Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Master Thesis
    İbni Sina Hastanesinde Çalışan Hemşirelerin Tükenmişlik ve Motivasyonunu Etkileyen Faktörler
    (2013) Taşkıran, Funda; Çelik, Yusuf
    Bu çalışma, Ankara Üniversitesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesinde çalışan Hemşirelerin Tükenmişlik ve Motivasyonunu etkileyen faktörleri belirleyerek, Motivasyonda kullanılan özendirme araçları ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerekli izinler alınarak yapılmıştır. Veriler anket yöntemiyle toplanmıştır. Ankette hemşireleri tanımlayıcı soruların yanı sıra Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile Özendirme Araçları Anket Formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; SPSS for windows 19,0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ile yaş, medeni durum, eğitim seviyesi, mesleki deneyim, sigara ve alkol kullanma durumları, kurumdaki görev süresi, çalışma şekli, mesleği seçme nedeni, konferans/seminer etkinliklerinin katkı durumlarıyla ile tükenmişlik ölçeğinin alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Tükenmişlik ölçeğinin alt boyutları ile konferans/seminer etkinliklerinden haberdar olma ile konferans/seminer etkinliklerinde görev alma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişliğin duygusal tükenme alt boyutu ile genel sağlık durumlarını nasıl değerlendirdikleri, haftalık çalışma saatleri, mesleği isteyerek seçme ve tekrar aynı mesleği seçme durumları, arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Tükenmişlik alt boyutlarından duyarsızlaşma ile ruh sağlık durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarı ölçeği ile genel olarak ruh sağlıklarını nasıl değerlendirdikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özendirme araçları anket formu sonuçları incelediğinde hemşirelerin motivasyon araçlarından beklenti seviyesinin tam olarak karşılanmadığı görülmektedir. Sadece araştırmaya katılan hemşirelerin 657 sayılı devlet memuru olmaları sebebiyle işten çıkarılma tehlikesi yaşamadıklarından dolayı beklenti seviyesiyle mevcut skor arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır.(p>0,05).Diğer bütün motivasyon araçları için beklenti ve mevcut seviye skorları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.(p<0,05) Özendirme araçları ile tükenmişliğin alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde duygusal tükenme ölçeği ile ücret seviyesi, yapılan işi sevme derecesi, takdir edilme durumu, tatil ve izin durumu, sevilmeyen bir işe verilme durumu, hastanenin hemşirelik bakım kalitesi, yetişme ve eğitim durumları, bağlı olunan yönetici ile ilişki durumu, normalden fazla çalışma durumu, yöneticinin yaşanılan anlaşmazlık ve çatışmalarda uzlaştırıcılık durumu, başarı, takdir ve ödüllendirme adaleti, çalışma verimini etkileyecek araç ve gereç durumu, iş görenler arasındaki görev dağılımının belirginliği, kararlara katılma imkânları, iş memnuniyeti ve tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır.Özendirme araçlarıyla tükenmişliğin alt boyutlarından duyarsızlaşma ölçeği ile işten çıkarılma tehlikesi, yapılan işi sevme derecesi, tatil ve izim durumu, yetişme ve eğitim durumları, bağlı olunan yönetici ile ilişki durumu, başarı, takdir ve ödüllendirme adaleti iş görenler arasındaki görev dağılımının belirginliği, kararlara katılma imkânları, iş memnuniyeti ve tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarı ölçeği ile özendirme araçlarından işi sevme derecesi, takdir edilme durumu ,iş arkadaşları ve iş grubu ile anlaşabilme durumu,bağlı olunan yönetici ilişki durumu,iş yerinde çalışma başarısını etkileyecek insiyatif ve yetki durum, yetişme ve eğitim durumları,arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.(p<0,05) Anahtar Kelimeler 1. Tükenmişlik 2. Motivasyon 3. Hemşirelik 4. Hastane 5. Özendirme
