Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Doctoral Thesis
    İlgili Muhasebe Teknikleri Açısından Kurumsal Yönetim ve Risk Yönetiminin Türkiye'de İslami Bankalar ve Geleneksel Bankaların Performans Üzerine Etkisi
    (2021) Alrujoubı, Adnan Mohammed Husayn; Büyükmirza, Hüseyin Kamil
    Alrujoubi, Adnan. İlgili muhasebe teknikleri açısından kurumsal yönetim ve risk yönetiminin tyürkiye'de islami bankalar ve geleneksel bankaların performans üzerine etkisi, Doktora Tezi, Ankara, 2021. Bu çalışmanın en temel amacı Türkiye'de İslami bankalar (İB) ile geleneksel bankaların (GB) performanslarını etkileyen değişkenler arasında regresyon analizi yaparak iki banka türü arasındaki korelasyonları belirlemektir. Çalışmanın diğer önemli amacı ise CAMELS modeli kullanmak sureti ile bu banka türlerinin performanslarını karşılaştırmaktır. Bu çalışmanın önemi, banka performanslarının çok geniş kapsamlı kitleleri etkiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Takip eden kısımda araştırmanın ana başlıkları yer almaktadır: 1) Kurumsal yönetişim (KY), risk yönetimi (RY) ile ilgili teorilerin çoğu, iyi KY ve RY uygulamak için fikir birliğine sahip olan ve performans üzerinde mükemmel faydalar sağlayacak olan ekonomik teorilerdir. 2) Türk bankacılık sisteminin temel sorunları bankacılık sektöründe yabancı sermayeye bağımlılık, likidite krizleri ve faiz oranlarının hükümet kurallarıyla değişmesi nedeniyle yerel para birimi enflasyonu olarak sıralanabilir. 3) IB ve GB'ler arasındaki temel farklılık faiz oranlarıdır. Bunun sebebi İslami mevzuatın kullanımıdır. Bu farklılığı ikame etmek için Kar-Zarar Paylaşım (KZP) araçları kullanılmaktadır. Bu nedenle, onları karşılaştırmamız halinde sonuçlarda farklılık beklenir. Çalışma verileri Türkiye Bankalar Birliği'nin internet sitesinden elde edilmiştir. Üç İslami banka ve 19 mevduat bankası çalışmaya dahil edilmiştir. Korelasyonları belirlemek için SPSS programı ve 2010-2017 yıllarına ait panel verileri kullanılmıştır. Tüm hipotezler kabul edildiğinde, IB'lerin performansının genel olarak daha sağlıklı olduğu gösterilmiştir, bu bulgular IB'lerin geleceğinin muadil GB'lere kıyasla hala sağlam bir proje umudu verdiğini düşündürmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Applications of Machine Learning Procedures on Data Envelopment Analysis
    (2023) Kurt, Şenol; Dinçergök, Burcu
    Veri Zarflama Analizi (VZA) ve Makine Öğrenmesi (MÖ), veriden anlam çıkarmayı amaçlayan ve yaygın olarak kullanılan iki metodolojidir. İki metodolojinin birlikte kullanıldığı çalışmalara ilişkin literatür incelendiğinde, genellikle MÖ algoritmalarının VZA metodolojisinin kısıtlarını aşmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir MÖ algoritmasının VZA modeli kullanılarak birim ünite etkinliğinin değerlendirmesini geliştirmek için kullanılabilirliğini araştırmaktır. Bu tez, VZA üzerindeki MÖ prosedürlerinin uygulamalarını inceleyerek mevcut literatüre katkı yapmaktadır. ML algoritmaları ile bir VZA modelinden elde edilen etkinlik skorlarını tahmin etmeye yönelik daha önce yapılmış çalışmalar olmasına rağmen, bu çalışma, bazıları daha önce kullanılmamış olan ML algoritmalarını da kullanarak bu konudaki çalışmayı genişletmektedir. Karar ağacı tabanlı MÖ modelleri, hedef değişkeni tahmin etmede daha büyük etkiye sahip olan özellikleri