Search Results

Now showing 1 - 10 of 76
  • Master Thesis
    Kosova`nın Nihai Statüsü: Tarihi Süreç ve Günümüzdeki Geişmelerin İncelenmesi
    (2006) Önen, Ahmet Meriç; Olcay, Bülent
    Kosova, coğrafi konumu nedeniyle Balkanlar'ın düğüm noktasını oluşturan ve stratejikbakımdan önemli bir bölgedir. Bu nedenle tarihsel süreç içinde birçok medeniyetin ilgi odağıhaline gelmiştir. Bu gün ise Kosova'lı Arnavutlar bağımsız bir devlet olmak yolundamücadele vermektedir.Yugoslavya Cumhuriyeti farklı etnik kökenleri barındıran yapısıyla, II nci DünyaSavaşı'ndan sonra kurulmuştur. Tito'nun ölümü ve dünya konjonktüründe meydana gelendeğişiklikler, Yugoslavya'yı parçalanma sürecine taşımıştır. Federasyonu oluşturan devletlerbağımsızlıklarını bir bir elde ederken, Kosova'lı Arnavutların bağımsızlık yönünde talepleriSırp güçleri ve Miloşeviç tarafından şiddet olayları ve birçok insanlık suçunun işlenmesinintemel nedenini teşkil etmiştir.Sırplar Kosova'nın Ortodoks ve Slav kültürünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve bunedenle Kosova'nın Sırbistan'ın ayrılmaz bir parçası olduğu tezini savunurken, Kosova'lıArnavutların yıllardır baskı gördüklerini, Kosova topraklarında çoğunluğu oluşturmalarınedeniyle Sırbistan yönetiminden bağımsız talep etmeleri Kosova Sorununun temelini teşkiletmektedir.Miloşeviç Yönetimi'nin Kosovalı Arnavutlara yönelik şiddet olaylarını durdurmak amaçlı,1999 yılında NATO Birlikleri'nin Kosova'ya yaptığı harekat sonrasında, 1244 sayılı GüvenlikKonseyi kararı ile Kosova için özerk bir yönetim kurulması kabul edilmiştir.BM kontrolünde geçen altı yıllık süreçte Kosova'lı Arnavutlar bağımsızlık için mücadelevermişlerdir. BM, Kosova'nın bağımsız devlet olabilme standartlarını henüz taşımadığıyönünde kararlı olmasına rağmen, BM öncülüğünde Sırbistan ve Kosova arasında bağımsızlıkiçin müzakerelere başlanmıştır. 2006 yılı Kosova bağımsızlık mücadelesinde önemli bir yılolacaktır. Sırbistan-Kosova ve BM'in katılımı ile gerçekleşecek görüşmelerde Kosova'nın2006 yılı sonunda koşullu bir bağımsızlık statüsünün kabul edilmesi beklenmektedir.
  • Master Thesis
    Uluslararası Karayolu Yük Taşımacılığı Yapan İşletmelerde Sefer Maliyetlerinin Hesaplanması ve Muhasebe Kayıtları
    (2005) Köse, Volkan; Örten, Remzi
    ÖZETUlaştırma ekonomiye işlerlik kazandıran ticari ve iktisadi işlemleringelişmesini ve ülkemizin kalkınmasını sağlayan, ekonomik, siyasal ve sosyalgelişmelerden büyük oranda etkilenen bir sektördür.Ulaştırma sistemleri içerisinde yer alan karayolu yük taşımacılığıkapıdan kapıya taşıma ile aktarmasız taşımayı sağlaması terminal ihtiyacınınolmayışı, alt yapı yatırımlarının devlet tarafından yapılması gibi üstünlüklerdolayısıyla ülkemizde ve dünyada en çok tercih edilen ulaşım sistemidir.Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; karayolu eşyataşımacılığının ülkemiz açısından önemi üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde; karayolu eşya taşımacılığı hakkında genel bilgilerverilmiştir.Üçüncü bölümde; Y ülkesine yapılan seferin maliyeti hesaplanılarakişletme yöneticilerine seferin karlı olup olmadığı gösterilmeye çalışılmıştır.Bir araştırma ve inceleme niteliğinde yapılan bu çalışma sayesindekarayolu taşımacılığında yaşanan rekabet ortamında işletme yöneticileri faydamaliyet analizi yaparak en karlı seferi belirleyip daha uygun fiyatlandırmapolitikası sağlayarak rakiplerine oranla daha avantajlı konuma sahip olabilirlerii
  • Master Thesis
  • Master Thesis
