18 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 18
Master Thesis Kentsel dönüşüm kapsamında ankara'da riskli bulunan binaların yorumlanması(2020) Çamurdan, Asil Tuğana; Mertol, Halit CenanTürkiye'de bulunan birçok yapı deprem bölgelerinde yer almaktadır. Özellikle 1999 Adapazarı Depremi öncesinde yapılmış olan yapıların deprem yükleri altında göçme riski bulunmaktadır. Bu depremden sonra gerçekleştirilen malzeme, analiz, tasarım, yapım ve denetim ile ilgili düzenlemeler, daha güvenli yapıların tasarlanıp inşa edilmesine yol açmıştır. Türkiye'de daha öncesinde yapılan bütün eski yapıların durumunun, yapıların güçlendirme veya yıkım ve yapım işlemi gerektirip gerektirmediğinin 'Kentsel Dönüşüm' adı altında değerlendirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu çalışmada, Kentsel Dönüşüm yapılan binaların yapısal değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalar incelenmiştir. Ankara'daki binalar için hazırlanan 39 adet yapısal değerlendirme raporu tetkik edilmiş ve sonuçları beton dayanımı, zemin taşıma kapasitesi, deprem yükleri, riskli kolon sayıları ve onların taşıdığı kesme kuvvetleri, vb. konularda karşılaştırmalar yapılmıştır. Binaların neden riskli olduğu hakkında grafikler çizilmiştir. Bu karşılaştırmalar ve grafikler ışığında bazı ilişkiler oluşturulmuştur. Bu çalışmanın sonuçları genellenerek Türkiye'nin diğer illerine gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılabilir.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 4A Site Survey of Damaged Rc Buildings in Izmir After the Aegean Sea Earthquake on October 30, 2020(Croatian Soc Civil Engineers-hsgi, 2023) Mertol, Halit Cenan; Tunc, Gokhan; Akis, TolgaAn earthquake with a magnitude of Mw = 6.6 and a depth of approximately 16.5 km occurred on 30 October 2020 off the cost of Samos, a Greek island 35 km southwest of Seferihisar, a town in Izmir. The earthquake caused several collapses and severe structural damage in approximately 6,000 buildings, specifically in the Bayrakli District in Izmir Bay. This paper presents the observations and findings of a technical team that visited the earthquake -affected areas immediately after the earthquake. Eleven partially or fully collapsed and several severely damaged reinforced concrete buildings were investigated. Based on the site investigations, we observed that almost all of the collapsed or severely damaged reinforced concrete buildings in the region were built between 1975 and 2000. Site observations also confirmed that the construction of these collapsed or damaged buildings did not conform to the requirements outlined in the Turkish Earthquake Codes used at the time. The failures and severe damage to buildings in earthquake-affected areas are primarily related to inadequate reinforcement configuration, poor material quality, the absence of geotechnical studies, and framing problems related to their lateral load-carrying systems. Therefore, it is recommended that all the buildings located in and around Izmir Bay, particularly those built between 1975 and 2000, be structurally evaluated to prevent any further loss of life and property during future earthquakes.Master Thesis Betonarme Yapıların Tasarımı için Özel Yük ve Direnç Katsayılarının Geliştirilmesi(2021) Elosta, Ibrahım; Mertol, Halit CenanBetonarme yapıların tasarımında kullanılan mevcut yük ve direnç (dayanım) katsayıları bu yüzyıldan önce geliştirilmiştir. Geçmişten gelen bu katsayıların kullanılması, daha iyi kalite kontrolüne sahip malzemeler ve daha iyi tahminlere sahip yükler kullanılarak inşa edilen betonarme yapıların tasarımını