11 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 11
Master Thesis Kuruluşundan Günümüze Nato'nun Dönüşümü ve 2022 Stratejik Konsepti Bağlamında Türkiye'nin Önemi(2025) Sevim, Ali; Orhan, Duygu DersanBu tez, NATO'nun 2022 Stratejik Konsepti çerçevesinde, değişen bölgesel ve küresel jeopolitik gelişmeler ve güvenlik ortamı ışığında Türkiye'nin İttifak içindeki artan stratejik önemini incelemektedir. Bu temelde, NATO'nun kuruluşundan itibaren geçirdiği stratejik dönüşüm, ittifakın genişleme stratejileri, karşı karşıya kaldığı yeni güvenlik tehditlerine yönelik geliştirdiği misyonlar ve ortaya koyduğu hedefler, Türkiye'nin NATO'nun misyonlarına bugüne kadar yaptığı katkılar, NATO'nun Türkiye'ye sağladığı katkılar, Türkiye'nin jeostratejik konumu ve milli savunma sanayindeki gelişmeler analiz edilmiştir. Bu temelde tez, NATO'nun ikinci büyük askeri gücü olmasının ötesinde, sahip olduğu benzersiz jeostratejik konumu, terörle mücadele, enerji güvenliği ve düzensiz göç gibi tehditlerle mücadeledeki başarısı, bölgesel ve küresel istikrarın sağlanmasındaki kilit rolü ve her geçen gün artan milli savunma yetenekleri ile Türkiye'nin NATO'nun 2022 Stratejik Konsepti hedefleri için vazgeçilmez hale geldiğini savunmaktadır. Türkiye'nin İttifak içindeki artan bu önemi, sahip olduğu güçlü ordusu, Rusya-Ukrayna savaşında ortaya koyduğu istikrarlı ve kararlı çabaları ile ABD'de gerçekleşen politik değişimin etkisiyle ortaya çıkan politik değişim ve belirsizlikler neticesinde başta, NATO Genel Sekreteri olmak üzere ABD'li ve Avrupalı siyasetçiler tarafından da teyit edilmektedir. Sonuç olarak bu tez, NATO-Türkiye ilişkilerinin geleceğinin stratejik iş birliği ve gelişen siyasi dinamikler arasında karşılıklı bağımlılık çerçevesinde bir denge ile şekilleneceği sonucuna varmaktadır. Türkiye'nin ayrılmaz rolünün kabul edilmesi ve bu doğrultuda İttifak'ın adil ve tutarlı bir kolektif savunma sağlaması, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği için hayati önem taşıyacaktır. Bu tez, Türkiye'nin NATO içindeki konumunun bölgesel ve küresel barış ve istikrarın tesis edilmesinde belirleyici bir faktör olduğu hipotezini desteklemekte ve Türkiye'nin tam katılımı olmaksızın NATO'nun Yenilenen Jeostratejik Dönemi zorluklarına yanıt verme yeteneğinin ciddi şekilde sınırlanacağını savunmaktadır.Master Thesis Türkiye'nin uluslararası göç politikalarının uluslararası göç hukukuna uyumu ve sorunları (1923-2020)(2022) Üstün, İdil; Orhan, Duygu Dersan; Orhan, Duygu Dersan; Orhan, Duygu Dersan; International Relations; International RelationsUluslararası mülteci hukukunun temelini 1951 yılında imzalanan Mültecilerin Hukukî Statüsüne Dair Cenevre Sözleşmesi ve bu sözleşme çerçevesinde kabul edilen 1967 tarihli Mültecilerin Hukukî Statüsüne İlişkin Protokol oluşturmaktadır. Mülteci kavramını tanımlamakta olan 1951 Mülteci Sözleşmesi, mülteciler için koruma sağlamaktadır. Türk anayasal sisteminde kanun değeri taşıyan 1951 Mülteci Sözleşmesi ile 1967 tarihli protokol iç hukukta temel düzenlemeler şeklinde uygulanmıştır. 