Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Stratejik Ortaklıktan Model Ortaklığa Türk-amerikan İlişkileri ve Ortadoğu
    (2011) Doğan, Zehra; Gürson, Poyraz
    Soğuk Savaş boyunca Türkiye-ABD ilişkileri Sovyet yayılmacılığı ve komünizm tehdidi altında ortak güvenlik temelli gelişirken Soğuk Savaş sonrası dönem özellikle iki ülkeye Kafkasya, Balkanlar ve Ortadoğu'da daha çok işbirliği olanakları sunmuş ve iki ülke ilişkileri için ?stratejik ortaklık? modeli gündeme gelmiştir. Körfez Savaşı bu yeni ilişki biçimi için ilk sınav olurken 11 Eylül Saldırıları sonrası yaşanan gelişmeler geliştirilmeye çalışılan ?stratejik ortaklık? ilişkisini derinden etkilemiştir. Nitekim Barack Hüseyin Obama, ABD Başkanı olduktan sonra ABD gibi büyük bir Hristiyan nüfusla Türkiye gibi laik bir devlet olmakla beraber nüfusunun büyük bir oranı Müslüman olan bir ülkenin ilişkisinin tüm dünyaya model olabileceğini dile getirerek ?model ortaklık? kavramını önermiştir. Ancak kavramın gündeme geldiği günden beri Ortadoğu kaynaklı yaşanan gerilimler bu kavramın içinin doldurulması noktasında sıkıntılar yaratmıştır. Özellikle Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ?stratejik derinlik? yaklaşımı ile Türkiye'nin komşuları ve Ortadoğu ile ilişkilerini geliştirmesi Türkiye'nin ABD ve Avrupa'dan uzaklaşarak Ortadoğu'ya yakınlaştığı ve dış politikanın bir ?eksen kayması? yaşadığı iddialarına neden olmuştur. Bu iddialar Türk-Amerikan ilişkilerine de doğrudan yansımıştır. Nitekim bu çalışma, tüm bu varsayımlar ışığında İkinci Dünya Savaşı'ndan Obama'nın ABD Başkanı olmasına kadar geçen sürede iki ülke ilişkilerinin seyrini Ortadoğu üzerinden aktarmayı amaçlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Türk-Amerikan ilişkileri, Ortadoğu, Soğuk Savaş, Stratejik Ortaklık, Model Ortaklık, Stratejik Derinlik
  • Master Thesis
    Ortadoğu'daki Enerji Kaynaklarının Önemi ve Türkiye Üzerinden Taşınması ile Türkiye'nin Kazandığı Jeopolitik Konum
    (2012) Elmas, Beşir; Gürson, Poyraz
    Bu tez Ortadoğu coğrafyasında bulunan zengin ham petrol ve doğalgaz kaynaklarının uluslararası ilişkiler alanda önemiyle Türkiye üzerinden enerji nakil boru hatları ile enerjiyi arz eden gelişmiş batılı ülkelere güvenli bir şekilde taşınması sürecinde enerji kaynakları bakımından zengin sayılamayacak olan Türkiye'nin sahip olacağı stratejik öneminin ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır. Dünya üzerinde bulunan başta ABD, İngiltere ile Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerinin ulusal ve uluslararası hedeflerine ulaşabilmeleri için endüstrilerinin ihtiyaç duyduğu ham petrol ve doğalgazı kesintisiz, güvenilir ve hızlı yollardan tedarik etmeleri gerekmektedir. Ham petrol ve doğalgaz enerji kaynaklarına ihtiyaç duyan gelişmiş ülkelerin özellikle ABD ve Rusya Federasyonu dışında büyük bir çoğunluğunun bu kaynakların rezervi açısından fakir olarak tabir edilen coğrafyada bulunduğu görülmektedir. Dünyanın en zengin ham petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunduğu ülkelerse Türkiye'nin de içinde bulunduğu istikrarsız Ortadoğu coğrafyasında yer almaktadır. Fakat bu ülkeler uzun bir zamandan beri siyasi dengenin sağlanamadığı işgaller, savaşlar ve isyanların yaşandığı bölgelerdedir. Türkiye'nin yer aldığı coğrafya itibarı ile komşu ülkelerine göre siyasi yapısı oturmuş, devlet yapısı olgunlaşmış ve istikrarını yaklaşık 90 senedir koruyabilen tek ülke konumunda olduğu görülmektedir ve doğu ile batı arasında kelimenin tam anlamı ile köprü konumuna sahiptir. Türkiye ise zengin enerji kaynakları olarak ham petrol ve doğalgaza yeterince sahip olup olmadığı kesin ispatlanmış değildir. Bununla birlikte ne Avrupalı ülkeler gibi tam olarak gelişmiş ne de Ortadoğu'daki ülkeler gibi geri kalmıştır. Doğalgaz ve ham petrolün birbirine entegre çoklu enerji nakil boru hatları ile taşınması ülke ve uluslararası kuruluşların Türkiye karşı olan tutumlarının belirlenmesinde son derece önemli rol oynayacaktır. Tez dört ana bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümde stratejik öneme sahip enerji kaynaklarından bahsedilmektedir. İkinci bölümde en zengin ham petrol ve doğalgaz enerji kaynakları rezervlerinin Ortadoğu'da yer aldığı anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde enerji kaynaklarının çoklu iletim hatları ile sevkiyatı işlenmektedir. Dördüncü bölümde ise Türkiye'nin enerji iletim hatları ile uluslar arası alanda kazanacağı stratejik konum işlenmektedir.
