130 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 130
Master Thesis Lewis Carroll'ın Alice's Adventures İn Wonderland (1865) ve C.s. Lewis'nin The Magician's Nephew Romanlarında İkincil Dünya Fantazilerinin İncelenmesi(2021) Yılmaz, Elif; Elbir, N. BelginBu tezin amacı Lewis Carroll'ın Alice's Adventures in Wonderland ve C.S. Lewis'in the Magician's Nephew romanlarını birincil dünya düzenindeki gerçeklik ve olasılık kavramlarıyla ilişkili olarak, 'gerçeklik' kavramının metinlerdeki ikincil dünyalarda nasıl biçimlendirildiği ve ifade edildiği ve fantastik ögeler içeren metinlerin, gerçeklik kavramının biçimlendirilmesiyle bağlantılı olarak nasıl sınıflandırıldığı üzerinden incelemektir. Tezin teori bölümünde, fantastik edebiyat eleştirisinin yirminci yüzyıldaki gelişim süreci, türün karakteristik özelliklerini ve fantastik ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi açıklayan, J.R.R. Tolkien, Tzevetan Todorov, Eric S. Rabkin ve Rosemary Jackson tarafından yazılmış başlıca metinler incelenmiştir. Analitik bölümlerde Alice's Adventures in Wonderland ve the Magician's Nephew romanlarının fantastik ögeler içeren metinler olarak, fantastik edebiyat için önemi, bu metinlerdeki fantastik elementlerin teori bölümünde açıklanan metinlerin ele alınması yoluyla incelenmiştir. Sonuç olarak fantastik, kişiler ve toplumların bilinçaltı arzularının tersine çevirme ve ortaya koyma yoluyla ifade edilmesidir, ancak içinde fantastik ögeler barındıran her metin, fantastik edebiyat ürünü değildir, çünkü fantastik edebiyat metinler, fantastiği ve doğaüstünü, gerçek olarak kabul etmelidir. Bu durumda, C. S. Lewis'in eseri bir fantastik edebiyat ürünü olarak sınıflandırılabilirken, Lewis Carroll'ın eseri için aynı durum geçerli değildir, zira Carroll'ın eseri içinde fantastik ögeler barından bir rüyanın hikâyesidir.Master Thesis Kuzey ve Güney ve Büyük Umutlar Romanlarında Sınıf ve Cinsiyet Bağlamında 19. Yüzyıl İngiliz Toplumu(2024) Nalbant, İrem; Tekin, KuğuBu tez, Viktorya dönemi İngiltere'sinde var olan sınıf ve cinsiyet temelli toplumsal sorunları Marksist edebiyat eleştirisi merceğinden inceleyecektir. Kuzey ve Güney (1855) ve Büyük Umutlar (1861) romanları sanayileşmenin etkisiyle birey ile toplum arasındaki çatışmayı anlatmaktadır. Seçilen iki yazarın sorunlu toplumsal konulara bakış açıları tezde tartışılacaktır. Bu sorunlu konuların en önemlileri arasında Viktorya çağının sosyo-ekonomik ve kültürel durumu ve kadınların görece düşük konumu araştırılacaktır. Sanayileşmenin etkisiyle sınıflar arasındaki kopukluk derinleşmiş, özellikle mevcut adaletsiz toplumsal düzen nedeniyle emekçilerin ağır çalışma koşulları dayanılmaz hale gelmiştir. Bu durumların Marksist bir okumayı zorunlu kıldığı görülmektedir. Marksist ideolojiler, farklı sosyal sınıflar etkileşime girdikçe sosyal hareketliliğin insanların davranışlarını nasıl etkilediğini anlamaya çalışmaktadır. Sonuç olarak, kentsel ve kırsal alanlar arasında ortaya çıkan bireysel çatışma, Elizabeth Gaskell'in Kuzey ve Güney'i referans alınarak analiz edilecektir. Charles Dickens'ın Büyük Umutlar'ı ise burjuva toplumsal değerlerinin bireyleri nasıl etkilediği, özellikle