Search Results

Now showing 1 - 10 of 48
  • Master Thesis
    İş Yerinde Oluşan Stresin Çalışanlar Üzerindeki Etkileri; Acil Servis Hizmetleri Kapsamında Bir Uygulama
    (2011) Çevik, Meral; Tengilimoğlu, Dilaver
    Stres, kaçınılmaz etkenlerin bireyin psişik dengesini bozması ile ortaya çıkan gerilim ve zorlanma halidir. Her ne kadar hayat şartları ve iş koşulları açısından, bireylerin hayatları farlılık gösterse de, herkes belli bir ölçüde stresten etkilenmektedir. İşe bağlı stres, performansı düşürür, iş kazalarına sebep olur, çalışanların ilişkilerini bozar, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açar, ayrıca çok derin psikolojik ve fizyolojik zararlar oluşturur. Ancak insanın amacına ulaşması ve motive olması için makul bir stres olumlu etki yaratmaktadır. Yani belli bir seviyeyi aşmadıkça stresin insanı çalışmaya teşvik ettiği ve başarısını arttırdığı söylenebilir.Araştırma, iş yerinde oluşan stresin, acil serviste çalışan doktor ve hemşireler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve analitik bir araştırma olarak planlanmıştır.Araştırma, Ankara'da bulunan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Özel Medicana ve Özel Bayındır Hastane'lerinden yazılı ve sözlü izinler alınarak, Şubat 2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma toplam 131 sağlık çalışanı ile anket tekniği gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı iş yükünün fazla olduğunu ifade etse de, mesai süresinde işlerini bitirememe kaygısı taşımadıkları, işlerini eve taşımadıklarını, yeni eklenen sorumlulukları başkasına devretmek yerine kendileri üstlendikleri belirlenmiştir. Hem mükemmel bir eş, hem mükemmel bir çalışan, hem mükemmel bir ebeveyn olmanın katılımcılar için önemli olduğu belirlenmiştir. İş yükünün çalışanlar üzerinde önemli bir stres faktörü olmadığı görülmüştür. Stresin çalışanlarda en fazla yorgunluk, gerginlik, baş ağrısı ve uykusuzluk şikayetlerine neden olduğu belirlenmiştir. Çalışanların sosyodemografik özellikleriyle stresin olumsuz etkileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Stres ölçeğine göre toplam stres puanı 28,031±3,792 (minimum 18, maksimum 38)'dir. Bu da acil servis çalışanlarının stres düzeyinin yüksek olduğunun göstergesidir.
  • Master Thesis
    Sağlık Yönetim Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Sağlık Yöneticileri Tarafından Kabul ve Kullanımı: Ankara İli Örneği
    (2016) Demircan, Fatih; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bilgi ve iletişim teknolojilerinde ki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Sağlık bilgi sistemleri ise sağlık hizmetlerini sunan hastane yöneticilerinin, karar verme süreçlerinde bilgileri derlemektedir.Sağlık hizmetleri karmaşık yapısı gereği bilişim teknolojilerine bağımlılığı sürekli artmaktadır. Hastanelere kayıt edilen ve saklanan tıbbi verilerin kapasitesi sürekli artmakta ve sürekli büyüme göstermektedir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrardan ulaşma zor bir hal alırken, artık bu işlev daha çok önemli hale gelmektedir. Bu bağlamda sağlık bilişimi; sağlık hizmetinin bilgi toplumu insanına yakışır biçimde sunulması, bilişim teknolojilerinin etkili biçimde kullanıldığı hastanelerin çağdaş bir anlayışla yönetilmesi, toplumun sağlık sorunlarının saptanması, hizmetlerin planlanması ve sağlık düzeyini artırılması için ihtiyaç duyulan bilginin toplanarak bilimsel değerlendirmeler yapabilecek sağlık çalışanı yetiştirmede kullanılmasıdır.Bu çalışmada Ankara'da faaliyet gösteren 16 kamu hastanesinde (12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi) görev yapan 108 hastane yönetici ile yapılan anket çalışması sonucu sağlık bilgi sistemleri ve iletişim teknolojilerine bakış açısı öğrenilmeye çalışılmış ve sağlık kurumlarında bilgi teknoloji kullanım sürecinde öneriler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Sözcükler : Bilgi Sistemleri, Bilgi sistemleri yapısı, Sağlık Bilişim Sistemleri, Bilgi Teknolojileri Sorunları ,Teknolojik değişimlere karşı direnç
