Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Master Thesis
    Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015
    (2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.
  • Master Thesis
    İngilizce olarak yayınlanan Türk gazetelerinin eleştirel söylem çözümlemesi
    (2015) Durmuş, Serap; Soy, Özlem Şahin
    Günümüzün iletişim teknolojileri dünya ülkeleri arasındaki iletişim hızını en üst düzeye çıkarmıştır. Uluslararası arenada hızla gelişen bu iletişim, aynı zamanda büyük bir çeviri ihtiyacı ve pazarının doğmasına neden olmuştur. Basın yayın organları ise bu çeviri ihtiyacını en çok hisseden kurumlardan biridir. Bu alanda söz konusu olan haber metinlerinin çevirisi olduğundan, medya kuruluşları yapılan çevirilerde amaç odaklı bir yaklaşım sergilemişlerdir. Şöyle ki; haber çevirmeni veya gazeteci metni bir başka dile çevirirken, çeviri metin, kaynak metnin kaynak dil okuyucusu üzerinde hedeflediği etkiyi, erek dil okuyucusu üzerinde oluşturabilecek şekilde oluşturulmalıdır. Haber metinlerinin bu 'hedeflenen etki'si, söylem çözümlemecilerinin dikkatini çekmiştir. Haber metinleri içine saklanan ideolojik mesajları açığa çıkarmak amacıyla eleştirel söylem çözümlemesi yöntemleri geliştirilmiştir. Eleştirel Söylem Çözümlemesi güç ilişkileri, değerler, ideolojiler, kimlik tanımlamaları gibi çeşitli toplumsal olguların dilsel kurgulamalar yoluyla bireylere ve toplumsal düzene nasıl yansıdığı ve nasıl işlendiği ile ilgilenir. Bu çalışmanın amacı ise, çeviri haber metinlerinde bu güç ilişkileri, değerler, ideolojiler ve toplumsal olguların ne ölçüde ve nasıl yer aldığını belirlemektir. Bu amaçla Teun A. van Dijk'in haber metinlerinin ayrıntılı bir şekilde çözümlenmesine olanak sağlayan Eleştirel Söylem Çözümlemesi yöntemi kullanılmıştır. Çözümleme için Türkiye'de basılan İngilizce gazetelerin 23.02.2015 tarihli ve 'Şah-Fırat Operasyonu' konulu haber metinleri örnek olarak seçilmiştir. Çözümleme İngilizce gazeteler üzerine yoğunlaşmışsa da gazetelerin ideolojik yaklaşımlarını göstermesi açısından çözümlemede kullanılan gazetelerin Türkçe baskılarındaki aynı tarih ve konulu haber metinleri de kullanılmıştır. Çözümleme sonucunda, çözümleme ana malzemesi olan Hürriyet Daily News, Today's Zaman ve Daily Sabah gazetelerinin haber metinleri içinde bir takım ideolojik unsurlar barındırdığı gözlemlenmiştir. Adı geçen gazetelerin Türkçe baskıları olan Hürriyet, Zaman ve Sabah gazetelerinin de, ulusal öğelerin yoğun varlığına rağmen, aynı ideolojik öğeleri içerdiği belirlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda, ulusal düzlemde gazetelerin kendi ideolojilerini yaymak ve yeniden üretmek için haber metinlerini kullandıkları, ülke dışındaki okurlara hitaben yayınlanan çeviri haber metinlerinde de aynı tutumu sürdürdükleri gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: çeviri, siyasi metinler, söylem çözümlemesi, eleştirel söylem çözümlemesi
  • Master Thesis
    Kolombiya ve Türkiye'de Geçici Koruma Altındaki Venezuela ve Suriye Nüfusu: Karşılaştırmalı Bir Çalışma
    (2022) Blandon, Kevin Augusto Ramirez; Akdemir, Tuğba Gürçel
