35 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 35
Article The dispute settlement under the wto: Experince of Turkey(2011) Turguttopbaş, P. Neslihanİkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde, uluslararası fınansal piyasalar ve dış ticaret işlemlerinde liberalizasyonun milletlerin refah seviyesini artıracağı yönündeki yaklaşımlar yaygınlaşmıştır. Bu görüş kapsamında, ABD önderliğinde milletler üstü kuruluşlar kurulmak suretiyle ülkeler arasında parasal ve ticari ilişkilerin kurallara bağlanması ve ülkelerin ekonomik gelişmelerinin desteklenmesi amaçlanmıştır. Uluslar arası serbest ticaret prensiplerini belirleyen anlaşmalar bütünü 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) kurulması ile, özellikle uygulamada oluşabilecek anlaşmazlıkların çözümüne genel mutabakat sağlanan bir yapıya kavuşulmuştur.Türkiye 1951 yılında onay verdiği GTTA sürecine 1953 yılında dahil olmuş ve DTÖ'nün kurulduğu tarih olan 1995 'de de bu örgüte üye olmuştur.DTÖ'ne üyeliğin önemli sonuçlarından biri dış ticaretle ilgili ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları ve uygulama farklılıkları sebebiyle doğabilecek anlaşmazlıkların çözümünde taraf olmaktır. Bu çalışmada, Türkiye'nin savunma pozisyonunda kaldığı anlaşmazlık durumları, konu edilen GTTA maddeleri verilmek suretiyle özetlenmiş, anlaşmazlıkların çözümlenme şekilleri de açıklanarak gelecekte karşılaşılabilecek benzer durumlara dikkat çekilmiştir.Article The Effects of Labor Market Reforms on the Labor Market Transitions: Evidence From Turkey*(2016) Acar, Elif Öznur; Günalp, Burak; Cilasun, Seyit MüminBu makalede, işgücü piyasası reformlarının işgücü piyasası performansını belirlemedeki rolünün Gelir ve Yaşam Koşulları Anketi'nin 2006-2010 panel verisi kullanılarak incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, istihdam, işsizlik ve işgücü dışında olma şeklindeki üç farklı işgücü piyasası durumu arasında bireylerin Markov geçiş olasılıkları hesaplanmaktadır. Sonuçlar, 2008 krizi ertesinde uygulmaya koyulan iyileştirici işgücü piyasası politika ve uygulamalarının krizin Türkiye işgücü piyasası üzerindeki olumsuz etkisini hafifletmede rol oynadığına işaret etmektedir. Bu sonuç özellikle hedeflenen genç ve kadınların oluşturduğu dezavantajlı gruplar için çok daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.Article Küresel Polis Devleti: “Askerileşmiş Birikim” ve “Finansallaşma” Çağında Küresel Kapitalizm Kuramını Yeniden Düşünmek(2023) Şenalp, M . Gürsan; Şenalp, Esra ŞengörWilliam I. Robinson, 1980’lerin sonlarından bu yana çok sayıda akademik/politik eser vermiş üretken bir Marksist kuramcı. Bilimsel çalışmaları, küreselleşme sürecinin zirveye ulaştığı 90’lı yıllarda daha fazla tanınır hale geldi. Bu dönemde dünya çok boyutlu krizlerle uğraşmak zorunda kalacaktı. Elinizdeki makale Robinson’un Küresel Kapitalizm Teorisi ile ilgilenmekte; bunu da yazarın Küresel Polis Devleti (Ayrıntı, 2022) adlı kitabıyla diyalog içerisinde yapmaktadır. Bu kitap sadece yazarın geliştirdiği teorik modeli tam olarak tasvir etmekle kalmıyor, aynı zamanda 2008 küresel mali krizinin ardından sürekli derinleşen çok boyutlu “insanlık krizine” de odaklanıyor. Günümüzü karakterize eden askerileşmiş birikim ve yağmacı finansallaşma gibi olgular ışığında Robinson’un bu kitapta neler söylediğine geçmeden önce yazarın teorik modelinin gelişimine kısaca göz atmak istiyoruz.Article ORGANİK GIDA MÜŞTERİLERİNİN TÜKETİM DAVRANIŞLARININ YAŞAM TARZI DEĞİŞKENİ(2015) Özgen, Pelin; Özgen, Pelin; Yeşiloğlu, Hülya; Özgen, Pelin; Department of Business; Department of BusinessGıda ürünlerde verimi artırmak amacıyla yapılan uygulamaların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin daha fazla duyurulması ve tüketicilerin gıda satın alımlarını daha bilinçli bir şekilde yapmaları, organik gıdalara olan talebin artmasına yol açmıştır. Artan taleple beraber üretici firmalar arasında görülen rekabet de yoğunlaşmaktadır. Tüketici istek ve beklentilerini doğru şekilde anlayabilen ve farklı pazar bölümlerine farklı stratejilerle ulaşmayı başarabilen firmalar, rekabette önemli bir avantajı elde etmiş olacaklardır. Bu nedenle, bu çalışmada, 132 katılımcı üzerinde