Search Results

Now showing 1 - 10 of 42
  • Master Thesis
    Jeanette Winterson'un 'tutku' ve 'vişnenin Cinsiyeti' Adlı Romanlarındaki Tarih ve Fantazinin Kullanımı
    (2011) Usman, Gökçen; Menteşe, Oya; Menteşe, Oya; Menteşe, Oya Batum; Department of English Language and Literature; Department of English Language and Literature
    Bu tezin amacı Jeanette Winterson'ın Tutku ve Vişnenin Cinsiyeti adlı romanlarını postmodern edebiyat çerçevesinde tarihsel üstkurmaca ve büyülü gerçekçilik tartışmalarına yol açacak olan tarih ve fantezi kullanımı bakımından incelemektir. Bu çalışma yazarın söz konusu postmodern yazım tekniklerini ataerkil değerleri çarpıtmak için kullandığını göstermektedir. Giriş bölümünde postmodernizmin sosyo-kültürel ve tarihsel geçmişi, tarihsel üstkurmaca, büyülü gerçekçilik, cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramları, Jeanette Winterson'ın edebi biyografisi ve eserlerine ilişkin detaylı bilgi verilmiştir. Gelişme bölümündeki incelemelerle amaçlanan Winterson'ın her iki romandaki karakterler aracılığıyla kadınlık ve erkeklik arasındaki ayrımı bulanıklaştırdığını, böylece ataerkilliğin belirlediği geleneksel cinsiyet rollerini çarpıttığını metinlerden seçilen ifadelerle ispatlamaktır. Ayrıca Winterson hem tarihi hem de fantastik ortam ve karakterler yoluyla ve olağandışı unsurlarla gerçek ve fantezi sınırlarını aşmakta, ayrıca ataerkil toplumun belirlediği gelenek, kanun, kurum, norm, inanç ve geleneksel kuralları reddetmektedir. Sonuç olarak alternatif gerçeklikler ve tarihler sunarak, Winterson toplumdaki susturulmuş grup olan kadınların sesini duyurmakta, böylece kadınlar üzerindeki ataerkil hakimiyet ve baskıya karşı durmaktadır.
  • Master Thesis
    Samuel Selvon'un The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating Romanlarında Sömürgecilik Sonrası Edebiyat ile Modernizm Akımlarının Buluşması
    (2020) Çar, Tuğçe; Elbir, N. Belgin
    Bu tezin amacı Samuel Selvon'un The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating üçlemesinde anlatıcının kullandığı dil üzerinden Modernist edebiyat ve sömürgecilik sonrası (postkolonyal) edebiyata ait ortak unsurların araştırılmasıdır. Bu üç romanda da yazar dil ile bazı deneysel çalışmalar yapmış, sömürgecilik dönemine ait olarak ortaya koymak istediklerini, kullandığı ya da oluşturduğu özel dil ile ifade etmeyi tercih etmiş, böylelikle sömürgecilik sonrası döneme ait bulgularını kendine özgü yöntemlerle ortaya koymak suretiyle eserlerinde Modernizm akımı ile sömürgecilik sonrası dönem arasında bir köprü kurmuştur. Tezin teori bölümünde, teze konu olan romanların tarihsel bağlamı içerisinde anlaşılmasını sağlamak amacıyla sömürgecilik sonrası döneme ait tarihsel bilgi sunulmuş, postkolonyal kuramların ve postkolonyal edebiyatın kavramsal temelleri üzerinde durulmuş, edebiyatta Modernizm akımının gelişimi ile ilgili bilgi verilerek bu iki akımın hangi yönlerden kesiştiklerine dair bir tartışmaya yer verilmiştir. Analitik bölümlerde, The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating romanlarında anlatıcı tarafından kullanılan kendine has dilin, adı geçen edebi akımların ortak yönlerinin ortaya konulması bakımından ne gibi bir önem taşıdığı üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak, Samuel Selvon'un bu üç romanda anlatım dili olarak lehçe kullanmasının, dönemin edebi akımları açısından deneysel ve öncü bir çalışma olduğu, bu durumun gerek postkolonyal gerekse Modernist edebiyat için önemli anlamlar ifade ettiği, Selvon'un dil ve lehçe teması üzerinden hem postkolonyal hem de Modernist edebiyatın ortak konusu olan 'yurtsuzluk' ve 'yalnızlık' temalarını son derece etkin bir şekilde işlediği anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Lehçe, Deneysellik, Melezlik, Modernizm, Postkolonyal
