65 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 65
Master Thesis Otomobil Fren Diskinin Termal Performansının Ölçülmesi(2023) Erkılıç, Kaan Tamer; Jafarı, RahımHızlanma bir araç için çok önemli bir dinamiktir, ancak yavaşlama araç güvenliği için kilit unsurdur. Fren sistemi otomobili yavaşlatacak veya durduracak en önemli ekipmandır. Bir fren sisteminin işlevi, disk ve balatanın sürtünmesi ile gerçekleşir. İçerdiği komponentlerin tasarım ve test adımlarında ısıl performansları hassas bir şekilde ölçülmeli ve komponentin çalışma koşulları altında gereken performansı göstermesi gerekmektedir. Bu çalışmada, fren disklerinin hem aerodinamik hem de termal karakteristiklerinin gözlemleneceği bir deney düzeneği tasarlanmış ve üretilmiştir. Deney düzeneği üzerindeki disk, balata, jant ve lastik gibi parçalar tipik bir binek otomobilde kullanılanlar ile birebir aynıdır. Komponentlerle birlikte binek bir otomobilin çeyrek ağırlığı deney düzeneğine silindirik ağırlıklar yardımıyla şaft üzerine uyarlanmıştır. Bunun yanında, deney düzeneğinde tekrarlamalı fren senaryosu kullanılmış olup frenlemenin aerodinamik ve termal çıktılarının ayrıntılı numerik modeller kullanılarak simülasyonları gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen deneyler ve simülasyonlarda, otomobilin hızı sebebiyle oluşan hava akışının jant içerisinde yavaşladığı ve buna rağmen jant içerisinde türbülanslı bir hava akışı olduğu gözlemlendi. Termal simülasyonlar ve deneyler sonucunda ise fren diski üzerindeki sıcaklık dağılımı gözlemlenmiş olup fren diskinin balata ile temas ettiği alanın temas alanının tam karşısındaki alanın sıcaklığına göre daha yüksek olduğu ve sıcaklığın eşit dağılmadığı tahmin edilmiştir.Master Thesis Mikro-ekstrüzyon İşlemi Üzerine Deneysel-sayısal Bir İnceleme(2013) Murat, Levent; Özdemir, İzzet; Şengönül, MerihBu çalışmada, mikro şekillendirme işlemleri ile ilgili bir anlayış geliştirebilmek için mikro ekstrüzyon üzerine deneysel ve sayısal araştırmaları içeren bir çalışma sunulmaktadır. Deneysel tarafta; istatiktiksel boyut etkisini göstermek için bir dizi mikro ekstrüzyon deney düzeneği hazırlanmış, farklı ,ortalama tanecik büyüklüklüğüne sahip bakır çubuklar kullanılarak mikro ekstrüzyon testleri başarıyla gerçekleştirilmiştir. Modelleme kısmında ise, şekillendirme boyunca oluşan büyük yerdeğiştirme-büyük gerinimler dikkate alınarak, geometrik olarak lineer olmayan sürekli ortamlar mekaniği tercih edilmiştir. Mikro şekillendirme süreçlerinde tanecik büyüklüğü seviyesinin tanımlanması gerekliliğinden dolayı Kristal Plastisite teorisi mekanik davranışın modellenmesinde kullanılmıştır. Bu amaçla Kristal Plastisite teorisine bağlı kullanıcı tanımlı malzeme modeli kodlanarak Sonlu Elemanlar Analiz Programı ``Abaqus'' içine entegre edilmiştir. Bu şekilde küçük ölçeklerde tanecik yönelimlerinin sürtünme parametresi üzerine olan etkisi sayısal olarak incelenmiştir.Doctoral Thesis Derin Çekme Sınır Oranın, Flanş Bölgesinin Isıtılarak Artırılması için Yöntem Geliştirilmesi(2015) Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Konca, Erkan; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant Maintenance; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant MaintenanceBu tez çalışmasında geliştirilen yöntem kısaca, sac metal