Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Master Thesis
    Türk Ceza Mahkemesi Kararlarının Disiplin Hukukuna Etkisi
    (2023) Ekinci, Mustafa Necati; Sever, Dilşad Çiğdem
    Bir fiil, hem ceza hukukunun hem de disiplin hukukunun korumak istediği değerlere karşı tehdit unsuru olabilir. Bu durumda gerekli koşulların oluşması halinde ceza muhakemesi süreci başlayacaktır. Fiil aynı zamanda disiplin suçunu oluşturduğu için disiplin soruşturması da başlayacaktır. Bu noktada ceza hukuku ve disiplin hukukunun yolları kesişecektir. Disiplin hukuku ilke ve amaç bakımından ceza hukukundan farklıdır. Bu hukuk disiplinlerinin korumak istedikleri değerlerde farklıdır. Bu fark göz önüne alındığı zaman aynı fiil için farklı kararların çıkması muhtemeldir. Bu durumda 'ne bis in idem' ilkesinin disiplin hukukuna olan etkisi tartışılacaktır. Ceza davaları bir muhakeme faaliyetidir. Disiplin soruşturma ve kovuşturmaları ise idari işlem niteliğindedir. Bu durum, ceza hukuku ve disiplin hukuku bakımından önemli bir farktır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda ceza muhakemesindeki hükmün disiplin hukukuna etkisi incelenmesi gereken bir husustur. Bu husus mahkeme kararları ışığında tartışılacaktır.
  • Master Thesis
    Çocuk Hakları Sözleşmesi Çerçevesinde Türkiye'de İdarenin Pozitif Yükümlülükleri
    (2024) Bal, Gülçin; Sever, Dilşad Çiğdem
    Çocukların bedensel ve zihinsel olarak henüz olgunluğa erişmemiş olmaları sebebiyle hususi olarak korunmaya ihtiyaçları vardır. Tarihi süreçte çocuklar ihtiyaç duydukları korumadan yoksun bırakılmışlardır. Zamanla çocuğa bakış değişmeye başlamış ve çocuklar da hakların öznesi birer birey olarak düşünülmeye başlanmıştır. Çocukların özel durumları nedeniyle özel bir korumaya ihtiyacı olduğunun kabulü ile temel insan hakları belgelerine ilave olarak münhasıran çocuk haklarını konu edinen bir sözleşme imzalanmıştır. Anılan Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin kabulü ile çocuklar hakların öznesi haline gelmiştir. Bu Sözleşme ile Taraf Devletlere çocuk haklarının korunmasına ilişkin yükümlülükler getirilmiştir. Taraf Devletler ise Sözleşme'den doğan yükümlülükleri idare eliyle yerine getireceklerdir.
  • Master Thesis
    Kamu İhale İlke ve Usulleri Açısından İstisna Kapsamındaki Alımlar
    (2019) Karagülle, Gürkan; Sever, Dilşad Çiğdem
    İdareler kamu hizmetini yürütürken ihtiyacı olan mal alımı, hizmet alımı veya yapım işlerini kendileri göremediği zamanlarda özel hukuk kişilerinden bu ihtiyaçlarını karşılamak durumunda kalırlar. Bu ihtiyaçlar ihale usulü ile karşılanır. Kamu ihalelerine ilişkin hukukumuzda iki tane temel kanun bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu diğeri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu' dur. Çalışmada Kamu İhale Kanunu'nun istisnalar kenar başlıklı 3'üncü maddesinin ihale ilkeleri açısından değerlendirilmesi yapılarak kapsadığı konular ve idareler incelenmiştir
  • Master Thesis
    Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Meşru Beklentilerin Korunması
    (2022) Yılmaz, Halil Ozan; Sever, Dilşad Çiğdem
    Çalışmamızın konusu Anayasa Mahkemesi kararları ışığında meşru beklentilerin korunmasıdır. Meşru beklenti kavramı 1900'lü yılların ikinci yarısından itibaren başta Almanya, İngiltere ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok bölgede hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmiştir. Bu kavram yasama organı ve idarenin çeşitli tasarruflarıyla yarattığı beklentilerin hukuk düzeninde korunmasını gerektirmektedir. 2000'li yıllardan itibaren ise Anayasa Mahkemesi tarafından hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada Anayasa Mahkemesinin meşru beklentilerin korunmasına yaklaşımı ve hangi koşullarda koruma sağladığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Tez iki bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde meşru beklenti kavramının gelişimi, tanımlanması ve benzer kavramlarla ilişkisinin açıklanması amaçlanmıştır. İkinci bölüm ise ilkenin Anaysa Mahkemesi kararlarında uygulanmasıyla ilgilidir.
  • Master Thesis
    Enerji Fiyatlarına Kamusal Müdahaleler
    (2020) İnce, Ece; Sever, Dilşad Çiğdem
    Bu çalışma iki bölümden oluşmakta olup; enerji ve vergi hukuku bir arada incelenmiştir. Birinci bölümde enerjinin iktisadi, hukukî ve malî olarak tanımlaması yapılmış; enerjinin ne nitelikte bir mal olduğu incelenmiş ve enerji kaynakları açıklanmıştır. İkinci bölümde ise enerjiye yapılan kamusal müdahaleler incelenmiştir. Bu bölümde enerjinin fiyatlandırılması; fiyatlandırmayı etkileyen kamusal müdahaleler (regülasyon – sübvansiyon - vergilendirme) açıklanmıştır. Enerji politikalarını uygulamak için idare tarafından düzenleyici ve idari işlemler ile yapılan müdahalelerden vergilendirilmenin açıklanmasının öncesinde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük kavramları açıklanmış olup, enerji fiyatlarını etkileyen müdahaleler bu terimlere göre irdelenmiştir.