belirleyebilir. Önceki çalışmalar, Karar Verme Birimi (KVB) verimliliğini etkileyen önemli değişkenleri belirlemek ve açıklamak için özellik önem skorlarını kullanmıştır. Öte yandan, yeni bir yaklaşım olarak, bu çalışma bir VZA modeli için bir ağırlık kısıtlaması olarak özellik önem sıralamasının kullanılmasını önermektedir. Önerilen yaklaşım, VZA modelinin bazı girdilere çok fazla ağırlık veren ve diğer girdilere sıfır ağırlık atayarak göz ardı eden bir sınırlamasının üstesinden gelmek için kullanılabilir. Bu yaklaşım gerçek bir veri seti ile kullanılarak VZA modelinin kalitesinin arttırdığı kanıtlanmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Sağlık Çalışanlarına Göre Medikal Turizm Endeksi Faktörlerinin Değerlendirilmesi
    (2021) Köroğlu, Gönenç; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışmanın amacı, medikal turizmde rekabet gücünü etkileyen faktörlerin sağlık profesyonelleri gözüyle Türkiye açısından ortaya konmasıdır. Bu amaç aynı zamanda Türkiye'nin sağlık turizminde rekabet önceliği sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışma Türkiye'de çalışmakta olan 388 sağlık çalışanı üzerinde anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda gelişmekte olan medikal turizm hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler adına avantaj sağlayacak nitelikler barındırmaktadır. Ülkelerin güçlü oldukları alanların farkına varıp bu alanlarda daha yoğun çalışmasına, zayıf oldukları alanları geliştirmesine ve potansiyel sağlık turisti çekmesi için ne yapması gerektiğine dair hazırlanmış olan bu tez dünyadaki belirli sağlık turizmi konumlarını ele almaktadır. Ülkeler yalnızca sağlık turizmi sunmakla kalmayıp, sağlık hizmeti öncesi, sırası ve sonrasında da tamamlayıcı hizmetler sunmaktadır. Medikal turizmde rekabet edecek ülkelerin hangi alanlarda ne gibi rekabet üstünlüğüne sahip olduklarının belirlenmesi, potansiyel medikal turistlerini hangi alanlarda kendilerine çekebilmeleri ancak oluşturulacak bir endeks ile ortaya çıkarılabilir. Çalışma medikal turizmin bileşenlerinin ortaya konması ve bu bileşenlerin ağırlıklarının analitik yöntemlerle belirlenmesi açısından hem çalışma alanına önemli bir katkı hem de teoride önemli bir kaynak olma niteliğindedir. Çalışmada, uluslararası geçerliliği olan açıklayıcı faktör analizine dayalı bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma sonunda medikal turizmin maliyet, destinasyon, sağlık kurumları ve insan kaynakları olmak üzere dört bileşenden oluştuğu, ayrıca bu bileşenlerinin birbirine yakın ağırlıkta olduğu bulunmuştur.
  • Doctoral Thesis
    Teknoloji Transfer Ofislerinden Alınan Hizmete Dair Memnuniyeti Ölçmek için Bir Ölçek Geliştirilmesi
    (2021) Yılmaz, Seda; Cansızlar, Doğan
    İlgili çalışmalar incelendiğinde TTO'lardan alınan hizmete dair memnuniyetin ölçüldüğü bir ölçeğin eksikliği görülmektedir. Alan yazındaki ölçeklerden hiçbiri salt bir biçimde TTO'lara dair memnuniyeti ölçmemektedir. Bu çalışmanın amacı; Teknokentler bünyesinde faaliyet gösteren firmaların TTO'lardan aldıkları hizmete dair memnuniyetlerinin ölçüldüğü güvenilir bir ölçek geliştirmek ve aynı zamanda geliştirilen bu aracı doğrulamaktır. Bu amaca yönelik olarak Teknokentlerde faaliyet gösteren firmaların Teknoloji Transfer Ofislerinden almış oldukları hizmete dair memnuniyet düzeyleri incelenmiştir.
