Search Results

Now showing 1 - 10 of 64
  • Master Thesis
    Türkiye`deki tahvil piyasası: Bazı temel makroekonomik göstergelerin İMKB tahvil
    (2005) Akgül, Filiz; Özerol, Hakan
    Ülkemiz sermaye piyasaları işlem hacmi, derinlik ve yatırımcı sayısı anlamındahenüz gelişmiş ülke piyasaları düzeyinde bulunmasa da son dönemde ciddiperformans göstermekte ve bu yönde önemli ilerlemeler kaydetmektedir. Ülkelerinsermaye piyasaları ile gelişmişliği arasında güçlü bir ilişki söz konusudur. Ülkeleringelişmişliği ise elbette o ülkenin ekonomik durumu ile yansımaktadır. Sermayepiyasaları, ekonomik gelişmede önemli bir unsurdur.Sermaye piyasası araçlarından biri olan tahvillerin, bir yatırım aracı ve piyasaenstrümanı olarak ülkemizde çok geliştiğini söylemek mümkün değildir. Bunun enönemli nedeninin ülkemizdeki ekonomik sorunlar olduğu düşünüldüğünden, buçalışmada ekonomi ile tahvil piyasası arasında nasıl bir ilişki olduğuna bakılmıştır.Tahvil piyasalarını ekonomi ile ilişkisini görmek amacıyla, bilgisayar paketprogramında, 1991-2004 yılları arasındaki İMKB Tahvil/Bono işlem hacmi ile bazıtemel ekonomik göstergeler arasındaki korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılankorelasyon analiz sonuçlarına göre, bir ülkenin ekonomisi ile sermaye piyasaları,dolayısıyla tahvil/bono piyasaları arasında oldukça güçlü bir ilişki olduğu ortayaçıkmıştır.Bu çalışmada, tahviller hakkında genel bilgilerin yanında ülkemiz tahvilpiyasasının gelişimi ve en önemli sorunu olan özel sektör tahvilleri hakkında bilgileryer almaktadır. Ülkemizde özel sektör tahvil ihraçlarının yapılmamasınınsebeplerininin yanında bu sorunlara yönelik çözüm önerileri de çalışmamızda yeralmaktadır.İMKB tahvil/bono piyasası işlem hacmi ile bazı temel makroekonomikgöstergeler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla İMKB Tahvil/Bono piyasası işlemhacmi ile bazı temel makroekonomik göstergeler arasında korelasyon analiziyapılmış, bu analizin sonuçları ve yorumları üzerinde durulmuştur. Bu analizleryapılmadan önce, para politikasının ve Merkez Bankasının tahvil piyasalarıyla olanilişkisi hakkında temel bilgiler verilmiştir.
  • Master Thesis
    Girişimcilik Politikası Çerçevesinde Avrupa Birliği`nin Kobi Politikası ve Avrupa Birliği Müktesebatına Uyum Çerçevesinde Türkiye`nin Kobi Politikası
    (2006) Küçüktekin, Kevser; Altıntaş, Mustafa
    GİRİŞİMCİLİK POLİTİKASI ÇERÇEVESİNDE AVRUPA BİRLİĞİ'NİN KOBİPOLİTİKASI VE AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESEBATINA UYUMÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE'NİN KOBİ POLİTİKASIKEVSER KÜÇÜKTEKİNÖZETBu tez çalışmasında, girişimciliğin ekonomik kalkınma, istihdam artışı,toplumsal bütünleşme, ekonomik ve siyasal kararlılık bakımından önemi gözönünde bulundurularak, girişimciliği geliştirmeye yönelik KOBİ politikalarıincelenmiştir.Çalışma kapsamında, ?girişimci? ve ?KOBİ? kavramları arasındaki farkvurgulanmış; Avrupa Birliği (AB)'nde ve Türkiye'de KOBİ tanımları ve KOBİ'lerinönemi üzerinde durulmuş; girişimciliği geliştirmeye yönelik KOBİ politikasıaraçları belirlenmiş; girişimciliğin tarihsel süreç içinde AB'de gündemin önemlibir maddesi durumuna gelmesi ve AB'nin girişimciliği geliştirmeye yönelik temelBelgeleri ve Programları anlatılmış; aday ülke durumundaki Türkiye'nin,girişimcilik çerçevesinde AB'nin KOBİ politikasına uyumu, gerçekleştirilenreformlar ve öngörülen hedefler bakımından değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Firma Büyüklüğü ve Sahiplik Yapısını Etkileyen Sektöre Özgü Firma Belirleyicilerinin Analizi: İmkb'de Sektörel Karşılaştırma
