Search Results

Now showing 1 - 10 of 40
  • Master Thesis
    AB yolunda Ukrayna: Avrupa komşuluk politikası ve AB - Ukrayna ilişkileri
    (2015) Sarı, Gözde; Yılmaz, Gözde
    Avrupa Komşuluk Politikası (European Neighbourhood Policy – ENP), AB'nin 2004 genişlemesi sonrasında ortaya çıkan 'güvenlik' ve 'hazmetme kapasitesi' sorunlarına yönelik çözüm bulmak ve komşuları ile ilişkilerini düzenlemeyi amaçlayan bir politika alanıdır. Ukrayna, AB üyelik perspektifine sahip bir ülke olarak ENP sürecinin en başından beri yer almıştır. Diğer taraftan; 2004 yılında yaşadığı Turuncu Devrim, AB-Ukrayna ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuş ve AB-Ukrayna ilişkileri büyük bir ivme kazanmıştır. Fakat devrim sonrası dönemde, Ukrayna'da AB eğilimi bir düşüş yaşamıştır. Diğer taraftan; Ukrayna'nın azalan AB eğilimi, Kasım 2013'de meydana gelen EuroMaidan olaylarıyla, yeniden yükselişe geçmiştir. Bu kapsamda; Turuncu Devrim'den on yıl sonra meydana gelen EuroMaidan olayları, Ukrayna'nın AB yolunda bir kısır döngü yaşadığını göstermektedir. Bu çalışmanın amacı; Turuncu Devrim ile AB'yle yakınlaşan Ukrayna'nın devrim sonrası dönemde AB ile ilişkisini ENP kapsamında değerlendirmek ve EuroMaidan olayları da göz önüne alınarak, AB'nin ve ENP başta olmak üzere AB politikalarının Ukrayna üzerindeki etkisi ile AB-Ukrayna ilişkilerinde yaşanan kısır döngünün nedenlerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada; bu kısır döngünün nedenlerinin; AB'nin ENP politikasının Ukrayna'nın istediği üyelik perspektifini sunmaması, ENP'nin yapısal problemleri ile Ukrayna'nın iç dinamikleri ve Rusya olduğu tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler Avrupa Birliği, Avrupa Komşuluk Politikası, Ukrayna, Turuncu Devrim, EuroMaidan olayları.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Kültür Politikaları ve Türkiye'ye Etkileri
    (2011) Öztürk, Günay; Bal, İdris
    Küreselleşen dünyada bugün için en önemli uluslararası bir entegrasyon olan AB tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir birleşik devletler Topluluğu olma yolundadır. Entegrasyon içinde kültürde önemli bir yer tutmaktadır.Bu çalışma; AB'nin tarihsel gelişim sürecinde kültür politikalarının incelenerek gelinen noktanın ve Türkiye'ye etkilerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır.Birinci bölümünde Kültür Kavramı, Kürelleşme ve kültür üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde AB'nin tarihsel gelişim süreci, AB kurumları incelenmiştir. AB'nin genel durumu saptanmaya çalışılmıştır.Tezin ana konusunu oluşturan üçüncü bölümde AB kültür politikaları tarihsel gelişim süreci içinde incelenmiş, kültür programları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise Türkiye'de tarihsel süreç içinde kültür politikaları genel olarak ele alınmış ve AB Türkiye ilişkilerinin gelişimi ve AB kültür politikalarının aday ülke Türkiye'ye etkileri incelenmiştir.Tezde sonuç olarak, çeşitlilik içinde birlik düşüncesi ile AB'de kültür bağlamında bugün gelinen durum saptanmaya çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Yumuşak güç Avrupa Birliği'nin dış politika aktörü olarak Avrupa Ortak Dış Güvenlik Politikası ve Bosna, Kosova, Suriye krizleri üzerinden güvenlik politikalarının değerlendirilmesi
    (2017) Timuçin, Mehmet; Ünal, Hasan