30 Kasım 1994 tarihinde 'Türkiye'ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye'den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar İle Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılar ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik' yürürlüğe girmiştir. Bu şekilde Avrupa kıtası haricinde Türkiye'ye yönelik gerçekleşmekte olan sığınma girişimleri karşısında ihtiyaç duyulan düzenlemeler sağlanmıştır. Özellikle Suriye'den yaşanan göçmen akınından dolayı yapılan değişiklikler sonucunda, 2013 yılında 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) yürürlüğe girmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, 1951 tarihinde imzalanan Mültecilerin Hukukî Statüsüne Dair Cenevre Sözleşmesi'nden günümüze kadar dünyada mülteci hukukuna yönelik olarak yapılmış çok sayıdaki düzenleme bağlamında, Türkiye'de mülteci hukukuna yönelik olarak yapılmış hukuki ve idari düzenlemeleri değerlendirmektir. Bu çerçevede Türkiye'de mülteci hukukuna yönelik düzenlemelerin uluslararası düzenlemelere uyumu ve ortaya çıkan sorunlar tespit edilmeye çalışılacaktır. Anahtar Sözcükler: Göç, Mülteci, Geçici Koruma, 1951 Cenevre Sözleşmesi, Türkiye.Master Thesis Abd'nin 11 Eylül Sonrası Ortadoğu'ya Yönelik Dış Politikası ve Türkiye Üzerine Etkileri (2001-2011 Dönemi)(2022) Kavak, Nesrin; Orhan, Duygu DersanBu çalışma ile ABD'nin Ortadoğu'ya yönelik 11 Eylül'den Arap Baharına kadar olan on yıllık dönemdeki dış politikasının detaylı olarak analiz edilerek bu politika sonrası bölgede yaşanan dönüşümün bölge ülkelerinin demokratikleşmesine ne kadar hizmet ettiğinin ve Türkiye'nin bu süreçten ne şekilde etkilendiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda şu araştırma sorularına odaklanılacaktır: Özgürlük ve demokrasi yayma girişimleriyle otoriter rejimleri değiştirmek isteyen ABD'nin bölge ülkelerinin istikrar ve bütünlüğünü bozmadan zemini sağlam bir demokratik toplum yaratabilmesi mümkün müdür? 2001 sonrası on yıllık süreçte ABD'nin etkisiyle bölgede ve Türkiye'nin komşularında yaşanan değişim ve dönüşüm; Türkiye'nin ulusal bütünlüğü için bir tehdit oluşturmuş mudur? ABD'nin 11 Eylül sonrası politikası, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal yapısını şekillendirmede nasıl bir rol oynamıştır? Her toplumun kendine has değerleri olup bu değerler önemsenmeden dışarıdan yapılan müdahalelerle zemini sağlam demokratik bir toplum yaratmak mümkün görünmemektedir. Terörle mücadele adına iç barışı kökten sarsacak argümanlarla dışarıdan müdahale edilmesi, hem ülkedeki stabilitenin hem de bölge ülkelerindeki dengelerin bozulmasına neden olmaktadır. Bölge ülkeleri ile işbirliği yapmadan, bölge çıkarları gözetilmeksizin baskıcı politikalar izlenmesi, bölgedeki istikrar ve refahın sağlanamayacağını göstermektedir. 11 Eylül sonrası uygulanan ABD dış politikasıyla Ortadoğu'da yaşanan sürecin Türkiye açısından olumsuz sonuçları olduğu değerlendirilmektedir. ABD'nin 11 Eylül sonrası politikasının Türkiye'nin siyasal ve toplumsal yapısında da etkileri olduğu düşünülmektedir.Article AVRUPA BİRLİĞİ’NİN GÜNEY AKDENİZ POLİTİKASINDA GÜVENLİK-DEMOKRASİ İKİLEMİ: ARAP BAHARI SONRASI KURUMSAL GİRİŞİMLER(2018) Orhan, Duygu DersanAvrupa Birliği (AB), 2010 yılı sonunda Arap dünyasında başlayan hükümet karşıtı ayaklanmalara, diğeruluslararası aktörler