malzemelerin şekillendirilme oranının flanş bölgesinin eş sıcaklık dağılımsız ısıtılarak artırılması olarak açıklanabilir. Sıcaklık artışı malzemenin sünekliğinde belirgin bir yükselmeye ve buna bağlı olarak şekillendirilme kapasitesinin artmasına neden olur. Sıcaklık artışı ayrıca malzemenin akma sınırının düşmesi ile birlikte, uygulama kuvvetlerinde ve basınçlarında azalma meydana gelir. Otomotiv endüstrisinde en yaygın kullanıma sahip olan Yüksek Mukavemet Sac Çelik (AHSS) malzeme DP600 olup, araç ağırlıklarının azalmasını ve çarpışma emniyet faktörünün artmasını sağlamasından dolayı bu tez çalışmasında araştırma malzemesi olarak seçilmiştir. Adı geçen çelik malzemelerin kullanımı malzeme kalınlıklarının ve yakıt sarfiyatının azalmasını sağlar. Yapılan araştırmada geliştirilen yöntemin geçerliliği üç farklı tip malzeme, bunlardan iki tanesi Düşük Alaşımlı Yüksek Mukavemet çeliği (HSLA), diğeri ise IF (Arayersiz Çelikler) çeliği kullanılarak, incelenmiştir. Flanş bölgesinin sıcaklığının 180oC to 300oC değerleri arasında oluşturulduğu deneylerde derin çekme sınır oranında %25.58 kadar artış sağlanmıştır. Kullanılan sıcaklık ılık işlem sıcaklığı seviyesinde olduğundan, şekillendirilme kuvvetlerinde azalma meydana gelmesine rağmen malzemenin özelliklerinde ve dayanımında bir değişim gerçekleşmemektedir.Master Thesis Bal Peteği Çekirdeğindeki Nem Miktarının Sandviç Yapılı Kompozitlerin Özelliklerine Etkisi(2025) Özen, Taha Oğuz; Şengönül, Cemal MerihBu çalışmada, üretim sırasında petek çekirdeklerinde oluşan nem içeriğinin kompozit sandviç panellerin mekanik performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Havacılık endüstrisi standartları, çekirdek kurutmayı kritik bir hazırlık adımı olarak vurgulasa da bu sürecin aramid sandviç panellerin performansı üzerindeki etkisi yeterince araştırılmamıştır. Bu kapsamda, yüksek nemli (ekstra nem, EM), oda koşulunda muhafaza edilmiş (oda koşulları, RC) ve düşük nemli (kurutulmuş, DR) olmak üzere üç çeşit panel üretilmiştir. Üretim sırasında çekirdeklerdeki nem farklılıklarına bağlı olarak panellere uygulanan tahribatsız muayene tetkiklerinde yapısal bir kusur gözlemlenmemiştir. Ancak, çekme ve soyma testlerinde bir performans farkı ortaya çıkmıştır. Artan nem içeriği, aramid liflerinde plastikleşme etkisi yaratmış ve yapıştırıcının kürlenme sürecini etkileyip çekme dayanımını azaltmıştır. Buna karşılık, nem miktarının artması, soyulma direncinde hidrojen bağı kaynaklı hafif bir iyileşme sağlamıştır. Ortamda bulunan düşük düzeydeki nem, ara yüz bağ kuvvetlerini artırabilirken, yüksek nem oranı çekme dayanımını zayıflatıp, soyulma direncinde belirgin bir artış sağlamamaktadır. Bu nedenle, özellikle yüksek çekme dayanımı gerektiren uygulamalar için çekirdeğin kurutma sürecinin optimize edilmesi, yapısal bütünlüğü korumak açısından hayati öneme sahiptir.Master Thesis Ankara Bölgesinde Güneş Parabolik Çanak Teknolojisi ile Yeşil Hidrojen Üretiminin Analizi(2023) Troster, Frederick Can; Devrim, YılserArtan dünya nüfusu ve büyüyen ekonomiler ile dünya enerji ihtiyacı artmaktadır. Günümüz dünyasında üretilen elektrik çoğunlukla fosil yakıtlardan karşılanmaktadır. Fosil yakıtların kullanımı çevreyi kirleterek geleceğimizi tehlikeye atmaktadır. Gelişen teknoloji ile yenilenebilir enerji kaynaklarının