yoksul alt sınıf bireyleri nasıl baskıladığı dikkate alınarak incelenecektir. Bu tezin Viktorya dönemi edebiyatında sınıf ve toplumsal cinsiyet temelli konulara ilişkin gelecekteki çalışmalara yeni bir katkı sağlayacağını umuyoruz.Master Thesis Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To The Lighthouse Adlı Romanlarında Savaşın Etkisi ve Yaşam ve Toplumdaki Değişiklikler(2021) Al-tameemı, Aaesha Nıhad Khaleel; Aras, GökşenBu tez, Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To The Lighthouse adlı romanlarını incelemektedir. Tez, Woolf'un adı geçen romanlarının, bireylerin olumlu tutumlarını devam ettirme çabalarına rağmen kolektif bir acı atmosferini yansıttığını ortaya koymaktadır. Her iki romanında da Woolf, Birinci Dünya Savaşı sonrası hayatta kalanların normale dönme ve yaşam kalitelerini arttırma çabalarını aktarmaktadır. Woolf, eserlerinde benliği etkili bir biçimde açıklama çabasını tanımlarken aynı zamanda karışık duygularından bir senfoni bestelemektedir. Woolf her iki romanında da yarattığı karakterler aracılığıyla savaşın acısını kurgusal bir biçimde aktarmaktadır. Woolf, Mrs. Dalloway adlı romanında savaş travmasını ve bu travmanın savaş nedeniyle bir daha evlerine dönemeyenlerin akrabaları, arkadaşları ve sevdikleri üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koymaktadır. Woolf'un otobiyografik bir eseri olarak okunan To The Lighthouse adlı romanı ise savaş travmasından acı dolu bir kurtuluşun hikâyesini ve Woolf'un roman türünde ortaya koyduğu yenilikleri yansıtmaktadır.Master Thesis Jane Austen'in Emma ve Louisa May Alcott'un Küçük Kadınlar Adlı Eserlerinde Liberal Feminizm ve Özerklik Kavramı(2022) Al-hajmee, Hanady Ahmed Abdulwahhab; Aras, GökşenBu tez, Jane Austen'in Emma ve Louisa May Alcott'un Küçük Kadınlar adlı eserlerindeki liberal feminizmi ve özerklik kavramını Emma Woodhouse ve Jo March adlı iki baş kadın karakter üzerinden incelemektedir. Bu tez, Emma ve Jo karakterlerinin onları özerk ve öz yönelimli yapan ve aynı sebeple romandaki diğer kadın karakterlerden ayıran, kişisel ve belirleyici özelliklerini incelemek üzere Amy Baehr, Susan Wendell ve Marilyn Friedman'ın kuramlarına odaklanacaktır. Jane Austen ve Louisa May Alcott dünyaca tanınan ve en ünlü feminist yazarlardandır; On Dokuzuncu yüzyıl Britanya ve Amerika'sında cinsiyet eşitsizliğini ve kadın haklarını konu alan, katı toplum kurallarına meydan okuyan olağanüstü romanlar yazmışlardır. Örneğin, Jane Austen ve Louisa May Alcott Emma ve Küçük Kadınlar adlı romanlarında güçlü ve bağımsız kadınlar tasvir ederek kadın haklarını savunmışlardır. İki romanda da, kadın haklarıyla alakalı görünenin altında yatan derin ve karmaşık konular yer alır. Emma romanında Jane Austen kendi dönemindeki kadınları ilgilendiren ciddi konulardan bazılarını öne sürer. Austen, kendi zamanındaki kadınların hayatlarını tasvir eder, kadınları baskılayan ataerkil topluma dikkat çeker ve evlilik Kurumunu eleştirir. Diğer bir yandan Küçük Kadınlar, Alcott'un feminist yazarlar arasında yerini almasını sağlayan en ünlü ve başarılı romanı olarak düşünülür. Roman, Amerika'nın iç savaş döneminde, dört March kızkardeşin