26 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 26
Master Thesis Suriyeli Mülteciler Çerçevesinde Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri(2022) Kartal, Esra; Yılmaz, Gözde2011 yılında Arap Baharı'nın Ortadoğu ülkelerindeki istikrarsızlaştırıcı etkisi ile başlayan Suriye iç savaşı beraberinde Suriyeli mülteciler krizini getirmiş ve Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu ve Avrupa Birliği ülkelerinde çok büyük sorunlara neden olmuştur. Türkiye mültecilere karşı kapılarını açmış ve Suriyelilerin ülkelerine zorla gönderilmeyeceği yaklaşımını benimseyen 'Sığınmacı Dostu' politikasını uygulamıştır. Avrupa Birliği ise Suriyeli göçmenlere karşı sınırlarını korumak için başta Türkiye olmak üzere birçok ülke ile işbirliği yapmıştır. Konuyla ilgili, 15 Ekim 2015 Tarihinde AB- Türkiye arasında Ortak Eylem Planı hazırlanmış ve 18 Mart 2016 Tarihinde mutabakata varılmıştır. Ancak tarafların 18 Mart mutabakatında alınan kararları tam anlamıyla uygulamamaları nedeniyle ikili ilişkiler olumsuz yönde etkilenmiştir. Bu tezde AB ve Türkiye'nin Suriyeli mülteciler çerçevesinde oluşturdukları politikalar ve politikaların ikili ilişkilere nasıl etki ettiği incelenmiştir. Türkiye dünyada en çok Suriyeli mülteciyi barındıran ülke olmuş ve bu sebeple mültecilerin ihtiyaçlarını finanse etmek için AB'den mali destek talebinde bulunmuştur. AB ise Türkiye üzerinden sınırlarından geçmeye çalışan mültecilerin engellenmesini talep etmiştir. Çalışmada Suriyeli mülteciler krizinde tarafların amaçlarına ulaşamaması sebebi ile AB-Türkiye ilişkilerinin olumsuz yönde ilerlediği açıklanmıştır.Master Thesis Europeanization of Turkish Judicial System After 1999(2015) Eravcı, Ali; Yılmaz, GözdeTürkiye Cumhuriyeti'nin, Avrupa Birliği ile ilişkisi 20. yüzyılın ortalarında tam üyelik hedefi ile başlamış ve halen aynı hedef doğrultusunda devam etmektedir. Bu süreç Türk tarafının bir çok alanda dönüşüm ve değişimine neden olmuştur. Türk yargı sistemi de bu dönüşüm ve değişimden epeyce etkilenmiş, özellikle 1999 Helsinki Zirvesi sonrasında Türk yargı sisteminde çok derin ve köklü reformlar gerçekleştirilmiştir. Bu tezde 1999 Helsinki Zirvesi sonrası dönemden itibaren günümüze kadar olan süreçte Türk yargı sisteminde mevzuat ve yapısal olarak gerçekleştirilen reformlar ele alınmış, ayrıca Avrupa Birliği dışında reformları etkileyen faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır.Master Thesis Kant'ın Ebedi Barış Teorisi Çerçevesinde Uluslararası Düzen İnşası: Wilson İlkeleri ve Milletler Cemiyeti Örneği(2020) Kocaoğlu, Zühal; Yılmaz, GözdeSavaş olgusu insanlık tarihi kadar eski bir realitedir. Bununla birlikte; savaş koşullarının yıkıcı etkisi sonrası düzen inşası ve bunun sürdürülebilirliği barış olgusunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle dünya savaşları sonrası dönemlerde kurulan uluslararası düzenlerin sürdürülebilirliği barış koşulları ile yakından ilintilidir. Bu nedenle tarihin birçok farklı döneminde birçok düşünür savaş ve barış olguları üzerine düşünegelmiştir. Uluslararası ilişkileri ve barış olgusunu kurumsallaştırması anlamında en çok öne çıkan yaklaşımlardan biri Kant'ın ebedi barış teorisidir. Bu çalışmanın amacı; Kant'ın ebedi barış teorisi çerçevesinde uluslararası düzen kurmayı ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kalıcı barışı tesis etmeyi amaçlayan Wilson İlkeleri ve Milletler Cemiyeti'nin kurulmasını incelemektir.Master Thesis Tarihsel Değişim Sürecinde İstihbaratın Uluslararası İlişkilerde Artan Rolü(2023) Dikici, Gözde; Yılmaz, Gözdeİstihbarat, tarihsel