popülerliği artmaktadır. Çevre dostu olan bu kaynaklar geleceğimiz için önem arz etmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları, güneş, rüzgâr, jeotermal gibi doğal kaynaklardan elde edilebilen enerji olarak ayrılır. Güneş en temel enerji kaynağıdır. Güneşten elektrik elde etmek için birçok sistem geliştirilmiştir. Konsantre güneş enerji sistemleri güneşten elektrik üretme noktasında popülerliği giderek artmaktadır. Konsantre sistemlerden solar güneş parabolik çanak teknolojisi, konsantre sistemler arasındaki yüksek verimliliği ile dikkatleri üstüne çeker. Ayna ile kaplanmış bir çanak, bir alıcı ve bir motor ile çalışan bu sistem güneş enerjisini elektrik enerjisine %32 verimlilikle sağlayabilmektedir. Enerji üretiminin yanı sıra enerji depolanması konusunda geleceğimiz için önem arz etmektedir. Enerji depolama stratejilerinden biri olan hidrojen üretimi gelecek için umut vadetmektedir. Hidrojen üretimi, kullandığı enerji kaynağına göre sınıflandırır. Çevre dostu, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla üretilen hidrojene yeşil hidrojen denir. sıfır emisyon değerine sahip bu üretim şekli popülerliği giderek artmaktadır. Hidrojen üretimi elektrolizör yardımıyla gerçekleşir. Elektrolizör cihazı suyu hidrojen ve oksijen olarak ayrıştırır. Ayrılan hidrojen kompresör yardımıyla sıkıştırılarak kullanım için depolanabilir. Bu çalışmada konsantre güneş enerjisi teknolojilerinden solar parabolik çanak ile Ankara bölgesinde yeşil hidrojen üretimi modellemesi yapılıştır. Oluşturulan sistemde parabolik çanak, 4480W gücünde PEM elektrolizör, hidrojen kompresörü ve depolama için hidrojen tankı bulunmaktadır. Ripasso parabolic çanak sistemi baz alınarak elektrik üretimi ile elektrolizör çalıştırılmıştır. Sistem mahsuplaşma stratejisini benimsemiştir. Yeterli güneş radyasyonu sağlandığında sistemde üretilen toplam günlük elektrik üretimi elektrolizör çalışma gücünü sağladığında elektrolizör ve kompresör devreye girerek hidrojen üretimi başlamaktadır. Yaz aylarında sitemin kış aylarına göre daha çok elektrik ve hidrojen üretebildiği tespit edilmiştir. LCOE değeri 0.4595 $/kWh olarak bulunmuş ve uluslararası değerlerle karşılaştırılmıştır. Sistem yıllık 47950 kW/h üretime sahip olup yılda 377 kilogram hidrojen üretebilmektedir. Sistemin mahsuplaşma stratejisi izlemesi avantaj sağlamaktadır. Bu sistemler geleceğimiz için önemlidir. Gelişen teknoloji ve yatırım maliyetlerinin düşmesiyle, çevre sorunlarına iyi bir çözüm olacaktır.Master Thesis Eğitim Amaçlı Bir Rüzgar Tünelinin Tasarımı, Üretimi, Ölçüm Düzeneği ile Donatılması ve Deneme Ölçümleri(2022) Kılıçkaya, Murat Coşkun Çığıl; Akay, Hasan UmurBu tez kapsamında, tezin yazarı tarafından bir öğrenci ekibinin yardımı ile 2019 senesinde en fazla 11.3 m/s hızında hava akışı üretebilen (Reynolds sayısı ile karşılığı 267,000 kadardır), 350x350 mm kesitine ve 650 mm uzunluğuna sahip bir akış hacim alanına sahip eğitim amaçlı bir rüzgar tüneli Atılım Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği laboratuvarında inşa edilmiştir. Ayrıca, rüzgar tünelini sürükleme ve kaldırma kuvveti ölçebilen bir düzenek ile donatmak amacı ile üç tane kuvvet terazisi tasarlanmış, üretilmiş ve deneme çalışmaları yapılmıştır. Birinci kuvvet terazisi sadece 90 derece hücum açısında sürükleme