hayatlarının, büyümelerinin ve kendilerini kanıtlamalarının izini sürer. Ailenin ikinci kızkardeşi olan Jo March'ın yazar olma yolundaki yolculuğunda Jo'nun özgürlük ve bağımsızlık başarısına odaklanır. Bu çalışma, Austen ve Alcott'un feminist yazarlar olarak tanımlanmalarını sağlayan düşüncelerini romanlarındaki Emma ve Jo karakterleriyle nasıl yansıttıklarını göstermektedir.Doctoral Thesis Shakespeare'in Trajedilerinde Rekabet Durumuna Sebep Olan Doğa Durumu ve Mimetik Arzu: Titus Andronicus, Macbeth ve King Lear(2019) Balkaya, Mehmet Akif; Canlı, Sifat GülsenBu tezin amacı William Shakespeare'in Titus Andronicus (1594), Macbeth (1606), ve King Lear (1608) isimli trajedilerini rekabet durumu örnekleri olarak incelemektir. Çalışma, rekabet durumunun, Thomas Hobbes'un doğa durumu teorisi ile René Girard'ın mimetik arzu teorisinin arasındaki ilişkiyle açığa çıktığını iddia eder. Bu amaçla, doğa durumu, mimetik arzu ve rekabet durumu bunların kökenleri, tanımları, türleri ve özellikleriyle birlikte çalışılır. Doğa durumu, bu durumdaki kişi doğuştan eşitliğe inandığından dolayı, kişinin bencil ve kendini koruyan durumda olmasına işaret eder. Bu durumda, kişi diğerleriyle savaşım halindedir çünkü herkesi güven altında tutacak bir otorite ya yoktur ya da bu otorite zayıftır. Öte yandan, bir otoritenin egemenliği altında, medeni bir toplumda dahi, kişisel kazanımları için gizlice çıkarcı planlar yapan bireyler olabilir. Böyle bir otorite, herhangi bir iç kargaşa ve başkaldırıyı önlemek için medeni hukukla düzen sağlar. Ancak buna rağmen, medeni hukuka aykırı davranan, doğa durumu ve mimetik arzu ile ilişkili olan rekabet durumundan dolayı bir çatışma durumu ortaya çıkabilir. Bu durum salgın bir hastalık gibi etrafa yayılabilir. Hobbes'a göre çatışma durumunu ortaya çıkaran sebepler çekişme, (kendine) güvensizlik ve şan, şereftir. Bu kavramlar mimetik arzu ile paralellik göstermektedir. Mimetik arzu, kişinin bir nesneye karşı bir model yani dolayımlayıcı vasıtasıyla dolayımlanmış olan arzusudur. Bir dolayımlayıcıyı taklit etmek rekabeti öne çıkarır, çünkü arzulanan nesne çekişmeye sebep olur. Bu sebepten, mimetik arzu üçgen bir yapıya sahiptir: model alınan dolayımlayıcı, arzulayan kişi ve arzulanan nesne. Çalışma doğa durumu ve mimetik arzunun özelliklerini ve bunların ilişkisinin rekabet durumuna sebep olduğu sonucuna varacaktır. Bu ilişki ile Shakespeare'in seçilen üç trajedisi incelenecektir.Master Thesis Shakespeare ve Marlowe'un Oyunlarında Iıı. Richard ve Barabas'ın Dışlanmış Kötü Karakter Olarak Tasviri(2022) Reekab, Hayder Ban; İzmir, SibelBu tezin konusu, Shakespeare'in III. Richard ve VI. Henry ozyunlarinda yer alan III. Richard ve Marlowe'un Maltalı Yahudi adlı oyunundaki Barabas karakterlerinin 'istisnai' davranışlarının gelişimi ve bu karakterlerin nasıl kötü özellikler kazandıkları ile ilgilidir. Freud'un 'Psikanalizle Buluşan Bazı Karakter Tipleri: istisnalar' çalışmasına dayanan ve daha sonra Harold Blum'un teorik araştırmaları aracılığıyla açıklanan bu tez, III. Richard ve Barabas'taki 'İstisnai' davranışı vurgulamaktadır. Ayrıca bu tez, III. Richard'ı şekil bozukluğu açısından Freud'un açıkladığı 'istisnai' karakteri