Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Master Thesis
    Amerika'nın Obama Döneminde Orta Doğu Politikalarını Belirleyen Bireysel, Devlet ve Uluslararası Faktörlerin Etkisi
    (2018) Alkaçar, Ömer; Orhan, Duygu Dersan
    Tezde Amerikan başkanlarının kişilik özelliklerinin Ortadoğu Politikasında belirleyici rolünün bulunup bulunmadığı temel soru olarak benimsenmiştir. Bunun için Barak Obama dönemi inceleme konusu yapılmıştır. Tezin temel analiz yöntemi temel analizdir. Bu çerçevede, Obama dönemi Ortadoğu Politikası, bireysel, devlet ve uluslararası düzey olmak üzere üç farklı açıdan incelenmiştir. Sonuç olarak, devlet ve uluslararsı düzey faktörleri etkili olsa da Obama döneminin dış politikalarını başarılı adımlar atılması ve bazen sınırlı kalmasına yol açan yumuşak güç yaklaşımında görüldüğü gibi, bireysel özelliklerin dış politikanın belirlenmesinde en etkili faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır
  • Master Thesis
    Neo-realist perspektifde Amerika ve İsrail'in 11 Eylül 2001 saldırıları sonrası Ortadoğu'daki güvenlik ilişkileri
    (2020) Kızılkaya, Menifer; Orhan, Duygu Dersan
    ABD ve İsrail arasındaki ittifak Ortadoğu'nun bugünkü dinamik yapısının oluşmasına etki eden en önemli konjonktürlerin başında geliyor. Ortadoğu gerek konumu itibariyle, gerekse zengin kaynaklarından ötürü geçmişten bugüne kadar büyük güçlerin ilgi odağı olmuştur. Özellikle Soğuk Savaş döneminde Amerika bu bölgede ki çıkarlarını korumak adına birçok politika geliştirdi. Bunların başında Sovyetler Birliğinin ve Arap ulusçuluğunun bölgedeki yayılmasını önlemek adına İsrail'i caydırıcı bir aktör olarak gördü. İsrail de yeni bağımsızlığını elde etmiş bir devlet olarak Amerika'yı kendi güvenliğini sağlaması için garantör olarak gördü. İkili arasındaki ittifak özellikle 9/11 terör saldırılarından sonra Ortadoğu siyasetine yeni bir ivme kazandırdı. 11 Eylül terör saldırısı ikili arasındaki ittifak bağını güçlendirmekle birlikte, Ortadoğu siyasetine kendi çıkarları doğrultusunda yön vermelerini sağladı. Özellikle teröre karşı mücadele etiketi altında ve İsrail Lobiciliğinin etkisiyle de Irak'ın işgalini gerçekleştirdiler. İkili arasındaki ittifak 2006 İsrail-Lübnan savaşında da devam etti. Amerika ve İsrail arasında ki ittifak her ne kadar çıkarlarının uyuşmasına dayansa da, ayrıştıkları noktalarda vardır. 2011 de meydana gelen Arap Baharı ikili arasındaki ittifakın çözülmesine sebebiyet verdi. Bunun yanında ikili arasında, Filistin sorunu, Amerika ve Iran arasındaki JCPOA antlaşması ikili arasındaki ittifakın çözülmesini derinleştirdi. Trump yönetimiyle Obama dönemindeki ikili arasındaki ayrışma tekrar uyuşmaya yönelik bir boyut kazandı. Anahtar Kelimeler: İttifak Birliği, Ortadoğu, 9/11 terör saldırıları, ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki çıkar, güvenlik ve tehdit anlayışları.
