Search Results

Now showing 1 - 10 of 401
  • Master Thesis
    Ruanda’da Finansal Okuryazarlık Düzeyinin Hane Halkının Tasarruf ve Yatırımları
    (2024) Nıyomugabo, Melchıade; Erkan, Turan Erman
    Bu çalışma, Ruanda'da finansal okuryazarlık düzeyinin hane halkının tasarruf ve yatırımları üzerindeki etkisini nicel bir araştırma tasarımı uygulayarak araştırmıştır. Araştırmada, Ruandalıların finansal varlıklar ve ürün yönetimine yönelik finansal yeteneklerini test etmek amacıyla Ruanda Ulusal İstatistik Enstitüsü tarafından yürütülen Ruanda'nın 2020 mali kapsamı anketinden elde edilen ikincil veriler kullanıldı. Anket, Ruanda'daki bireysel hanelerin finansal okuryazarlık düzeyini ve Gelir, Cinsiyet, Yaş ve Eğitim düzeyi dahil Sosyo-Demografik faktörleri ölçmek için temsili olarak kullanılan soruları içeriyordu. Genel olarak Ruanda vatandaşları finansal okuryazardır ve genel finansal okuryazarlık ortalaması 8,85/12 puan olup %73,75'tir. Verileri analiz etmek ve İkili Lojistik Regresyon Modeli yordayıcılarının parametrelerini tahmin etmek için Sosyal Bilimler Çalışmaları İstatistik Paketi (SPSS) kullanıldı. Araştırma bulguları, bireysel finansal okuryazarlık düzeylerinin tasarruf ve yatırım olasılığı üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu tespit etti. Ayrıca, gelir aralığı da dahil olmak üzere demografik özellikler ve 12 yaş ve üzeri örgün eğitim almış katılımcıların bir parçası olmak, Ruanda nüfusu arasında tasarruf ve yatırım yapma olasılığını etkilemektedir. Cinsiyet ve yaş, hane halkı tasarrufları ve yatırımları üzerinde güçlü bir etki olmaksızın çelişkili sonuçlar gösterdi. Genel olarak çalışma bulguları, 50.000 Rwf'nin üzerindeki gelir grubunun, 12 yıl ve üzeri eğitim seviyesinin ve finansal okuryazarlık düzeyinin hane halkı tasarruflarını ve yatırımlarını sırasıyla 2,87, 1,78 ve 1,51 oranlarla etkilediğini gösterdi.
  • Master Thesis
    Katar Konaklama Sektöründe Paydaşların Katılımı, Paydaşların Psikolojik Güçlendirilmesi ve Paydaşların Etkisinin Proje Başarısına Katkısının Değerlendirilmesi
    (2024) Eltayef, Basmala Ahmed Mustafa; Tosun, Burcu
    Literatürde yer alan pek çok araştırma, paydaşların projelerin başarısını şekillendirmedeki temel rolünü vurgulamaktadır. Bu çalışma, paydaşlarla ilişkilendirilen belirli bağımsız değişkenlerin projelerin sonuçları üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde incelemektedir. Literatürde sıklıkla ele almaları ve projelerin başarısı ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmeleri sebebiyle, paydaşların katılımı, psikolojik güçlendirilmeleri ve etkileri bu çalışmada bağımsız değişkenler olarak incelenmektedir. Paydaşların işi ne derecede olumlu veya olumsuz yönde etkileyebileceklerini değerlendirmek, projeye olan etkilerini değerlendirebilmek açısından kritik bir unsurdur. Bu çalışmanın bağımlı değişkeni olan proje başarısı, zaman, performans, kalite ve memnuniyet gibi anahtar performans göstergeleri (KPI'lar) kullanılarak değerlendirilmektedir. Kantitatif bir yaklaşım benimseyerek ve uygunluk örnekleme yöntemi kullanarak, Google Forms aracılığıyla hissedarlar, yatırımcılar, yöneticiler ve çalışanlar dahil olmak üzere 250 paydaştan veri toplanmıştır. Toplanan veriler, SPSS kullanılarak titiz bir analizden geçirilmiş ve hipotezleri test edebilmek için korelasyon ve regresyon testleri uygulanmıştır. Korelasyon testi, modeli sonuçlarıyla doğrulamış ve regresyon analizleri, paydaşların katılımı, paydaşların psikolojik güçlendirilmesi ve paydaş etkisinin de dahil olduğu bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişken olan proje başarısı ile anlamlı ve olumlu ilişkileri olduğunu göstermiştir. Bu bulguların, paydaş değişkenlerinin projelerin başarısı üzerindeki etkileri konusundaki bilgi birikimine önemli katkılarda bulunması umulmaktadır.