günümüzde önemli ölçüde cezalandırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, mevcut malzemeler (beton ve çelik) ile ilgili istatistiksel verileri (bias ve kovaryans) ve yük tahminlerini (ölü, canlı vb.) kullanarak istenilen hedef güvenilirlik endeksine göre yük ve dayanım (direnç) katsayılarını belirleyen bir araç geliştirmektir. Birinci Derece İkinci Moment Moment (BDİM) ve Monte Carlo Simülasyonu (MSC) yapısal güvenilirlik modelleri olarak kullanılan yöntemlerdir. Farklı göçme modları için direnç (dayanım) parametrelerini belirlemek için ilk yöntem kullanılmıştır. Bu direnç parametreleri güvenilirlik indeksi değerlerini belirlemek için MCS Metodu kullanılarak 20 milyon rastgele değişken kullanılarak hesaplanmıştır. Son olarak, betonarme elemanlar tasarlamak için özel yük ve direnç katsayılarını belirlemek için Microsoft Excel Yazılımı kullanılarak bir program geliştirilmiştir. Bu programı kullanılarak, direnç (dayanım), zati ve hareketli yük verileri kullanılarak kiriş ve kolon elemanlarının göçme modlarına ve hedef güvenilirlik indekslerine göre, kendi projeniz için özel yük katsayıları seçilebilmektedir.Master Thesis Kompozit Kolon-betonarme Kiriş Birleşim Bölgelerinin Deneysel Analizle Davranışının Belirlenmesi(2020) Dakhıl, Abdulrrahman A.; Tunç, Gökhan; Mertol, Halit CenanBu tezde, yüksek ve sınırlı süneklik düzeylerine sahip çelik-betonarme kompozit çerçevelerin deprem performansları deneysel olarak incelenmiştir. Yapılan deneysel çalışma ile SRC kolon ve betonarme kiriş kompozit birleşim bölgelerinin depreme karşı davranış ve hasar görebilirlik özelliği ile bu birleşim bölgelerinin deprem enerjisini elastik olmayan deplasmanlar yardımı ile soğurabilme yeteneği araştırılmış ve konu detaylı olarak irdelenmiştir. Bu kapsamda, akademik kaynak taraması yapılarak kolon-kiriş bağlantısının tasarımı ve davranışı için yeni bir bakış açısı elde edilmeye çalışılmıştır. Tez çalışmasında verimlilik esasına dayalı deprem mühendisliği kavramı çerçevesinde kullanılan temel tasarım parametresi ise sünekliktir. Bu çalışma ile yürürlükteki Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) uyarınca detayları elde edilen kompozit kolon-kiriş bağlantılarının tasarım gereği ihtiyaç duyulan değişken süneklik taleplerine göre davranışının belirlenmesi hedeflenmiştir. Kolon-kiriş bağlantılarındaki eksikliklerin ve enerji soğurma kapasitelerinin belirlenmesini müteakip, ½ ölçek oranındaki çerçeveler belirlenen süneklik hedeflerine uygun olarak tasarlanmış, deneysel ölçüm cihazları yerleştirilerek, testleri ve analizleri gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, bağlantı noktalarına deplasman kontrollü yatay tersinir çekme ve basınç kuvvetleri ile sabit eksenel yük uygulanmıştır. Deneysel çalışmalarda kullanılan parametreler ise şunlardır: kolon donatı oranı, bağlantı ebat oranı, eksenel yük ve yatay tersinir yükler. Yapılan deneyler neticesinde SRC kolon-betonarme kirişlerden oluşan çerçevelerde ilave kolon donatı miktarlarının deprem davranışını olumlu yönde etkilediği görülmüştür.Master Thesis Çelik Lifli Betonun Çekme ve Basınç Altındaki Davranışı(2015) Abdussalam, Alfadhıl. A. Gheıt. Alfadhıl; Mertol, Halit Cenan; Baran, ErayÇelik lifli beton, içinde belirli uzunluktaki çelik liflerin gelişigüzel ve düzgün bir şekilde yayılımı ile elde edilen bir beton karışımıdır. Liflerin kalitesi ve miktarı betonun mekanik özelliklerini etkilemektedir. Çelik liflerin betona katılması, betonun çekme tokluğunu ve sünekliğini arttırdığı, basınç dayanımını da ufak da olsa iyileştirdiği genel olarak kabul edilmiştir. Betonun kırılmasından