    Bu tez çalışmasında ' Yumuşak Güç Avrupa Birliğinin Dış Politika Aktörü Olarak Avrupa Ortak Dış Güvenlik Politikası Ve Bosna, Kosova, Suriye Krizleri Üzerinden Güvenlik Politikalarının Değerlendirilmesi' amaçlanmaktadır. Bosna, Kosova, Suriye Krizleri karşısında AB tarafından uygulanan politikalar ve krizlerin gelişim süreci incelenerek AB'nin ODGP sürecinde ortaya koyduğu etkilerin neler olduğu değerlendirilmeye çalışılmıştır. Değerlendirmeler sonucunda uluslararası alanda küresel bir aktör AB'nin oluşturulmasına yönelik tespitler ortaya konup öneriler sunulmuştur. İlk bölümde kuramsal çerçeve çizilerek; Kimlik ve kültür, supranasayonel kimlik ve otorite, sivil güç, askeri güç, normatif güç ve neo yapısal fonksiyonalizmde Avrupa'nın entegrasyonu kavramları açıklanmıştır. İkinci bölümde AB'de ODGP ve tarihsel gelişim sürecini AB'de birlik fikrinin oluşması incelenecektir. Üçüncü bölümde ise AB'nin ODGP incelendiğinde ortak değerlere sahip bir politika yaratmaya amaçlasa da Bosna, Kosova ve Suriye Krizlerinde uyguladığı güvenlik politikalarının incelenerek AB ODGP yaklaşımının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Üç kriz arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konarak belirlenen politikanın altında yatan nedenler irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivil Güç, Askeri Güç, Normatif Güç, ODGP, EUROFOR.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ve Kişisel Verilerin Korunması Kanununa Göre İlgili Kişi Haklarının Karşılaştırılması
    (2021) Gürener, Betül; Akdemir, Tuğba Gürçel
    Günümüzde gelişen teknolojinin sınırsız bir dünyanın oluşmasını sağlaması sonucunda, insan hakları ihlalinin ortaya çıkması ve özel hayatın gizliliğinin ihlali riskinin oluşmasına neden olmuştur. Bu riskler sebebiyle oluşabilecek ihlalleri engellemek ve kişisel verilerin korunmasını sağlamak adına çeşitli adımlar atılmıştır. Bu alanda Avrupa Birliği tarafından atılan adımlardan birisi, 1995 yılında yürürlüğe giren 95/46 AT Sayılı Avrupa Veri Koruma Direktifi olmuştur. Teknolojinin hızla gelişmesiyle, Avrupa Birliği tarafından Veri Koruma Hukuku'na ilişkin mevzuatın yeniden düzenlenmesi ile kişisel verilerin korunması çerçevesinin genişletilmesi gerekli görülmüştür. Böylece Avrupa Parlamentosu'nda Genel Veri Koruma Tüzüğü (GVKT) 2016 yılında yeni çağın gereklerine göre düzenlenerek kabul edilmiştir. Türkiye'de kişisel verilerin korunması alanı görece daha geç gündeme gelmiştir. İlk olarak 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı Anayasa'ya eklenmiş olup, ardından 2016 yılında Kişisel Verilerin Korunması Kanun'un kabul edilmesi ile bu alana özgü kanun çalışması yürürlüğe girmiştir. Bu tezin amacı; Ulrich Beck' in risk toplumu kuramının modern toplumlarda ortaya çıkan risklerin dönemin koşullarına göre değişebilmesi varsayımından yola çıkarak, kişisel verilerin korunması kavramının ortaya çıkışı ve yeni dönemin getirdiği risklerin bu bağlamda değerlendirilmesidir. Buna göre oluşturulan hukuki düzenlemelerin temel amacı kişinin sanal dünyada da haklarının korunabilmesidir. Buna göre Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından oluşturulan Genel Veri Koruma Tüzüğü ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda yer alan 'İlgili Kişi Hakları' Ulrich Beck'in Risk Toplumu Kuramı çerçevesinde incelenmiş olup, Türkiye'de yakın bir geçmişe sahip olan Kişisel Verilerin Korunması alanının Avrupa Birliği'ndeki gibi oturmuş bir anlayışın oluşabilmesi ve hayatın olağan akışı içerisinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun uygulanabilmesi için makul bir sürenin geçmesi ve bu süreçte istikrarlı bir kanun uygulanma alanının oluşmasıyla gerçekleşeceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler Genel Veri Koruma Tüzüğü, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Risk Toplumu, İlgili Kişi Hakları
  • Master Thesis
    Alman Siyasetinin Türkiye'nin Ab'ye Katılımı Sürecindeki Değişimleri: 1960'dan Günümüze
    (2015) İlhan, Müslime; Ünal, Hasan