geliştirmede bir faktör olarak, Barabas'ı ise Blum'un açıkladığı Hıristiyan bir toplumda dışlanmış bir Yahudi açısından değerlendirir. Ardından, bu karakterlerin maruz kaldığı kötü muamelelerinin bir sonucu olarak nasıl 'telafi' aradıklarını ve onların kötü karakterler olduğunu kanıtlayan Makyavelist ilkelerinden istifade ederek amaçlarına, yani 'telafi'ye nasıl ulaştıklarını açıklar. Ayrıca bu tezde, kötü karakter temsilini açıklamak için , kötülük özellikleri Machiavelli'nin Prens kitabının Elizabeth dönemi anlayışıyla ilişkilendirilir. Bu iki oyunun seçilmesinin önemi, ana karakterlerinin, ister III. Richard örneğinde olduğu gibi doğuştan olsun, isterse Barabas'ın durumundaki gibi çevredeki toplumun bir sonucu olsun, her iki türde de kötü muamele örneğinin bulunmasıdır. Ayrıca, Makyavelist ilkeler açısından, bu iki oyun, 16. yüzyıl dramasında Makyavelist kötü karakterlerin öncüleri ve Prens'deki manifestolar bağlamında öne çıkar. Bu tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, şekil bozukluğu açısından Freud'un 'İstisna' teorisine ve Yahudi karşıtlığı açısından ise Blum'un teorisine odaklanmaktadır. Ardından. Prens'teki Makyavelist ilkeleri ve bu ilkelerin Elizabeth toplumu üzerindeki etkisini ve Innocent Gentillet'nin Kont-Machiavelli kullanımını vurgular. İkinci bölüm, VI. Henry'nin 2. ve 3. bölümlerinde ve III. Richard oyununda III. Richard'ın şekil bozukluğunu ve bu bozukluğun karakteri üzerine etkisini Machiavelli'nin kitabına dayanarak III. Richard'ın 'telafi' arayışını ve kötülüğünü tartışmaktadır. Son olarak üçüncü bölüm, Yahudi karşıtlığının Barabas'ın 'istisnai' karakter gelişimini nasıl etkilediğini, bunun onun 'telafisi' arayışına nasıl yol açtığını ve Barabas'ın amacına ulaşmak için uyguladığı Makyavelist ilkelerini ele almaktadır.Master Thesis Emily Bronte'nin Wuthering Heights (uğultulu Tepeler) ve Charlotte Bronte'nin Jane Eyre Başlıklı Romanlarının Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi Açısından İncelenmesi(2019) Muhealdeen, Rasool Abdullah; Elbir, Nüket BelginEmily Bronte'nin Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler) ve Charlotte Bronte'nin Jane Eyre Başlıklı Romanlarının Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi Açısından İncelenmesi. Bu çalışmada Ondokuzuncu Yüzyıl İngiliz yazarları Emily Bronte'nin Wuthering Heights ve Charlotte Bronte'nin Jane Eyre başlıklı romanları, Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi bağlamında, Sigmund Freud'un kişilerin davranışlarını önemli ölçüde etkileyen psikolojik etkenler kapsamında ortaya koyduğu savunma mekanizmaları kavramı ışığında incelenmektedir. İncelemenin yöntemi, söz konusu iki romanda savunma mekanizmalarının nasıl kullanıldığının araştırılmasıdır. Çalışmanın amacı, bu iki önemli yazarın romanlarının farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesine katkıda bulunmaktır. Bu amaçla, Wuthering Heights ve Jane Eyre romanlarındaki başlıca roman kişilerinin romanda betimlenen tutumlarını ve davranış biçimlerini belirleyen savunma mekanizmaları incelenmektedir. İnceleme, iki romanın kahramanları olan Catherine Earnshaw, Heathcliff, Jane Eyre ve Mr Rochester adlı roman