  • Master Thesis
    Günlüklerine yansıyan Virginia Woolf ve George Eliot dünyasının feminist keşfi
    (2021) Hadi, Srosht Subhi; Canlı, Sifat Gülsen
    This thesis employs the feminist and psychoanalytical approaches in order to study the diaries of George Eliot and Virginia Woolf who are considered to be the major feminist writers during the nineteenth and early twentieth century. These writers' diaries are studied in order to explore these writers' worlds as well as their life experiences as women in male-dominated societies. In a context which was characterized by the sexist and phallocentric attitudes towards women's role in the society and literary canon, these female prodigies embarked on a quest to find their true self and to assert themselves as accredited women writers. These writers' quest for self-assertion, however, was imbued with various intervals of hope and despondency, but, in spite of various obstacles, they remained persistent to free themselves from the shackles of patriarchy and to define their own notion of womanhood. Hence, they were able to initiate a path towards New Women's intellectual awareness and their liberty from the psychological, economic and literary hegemony of patriarchy. Key Words: Diary, Feminist Theory, Psychoanalytical Theory, Hegemony, Patriarchy
  • Doctoral Thesis
    Göçmenlerdeki Kimlik Oluşturma Süreci: Buchi Emecheta'nın Kehinde'si, Zadie Smith'in White Teeth'i ve Yasmin Crowther'ın The Saffron Kitchen'i
    (2014) Safaeı, Ladan Amır; Canlı, Sifat Gülsen
    Bu tez, göçmenlerin kimlik oluşturma sürecini araştırmayı hedeflemektedir. Bu çalışmada ispat edilmeye çalışılan husus göçmenlerin kimlik oluşturma sürecinin iki eşzamanlı aşamadan oluştuğudur. Bu aşamalardan ilki göçmenlerdeki kimlik oluşumunun doğuştan başlayıp ölüme kadar devam ettiğini (epigenetic) ileri sürerken diğeri kimlik oluşumunun kültürleşme (acculturation) süreci doğrultusunda şekillendiğini vurgular. Erik Erikson'un Epigenesis of Life Cycle (1963, 1968) teorisine göre insanlar kişisel ve sosyal kimliklerini doğdukları ülkede veya ebeveynlerinin etnik kültürü etkisinde oluştururlar. Ancak göç ettikleri ülkede, tamamen yeni bir ortamda, karşılaştıkları kültürel ve sosyal krizlerden dolayı, kimliklerinin sosyal tarafı değişikliklere maruz kalır. Göçmenlerin sosyal kimlik oluşturma sürecinde yaşadıkları ve kimliklerine yansıyan bu değişiklikler John W. Berry'nin kültürleşme stresi (acculturative stress) ve Paul Pedersen's yeniden yapılandırdığı Adler'in kültür şoku (culture shock) kavramları doğrultusunda incelenmiştir. Sonuç olarak, göçmenlerin kimliklerindeki değişken yapı ve onun sonucunda oluşturdukları kişisel ve sosyal kimliklerinin hayatları boyunca değişebileceği sonucuna varılmıştır. Bu tez beş bölümden oluşmuştur. İlk bölümde, göçmenlerin kimlik oluşturma sürecinde önemli olan temel kavramlar ve teoriler açıklanmıştır. Daha sonraki üç bölümde bu teori ve prensipler, seçilen, tarih sırasına göre, Buchi Emecheta'nın Kehinde, Zadie Smith'in White Teeth ve Yasmin Crowther'ın The Saffron Kitchen eserlerindeki karakterlere uygulanmıştır. En son bölümde de göçmenlerin psikososyal kimlik oluşturma sürecinden nasıl geçtikleri ve kişisel ve sosyal kimliklerini nasıl oluşturdukları üzerinde varılan sonuçlar tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Göçmen kimliği, Epigenesis teorisi, Acculturation, Kehinde, WhiteTeeth, The Saffron Kitchen.