  • Master Thesis
    Sağlık Yöneticilerinin Yaşam Kalitesinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2014) Güney, Zeynep; Tengilimoğlu, Dilaver
    Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yaşam kalitesi, bireylerin yaşadıkları kültür ve değerler sistemi içerisinde amaçları, beklentileri, ilgi alanları ve yaşam standartları doğrultusunda hayattaki pozisyonları nasıl algıladıklarıdır. Sağlık yöneticileri yoğun çalışma temposu ve bununla beraber yürütmek zorunda oldukları görevleri, sağlıklarını koruyabilme, arkadaşlık, aile ilişkileri ve benzeri konularda fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak büyük bir yük altına girmektedirler. Araştırma, Ankara ilindeki Sağlık Yöneticilerinin yaşam kalitelerini değerlendirmeye yönelik tanımlayıcı bir çalışma olarak planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmada örnekleme yapılmamış, hastanede çalışan bütün yöneticilerin araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir Araştırmada 221 sağlık yöneticisiyle ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Yüz yüze görüşme tekniği ile iki bölümden oluş an bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümü 11 soruluk sosyo-demografik özellikleri içeren sorulardan, ikinci bölümü ise SF–36 (Short Form 36) yaşam kalitesi ölçeğinden oluşmaktadır. Sağlık yöneticisinin, SF-36'nın boyutlarından aldıkları puanlar, sosyo-demografik ve çalışma yaşamıyla ilgili bazı özelliklere göre karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 30-39 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, yaşam kalitesinin ruhsal özellikleriyle ilgili boyutlarında düşük, fiziksel özellikleriyle ilgili boyutlarında daha yüksek puanlar almıştır. Kadın sağlık personelinin yaşam kalitesi puanları erkeklerin yaşam kalitesi puanlarından daha yüksektir. Yaş ilerledikçe, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Bekar sağlık personeli, yaşam kalitesi boyutlarının çoğunda yüksek puanı almıştır. İdari Mali İşler Şube Müdürü/Yardımcısı grubu, genel sağlık boyutu hariç bütün yaşam kalitesi boyutlarında diğer meslek gruplarına göre daha düşük puan almıştır. Toplam çalışma süresi uzadıkça, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Araştırma grubunun yaşam kalitesi boyutlarından aldıkları puanlar ortalaması yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, sağlık yöneticileri; yaşam kalitelerinin yaş, çalışma süresi, toplam hizmet süresi, çalışma şekli durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar sözcükler: 1. Yaşam Kalitesi 2. SF-36 3. Sağlık Yöneticileri
  • Master Thesis
    Hemşirelik Hizmetlerinde Yönetsel ve Organizasyonel Sorunların İncelenmesi: Gata Hemşirelik Hizmetlerinde Bir Uygulama
    (2012) Bolat, Melahat; Törüner, A. Mete
    Bu araştırmada, hemşirelik hizmetlerinde yönetsel ve organizasyonel sorunların incelenmesi, sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, GATA hemşirelik hizmetlerinde görev yapan 592 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş ve tüm evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Çeşitli sebeplerle ulaşılamayan hemşireler çalışma dışı bırakılmıştır. Sonuç olarak 460 hemşireye veri toplama formu ulaştırılmış ve 407 tanesi geri dönmüştür (geri dönüş oranı % 88,5).Araştırmada verilerin toplanması için ikişer bölümden oluşan hemşire ve yönetici hemşirelere yönelik anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, SPSS for Win. 18.0 programı kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarını göstermek için sayı ve yüzdelikler, tanımlayıcı verilerin istatistiksel karşılaştırılması için Ki-Kare testi ve tanımlayıcı istatistikleri için aritmetik ortalama, standart sapma gösterimi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık için ?p? değeri 0,05 alınmıştır.Araştırmada, hemşirelik hizmetlerini yönetsel ve organizasyonel çalışmalarını kısıtlayan kurumsal faktörler ile yönetsel ve organizasyonel