sonra çekme gerilmelerinin lifler arasındaki dağılımı sağlandığından dolayı çelik liflerin yararı daha belirgin olarak görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, çelik lifli betonun çekme ve basınç altındaki davranışının, konvansiyonel ve çelik lifli beton kullanılan çeşitli numuneler üzerinde uygulanan yükleme deneyleri ile incelenmesidir. Deney numuneleri basınç silindirlerinden (100×200 ve 150×300 mm), prizmatik eğilme dayanımı elemanlarından (150×150×600 mm) oluşmaktadır. Ayrıca çelik donatıyı çevreleyen prizmatik beton numuneler üzerinde çekme deneyleri gerçekleştirilmiştir. Çelik donatı çevresindeki prizmatik numuneler için gerçekleştirilen çekme deneylerinde beton prizmaların uzunlukları (500, 1000, ve 1500 mm) ve kesit boyutları (60×60, 100×100,150×150, 200×200 mm) değişkenler olarak uygulanmıştır. Yük-deformasyon davranışları elde edilmiş ve çelik lifli betonun basınç ve çekme altındaki gerilme-birim uzama ilişkileri bulunmuştur. Prizmatik eğilme numunelerinden elde edilen yük-deformasyon davranışları, bu araştırmada bulunan basınç ve çekme altındaki gerilme-birim uzama ilişkileri kullanılarak tahmin edilen yük deformasyon davranışları ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca literatürde bulunan farklı gerilme-birim uzama modelleri kullanılarak davranışlar yeniden tahmin edilmiştir.Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 10Lessons Learned From Four Recent Turkish Earthquakes: Sivrice-Elazığ, Aegean Sea, and Dual Kahramanmaraş(Springer, 2024) Tunc, Goekhan; Mertol, Halit Cenan; Akis, TolgaT & uuml;rkiye is located in an earthquake-prone region where almost all of its population resides in risky areas. In the past 100 years, there has been a strong earthquake every two years and a major one every 3 years. This study investigates the impact of four recent earthquakes, that occurred between 2020 and 2023, on reinforced concrete (RC) buildings. The first, Sivrice-Elaz & imath;& gbreve;, struck the eastern part of T & uuml;rkiye on January 24, 2020, with a moment magnitude of Mw = 6.8. The second, the Aegean Sea, hit the western part of the country on October 30, 2020, with an Mw of 6.6. The third and fourth are the February 6, 2023 dual Kahramanmara & scedil; earthquakes with Mws of 7.7 and 7.6, which struck the eastern part of T & uuml;rkiye approximately 9 h apart. Immediately following these earthquakes, a technical team investigated each of the damaged areas. This study summarizes their findings on RC buildings. It was discovered that the majority of the collapsed or severely damaged RC buildings were constructed before 2000. The main reasons for this included technological limitations, specifically on producing high-quality concrete, as well as a lack of public policies and enforced laws in the construction sector to maintain an acceptable international standard. Furthermore, the damage patterns of buildings from these four earthquakes indicated poor workmanship, low material quality, improper structural framing, a common appearance of soft and weak stories, the inadequate use of shear walls, and defective reinforcement configuration. The significance of soil studies and the enforcement of building inspections are also discussed, along with the earthquake codes. The study concludes that the maximum peak ground accelerations from the dual Kahramanmara & scedil; earthquakes were almost triple the code-prescribed values. Therefore, it is recommended that the current mapped spectral acceleration values be revised and that buildings constructed before 2000 should be prioritized while determining their structural performances.Master Thesis Farklı Katmanlarda Normal ve Çelik Lifli Beton Kullanılan Betonarme Kirişlerin Eğilme Davranışı(2015) Faeq, Mohammed Nozad Faeq; Mertol, Halit Cenan; Baran, ErayBu çalışmada farklı katmanlarda normal ve çelik lifli beton kullanılan betonarme kirişlerin eğilme davranışı incelenmiştir. 