    Alman ikinci dünya savaşı öncesi ve sonrası, Soğuk Savaş öncesi ve Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla simgeleşen Soğuk Savaşın sonu sonrası birçok siyasi paradigma geliştirmiştir. Almanya'nın Osmanlı Devleti döneminden beri Türkiye ile siyasi ilişkileri bulunmuştur. Avrupa Birliği'nin ilk nüvesi olan Avrupa Çelik ve Kömür Topluluğundan beri Almanya'nın AB siyasetinde önemli değişiklikler yaratabilecek gücü olmuştur. Türkiye de 1959 yılındaki başvurusundan beri AB ile sıcak ilişkilere girmiş, girmiş olduğu bu ilişkide Almanya siyasetinin tavrı çok belirleyici olmuştur. Bu tezde Alman siyasetinin bu önemli belirleyici rolünün zaman içerisindeki izlerine temas edilmiş, özellikle 1960 sonrası dönemine odaklanılmıştır. Bu odağı belirginleştirmeye çalışırken ilkin Avrupa Birliği fikrinin ve varlığının tarihi süreci ele alınmış, Avrupa Birliği siyasetini oluşturan temel kurumların durumu ve rolü ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne dâhil olma isteği ya da yerine göre zorunluluğu ve serüveninin tarihi özellikleri açıklanmıştır. Son bölümde ise Almanya ve Türkiye ilişkilerine yoğunlaşılmış, güncel temasa kadar Alman siyasetinin Türkiye ile olan ilişkilerine ve Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde izlediği siyaset irdelenmiştir.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nin Yumuşak Gücü: Küresel İklim Değişikliği Politikaları
    (2021) Kala, Edibe; Yılmaz, Gözde
    İklim değişikliği ile mücadelenin 1970'lerde uluslararası platforma taşınmasıyla Avrupa Birliği iklim değişikliğinin dünya ve gelecek nesiller için bir tehdit olduğunu fark etmiş ve konuyu gündemine dâhil etme kararı almıştır. 1970'li yıllardan günümüze kadar AB kurumları çevre ve iklim politikalarını da göze alarak siyasete yön vermektedir. Askeri ve sert güce sahip olmayan AB uluslararası iklim değişikliği müzakerelerinde yumuşak gücünü kullanmaktadır. Nye'ın uluslararası ilişkilere kazandırmış olduğu yumuşak güç kavramı 1990'larda literatüre girdiğinde ilk olarak AB'ye atıfta bulunan bir güç biçimi değildi. O yıllarda ABD'nin gücünün zayıfladığı çevrelerce tartışılırken, AB'nin yumuşak güç olup olmadığı tartışmaları başlamıştır. Yumuşak güç ve sert güç arasında bulunan ayrımda yumuşak güç araçları kültür ve diplomasi gibi araçlarken sert güç zor kullanma ve askeri orduya sahip olma gibi araçları içermektedir. Küresel iklim değişikliği politikalarında liderliği devralan AB, tüm ülkeleri sera gazı emisyon azaltımı konusunda yükümlülük almaya davet etmektedir. 1970'li yıllardan sonra AB için değerlenen ve gündeminde önemli yere sahip olan çevre ve iklim politikaları, yumuşak güç bağlamında araştırılarak, yazılan bu tezin ana temasını oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler Avrupa Birliği, Emisyon Azaltımı, İklim Değişikliği, Paris Anlaşması, Yumuşak Güç
  • Master Thesis
    Soğuk Savaş Sonrası Değişen Konjonktürde Rusya Federasyonu - Avrupa Birliği İlişkileri ve Türkiye'ye Yansımaları
    (2011) Boğaz, Serhan; Hurmi, A. Bahar Turhan
    Rusya, Soğuk Savaşın ardından Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla bir süre kaos içine girmiştir. Ancak daha sonra zengin enerji kaynaklarının da verdiği güçle ekonomisini yeniden toparlayarak dünyada söz sahibi olmuş ve Çin gibi ülkelerle ittiklar kurmuştur. Rusya böylece dünyada Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı çok kutupluluğu savunmaya çalışmaktadır. Avrupa Birliğinin ise devamlı gelişen bir oluşum olarak Rusya Federasyonu ile yakın ilişkileri vardır. Özellikle AB'nin enerji bağımlılığı nedeniyle bu ilişkilerde zaman zaman sorunlar yaşanmaktadır. Bu ilişkiler, hem Rusya ile aynı coğrafyada bulunan hem de yıllardır AB üyesi olmak için bekleyen Türkiye'yi yakından ilgilendirmektedir.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'ne Üyelik Sürecinde İhracata Yönelik Devlet Yardımlarının İşletmelerin İhracat Performansı Açısından Değerlendirilmesi