gibi hazırlıksız yakalanmıştır. Bölgedeki siyasi dönüşümler, AB’nin, özellikle Akdeniz’ekıyısı olan Ortadoğu ülkeleriyle uzun yıllara dayanan ve kurumsal işbirliği ile desteklenen ilişkilerini yenidentanımlamasına yol açmıştır. Güney Akdeniz’e yönelik olarak izledikleri politikanın başarısız olduğunu ifade edenAB yetkilileri, bugüne kadar güvenlik ve ekonomik odaklı olan ilişkilerin siyasi ayağını güçlendirme ve bölgenin“demokratikleşmesine” destek olmak amacıyla yeni girişimlerde bulunmuşlardır. Ancak, Arap Baharısonrasında Ortadoğu’da oluşan yeni güvenlik tehditleri ve artan göç oranları nedeniyle, AB’nin Güney Akdenizpolitikasının halen güvenlik odaklı olduğu ve henüz bir paradigma değişikliği sağlayamadığıdeğerlendirilmektedir.Master Thesis Putin dönemi Rusya'sının Ukrayna politikalarında Avrasyacılığın eleştirel jeopolitik kuramları çerçevesinde incelenmesi(2024) İşci, Mehmet; Orhan, Duygu DersanJeopolitik kavramı, coğrafyanın bir alt disiplini olarak, 20. yüzyılın başlarında gelişim gösterse de bundan daha köklü bir geçmişe sahiptir. Bu süreçte, jeopolitik kavramı için II. Dünya Savaşı önemli bir dönüm noktası olmuş, jeopolitik, dünyanın birçok yerinde savaşın ana sebeplerinden biri olarak görülerek uzak durulan bir kavrama dönüşmüştür. 1991'de Sovyetler Birliği'nin yıkılışı ve uluslararası sistemde oluşan yeni paradigmalar, jeopolitik kavramının tarihsel gelişim sürecine ve kapsamına yönelik eleştirel bir yaklaşım ihtiyacını daha da belirgin hale getirmiştir. Bu yaklaşımdan doğan Eleştirel Jeopolitik, uluslararası alanda yaşanan krizlerin yorumlanmasında ve devletlerin hareket bakiyelerinin söylem aracılığıyla nasıl arttırıldığına yönelik incelemeler için önemli bir alan oluşturmuştur. Bu tezin amacı, Rusya'da Ortodoks imparatorluk özleminin tezahürü olarak nitelendirilen Avrasyacı görüşün kökenlerini ve tarihsel referanslarını inceleyerek, Avrasyacılık görüşünün üzerine inşa edildiği toplumsal ve dini mitleri ortaya koymak, Avrasyacılığın, Vladimir Putin'in Ukrayna konusundaki söylemlerin geri planındaki politik zihniyetine etkisini incelemek ve son dönemde Rus yayılmacılığının ve Avrasyacılığın en popüler temsilcilerinden olan Aleksandr Dugin'in başını çektiği muhafazakar Yeni Avrasyacıların, Ukrayna savaşına giden süreçte ortaya koyduğu tarihi, dini ve coğrafi tezlerin kökleriyle Putin'in politikalarına açtığı alanı incelemektir. Bu inceleme aynı zamanda eleştirel jeopolitiğin, ideolojik bir biçimde jeopolitik tahayyülleri gerçekleştirmeye yönelik politikaları ortaya çıkarma işlevine yöneliktir. Konu kuramsal açıdan eleştirel bir perspektifle incelenecek olup yöntem olarak ise literatür taraması seçilmiştir.Master Thesis Uluslararası Hukukta İnsani Müdahale: Libya ve Suriye Örneklerinin Değerlendirilmesi(2023) Ünlü, Sıdıka Ceyda; Orhan, Duygu Dersan; Yılmaz, Gözde; Coşkun, Çiçek2010 yılı sonunda Tunus'ta başlayan ve tüm Orta Doğu'yu etkisi altına alan Arap Baharı'ndan bölge ülkeleri farklı düzeylerde etkilenmiştir. Protestoların şiddetli yaşandığı bazı ülkelerde yönetimlerin isyancılara karşı kuvvet kullanımı tartışmalara yol açmış, uluslararası toplumun müdahale sorumluluğu ilkesini gündeme getirmiştir. Özellikle