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Güvenli Kan Transfüzyonlarına Yönelik Bilgi ve Beceri Düzeylerinin Saptanması (dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma ve Ulus Devlet Hastaneleri Örneği)
    (2014) Güleşen, Gülçin; Bircan, İsmail
    Bu araştırma, son zamanlarda oldukça büyük önem taşıyan güvenli kan transfüzyonu konusunda hemşirelerin bilgi ve beceri düzeylerini belirlemek ve sorun çözümüne yönelik öneriler geliştirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan 115 hemşire ile Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görev yapan 35 hemşire olmak üzere toplam 150 hemşire oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak 32 adet sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Chi-Square testi ve yüzdelik kullanılmıştır. Daha önce yapılmış çalışmalara göre araştırmaya katılan hemşirelerin güvenli kan transfüzyonuna yönelik genel bilgi puanlarının 51-70 puan (%49) arasında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamına alınan hastanelerde kan transfüzyon komitesinin bulunması, hemşirelerin büyük çoğunluğunun lisans mezunu (n:76) olması, grup içerisinde daha önce hizmet içi eğitim almış hemşirelerin sayısının fazla olması (n:111) ve bu hastanelerde hizmet kalite standartlarına verilen önemin fazla olması bu sonucun çıkmasında etkili olmuştur. Ancak güvenli kan transfüzyonu ile ilgili alt bölümlerden kan transfüzyon uygulama öncesi, sırası, sonrası ve komplikasyonlara ilişkin bilgi puanlarının 50 puan ve altında olduğu, bu konularda hemşirelerin bilgi yetersizliklerinin olduğu bulgusuna ulaşılmışken; kan transfüzyonu ile ilgili HKS'ye yönelik bilgi puanı 71 ve üzeri puan (% 58,7) olarak bulunmuştur. Çalışmamızda hemşirelerin yaşı, hizmet içi eğitime katılma durumları ve hemşirelik mesleğinde çalışma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç çıkmazken; hemşirelerin eğitim düzeyi, çalıştıkları birim ve hizmet içi eğitime katılma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyon eğitimlerinin daha fazla önem verilerek yapılması ve eğitimlerin bir güne sıkıştırılarak yapılmaması, eğitimlere ön test ve son test yapılmasına yer verilmesi bilgi düzeyini daha da artıracaktır. Sıkılaştırılmış olarak yapılan eğitimlerde bilgilendirmede istenilen sonuca ulaşım azalmaktadır. Araştırmamızda bir hafta ve üzeri eğitim alanların bilgi puanları daha yüksek çıkmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyonu konusundaki eğitimlerin bir yıl içerisinde düzenli aralıklarla (3 ayda bir) tekrarlanması ve en az bir hafta yapılması; hataların azalmasına ve bilgilerin kalıcı olmasına dolayısı ile sağlık hizmeti sunumunda kalitenin de artmasını sağlayacaktır. Hemşirelerin çalıştığı birimle güvenli kan transfüzyonu bilgi puanı arasında anlamlı ilişki olması nedeniyle yapılan eğitimlerin kliniklerin türüne göre ve birim bazlı yapılması eğitimlerin etkinliliğini ve verimliliğini artıracaktır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda; hemşirelerin eğitim düzeyinin en az lisans seviyesinde olması için imkânlar tanınması ve hastanelerde çalıştırılacak hemşire kadrosu seçiminde en az lisans mezunu hemşirelerin bulunması, hemşirelere güvenli kan transfüzyonuna yönelik etkili, sürekli ve planlı bir hizmet içi eğitim verilmesi, verilen eğitimin etkinliğinin ölçülmesi ve uygulamaya yönelik standardizasyon çalışmalarının geliştirilmesi, tüm hastanelerde kullanılan standart formların geliştirilmesi, yurtdışı örneklerde olduğu gibi transfüzyon hemşire ekibinin oluşturulması ve var olan kan transfüzyon komitelerinin aktif olarak çalışmaları önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. Hemşire, 2. Güvenli Kan Transfüzyonu, 3. Bilgi Beceri Düzeyi, 4. Eğitim 5. Kan Transfüzyon Komitesi