    Alternatif Bir Finans Tekniği Olarak Faktoring ve Türkiye Uygulamasının Bir Analizi
    (2004) Ünal, Çetin; Çetiner, Ertuğrul
    ÖZET Yüzyıllardır ticarette sıfır riskle iş yapabilmenin araçlarını geliştirme yönünde önemli ilerlemeler kaydeden finans dünyası, alternatif bir finans yöntemi olarak, kısa vadeli ticari alacakların devri esasına dayanan faktoring işlemini geliştirmiştir. Geçmişi çok eskilere dayanan faktoring, modern şekli ile 20.yüzyıl ortalarında Amerika'da yaygın bir kullanım alanı bulmuş, daha sonra da Avrupa ve Doğu Asya ülkeleri vasıtasıyla yayılmıştır. Bugünkü anlamda modern faktoring iç Pazar ağırlıklı olup, Dünya faktoring cirosunu %94'lük kısmı yurt içi faktoring işlemlerine aittir. 1980'li yılların başındaki yeniden yapılanma ve dışa açılmayla birlikte, ülkemizde ilk faktoring işlemi 1983 yılında yapılmış ve gerek iç gerekse de dış ticaretin finansmanında giderek önem kazanan.geniş bir hizmet paketini içeren, sevk sonrasına ilişkin, alternatif ve esnek bir finanssal ürün olarak Türk malı sistemi içerisindeki yerini almıştır. Faktoring, ülkemizde ilk ortaya çıkışında ihracatın finansmanı için yararlanılacak bir finansman tekniği olarak tanıtılmış ancak uygulama yaygınlaştıkça yurt içi işlemler daha baskın çıkmaya başlamıştır. Türkiye, faktoring işlem hacminin artış temposuyla, Dünyanın dikkat çeken ülkeleri arasında yer almakta olmasına rağmen, faktoring sektörünün yasal ve uygulamaya yönelik bazı sorunları bulunmakta ve faktoring'in finans sektörü içinde geniş bir uygulama alanı bulması, bu sorunların sağlıklı bir şekilde çözülebilmesine bağlı olmaktadır. iv
  • Master Thesis
    Proje Yönetiminde Matriks Organizasyon ve Bir Örnek İnceleme
    (2002) Turhan, Ahmet; Eke, Ali Erkan
    167 ÖZET Proje yönetimi; projenin ortaya koyduğu fayda ve zararlardan etkilenen kişi veya grupların projeye yönelik gereksinim ya da beklentilerini karşılamak veya bunların üzerine çıkmak için bilgi, beceri, araç ve tekniklerin proje etkinliklerine uygulanmasıdır. Diğer bir değişle proje yönetimi, ortak bir hedefe yönelmiş, örgütlenmiş etkinlikler kümesinin özel yönetim yapı ve teknikleri kullanılarak yönetilmesidir. Bu hedefe yönelik sistemli örgütlenmenin, içinde bulunduğu yönetim disiplinleri ile ilişkilerini sağlam zeminlere oturtarak, proje yönetim ortamının analizini yapması gerekmektedir. Proje yönetimi başlangıç, planlama, yürütme, kontrol ve bitiş süreçlerinden oluşmaktadır. Bu süreçlerin yürütülmesi esnasında proje elemanlarının uygun şekilde koordine edilmesi ve proje kapsamı tanımlaması doğru olarak belirlendikten sonra, projenin zamanlama, maliyet, kalite, insan kaynaklan, iletişim, risk ve tedarik yönetim politikalarının belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi birikiminin hızla artığı günümüz yönetim sistemlerine farklı bir bakış açısı getiren matriks organizasyon yapısında dikey basamaklarda fonksiyonlara göre, yatay basamaklarda ise mamul bazında bir bölümlendirme bulunmaktadır. Projede uzmanlığına gerek duyulan personel, bağlı bulunduğu fonksiyon bölümünden alınarak, projede görevlendirilir. Bu görevlendirilmeler tamamlandığında oluşan ikili fonksiyonel bağımlı organizasyon yapısı içinde proje yaşam evresi gerçekleştirimi sağlanarak proje süreci tamamlanır. Projenin gerçekleşmesinden sonra, bu personel, proje yöneticisi tarafından ilgili fonksiyon bölümüne çalışmasına geri gönderilir.168 Matriks organizasyon, işletme içinde yatay ilişkilere yer verme, uzmanlaşma, merkezkaç yapı, esneklik ve düşük standartlaşma