ve kaldırma kuvveti ölçme yeteneğine sahipti. Birinci kuvvet terazisi kullanılarak, sürükleme katsayı bilgisi yazında bulunabilen bir yuvarlak disk ve dikdörtgen bir plakanın rüzgar tüneli ölçümleri yapılmış ve sonuç olarak iki farklı rüzgar tüneli hız verisi elde edilmiştir. Bu iki veri en fazla yüzde 2 bağıl hata ile eşleşmiştir. Rüzgar tünel için hız verisi elde ettikten ve sürükleme yük hücresinin güvenilirliğini kanıtladıktan sonra, hücum açısı ayarlama yeteneğine sahip ikinci bir kuvvet terazisi tasarlanmış, üretilmiş ve denemeleri yapılmıştır. Halbuki, kaldırma yük hücresinin güvenirliği yüksek seviyede ölçüm kirliliği (noise) ve ikinci kuvvet terazisinin bazı bileşenlerinin ölçümleri yapılan nesnelerin akış seyirlerini bozmuş olabileceği şüphesi nedenleri ile kanıtlanamamıştır. Bu sebeple, M5 çapında bir bağlantı uzvu dışında bütün bileşenleri rüzgar tüneli akış hacmi dışında bulunan üçüncü bir kuvvet terazisi tasarlanmış, üretilmiş ve denemeleri yapılmıştır, ki bu terazi hala kullanımdadır. Üçüncü kuvvet terazisi ile yapılan çalışmalar sırasında da ikinci kuvvet terazisi ile yapılan çalışmalar esnasında akış ölçümleri yapılan nesneler kullanılmıştır. Bunlar NACA 2418 (Kiriş= 80 mm ve Kanat Açıklığı=80 mm) 2-Boyutlu Akışı, 81$\times$81$\times$2 mm Dikdörtgen Plaka 2-Boyutlu Akışı ve 81x81x2 mm Dikdörtgen Plaka 3-Boyutlu Akışı. Bu yapılan rüzgar tüneli ölçümleri bilgisayar Hesaplamalı Akışkanlar Mekaniği (HAD) çözümlemeleri (ANSYS ve COMSOL yazılımları ile), 2-Boyutlu İnce Kanat Kuramı ve benzer bir yayın ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma işlemi bazı umut verici sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Şöyle ki, düşük seviyede gerçekleşen ya da gerçekleşmeyen ölçüm kirliliği durumunda rüzgar tüneli ölçümleri karşılaştırılan verilere yeterince yakın seyretmiştir. Özellikle 2-Boyutlu İnce Kanat Kuramı'da dair ilgi çekici sonuçlar elde edilmiştir. Tüm bu çalışmalar göstermektedir ki, rüzgar tüneli düzeneği güvenilir ve sağlıklı bir akış oluşturabilmektedir ve ölçüm kirliliğinin olmadığı koşullarda yük hücreleri ile donatılmış bir kuvvet terazisi bu düzenek ile uyumlu çalışabilmektedir. Ölçüm kirliliği sorunun en bilindik çözümü bir Faraday Kafesi üretmektir ve gündemdeki bir kuvvet terazisine eklenebilir. Dahası, döndürme etkisini ölçmek için üretilecek bir terazi eğitim amaçlı bu rüzgar tüneli kullanılarak bilimsel bilgi üretimine katkı sağlayabilir.Master Thesis Yüksek Mukavemetli Kalın Çelik Plakaların Adımsal Bükülmesine Yönelik Yeni Bir Proses Tasarımı ve Uygulaması(2018) Çetin, Barış; Billur, Eren; Baranoğlu, BesimZırhlı muharebe aracı üretiminin önemli bir alt işlemi olan gövde imalatında ultra yüksek mukavemetli çeliklerin (UHSS) bükülmesi önemli bir üretim aşamasıdır. Bu bükme işlemi genellikle havada bükme koşulunda (air bending) yüksek tonajlı abkant preslerde gerçekleştirilmektedir. Gövde üretiminde kullanılan çelikler, 1250 MPa gibi geleneksel yumuşak çeliklere kıyasla çok yüksek kopma mukavemetlerine sahip olabilmektedir. Bu mukavemet seviyelerinin doğal bir sonucu olarak yüksek bükme kuvvetlerine ihtiyaç doğmaktadır. Diğer yandan, yeni nesil bir imalat yöntemi olarak adlandırılabilecek olan, plastik şekil değiştirmenin adımsal olarak uygulanmasına dayanan adımsal sac şekillendirme