  • Master Thesis
    Hemşirelik Hizmetlerinde Yönetsel ve Organizasyonel Sorunların İncelenmesi: Gata Hemşirelik Hizmetlerinde Bir Uygulama
    (2012) Bolat, Melahat; Törüner, A. Mete
    Bu araştırmada, hemşirelik hizmetlerinde yönetsel ve organizasyonel sorunların incelenmesi, sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, GATA hemşirelik hizmetlerinde görev yapan 592 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş ve tüm evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Çeşitli sebeplerle ulaşılamayan hemşireler çalışma dışı bırakılmıştır. Sonuç olarak 460 hemşireye veri toplama formu ulaştırılmış ve 407 tanesi geri dönmüştür (geri dönüş oranı % 88,5).Araştırmada verilerin toplanması için ikişer bölümden oluşan hemşire ve yönetici hemşirelere yönelik anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, SPSS for Win. 18.0 programı kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarını göstermek için sayı ve yüzdelikler, tanımlayıcı verilerin istatistiksel karşılaştırılması için Ki-Kare testi ve tanımlayıcı istatistikleri için aritmetik ortalama, standart sapma gösterimi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık için ?p? değeri 0,05 alınmıştır.Araştırmada, hemşirelik hizmetlerini yönetsel ve organizasyonel çalışmalarını kısıtlayan kurumsal faktörler ile yönetsel ve organizasyonel sorunlar değerlendirilmiştir. Yönetsel ve organizasyonel sorunlar yönetim süreci işlevleri olan planlama, organize etme, yöneltme, koordinasyon, kontrol ve eğitim-geliştirme faaliyetlerine göre incelenmiştir.Yönetici hemşirelerin çalışmalarını kısıtlayan sorunlardan yönetimi ilgilendiren konularda bağımsız kararlar alamama yüksek düzeyde yaşanan bir sorundur. Ayrıca yüksek düzeyde yaşanan bir sorun olan hemşire sayısının yetersizliği, yasa / yönetmelikler ve hemşirelerin kurumdan ayrılmalarından kaynaklanmaktadır.Hemşirelerin karşılaştıkları yönetsel ve organizasyonel sorunlardan, hemşire sayısı yetersizliği, ücret yetersizliği, görev, yetki ve sorumluluk belirsizliği, hemşirelik yönetimini ilgilendiren konularda diğer uzmanlık alanlarının müdahalesi, iletişim kopukluklarının yaşanması, kalite çalışmalarının ve hizmet içi eğitimin yetersizliği yüksek düzeyde yaşanan sorunlardır.Yönetim pozisyonlarına görevlendirilen hemşirelere yönetim ve organizasyon eğitiminin verilmesi, hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenebilmesi için iş tanımı ve iş gereklerinin oluşturulması, etkili motivasyon gereçleri kullanılarak hemşirelerin iş doyumunun sağlanması, performans değerleme kriterlerinin oluşturularak çalışanlarla paylaşılması, organizasyon içinde etkili iletişimin ve alınan kararlara katılımın sağlanması; sorunlara yönelik çözüm önerileri olarak değerlendirilmiştir.Anahtar kelimeler: Yönetsel ve organizasyonel sorunlar, hemşirelik yönetimi, sağlık hizmetleri
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Çalışma Yaşam Kalitesinin Hasta Tatmini Üzerindeki Etkisinin İrdelenmesi
    (2013) Toprak, Çiğdem; Çelik, Yusuf