    (2011) Karabıyık, Hilal; Arslan, Mehmet
    Araştırmanın amacı, reel sektörde faaliyet gösteren firmaların kurumsal yönetim mekanizmaları ile sektörel farklılıkları değerlendirilerek firma büyüklüğü ve sahiplik yapısının özelliklerinin belirlenmesi ve bu yapıların şirketlerin finansal performans göstergelerine etkisinin saptanarak aralarındaki ilişkinin analiz edilmesidir. Araştırmaya konu olan firmalar, 2003-2010 yılı arasında İMKB'de işlem gören firmalar arasından seçilmiştir. Bu firmaların sektörel farklılıkları yansıtması amacıyla; imalat sanayi, enerji ve teknoloji olmak üzere üç farklı sektörde yer almasına dikkat edilmiştir. Yine analize tabi tutulan firmaların 3 aylık konsolide mali tabloları esas alınmıştır.Araştırma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vekâlet teorisine ağırlık verilerek yönetim ve yönetimin teorik temelleri incelenmiştir. İkinci bölümde, kurumsal yönetim kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise İMKB'de işlem gören firmalar üzerinde sektöre özgü farklılıklar dikkate alınarak sektörel özelliklerin firma büyüklüğü ve sahiplik yapılarına etkileri analiz edilmiştir.Araştırmada; betimsel istatistik, faktör analizi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi olmak üzere dört ayrı istatiksel analiz kullanılmıştır. Bağımlı değişken firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı, bağımsız değişken ise sektörel özellikler olarak belirlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; halka açılma oranı, I. büyük ortak payı imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji sektöründe orta, teknoloji ve bilişim sektöründe düşük seviyelerdedir. Personel sayısı ise imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji ve teknoloji sektöründe halka açılma oranıyla eş değer seyir izlemektedir. Halka açılma oranı ve I. büyük ortak payı kıyaslandığında, hâkim hissedarın kontrol üzerinde payı yüksek buna bağlı olarak dağınık sahiplik yapısı düşük, denetim ve azınlık hissedarın yönetimde söz sahibi olanağı kısıtlıdır. Bu nedenle de vekâlet maliyetlerinin düşük olduğu ve kurumsal yönetim uygulamalarının zayıf olduğu sonucu çıkarılabilir. Personel sayısı ve öz sermaye oranına göre analizde, genel itibariyle büyük ölçekli ve sermaye yoğun firmalar mevcuttur. Sektörün yapısını belirleyen toplam finansal performans açısından ise, enerji sektöründe yüksek, imalat sanayinde orta, teknoloji ve bilişim sektöründe ise en düşük düzeydedir.
  • Master Thesis
    Oecd Ülkelerinde Genişbant İnternet Talebi: Panel Veri Uygulaması
    (2012) Küçüker, Mustafa Can; Küçüker, Mustafa Can; Cilasun, Seyit Mümin; Küçüker, Mustafa Can; Cilasun, Seyit Mümin; Cılasun, Seyit Mümin; Economics; Department of Business; Economics; Department of Business