olarak insanoğlunun başlangıcından beri süregelmiş olup, bu süreç içerisinde çeşitli alanlara yayılarak gerek ülkelerin iç işlerinde gerekse dış işlerinde oldukça etkili olmuştur. İstihbarat sadece bilgi toplamak olarak özetlenemeyecek olup, özellikle I. Dünya Savaşından sonra kurumsallaşarak analiz ve yorumlanma aşamaları da bu süreç içerisinde ciddi roller oynamaya başlamıştır. İstihbarat sadece askeri alanlarda değil sivil alanlarda da kullanılmaya başlanmış, aynı zamanda istihbarat kaynakları da çok çeşitlendiğinden yaşamın her alanında önemini arttırarak devam ettirmektedir. Özellikle gelişen teknoloji ile beraber değişen istihbarat alanları uluslararası alanda ilişkilerin farklı boyutlarda değişip düzenlenmesine neden olabilmekte ve dış politikaların yönünün belirlenmesinde rol oynamaktadır. Dünyada yaşanan olaylar nedeni ile özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra istihbarat anlayışı ve yapılanması oldukça değişmiş, ülkeler II. Dünya Savaşından sonra kurulan liberal düzeni sorgularken birbirleri hakkında bilgi toplayabilmek oldukça önemli hale gelmiştir. Aynı zamanda sürdürülebilir devlet anlayışında milletlerin kendilerini koruyabilmeleri ve dış politikalarını şekillendirebilmeleri için de istihbarat ve istihbarat örgütlerinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Kurumsallaşan istihbarat teşkilatları, dönem dönem farklı teknikler ve örgütlenme yöntemleri kullanarak, devletin temel amacı olan devamlılığı sağlayabilmek için kullanabilecekleri bilgileri toplamaya çalışmakta ve kendileri hakkında bilgi toplanmasını engellemek amacıyla (karşı istihbarat) çeşitli çalışmaları da devam ettirmektedir. Bu çalışmanın amacı, İstihbaratın tarihin en eski zamanlarından beri insanoğlunun hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğu konusunda bilgiler vermek ve Dünyada ve Türkiye'de geçirdiği tarihi sürece de değinerek, değişen günümüz koşullarına adaptasyonuyla birlikte uluslararası ilişkilerde artan rolüne değinmek olacaktır.Master Thesis Bölge İçindeki Devlet Liderliğindeki Müdahalelerin Değerlendirilmesi: Somali'deki Etiyopyalı Müdahale Örneği 2006-2009(2019) Hasan, Abdulaziz Abdirahman; Yılmaz, Gözde1991'de devletin çöküşünün ardından, Somali'de çatışma sonrası istikrarı getirmeye yönelik önemli müdahaleler meydana geldi. Bu müdahaleler hem insani hem de askeri müdahaleler şeklinde olmuştur; BM ((UNOSOM I ve II misyonları) şemsiyesi altındaki ABD önderliğindeki müdahale, AMISOM müdahalesi ve Etiyopya müdahalesi en önemli müdahaleleri oluşturmaktadır. Etiyopya'nın gerçekleştirdiği müdahale, son on yıl boyunca bilim adamları arasında, Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletlerin bakış açısıyla analiz edilen müdahaleler arasında büyük ilgi gördü. Bununla birlikte, Etiyopya'nın Somali'ye müdahalesinin bütünsel bir incelemesi hala mevcut değildir. Bu çalışmanın hedefleri: müdahaleye neden olan meseleleri incelemeyi, bu devlet destekli müdahalenin temelini oluşturan yasal zemin ve bunun Somali üzerindeki sonuçları yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde desteklemeyi içermektedir. Çalışma, çalışma hedeflerini test etmek için nitel araştırma metodolojisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; gazeteler, dergiler, Etiyopya ve Somali'nin Anayasası gibi yasal hükümet belgeleri, Birleşmiş Milletler kararları, yayınlanmış kitaplar ve bu konuda yayımlanmamış akademik çalışmaları içeren İkincil veri kaynaklarından toplanmıştır. Çalışma bulgularına dayanarak yapılan araştırma, Somali'deki Etiyopya hükümetinin işgalinin TFG