medicana ve Özel Bayındır Hastane'lerinden yazılı ve sözlü izinler alınarak, Şubat 2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma toplam 131 sağlık çalışanı ile anket tekniği gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı iş yükünün fazla olduğunu ifade etse de, mesai süresinde işlerini bitirememe kaygısı taşımadıkları, işlerini eve taşımadıklarını, yeni eklenen sorumlulukları başkasına devretmek yerine kendileri üstlendikleri belirlenmiştir. Hem mükemmel bir eş, hem mükemmel bir çalışan, hem mükemmel bir ebeveyn olmanın katılımcılar için önemli olduğu belirlenmiştir. İş yükünün çalışanlar üzerinde önemli bir stres faktörü olmadığı görülmüştür. Stresin çalışanlarda en fazla yorgunluk, gerginlik, baş ağrısı ve uykusuzluk şikayetlerine neden olduğu belirlenmiştir. Çalışanların sosyodemografik özellikleriyle stresin olumsuz etkileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Stres ölçeğine göre toplam stres puanı 28,031±3,792 (minimum 18, maksimum 38)'dir. Bu da acil servis çalışanlarının stres düzeyinin yüksek olduğunun göstergesidir.
  • Master Thesis
    Elektronik Reçete Uygulamasının Hekim ve Eczacı Açısından Değerlendirilmesi
    (2016) Topbaş, Ümit; Tuzlukaya, Şule
    Bilgi ve İletişim Teknolojileri günümüzde hızlı bir gelişim süreci içerisindedir. Diğer sektörlerde olduğu gibi Sağlık sektörü de bilgi teknolojilerinde ki bu gelişmeden olumlu yönde etkilenmektedir. Sağlık hizmeti sunan kuruluşlar karmaşık yapıda olup, sunulan hizmeti niteliğinden dolayı bilgi sistemlerine daha çok ihtiyaç duyan kuruluşlardır. Sağlık hizmet sunucuları teknoloji - emek yoğun ve karmaşık olarak sunulan sağlık hizmetlerinin yönetilebilirliğini kolaylaştırmak için kendi bünyelerinde Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerini(HBYS) kullanmaktadırlar. HBYS'ler kullanıldıkları hastanelerin niteliğine cevap verecek şekilde zaman içinde gelişimini sürekli olarak sürdürmektedirler. Hastane bilgi yönetim sistemlerinin bilgi teknolojilerine paralel olarak hızlı gelişmesi ve hastanelerin bu sistemleri aktif olarak kullanıyor olması E-Sağlık uygulamalarının geliştirilmesine ve uygulanabilir olmasına zemin hazırlamıştır. Elektronik Reçete uygulaması Sosyal Güvenlik Kurumun geliştirmiş olduğu bir E-Sağlık uygulaması olup, sağlık hizmet sunucuları bu E-Sağlık uygulamasını kendi HBYS'leri vasıtasıyla entegre olarak kullanmaktadırlar. Buradan hareketle birinci bölümde Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri ve E-Sağlık uygulamalarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise E-Reçete uygulamasının içerisinde yer aldığı MEDULA sistemi ve E-Reçete uygulamasının genel yapısı ve işleyişine yer verilmiştir. E-Reçete uygulaması MEDULA hastane uygulamasında yer alan tüm hekimleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli tüm eczaneleri sürece dâhil ettiği için kapsamı oldukça geniş ve en aktif kullanılan E-Sağlık uygulamalarından birisidir. Bundan dolayı Tez çalışmamda E-Reçete Uygulaması Hekim ve Eczacı açısından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Uygulamanın sağlık hizmet sunucularına sağladığı kolaylıklar ve uygulamada yaşanan problemler alan araştırması kısmında ele alınmıştır. Alan araştırmasında betimleme tekniği kullanılmış olup, uygulama her açıdan incelenip analiz yapıldıktan sonra mülakat soruları hazırlanarak bir hekim ve bir eczacı ile mülakat çalışması yapılmıştır. Hekim açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete tanzim sürecine olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmış, matbu reçeteye göre kıyaslamalar yapılmıştır. E-Reçete uygulamasında tüm işlemlerin Hastane bilgi sistemi üzerinden yapılıyor olmasının hekimlere neler getirdiği konusunun üzerinde durulmuştur. Bilgi sistemine bağlı olunmasının hekimleri rahatız ediyor olması ancak burada esas problemi