  • Master Thesis
    Irak Kuzeyindeki Enerji Kaynaklarının Kürt Devlet Oluşumuna Etkisi
    (2012) Sanyürek, Mehmet Bora; Gürson, Poyraz
    ?Irak Kuzeyindeki Enerji Kaynaklarının Kürt Devlet Oluşumuna Etkisi? konulu tez çalışmamızla; Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden Irak'taki Kürt olgusu, Irak kuzeyindeki enerji kaynakları ve bu kaynakların, muhtemel bir Kürt devletinin kurulmasına yapacağı etkiler incelenmiştir.Tez çalışmamızın hazırlanmasında, konu ile ilgili yapılan kaynak taramasından sonra, elde edilen veriler süzülerek, tarafsız bir bakış açısıyla, incelenmeye başlanmıştır. Ağırlıklı olarak; kitap, makale ve rapor gibi kaynaklardan faydalanılarak yapılan çalışmada, bölge konusunda uzman kişilerin görüşlerine de başvurulmuştur.Çalışmamız süresince elde edilen verilerin analiz edilmesi sonucunda; bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasının sosyolojik, ekonomik ve politik yönden mümkün gözükmediği, halihazırda var olan Kürt özerk bölgesine destek veren başat güçlerin de Ortadoğu'daki dengelerin bozulmasına engel olmak maksadıyla, böyle bir devletin kurulmasına izin vermeyeceği, ancak her şeye rağmen bağımsız bir Kürt devletinin kurulması durumunda ise ya bu devletin uzun ömürlü olamayacağı yada dış destek sonucu ayakta tutulmaya çalışılarak, bölgesel çatışmaların önünün açılacağı değerlendirmesine varılmıştır.Anahtar kelimeler: Kürt devleti, Enerji kaynakları, Ortadoğu
  • Master Thesis
    Ortadoğu Barışında Güvenlik ve İşbirliği Modeli Arayışları
    (2013) Özdemir, Erbil; Gürson, Poyraz
    Ortadoğu bölgesi özellikle yirminci yüzyılın başından itibaren birçok sorun ile birlikte anılmaya ve adlandırılmaya başlamıştır. Bu bölge özellikle güvenlik açısından birbirinden farklı pek çok risk faktörünü de beraberinde getirmiştir. Tarih boyunca olduğu gibi halen de dünya enerji kaynaklarının neredeyse yarısına yakınına sahip olması, bölgeler ve kıtalar arası enerji ve ticaret koridoru oluşturması, jeopolitik ve jeostratejik öneme haiz olması sebebiyle Ortadoğu bölgesi sürekli olarak istikrarsızlık ve çatışma ortamına maruz kalmıştır. Ortadoğu Bölgesinde meydana gelen her türlü istikrarsızlık ve çatışma, başta bölge ülkeleri olmak üzere bölge dışı büyük güçler vasıtasıyla da tüm dünyayı etkileyen ve meşgul eden bir konu haline gelmiştir. Bu nedenle bu tez çalışmamda, bu kadar büyük öneme sahip bir bölgenin hem kendi içinde hem dünya genelinde refah, güven ve işbirliği ortamını sağlayabilmek adına tıpkı dünya üzerindeki diğer bölgelerde olduğu gibi öncelikle bu bölgenin güvenlik, istikrar ve işbirliğini sağlayacak etken ve öncü olabilecek bir örgüt ve/veya oluşumun gerekliliği anlatılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda çalışmamın ilk bölümünde Ortadoğu bölgesinin tarihi ve tarihsel gelişimine daha sonra bölge güvenlik sorunlarına değinilmiştir. Küresel ve bölgesel örgütler örnek verilerek bölgede oluşturulacak etkin bir yapılanmanın bölge sorunlarının çözülmesinde yardımcı olacağına atıfta bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: 1. Ortadoğu 2. Ortadoğu Güvenliği 3. Güvenliğin Bölgeselleşmes