kişilerinin roman boyunca davranışları yoluyla sergiledikleri savunma mekanizmalarını ele almakta ve aralarındaki benzerlik ve farklara dikkat çekmektedir. Çalışmada ayrıca, romanların yazarları Bronte kardeşlerin bu karakterleri yaratma süreçlerini ve karakterlere yükledikleri özellikleri etkilediği varsayılan savunma mekanizmaları da dikkate alınmakta ve roman kişilerinin davranışlarını yazarların yaşamları ve kişilik özellikleri açısından tartışan bir değerlendirme sunulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi, Savunma Mekanizmaları, Sigmund Freud, Emily Bronte, Wuthering Heights, Charlotte Bronte, Jane Eyre.Master Thesis John Fowles'ın Fransız Teğmen'in Kadını ve Yaratık Adlı Eserlerinin Tarihyazımsal Üst-kurmaca Olarak İncelenmesi(2003) Soy, Özlem Şahin; Gültekin, Azade LerzanBu tezde yirminci yüzyılın ikinci yarısında teorize edilmiş olan tarihyazımsal üstkurmaca tekniği, bu tekniğin önde gelen uygulayıcılarından John Fowles'ın Fransız Teğmenin Kadını ve Yaratık adlı eserlerine uygulanarak incelenmiştir. 1980'lerde üst-kurmaca tekniğini inceleyen eleştirmenler, tarih-yazımı ile üst-kurmaca arasındaki ilişkiye dikkat çekerek tarihyazımsal üst-kurmaca tekniğini teorize etmişlerdir. Bu teknik son yirmi yıla damgasını vurmuştur. John Fowles'ın Fransız Teğmen'in Kadını (1969) ve Yaratık (1985) adlı eserleri tarihyazımsal üst-kurmaca tekniğine atfedilen özelliklerin hemen hemen hepsini sergiler. Fowles hikayelerini Yaratık romanında 18. yüzyıl İngiltere'sine ve Fransız Teğmen'in Kadını romanında 19. yüzyıl İngiltere'sine oturtur ve benimsediği yazar-eleştirmen rolünün sağladığı ayrıcalıkla hem yazma süreci hem de dönemlerin tarihsel özellikleri hakkında yorum yapmak üzere olay örgüsüne müdahalede bulunur.Master Thesis Çağdaş Oğul: Hamlet'in Yeniden Yazımları Olarak Ölü Babalar Kulübü ve Fındık Kabuğu(2024) Özkan, Kaan; İzmir, SibelBu tezde William Shakespeare'in Hamlet adlı eserine odaklanan ve bu eseri yeniden ele alan Matt Haig'in Ölü Babalar Kulübü (2006) ve Ian McEwan'ın Fındık Kabuğu (2016) Harold Bloom'un etkinin endişesi adlı teorisi vasıtasıyla incelenmektedir. Bloom'un aynı ismi taşıyan Etkilenme Endişesi (1973) isimli kitabında tanıtılmış olan bu teori bir ata yazarın varisi üzerindeki etkisini ve yeni yazarın bu etkiden kurtulma yollarını açıklar. Bloom altı aşama ve mekanizma sunarak sadece yeni yazarların atalarından kopma sürecini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda eleştirmenlerin de incelemelerinde kullanabilecekleri bir yöntem oluşturur. Tez boyunca etkilenmenin endişesi teorisi bağlamında incelenen bu eserlerin öncelikle bu etkiden kurtulmak için izledikleri yollar, daha sonra ise bu çabanın sonucunda eserlerin merkezinde barındırdıkları hikâyeyi yansıtış şekilleri ve sebepleri sorgulanarak gözlemlenir. Her ne kadar merkezlerinde Shakespeare'in Hamlet'ini barındırsalar da hem Ölü Babalar Kulübü (2006), hem de Fındık Kabuğu (2016) yazım süreçlerinde merkezlerinde barındırdıkları bu hikâyeyi kendi amaçlarına uygun olarak yeniden yapılandırırlar. Etkilenme endişesi teorisi ile incelenmesi sonucunda bu eserlerin Hamlet'in merkezindeki hikâyeyi barındırmalarıyla