  • Master Thesis
    Çocuğa Yönelik Pazarlamanın Ötesinde: Literatür ve Uygulama Arasındaki Fark için Bir Vaka Çalışması
    (2019) Dinç, Kamer; Üner, Mehmet Mithat
    Çocuğa yönelik pazarlamanın ilk örnekleri 1800'lerde görülüyor olmasına rağmen araştırmacıların bu konuya değinmelerinin 1950'leri bulması dikkat çekici bir durumdur. Çünkü çocuklar göze çarpan bir tüketici demografisi oluşturur; ancak araştırmacıların çocukları dikkate almalarının gecikmesi, çocukların tüketici davranışlarını anlamayı de geçiktirmiştir. Bugün, çocuğa yönelik pazarlama anlayışını açıklamak için bazı araştırmalar yapılmış olsa da, referens alınan kaynaklar sınırlıdır. Bununla birlikte, uygulayıcılar kendilerini literatürle sınırlandırmayı tercih etmemiş, kendi yollarını keşfetmeyi tercih etmişlerdir. Hatta araştırmacılar bu konuda uygulayıcıları takip ederler. Bu vaka çalışması, çocuğa yönelik pazarlamanın literatür dışında, gerçek dünyada nasıl çalıştığını anlamak için tasarlanmıştır. Bu araştırmasının kapsamlı amacı, uygulayıcılar ve literatür arasındaki farkı ortaya koymaktır. Ayrıca bu çalışmada, önceki çalışmalara dayanan tanımları, yaklaşımları, stratejileri ve etik sorunları daha iyi anlamak da amaçlanmıştır. Bahsi geçen terimler, çocuğa yönelik pazarlama hakkında daha iyi bir fikir edinmeye yardımcı olmak için araştırılmış ve tartışılmıştır. Bu nedenle, bu vaka çalışması çocuğa yönelik pazarlamayı eleştirmek için uygulama örnekleriyle anlatı sorgulamaları kullanılarak tasarlandı. Çocuğa yönelik pazarlama alanındaki mesleklerle anlatı araştırması olarak görüşmeler yapıldı ve populer kültür belgelerinde uygulama örnekleri alındı. Bu eleştirel çalışma, literatüre ve pratik arasındaki farkı açıklamak için yapılmıştır, böylece bu örnek olay incelemesi çocuğa yönelik pazarlamanın devam eden işleyişi hakkında bilgi toplar ve konuyu detaylandırır.
  • Article
    ŞEFFAFLIK DÜZEYLERİ HALKA AÇIK BANKALARIN KÂRLILIK ORANLARINI ETKİLİYOR MU? KURUMSAL YÖNETİM TEMELLİ BİR ARAŞTIRMA
    (2023) Tümer, Tolga; Sayar, Zafer; Sayar, Ali Rıza Zafer
    Kurumsal yönetim alanında öncü olan bankalar, kurumsal yönetimin temel ilkelerinden birisi olan şeffaflık aracılığıyla paydaşlarıyla iletişim sağlamaktadırlar. Kurumsal yönetim teorilerine göre, pay-daşlarla ilişkilerin olumlu olmasının finansal performansı ve kârlılığı arttıracağı öngörülmektedir. Bu çalışma, “Gerçekten şeffaflık bankaların kârları üzerinde olumlu etkide bulunuyor mu?” sorusunu istatistiki olarak araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma sonuçları, halka açık bankaların şeffaflık düzeyleri ile kârlılık oranları arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın bulgularına göre; halka açık bankaların şeffaflık düzeyi, pozitif yönde en çok ROE’yi ve vergi öncesi kârı içeren kârlılık oranlarını etkilemektedir.