    Bu tez, birbirlerinin mülteci deneyimini geliştirmek üzere, Suriye iç savaşı ve Venezuela ekonomisinin kötüleşmesiyle ortaya çıkan mülteci krizine çözüm bulmak adına Kolombiya ve Türkiye tarafından uygulanan politika ve programlara dair karşılaştırmalı bir tezdir. Bu çalışma, 20. yüzyılın ikinci yarısında Kolombiya'nın yaşadığı iç sorunlardan başlayarak, Afrika ve Asya'daki göç alan ülkelerin uyguladığı politikalar da dâhil olmak üzere dünyadaki güncel olaylara değinerek göç akışı yaratan önemli vakalardan oluşan tarihsel bir bölüm içermektedir. Karşılaştırmalı bir çalışma olarak bu tez, her iki ülke tarafından uygulanan politika ve programları; yasal çerçeve, sağlık, eğitim, işe erişim, barınma ve Suriyelilerin yarattığı krizle başa çıkmak için alınan uluslararası yardımlar gibi diğer önemli noktaları içermektedir. Bu ülkelerin politikalarındaki temel farklılıkları bulmak için inceleme sonrası elde edilen bilgiler çaprazlanmış ve sonuç olarak ülkelerin mülteci deneyimini geliştirmek adına verimli olabilecek unsurlara sahip olduğu bulunmuştur. Türkiye özelinde, ulusal ve uluslararası fonlardan Suriyelilere maddi yardım sağlanmasına yönelik gelen bütçenin Kızılay Kart sistemi ile uygulanması, mülteci nüfusuyla ilgilenilmesi adına sınır illerinde tam donanımlı kampların kurulması ve Suriyelilerin ülkede yerleştirmek adına yeniden dağıtım uygulamaları bu çalışmalardandır. Öte yandan, Kolombiya'nın deneyimi, geçici koruma sona erene kadar uzun süreli oturma vizesi sağlanması ve 2011'den sonra ülkede doğan çocuklara Kolombiya vatandaşlığı verilmesi gibi Türkiye ile paylaşılacak önemli hususlar içermektedir. Bu tez, Joseph Nye'ın akıllı güç teorisine dayanmaktadır ve bunların uygulanmasının dış politikada fayda sağlamak için nasıl değerli olabileceğini göstermektedir. Bu durumda Türkiye, yalnızca ülkeye değil, aynı zamanda mülteci nüfusuna da fayda sağlayan avantajlar ve anlaşmalar için mültecileri Avrupa Birliği ile olan ilişkisinde bir baskı unsuru olarak etkili olarak kullanmıştır. Bu durum, Kolombiya'nın mülteci nüfusu için avantajlar elde etmek adına bölgesel ölçekte kullanabileceği bir olguyu ön plana çıkarmaktadır. Anahtar Sözcükler: göç, sığınmacılar, Kolombiya, Türkiye, Akıllı güç
  • Master Thesis
    Pakistan ve Türkiye'deki Başlangıç Girişimcilerinin Karşılaştığı Zorluklar
    (2021) Arafat, Auj; Cansizlar, Dogan
    Girişimcilik tüm dünyada giderek artmaktadır (Westfall, 2020). Son on yıldır, girişimler dünyanın birçok yerinde artan bir ilgi görmektedir. Pakistan ve Türkiye'de de girişim sayısı katlanarak arttı. Bu makale Pakistan ve Türkiye'deki startup girişimcilerinin mevcut durumunu analiz etmektedir. Bu çalışmanın iki hedefi vardır: birincisi, Pakistan ve Türkiye'de 2017-2021 döneminde girişimcilerin karşılaştığı zorlukları belirlemek, ikincisi de girişimcilerin bu zorlukların üstesinden gelmeleri için çözümler geliştirmektir. Analizde, iki ülkedeki girişimcilerin kurucuları, yatırımcıları ve temsilcileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden toplanan veriler kullanılmıştır. Ayrıca, bu alanda mevcut bilimsel literatürün yeterince kullanılmış olması da analiz sonuçlarının doğruluğuna ve kolaylıkla yorumlanmasına yardımcı olmuştur.