  • Doctoral Thesis
    Dijital Pazarlama Araçlarından Sosyal Medyanın Yabancı Turistlerin Türkiye'yi Tercihleri Üzerine Etkisi
    (2022) Güner, Saime Şanlı; Üner, Mehmet Mithat
    Bu araştırma, İngiltere, Almanya ve Rusya'da yaşayan sosyal medya kullanan ve seyahat etme niyeti olan bireylere ana dillerinde sorular yöneltilerek seyahat ile ilgili sosyal medyanın; faklı kültürel bakış açılarına sahip turizm tüketicilerinin tercihleri üzerindeki etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada kullanılan ölçekler sırasıyla; topluluk deneyimi (faydacı, hazsal, sosyallik ve kullanılabilirlik deneyimi), tüketici bağlılığı (bilişsel, duygusal ve davranışsal bağlılık), topluluk kimliği, sosyal medya kullanımına yönelik tutum ve seyahat katılımında oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 ve Smart PLS 3.0 programı ile analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. Karşılaştırma testleri ve frekans analizi yapılmıştır. Ayrıca uyarlanan ölçeğe ilişkin güvenirlik ve yapı geçerliliği için açıklayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Kavramsal model Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile değerlendirilmiş ve araştırma hipotezleri test edilmiştir. Bu araştırma ile geliştirilen ve test edilen kav(ramsal modelle elde edilen analiz sonuçlarını değerlendirdiğimizde; sosyal ağlar aracılığıyla tüketicilerle kurulan interaktif iletişim sonucunda oluşan topluluk deneyiminin, seyahat katılımının ve topluluk kimliğinin tüketici bağlılığı üzerinde bir etkisi olduğu, bununla birlikte topluluk deneyiminin topluluk kimliği üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Sosyal medya kullanımına yönelik tutumun ve seyahat katılımının, topluluk deneyimi üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre, sosyal medyanın; faklı kültürel bakış açılarına sahip turizm tüketicilerinin davranışları üzerindeki etkisi olduğu söylenebilir.
  • Doctoral Thesis
    Türkiye'de şehir çiftleri arasında hava seyahat talebine etki eden kriterlerin farklı yöntemlerle karşılaştırmalı analizi
    (2019) Reyhanoğlu, İzay; Tengilimoğlu, Dilaver
    Türkiye'de havayolu ile ulaşımın gün geçtikçe yaygınlaşması rekabetin artmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan doğru yapılmış bir havayolu talep tahmini, bir havayolu işletmesi için, belirli bir hatta uçuş konulup konulmaması kararı, filo planlaması, kaynak planlaması, bilet fiyatlarının belirlenmesi, uygun stratejilerin belirlenmesi gibi kritik kararların verilmesinde oldukça önemlidir. Bir ülkenin ekonomisinin önemli bir parçası olan havayolu taşımacılığında talebin bilinmesi işletmelerin özellikle stratejik kararlarını doğru belirlemelerinde önemlidir. Türkiye'de havayolu taşımacılığı, dünya ortalamasına göre daha yüksek oranda büyüme göstermektedir. 2003 yılında başlatılan Bölgesel Havacılık Politikasından bu yana iç hat yolcu sayısında yaklaşık 12 kat artış görülmüştür. Buna karşın yurtiçi yolcu taşımacılığının büyük bir bölümü halen karayolu üzerinden yapılmaktadır. Türkiye'de ana merkezlerden ülkenin pek çok havalimanına uçuşlar gerçekleşmekte iken, ana merkezler haricinde uçuşlar (çapraz uçuşlar) yeterli sayıda değildir. Bu noktalar arası uçuşlar bağlantılı uçuşlar ile gerçekleşmektedir. Bağlantılı uçuşlarda uzun aktarma (bekleme) süreleri ile yüksek bilet fiyatları, bu uçuşlarının yolcular