    Bilgiye erişimin ve bu bilginin etkin kullanımının ülkelere rekabet avantajı sağladığı günümüz iktisadi koşullarında geniş bant internet hizmeti en önemli altyapı unsurlarından biridir. Bu bağlamda, bu çalışmada OECD ülkelerindeki geniş bant internet talebinin panel veri ve yatay kesit analizleri ile 2006, 2008 ve 2010 yılları için kişi başına düşen gelir, ortalama internet fiyatları, ortalama internet hızları, megabit başına düşen ortalama fiyatlar, ülkelerin sahip oldukları genç nüfus oranları ve genişbant internet teknolojilerinin kullanıldığı yıl sayılarından oluşan bir veri seti kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır.Ampirik sonuçlar, ülkelerdeki kişi başına düşen gelirin, ortalama internet hızının ve genişbant teknolojisinin kullanıldığı yıl sayısının; genişbant internet talebini etkileyen önemli faktörler olduğunu göstermiştir. Genç nüfus oranı talebi etkileyen bir faktör değilken, fiyat etkisi zaman içinde azalmıştır. Çalışma sonucunda genişbant internetinin günümüzde kullanımı zorunlu olan mal ve hizmetler içerisinde yer aldığı tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Toplam Elektrik Talebinin Fiyat ve Gelir Esneklikleri, 1970-2008
    (2010) Saygılı, Tevfik Okan; İsmihan, Mustafa
    Bu tez çalışmasında, Türkiye'de toplam elektrik tüketiminin gelir ve fiyat esneklikleri, 1970-2008 dönemi için, geliştirilen ekonometrik model çerçevesinde tahmin edilmiştir. Bu bağlamda, birim kök testleri ve eşbütünleşme tekniği gibi modern zaman serisi analizleri kullanılmıştır. Ayrıca, bu çalışmada güncellenmiş ve tutarlı ortalama elektrik satış fiyatı ve gelir serileri oluşturulmuştur.Geliştirilen model çerçevesinde Türkiye'de toplam elektrik tüketiminin uzun dönem gelir esnekliği 1.29, kısa dönem gelir esnekliği ise 0.44 olarak tahmin edilmiştir. Aynı zamanda talebin elektrik fiyatından etkilenmediği tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, talebin fiyat esnekliğinin sıfırdan farklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Master Thesis
    Kripto Paraların, Fiat Para Fonksiyonları Üzerine Bir Değerlendirme
    (2022) İşler, Zeynep; Ekinci, Mehmet Fatih
    Blok zincir teknolojisi günümüzün en çarpıcı yeniliklerinden biridir. Kriptografi ve bilgisayar biliminin önemli konseptlerinin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan bu sistem, ödeme sistemleri başta olmak üzere birçok iş dalında çok önemli alternatif seçenekler oluşturabilecek bir altyapı sunmaktadır. Sıklıkla duyulan kripto para birimi Bitcoin'e ilaveten, Bitcoin ile ilişkili olan ancak kendi bağımsız piyasa döngüleri de olan alternatif kripto para birimleri de vardır. Geleneksel finansal uygulamalar hala geçerli olsa da geleceğin ekonomisi olma potansiyeline sahip kripto para birimlerinin de kendi dinamikleriyle anlaşılması gereklidir. Bu çalışmanın amacı kripto paraların itibari paranın fonksiyonlarını yerine getirebilecek pozisyonda olup olmadığını incelemektir. Çalışmada; Bitcoin'in varlık olarak özellikleri incelenmektedir. Bir yatırım aracı diğer yatırım araçları ile hiçbir korelasyona sahip değilse ya da negatif bir korelasyona sahip ise bu aracın çeşitlendirme özelliği bulunmaktadır. Çalışmada incelenen dönemde E-7 ve G-7 ülkeleri borsa getirileri ile Bitcoin getirileri arasında sıfıra yakın düşük korelasyon tespit edilmiş olup, bu bulgu Bitcoin'in bir çeşitlendirme aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir.
  • Master Thesis
    Türkiye`de Leasing İşlemlerinin Karşılaştırmalı Bir Analizi
    (2006) Vural, Ayçanur; Arslan, Mehmet