    Bu araştırmada Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi?nde yataklı kliniklerde çalışan Hemşirelerin Çalışma Yaşam Kalitesinin Hasta Tatmini Üzerine Etkisi incelenmiştir.Araştırmada Hacettepe Erişkin Hastanesi Yataklı tedavi kliniklerinde çalışan 201 hemşireye çalışma yaşam kalitesini değerlendirmek için Sağlık Personeli Çalışma Yaşam Kalitesi ölçeği ve 313 hasta içinde Hasta Tatmini anketi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 18 programında değerlendirilmiştir. Bağımsız değişkenler olan yaş, medeni durum, çocuk sayısı, mesleki çalışma süresi, iş güvencesi, gece çalışma durumu ve gelir durumu, çalışma yaşam kalitesiyle ilgili olan parametrelerle olan ilişkisi açısından incelenmiştir. Yaş grupları arasında sürekli gelişme ve iyileşme faaliyetlerinin yanı sıra işstresi ve zaman baskısı açısından anlamlı farklılıklar izlenmiştir. Kurumda çalışma süresi göz önüne alınarak yaş grupları arasında yapılan karşılaştırmada iş stresi ve zaman baskısı açısından anlamlı farklılık saptanmıştır. Hasta tatmini anketinde incelenen bağımsız değişkenler hastaneye ilk başvuru durumu, cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu, sosyal güvence, meslek, tedavi şekli ve yatış süresi olmuştur. Daha önceden başvuru yapmışolan ve ilk kez başvuran hastalar arasında memnuniyet düzeyleri açısından anlamlı farklılık izlenmiştir. Kadın ve erkek hasta grupları arasında da memnuniyet düzeyleri anlamlı olarak farklı saptanmıştır (p<0,05). Hastalar tarafından yatan hasta tatmin anketinde yer alan hemşirelik hizmetleri, hekimler ve hastanenin genel değerlendirilmesi olumlu olarak değerlendirilmiştir. Ankette hastaların hastaneye ilk başvuru mu? sorusuna %68?1 hayır yanıtını verdiği saptanmıştır. Bu hastaların daha önce bu kurumda tedavi aldığı ve memnun kaldığı için tekrar aynı kurumu tercih ettiğini düşündürmektedir. Çalışma sonucunda hemşirelerin çalışma yaşam kalitesi ile hasta tatmini arasında herhangi bir ilişki olmadığı görülmüştür. Bu konuda ise profesyonel meslek anlayışına göre hemşirelerinin çalışma yaşam kalitesindeki olumsuzlukları hastalarına yansıtmadığını düşündürmektedir ve bakım alan hastaların hemşirelik hizmetleri uygulamalarından memnun olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: 1.Çalışma yaşam kalitesi 2. Hasta tatmini
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Stres ve Motivasyon Analizi (dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ulus Devlet Hastanesi Örneği)
    (2014) Güleşen, Yunus; Bircan, İsmail
    Bu araştırma, sağlık hizmetlerinin sunumunda önemli bir rol üstlenen hemşirelerin stres ve motivasyon durumlarını ile stres motivasyon ilişkisini saptamak, kurumların amaçlarına ulaşmada en büyük sorun olan personeli etkileyen olumsuzlukları ortadan kaldırmak, fayda sağlayacak stratejiler geliştirmek, personelin etkin ve verimli çalışmasına katkı sağlamak amacıyla yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan 116 hemşire ile Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görev yapan 35 hemşire olmak üzere toplam 151 hemşire oluşturmaktadır. Araştırma verileri kaynak taraması yapılarak ve araştırmaya katılan hemşirelerle yüz yüze yapılan görüşmelerde anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Ankette Richardson tarafından geliştirilmiş olan 44 sorudan oluşan ''Stres Kaynağı Ölçeği'' ile Barbuto ve School tarafından geliştirilmiş olan 30 sorudan oluşan ''Motivasyon Kaynakları Envanteri'' kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, Kruskal Wallis testi