180×250×3500 mm boyutlarındaki beşer numuneden oluşan iki grup şeklindeki kirişler dört nokta eğilme yüklemesi altında test edilmiştir. İki grup kirişte de 416 betonarme çeliği kullanılmıştır. Bu araştırmadaki ana değişken, kiriş numunelerinin yüksekliği boyunca bulunan katmanlarda kullanılan beton tipidir. Kiriş numunelerinin kesit yüksekliği 50'şer mm kalınlığında 5 katmana ayrılmıştır. 'F' grubu numunelerde, normal beton katmanlarından oluşan kirişlere, aşağıdan başlayarak, çelik lifli beton katmanlar eklenmiştir. 'P' grubu numunelerde ise çelik lifli beton katmanları kesit üst seviyesinden başlanarak eklenmiştir. Yükleme deneyleri sonucunda kiriş numunelerinin yük-deformasyon davranışları elde edilmiş ve bu davranışlar yük taşıma kapasitesi, servis rijitliği, kapasite sonrası eğim ve tokluk paratmeleri göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Kiriş numunlerinin yük-deformasyon davranışlarının, literatürde bulunan malzeme modelleri kullanılarak sayısal olarak belirlenmesi için analitik bir çalışma gerçekleştirilmiştir.Master Thesis Farklı Mıktarlarda Donatı Iceren Celık Lıf Takvıyelı Betonarme Kırıslerın Egılme Davranısı(2014) Bello, Hussain Jibril; Mertol, Halit CenanBu çalışmada, çelik liflerle güçlendirilmiş ve farklı miktarlarda çekme donatısı içeren betonarme kirişlerin eğilme davranışı incelenmiştir. Toplam 20 adet 180x250x3500 mm ölçülerindeki kiriş numuneleri üzerinde yükleme deneyleri yapılmıştır. Çalışma kapsamında incelenen temel parametreler kirişlerde kulanılan beton içerisinde çelik liflerin bulunup bulunmaması ve kirişlerdeki çekme donatısı miktarıdır. En düşüğü %0.2, en yükseği %2.5 olmak üzere toplam on farklı çekme donatısı oranı kullanılmıştır. Bu oranlar hem dengealtı hem de dengeüstü betonarme kiriş davranışını kapsamaktadır. Herbir donatı oranı hem konvansiyonel beton ile hem de çelik liflerle güçlendirilmiş beton ile test edilmiştir. Yükleme deneyleri sonucunda kiriş numunelerinin yük-deformasyon davranışları elde edilmiş ve bu davranışlar yük taşıma kapasitesi, servis rijitliği, kapasite sonrası rijitlik ve tokluk paratmeleri göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Çelik liflerin kullanılması durumunda kiriş numunelerinin yük taşıma kapasiteleri ve servis rijitliği seviyelerinde ufak artışlar gözlenmiştir. Çekme donatısı oranının artması ile çelik lif içeren kiriş numunelerinin maksimum sehim seviyeleri aynı miktarda donatıya sahip konvansiyonel beton kiriş numunelerine oranla önemli seviyede artmıştır. Çelik lif içeren kiriş numunelerinin konvansiyonel beton numunelere oranlar daha yüksek tokluk seviyelerine sahip oldukları da gözlenmiştir. İki seri numunelerin tokluk değerleri arasındaki fark, yüksek miktarda donatı içeren kiriş numunelerinde daha fazla gerçekleşmiştir. Doğrusal olmayan kesit analizleri yapılarak kiriş numunlerinin yük-deformasyon davranışları sayısal olarak da belirlenmiş ve deneysel olarak ölçülmüş davranışlarla karşılaştırılmıştır. Bu analizlerde, çelik liflerle güçlendirilmiş beton için literatürde bulunan çekme ve basınç malzeme modelleri kullanılmış ve farklı modeller kullanılarak elde edilmiş kiriş davranışları arasında değerlendirmeler yapılmıştır.Doctoral Thesis Normal ve Çelik Lifli Beton Kullanılan Betonarme Kirişlerin Darbe Etkisi