yöntemi, son dönemlerde metal şekillendirme endüstrisinde kullanılmaktadır. Bu yeni teknik, şekillendirilebilirliğin arttırılması, karmaşık kalıp tasarımlarına olan gerekliliğin ortadan kaldırılması ve şekillendirme kuvvetlerinin önemli ölçüde azaltılmasında bazı avantajlara sahiptir. Bu tez çalışmasında temel olarak adımsal şekillendirme prosesinin büküm kuvvetinin azaltılması üzerindeki potansiyeli araştırılmıştır. Tezin kapsamı içerisinde yeni bir adımsal bükme prosesi önerilmiş, proses sonlu elemanlar yöntemi ile benzetilmiş ve deneysel olarak doğrulanmıştır. Benzetimler ve deneysel çalışmalar sonucunda elde edilen datalar üzerinde yapılan çalışmalar sayesinde bazı proses parametreleri de optimize edilmiştir. Bununla birlikte, adımsal bükme işlemi, konvansiyonel havada bükme işlemi de ile karşılaştırılmıştır.Master Thesis İç Ortamda Ortalama Radyan Sıcaklığını Elde Etmek için Farklı Yöntemlerin Doğruluğunun Karşılaştırılması(2021) Özbey, Mehmet Furkan; Turhan, Cihan; Lotfısadıgh, BahramAmerikan Isıtma Soğutma ve Klima Mühendisleri Birliği (ASHRAE), ısıl konforu bir kişinin bulunduğu ortamdaki memnuniyetini ifade eden öznel ve zihinsel değerlendirme ile elde edilen zihin koşulları olarak tanımlanmıştır. Isıl konfor, geleneksel olarak Fanger'in Ortalama Tahmini Oy (PMV) / Memnuniyetsizliklerin Tahmini Yüzdesi (PPD) metodu ve kişilerin davranışlarını da içeren adaptif ısıl konfor metotları ile elde edilmektedir. Isıl konfor parametreleri kişisel parametreler (giysi değeri ve metabolizma hızı) ve çevresel parametreler (hava sıcaklığı, bağıl nem, hava hızı ve ortalama radyan sıcaklığı) olarak üzere iki farklı kategoride ele almaktadır. Bu parametreler arasında, Ortalama Radyan Sıcaklık ölçülmesinin ve hesaplanmasının karmaşık olmasından dolayı elde edilmesi zor bir faktördür. İç ortamlarda ortalama radyan sıcaklığı elde etme yaklaşımları hesaplama yöntemleri, ölçüm yöntemleri ve varsayımlar gibi farklı yöntemlere dayanmaktadır. Ancak hesaplama yöntemlerinin karmaşık olması ve ölçüm yöntemleri için kullanılacak ölçüm aletlerinin pahalı ve elde edilmesi zor araçlar olması araştırmacıları doğruluğu kesin olmayan varsayımlara yönlendirmektedir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı ortalama radyan sıcaklığın elde edilme yöntemlerinin ölçüm yöntemlerinden birisi olan ve bu çalışma için üretilen küre termometresini referans alıp diğer metotlar ile karşılaştırılarak tüm yöntemlerin doğruluğunu bulmaktır. Bu çalışmada Köppen- Geiger sınıflandırmasına göre Csb tipi iklim bölgesinde bulunan bir test odası seçilmiştir ve ortalama radyatif sıcaklığı elde etmek için kullanılan 2 farklı hesaplama yöntemi ve 8 farklı varsayım yerinde ölçümle referans metodu ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, ortalama radyan sıcaklığı elde etmek için varsayımların veya hesaplama yöntemlerinin kullanılmasının, referans yönteme kıyasla %9,1'e varan bir hataya neden olduğunu ortaya koydu.Master Thesis Binalara Entegre Edilmiş Helikal Aerofoil Profilli ve Icewind Tipi Türbin Kanatlarıyla Birleştirilmiş Dikey Eksenli Rüzgar Türbininin Simülasyon Tabanlı Analizi(2025) Saleh, Yousıf Abed Saleh; Turhan, CihanDikey eksenli rüzgar türbini (VAWT), performansını artırmak amacıyla günümüzde geliştirilen ve optimize edilen bir rüzgar enerjisi