ve Pearson Korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada hemşirelerin %56.3'ünün sosyal stres vericiler yönünden, %49'unun işle ilgili stres vericiler yönünden hastalık geliştirme olasılığı olduğunu, %51'inin kendini yorumlama biçiminden kaynaklanan stres vericiler yönünden hastalık geliştirme eğiliminde olduğu ve %45'inin fiziki çevreden kaynaklanan stres vericiler yönünden hastalık geliştirme olasılığı oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin cinsiyeti ile sosyal stres vericiler, çocuk sayısı ile fiziki çevreden kaynaklanan stres vericiler ve meslekteki toplam hizmet süresi ile kendini yorumlama biçiminden kaynaklanan stres vericilere ait puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hemşirelerin cinsiyeti ile hedef içselleştirme alt grubu, haftalık çalışma süresi ile iç güdüsel süreç alt grubu, ek gelir durumu ile araçsal süreç alt grubu, iç güdüsel süreç alt grubu ve dış benlik kavramı alt grubu puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda stresi azaltıcı ve motivasyonu arttırıcı faktörler konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: 1. Hemşire 2. Stres 3. Motivasyon
  • Master Thesis
    Sağlık Yüksekokulunda Eğitim Gören Hemşirelik ve Ebelik Bölümü Öğrencilerinin Hasta Hakları Konusunda Bilinç Düzeylerinin Belirlenmesi: Amasya Üniversitesi Örneği
    (2016) Binay, Onur; Törüner, Ali Mete
    Uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükler ile sıklıkla tartışılan, çözüm aranan, hasta ve personel açısından daha iyiyi hedefleyen ve üzerinde önemle durulan hasta haklarının uygulanabilirliği, toplumsal bilinç oluşturulmasından önce sağlık hizmetini sunan personelin eğitimi ile sağlanabilir. Bu anlayışla etik kural ve değerleri özümsemiş öğrencilerin yetiştirilmesinde eğitim kurumlarının rolü önemlidir. Türkiye'de mezuniyet öncesi dönemde, öğrencilerin hasta hakları konusunda bilinç düzeylerinin ölçülmesi hususunda yeterince çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma ile hemşirelik ve ebelik bölümü öğrencilerinin hasta haklarına ilişkin bilgilerini, düşüncelerini, davranış ve alışkanlıklarını, duyarlılıklarını tıp etiği ve kuralları içerisinde incelemek amaçlanmıştır. Amasya Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik ve Ebelik Bölümü öğrencilerinden 361'i üzerinde uygulanan tanımlayıcı tipteki bu çalışmada, demografik özelliklere ait soruların yanı sıra Hasta Haklarına Yönelik Tutum ve Katılımını ölçmeye yönelik 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmış sorulardan yararlanılmıştır. Ölçeğin güvenirliliği ise Cronbach Alpha Katsayısı ile ölçülmüş ve 0,7'nin üzerinde bulunmuştur. Araştırmanın sonuçlarından bazıları şöyledir: Katılımcıların %69,8'ini hemşirelik bölümü öğrencileri, %30,2'sini ebelik bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Öğrencilerin %83,9'unun kadın, %16,1'inin erkek olduğu belirlenmiştir. Kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre, ebelik bölümü öğrencilerinin hemşirelik bölümü öğrencilerine göre hastaların iletişim ve bilgi alma haklarına yönelik tutumları ölçeği puanları daha yüksek bulunmuş ve istatistiksel olarak anlamlandırılmıştır. Sonuç olarak; iletişimin bireyi tanımlamak, gereksinimleri karşılayabilmek ve anlaşılabilir olmak açısından önemli olduğu görülmüştür. Öğrencilerin herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın, kişilerin her türlü sağlık hizmetinden faydalanma ve tedavi görmeleri konusunda bilinçli oldukları ortaya çıkmıştır. Eğitim müfredatında bulunan/eklenmesi düşünülen dersler her dönemi ve sınıfı kapsayacak şekilde hasta hakları kavramının tartışılabildiği, yaşanan ihlallerin, yetki ve sorumlulukların bilindiği dersler olarak değiştirilmeli, mesleki değer ve etkili iletişim tekniklerini barındıracak içerikte olmalıdır. ANAHTAR KELİMELER: Hasta Hakları, Bilgi Düzeyi, Hemşirelik Bölümü, Ebelik Bölümü, Üniversite Öğrencileri