Altındaki Davranışının Deneysel ve Analitik Olarak İncelenmesi(2018) Najah, Azdeen Saleh Alkabeer; Mertol, Halit Cenan; Tuncay, KağanBu çalışmada donatılı ve donatısız geleneksel beton (GB) ve çelik lifli beton (ÇLB) kullanılan kirişlerin darbe yüklemesi altındaki deneysel ve analitik davranışları araştırılmıştır. ÇLB için Dramix ZP-305 tipi çelik lifler kullanılmıştır. Kirişlerin yarısında donatı kullanılmamış, diğer yarısında ise elemanların tam ortasında bir adet 8 mm çapında çelik donatı kullanılmıştır. Bu çalışmadaki beton silindir basınç dayanımları, GB için 12 ve 26 MPa, ÇLB için 35 MPa olarak ölçülmüştür. Kiriş numuneler 60×60×500, 100×100×500 ve 150×150×500 mm boyutlarındaydı. Numunelerin darbe yüküne maruz bırakılması için 58.5 N ağırlığında çekice sahip, düşen çekiç test düzeneği kullanılmıştır. Bu çekiç ağırlığı deney numunesi boyutlarına göre farklı yüksekliklerden bırakılmıştır (donatısız elemanlar için 1.20, 2.00 ve 2.95 m, donatılı elemanlar için 2.95, 3.00 ve 3.04 m). Deney sırasında 2000 kare hızına sahip yüksek hızlı fotoğraf makinası kullanılarak numunelerin yavaş çekim videoları kaydedilmiştir. Kaydedilen videolar TEMA Hareket Analiz Programı kullanılarak analiz edilmiş ve çekiç için deneysel hız-zaman ilişkileri elde edilmiştir. Kiriş, çekiç ve mesnetler ANSYS Sonlu Elemanlar Analiz Programı kullanılarak modellenmiş ve modelleme parametreleri deney sonuçlarına göre kalibre edilmiştir. ANSYS Dynamic Explicit AUTODYN çözümünde Riedel, Hiermaier ve Thoma (RHT) Beton Modeli kullanılmıştır. Sonuçlar bu çalışmadaki deney sonuçları ile karşılaştırılmış ve kullanılan beton modeli parametreleri bu sonuca göre değiştirilmiştir. Deney ve modelleme sonuçlarının karşılaştırılması ile çekiç için oluşturulan hız-zaman ilişkilerinin farklı beton basınç dayanımları ve farklı kesit boyutları için çok iyi uyum içinde olduğu saptanmıştır. Bu araştırma sonucunda kalibre edilmiş modeller kullanılması durumunda, donatısız ve donatılı GB ve ÇLB kullanılan elemanların darbe etkisi altındaki davranışları iyi bir şekilde tahmin edilebilmektedir.Master Thesis Türkiye'deki Yapım Şirketlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Değerlendirilmesi(2016) Uzunömeroğlu, Arda; Mertol, Halit Cenanİş kazaları ve bunların yol açtığı sakatlıklar Türkiye ve diğer bir çok ülkede ciddi problemlere yol açmaktadır. İş kazalarının zararları ekonomik ve sosyal olarak iki katagoriye ayrılabilir. Sonuç olarak iş kazaları, kalıcı sakatlıklara hatta ölümlere sebep olabilir. İşcilerde oluşan kalıcı sakatlıklar, sosyal ve psikolojik problemlere yol açar. Bu problemlerin sonucu olarak, inşaattaki güvenlik koşullarını değiştirmek ölümcül kazalardan sakınmak adına çok önemlidir. Bu çalışmada, Türkiye'deki inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliği etkileyen faktörler ve bu faktörlerin nasıl iyileştirilebileceği açıklanmıştır. Güvenlik düzeyini hesaplamak adına, ana faktörlere bağlı olarak bir anket uygulanmıştır. Sonuçlar, eğitim, gözetim, kişisel tutum ve yönetim olarak dört ana faktör altında olarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonunda işyeri güvenlik düzeyi belirlenmiştir. Bunlara ek olarak bu çalışmada, inşaat firmalarının büyüklükleri ve deneyimleri arasındaki ilişki ve güvenlik seviyeleride çalışılmıştır. Sonuçlara göre, inşaat firmalarının büyüklükleri ve deneyimleri arasında bir ilişki olduğu görülmüş, ve bu ilişkiye bağlı olan Türkiye'deki iş güvenliği düzeyinin genel olarak geliştirilebileceği belirlenmiştir. İş güvenliği seviyesinin eski ve büyük firmalarda yeni ve küçüklere oranla daha yüksek olduğu görülmüştür.
