Search Results

Now showing 1 - 10 of 28
  • Master Thesis
    Akdeniz için Birlik Projesi ve Ortadoğu
    (2012) Demircan, Esra Tuğaç; Keser, Ulvi
    Bu tezde 18. yüzyıldan bu yana önemini koruyan Akdeniz bağlamında Ortadoğu coğrafyasındaki menfaat çakışmaları ve çatışmaları ele alınmıştır.Küresel güç olan Amerika Birleşik Devletleri, kıtasal güç olan Fransa, İngiltere, Almanya ve Çin'in jeostrateji ve jeoekonomi bağlamında çatışma bölgesi olan Akdeniz, Ortadoğu'nun ve özellikle de İsrail'in nefes borularından birisini teşkil etmektedir. Bu anlamda Akdeniz jeostratejisi sadece Ortadoğu için değil, bütün dünya için önem arz etmektedir.Söz konusu çalışmada Ortadoğu bölgesinde İsrail'i yalnız bırakmamak ve Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni Avrupa Birliği'nden uzaklaştırmak için tasarlanmış ?Club Med? projesi denilen Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin ?Akdeniz İçin Birlik Projesi? incelenmiştir.
  • Article
    About an Unknown Attempt of Help To Turkish Cypriots After 1963 Bloody Christmas
    (2013) Keser, Ulvi
    Republic of Cyprus established under the guarantee of three guarantor countries; Turkey, England and Greece collapsed in the week named Bloody Christmas due to the Greek and Greek Cypriot attempts and the attacks on Turkish Cypriots so as to Hellenize the island and annex it by force, then Turkish Cypriots came face to face with a new period of agony, isolation, and bitter life st on the island. Starting from 21 December 1963, Turkey and the Red Crescent are the ones which started helping and donating for Turkish Cypriots with n hesitation and drawbacks. In addition to a good variety of humanitarian aid for Turkish Cypriots, Red Cross Directorate also issued a series of 5 stamps named Aid Stamp for Cyprus and the financial donations also presented to Turkish Cypriot community on the island. This scientific study aims at this unknown humanitarian aid supplied and donated by Turkish Red Crescent General Directorate.
  • Article
    Mare Nostrum; Uygarlığın Merkezi-ıı
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Keser, Ulvi
    Dünyanın Yedi Harikası olarak bilinen Keops Piramidi, Babil’in Asma Bahçeleri, Zeus Heykeli, Rodos Heykeli, İskenderiye Feneri, Halikarnas Mozolesi (Bodrum), Artemis Tapınağı (Efes) gibi muazzam yapıların tamamına ev sahipliği yapan, Ashab-ı Kehf olarak da bilinen Yedi Uyuyanlar Efsanesi’nin dünyada görüldüğü yerlerin (Afşin, Tarsus, Selçuk, Lice, Karakum/KKTC, Mısır vb) tamamının Akdeniz coğrafyasında bulunduğu, mitolojide Homeros’un “birçok doruğu olan, bulutların altında tanrıların havayı soludukları yer” dediği Olimpos adı verilen tanrıların evinin Kıbrıs ve Yunanistan dışında Anadolu coğrafyasında başta Beydağları ve Kaz (İda) Dağları olmak üzere 20’den fazla yerde olduğu göz önüne alınacak olursa, tarihin babası Herodot’un bir Akdenizli olduğu, Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Türk edebiyatının en büyük Akdeniz yazarlarından Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Bodrum’a adını veren Halikarnasos’la aynı havayı soluduğu hatırlanırsa Akdeniz’in yerelle evrenseli kucakladığı görülecektir.
  • Article
    A Savior Sent by an “old Foe”; Feridun Demokan, Notes on the Great Famine in Greece
    (2011) Keser, Ulvi
    The Second World War has had a great and bitter impact upon the countries which participated in it. Unfortunately, one of those countries suffered tragic consequences of the war since it was invaded twice firstly by Italy, and then by Germany. Out of the military invasion, Greece also suffered from the starvation which lasted approximately 5 years in the country. This long and terrific period is known as “μεγάλος λιμός” or the Great Famine. The only country helping Greece during the period of invasion and famine was Turkey, and a distinguished Turkish man named Feridun Demokan brought the Greek tragedy into the public attention and informed the entire world about this disaster. This article will focus on the period of Greek famine and the activities of Feridun Demokan who worked as the representative of the Turkish Red Crescent Society.