sorunlar değerlendirilmiştir. Yönetsel ve organizasyonel sorunlar yönetim süreci işlevleri olan planlama, organize etme, yöneltme, koordinasyon, kontrol ve eğitim-geliştirme faaliyetlerine göre incelenmiştir.Yönetici hemşirelerin çalışmalarını kısıtlayan sorunlardan yönetimi ilgilendiren konularda bağımsız kararlar alamama yüksek düzeyde yaşanan bir sorundur. Ayrıca yüksek düzeyde yaşanan bir sorun olan hemşire sayısının yetersizliği, yasa / yönetmelikler ve hemşirelerin kurumdan ayrılmalarından kaynaklanmaktadır.Hemşirelerin karşılaştıkları yönetsel ve organizasyonel sorunlardan, hemşire sayısı yetersizliği, ücret yetersizliği, görev, yetki ve sorumluluk belirsizliği, hemşirelik yönetimini ilgilendiren konularda diğer uzmanlık alanlarının müdahalesi, iletişim kopukluklarının yaşanması, kalite çalışmalarının ve hizmet içi eğitimin yetersizliği yüksek düzeyde yaşanan sorunlardır.Yönetim pozisyonlarına görevlendirilen hemşirelere yönetim ve organizasyon eğitiminin verilmesi, hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenebilmesi için iş tanımı ve iş gereklerinin oluşturulması, etkili motivasyon gereçleri kullanılarak hemşirelerin iş doyumunun sağlanması, performans değerleme kriterlerinin oluşturularak çalışanlarla paylaşılması, organizasyon içinde etkili iletişimin ve alınan kararlara katılımın sağlanması; sorunlara yönelik çözüm önerileri olarak değerlendirilmiştir.Anahtar kelimeler: Yönetsel ve organizasyonel sorunlar, hemşirelik yönetimi, sağlık hizmetleri
  • Master Thesis
    Kaizen - Sürekli İyileştirme ile Hastanede İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi
    (2014) Yılmaz, Şerife; Ülker, Halil İbrahim
    Sağlık hizmetlerinin toplum tarafından arzulanan düzeyde, kaliteli üretilebilmeleri için insan kaynağının niteliği, niceliği, örgütlenişi ve koordinasyonu büyük önem taşımaktadır. Sürekli gelişmenin sağlanabilmesi için; işletmelerin değişimlere karşı çabuk reaksiyon verebilmesi, uyum sürecini rahat bir şekilde geçirebilmesi, üst yönetiminden en alt kademedeki çalışanına kadar işletmenin her düzeyinde sürekli gelişme felsefesinin benimsetilmesi ve insan kaynaklarının becerilerinin sürekli geliştirilmesiyle başarılacaktır. Kaizen –Sürekli İyileştirme Stratejisi, sağlık hizmetleri kalitesinin birincil belirleyicileri olan insan kaynaklarının, karşılaşılan problemlere hızlı ve akılcı çözüm önerileri üretebilmeleri için, karar alma süreçlerinde aktif rol oynamalarını sağlamak amacıyla, eğitim faaliyetlerine önem vermekte ve çalışanların bilgi düzeylerini yükselterek, yeteneklerini geliştirerek, yaratıcılıklarını ortaya çıkartarak ve motivasyonlarını arttırarak hastanede görev alan herkesin iyileştirme çalışmalarına katılımlarını desteklemekte ve böylece sağlık hizmetlerinde kaliteyi sağlamaktadır. Bu çalışma, Kaizen – Sürekli İyileştirme Stratejisi'nin hastanelerde uygulanmasıyla gerek bilgi, beceri gerekse başarı ve motivasyon açılarından hastanelerde insan kaynaklarının gelişimlerinin desteklenebileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara'da hizmet veren İSO: EN 9001 belgesine sahip Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde görev yapan doktor, eczacı, hemşire, ebe ve diyetisyeni kapsamaktadır. Araştırmada anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya 192 kişi katılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar SPSS 18.0 paket programına girilerek analizi yapılmıştır. Analiz yöntemleri olarak; parametrik olmayan testlerden Ki-Kare Testi ve parametrik olan önemlilik testlerinden T-Testi ve Varyans Analizleri kullanılmıştır. Anlamlılık değeri olarak 0,05 belirlenmiştir. Ankete katılan hastane çalışanlarının çoğunluğunun Kaizen'in hastanelerde insan kaynaklarını geliştirdiğine yönelik görüşleriyle, Kaizen - Sürekli İyileştirme İle Hastanelerde İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi konulu tezi desteklediği belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler 1. Kaizen 2. Sürekli İyileştirme 3. İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi 4. Hastane ve Sağlık Hizmetleri 5. Toplam Kalite Yönetimi