  • Master Thesis
    Arap Baharının Ortadoğu'da Selefizmin Yükselişine Etkisi; Tunus ve Mısır'da Selefizmin Beklenmeyen Çıkışı
    (2022) Koç, Mustafa Mert; Orhan, Duygu Dersan; Orhan, Duygu Dersan; Orhan, Duygu Dersan; International Relations; International Relations
    Arap dünyasında, özellikle Arap Bahar'ından sonra bazı 'Selefi' hareketler ortaya çıktı. Arap Baharı, 17 Aralık 2010'da bir üniversite öğrencisi olan Mohamed Bouazizi'nin ekonomik, sosyal ve politik sorunlara yanıt olarak kendini yakmasıyla başladı ve sosyal medyanın etkisiyle domino etkisi ile hızla diğer Ortadoğu ülkelerine yayıldı. Bu araştırmanın amacı, dünya çapında radikal cihatçılığın arttığı Tunus ve Mısır'da devrim sonrası Selefilerin artan faaliyetlerini ve bunların demokratikleşme girişimlerine etkisini incelemektir. Bu tezin odaklandığı araştırma sorusu, Arap Baharı sonrası Mısır ve Tunus'ta Selefiliğin artmasına neden olan faktörlerdir. Bu tezin kapsamı ise 1900'lerden günümüze kadar olan dönemi kapsamaktadır. Bu tezin temel argümanı, Arap Baharı'nın Selefilik hareketinin daha siyasi bir çizgiye dönüşmesini sağladığı ve bu dönemde sadece Selefiliğin değil Müslüman Kardeşler ve Nahda Hareketi'nin de yükselişte olduğudur. Bununla birlikte, sadece siyasi İslam'da değil, aynı zamanda radikal Cihatçı İslam'da da bir artış oldu. Dolayısıyla bireylerin ideolojilerinin şekillenmesinde din ve mezhep politikaları önem arz etmektedir. Mısır ve Tunus'taki devrimlerin ardından laik-liberal partiler arasında uzun yıllardır kırgınlıklar, ekonomik sorunlar ve bölünmeler yaşanmış, bunların hepsi şeriat hukuku altında yaşamak isteyen Selefi partilerin önünü açmıştır. Bununla birlikte, radikal İslamcıların faaliyetleri nedeniyle bölgede genel bir güvenlik tehdidi ortaya çıktı.
  • Master Thesis
    Lübnan ve Suriye, Egemen Güçler Olmalarına Rağmen Birbirine Bağlı Uluslar, Lübnan ve Suriye İlişkileri, 1971–2018
    (2019) Darwich, Baraa; Orhan, Duygu Dersan
    Bu çalışmanın amacı, Suriye'nin Lübnan'ın iç siyasetine ilişkin hegemonyasını nasıl yürüttüğünü ve bağımsızlığından bu yana her iki ülke arasındaki ilişkinin nasıl geliştiğini derinlemesine gözlemlemektir. Buna ek olarak, Suriye'nin Lübnan'a dair olası çıkarları ve bu çıkarları Lübnan üzerinde güçlü bir etkiye sahip olarak nasıl koruduğu analiz edilecektir. Buna ek olarak, Suriye'nin Lübnan üzerinde güçlü bir etki yaratarak sahip olduğu ve güvence altına aldığı olası çıkarları ve bu denli güçlü etkinin önünü açan faktörler de analiz edilecektir. Bu amaçla, çalışma her iki ülkenin Büyük Suriye'nin parçası olduğu ve ardından Osmanlı yönetimi altındayken bağımsızlık döneminden geçtiği dönemleri de kapsamaktadır. Ek olarak, Lübnan İç Savaşı olayları, ilk Suriye askeri müdahalesini işaret eden ve ardından ülkedeki varlığını meşrulaştırmayı başardığı savaş olarak incelenip sunulacaktır. Tez, suikast dönemini, özellikle de Başbakan Rafiq al-Hariri cinayetini, ardından Suriye ordusunu Lübnan'ın dışına itmeyi başaran Sedir Devrimi'ni izliyor. Ayrıca, Hizbullah'ın oluşumunun ve direniş hareketi olarak gelişmesinin ardından Lübnan parlamentosunda siyasi bir oyuncu olarak bulunmasına da değinilmektedir. Ayrıca, tez devam etmekte olan Suriye iç savaşının Lübnan'ın istikrarı üzerindeki etkilerini ve Suriye rejiminin halen kendi varlığı için savaşırken Lübnan'a uyguladığı etki derecesini incelemektedir.