  • Article
    Üç Kadın, Kahramanlar ve Vefa Olgusuna Kesitsel Bir Bakış
    (2013) Keser, Ulvi
    Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi ve özellikle adada EOKA saldırılarının başladığı 1955 yılıyla Kıbrıs Barış Harekâtının gerçekleştiği 1974 arasında geçen süreç bağlamında pek çok bilinmeyen, hatırlanmayan ve maalesef unutulan olaylarla doludur. Bu 19 yıllık sürecin belki de en önemli özelliği bazı isimsiz kahramanların cesareti, fedakârlığı ve vatan aşkı saye sinde kazanılan zaferin ardından bu isimlerin unutulması veya yok sayılmasıdır. Bu çalışma kapsamında söz konusu kahramanlardan üçüne değinilecek ve bu anlamda tarihe not düşülmeye çalışılacaktır. Şüphesiz konunun kahramanları TMT mücadelesinin içindeki insanlar olsa da asıl sıkıntıyı çekenler hep kadınlar olmuştur. Bu çalışma bu noktadan hareketle bu kadınların da hikâyesidir aslında.
  • Master Thesis
    Kıbrıs Sorununda Avrupa Birliği'nin Rolü (1990-2004)
    (2014) Hatip, Emine; Keser, Ulvi
    Bu çalışmanın çerçevesini Avrupa Birliği (AB)'nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirmeye başladığı 1990 yılından bölünmüş bir Kıbrıs'ı Birliğe tam üye olarak kabul ettiği 2004 yılına kadar olan dönem oluşturmaktadır. İngiltere'nin 1961'de AET'ye tam üyelik başvurusu yapmasına paralel olarak Kıbrıs ile AB arasındaki ilişkiler gelişmeye başlamış ve 1970'lerde Kıbrıs Rum Kesimi AET ile Gümrük Birliği Anlaşması imzalamıştır. İngiltere'nin 1961'de AET'ye tam üyelik başvurusu yapmasına paralel olarak Kıbrıs ile AB arasındaki ilişkiler gelişmeye başlamış ve 1970'lerde Kıbrıs Rum Kesimi AET ile Gümrük Birliği Anlaşması imzalamıştır. AB 1990'lara kadar Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulabilmek için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin çözüm yönünde attığı adımları güçlü bir şekilde desteklemiştir. 4 Temmuz 1990 tarihinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)'nin tam üyelik başvurusu üzerine Avrupa Topluluğu (AT) Kıbrıs'ın tam üyeliğe ehil olduğunu kabul etmiştir. AT sorunun çözümünü sağlamak için değil Kıbrıs'ın yer aldığı önemli bölgede kendi çıkarlarını korumak için söz konusu başvuruyu kabul etmiştir. Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı son BM planı Kasım 2002'de dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından 'Annan Planı' adıyla taraflara sunulmuştur. Çalışmada bu Planın olumlu ve olumsuz yanları ve neden Rumlar tarafından reddedildiği incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. Kıbrıs Sorunu 2. BM 3. AB 4. Annan Planı
  • Article
    Jewish Survivors and Detention Camps in Cyprus After the Second World War
    (2013) Keser, Ulvi
    Kıbrıs adası tarih boyunca hep huzursuzluklar, istikrarsızlıklar ve göçlerle anılmıştır. Coğrafi ve stratejik pozisyonu nedeniyle herkes için bir atlama tahtası halini de almıştır. İkinci Dünya Savaşı sürecinde ise savaş sanki dışarıdaymış gibi görünse de Kıbrıs tam da savaşın ortasında kalmıştır. İsrail dışında Kıbrıs adası Yahudi tarihinde son derece önemli bir rol oynamıştır. Bu durum göz önüne alınınca ister Akdeniz’in ortasında bir atlama tahtası olarak ister Yahudiler için evlerine dönüş yolunda bir duraklama noktası olsun Kıbrıs ve Yahudiler çeşitli nedenlerle sonu iyi bitmese de çok farklı bir iletişim içine girmişlerdir. İkinci Dünya Savaşı’nın son sürecinde Nazi mezaliminden kaçmayı ve hayatta kalabilmeyi başarabilmiş Yahudiler o zamanlar İngiliz yönetiminde olan Filistin’e gitmenin yollarını aramaya başlarlar. O dönemde gemiyle Filistin’e gitmek kötü şartlar ve çoğunlukla İngiliz kısıtlamaları nedeniyle çok da kolay değildir. Yetersiz ve son derece ilkel şartları en iyi şekilde değerlendiren Yahudiler öncelikle Türkiye’ye ulaşmayı başarırlar. Maalesef Filistin’e yönelik rotaları ise planlandığı ve hayal edildiği kadar kolay değildir ve bu şanssız insanlar İngilizler tarafından açık denizde durdurulurlar ve Kıbrıs’taki toplama kamplarına nakledilirler. Kötü hayat şartları, İngiliz idaresinin katı ve acımasız yaklaşımı ve diğer olumsuzluklar bu insanların hayatını katlanılmaz hale getirirken pek çoğunun da hayatını kaybetmesine neden olur.