Libya ve Suriye'de ülke liderlerinin halkına uyguladığı zulümler tüm dünyanın tepkisine yol açmıştır. Libya'da Kaddafi'nin halkına uyguladığı şiddet, Birleşmiş Milletler'in Güvenlik Kurulu kararı sonrasında gerçekleştirilen insani müdahale ile sonlandırılmıştır. Suriye'de ise Beşar Esad'ın halkına yönelik kuvvet kullanımına karşı ülke bazlı kısıtlı müdahaleler gerçekleştirilmiş olsa da uluslarüstü bir aktör olan Birleşmiş Milletler, insani müdahalede bulunmamıştır. Bu tez çalışması, uluslararası hukuktaki insani müdahalelerin ülkelere, zamana ve gelişen dinamiklere göre farklılık arz ettiğini; Libya ve Suriye örneklerini karşılaştırarak değerlendirmektedir. Ek olarak Birleşmiş Milletler, bölgesel örgütler ve tekil devletler dahil olmak üzere uluslararası aktörlerin krizlere yanıt olarak insani müdahaleleri başlatma - yürütmedeki rolünü ve bunu yaparken karşılaştıkları zorlukların, ikilemlerin üzerinde durmaktadır. Çalışmada Libya'da insani müdahale uygulanırken neden Suriye'de uygulanamadığını sorusuna odaklanmaktadır. 2011'de Libya'ya yönelik olarak gerçekleşen insani müdahale incelenerek, bu durumun genel insani müdahale konseptine nasıl bir katkıda bulunduğu değerlendirilmektedir. Suriye'deki insani müdahale eksikliği konusu tartışılarak, bu sürecin karşısındaki engeller ve tartışmalı noktaları ele alınmaktadır. Bu çerçevede, insani müdahale konusunda her vakanın kendine özgü bağlamını dikkate almanın önemi ve belirli zorluklara ve koşullara yönelik özel stratejilere duyulan ihtiyaç vurgulanmaktadır.Master Thesis Suriye İç Savaşı ve Türkiye'nin Sınır Ötesi Harekâtlarının Önemi(2022) Köse, Engin; Orhan, Duygu DersanOrta Doğu coğrafyasında 2010 yılında başlayan Arap Baharı ayaklanmaları kısa sürede Suriye'ye de sıçramış ve ülkede iç savaş başlamıştır. Türkiye, sınır komşusunda mevcut statükonun sarsılması ve ardından yaşanan iç karışıklığın sonlandırılması için gerekli girişimlerde bulunmuşsa da fayda etmemiştir. Söz konusu iç karışıklık, Suriye'nin kuzeyinde, rejim tarafından kontrolün kaybedilmesini ve bölgede terör örgütlerinin oluşmasını sağlamıştır. Suriye'deki terör grupları Türkiye'ye saldırmış ve terör eylemleri gerçekleştirmiştir. Türkiye, bölgedeki şiddetin sonlandırılması için dünya kamuoyundan uluslararası hukuk çerçevesinde destek beklemiş; ancak Suriye sadece uyarılmış ve kınanmıştır. Türkiye, artan terör saldırıları neticesinde sınırının terörden arındırılması için askerî operasyonlar düzenlemiştir. Söz konusu gelişmeler kapsamında bölgeye yönelik gerçekleştirilen stratejik hamleler önem arz etmeye devam etmektedir.Article Putin Dönemi Rusya'nın Ukrayna’ya Yönelik İşgal Girişiminin Avrasyacılık Perspektifinden Analizi(2024) İşci, Mehmet; Orhan, Duygu Dersan2014’te Kırım’ın ilhakıyla başlayan ve 2022’de Rus güçlerinin Ukrayna’ya yönelik harekâtı ile zirve yapan Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal girişimi tarihsel anlamda derin bir geçmişe sahiptir. Prenslikler dönemine kadar giden iki ülkenin ilişkilerinde son perde Rusya’nın ortaya koyduğu tezlerle Ukrayna toprakları üzerindeki hak iddia etmesi sonucu II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanan en somut ve kanlı krize