  • Master Thesis
    Palyatif Bakım Hastalarına Yönelik Bakım Yeri Tercihi (hasta Yakını ve Sağlık Çalışanı Üzerine Bir Araştırma )
    (2014) Aksakal, Hurişah; Bircan, İsmail
    Palyatif bakım hizmetlerinin ülkemizde gelişmesi ve uygulanabilir olması, hasta hakları açısından bir zorunluluk aynı zamanda son dönem hastaları için sağlık hizmetinin kalitesinin arttığının bir göstergesidir. Hastaların ağrı ve acılarını azaltmaya veya tamamen dindirmeye çalışmak uzman disiplinler arası bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Doğumla beklenen yaşam süresinin uzaması insanoğlunun en önemli başarılarındandır. Bu aşamada hedef yaşamın niteliğinin artırılmasıdır. Yaşamın niteliğini artırma çalışmaları bakım süreleri uzun süreç alan yaşlı, engelli ve kronik hastalıkları olan bireylerde yoğunlaşmaktadır. Bu uzun bakım sürecinin kurumsal merkezlerde karşılanmaya çalışılması hasta ve yakını, kurumsal merkez ve aynı zamanda o ülkenin ekonomisi açısından ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle hastanın tüm gereksinimlerinin kendi ev ortamında karşılanabilir olması için gerekli yasal düzenlemelerin, sağlık sigorta sistemimizin revizyonunun ve en önemlisi bu hasta gruplarının evde takip ve izlenebilir olması için gerekli teknolojik alt yapının sağlanmasının gerektiği düşünülmektedir. Araştırma Ankara Ulus Devlet Hastanesi sağlık çalışanları ile palyatif bakım kliniğinde bakım hizmeti alan hasta yakınlarına gerekli tüm izinler alınarak Temmuz 2013' de yapılmıştır. Çalışma 120 sağlık çalışanı ve 76 hasta yakını ile anket tekniği uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda sağlık çalışanları hastası ve kendisi için bakım yeri tercihini ev yönünde kullanırken, hasta yakınları gerekli koşullar ev ortamında oluşturulduğu takdirde hastası ve kendisi için bakım yeri tercihinin ev olabileceğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: 1. Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri 2. Palyatif Bakım 3. Tercihler 4. Hasta Yakını 5. Sağlık Çalışanı
  • Master Thesis
    Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği
    (2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Zaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt Çalışanları
  • Master Thesis
    Hastane ve Hekim Tercihinde Sosyal Medya Kullanımının Etkisi: Ankara İli Örneği
    (2014) Tengilimoğlu, Emre; Parıltı, Nurettin
    İnternet teknolojisinde yaşanan gelişmeler ile tüketicilerin duygu, düşünce, fikir ve bilgi paylaşımında bulunabildikleri interaktif bir ortam olan sosyal medya internet dünyasında yerini almıştır. Günlük hayatta zamanının çoğunu internet başında geçiren tüketiciler satın alma süreçlerinde çeşitli sosyal medya araçlarından yararlanarak ürün, marka ya da işletme hakkında yer ve zaman sınırlaması olmadan daha kolay ve daha ucuz bir biçimde bilgi edinebilmekte ve olumlu veya olumsuz tecrübelerini sosyal çevreleriyle paylaşabilmektedir. Her alanda olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de hem tüketiciler hem de işletmeler sosyal medyadan yararlanmaktadır. Bu çalışma ile bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyayı kullanma durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sosyal medyanın sağlık hizmeti satın alma öncesi ve sonrası tüketici davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla Ankara ilinde ikamet eden bireylerden ilgili verilerin elde edilmesi için veri toplama yöntemi olarak anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının sonucunda tesadüfî örnekleme yoluyla ulaşılan 418 kişiden edilen veriler bilgisayar ortamında, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyadan etkilendikleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin %29,9'u hekim seçiminde sosyal medyayı kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu oran bazen kullanırım diyenler ilave