  • Master Thesis
    İş Görenlerde Örgütsel Adalet Algısı ve Örgütsel Adaletin Çalışanların İş Motivasyonu Üzerindeki Etkisi: Bir Devlet Hastanesi Örneği
    (2015) Abbasoğlu, Şevin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknolojide yaşanan gelişmeler, hızla değişen dünya, ekonomik ve sosyal alandaki değişimler işletmeleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Yeniçağa uyum sağlamak, işletmelerinde başlıca amaçları arasındadır. Bu anlamda yöneticilere ve işletme sahiplerine büyük görevler düşmektedir. Örgütün iç ve dış çevresinde yaşanan gelişmeler ve değişimlerin yanında bu sürece uyum sağlamak da işletmeler ve çalışanlar için son derece zorlu ve zahmetli bir süreçtir. Bu süreçte şüphesiz en önemli materyal insandır. İnsan değişime ve gelişime en hızlı uyum sağlayabilen canlıdır. Beşeri faktörler bu noktada önem kazanmaya başlar. Daha önceleri üzerinde fazla durulmayan bazı kavramlar beşeri niteliklerin önem kazanmasıyla ön plana çıkmıştır. Bunlar; örgütsel adalet, vatandaşlık, bağlılık, güven gibi insan motivasyonunu, performansını ve verimliliğini büyük ölçüde etkileyebilen kavramlardır. Bu çalışmanın ana temasını oluşturan örgütsel adalet kavramı da böylece yönetim alanındaki yerini almıştır. İşletmelerin kaynaklarını, gelirlerini ve bunun gibi değer kaynaklarını çalışanlar arasında adil bir şekilde paylaştırması, çalışanlarını birbirinden ayırmaması, herkese eşit muameleyi yapması gibi tanımlar örgütsel adaleti açıklar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında örgütsel adaletin tüm boyutları detaylı olarak ele alınacak ve motivasyon düzeyleri ile ilişkilendirilecektir. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların örgütsel olarak adaleti uygulayabilmeleri için gerekli olan tavsiyelerin verilmesi, iyileştirme sürecine destek sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece çalışanların adalet algılara artacak ve bununla doğru orantılı olarak motivasyon düzeyleri de yükselecektir Bu çalışma, sağlık personelinin örgütsel adalet algılamalarının motivasyona etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Sivas ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Anket çalışması 620 çalışandan 600 sağlık çalışanı üzerinde uygulanmış ve %96,7 geri dönüş sağlanmıştır. Örgütsel adalet boyutları ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiş, her boyut için ilişki aynı yönde olup düşük düzeyli olduğu saptanmıştır. Çalışmada iki değişkenin (Örgütsel adalet ve Motivasyon) birbirleriyle olan ilişkilerinin yönü ve boyutu belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS 15.0 istatistik programı ile veriler değerlendirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. T testi, ANOVA, Korelasyon, Regresyon analize ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; bağımsız değişken olan Örgütsel Adalet bağımlı değişken durumundaki Motivasyonu %9.4 oranında etkilediği bulunmuştur.
  • Doctoral Thesis
    Stratejik İnsan Kaynakları Transferinde Sosyal Ağların Rolü: Türkiye Yükseköğretim Kurumları Üzerine Uygulama
    (2023) Ibrahım, Abdelmeneim; Tuzlukaya, Şule
    Yükseköğretim kurumları arasında öğretim üyesi transferi olgusunu anlamak, yükseköğretim sistemlerini geliştirmek ve yükseköğretime artan talebi karşılamak için kritik öneme sahiptir. Türkiye'deki devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının sayısı son yıllarda artmasına rağmen, yükseköğretime erişim ve yükseköğretimin kalitesi, yükseköğretim sektöründe birbiriyle bağlantılı iki önemli sorundur. Sonuç olarak bu araştırmanın amacı, Stratejik İnsan Kaynağı olan öğretim üyelerinin Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki transferini Kaynak Temelli ve sosyal ağ bakış açısıyla açıklamaktır. Aynı zamanda Türk Yükseköğretim Kurumları arasında öğretim üyesi transferi için oluşturulan sosyal ağ ilişkilerinin anlamını ve içeriğini anlamak ve bunlarda oluşan kilit aktörleri ve kalıpları belirlemektir. Araştırma, 208 Türk Yükseköğretim Kurumunun tamamı ve 182.764 öğretim üyesi hakkında toplanan ikincil verileri işleyerek nesnel bir değerlendirme nicel metodolojisini benimsemektedir. Veri kullanımının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için her biri kendi veri işleme stratejisine sahip iki araştırma yöntemini birleştirmektedir. İlk olarak, araştırma sorularının geliştirilmesine ve ele alınmasına yardımcı olan genel eğilimleri ve altta yatan ayrıntıları ortaya çıkarmak için Python kodlamasını kullanan bir Keşif Çalışması kullanıldı. Keşif Çalışmasının çıktıları Gephi yazılımı tarafından Sosyal Ağ Analizi ile işledikten sonra nihai sonuçlara ulaşmak üzere kullanıldı. Araştırmanın bulgularına göre, sosyal ağın içeriği Türkiye'nin 81 ilinde bulunan 205 Türk Yükseköğretim Kurumu arasındaki ilişki iken, diğer 3 Türk Yükseköğretim Kurumu Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki geçişte aktif olmamakta, bu durum öğretim üyesi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu ilişkiler, 1965'ten 2022'ye kadar 57 yıllık bir süreçte 41.544 öğretim üyesinin ve buna bağlı olarak 61.745 transferin bir sonucu olarak oluşturulmuştur. Buna ek olarak, çalışma yatay geçişte coğrafi konum, yasal durum, Türkiye Yükseköğretim Kurumunun yaşı ve akademik sıralama gibi yatay geçiş üzerinde niceliksel ve yönlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, araştırma, dört ayrı merkezilik ölçüsünün her birinde merkezi Türk Yükseköğretim Kurumlarını ve bu sosyal ağ içinde geliştirilen yedi Türk Yükseköğretim Kurumu topluluğunu ortaya çıkarmaktadır.