reçete tanzim sürecinde sistemden kaynaklanan teknik problemler, sistemde yaşanan kesintiler oluşturmaktadır. Yani hasta bakım ve reçete tanzim sürecinde bilgi sistemlerinde yaşanan kesinti ve teknik problemler hekimleri rahatsız etmektedir. Uygulamanın hekimlere sağlamış olduğu kolaylıklar ise detaylı şekilde alan araştırma kısmında verilmiştir. Eczacı açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete karşılama ve eczane iç süreçlerine etkisi değerlendirilmiştir. Matbu reçetede yaşanan tüm problemlerin ortadan kalkması ve reçeteye ilişkin tüm verinin sisteme otomatik olarak geliyor olması eczaneler için büyük kolaylık oluşturmuştur. Kısmen de olsa bilgi sistemine bağlılığın getirdiği olumsuz durumlar yaşansa da eczacı açısından değerlendirmede önemli ölçüde memnuniyet ve hizmet sunumuna olumlu katkı söz konusudur. Anahtar Sözcükler E-Reçete, MEDULA, Hekim, Eczacı
  • Master Thesis
    Sağlık Yönetim Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Sağlık Yöneticileri Tarafından Kabul ve Kullanımı: Ankara İli Örneği
    (2016) Demircan, Fatih; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bilgi ve iletişim teknolojilerinde ki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Sağlık bilgi sistemleri ise sağlık hizmetlerini sunan hastane yöneticilerinin, karar verme süreçlerinde bilgileri derlemektedir.Sağlık hizmetleri karmaşık yapısı gereği bilişim teknolojilerine bağımlılığı sürekli artmaktadır. Hastanelere kayıt edilen ve saklanan tıbbi verilerin kapasitesi sürekli artmakta ve sürekli büyüme göstermektedir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrardan ulaşma zor bir hal alırken, artık bu işlev daha çok önemli hale gelmektedir. Bu bağlamda sağlık bilişimi; sağlık hizmetinin bilgi toplumu insanına yakışır biçimde sunulması, bilişim teknolojilerinin etkili biçimde kullanıldığı hastanelerin çağdaş bir anlayışla yönetilmesi, toplumun sağlık sorunlarının saptanması, hizmetlerin planlanması ve sağlık düzeyini artırılması için ihtiyaç duyulan bilginin toplanarak bilimsel değerlendirmeler yapabilecek sağlık çalışanı yetiştirmede kullanılmasıdır.Bu çalışmada Ankara'da faaliyet gösteren 16 kamu hastanesinde (12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi) görev yapan 108 hastane yönetici ile yapılan anket çalışması sonucu sağlık bilgi sistemleri ve iletişim teknolojilerine bakış açısı öğrenilmeye çalışılmış ve sağlık kurumlarında bilgi teknoloji kullanım sürecinde öneriler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Sözcükler : Bilgi Sistemleri, Bilgi sistemleri yapısı, Sağlık Bilişim Sistemleri, Bilgi Teknolojileri Sorunları ,Teknolojik değişimlere karşı direnç
  • Master Thesis
    Sağlık Yöneticilerinin Yaşam Kalitesinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2014) Güney, Zeynep; Tengilimoğlu, Dilaver
    Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yaşam kalitesi, bireylerin yaşadıkları kültür ve değerler sistemi içerisinde amaçları, beklentileri, ilgi alanları ve yaşam standartları doğrultusunda hayattaki pozisyonları nasıl algıladıklarıdır. Sağlık yöneticileri yoğun çalışma temposu ve bununla beraber yürütmek zorunda oldukları görevleri, sağlıklarını koruyabilme, arkadaşlık, aile ilişkileri ve benzeri konularda fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak büyük bir yük altına girmektedirler. Araştırma, Ankara ilindeki Sağlık Yöneticilerinin yaşam kalitelerini değerlendirmeye yönelik tanımlayıcı bir çalışma olarak planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmada örnekleme yapılmamış, hastanede çalışan bütün yöneticilerin araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir Araştırmada 221 sağlık yöneticisiyle ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Yüz yüze görüşme tekniği ile iki bölümden oluş an bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümü 11 soruluk sosyo-demografik özellikleri içeren sorulardan, ikinci bölümü ise SF–36 (Short Form 36) yaşam kalitesi ölçeğinden oluşmaktadır. Sağlık yöneticisinin, SF-36'nın boyutlarından aldıkları puanlar, sosyo-demografik ve çalışma yaşamıyla ilgili bazı özelliklere göre karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 30-39 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, yaşam kalitesinin ruhsal özellikleriyle ilgili boyutlarında düşük, fiziksel özellikleriyle ilgili boyutlarında daha yüksek puanlar almıştır. Kadın sağlık personelinin yaşam kalitesi puanları erkeklerin yaşam kalitesi puanlarından daha yüksektir. Yaş ilerledikçe, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Bekar sağlık personeli, yaşam kalitesi boyutlarının çoğunda yüksek puanı almıştır. İdari Mali İşler Şube Müdürü/Yardımcısı grubu, genel sağlık boyutu hariç bütün yaşam kalitesi boyutlarında diğer meslek gruplarına göre daha düşük puan almıştır. Toplam çalışma süresi uzadıkça, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Araştırma grubunun yaşam kalitesi boyutlarından aldıkları puanlar ortalaması yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, sağlık yöneticileri; yaşam kalitelerinin yaş, çalışma süresi, toplam hizmet süresi, çalışma şekli durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar sözcükler: 1. Yaşam Kalitesi 2. SF-36 3. Sağlık Yöneticileri
  • Master Thesis
    Hemşirelik Hizmetlerinde Yönetsel ve Organizasyonel Sorunların İncelenmesi: Gata Hemşirelik Hizmetlerinde Bir Uygulama
    (2012) Bolat, Melahat; Törüner, A. Mete
    Bu araştırmada, hemşirelik hizmetlerinde yönetsel ve organizasyonel sorunların incelenmesi, sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, GATA hemşirelik hizmetlerinde görev yapan 592 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş ve tüm evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Çeşitli sebeplerle ulaşılamayan hemşireler çalışma dışı bırakılmıştır. Sonuç olarak 460 hemşireye veri toplama formu ulaştırılmış ve 407 tanesi geri dönmüştür (geri dönüş oranı % 88,5).Araştırmada verilerin toplanması için ikişer bölümden oluşan hemşire ve yönetici hemşirelere yönelik anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, SPSS for Win. 18.0 programı kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarını göstermek için sayı ve yüzdelikler, tanımlayıcı verilerin istatistiksel karşılaştırılması için Ki-Kare testi ve tanımlayıcı istatistikleri için aritmetik ortalama, standart sapma gösterimi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık için ?p? değeri 0,05 alınmıştır.Araştırmada, hemşirelik hizmetlerini yönetsel ve organizasyonel çalışmalarını kısıtlayan kurumsal faktörler ile yönetsel ve organizasyonel sorunlar değerlendirilmiştir. Yönetsel ve organizasyonel sorunlar yönetim süreci işlevleri olan planlama, organize etme, yöneltme, koordinasyon, kontrol ve eğitim-geliştirme faaliyetlerine göre incelenmiştir.Yönetici hemşirelerin çalışmalarını kısıtlayan sorunlardan yönetimi ilgilendiren konularda bağımsız kararlar alamama yüksek düzeyde yaşanan bir sorundur. Ayrıca yüksek düzeyde yaşanan bir sorun olan hemşire sayısının yetersizliği, yasa / yönetmelikler ve hemşirelerin kurumdan ayrılmalarından kaynaklanmaktadır.Hemşirelerin karşılaştıkları yönetsel ve organizasyonel sorunlardan, hemşire sayısı yetersizliği, ücret yetersizliği, görev, yetki ve sorumluluk belirsizliği, hemşirelik yönetimini ilgilendiren konularda diğer uzmanlık alanlarının müdahalesi, iletişim kopukluklarının yaşanması, kalite çalışmalarının ve hizmet içi eğitimin yetersizliği yüksek düzeyde yaşanan sorunlardır.Yönetim pozisyonlarına görevlendirilen hemşirelere yönetim ve organizasyon eğitiminin verilmesi, hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenebilmesi için iş tanımı ve iş gereklerinin oluşturulması, etkili motivasyon gereçleri kullanılarak hemşirelerin iş doyumunun sağlanması, performans değerleme kriterlerinin oluşturularak çalışanlarla paylaşılması, organizasyon içinde etkili iletişimin ve alınan kararlara katılımın sağlanması; sorunlara yönelik çözüm önerileri olarak değerlendirilmiştir.Anahtar kelimeler: Yönetsel ve organizasyonel sorunlar, hemşirelik yönetimi, sağlık hizmetleri