    ÖZETTürkiye'de leasing işlemlerinin işleyişinin incelendiği bu çalışma altı anabölümden oluşmaktadır.Öncelikli olarak leasingin tarihsel gelişimi incelenmiş olup, dönemlerboyunca leasing işlemlerinin nasıl bir seyir izlediği, uluslararası arenada leasinginhangi kuruluşların çabalarıyla desteklendiği kuruluşlar bazında detayları ileincelenmiştir. Leasingin çok eski bir finansman tekniği olması ve diğer ülkelerin bufinansman tekniği ile bizden çok daha önce tanışmış olması nedeni ile diğerülkelerdeki uygulamalar çeşitli ülkeler bazında ayrıntılı olarak incelenmiştir.Leasingin iki temel çeşidi olan finansal kiralama ve faaliyet kiralamasıkarşılaştırılmış ve leasingin işleyişi hem kiracı hemde kiralayan açısından ayrıntılıolarak incelenmiştir.Türkiye'deki leasing işlemleri özellikle hukusal düzenlemeler baz alınarakincelenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'de leasing işlemlerinin mevzuattan kaynaklanansorunları, teşvik düzenlemeleri, hukuki zeminde sözleşmenin hangi şartlarda sonaereceği ve işleyiş süreci detaylı olarak incelenmiştir. Türkiye'de uygulanma şekli gözönüne alınarak leasing işlemlerinin avantaj ve dezavantajları maddeler haline deteylıolarak incelenmiş, yatırımcılar açısından yarar ve sakıncaları üzerinde durulmuştur.Çalışmanın analiz kısmında. leasing ile ilgili güncel bir çalışma oluşturulmasıamacıyla 2003 yılından 2005 yılı ilk ay6 aylık dönemini kapsayacak şekilde sektöründurumu anlatılmış, özellikle hangi mal gruplarında leasing yapmanın tercih edildiğitablolarla anlatılmıştır. Ayrıca çalışmanın bu kısmında, kiracı şirket açısından leasingişlemlerinin muhasebeleştirilmesinin nasıl yapıldığı ve bu muhasebe kaydınınbilançoya etkisi örnek çalışma üzerinde açıklanmıştr.Son bölümde konuya ilişkin sonuç ve değerlendirme çalışması yapılmıştır.Yapılan değerlendirme sonunda, leasing işlemlerinin özellikle hukuksal sorunlarınınolduğu ve hukuki zemindeki eksikleri giderilmesi durumunda sektörün gelişmesinebüyük yarar sağlayacağı şeklinde öneri sunuluştur.
  • Master Thesis
    5024 Sayılı Yasa Uyarınca Türkiye'de Enflasyon Muhasebesi ve Uygulaması Üzerine Örnek Bir Çalışma
    (2004) Topoğlu, Serhat; Çetiner, Ertuğrul
    238 ÖZET Fiyatlar genel seviyesinde meydana gelen devamlı bir yükselme şeklinde kendini gösteren enflasyon, bir çok sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlara ana kaynak teşkil ettiği gibi, işletmelerin temel göstergeleri olan mali tabloları da homojen bir yapıdan uzaklaştırarak, anlamsız bir hale getirmektedir. Bu durum ise bir taraftan işletmelerin geleceğe yönelik plan ve program yapmalarını zorlaştırırken diğer taraftan da zahiri kazançlar üzerinden vergi ödemeye neden olmaktadır. Enflasyonun yarattığı olumsuzlukları gidermek ve muhasebenin sunmuş olduğu bilgilerin geçerliliği açısından, enflasyon muhasebesinin uygulanması gerekmektedir. Bu gerçek Maliye Bakanlığını enflasyona karşı genel bir tedbir almaya yönlendirmiş ve bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu,Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunun da değişikli yapılması hakkında 5024 sayılı yasa yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile geleneksel muhasebenin hazırlamış olduğu verilerin, genel fiyat düzeyi muhasebesi yöntemine göre düzeltilmesi ve finansal raporların gerçek değerlerle ifade edilmesi sağlanmıştır. Enflasyon muhasebesi uygulamalarının, kanuni bir zorunluluktan çok, işletme faaliyetlerinin gerçek sonuçlarının belirlenmesi bakımından gerekli olduğu inancındayım.