    (2013) Sapmaztürk, Can; Hacıhasanoğlu, Bilge
    Bu çalışmada, 1980 sonrası dönemde Türkiye'de uygulanan ihracata yönelik devlet yardımlarının, Türk Eximbank kredi ve sigorta programlarının ve Dahilde İşleme Rejimi'nin taşıdığı nitelikler, Türkiye'nin dış ticaret yapısı ve Türkiye'de faaliyet gösteren işletmelerin ihracat performansı açısından değerlendirilmiştir. Tez üç bölümden oluşmaktadır.Tezin birinci bölümünde ihracat, ihracata dayalı ekonomik büyüme, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Gümrük Birliği ve Türkiye'de ihracat ile ekonomik büyüme kapsamında gerçekleşen çalışmalara değinilmiştir.Tezin ikinci bölümünde devlet yardımları kavramı açıklanmış ve Türkiye'de uygulanan ihracata yönelik devlet yardımları, Türk Eximbank kredi ve sigorta programları ile Dahilde İşleme Rejimi tanımlanmıştır. Bu uygulamalar Avrupa Birliği'ndeki uygulamalar ile karşılaştırılmıştır.Tezin üçüncü bölümünde işletmelerde ihracat performansı kavramı açıklanmış ve yabancı ülkeler ile Türkiye'de ihracat performansına yönelik araştırmalara yer verilmiştir.Çalışmada Türkiye'nin Ar-Ge'ye ve devlet destekli kaynak tedarikine dayanan uzun vadeli bir politika ile mikro ve makro boyutta uluslararası rekabet gücü elde edebileceği sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi
    (2023) Aşar, Dilara; Yiğit, Aslı
    Tarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta Kadın
  • Master Thesis
    Lobicilik ve Propaganda-amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği'nde Lobicilik Faaliyetleri ve Türkiye'nin Abd'de Yürüttüğü Lobicilik Çalışmaları
    (2017) Altay, Mustafa Kemal; Ünal, Hasan
    Homo sapiens'den, homo sapiens sapiens'e oradan günümüze kadar geçen süre zarfında insanoğlu sürekli olarak etkileşim ve iletişim içerisinde kalmışlardır. Bu süreç insan ırkının varlığı yok olacağı güne kadar sürüp gidecektir. İnsanlar arsında ki mücadele ilk insan topluluklarından başlayarak sürekli olarak devam etmektedir. Bu mücadelenin içeriği ister savaşlara dayansın, isterse bir bilgilin oluşturulmasına hepsinin içerisinde cereyan eden bir yönetsel sistemler zinciri varlığı ya da başka bir ifadeyle hiyerarşik yapı mevcuttur. Bu süreçlerin temel yapısı ise; modern anlamda lobi (etkileme, manipüle etme vb.) faaliyetleri ve propaganda (tanıtma, baskı kurma vb.) faaliyetleri olarak özetlenebilir. Bu çalışmada sırasıyla lobicilik ardından da propaganda hakkında detaylı bilgilere yer verilerek, siyaset, askeri ve ekonomik alanlarda ki etkilerine değinilecektir. Ayrıca bu kavramların zaman içerisinde nasıl evrime uğradıklarına değinilecektir. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde ki ve Avrupa Birliğinde ki işleyiş biçimlerinden de söz edilecektir. Son kısımda ise, Türkiye'nin lobicilikle tanışması ve Türk lobilerinin faaliyetlerine değinilerek özellikle lobi faaliyetlerinin Dünya üzerinde büyük bir yer kapladığı Amerika Birleşik Devletlerinde ki çalışmalarından bahsedilecektir. Atalarımızdan miras aldığımız ve adeta genetik kodumuza işlenen çevremize hükmetmek, etki alanımızı genişletmek ve güce (siyasi, ekonomik, vb.) sahip olmak gibi olgulardır. Bu olguların sürekliliği için lobiciliğin ve propagandanın devamlılığı esastır. Özellikle günümüz Dünyasında demokrasi kavramının sadece kâğıt üstünde kaldığı, demokrasinin amaç değil de araç olduğu ve faşizan ideolojilere sahip yöneticilerle yönetilen ülkelerde kısmen lobiciliğin, fakat propaganda faaliyetlerinin çok ama çok daha önemli hale geldiği ülkelerde ki siyasiler için önemi kat be kat daha da artmaktadır. Bu çalışmada Dünya tarihinin tozlu sayfalarında yerini almış faşist ideolojilere sahip olan yöneticilere kısmen değinilecek, onların moderni olanlardan ise asla bahsedilmeyecektir.