özelliklerine sahiptir. Esnek bir özelliğe sahip olmasından dolayı, içinde bulunduğu çevre koşullarına daha kolay uyabilme olanağı taşır. Bununla birlikte; tepe yönetimi, önderlik sağlamayı gerektirmesi, çatışmalara açık olması, karışıklık ve düzensizlik yaratabilmesi, kararların gecikmesi, haberleşme, maliyet, işletmenin ayrıntılarla ilgilenmesi gibi sorunlar taşıyabilmektedir. İnşaat sektörü proje organizasyon yapılarının uygulanmasında sürekli yenilenme içerisindedir ve bunun sonucu olarak son yıllarda belli bir gelişme süreci içinde, yurtiçi ve dışında iş hacmini arttırmış ve teknoloji gerektiren işleri de yapabilir duruma gelmiştir. Ancak bu tür işleri zamanında başarmak ve uluslararası piyasa koşulları altında rekabet edebilmek için firmaların farklı uzmanlık alanlarında elemanları bir araya getirmesi, etkin proje organizasyon yapısı kurması ve bu iki yapının işlevselliğini sağlayabilmek için gerekli proje yönetim sistemi geliştirmesi gerekmektedir. Proje organizasyon ve yönetim sistemleri geliştirilirken bu sistemleri uygulayacak kuruluşların yapısal özellikleri, organizasyon yapısına ve uygulamayı yapacak personelin niteliklerine uygunluk sistemin başarısı için en önemli faktörlerdendir.
  • Master Thesis
    Arnold Wesker'in İlk Oyunlarındaki Temel Etkiler
    (2004) Selimoğlu, Zeynep Rana; Vale, Marcia
    ÖZET Bu tezin amacı Arnold Wesker'in oyunlarında özellikle yer, karakter ve diyalogda bazı temel etkilerin görüldüğünü vurgulamaktır. Savaş sonrası dönemi oyun yazarlarından olan Wesker oyunlarında toplumda görülen değişiklikleri yansıtır. Wesker, döneminin yeni teknikleriyle ilgilenirken kendi kişisel yaşam deneyimlerinde de etkilenir. Bu tezde Arnold Wesker'in ilk eserlerinde görülen temel etkiler oyunlarından dördünde - Mutfak ve Wesker Üçlemesi: 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs 'ten Sözediyorum ' - incelenmektedir. Bu tez, bir giriş, iki gelişme ve bir de sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde üç alt başlık yer almaktadır. Giriş bölümünün ilk iki kısmında Wesker'in tiyatrosu için İngiltere'de 20. yüzyılın ikinci yarısında yer alan sosyal ve tarihsel edebi gelişmeler ve yenilenen naturalizm hakkında bilgi verilir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra sınıflar arası farklılar ortaya çıkar ve bu yüzden toplumdaki denge değişir. Toplumdaki bu değişimler edebiyatı da etkiler. Bu sebeple bu dönem yazarları toplumdaki hiyerarşik düzeni yeniden yapılandıran endüstri ve ekonomideki çalkalanmalarla başlayan orta sınıf ve işçi sınıfı arasındaki farklılıkları eserlerinde anlatırlar. Toplumun en üst düzeyindekilerin sağladığı iş imkanlarına bağlı kaldıklarından zor kalan kesim işçi sınıfı olmuştur. İngiliz Tiyatrosu'nda bu sorunlar dönemin oyun yazarları tarafından da incelenir ve Wesker da bu yazarlardan biridir. Üçüncü kısımda ise Wesker'in hayatıyla ilgili bilgi verilmektedir. Gelişme bölümlerinde yukarıda adı geçen oyunlar - birinci bölümde Mutfak ve ikinci bölümde Wesker Üçlemesi 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs'ten Sözediyorum' - temel etkiler esas alınarak detaylı bir biçimde incelenmektedir. Tezin sonuç bölümünde giriş ve gelişme bölümlerinde tartışılan konular kısa özet olarak verilmektedir. u
  • Master Thesis
    Türkiye'de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Elektronik Ticarete Bakışı: Ostim Organize Sanayi Bölgesi Açısından Bir Değerlendirme
    (2005) Yalçın, Can; Tan, Ayhan; Law; Law; Law