  • Master Thesis
    Mobbing ve İş Doyumu İlişkisi (hemşireler Üzerine Bir Araştırma)
    (2014) Özdemir, Sibel; Bircan, İsmail
    Bu çalışma iş yerinde mobbing ile iş doyumu arasındaki ilişkinin varlığını sorgulamak amacı ile yapılmıştır. Son yıllarda oldukça artış gösteren konunun önemi göz önüne alınarak mobbing, iş doyumu ve bunlar arasındaki ilişki açıklanmış ve buna ek olarak Ankara ilinde bulunan iki kamu hastanesinde (Ulus Devlet Hastanesi ve Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi) görev yapan hemşireler üzerinde uygulamalı bir çalışma yapılmıştır. Araştırmada iki ölçek kullanılmıştır. Bunlardan ilki Henz Leyman (1993) tarafından belirlenen 5 grup ve 45 ifadeden oluşan mobbing tipolojisinden faydalanarak geliştirilen mobbing davranışları, nedenleri, etkileri ve tepkileri belirlemeye yönelik olarak hazırlanan mobbing ölçeği, diğeri ise Dawis ve Arkadaşları (1967) tarafından iş doyumu düzeyini belirlemek amacıyla geliştirilen ve Baycan tarafından Türkçe uyarlaması yapılan 20 sorudan oluşan Minnesota İş Doyumu Ölçeğidir. Araştırma evrenini Ankara ilinde bulunan iki kamu hastanesinde çalışan 180 hemşire oluşturmaktadır. Hemşirelere mobbing ve iş doyumu ifadelerinden oluşan anket çalışması yapılmıştır. Alınan veriler SPSS 16.0 programında çözümlenmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda mobbing ve iş doyumu arasında negatif yönde bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: 1. Mobbing, 2. Psikolojik şiddet, 3. İş doyumu, 4. Hemşire
  • Master Thesis
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Hemşirelerinin Eleştirel Düşünme Eğilim Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi
    (2011) Yuva, Elif; Ünver, Özkan
    Eleştirel düşünme, problemin çözümüne yönelik gerekli bilgilerin toplanması ve düzenlenmesi, amaca yönelik eylemlerin sistemli şekilde planlanması ve sonuçların etkili şekilde değerlendirilmesinde yol gösterici olması bakımından önemli bir düşünme sürecidir. Sağlık hizmetleri sunumunda, nitelikli bakımın sağlanabilmesinin ön koşulu, eleştirel düşünme becerisine sahip meslek üyelerinin varlığıdır. Amaç: Bu araştırma, Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin eleştirel düşünme eğilim düzeylerinin hangi değişkenlerden etkilendiğini ortaya koymaktır. Bu çalışma, 570 hemşire arasından rassal olarak seçilen 407 hemşireye uygulanan anket ile elde edilen bilgiler değerlendirilerek yapılmıştır. Çalışmanın verileri, `California Eleştirel Düşünme Eğilim Ölçeği' ve `Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Bağımsız örneklem t testi, Kruskal Wallis H testi, Tukey testi, Mann Whitney U testi ve Varyans analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada, hemşirelerin eleştirel düşünme eğilim puan ortalamaları `orta' düzey olarak bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, medeni durum, meslekte hizmet yılı, kadro şekli, cerrahi veya dahiliye kliniklerinde çalışma durumu, mesleği sevme durumu, tepki alma düşüncesi ve sosyoekonomik durum değişkenlerine göre hemşirelerin almış oldukları eleştirel düşünme eğilim puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark görülmemiştir. Ancak, eğitim düzeyi, sorumlu hemşire veya servis hemşiresi olma durumu, hasta sorumluluğunun sadece hekime ait olmadığını düşünme, bilimsel yayın takip etme ve bilimsel etkinliklere katılma değişkenlerine göre hemşirelerin almış oldukları eleştirel düşünme eğilim puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Düşünme, Eleştirel Düşünme, Eleştirel Düşünme Eğilimi, Hemşire