  • Doctoral Thesis
    Yapay Sinir Ağları ve Bulanık Mantık Yöntemleri Kullanarak Yük Talep Tahmini
    (2022) Al-anı, Barq Raad Khashea; Erkan, Turan Erman
    Bu çalışma, Türkiye veya 2017 ve 2018'deki saatlik elektrik yüklerini tahmin etmek için yük talep verilerini tahmin etmek için yapay sinir ağları (YSA) ve bulanık mantığın (FL) kullanılmasını önermektedir. 2017-2018 yılları için EPİAŞ verilerine dayalı saatlik elektrik yükü olarak Gerçek Zamanlı Tüketimi kullandık. Yük tahmini, iki makine öğrenme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir: YSA ve bulanık mantık FL. Öngörülen veriler, bir grafik üzerinde çizilerek gerçek verilerle karşılaştırıldı. Bu çalışmada, Türkiye'nin güç sistemlerinde yük tahmini talebini optimize etmek için YSA ve FL yöntemleri kullanılmıştır. Daha iyi bir görselleştirme modeli elde etmek için ilk ve son 200 saat YSA üzerinde çizildi ve her alandan saatlik tahminler eklenerek Türkiye için genel tahmini saatlik yük hesaplandı. 2017 yılı minimum ve maksimum okumaları 18851,35 MWh ve 47062,40 MWh, ortalama ve standart sapma okumaları ise 33102,19 Mwh ve 4968,67 MWh'dir. Sonuç olarak, bu modellerin karşılaştırılması, tümü farklı yük modelleri ve kökenleri olan yükü tahmin etmek için kullanıldı. Seriler yıl boyunca durağandır ve Ağustos ayı boyunca zirve yapar. 2017 ve 2018 için FL için MAPE değerleri sırasıyla 3.7986094 ve 5.28635983'tür ve bu çok iyidir ve yüksek doğru tahmin sonuçlarına düşer. FL'nin her iki yıl için YSA'dan daha iyi bir tahmin verdiği sonucuna varılabilir. Elektriksel tepe azaltma, enerji talebini yönetmek için herhangi bir planın hayati bir bileşenidir ve elektrik yükünün tahmini, enerji talebi yönetimi hedeflerini karşılamak için tepe yük talebi azaltmalarının planlanmasına yardımcı olur. FL'nin bize her iki yıl için YSA'dan daha iyi bir tahmin verdiği sonucuna varılabilir. Ev, enerji yönetimi araştırması, bu çalışmada önerilen yeni yük tahmin modellerinden faydalanacaktır.
  • Conference Object
    Barriers To Bim Implementation in Sustainable Building Projects in Türkiye
    (East Carolina University, 2024) Aksoy, I.; Akcay, E.C.
    As the construction industry is a major contributor to greenhouse gas emissions, sustainable building projects play a vital role in mitigating its harmful environmental impact. Building energy analysis is particularly important for sustainable projects. Building Information Modeling (BIM), which enables comprehensive data management and analysis throughout the building lifecycle, has emerged as an indispensable tool at every stage of sustainable building projects. This study aims to investigate the barriers hindering the implementation of BIM in sustainable building projects in Türkiye. For this purpose, potential barriers were initially identified through literature searches in databases such as Scopus and Web of Science. Following the literature review, a structured questionnaire was designed to evaluate the significance of 18 identified barriers on the use of BIM technology in green buildings. The results indicate that significant impediments include financial barriers such as high licensing costs, the high costs of BIM experts, and high training costs. The findings highlight the critical need for support mechanisms to facilitate the broader adoption of BIM in sustainable construction practices. © 2024 International Conference on Construction in the 21st Century. All rights reserved.