  • Master Thesis
    İşletmeler Arası Pazarlarda (b2b) Müşteri İlişkileri Yönetimi Uygulamalarının Algılanan İşletme Performansına Etkileri
    (2021) Şahin, İsmail; Özgen, Pelin
    Rekabet ve pazar koşullarının ağırlaşması, müşterilerin daha çok sayıda ürüne daha kolay ve hızlı erişim imkanlarının artmasıyla birlikte, pek çok işletme kar marjlarının düşmesi ve müşteri kaybı gibi risklerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Yaşanan değişime ayak uydurmak, faaliyetlerinde devamlılık sağlamak, karlılıklarını sadece korumak değil, aynı zamanda artırarak sağlıklı şekilde büyüyebilmek için işletmelerde müşteri sadakatini sağlanabilmesi amacıyla müşteri ilişkileri yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın amacı İşletmelerarası (B2B) pazarlarda müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarının algılanan işletme performansına etkilerinin ortaya konmasıdır. Bu amaç doğrultusunda B2B faaliyet yapan firmalarda satın alma biriminde çalışan 134 kişiden anket yolu ile veri toplanmıştır. Araştırmada daha önce geçerlilik ve güvenilirlik testlerinden geçmiş olan Leo ve arkadaşları (2005) ve Yasan (2016) tarafından geliştirilen 'Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY) Ölçeği' ve 'İşletme Performansı Ölçeği' ve araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyo-Demografik Form kullanılmıştır. Toplanan verilerin SPSS programıyla analizi sonucunda müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları puanı bir birim artan işletmelerin şirket performanslarının 0,622 birim artacağı tespit edilmiştir. Müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları artan şirketlerin performanslarının da pozitif yönde etkilendikleri görülmektedir. Buna ek olarak müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarının ve boyutları olan müşteri odağı, müşteri ilişkileri yönetimi organizasyonu, bilgi yönetimi ve teknolojiye dayalı müşteri ilişkileri yönetiminin şirket performansı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilerinin olduğu saptanmıştır.
  • Article
    Düşük Maliyetli ve Tam Hizmet Sunan Havayolları Müşterilerinin Hizmet Kalitesi Beklentilerinin Karşılaştırılması
    (2018) Mutlu, Savaş; Sertoğlu, Ayşegül Ermeç
    Havayolu ile yolcu taşımacılığı dünyada ve Türkiye'de her geçen sene büyümegöstermektedir. Bu büyüme ile birlikte sektördeki rekabet de yoğunlaşmakta vehavayolları için yüksek bir hizmet kalitesi düzeyinin sağlanması zorunluluğu ortayaçıkmaktadır. Havayollarında, düşük maliyetli ve tam hizmet sunan havayolları olmaküzere iki ana iş modelinden bahsedilebilir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de düşükmaliyetli ve tam hizmet sunan havayollarının müşterilerinin hizmet kalitesi beklentileriarasında fark olup olmadığının araştırılmasıdır. Veriler, kolayda ve kartopu örneklemeyöntemleri ile belirlenen 370 kişiden, online anket yardımıyla toplanmıştır. Soruformunda Zeithaml ve diğ. (1990) tarafından geliştirilerek Sultan, Simpson (2000)tarafından havayollarına uyarlanan beş boyutlu hizmet kalitesi (SERVQUAL) ölçeğikullanılmıştır. Araştırma sonucunda, düşük maliyetli ve tam hizmet sunanhavayollarının müşterilerinin hizmet kalitesi beklentileri arasında istatistiksel olarakanlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, tüm kalite boyutlar içinortalamaların yüksek olması, havayolu müşterilerinin hizmet kalitesi beklentilerinin,ödenen bilet fiyatından bağımsız olarak, oldukça yüksek olduğunu göstermektedir.Ayrıca, havayolu tercihi yaparken, düşük maliyetli havayollarının müşterilerinin en çokfiyatı dikkate aldıkları, tam hizmet sunan havayollarının müşterilerinin ise geçmişdeneyimleri göz önünde bulundurdukları belirlenmiştir.