  • Master Thesis
    Irak ve Rusya 2013 - 2018 Yılları Arasındaki İlişkileri 2013-2018
    (2020) Salman, Barazan; Gülseven, Aslı
    Rusya ve Irak halkları arasındaki ilişkiler modern Rus ve Irak devletlerinin oluşumundan çok önceye dayanır. Modern çağda ise önce Sovyet-Irak; ardından Rusya-Irak ilişkilerinde; onların üçüncü ülkerler, ulusal kurtuluş hareketleri ve Rusya için özellikle önemli olan Arap milliyetçiliği önemli roller oynamıştır. Bu tez çalışmasında, iki ülke arasıda geçtiğimiz on yılda, özellikle 2013-2018 arasında, meydana gelen önemli gelişmeler incelenmiştir. Bu kapsamda 2007 yılında Erbil'de yeni bir konsolosluk kurulması, 2008' de Irak'ın büyük borçlarının iptali, 2014' te imzalanan büyük bir silah anlaşması ve 2017 yılında Bağdat'tan Moskova'ya doğrudan uçuşların başlaması gibi önemli olaylar derinlemesine incelendi. Ayrıca, Putin iktidarı sonrası vuku bulan olaylar derinlemesine analiz edilerek bunların gelecekteki ilişkiler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Diğer yandan da, yerel terörizm, NATO ve ABD gibi iki taraf arasındaki jeopolitik ilişkilerin ilerlemesini engelleyen parametreler araştırılmıştır. Tez çalışmasındaki en önemli inceleme, Bağdat ve Moskova yönetimleri arasında imzalanan en son silah alım anlaşması üzerine yapıldı. Bu anlaşma kapsamında Rusya'nın Irak'a S-400, Buk-M3 gibi hava savunma sistemlerin teslimatı üzerine taraflar mutabık kalmışlardır. Sonuç olarak, bu tez çalışmasında Ortadoğu'nun iki önemli oyuncusu arasındaki ilişkiler Sovyetler Birliği döneminden başlayark incelenmiştir. Çalışmada Irak'ın politik yönünde geçtiğimiz on yıldan başlayan ve gelişeceği öngörülen bir değişim saptanmış ve bunun Rusya'nın bölgede kaybettiği gücü kısmende olsa geri kazanmasını sağlayacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca, Rusya'nın mevcut ekonomik konumundan dolayı Irak ile olan ilişkilerinde özellikle ABD ve Çin olmak üzere üçüncü ülkeler ile arasını bozmamaya özen gösterdiği değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Uluslar arası ilişkiler; Irak; Rusya;
  • Master Thesis
    2000-2010 Yılları Arasında Türk Dış Politikasının Filistin Davasına Yönelik Tutumunu
    (2018) Mortaga, Osama T.a.; Ünal, Hasan
    Bu çalışma, 2000-2010 yılları arasında Türk dış politikasının Filistin davasına yönelik tutumunu tartışmıştır. Aslında bu dönem, Türk politikasını Filistin davasının merkezi bir neden olarak ele almasını sağlayan önemli bir değişikliğe şahit oldu. Bu değişimde, genel olarak uluslararası alanda ve özellikle Orta Doğu'da kalkınma ve adalet partisi ve Türk varlığı önemli bir rol oynamaktadır. Çalışmada ilk olarak Türklerin Filistin davasına yönelik tutumlarının tarihsel gelişimi araştırılmıştır (1948-2002). Ardından çalışma, Kalkınma ve Adalet Partisi'nin (2002-2010) yönetiminden bu yana Filistin davasına yönelik Türk politikasıyla başa çıkmıştır. Çalışma ayrıca Filistinlilere yönelik siyasi önlemleri ve Filistinlilerin topraklarında kalmalarını sağlama çabalarını da ele aldı. Türkiye ile İsrail arasındaki özel ilişkiye rağmen; Türkiye, Filistin haklarını destekleyen ve bu kararların yanında yer alan kararlarla taraflar arasında denge kurduğu bir dış politikada her zaman yanındaydı. Araştırmacı, Türk konumunun, Filistin davasının yıllardır yaşadığı olay ve gelişmelere yönelik tutumunu tanımlamak ve açıklamak için analitik tanımlayıcı yöntemi kullanmıştır. Araştırmacı, Türk siyasi kararını etkileyen iç ve dış faktörleri incelemek için karar verme yöntemini özellikle inceledi. Ayrıca, benzerlik alanlarını ve 2002'den önce ve sonrasında İşgal Altındaki Filistin Toprakları'na Türk siyasi rolü arasındaki farkı bulmak için karşılaştırmalı yöntemi kullandı.