    ÖZET Günümüzde internet tüm dünyada ve Türkiye'de sadece bir bilgi bankası değil, aynı zamanda bir iletişim aracı, reklam ve üretim ortamı.son yıllarda ise yeni bir ticaret aracı olarak kendini kabul ettirmektedir.Özellikle internet ortamında gelişen elektronik ticaret,tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gündeme oturmuş, ancak çok yeni bir konu olması nedeniyle toplum ve işletmeler tarafından tam olarak algılanamamış ve anlaşılamamıştır. Dünyada, özellikle A.B.D. 'de başlangıçta hükümet internetin finansmanını sağlamış, ancak esas büyüme ve gelişme özel sektörün çabalarıyla gerçekleşmiştir. Elektronik ticaretin geliştirilmesi için tüm dünyada benimsenen temel ilke, bu alana özel sektörün öncülük etmesi ve kamu kesiminin bu sürece gerekli desteği vermesidir. Bilgi paylaşımında ve üretiminde büyük imkanlar sunan internetin, tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanması ile internet üzerinden ticaret yaygınlaşmış ve 'Elektronik Ticaret' terimi daha fazla duyulmaya başlamıştır. Elektronik ticaret.özellikle KOBİ'ler için hayatta kalma, dış ticaretten pay alma ve rekabet edebilme konularında önemlidir. Esnek yapılarından dolayı müşteri beklentilerine hızlı adapte olabilecek KOBİ'lerin, büyük firmalara oranla E-Ticaret'te avantajlı konumda bulundukları düşünülmektedir. Dinamik yapıları olan KOBİ'lerin büyük firmalar karşısındaki en büyük dezavantajı olan uzak coğrafyalardaki pazar ve müşteriye erişememe sorunuda, Internet ile ortadan kalkmaktadır. KOBİ'ler, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ticaretin belkemiğidir. KOBİ'lerin önemi, Bilgi Teknolojilerinin ve internet'in yaygınlaşması ve gelişmesi ile artmıştır. Aşağıda sıralanan etmenler KOBİ'leri hayati olarak etkilemektedir: ? Küreselleşme ? Ar-Ge faaliyetlerinin artması iv? Yeniliklerin ve Bilgi Teknolojilerinin öneminin artması ? Piyasa faaliyetlerindeki esneklik ? Kalite öneminin artması ? Müşteriye hizmette rekabetin artması ? Çevre şartları ndaki değişim ? iş yaşamı ve yerindeki değişimler ? Yönetim ve etiklerdeki değişiklikler KOBİ'ler bu etmenlere gerekli uyumu sağlayamazlarsa, bunlar firmalar için bir tehdit unsuru haline gelmektedir. Internet ve e-ticaret bu dinamiklerin KOBİ'lerde uygulanmasında ve uyumunda önem kazanmaktadır. Avrupa Birliği'ne girmenin eşiğinde olduğumuz şu günlerde ülkemizdeki KOBİ'lerin elektronik ticaret alanında dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip etmeleri gerekmektedir. Bu araştırma.Ankara OSTİM Organize Sanayi Bölgesi'ndeki KOBİ'lerin internet teknolojileri ve elektronik ticarete geçiş potansiyelinin ne ölçüde olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Avrupa Güç Dengesi Bağlamında Rus Modernleşmesi
    (2005) Türkgil, Mustafa Kemal; Hurmi, Bahar Turhan
    Rus modernleşmesi, Avrupa güç dengesi sistemini derinden etkilemiştir. Rusyamodernleşme süreci ile bir yandan doğuya doğru genişleyen imparatorluğunu sağlamlaştırmış,diğer yandan da Avrupa güç dengesini belirleyen bir aktör haline gelmiştir. Bu durumusağlamak için başlangıçta yukarıdan reformlar yoluyla savunmacı modernleşme sürecikullanılmıştır. Bu yöntem paradoksalolarak serfliğin yaygınlaşması örneğinde olduğu gibigeleneksel yapıların güçlenmesine de neden olmuştur. Modernizmin dinamik yapısı, süreçiçerisinde savunmacı modernleşmenin etkinliğini azaltmıştır. Bu gelişme ulusal ve uluslararasıçevreyi dönüştürerek, Rusya için otokrasi ve serflik gibi geleneksel yapıyı oluşturan temellerinvarlığını sürdürmesini imkansızlaşmıştır.