hükümetinin kapasitesini güçlendirmek ve İslamcı ideolojik etkinin Etiyopya ve dünyadaki yayılmasını durdurmak olduğunu ortaya koydu. Etiyopya misyonunun yasallığı üzerine, bulgular bu istila ile aynı çizgide sayılmayacağını; BM Tüzüğünün 2 (4) ve 51 inci Maddelerinin ruhu, önemli etki ve ölçek gerekliliğini yerine getirme konusunda başarısız olur. Ayrıca, Etiyopyalı istilasının sonuçlarının da ortaya çıktığını ortaya koydu: Orta ve Güney Somali'de güçlendirilmiş terörizm, klan davalarına katılmış, genel nüfus için ekonomik erime, genç işsizliği ve çok bölünmüş bir siyasi devlet habercisi. Bu bağlamda, çalışma Etiyopya işgalinin bölgesel bir hegemon olarak hareket ederek motive olduğu ve BM tüzüğü uyarınca sınırlı bir meşruiyetle Somali halkına önemli sosyo-ekonomik maliyetlerle sonuçlandığı sonucuna varmıştır.Master Thesis Avrupa Birliği Kalkınma için Uyum Politikası ve Ekonomik Ortaklık Anlaşmaları (efta ve Epas)(2018) Yıldırım, Yusuf; Yılmaz, GözdeAvrupa Birliği, Avrupa coğrafyasında bulunan ülkelerin, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında yaşadıkları olumsuzlukların giderilmesi amacıyla kurulmuş bir iş birliği sistemidir. Birlik birkaç ülkenin katılımı ile kurulmuş, zamanla gelişmiş ve kendi yasal düzenini, otoritesini ve yetkisini oluşturmuştur. Zamanla diğer ülkelerin kalkınmaları için onlarla antlaşmalar yapmaya başlamıştır. Türkiye de bu ülkeler arasında yer almak istemektedir. Hem coğrafi yakınlık hem de ekonomik ve politik istekler burada yer almak istemenin en önemli nedenleridir. AB ile yapılan iş birlikleri, Türkiye'yi ekonomik ve politik açıdan güçlendirecektir. Tam üyelik henüz söz konusu olmasa bile çeşitli antlaşmalar içinde yer almanın çeşitli etkileri mevcuttur ve bu çalışmada bu etkiler incelenmektedir. Antlaşmalar, ekonomik ya da politik düzlemde gerçekleşebilmektedir. Bu sayede hem AB ticari faaliyetlerini kolaylaştırmakta hem de diğer ülkeler onunla bütünleşme şansına sahip olmaktadırlar. Bu çalışmada, AB'nin hem Türkiye hem diğer ülkeler için en önemli dış faaliyetlerinden olan EFTA ve EPAs incelenmiştir. Antlaşmalar ile AB'nin gerçekten diğer ülkelerin iktisadi kalkınmalarına yardımcı olduğu ve hatta diplomatik sorunların çözümü için bile bu tür antlaşmaların kullanıldığı görülmüştür. Sonuçları destekleyecek bir anket uygulaması ya da mülakat/röportaj yapılmamıştır ve bunlar, çalışmanın sınırlılıklarını oluşturmaktadır. Anahtar Sözcükler: Avrupa Birliği, Antlaşmalar, Dış Politika, KalkınmaMaster Thesis Avrupa'da Azınlık Hakları: Almanya ve Fransa Örneği(2022) Kürkcü, Mehmet; Yılmaz, GözdeAzınlıklar tarihin her döneminde yapılan fetihler, değişen sınırlar ve kurulan yeni devletler nedeniyle var olmuşlardır. Ulus-devlet anlayışının ortaya çıkışıyla azınlıklar doğrudan sorunlar haline gelmiştir. Özellikle 18. yüzyılın sonlarından itibaren Kıta Avrupası'na yayılan ulusçuluk fikirleri imparatorlukları parçalamış, ulus-devlet fikirleri etrafında kurulan yeni devletlerde azınlık halde kalan gruplar Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nın çıkış sebeplerinden olmuşlardır. Milletler Cemiyeti'nin uyguladığı azınlık politikalarının İkinci Dünya Savaşı'nı çıkardığı düşünüldüğünden, savaştan sonra kurulan yeni düzenin başlarında azınlık hakları görmezden gelinmeye çalışılmıştır. Fakat 1945'ten itibaren azınlık temelli silahlı çatışmaların çıkması Birleşmiş Milletlerin bu konuda önlemler almaya başlamasına neden olmuştur. Soğuk Savaş'ın ardından Balkanlar'da patlak veren azınlık temelli savaşlar Batı Avrupalı devletlerin ve Avrupa'da kurulan uluslararası