  • Master Thesis
    Kamu Denetçiliği Kurumu, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi Kararlarında İşyerinde Yıldırma (mobbing)
    (2021) Sezer, Fatime Yavuz; Sever, Dilşad Çiğdem
    İşyerinde yıldırma (mobbing) gerek özel sektörde gerekse de kamuda çalışma hayatının en önemli sorunlarından birini oluşturmaktadır. Her ne kadar işyerinde yıldırmanın görünüm şekilleri iki sektör arasında farklılık gösterse de amaç aynıdır; çalışanı işyerinde yıldırma eylem ve işlemleriyle yıpratmak, bezdirmek, çalışma hayatından kopararak onu işyerinden uzaklaştırmaktır. Kamu kurumlarında işyerinde yıldırmanın daha çok, idarenin takdir yetkisi kapsamında olan idari işlemlerde sahip olduğu bu takdir yetkisini kamu hizmeti gereklerine ve kamu yararına aykırı bir şekilde kullanarak gerçekleştirildiği görülmektedir. İşyerinde yıldırmaya uğradığını iddia eden kamu görevlisinin başvurabileceği yargı dışı hukuki yollardan biri olan Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru, hukuki denetim ile birlikte hakkaniyet (yerindelik) denetimi yaparak idareye verdiği tavsiye kararları ile etkili bir başvuru yolu olduğu söylenebilir. İşyerinde yıldırma iddiası ile Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan şikayet başvurusu kararları ile İdari Yargıda açılan manevi tazminat davası ve Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru kararları arasında özellikle işyerinde yıldırma sürecinin değerlendirilmesi ve ispatı hususunda farklılıklar göze çarpmaktadır
  • Master Thesis
    2005 Irak Anayasası'nda federalizm
    (2018) Alı, Alı Anwer; Sever, Dilşad Çiğdem
    Federalizm Dünyada ABD, Rusya, Avustralya gibi ve bir çok devlet tarafından kullanılan bir sistemdir. bu sistem Devlet içinde Merkezi Hükümetin yanı sıra birden çok Hükümetten oluşmaktadır, yani Merkezi Hükümet dediğimiz Federal Devletin içinde bölge veya eyaletlerden oluşan Hükümetlerde vardır , bu birimlere Federe Devlet ismi verilmektedir, ve her federe devletin kendine özgü Anayasası Vardır, Ancak bu anayasanın federal devletin Anayasasıyla çelişmemelidir. Federal sistemde merkezi hükmet ve Bölgesel hükümet arasında bir yetki paylaşımı vardır, bu yetkiler ülkelerin anayasasında belirlenmektedir ve bu anayasanın katı olması gerekmektedir, ayrıca bu yetkileri güvence altına alan bir yüksek mahkemenin varlığına gerek vardır. Irak Cumhuriyeti bu sistemle yeni tanışmıştır, önceden Üniter bir devlet olan Irak 2003'ten sonra rejimin değişmesiyle birlikte ve daha sonra bu süreçte 2005 Anayasasında Federal sisteme geçiş yapmıştır. çalışmada ilk önce federal sistemi daha yeni benimseyen 2005 Irak Cumhuriyeti Anayasasını özellikleri incelenmiştir . Irak'taki federalizm, etnik ve idari temele dayanmaktadır: Bir yandan, etnik temelde bir bölgenin kurulmasını öngörmekte ve öte yandan, idari bir zeminde bir vilayete veya birden fazla vilayete bir bölge kurulması hakkını tanımaktadır. Bu sistem, dünyadaki federal deneyimler arasında bir emsal teşkil eder çünkü bölgelerin - idari ve etnik temelde kurulmasına izin verilmiştir. Oysa dünyada kurulan bazı federal sistemler mezhepçilik ve milliyetçilik farklılıklarına çözüm olarak ortaya çıkmıştır, örneğin İsviçre'de Federalizm dini bloklar arasındaki farklılıklara bir çözüm olarak, Belçika'daysa etnik ve dilsel nedenlerle kurulmuştu. Dünyadaki federal sistemlerle kıyaslandığında, Irak anayasasının bölgelere verdiği yetkilerin, diğer örneklere oranla çok daha fazla olduğunu görebiliyoruz. Örneğin on dokuzuncu yüzyılın ortalarında iç savaşa kapılan ABD ve bu savaşın en büyük nedenlerinden biri olan merkezi otorite pahasına eyaletlere verilen geniş yetkiydi. Kuzeydeki eyaletlerin, güneydeki ayrılık isteyen eyaletlerin karşısında zafer elde ettikten sonra merkezi otoriteye ülkenin birliğini koruyan geniş yetkiler verilmişti. Irak'ta federal sistemle birlikte idari adem-i merkeziyetçilik benimsenmiştir. İdari adem-i merkeziyet uyarınca, vilayetlere basit bir yürütme yetkisi verilmektedir; bu,- ulusal azınlıkların isteklerini yerine getirecek ve bu azınlıkların meşru haklarından yararlanmasına izin verecek bir sistemdir.