  • Master Thesis
    Arnold Wesker'in İlk Oyunlarındaki Temel Etkiler
    (2004) Selimoğlu, Zeynep Rana; Vale, Marcia
    ÖZET Bu tezin amacı Arnold Wesker'in oyunlarında özellikle yer, karakter ve diyalogda bazı temel etkilerin görüldüğünü vurgulamaktır. Savaş sonrası dönemi oyun yazarlarından olan Wesker oyunlarında toplumda görülen değişiklikleri yansıtır. Wesker, döneminin yeni teknikleriyle ilgilenirken kendi kişisel yaşam deneyimlerinde de etkilenir. Bu tezde Arnold Wesker'in ilk eserlerinde görülen temel etkiler oyunlarından dördünde - Mutfak ve Wesker Üçlemesi: 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs 'ten Sözediyorum ' - incelenmektedir. Bu tez, bir giriş, iki gelişme ve bir de sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde üç alt başlık yer almaktadır. Giriş bölümünün ilk iki kısmında Wesker'in tiyatrosu için İngiltere'de 20. yüzyılın ikinci yarısında yer alan sosyal ve tarihsel edebi gelişmeler ve yenilenen naturalizm hakkında bilgi verilir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra sınıflar arası farklılar ortaya çıkar ve bu yüzden toplumdaki denge değişir. Toplumdaki bu değişimler edebiyatı da etkiler. Bu sebeple bu dönem yazarları toplumdaki hiyerarşik düzeni yeniden yapılandıran endüstri ve ekonomideki çalkalanmalarla başlayan orta sınıf ve işçi sınıfı arasındaki farklılıkları eserlerinde anlatırlar. Toplumun en üst düzeyindekilerin sağladığı iş imkanlarına bağlı kaldıklarından zor kalan kesim işçi sınıfı olmuştur. İngiliz Tiyatrosu'nda bu sorunlar dönemin oyun yazarları tarafından da incelenir ve Wesker da bu yazarlardan biridir. Üçüncü kısımda ise Wesker'in hayatıyla ilgili bilgi verilmektedir. Gelişme bölümlerinde yukarıda adı geçen oyunlar - birinci bölümde Mutfak ve ikinci bölümde Wesker Üçlemesi 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs'ten Sözediyorum' - temel etkiler esas alınarak detaylı bir biçimde incelenmektedir. Tezin sonuç bölümünde giriş ve gelişme bölümlerinde tartışılan konular kısa özet olarak verilmektedir. u
  • Master Thesis
    George Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler Adlı Romanlarında Mutluluk ve Özgürlük Arayışı
    (2015) Keleş, Aybike; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler adlı romanlarındaki kadın karakterlerin toplumun kısıtlamalarına rağmen kendi yöntemleriyle nasıl özgürlük ve mutluluğa ulaşmaya çabaladıklarını göstermektir. Giriş bölümünde Viktorya Döneminin kültürel ve tarihsel özellikleri, cinsiyet rollerine ilişkin bilgiler verilmiştir. Gelişme bölümünde bu bahsedilen bilgiler ışığında romanlar analiz edilmiş ve yazarların kısa özgeçmişlerine yer verilmiştir. Adı geçen yazarlar, kadın karakterlerinin toplumdaki inançlara, geleneklere ve değerlere karşı isyanlarını göstermişler ve karakterlerin intiharlarını bir çığlık olarak yansıtarak toplumdaki susturulmuş kadınlar için yeni olanaklar ve önemli değişikler yaratmayı amaçlamışlardır. Anahtar Sözcükler Toplum, Ataerkillik, Değerler, Beklentiler, Geleneksel
  • Master Thesis
    Distopya Kavramları Olarak Güç ve Direniş: George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo İshiguro'nun Beni Asla Bırakma Adlı Eserlerinin Bir İ̇ncelemesi
    (2014) Kıyak, Muradiye; Gültekin, Azade Lerzan
    Bu tez, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserlerini distopik kavramlar açısından incelemeyi amaçlamıştır. Her iki romanın distopya kavramları benzeyiş acilari bakımından incelenmiştir. Bu tez dört bölümden oluşmaktadır; bir giriş, iki gelişme ve bir sonuç. Tezin giriş bölümünde, distopya teriminin doğuşunu bulmak amacıyla öncellikle ütopya teriminin tanımı ve ütopya ile distopya kavramlarının ilişkisi incelenmiştir. Bu tezde, ilk gelişme bölümünde, George Orwell'ın eserinde yarattığı totaliter rejimle, karmakarışık ortamla ve hapis gibi bir hayatla, nasıl bir distopik roman sergilediği vurgulanıyor. Bu tezin ikinci bölümünde, klonların ve normal insanların bulundukları vahim durumdan dolayı Kazuo Ishiguro'nun eseri distopik açıdan incelenmiştir. Aynı bölümde, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserleri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Tezin sonuç bölümünde, Beni Asla Bırakma adlı romanın gösterdiği umutsuzlukla, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romana oranla daha kötümser bit tablo çizdiği belirlenmiştir. Key Words: Orwell, Ishiguro, Ütopya, Distopya, Güç, Direniş
  • Master Thesis