  • Master Thesis
    Kaizen - Sürekli İyileştirme ile Hastanede İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi
    (2014) Yılmaz, Şerife; Ülker, Halil İbrahim
    Sağlık hizmetlerinin toplum tarafından arzulanan düzeyde, kaliteli üretilebilmeleri için insan kaynağının niteliği, niceliği, örgütlenişi ve koordinasyonu büyük önem taşımaktadır. Sürekli gelişmenin sağlanabilmesi için; işletmelerin değişimlere karşı çabuk reaksiyon verebilmesi, uyum sürecini rahat bir şekilde geçirebilmesi, üst yönetiminden en alt kademedeki çalışanına kadar işletmenin her düzeyinde sürekli gelişme felsefesinin benimsetilmesi ve insan kaynaklarının becerilerinin sürekli geliştirilmesiyle başarılacaktır. Kaizen –Sürekli İyileştirme Stratejisi, sağlık hizmetleri kalitesinin birincil belirleyicileri olan insan kaynaklarının, karşılaşılan problemlere hızlı ve akılcı çözüm önerileri üretebilmeleri için, karar alma süreçlerinde aktif rol oynamalarını sağlamak amacıyla, eğitim faaliyetlerine önem vermekte ve çalışanların bilgi düzeylerini yükselterek, yeteneklerini geliştirerek, yaratıcılıklarını ortaya çıkartarak ve motivasyonlarını arttırarak hastanede görev alan herkesin iyileştirme çalışmalarına katılımlarını desteklemekte ve böylece sağlık hizmetlerinde kaliteyi sağlamaktadır. Bu çalışma, Kaizen – Sürekli İyileştirme Stratejisi'nin hastanelerde uygulanmasıyla gerek bilgi, beceri gerekse başarı ve motivasyon açılarından hastanelerde insan kaynaklarının gelişimlerinin desteklenebileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara'da hizmet veren İSO: EN 9001 belgesine sahip Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde görev yapan doktor, eczacı, hemşire, ebe ve diyetisyeni kapsamaktadır. Araştırmada anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya 192 kişi katılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar SPSS 18.0 paket programına girilerek analizi yapılmıştır. Analiz yöntemleri olarak; parametrik olmayan testlerden Ki-Kare Testi ve parametrik olan önemlilik testlerinden T-Testi ve Varyans Analizleri kullanılmıştır. Anlamlılık değeri olarak 0,05 belirlenmiştir. Ankete katılan hastane çalışanlarının çoğunluğunun Kaizen'in hastanelerde insan kaynaklarını geliştirdiğine yönelik görüşleriyle, Kaizen - Sürekli İyileştirme İle Hastanelerde İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi konulu tezi desteklediği belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler 1. Kaizen 2. Sürekli İyileştirme 3. İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi 4. Hastane ve Sağlık Hizmetleri 5. Toplam Kalite Yönetimi
  • Master Thesis
    Palyatif Bakım Hastalarına Yönelik Bakım Yeri Tercihi (hasta Yakını ve Sağlık Çalışanı Üzerine Bir Araştırma )
    (2014) Aksakal, Hurişah; Bircan, İsmail
    Palyatif bakım hizmetlerinin ülkemizde gelişmesi ve uygulanabilir olması, hasta hakları açısından bir zorunluluk aynı zamanda son dönem hastaları için sağlık hizmetinin kalitesinin arttığının bir göstergesidir. Hastaların ağrı ve acılarını azaltmaya veya tamamen dindirmeye çalışmak uzman disiplinler arası bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Doğumla beklenen yaşam süresinin uzaması insanoğlunun en önemli başarılarındandır. Bu aşamada hedef yaşamın niteliğinin artırılmasıdır. Yaşamın niteliğini artırma çalışmaları bakım süreleri uzun süreç alan yaşlı, engelli ve kronik hastalıkları olan bireylerde yoğunlaşmaktadır. Bu