  • Master Thesis
    Bankacılık Riskleri ve Türk Bankalarının Türev Enstrüman Kullanımı
    (2005) Sonbul, Ufuk; Hacıhasanoğlu, Bilge
  • Master Thesis
    Devrim Sonrası İran'ın Değişen Dış Politika Algılaması
    (2005) Taflıoğlu, Serkan; Hurmi, Bahar
    11 ÖZET DEVRİM SONRASI İRAN'IN DEĞİŞEN DIŞ POLİTİKA ALGILAMASI İslam devrimi sonrası, ana görüşler devrim ihracı ve tüm dünyadaki Müslümanların hamisi olmaktı. İdealistler jeo-stratejiye ters olan islami bir dış politika uygulamak istiyorlardı. Onlar bir İslam ülkesinin dış siyasetini adalet, iyi niyet ve islami esasların yönlendirmesi gerektiğine inanıyorlardı. Bu görüşün taraftarları, uluslar arası alanda, büyük güçlerin hakimiyetini reddedip, kendilerinde gerçekleşen devrim gibi, devrimlerin gerçekleşmesi için islami özgürlük hareketlerine ve ezilmiş halk hareketlerine maddi ve siyasi destek verilmesi gerektiğine inanıyorlardı. Diğer taraftan realistler, diğer ülkelerle özellikle büyük güçlerle barışçıl ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin geliştirilmesini vurgulamaktaydılar. Uluslar arası seviyeden daha çok ulusal seviyede yoğunlaşmaktaydılar. Bu araştırmanın ilk bölümünde, İslam devriminin tarihsel gelişimi ve ilk dönem liberaller ve ruhaniler arasında ki çatışma incelenecektir.Mehdi Bazargan hükümeti devrim ihracı felsefesine ve büyük güçlere meydan okumaya inanmıyordu. Amerika Birleşik Devletleri de dahil batı ülkeleri ile iyi ilişkiler kurmak istiyordu. Fakat Ayetullah Humeyni taraftarlarının Amerikan Elçiliği'ni işgal etmesiyle, Bazargan hükümeti istifa etmiş ve ruhaniler İran'da hakim olmuşlardır. Yine bu bölümde, İran anayasal yapısı ve dış politika üzerinde etkili kurumlar hakkında bazı bilgiler verilmiştir. İran-Irak arasındaki toprak sorununun tarihsel geçmişi hakkında bazı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, devrim sonrası ilk on yılda 'ne doğu ne batı' ve 'ümmet' siyasetinin dış politikada uygulanması süreci değerlendirilmiştir. Bu dönemde iki farklı grup olsa da, esas mücadele coğrafi sınırlar yerine ideolojik sınırın islami ideolojinin yayılması ve devrim ihracı söylemleri üzerinde gerçekleşmekteydi. Ayetullah Humeyni 'nin vefatıyla Rafsancani iktidara gelmiş, savaşın bitimiyle dış tehditler azalmıştır. Sovyetler birliği'nin çöküşüyle, İran'ın çevre koşulları değişmiştir. Bu bölümde İran'ın Avrupa Birliği, Türkiye ve arap devletleri ile olan ilişkileri de değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, Hatemi'nin sivil toplum ve çoğulculuk söylemi ile iktidara gelmesiyle, dış politikada yeni etkenler girmesi incelenmiştir. 11 Eylül saldırıları sonucu İran'ın uluslar arası politikada ki konumu ve bunun dış politikasına etkisi değerlendirilmiştir. İran'ın Avrupa Birliği ile olan ekonomik siyasi ilişkileri ve İran nükleer enerji siyaseti de bu bölümde incelenmiştir. Sonuç bölümde ise, İran'ın iç politikada ki gelişmeleri ve bunun İran dış politikasına ve bölgeye muhtemel etkileri değerlendirilmiştir.