dönüşmesidir. Bu bağlamda iki ülkeyi de merkezi bir imparatorluk sınırları içerisinde tahayyül eden Avrasyacılık görüşünün incelenmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Avrasyacılık görüşünün üzerine inşa edildiği toplumsal ve dini mitleri ortaya koyarak, Avrasyacılığın, Vladimir Putin’in Ukrayna konusundaki söylemlerin geri planındaki politik zihniyetine etkisini incelemek ve son dönemde Rus yayılmacılığının ve Avrasyacılığın en popüler temsilcilerinden olan Aleksandr Dugin’in başını çektiği muhafazakar Yeni Avrasyacıların, Ukrayna savaşına giden süreçte ortaya koyduğu tarihi, dini ve coğrafi tezlerin kökleriyle Putin’in politikalarına açtığı alanı incelemektir. Bu çerçevede, Putin dönemi Rusya’nın yeniden küresel güç olma hedefi doğrultusunda Avrasyacı görüşün Ukrayna politikalarında ve söylemlerinde son derece etkili bir unsur olduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis Kıbrıs Türk Federe Devleti'nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne Türk-Kıbrıs politikası(2021) Başdağ, Yusuf; Orhan, Duygu DersanKıbrıs tarih boyunca birçok medeniyet ve devlet egemenliğinde bulunmuş ve uluslararası politikaya yön veren stratejik konuma sahip olmuştur. İngiltere'nin adaya sahip olmasından sonra Kıbrıs adasının temel unsurları olan Rum ve Türk toplumları arasında sorunlar yaşanmış ve bu sorunlar hala devam etmektedir. Bu çalışmanın konusu, 1974-1983 yılları arasında Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yapılan toplumlar arası görüşmeler doğrultusunda Türk Kıbrıs politikasının incelenmesidir. Özellikle dönemin uluslararası alanda etkin devletlerinin Kıbrıs politikasının Türk politikasında nasıl belirleyici rol oynadığı değerlendirilmiştir. Türkiye ve Kıbrıs Türk yönetiminin Kıbrıs politikasından bir kesit alınarak KKTC'nin kuruluş nedenleri ortaya çıkarılmış ve genel değerlendirme yapılmıştır.Master Thesis Arap Baharı Sonrası Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu'nun Suriye'deki Rekabeti(2023) Sohta, Rami; Orhan, Duygu DersanBu araştırmada Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya Federasyonu'nun (Rusya) Suriye'deki çıkarları ve müdahale sebepleri üzerinden Suriye'deki rekabetleri incelenecektir. ABD ve Rusya İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Ortadoğu'da ve Suriye'de rekabet halinde olmuşlar, her iki güç Suriye İç Savaşı sonrası Suriye'de kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Rusya Suriye sorununu uluslararası sistemdeki yerini güçlendirmek için bir araç olarak görürken, ABD bu sorun aracılığıyla Ortadoğu'yu tamamen kontrol altına alıp bölgedeki hakimiyetini güçlendirmeyi hedeflemiştir. Suriye savaşındaki ABD ve Rusya'nın rolü doğrudan askeri ve siyasi müdahale ve vekalet savaşları yoluyla gerçekleşmiş, Rusya Suriye rejiminin yanında yer alırken ABD muhalefetin yanında yer almış fakat DEAŞ terör örgütünün ortaya çıkmasıyla her iki taraf DEAŞ'ile mücadele konusunda birleşmiştir. ABD ve Rusya Suriye'de askeri üsler kurarak kendi çıkarlarını korumaya çalışmıştır, ABD Suriye'de petrol ve doğalgaz kaynaklarını kontrol altına alırken Rusya sıcak denizlere inme politikası çerçevesinde Akdeniz'deki hakimiyetini arttırmıştır.