  • Article
    Konut Mekânlarında Kullanılan Mobilya Aksesuar ve Gereçlerinin Kullanıcı Memnuniyetine Etkisi
    (2021) Yıldırım, Kemal; Yıldırım, Nazlı Nazende; Deli, İbrahim; Gökbulut, Nurettin
    Bu çalışmada, iç mekân donatılarının üretiminde ve montajında kullanılan aksesuar ve gereçlerle ilgili katılımcıların yaşadığı sorunlara ilişkin memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu maksatla, araştırmanın amacına uygun olarak geliştirilmiş bir anket yardımıyla katılımcıların görüşleri belirlenmiştir. Ayrıntılı bir anket ile 206 konut kullanıcısında elde edilen veriler istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiş olup, bulgular kısmında sistematik bir sırayla ele alınmıştır. Sonuç olarak, katılımcıların önemli bir kısmının kullanım süresine bağlı olarak iç mekân donatılarında kullanılan aksesuar ve gereçlerle ilgili gıcırtı sesi, paslanma, eskime, kırılma ve bozulma gibi çeşitli sorunlar yaşadığı, yaşanan sorunların da kullanım zamanının uzunluğuna göre artış gösterdiği tespit edilmiştir. Sorun yaşanan aksesuar ve gereçlere bakıldığında, çekmece raylarının, kulpların, mobilya ayaklarının, bağlantı elemanlarının, mobilya tekerleklerinin ve tas menteşelerin öne çıktığı görülmektedir.
  • Article
    Deneyimsel Pazarlama: Otel İşletmeleri Üzerine Bir Araştırma
    (2024) Toprak, Mihrap; Şahin, Gonca Güzel
    Amaç - Rekabetin hızla yaşandığı günümüzde müşterilerin istek ve beklentilerinin değişmesi işletmeleri de farklı hizmet sunmaya yöneltmektedir. Böyle bir durumda işletmeler de rakiplerine karşı öne çıkabilmek için pazarlama faaliyetlerinde farklılaşma yolunu tercih etmişlerdir. Bu pazarlama faaliyetlerinden biri de deneyimsel pazarlamadır. Deneyimsel pazarlamanın önemini anlayan turizm işletmeleri de eşsiz benzersiz deneyim sunmaya yönelik pazarlama faaliyetleri için çabalamaktadır. Bu nedenle Ankara’da bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işlemelerinde müşterilere sunulan deneyim boyutlarını belirlemek, deneyim boyutlarının müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Yöntem – Bu araştırmanın evrenini Ankara’da yer alan 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan yerli ve yabancı müşteriler oluşturmaktadır. Araştırmada 56 otel işletmesinin misafirlerine çıkış esnasında anket yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verileri değerlendirmek için BM SPSS 28 ve R programı (R Core Team, 2023) kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde Mann-Whitney U, Shapiro-Wilk, Kruskal- Wallis H, Dunn testleri ve yol analizi tekniklerinden faydalanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda, müşteri deneyim boyutlarından estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etkileşim, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının müşteri memnuniyeti üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Yine müşteri deneyimi boyutlarından estetik, ergonomiklik, alturistik, sosyal etkileşim, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının müşteri sadakati üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Tartışma – İşletmeler müşteri sadakati kazanmak için müşteri beklentilerine odaklanmalı ve müşteri memnuniyetini sağlamayı hedeflemelidir. İstatistiksel açıdan anlamlı bulunan estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etki, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının yol katsayıları pozitif olduğu için; bireylerin estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etki, sosyal tatmin ve eğitim düzeyleri puanları arttıkça müşteri memnuniyet düzeyinin de artacağı öngörülmektedir.