4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Master Thesis Karşılıksız Çek ve Çekin Karşılıksızdır İşlemine Sebebiyet Verenler Hakkında Uygulanacak Hukuki ve Cezai Yaptırımlar(2019) Altünay, Özgür Serhat; Göle, Osman CelalÇek; kanunlarda belirtilen şekil koşullarına tabi, belli bir miktar paranın ödenmesini konu alan, yalnızca bir banka üzerinden keşide edilebilen, ibrazında ödenen, havale niteliği taşıyan bir senettir. Çeklerin en temel özelliği, belirli bir miktar paranın ödenmesini üzerinde taşımasıdır. Çek, nakdin kaydi paraya dönüşmesi ve ilgili mali kuruluşlar bünyesinde toplanmasıyla ülke ekonomisine katkı sağlar. Bu ve birçok faydası sebebiyle çeklerin, tarih boyunca ortaya çıkışından itibaren çoğu kanun koyucu tarafından kullanımı teşvik edilmiştir. Çeke olan güvenin ve kullanımının artması, karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçunun önüne geçilebilmesi için de birçok düzenleme yapılmıştır. Çalışmamızda; 09.08.2016 tarihli '6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun' ile birlikte '6102 Türk Ticaret Kanunu' ve Çek Kanunu'nda meydana gelen değişiklikler ele alınmıştır.Master Thesis Loss and Annulment of Cheque(2025) Tolun, Aslı; Göle, Osman CelalÇek, tedavül gücü yüksek ve kamu güvenini haiz bir kıymetli evraktır. Türk Ticaret Kanunu'nun 645. maddesine göre çek, içerdiği hakla birlikte devredilir ve bu hak, çek olmadan kullanılamaz. Aynı zamanda çek, görüldüğünde ödenecek bir kıymetli evraktır. Çekte yer alan hakkın talep edilebilmesi için muhatap bankaya süresi içinde ibraz edilmesi gerekmektedir. İbraz ile birlikte çek hamili, çeke sıkı sıkıya bağlı olan alacağına kavuşabilecektir. Çekin kaybolması, çalınması, yanması gibi nedenlerle hamilin rızası dışında elinden çıkması ya da kullanılamayacak hale gelmesi durumunda, çek muhatap bankaya ibraz edilemez. Çekin muhatap bankaya ibraz edilememesi ise hamilin çekteki alacağına ulaşamaması sorununu ortaya çıkarır. Bu sorunun çözümü için Türk Ticaret Kanunu, çekin iptali hükümlerini düzenlemiştir. Çalışmamız zayi olmuş çeke uygulanacak ödeme yasağı, tevdi yeri belirlenmesi, iptal ve iade kararları öğreti ve yargı kararları ışığında incelenmiştir.Master Thesis Yetkisiz Temsilcinin Kambiyo Taahhüdünde Bulunmasından Doğan Hukuki Sorumluluk(2023) Önsoy, Halime; Göle, Osman CelalModern insan, zamanı, bilgiyi, parayı ve emeği verimli kullanılmasını bilen insandır. Bu nedenle kimi zaman kendi iradesiyle, kimi zaman yasanın kendisine bu hususta koruyucu hükümleri sayesinde; bazı hukuki vasıtalar kullanmak suretiyle bu unsurları kendisi için daha verimli hale getirebilmektedir. Bu hukuki vasıtalardan biri de 'temsil'dir. Temsilen işlem yapılması, oldukça sık kullanılan bir yöntem olmakla beraber temsilin, her zaman yetkiye dayanması söz konusu olmayabilir. Kanun koyucu işlem güvenliğini koruma gayesiyle Borçlar Kanunu'ndaki genel hükümler ile yetkisiz temsilcinin sorumluluğunu düzenlemiş olmasının yanı sıra bir takım özel kanun hükümleriyle, genel kuraldan farklı sonuçlar da öngörmüştür. Bunlardan biri Ticaret Kanunu m.678 hükmüdür. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetini korumak maksadıyla temsil yetkisi olmaksızın kambiyo taahhüdünde bulunan kişiyi senetten şahsen sorumlu tutmuştur. Bununla birlikte kanunun ikinci cümlesi ile yetkisini aşan temsilcinin sorumluluğu, hiç yetkisi olmaksızın kambiyo taahhüdünde bulunan temsilcinin sorumluluğu ile aynı yaptırıma bağlanmış olduğunu çağrıştırır şekilde ifade edilmiştir. Dolayısıyla ifadenin yorumu doktrinde farklı görüşleri de beraberinde getirmiştir. Konuya ilişkin görüşler; çalışmamızın ilk bölümünde öncelikle temsilin tanımı, çeşitleri, sınırları ve yetkisiz temsilin ne olduğu; ikinci bölümünde genel hatlarıyla kambiyo senetleri ve bu senetlerde taahhütte bulunmanın ne surette gerçekleştirilebileceği ortaya konulmak suretiyle üçüncü bölümde genel hükümlerle karşılaştırmalı bir biçimde ele alınarak doktrin ve yargı kararları çerçevesinde tartışılmıştır. Bu tartışmalar neticesinde, Ticaret kanunu m.678'in hiç yetkisi olmayan temsilci için öngördüğü sorumluluğun kambiyo hukukuna uygun olduğu görülmüş; fakat temsil yetkisini aşarak kambiyo taahhüdünde bulunan yetkisiz temsilcinin sorumluluğu tespit edilirken dürüstlük ve ölçülülük ilkelerinin de nazara alınarak bir sonuca ulaşılması gerektiği bu sebeple de yetkisiz temsilcinin sadece yetkili olmadığı kısımdan sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun bir çözüm olacağı kanaatine varılmıştır.Master Thesis Çekin Ziyaı ve İptali(2019) Altünay, Özge Burcu Ambarkütük; Göle, Osman CelalÇek, görüldüğünde ödenecek bir kıymetli evrak olup muhatap bankaya ibraz süreleri içerisinde ibraz edilirse karşılığının bulunması halinde ödenecektir. Ancak çekin hamilinin elinden hamilin rızası dışında çıkarak zayi olması durumu söz konusu olabilir. Zayi olma çekin, çalınması, kaybedilmesi şeklinde olabileceği gibi ibraz edilemez derece tahrip olması nedeniyle kullanılamayacak hale gelmesi şeklinde de olabilir. Bu gibi durumlarda çekin, muhatap bankaya meşru hamil dışında kişilerce ibraz edilerek, çekin karşılığının muhatap bankaca ödenmesi riski vardır. Zayi olan çekin meşru hamilinin, hakkını çek elinde bulunmadığı için ileri süremesi hakkaniyetli olmayacağından, çekin ziyaı durumunda yapılması gerekenler ile ilgili yasal düzenlemelerin bulunması bir ihtiyaçtan ziyade zorunluluktur. Tez çalışmamızda çekin ziyaı kavramı, çekin ziyaı halinde önleyici tedbir alma hakkı, önleyici tedbir alma hakkına sahip kişiler açıklanıp, keşidecinin çekin ziyaı halindeki durumu değerlendirilmiştir. Bunun yanında zayi olan çekin kimin elinde bulunduğunun bilindiği durumlarda açılacak iade davası ve iade davasının niteliği ortaya konulmuştur. Son olarak ise zayi olan çekin kimin elinde bulunduğunun bilinmediği durumlarda açılabilecek olan iptal davasının niteliği, iptal davasının şartları ile sonuçları açıklanmıştır. İptal davasını açabilecek olan kişiler değerlendirilmiştir. Yine eski TTK'da yer verilen ancak yeni TTK'da yer verilmeyen 711/3.madde kapsamında keşidecinin muhatap bankaya başvurusu ile ödemenin yasaklanmasını sağladığı düzenlemeye, mevcut iptal hükümleri göz önünde bulundurularak yeni TTK'da ne şekilde yer verilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur.