edildiğinde % 53,2 'e yükselmektedir Hastane Seçimin de ise Sosyal Medyayı kullanım oranı 22,1 dir. Hangi sosyal medya aracını daha sık kullanıyorsunuz sorusuna ise % 29,8 'i haber sitelerini, %19,3 'ü formları ve % 14, 3 'ü ise facebook'u kullandıkları şeklinde cevap vermişlerdir. Yapılan bağımsız örneklem t testine (Independent Samples T testi) göre, cinsiyetin, sağlık hizmeti almadan önce hekim/hastane seçiminde bilgi alma kaynağı olarak akrabaları ve komşuları tercih etme açısından anlamlı bir farklılık yarattığı ortaya çıkmıştır. Erkeklerin daha çok akrabalardan tavsiye aldığı (X=,2554), kadınların ise sosyal medya/sosyal ağlardan (X=,4957) bilgi aldıkları görülmüştür. Katılımcıların % 46, 2'sı sağlık hizmeti aldığı kişi veya kurum hakkında memnuniyet ve memnuniyetsizliğinizi sosyal medyada paylaştığını ifade etmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Araçları, Sağlık Hizmetleri, Satın Alma Süreci
  • Master Thesis
    Özel Hastane Çalışanlarının Yaşadıkları Stresin Çalışan Motivasyonuna Etkisi
    (2019) Özdil, Elif Sema; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Bu araştırma sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan iş görenin üzerinde baskı oluşturan stresin, iş görenin motivasyonu üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan 400 iş gören oluşturmaktadır. Araştırma 02.01.2019 – 31.01.2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmada örneklem seçilmemiş, hastanede çalışan 400 iş görenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış ve araştırmaya hastane iş göreninin %72'si (287 iş gören) katılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada iki grup ortalaması arasındaki farkı test etmede t testi, üç veya daha fazla grup ortalaması arasındaki farkı test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca stresin motivasyon üzerine etkisini tespit edebilmek amacıyla regresyon analizi ile stres ve motivasyon arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hastane iş göreninin iş stresinin motivasyonları üzerinde negatif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sosyo-demografik özelliklere göre hastane iş göreninin 'cinsiyet değişkeni' bakımından stres boyutunda ve 'medeni durum' değişkeni bakımından motivasyon boyutunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Hastane iş göreninin diğer sosyo demografik özellikleri ile stres ve motivasyon boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda stres ve motivasyon arasında pozitif zayıf yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Standart regresyon katsayısına göre stres değişkenindeki 1 birim artışın genel motivasyon değişkeninde 0,185 birim azalışa neden olması beklenir.
  • Master Thesis
    Sağlık çalışanlarının motivasyonunu etkileyen faktörler(Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi örneği)
    (2013) Kırcı, Ayşe; Törüner, Mete
    Günümüzde sağlık hizmetlerinde tahmin edilemeyen bir profesyonelleşme gerçekleşmektedir.Görev yaptığı işletme ile bütünleşmiş,görev ve sorumluluklarının bilincinde ve yaptığı işe tam anlamıyla motive olmuş personelin,emek-yoğun teknolojiye sahip olan bu kurumların verimini yükselteceği bilinmektedir. Karmaşık bir örgüt yapısı olan hastaneler ve sağlık kurumları farklı nitelik ve birikimi olan personelden oluştuğundan,personeli motive eden faktörlerde kişilere göre değişebilmektedir. Yukarıda kısaca tanımlanan temel amaçlara ulaşmak amacıyla ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde görev yapan (doktor,hemşire,laborant,idari memur, hizmetli,vb. )sağlık çalışanlarına etik kurallar dahilinde ve yasal izinler(başmüdür ve başhekim onayı)alınarak yapılan bir alan çalışması yer almaktadır.Personelin hangi motivasyon faktörlerinden etkilendiği ve çalışanların verimliliğinin arttırılmasına yönelik sonuç önerileri yer almaktadır. Anahtar kelimeler: 1)Motivasyon 2)Motivasyon teorileri 3)Motivasyon ve verimlilik ilişkisi 4)Sağlık işletmelerinde personel motivasyon faktörler