    William Blake ve William Wordsworth Şiirlerinde Çocuk İmgesi
    (2016) Altahhan, Asmaa Raafat Noori; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, William Blake ve William Wordsworth şiirlerinde çocuk imgesini tarihsel ve kuramsal çerçevede tartışmaktır. Tezin başlangıç noktası çocuk imgesi kavramının romantik algıyla bağlantısını incelemektir. Çocuk imgesinin kavramsal analizi adı geçen iki Romantik şairin bu kavramı hayal gücünün kaynağı şeklinde ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Çocuk imgesi, William Blake'in Songs of Innocence and of Experience başlıklı eserinden seçilen şiirlerine ve William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood ve The Prelude eserlerine göndermeler yaparak Jung'un çocuk arketipi kuramı açısından ele alınmaktadır. Birinci bölümde, Romantik dönemin sosyal, tarihsel gelişimi ve Romantik şiirde çocuk imgesi kavramları incelenmektedir. Jung'un kolektif bilinçdışı ve çocuk arketipi kuramlarının William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde nasıl yansıtıldığı analiz edilmektedir. Tezin ikinci bölümü, William Blake şiirlerinde çocuk imgesini ve bu imgenin bir bütünleşme ve hayal gücü kaynağına dönüşümünü incelemektedir. William Blake, çocuk imgesini masumiyet ve deneyim gibi birbirine zıt iki kavram açısından ele almaktadır. Üçüncü bölümde William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood başlıklı eserinde çocuk imgesi ve ölümsüzlük kavramını nasıl ifade ettiği üzerinde durulmaktadır. Bu bölümde ayrıca Wordsworth'ün The Prelude eserinde çocuk imgesi ve insan zihninin gelişimi arasındaki ilişki üzerinde durulmaktadır. Sonuç kısmında, William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde çocuk imgesini ele alış biçimleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konmaktadır. Jung'un kuramı ışığında çalışılan bu tezde çocuk imgesinin ilham, hayal gücü ve bütünleşme kaynağı olarak söz konusu şairler ve eserlerinde önemli bir yeri olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Peter Shaffer'in Güneşin Görkemli Avlanişi, Küheylan ve Amadeus Oyunlarindaki Karakter Çatişmalari
    (2007) Bilir, Seda; Vale, Marcia; Vale, Marcia; Vale, Marcia; Department of English Language and Literature; Department of English Language and Literature
    ÖZBu tez, Peter Shaffer'in Güneşin Görkemli Avlanışı, Küheylan ve Amadeus adlı üç oynundaki karakter çatışmalarını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada metin analizi metodu uygulanmıştır. Analiz öncesinde, karakter çatışmasının önemi ve türleriyle ilgili temel bilgi verilmiştir. Analiz boyunca ise, karakterler, ilişkileri, ve yaşadıkları çatışmalar zaman, yer ve çatışmaların sonuçları göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Sözü edilen üç oyunda da Shaffer, iki karşıt kişilik yapısını temsil eden karakter çiftleri yaratmıştır, ve bu zıt karakterlerin karşılaşmalarıyla ortaya çıkan çatışma üzerinde durmuştur. Shaffer çatışma halindeki karakterlerini her bir oyunda farklı bir dönem içinde anlatmıştır: Güneşin Görkemli Avlanışı'nda onaltıncı yüzyıldaki İspanya ve Peru, Küheylan'da yirminci yüzyıl İngiltere'si, ve Amadeus'ta onsekizinci yüzyıl Viyana'si resmedilmiştir.Çatışmalar tarafından sıkıştırılmış karakterler üç oyunda da bir tür değişim yaşar ve inançlı ya da tukulu karakterle karşılaştıktan sonra kişisel bir farkındalığa ulaşır. Bu kişisel farkındalık süresi boyunca, Shaffer sıklıkla ibadet temasının altını çizer. Güneşin Görkemli Avlanışı'nda Pizarro Athauallpa'nın inancının ona ihtiyaç duyduğu ruhani gücü verebileceğine inanır, Küheylan'da Dysart Alan'ın ilkel ve tutkulu tapınmasının kişiliğine katkısını farkeder, ve Amadeus'ta Salieri sınırlı yeteneğini görür ve bu da onu Tanrı ile bir savaşa sürükler. Pizarro, Dysart, ve Salieri'nin ulaştığı kişisel farkındalıklar üç oyunun da sonu için felaketler hazırlar. Athauallpa ölür ve Pizarro umudunu yitirir; Dysart tedavisine devam edip, Alan'in içindeki tutkuyu öldürmek zorunda kalır; ve Salieri Mozart'a bir suikast düzenler, kendisi de intihar eder. Sonuç olarak, üç oyun farklı tarihsel süreç ve coğrafyalara aittir, ancak yine de birbirini tamamlayan iki karakter arasindaki kişisel çatışma teması belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun da ötesinde, oyunların herbirinde karakterlerin yaşadıkları çatışmalar kişisel farkındalığa yol açar; ancak bu farkındalık karakterler için zamanla yıkıma dönüşür.