sistemidir. Bu sistemlerde helikal aerofoil profilli kullanılmasının başlıca dezavantajlarından biri, türbinin ilk çalışma aşamasında düşük kalkış torku üretmesidir. Helikal aerofoil profilinin IceWind tipi türbin kanatları gibi başka bir kanat geometrisiyle entegre edilmesi, düşük tork sorununu çözmeye yardımcı olmaktadır. Bu tez kapsamında altı türbin kanadına sahip dikey eksenli rüzgar türbini VAWT tasarımı için aerodinamik özellikleri iyileştirmeye yönelik nümerik bir analiz gerçekleştirilmiştir. Nümerik simülasyonlar, Ansys Fluent yazılımı kullanılarak Kayma Gerilmeli Taşınım türbülans (Shear Stress Transport – SST) k-ω modeli ve Sonlu Hacim Yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen model, ılıman iklim kuşağında yer olan örnek bir binaya entegre edilmiş ve bu yenilikçi model sayesinde binanın enerji tüketimi azaltılmıştır. Enerji tüketimi hesaplamalarında DesignBuilder yazılımı kullanılmıştır. Test edilen üç yapılandırma arasında, üçüncü senaryo en iyi performansı göstermiş ve enerji tüketiminde %30,88 oranında azalma sağlanmış ve geri ödeme süresi 10,49 yıl olarak hesaplanmıştır.Doctoral Thesis Mühimmat Ayrılması Problemlerinin Openfoam ile Çözümü(2022) Abuhanıeh, Saleh; Akay, Hasan; Biçer, BarışBu tezde, OpenFOAM'un bir hava aracından ayrılan mühimmatı (mühimmat ayrılması problemi) dinamik bir çözüm ağı (Overset/Chimera) tekniği kullanarak çözme yeteneği endüstriyel (transonik/süpersonik ve jenerik) bir kıyaslama test durumu için ele alınmıştır. Standart kütüphanelerin temel kısıtları saptanmıştır. Bu zorlu problemin üstesinden gelebilmek için, yalnızca açık kaynaklı kütüphaneler ve araçlar kullanılarak yeni bir strateji önerilmiştir ve ygulanmıştır. Bu strateji overset kütüphanesinin OpenFOAM platformunun bir çatalından (foam-extend) standart OpenFOAM platformuna (ESI) taşınması, değiştirilmesi ve uyarlanmasının birleşiminden oluşmaktadır. Bunun yansıra, standart OpenFOAM sıkıştırılabilir çözücülerinin iyi bilinen zayıflıklarının üstesinden gelebilmek için, yeni uyarlanmış overset kütüphanesi, OpenFOAM teknolojisini kullanan bir açık kaynaklı basınç tabanlı ve bağlaşık çözücü olan HiSA ile entegre edilmiştir. Gerekli doğrulama ve sağlama süreçlerinin ardından, durağan ve zamana bağlı simülasyonlar için HiSA çözücüsü kullanılmıştır. Doğrulama çalışmalarının bir kısmı bu tezde sunulmuştur. Ek olarak, mühimmat ejektörleri tarafından mühimmata dışarıdan uygulanan kuvvetleri dikkate almak için kuvvet kısıtlamalı bir model geliştirilmiştir. Geliştirilen bu stratejinin doğruluğu, rüzgâr tüneli testleri ve iyi bilinen iki ticari hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) kodunun çözümleri ile karşılaştırılmıştır ve bu sonuçlarla oldukça uyumlu olduğu gösterilmiştir. Bu çalışma viskoz olmayan Euler denklemi ile yapılan simülasyonlara odaklanırken (burada ele alınan test durumunun karakterıstiği), çözüm üzerindeki viskozite etkisi de ayrıca Navier-Stokes denklemi ile incelenmiş ve literatürdeki diğer sonuçlar ile karşılaştırılmıştır ve kayda değer bir farklılık gözlemlenmemiştir. Ek olarak, aynı test durumu için zamansal ve uzaysal bağımsızlık çalışması yapılmıştır. Bilindiği kadarıyla bu çalışma transonik ve süpersonik rejimlerde mühimmat ayrılması problemini OpenFOAM ile inceleyen ve doğrulayan ilk çalışmadır.