  • Master Thesis
    Büyüyen Doğu-batı Rekabeti Bağlamında Türkiye'nin Afrika Dış Politikası: Yumuşak Güç Diplomasisinin Analizi (2005-2021)
    (2021) Mısırlı, Hüsnü; Orhan, Duygu Dersan
    Sömürgeleşme süreci sona ermesine rağmen, Afrika kıtasındaki uluslararası rekabetin diğer aktörler tarafından modern yöntem ve araçlarla sürdürüldüğü görülmektedir. Üstelik, Avrupa devletlerinin kurmuş oldukları düzen, bölgeden çıktıklarında Afrika toplumunun gerçekleriyle örtüşmemiş ve uzun yıllar kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Afrika toplumlarının sosyal yapısına uymayan zorlama sınırlar, bir yandan anlaşmazlıklara ve etnik çatışmalara neden olurken, diğer yandan da yeni kurulan ülkelerin ticaretine, ulaşımına ve ekonomilerine zarar vermiştir. Kaçınılmaz olarak, şiddet ve güvensizlik ortamı devlet kurumlarını zayıflatmış ve Afrika ülkelerinin siyasi ve ekonomik ilerlemesini engellemiştir. Ne yazık ki, kıtadaki küresel rekabeti devralan yeni aktörlerde kıta ülkeleriyle ilişkilerinde mevcut düzeni korumak için kendilerini konumlandırmanın haricinde bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır. Türk dış politika anlayışı ile ilgili olarak; Sovyetler Birliğinin 1991 yılında dağılması Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni dünya düzeninin tek süper gücü olarak ortaya çıkmasına ve uluslararası sistemin tek kutuplu bir yapıya dönüşmesine neden olmuştur. Bu kapsamda, yeni dünya düzeninin değişen dinamikleri nedeniyle, soğuk savaş döneminin ardından iki kutuplu yapının son bulması Türkiye için de yeni fırsatlar ve ortaklıklar bağlamında bir manifesto niteliğinde olmuştur. Kuşkusuz Türkiye, başlangıçta Afrika'ya açılma politikası kapsamında tarihsel bağlarını ve kültürel benzerliklerini kullanarak olumlu bir atmosfer yaratma avantajına sahip olmuş ve ayrıca 2005'te Afrika'ya açılma girişiminin tezahürü, yumuşak güç diplomasisinin kıtanın bazı bölgelerinde uygulanmasına ivme kazandırmıştır. Ancak, uygulanan dış politika öncelikleri Türkiye açısından hem fırsatlar sunmuş hem de zorluklara neden olmuştur.
  • Master Thesis
    İmtiyazlı Ortaklık Tartışmaları ve Türkiye-ab İlişkilerine Etkisi
    (2022) Hamamcı, İdil Lidya; Yılmaz, Gözde
    Avrupa entegrasyonu, bölgedeki ekonomik, politik, yasal ve kültürel anlardaki bütünleşmeyi ifade etmektedir. Uzun yıllar AB temel politikalarının odak noktası olan Avrupa entegrasyonu, zaman içinde çeşitli çevrelerden tepkiler toplamış ve farklı kültürlere ve toplumlara karşı olan hoşgörü ve saygının gelişmesi kapsamında sorgulanır hale gelmiştir. Bunun sonucunda AB farklılaştırılmış entegrasyon anlayışı üzerine yoğunlaşmış ve aday ülkelerle üye ülkelerin AB ilişkileri kapmasında daha farklı seçenekler bulmayı hedeflemiştir. Bu doğrultuda ortaya çıkan imtiyazlı ortaklık seçeneği, AB üyeliği için yoğun yeniliklere ve çabalara imza atan Türkiye'ye sunulmuştur. Ancak hedefi tam üyelik olan Türkiye'nin bu seçeneğe karşı olan bakış açısı ve toplumdaki karşılığı süreci ve Türkiye-AB ilişkilerini büyük ölçüde etkisi altına almıştır. Bu çalışmada, AB bünyesinde imtiyazlı ortaklık fikrinin hangi süreçler ve olaylar doğrultusunda şekillendiği tarihsel olaylardan verilen örneklerle incelenmiştir. Aynı zamanda Türkiye'nin AB'ye bakışı ve üye olmak isteme nedenleri de derinlemesine incelenerek, 2005 yılında başlayan müzakerelerin imtiyazlı ortaklık kapsamında nasıl şekillendiği 2005 öncesi dönemle kıyaslamalar yapılarak açıklanmıştır. Müzakerelerin başlamasından sonraki süreçte yaşanan aksaklıklar ve aksamaların imtiyazlı ortaklık tartışmalarıyla da beraber toplumda nasıl bir reaksiyona sebep olduğu da memnuniyet anketleriyle aktarılmıştır. Bu doğrultuda imtiyazlı ortaklık tartışmalarının bir sonucu olarak yükselişe geçen Türkiye'deki Euroskeptik anlayışın da Avrupa ve AB'ye karşı olan toplumsal görüşe verdiği ciddi zararlar aktarılmaktadır.