organik gıda müşterilerinin satın alma davranışları incelenmiş ve müşterilerin ait oldukları farklı yaşam tarzı gruplarına göre satın alma davranışları ve sadakatlerinde bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Katılımcıların ait oldukları yaşam tarzı belirlenirken VALS 2 ölçeğinden faydalanılmış olup, çeşitli demografik değişkenler ve ait olunan yaşam tarzı grubunun satın alma davranışında ne tür farklılıklar yarattığına ilişkin analizler ANOVA ve t- testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, yaşam tarzı ya da cinsiyetin satın alma davranışında farklılık yaratacak bir etken olmadığı, buna karşın organik gıda satın alma davranışında yaş ve gelir seviyesi değişkenlerinin farklılık yarattığı gözlemlenmiştir.Article Bretton Woods, Fordizm ve Hegemonya(2016) Sönmez, SinanBretton Woods, sabit döviz kurları sistemine dayalı yeni uluslararası parasal düzenle özdeşleşmektedir. Bretton Woods aynı zamanda Fordist birikim rejimine geçişte ve Keynesçi kapitalizmin yaygınlık kazanmasında bir eşiktir. Merkez'de hızlı birikim ve büyümeyle birlikte refah devleti uygulamaları yaygınlaşmış ancak yerel ve dışsal etkenler refah devleti uygulamasında farklılıklara yol açmıştır. Bu döneme emperyalizm ve yenisömürgecilik damga vurmuş ve Amerika Birleşik Devletleri hegemon güç olarak dünya sahnesinde yerini almıştır. Çevre'de, ülkelere göre farklılıklar gözlense de \"zalim Taylorizm\" ve \"Çevre Fordizmi\" birikim rejimi olarak öne çıkmış ve bazı ülkelerde \"minimalist sosyal devlet\" anlayışı pratiğe dökülmüştür. Ekonomik kriz ile birlikte çöken Bretton Woods sistemi, 1970'lere damgasını vuran stagflasyona karşı Keynesçi politikaların çözüm bulamaması ve değişen ekonomik-finansal koşullar Fordizm'in sonunu getirmiş, post-Fordizme ve neoliberal politikalara geçişi hızlandırmıştır.Article Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Kabulu ve Kullanımı: Ankara’daki Sağlık Yöneticileri Örneği(2017) Demircan, Fatih; Özgen, Pelin; Tengilimoğlu, DilaverBilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrar ulaşma zor bir hal alırken, sağlık bilgi sistemleri sayesinde hem bu işlemler hızlı ve güvenilir şekilde yapılabilmekte, hem de hastane yöneticilerinin karar verme süreçlerinde ihityaç duydukları bilgiler derlenebilmektedir. Sağlık hizmeti talebinin hızla artması ile birlikte, tıbbi verilerin kaydedilmesi ve depolanması için artan kapasite ihtiyacı yanı sıra, depolanmış verilerin taşınması ve işlenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, sağlık bilgi sistemlerine karşı hastane yöneticilerinin karşılaştıkları direncin ve sistemlerin kullanımı esnasında karşılaşılan problemlerin belirlenmesi ve bilgi sistemlerinin uygulanma süreci için bazı öneriler sunmaktır. Kullanılan veri, Ankara'da faaliyet gösteren 12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi olmak üzere toplam 16 kamu hastanesinde görev yapan 108 hastane yöneticisi ile yapılan anket çalışması ile elde edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki, yöneticiler ve çalışanlar değişime karşı isteksizdirler. Bu önyargı ve direncin kırılabilmesi için yöneticilerin isteksizliğin arkasındaki nedenleri sorgulamaları ve çalışanlara yeni iş prosedürleri hakkında detaylı bilgilendirme yapmaları gerekmektedir.Article KÜTÜPHANELERDE HİZMET KALİTESİNİN KRİTİK OLAYLAR TEKNİĞİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ(2016) Özgen, Pelin; Göker, Anıl ZBu çalışmanın amacı, bilgi hizmeti sunan işletmeler olarak tanımlanabilen kütüphanelerde hizmet kalitesinin kullanıcılar tarafından nasıl algılandığı ve bu algılara bağlı olarak hizmet kalitesinin nasıl geliştirilebileceğini incelemektir. Kütüphanelerin kullanıcı kitlesinin büyük bir bölümü üniversite öğrencilerinin oluşturduğu varsayılmış olup, bilgi hizmetlerindeki bu çalışma Ankara'da faaliyet gösteren Devlet ve Vakıf Üniversiteleri Kütüphanelerindeki öğrencilere uygulanmıştır. Hizmet kalitesinin belirlenmesine yönelik araştırmada anket tekniği uygulanmış olup, 533 katılımcıdan elde edilen veriler Kritik Olaylar Tekniği (KOT) kullanılarak kütüphanelerde tecrübe edilmiş olan ve olumlu ya da olumsuz olarak nitelendirilen, hatırlanmaya değer olaylar içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Kullanıcıların anket formlarında ifade ettikleri kritik olaylar, hizmet kalitesini değerlendirmede sıkça kullanılan SERVQUAL kategorilerinden uyarlanan gruplara dağıtılmıştır. Araştırma bulgularının değerlendirilmesi sonucunda hem olumlu hem de olumsuz olaylar açısından, devlet üniversitesi kütüphanelerinde en çok hatırlanan kritik olaylar \"fiziksel özellikler\" kategorisinde görülmektedir. Vakıf üniversitelerinde ise, en çok \"empati\" sınıfında olumsuz olaylar hatırlanırken, olumsuz olaylarda ise yine fiziksel özelliklerin birinci sırada olduğu gözlemlenmiştirArticle An Analysis of Academic Performance: Could Family Income and Medium of Instruction Be Determinants?(2013) Cılasun, Seyit MüminÖğrencilerin üniversitedeki akademik performansları üzerine oldukça eskiye dayanan yoğun bir literatür bulunmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu alanda yapılmış yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Atılım Üniversitesindeki işletme bölümü öğrencilerinin CGPAlerini belirleyen faktörler, özellikle de ailenin gelir düzeyi ve eğitim dili incelenmiştir. Birinci sınıftaki öğrencilere anketler uygulanarak, öğrencilerin ailelerinin eğitim durumu ve gelir düzeyi, cinsiyetleri, yaşları, üniversite giriş puanları, lise mezuniyet notları ve bölümleri (Türkçe İşletme mi yoksa İngilizce İşletme mi) hakkında bilgi edinilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerle oluşturulan model tahmin edilmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Ailenin gelir düzeyinin akademik performans üzerinde negatif bir etkisi varken, üniversite giriş puanı başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan, eğitim dilinin akademik performans üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Article A Savior Sent by an “old Foe”; Feridun Demokan, Notes on the Great Famine in Greece(2011) Keser, UlviThe Second World War has had a great and bitter impact upon the countries which participated in it. Unfortunately, one of those countries suffered tragic consequences of the war since it was invaded twice firstly by Italy, and then by Germany. Out of the military invasion, Greece also suffered from the starvation which lasted approximately 5 years in the country. This long and terrific period is known as “μεγάλος λιμός” or the Great Famine. The only country helping Greece during the period of invasion and famine was Turkey, and a distinguished Turkish man named Feridun Demokan brought the Greek tragedy into the public attention and informed the entire world about this disaster. This article will focus on the period of Greek famine and the activities of Feridun Demokan who worked as the representative of the Turkish Red Crescent Society.Article Bütünleşik Tedarik Zinciri Yaklaşımı ve Bir Lastik Ana Bayii Uygulaması(2011) Erkan, Turan Erman; Özdemir, Yavuz SelimGünümüz rekabetçi piyasasında, işletmelerin hayatta kalabilmesi ve rekabet edebilmesi için maliyetlerin düşürülmesi giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır. Azaltılabilecek en önemli maliyet kalemlerinden bir tanesi de stok maliyetleridir. Bu çalışmada, bir satıcı ile birden çok alıcı arasındaki malzeme tedarik zinciri ilişkileri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, alıcılar ile satıcının ortak bir yaklaşım benimseyerek, her alıcının siparişlerini satıcının belirlediği belirli zaman aralıklarında vermesi ve böylece satıcı ile alıcılardan oluşan sistemin ortak stok maliyetlerinin en aza indirilmesidir. Ancak bu durumda alıcıların maliyetlerinde belli bir miktar artış meydana gelmektedir. Bunu dengeleyebilmek için, satıcının alıcılara iskonto yapması gerekmektedir. Bu araştırmada, doğrusal olmayan bir model ile en küçük stok ve sistem maliyetleri elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada kullanılan model, Ankara'da bir lastik bölge bayisinden ve onun alt bayilerinden alınan gerçek veriler üzerinde uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan modelin uygulanması durumunda, lastik bölge bayiliğinin, alt bayilerinin ihtiyaçlarına daha hızlı cevap vermesi sağlanabilir. Ayrıca sistemin genel maliyetlerinde de önemli bir azalma oluşacaktır.