  • Master Thesis
    Oscar Wild`s Concept of Copmedy as Reflected in His Society Comedies: Lady Windermere`s Fan, a Woman of No Importance and the Importance of Being Earnest
    (2006) Tekin, Tuğba; Vale, Marcia; Department of Basic English (Prep School); Department of Basic English (Prep School); Department of Basic English (Prep School)
    ÖZETBu tezin amacı Oscar Wilde'ın yazdığı toplum komedilerinde tiyatroya yaptığıönemli katkıları karakter, tema, durum ve oyunların içinde yer alan zıtlıklar bazındavurgulayarak yazarın komedi kavramına yaklaşımını incelemektir. Viktorya Dönemi oyunyazarlarından olan Wilde, dönemin tiyatro geleneklerini ve temalarını YanlışlıklarKomedisi'nin uslup ve gelenekleri ile harmanlayarak oyunlarında yansıtmaktadır. Bubağlamda, seleflerinden ve çağdaşı olan oyun yazarlarından hayli etkilendiği gözlemlenmeklebirlikte kendi yenilikçi ve devrimci tarzını ortaya koyduğu aşikardır. Bu tezde Wilde'ın üçadet komik oyununda -Leydi Windermere'in Yelpazesi, Ehemmiyetsiz Bir Kadın ve CiddiOlmanın Önemi Üstüne- iz bırakan etkiler ve yazarın olağanüstü nüktedanlığı ile yarattığıharika tarzı incelenmektedir.Bu tez, bir giriş, üç gelişme ve de bir sonuç bölümünden oluşmaktadır. Girişbölümünde Wilde'ın sanat anlayışından, Yanlışlıklar Komedisinden ve melodramdanbahsedilerek yazarın bu iki tiyatro tipini karıştırmak suretiyle elde ettiği kendine has eşsiztarzıyla tarihi eskiye dayanan İngiliz Tiyatrosu geleneğinde nasıl farklı bir yer edindiğinekısaca değinilmektedir. Oyunların daha ayrıntılı incelendiği gelişme bölümlerinde iseWilde'ın üzerindeki bariz etkilerin yanısıra yarattığı farklılıklar üzerinde durularak yazarıntüm etkilenmeleri reddederek tiyatroya yeni bir soluk getirdiğini iddia etmesinin ardındakihaklı gerçekler üzerinde durulmuştur. Gelişme bölümünde sırasıyle Leydi Windermere'inYelpazesi, Ehemmiyetsiz Bir Kadın ve Ciddi Olmanın Önemi Üstüne adlı oyunlarincelenmektedir.Son bölüm olan sonuç bölümünde ise, Wilde'ın en etkili silahı olan dili ustacakullanma sanatı ile çağdaş nesirde ustalığını göstermesi ve eserlerinin gelenekselmelodramdan ve yanlışlıklar komedisinden nasıl ayrıldğını, tüm bu özelliklerin mükemmelbir uyum içinde işlendiği oyunun ise yazarın en son ama en şahane oyunu olduğubelirtilmektedir. Sonuç bölümünde temel bölümlerdeki incelemelerin bir özeti verilmektedir.anahtar sözcükler: Oscar Wilde, Yanlışlıklar Komedisi, melodram, yanıltmaç, özdeyiş,nükte.ii