beraber aynı zamanda eserlerinin merkezinde Hamlet'ten farklı bir yapı ve amaç barındırmaları dolayısıyla bireysel birer yeniden yazım oldukları gözlemlenir. Bu tezde Ölü Babalar Kulübü'nde (2006) dramatik bir olay yaşayan on bir yaşında çağdaş bir evlat üzerinden babanın hayaletinin psikolojik bir ürün olarak sunulduğu ve bu vasıtayla yazarın anlatıcısının bu tecrübesine odaklandığı, Fındık Kabuğu'nda (2016) ise Hamlet'i bir fetüse indirgeyerek ve Shakespeare'in Hamlet'inin düşünmek için ihtiyaç duyduğu alanı ona sağlayarak baş karakterinin ikilemlerinin derinine inip verilecek kararın Hamlet'in inisiyatifine bırakıldığı, böylece toplumsal ve geleneksel beklentiler yerine nihai kararın vicdan ve sevgi temeline dayandığı gösterilmektedir.Master Thesis Oscar Wild`s Concept of Copmedy as Reflected in His Society Comedies: Lady Windermere`s Fan, a Woman of No Importance and the Importance of Being Earnest(2006) Tekin, Tuğba; Vale, Marcia; Department of Basic English (Prep School); Department of Basic English (Prep School); Department of Basic English (Prep School)ÖZETBu tezin amacı Oscar Wilde'ın yazdığı toplum komedilerinde tiyatroya yaptığıönemli katkıları karakter, tema, durum ve oyunların içinde yer alan zıtlıklar bazındavurgulayarak yazarın komedi kavramına yaklaşımını incelemektir. Viktorya Dönemi oyunyazarlarından olan Wilde, dönemin tiyatro geleneklerini ve temalarını YanlışlıklarKomedisi'nin uslup ve gelenekleri ile harmanlayarak oyunlarında yansıtmaktadır. Bubağlamda, seleflerinden ve çağdaşı olan oyun yazarlarından hayli etkilendiği gözlemlenmeklebirlikte kendi yenilikçi ve devrimci tarzını ortaya koyduğu aşikardır. Bu tezde Wilde'ın üçadet komik oyununda -Leydi Windermere'in Yelpazesi, Ehemmiyetsiz Bir Kadın ve CiddiOlmanın Önemi Üstüne- iz bırakan etkiler ve yazarın olağanüstü nüktedanlığı ile yarattığıharika tarzı incelenmektedir.Bu tez, bir giriş, üç gelişme ve de bir sonuç bölümünden oluşmaktadır. Girişbölümünde Wilde'ın sanat anlayışından, Yanlışlıklar Komedisinden ve melodramdanbahsedilerek yazarın bu iki tiyatro tipini karıştırmak suretiyle elde ettiği kendine has eşsiztarzıyla tarihi eskiye dayanan İngiliz Tiyatrosu geleneğinde nasıl farklı bir yer edindiğinekısaca değinilmektedir. Oyunların daha ayrıntılı incelendiği gelişme bölümlerinde iseWilde'ın üzerindeki bariz etkilerin yanısıra yarattığı farklılıklar üzerinde durularak yazarıntüm etkilenmeleri reddederek tiyatroya yeni bir soluk getirdiğini iddia etmesinin ardındakihaklı gerçekler üzerinde durulmuştur. Gelişme bölümünde sırasıyle Leydi Windermere'inYelpazesi, Ehemmiyetsiz Bir Kadın ve Ciddi Olmanın Önemi Üstüne adlı oyunlarincelenmektedir.Son bölüm olan sonuç bölümünde ise, Wilde'ın en etkili silahı olan dili ustacakullanma sanatı ile çağdaş nesirde ustalığını göstermesi ve eserlerinin gelenekselmelodramdan ve yanlışlıklar komedisinden nasıl ayrıldğını, tüm bu özelliklerin mükemmelbir uyum içinde işlendiği oyunun ise yazarın en son ama en şahane oyunu olduğubelirtilmektedir. Sonuç bölümünde temel bölümlerdeki incelemelerin bir özeti verilmektedir.anahtar sözcükler: Oscar Wilde, Yanlışlıklar Komedisi, melodram, yanıltmaç, özdeyiş,nükte.ii