  • Article
    Kıbrıs Türk Mücadele Tarihinde Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu- Nacak İşbirliği ve Ekonomik Kalkınma Gayretleri
    (2012) Keser, Ulvi
    1949 kurulan ve özellikle 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluncaya kadar adada Kıbrıslı Türklere yönelik olarak son derece etkili olan Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu bu faaliyetlerini daha sonraki süreçte federasyonun yayın organı olarak görülen Nacak gazetesi vasıtasıyla Türk kamuoyuna daha rahat ve geniş ölçüde duyurma imkânı bulur. Her ne kadar Türk Mukavemet Teşkilatı’nın yayın organı olsa da Nacak gazetesi Kıbrıs Türklerinin sosyal, kültürel, ekonomik gelişmeleri, adada Türk ticari hayatının ayağa kaldırılması ve sosyal hayatın güçlendirilmesi bağlamında son derece etkin bir rol oynamıştır. Federasyon ile son derece uyumlu bir işbirliği içerisinde yayın yapan Nacak böylece Kıbrıs Türk basın tarihinde de farklı bir görev yüklenmiş olur.
  • Article
    Kıbrıs'ta 21 Aralık 1963 Kanlı Noel'i ve Kızılay
    (2012) Keser, Ulvi
    16 Ağustos 1960 tarihinde Türkiye, Yunanistan ve İngilterenin garantörlüğünde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti Rumların adayı Yunanlaştırmak gayretleri nedeniyle uzun süreli yaşamaz ve 21 Aralık 1963 günü tarihe Kanlı Noel olarak geçen Rum saldırıları sonrasında kurulan cumhuriyet fiili olarak yıkılır. Akritas Planı çerçevesinde başlatılan Rum saldırıları 1974 yılına kadar devam edecek ve Kıbrıs Türkleri yaşadıkları toprakları terk ederek daha güvenli bölgelerde çadır kentlerde yaşamaya mahkûm edileceklerdir. Bu çalışma kapsamında 21 Aralık 1963ün hemen ardından adaya yönelik başlatılan Kızılay faaliyetleri irdelenecektir.
  • Article
    “lozan Sonrasında Kıbrıs Unutuldu Mu?” Sorusuna Kesitsel Bir Bakış ve M. Remzi Okan
    (2013) Keser, Ulvi
    Kıbrıs özellikle Lozan sonrasında yeni bir tartışmanın içine girmiş ve zamanla Türkiye’nin Lozan görüşmeleri sırasında Kıbrıs adasını ve Kıbrıs Türklerini terk ettiği gibi temelsiz bir takım iddialar öne sürülmüştür. Savaştan yeni çıkmış, topraklarındaki işgalci güçleri 1919–1922 mücadelesinin ardından çıkarmayı başarmış Türkiye’nin Lozan’da yapabileceği başka bir şey söz konusu değildir ve yapılabilecek akıllıca stratejiyle ada İngiltere’ye bırakılmış; ancak Kıbrıs Türklerine yönelik her türlü destek ve yardım faaliyetleri aralıksız devam ettirilmiştir. Bu araştırmada Kıbrıslı gazeteci M. Remzi Okan’ın çalışmaları incelenerek adadaki Türk hakimiyeti son bulmasına rağmen Okan’ın çabaları ile Kemalizmin yayıldığı tespit edilmektedir.