  • Master Thesis
    Performans ve Motivasyon Arasındaki İlişki: Gata Hemşirelik Hizmetleri Örneği
    (2012) Çağan, Sultan Nuray; Törüner, A. Mete
    Sağlık kurumlarındaki performans ve bunun geri bildirimi olarak sağlık sonuçları çalışanların motivasyonuna bağlıdır. Motive olmayan bir çalışanın performans göstermesi beklenemez. Sağlık kurumlarındaki en büyük insan gücü kaynağını da hemşireler oluşturmaktadır.Bu çalışma, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hemşirelik Hizmetlerinde çalışan hemşirelerin belirli bir dönemdeki motivasyon ve performans düzeylerini belirlemek ve motivasyon düzeyleri ile performans düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığını varsa bu ilişkinin yönünü ve şiddetini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmanın önemi ve amacı, araştırmanın soruları ve hipotezleri, sınırlılıkları, varsayımları ile çalışma planı yer almaktadır. İkinci bölümde; kaynak taraması sonucunda elde edilen konuyla ilgili genel bilgiler bulunmaktadır. Üçüncü bölümde; araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama araç ve yöntemi ile verilerin analiz yöntemleri hakkındaki açıklamalara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; yapılan alan çalışması sunulmuş, elde edilen sonuçlar yorumlanarak öneriler geliştirilmiştir.Araştırmanın evrenini Haziran-Temmuz 2011 tarihleri arasında GATA'da görev yapan tüm hemşireler (N=594) oluşturmaktadır. Toplam ulaşılması gereken hemşire sayısı 450 olarak belirlenmiştir. Anket formlarının dağıtıldığı 450 hemşireden 47'si (%10.4) çalışmaya katılmayı kabul etmemiştir. Çalışmaya katılım oranı %89.6 olarak belirlenmiştir.Verilerin toplanmasında üç bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde demografik özellikler, ikinci bölümünde çalışanların kendilerini değerlendirdikleri 24 sorudan oluşan iş performans anketi, üçüncü bölümde ise çalışanların kendilerini değerlendirdikleri 24 sorudan oluşan iş motivasyonu anketi yer almaktadır. Elde edilen veriler MS-Excel 2003 ve SPSS 15.0 paket programlarında değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Cronbach's Alpha, Tukey testin bütünlüğü/toplanabilirliği değerleri bulunmuş ve gruplar arası karşılaştırmalar için Mann-Whitney, Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Anketler arası ilişkilerin araştırılması için Spearman sıra korelasyon katsayıları hesaplanmıştır.Analiz sonucunda hemşirelerin performans düzeyleri %95' in üzerinde ?yüksek? düzeyde, motivasyon düzeyleri ise %61.5 ile ?orta? düzeyde bulunmuştur. Hemşirelerin görev performanslarının bağlamsal performanslarından, içsel motivasyonlarının ise dışsal motivasyonlarından yüksek olduğu görülmüştür. Demografik özelliklerin performans üzerinde anlamlı etkiye sahip olmadığı bulunmuştur. Demografik özelliklerden yaş, çalışma süresi ve statü'nün motivasyon üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. İş motivasyonu ile iş performansı arasında istatistiksel olarak ?anlamlı, doğrusal ve orta kuvvette? bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Hemşirelikte motivasyon, Hemşirelikte performans, Motivasyon, Performans, Performans ile motivasyon arasındaki ilişki