  • Master Thesis
    Bankalarda Risk Yönetimi: Basel I , Basel Iı Uygulamaları
    (2008) Topcu, Neslihan; Kaval, Hasan
    ÖZETTürk finans sisteminde bankalar çok büyük bir paya sahiptir. Bankalar üstlendikleri fonksiyonlara bağlı olarak da ekonomide son derece önemli işlevlere sahiptirler. Bankalar bir yandan önemli işlevleri olan kaynak ihtiyacı olan kesimleri finanse ederken, diğer taraftan aktaracağı kaynakları elde etmeyi amaçlarlar.Bankaların ağırlıklı olarak yabancı kaynakla çalıştığı düşünüldüğünde başkalarının parasıyla çalışan bankaların güven kurumları olarak ciddi yükümlülükler taşımaktadırlar. Bu sebeple risk yönetimi bankacılık sektörü açısından çok önemlidir.Bankalar daha riskli alanlarda faaliyet göstermeleri sebebiyle risk ve riski yönetme kavramları daha çok önem taşırlar. Bundan dolayı daha dikkatli risk ölçümlerinin yapılması, riskten korunmak için daha yeni tekniklerin kullanılmasına gerekmiştir. Ayrıca son dönemlerde Uluslar arası Ödemeler Bankası bünyesinde konuya ilişkin düzenlemeler yapılmış olup, Türk bankalarını da bu düzenlemelere uymak zorunda kalacaktır.Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; giriş yapılarak tezin konusu, amacı, önemi, yöntemi ve genel plan hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde riskin ne anlama geldiği ve bankacılıkta karşılaşılan riskler, üçüncü bölümde sermaye yeterliliği rasyosunun doğuşu ve bu çerçevede Basel I ve Basel II kriterlerinin bankacılık sektöründe uygulanışı dördüncü bölümde bankaların en önemli aracı krediler tanımı ve kredi riskinin ölçülme yöntemleri ve bu yöntemlerden standart yaklaşıma göre ayrılması gereken sermaye miktarı ve beşinci bölümde ise sonuç v öneriler bulunmaktadır.Bu çerçevede esas olarak 2000'li yıllarla birlikte Türk Bankacılık Sektörünün en önemli gündem maddeleri arasına giren risk yönetimi önemini giderek arttırmaktadır. Bu sebeple Türk Bankacılık sistemi Basel kriterleri çerçevesinde Risk yönetimi sürecini başlatmış olup, Basel düzenlemelerine geçiş için gerekli düzenlemeleri yapmaktadır. Risk yönetimi daireleri tarafından izlenen ve geliştirilen rating sistemleri kredi değerlendirme raporları ile Basel düzenlemeleri kabul edilerek bu sistemi sindirebilecek bankacılık sistemleri oluşturularak bankaların daha sağlam bir sermaye yapısına ulaşması hedeflenmektedir. Bankaların en önemli aracı kredidir. Bu yüzden bankalar kredi riski üzerinde yoğunlaşmış olup, ne kadar az kredi batırırsa o kadar kar elde edeceğinin bilinciyle kredi riskinin ölçülüp, sermaye yeterlilik düzenlemeleri üzerinde yoğunlaşmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Yargı Sisteminin Etkin İşleyişi ve Ekonomik Büyüme: Türkiye Örneği, 1980-2010
    (2015) Benli, Hande Emin; İsmihan, Mustafa; Oğuz, Fuat
    Bu çalışmada, ülkelerin ekonomik performanslarındaki farklılıkların kurumsal faktörlerden kaynaklandığı görüşü takip edilerek, yargı sisteminin etkinliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi incelenmiştir. Literatürde, yargı sisteminin performans etkinliği ve ekonomik büyüme ile ilişkisi konusunda yapılan çalışmalar hem kuramsal hem de ampirik bakımdan eksiktir. Çalışmanın temel amacı, literatürdeki boşlukları dikkate alarak, yargının performans etkinliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini araştırmaktır. Yargı sisteminin sadece maddi hukukun uygulanması yönüne vurgu yapan çalışmaların aksine, bu çalışmada, yargı sisteminin etkinliğinin karar ve performans unsurlarından oluştuğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, yargı sisteminin etkinliğinin karar ve performans ayrımı dikkate alınarak analiz edilmesinin önemi vurgulanmıştır. Ancak, bu çalışmanın ampirik bölümleri yargının performans etkinliği ile sınırlıdır. Yargı sisteminin performans etkinliği, Türkiye için 1980-2010 dönemi yıllık verileri kullanılarak, yeni bir endeks oluşturulmak suretiyle ölçülmüştür. Ayrıca, performans etkinliğinin ekonomik büyüme ile ilişkisini ortaya koyan ampirik bir model oluşturulmuş ve zaman serisi teknikleri kullanılarak sınanmıştır. Tasviri bulgulara göre, 1980-2010 dönemi boyunca yargı sisteminin performans etkinliğinin istikrarlı olmadığı görülmektedir. Başka bir deyişle, endeks Türkiye'de belirli dönemlerde yaşanan ekonomik ve politik gelişmelere hassasiyet göstermiştir. Ampirik model, yargı sisteminin performans etkinliğinin üretim fonksiyonu yaklaşımına dâhil edilmesiyle oluşturulmuştur. Ampirik sonuçlara göre, Türkiye'de yargı sisteminin performans etkinliğinin ekonomik büyüme üzerinde pozitif etkisi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu etkinin, özellikle nüfus başına düşen hâkim ve savcı sayısı ile davaların temizlenme oranı kanallarıyla ortaya çıktığı tespit edilmiştir.