için cazip gelmemesine yol açmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de çapraz uçuşlarla ilgili olarak havayolu talep tahmini çalışması yapılmıştır. Bu amaçla Kayseri ve Bursa, anket uygulanan şehir çifti olarak seçilmiştir. Kayseri'de yaşayan 501, Bursa'da yaşayan 453 bireye uygulanan anketlerden derlenen verilere lojistik regresyon, yapay sinir ağları modeli ve kümeleme analizleri uygulanmıştır. Veri setinin analizi sonucunda elde edilen ampirik bulgular karşılaştırma yapılarak yorumlanmıştır ve yapay sinir ağları modelinin diğer yöntemlerden daha başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Çalışmada, her iki şehirde de uçuş talebini belirleyen en önemli etkenlerin aktarmasız uçuş konulması ile bilet fiyatlarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    CDS Primini ve Vadeli İşlem Sözleşme Fiyatlarını Etkileyen Faktörler: Türkiye Örneği
    (2025) Benli, Tolga; Dinçergök, Burcu
    Günümüz finansal piyasalarının karmaşık yapısı içerisinde etkin risk yönetimi ve optimal yatırım stratejileri geliştirmek, piyasa katılımcılarının çeşitli finansal enstrümanları derinlemesine kavramasını gerektirmektedir. Vadeli işlem sözleşmeleri ve Kredi Temerrüt Takasları (CDS) gibi türev ürünler, risk yönetiminde stratejik öneme sahip finansal varlıklar olarak öne çıkmaktadır. Bu enstrümanların fiyatlandırma mekanizmaları hem ulusal hem de küresel çok sayıda ekonomik faktörün etkisi altında şekillenmektedir. Söz konusu faktörlerin vadeli işlemler ve CDS primleri üzerindeki münferit etkilerinin sistematik analizi, risk yönetimi süreçlerinin optimizasyonu ve daha isabetli yatırım stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik öngörüler sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye CDS primi ile Borsa İstanbul Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası ürünlerinden dolar/TL ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hangi ulusal ve küresel değişkenlerden etkilendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak ilgili değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkileri de dikkate alınmıştır. Literatürde öne çıkan çalışmalardan faydalanarak ulusal düzeyde enflasyon, sanayi üretim endeksi, merkez bankası dış borcu ve rezervi verileri kullanılırken küresel düzeyde VIX ve MSCI ACWI endeksleri ve Amerika, Çin, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Brezilya CDS primleri kullanılmıştır. Veriler, Ağustos 2018-Aralık 2024 dönemini kapsamakta ve aylık frekanstadır. Ulusal değişkenlerin birçoğunda Ağustos 2018 tarihinde meydana gelen yapısal kırılma sebebiyle veri seti bu tarih kesim noktası olacak şekilde ikiye bölünmüştür. Yöntem için VAR metodolojisi izlenmiş, Granger nedensellik testi, etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri kullanılmıştır. Sonuçlar CDS priminin ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hem küresel hem de ulusal değişkenlerle ilişkisini ortaya koyarken dolar/TL vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının ulusal etki altında olduğunu göstermektedir. Ek olarak bağımlı değişkenlerin yapısal kırılmalardan etkilendiği sonucuna varılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Çoğunluk doğrudan yatırım kararlarının performans üzerine etkisi: OECD konaklama endüstrisi örneği
    (2021) Erdal, Fehmi Buğra; Test, Test; Üner, Mehmet Mithat