  • Master Thesis
    Alman Siyasetinin Türkiye'nin Ab'ye Katılımı Sürecindeki Değişimleri: 1960'dan Günümüze
    (2015) İlhan, Müslime; Ünal, Hasan
    Alman ikinci dünya savaşı öncesi ve sonrası, Soğuk Savaş öncesi ve Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla simgeleşen Soğuk Savaşın sonu sonrası birçok siyasi paradigma geliştirmiştir. Almanya'nın Osmanlı Devleti döneminden beri Türkiye ile siyasi ilişkileri bulunmuştur. Avrupa Birliği'nin ilk nüvesi olan Avrupa Çelik ve Kömür Topluluğundan beri Almanya'nın AB siyasetinde önemli değişiklikler yaratabilecek gücü olmuştur. Türkiye de 1959 yılındaki başvurusundan beri AB ile sıcak ilişkilere girmiş, girmiş olduğu bu ilişkide Almanya siyasetinin tavrı çok belirleyici olmuştur. Bu tezde Alman siyasetinin bu önemli belirleyici rolünün zaman içerisindeki izlerine temas edilmiş, özellikle 1960 sonrası dönemine odaklanılmıştır. Bu odağı belirginleştirmeye çalışırken ilkin Avrupa Birliği fikrinin ve varlığının tarihi süreci ele alınmış, Avrupa Birliği siyasetini oluşturan temel kurumların durumu ve rolü ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne dâhil olma isteği ya da yerine göre zorunluluğu ve serüveninin tarihi özellikleri açıklanmıştır. Son bölümde ise Almanya ve Türkiye ilişkilerine yoğunlaşılmış, güncel temasa kadar Alman siyasetinin Türkiye ile olan ilişkilerine ve Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde izlediği siyaset irdelenmiştir.
  • Master Thesis
    2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki İlişkiler: 2003-2014
    (2019) Ghalib, Layla; Orhan, Duygu Dersan
    Layla Ghalib, '2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki Ilişkiler: 2003-2014,' Lisansüstü, Ankara, 2019. Bu çalışmanın odak noktası, devam eden iyi ekonomik ilişkilerin aksine Türkiye ile Irak arasındaki siyasi ilişkilerin 2010 sonrasında kötüye gitmesi ve 2012 yılında da bu kötüleşmenin zirvesine ulaşmasının ardındaki nedenleri analiz etmektir. İki devlet arasında artan 'ticaret devleti' ilişkileri siyasi alana yansıtılmamıştır. Türkiye ve Irak ilişkilerindeki siyasi sorunlarla ilgili olarak, komşu ülkelerle ekonomik karşılıklı bağımlılık alanı oluşturmaya çalışan Türkiye'nin artmakta olan ekonomik ilişkilerine yapılan atıflara Ankara ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasındaki iyi ekonomik ilişkilerin sebepleri ile detaylı bir şekilde yer verilmiştir ve bu durumun Bağdat-Ankara ilişkilerine yansıması sunulmuştur. Irak siyasetinde tarikatçılığın artması ilişkilerin azalmasında önemli bir faktör olarak gösterilmektedir. Buna ek olarak Kürt sorunun ve PKK saldırılarının Türk – Irak ilişkilerine etkisi incelenmiştir. 2003 sonrası Türkmen sorunu ve onların Iraktaki haklarının Türkiye-Irak ilişkileri üzerine etkileri analiz edilmiştir. Türkiye-Irak ilişkilerinin yerel ve bölgesel faktörlerine ek olarak Arap Baharının, özellikle Suriye krizinin sonuçları da Türkiye-Irak arasındaki ilişkilerin kötüleşmesine sebep olan bir etken olarak incelenmiştir. Son olarak bu çalışma, Türkiye Irak ilişkilerinin tarihi, mevcut durumu ve geleceği hakkında daha geniş bir bölgesel bağlamda sonuçlara ulaşmaktadır.