örgütlerin sorunun çözümü için derhal harekete geçmelerine neden olmuştur. Avrupa merkezli geliştirilen azınlık hakları düzenlemeleri bölgedeki uluslararası örgütler vasıtasıyla insan haklarının bir parçası olarak kabul edilerek özellikle tüm Avrupalı devletlere benimsetilmek istenen bir değere dönüşmüştür. Dolayısıyla çalışmamızın temel amacı, Almanya ve Fransa'nın uluslararası azınlık sözleşmelerine katılımını inceleyerek, bu ülkelerde yaşayan azınlıklar ve bu azınlıklara sağlanan hakları araştırmaktır.Research Project Türkiye\\'nin Sağlık Politikasının Avrupalılaşması ve Yerel Aktörlerin Rolü(2015) Yılmaz, Gözde; Özdemir, Burcu; Yılmaz, Tolga-Master Thesis 1991-2016 Yılları Arasındaki Somali'deki Barışı İnşa Süreci(2018) Farah, Abdinur Hassan; Yılmaz, GözdeSomali'deki Barışı inşa süreci hakkındaki bu tez, Somali'deki çatışmanın doğasını ve ana itici güçlerini incelemektedir. Ayrıca, bu tez çatışma için kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan diplomatik girişimleri de taahhüt etmektedir. Somali, aynı etnik köken, din, kültür ve dili paylaşan homojen bir nüfustan oluşan bir ülkedir. Bununla birlikte, bu homojenlik, binlerce Somalilinin hayatına mal olan, dünyanın en korkunç çatışmalarından birine girmelerini engellemedi. Bu durum, 1991'de Said Barre'nin rejiminin çöküşünden sonra ortaya çıktı ve bugüne kadar gözle görülür bir değişiklik gözlenmedi. Çatışmanın bu akut ve aşırı derecede karmaşıklığı sadece Somali halkını etkilemekle kalmadı, genel olarak uluslararası topluma ve özellikle de Afrika boynuzuna komşu ülkeler için de büyük bir tehdit haline geldi. Bundan dolayı, tez son 20 yılda istikrarsızlıkla mücadele etmeyi ve Somali'ye kalıcı barışı getirmek için çeşitli barışçıların üstlendiği bu yöntemleri analiz etmektedir. Bundan dolayı, çalışma, son üç barış konferansı makul bir sonuç vermesine rağmen, barış girişimlerinin çoğunun neden başarısız olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışma aynı zamanda barış inşası konusunda yerel mülkiyetin önemini göstermektedir. Barışı arttırma çabaları sadece yabancı bölgesel ve uluslararası aktörler için rezerve edildikten sonra, daha fazla takdir sonucu ortaya çıkaran nispeten düşük tahmin edilmiş bir yerli barış inşası sürecine ışık tutmakta ve onları aydınlatmaktadır. Bu bağlamda, çalışma, sonuç bölümünde Somali için kalıcı barışı sağlamanın en iyi yolu hakkında birkaç öneri sunmaktadır.Master Thesis 2008 Küresel Krizi ve Sonrasında Finansal Piyasalarla İlgili Alınan Tedbirlerin İncelenmesi ile Türkiye'ye İlişkin Değerlendirmeler(2015) Yılmaz, Gözde; Yanık, Zeki2008 Küresel Ekonomik Krizi tarihte tüm dünyayı farklı oranlarda da olsa etkileyenbir krizdir. Bu kriz gelecekte yaşanabilecek krizler için önemli bir ders niteliğindedir. Bu nedenle yaşanılan krizle ilgili alınan tedbirler büyük önem arz etmektedir.2000'li yıllar boyunca sürekli artış gösteren konut fiyatları olumlu bir hava yaratıp, mortgage kredisi kullanmaya insanları teşvik etmiştir. Yüksek ve orta gelirli kesim için sorun yaratmayan mortgage sistemi düşük gelirli ailelere kredi açılmasıyla birlikte krize ortam hazırlamıştır.Finansal piyasalar kriz için temel neden olmamakla birlikte sorumlusu olarak gösterilmektedir. Çünkü krize aracılık eden türev ürünler üretmiş denetim yetersizliğiyle de spekülatif oyunlara maruz kalmıştır. Dolayısıyla 2008 Küresel Kriz'i türev araçların riskini bir kez daha gözler önüne sermekle birlikte düzenlemelerde serbestleşmenin ve finansal piyasalarda denetimin önemini ortaya çıkarmıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