    Bu çalışma doğrudan yabancı yatırım teorilerinden biri olan Eklektik Paradigma'yı (OLI Modeli) açıklamakta ve paradigmanın unsurlarından bir tanesi olan sahiplik üstünlüğünün, OECD'de bulunan oteller ve benzeri konaklama faaliyeti gösteren (NACE=5510) işletmelerin performansına etkisini ölçmektedir. Çalışmada, OECD ülkelerinde bulunan otel ve benzeri 105 konaklama işletmelerinin verileri ile kurulan model, panel veri yöntemi ile incelenmiştir. Model ilk olarak OECD ülkesinde faaliyet gösteren 73 şirketin 10 yıllık verisi (2010-2019) ile incelenmiş ardından modele Türkiye eklenerek 4 yıllık (2015-2018) veri ile tekrar incelenmiş ve sonuçlar ayrı ayrı açıklanmıştır. Çalışmanın sonucunda ilk olarak, OECD ülkelerinde faaliyet gösteren otel ve benzeri konaklama yerlerinde sahiplik avantajının işletme performansı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Analiz sonuçları bu işletmeler için her iki modelde de işletme büyüklüğünün performansa etkisi olmadığını ortaya koyarken, maddi olmayan duran varlıkların performansa etkisini ortaya koymuştur. Birinci modelde çalışan başına ciro performans ilişkisi anlamsız çıkarken bu değişken ikinci modelde anlamlı çıkmıştır. Yine bu işletmeler için birinci modelde uluslararası ortaklık payının %10 - %50 arasında işletme performansına etki ettiği görülmüştür. Kurulan ikinci modelde bu değişken veri kısıtlılığından dolayı anlamsız çıkmıştır ve modelden dışlanmıştır. Araştırmanın sonuçları kurulan modelin daha da genişletilebileceğine dair kanıtlar sunmaktadır. Veri kısıtlılığı buradaki temel sorun olmaktadır. Kurulan model sahiplik avantajını ölçmek ile beraber Eklektik Paradigma'nın diğer unsurları hakkında bilgi vermemektedir. İlerleyen çalışmalarda model, bu yönde yeniden oluşturularak literatüre katkı vermesi beklenebilir.
  • Doctoral Thesis
    Üniversitelerde Akademisyenlerin Kayırmacılık Algılarının Örgütsel Bağlılığa Etkisinde İş Doyumunun Aracılık Rolü: Ankara İli Örneği
    (2023) Cankurtaran, Yeliz; Tengilimoğlu, Dilaver
    Kurumların, hedeflerine ulaşabilmeleri ve performanslarını arttırabilmeleri için kendilerine yüksek düzeyde bağlılık hisseden ve iş doyumu yüksek olan insan gücüne ihtiyaçları vardır. Kayırmacılık, kurumların hedeflere ulaşmasını engelleyen, varlığını tehlikeye atan etik dışı bir olgudur. Kayırmacı davranışlar akademisyenlerin örgütsel bağlılık ve iş doyumuna zarar vermektedir. Bu çalışma, Ankara ili kamu ve vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin kayırmacılık algıları ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu seviyelerinin demografik durumlardan etkilenip etkilenmeyeceğini saptamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi olarak betimsel ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada, üniversitelerin sahipliği esas alınarak Tabakalı Rastgele Örnekleme yöntemi ile akademisyenler tanımlanmıştır ve değerlendirmeye 518 (323 online, 195 yüz yüze) anket katılmıştır. Araştırmaya dâhil olan akademisyenlerin sosyo-demografik özellikleri, 'Kayırmacılık Ölçeği', 'Örgütsel Bağlılık Ölçeği' ve 'Minnesota İş Doyum Ölçeği' değerlendirilmiştir. Sonuçlar istatistiksel paket programlar aracılığıyla incelenerek yorumlanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi, t testi, Tukey ve Anova testleri, tanımlayıcı istatistiksel yöntemler ve korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, akademisyenlerin kayırmacılık algılarının (Ort.