uzun bakım sürecinin kurumsal merkezlerde karşılanmaya çalışılması hasta ve yakını, kurumsal merkez ve aynı zamanda o ülkenin ekonomisi açısından ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle hastanın tüm gereksinimlerinin kendi ev ortamında karşılanabilir olması için gerekli yasal düzenlemelerin, sağlık sigorta sistemimizin revizyonunun ve en önemlisi bu hasta gruplarının evde takip ve izlenebilir olması için gerekli teknolojik alt yapının sağlanmasının gerektiği düşünülmektedir. Araştırma Ankara Ulus Devlet Hastanesi sağlık çalışanları ile palyatif bakım kliniğinde bakım hizmeti alan hasta yakınlarına gerekli tüm izinler alınarak Temmuz 2013' de yapılmıştır. Çalışma 120 sağlık çalışanı ve 76 hasta yakını ile anket tekniği uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda sağlık çalışanları hastası ve kendisi için bakım yeri tercihini ev yönünde kullanırken, hasta yakınları gerekli koşullar ev ortamında oluşturulduğu takdirde hastası ve kendisi için bakım yeri tercihinin ev olabileceğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: 1. Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri 2. Palyatif Bakım 3. Tercihler 4. Hasta Yakını 5. Sağlık Çalışanı
  • Master Thesis
    Hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisi ve bir uygulama araştırması
    (2010) Öksüz, Ayşe Sibel; Ağırbaş, İsmail
    Sağlık sistemi son yıllarda önemli bir değişim içindedir. Sağlık hizmeti veren kuruluşlarının sayısındaki artış ve bu kuruluşların varlıklarını sürdürebilme mücadeleleri, sağlık harcamaların giderek artması, kışkırtılmış talebe yöneliş ve hastaların beklediği hizmeti alamaması sağlık hizmetlerinde kaliteyi sağlık sisteminin önemli bileşenlerinden biri haline getirmiştir. Sağlık hizmeti sunumunun doğrudan insan sağlığı ile ilgili olması ve yapılacak hatanın istenmeyen sonuçlara yol açması sağlık hizmeti sunumunun diğer hizmetlerin sunumuna oranla daha yüksek kalitede olmasını gerektirmekte ve hasta memnuniyetini zorunlu kılmaktadır.Bu çalışma, hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerindeki etkisini görmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında 2 araç kullanılmıştır. İlk araç Sağlık Bakanlığına bağlı 2. ve 3. basamak hizmet veren 612 hastaneye ait ?hizmet kalite katsayısı? ve ?memnuniyet katsayı? larının yer aldığı Kurumsal Performans verileridir. İkinci araç ise ankettir. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ayakta hizmet alan 700 ve taburculuğu planlanan 700 hastadan veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Korelasyon analizi, regresyon analizi Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testi araştırma hipotezlerini test etmek için kullanılmıştır.Ayakta hasta memnuniyetinde ?hasta bilgilendirmesi? memnuniyete en fazla katkı ve etki sağlayan boyuttur. Ayakta hizmet alan hastaların memnuniyetleri üzerinde cinsiyet, yaş, eğitim, meslek, sosyal güvence, gelir, hastaneyi tercih sebebi, daha önce gelme, geldiği yer ve hizmet aldığı poliklinik ile hizmet kalitesinin boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Yatan hasta memnuniyetinde ise ?servisler ve fiziksel koşullar? memnuniyete en fazla katkı ve etki sağlayan boyuttur. Yatan hastaların memnuniyetleri üzerinde cinsiyet, meslek, sosyal güvence, gelir, hastaneyi tercih sebebi, daha önce gelme, geldiği yer ve hizmet aldığı klinik ile hizmet kalitesinin boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Araştırmada yatan hasta memnuniyeti üzerinde hastaların yaş ve eğitim durumları ile hizmet kalitesinin boyutları arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunmuştur. Hasta memnuniyeti ile hizmet kalite değerlendirmeleri arasında pozitif ve güçlü yönde (0,939) ilişki bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Hizmet, sağlık hizmetleri, hizmet kalitesi, hasta memnuniyeti.