=2,67) düşük düzeyde, örgütsel bağlılıkları (Ort.=3,05) ve iş doyumlarının (Ort.=3,69) orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, akademisyenlerin yaş, üniversite statüsü, yöneticilik yapma durumu, meslekte toplam çalışma süresi değişkenlerine göre kayırmacılık algılarında istatistiksel anlamda farklılık görülmüştür. Buna ek olarak, akademisyenlerin yaş, aylık gelir durumu, üniversite statüsü, toplam çalışma süresi, mevcut üniversitede çalışma süresi, yöneticilik yapma durumu, meslekte toplam çalışma süresi durumları ile iş doyumu arasında etkili bir fark yarattığı saptanmıştır. Ayrıca, yöneticilik yapma durumu, mevcut üniversitede çalışma süresi durumlarına göre örgütsel bağlılık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Bununla beraber yapılan korelasyon analizi neticeleri akademisyenlerin kayırmacılık algıları ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu arasında olumsuz yönde bir ilişki olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Kayırmacılık, Örgütsel bağlılık, İş doyumu, Akademisyen, Üniversite
  • Doctoral Thesis
    İşyeri ve Çalışan Performansı Açısından Örgütsel Sosyal Uyumu: Stk'ların Örneği
    (2021) Al-bayatı, Emad Anwer Abdulhameed; Tuzlukaya, Şule
    Göçmen işçi oranının çok yüksek olduğu bir çalışma ortamında, çalışma ekibindeki uyumunçalışanın performansı üzerindeki etkisinin ölçülebilmesi, insan kaynakları ile performans kavramları arasındaki ilişkiyi anlamak için iyi bir fırsattır. Bu araştırmada temel olarak Türkiye'deki STK kuruluşlarında çalışan göçmen çalışanların sosyal ve örgütsel yönlerinin ele alınması amaçlanmıştır. Bu nedenle, içinde bulundukları örgütsel yapı içindeki uyumlarına ek olarak, sosyal açıdan iş arkadaşları arasındaki uyumlarına odaklanmaktadır. Çalışma, göçmen işçiler ile onların yerel iş arkadaşlarının örgütsel uyumu arasında sosyal ve görev (örgütsel) olmak üzere her iki açıdan karşılaştırma çerçevesini dikkate almaktadır. Araştırma, hedeflenen değişkenleri ölçmede güvenilirlik ve yeterlilik için önceden test edilmiş ölçekleri içeren bir anket aracı aracılığıyla öznel bir değerlendirme metodolojisini benimsemektedir. ÖSU ölçeğinin temelini oluşturmak için seçilen araç araştırılmış ve sosyal uyumu ve örgütsel uyumu ölçmede başarılı olduğu kanıtlanmıştır. Türkiye'deki STK'ların yerli ve göçmen çalışanlarından toplam 392 geçerli anket toplanmıştır. İstatistiksel analizin bulguları, ÖSU ve ÇP ölçeklerinin modellerinin uygunluğunu DFA (Doğrulayıcı Faktör Analizi) modeli kullanarak göstermiştir. Betimleyici istatistiklerde, yerel çalışanlar ÖSU ve ÇP boyutlarının çoğunda daha yüksek ortalama puanlar almıştır. Örgütsel sosyal uyumun çalışan performansı üzerindeki etkisi ÖSU ölçeği aracılığıyla gösterilmiştir. Etkilerin doğası ve kapsamı bir boyuttan diğerine farklılık göstermiştir. Olumlu, olumsuz veya 0,05 düzeyinde anlamlı etkiler, yapısal eşitlik modellemesi analizi ile gösterilmiştir. Boyutların çoğuna bakıldığında, ÖSU ve ÇP değerlendirmelerinde cinsiyet, yaş, medeni durum, iş deneyimi, gelir ve ekip büyüklüğü grupları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. ii Bununla birlikte, ÖSU ve ÇP değerlendirmelerinde eğitim düzeyi, Türkçe dil yeterliliği, uyruk ve çalışma düzeyi grupları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.