  • Master Thesis
    Sağlık Bakanlığı Teşkilat Yapısına İlişkin 663 Sayılı ve 694 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler Hakkında Sağlık Yöneticilerinin Görüşleri
    (2018) Topcu, Havva Gül; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışma, Sağlıkta Dönüşüm Programı ile geçmişten günümüze kadar gerçekleşen değişimin nedenlerini belirlemeyi amaçlamıştır. Daha sonra Teşkilat Yapısındaki 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin öncesi ve sonrası karşılaştırılarak, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede ki Teşkilat yapısında gerçekleşen değişimleri görmek ve Sağlık yöneticilerinin görüşlerini öğrenmeyi amaçlamıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye genelindeki Sağlık Bakanlığı'na bağlı 100 yatak üzeri il merkezlerindeki hastanelerde çalışan sağlık yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 yıllarında çalışan 500 sağlık yöneticisi ile yüz yüze görüşmeler yapılarak ve online sistemden e-mail gönderilerek anket çalışması yapılmıştır. Veriler için 10 değişkenli demografik özellikler ölçeği ve 26 faktörden oluşan 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Bütün veriler SPSS 15.0 Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz değerlendirmede t-testi, ANOVA testi ve Scheffe post hoc testi kullanılmıştır. Analiz sonucunda profesyonel sağlık yöneticileri istihdam edildikleri dikey ve yatay yönlü yönetsel değişiklikler ile karar verme yetkisinin hızlı olduğu, itibarlarının ve hizmet verimliliğin artığını düşünmektedirler. Kısaca, sağlık yöneticilerinin 663 sayılı kanun hükmünde kararnameden vazgeçilmesinin daha uygun olduğunu, 694 sayılı kanun hükmünde kararnamenin yöneticilerin itibarlarını, motivasyonlarını ve hizmet verimliliğini artırdığı görülmektedir.
  • Master Thesis
    Hastane ve Hekim Tercihinde Sosyal Medya Kullanımının Etkisi: Ankara İli Örneği
    (2014) Tengilimoğlu, Emre; Parıltı, Nurettin
    İnternet teknolojisinde yaşanan gelişmeler ile tüketicilerin duygu, düşünce, fikir ve bilgi paylaşımında bulunabildikleri interaktif bir ortam olan sosyal medya internet dünyasında yerini almıştır. Günlük hayatta zamanının çoğunu internet başında geçiren tüketiciler satın alma süreçlerinde çeşitli sosyal medya araçlarından yararlanarak ürün, marka ya da işletme hakkında yer ve zaman sınırlaması olmadan daha kolay ve daha ucuz bir biçimde bilgi edinebilmekte ve olumlu veya olumsuz tecrübelerini sosyal çevreleriyle paylaşabilmektedir. Her alanda olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de hem tüketiciler hem de işletmeler sosyal medyadan yararlanmaktadır. Bu çalışma ile bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyayı kullanma durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sosyal medyanın sağlık hizmeti satın alma öncesi ve sonrası tüketici davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla Ankara ilinde ikamet eden bireylerden ilgili verilerin elde edilmesi için veri toplama yöntemi olarak anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının sonucunda tesadüfî örnekleme yoluyla ulaşılan 418 kişiden edilen veriler bilgisayar ortamında, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyadan etkilendikleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin %29,9'u hekim seçiminde sosyal medyayı kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu oran bazen kullanırım diyenler ilave edildiğinde % 53,2 'e yükselmektedir Hastane Seçimin de ise Sosyal Medyayı kullanım oranı 22,1 dir. Hangi sosyal medya aracını daha sık kullanıyorsunuz sorusuna ise % 29,8 'i haber sitelerini, %19,3 'ü formları ve % 14, 3 'ü ise facebook'u kullandıkları şeklinde cevap vermişlerdir. Yapılan bağımsız örneklem t testine (Independent Samples T testi) göre, cinsiyetin, sağlık hizmeti almadan önce hekim/hastane seçiminde bilgi alma kaynağı olarak akrabaları ve komşuları tercih etme açısından anlamlı bir farklılık yarattığı ortaya çıkmıştır. Erkeklerin daha çok akrabalardan tavsiye aldığı (X=,2554), kadınların ise sosyal medya/sosyal ağlardan (X=,4957) bilgi aldıkları görülmüştür. Katılımcıların % 46, 2'sı sağlık hizmeti aldığı kişi veya kurum hakkında memnuniyet ve memnuniyetsizliğinizi sosyal medyada paylaştığını ifade etmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Araçları, Sağlık Hizmetleri, Satın Alma Süreci