15 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 15
Article NASIL BİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA?(Bilim ve Teknoloji, 2013) Erton, İsmailBirey, imkan ve şartları doğrultusunda İlkokuldan üniversiteye, üniversiteden doktoraya kadar birçok aşamalardan geçerek kendini bulma ve yaradılışının gayesi hakkında bilgi edinmek için uğraşır. Albert Einstein bu yolun ne kadar çetin olduğunu ve uğraş istediğini şu sözle dile getirir; “Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık, bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk.” Zira bilgi kutsaldır, çünkü bilgi ancak yaratıcı ve eleştirisel düşünen beyinlerde var olur ve onu doğru ve yerinde tespitlerle kullanan akıllarla taçlanır. “Bilgi ve erdem, öğrenilebilen ve öğretilen bir şeydir” der Aristotales. Akıl ve hikmet insanların karanlıklardan kurtulmasına ve aydınlığa açılan pencerelerle tanışmasına olanak sağlar. Ancak, burada sorulacak soru, bilgiye nasıl ulaşılması gerektiğidir.Master Thesis Türkiye'deki Çeviri Piyasası Gereksinimleri Doğrultusunda Üniversitelerin Mütercim-tercümanlık Bölümleri için Bir Teknik Çeviri Eğitimi Modeli(2013) Atila, Oğuzhan; Erton, İsmailBilim ve teknolojinin hızlı bir şekilde gelişen ve değişen doğasına paralel olarak teknik çeviri, küresel piyasanın talep ve gereksinimlerini karşılamada öncü bir rol oynamaktadır. Teknik çevirinin bu fonksiyonunun bir dayanağı da üniversitelerdeki teknik çeviri eğitimidir. Bu çalışmanın amacı, teknik çeviri dinamiğini yakalamada üniversitelerin ve çeviri piyasasının yaşadığı güçlükleri ortaya çıkararak bu ikisi arasında bir köprü görevi niteliğinde bir model sunmaktır. Sonuçların azami düzeyde tatmin edici ve güvenilir nitelikte olması için, üniversitelerdeki mütercim-tercümanlık bölümü son sınıf öğrencilerine ve piyasadaki çeviri bürolarına uygulanmak üzere iki anket kullanılmış, teknik çeviri derslerini veren üç öğretim elemanıyla röportaj yapılmıştır. Elde edilen veriler ışığında kapsamlı bir analiz yapılıp farklı açılardan değerendirilmiştir; çevirmen/tercüman adayı olan öğrencilerin görüşleri ve yaklaşımları, müfredat çerçevesinde teknik çeviri eğitiminin kapsamı, çeviri piyasasının talep ve gereksinimleri. Bu çalışmanın , ileride yapılacak çalışmalara ışık tutacağı beklenmektedir. Anahtar kelimeler : Teknik Çeviri , Çeviri Piyasası , Teknik Çeviri EğitimiArticle Üniversitelerde Kalite Yönetimi(Bilim ve Teknoloji, 2013) Erton, İsmailGünümüzün sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelerine bağlı olarak üniversiteler kimlik değiştirmektedirler. İyi eğitim, bir diğer deyişle eğitimde kalite, yerini üniversitelerde kalite yönetimine bırakmaya başlamıştır. Sadece mevcut fakülte ve bölümlerde, tecrübeli öğretim elemanları ile kurum genelinde kalitenin ve başarının sağlanamayacağını anlayan üniversiteler, aslında son 10-15 yıldır gündemde olan ve tartışılan üniversitelerde kalite yönetimi konusuna daha fazla eğilir olmuşlardır. Bu husus, o üniversitenin ulusal ve uluslararası arenada iyi bir yerinin olması ve işlerin sürdürülebilirliği için zaruri bir hal almıştır. Üniversitelerde kalitenin sağlanması dikkatle ve özenle tatbik edilecek aşamalı bir planı ve süreci gerektirmektedir. Bu sürece etki eden unsurları şöyle sıralayabiliriz.Master Thesis Dilbilimi Derslerinin Üniversite Düzeyinde Çeviri Eğitimine Katkısı: Atılım ve Bilkent Üniversitelerinde Örnek Çalışma(2011) Tanbi, Yasemin; Erton, İsmailÇeviribilim ve/ya Mütercim-Tercümanlık, Dilbilimi ve ilgili alanlardan zamanlarla ayrışıp, ayrı bir bilim alanı olarak kabul görmüş olmasına rağmen köklerinden kopmamış bir alt bilim dalı olarak ortaya çıkmış bir bilim dalıdır. Bu nedenle mütercim-tercümanlık eğitiminde dilbiliminin payı büyüktür. Bu tezin amacı dilbilimi kökenli derslerin, mütercim-tercümanlık bölümlerinde verilen diğer derslerin temelini oluşturduğunu ve yararını ıspatlamaktır. Araştırma için Atılım ve Bilkent Üniversiteleri seçilmiştir. Eğitimciler temel derslerin önemli ve diğer derslerle bağlantılı olduğunu bildiklerinden, bu üniversitelerin öğrencilerinden iki anket doldurmaları istenmiştir. Elde edilen sonuçlar, dilbilimi kökenli derslerin öğrenci odaklı eğitim ve araştırma ile temel ders kuramı aracılığıyla çeviriye olan katkısını kanıtlamaktadır.Master Thesis Cinsiyet ve Çeviri: Jeanette Wınterson Üzerine Bir Çalışma(2013) Kocabay, Funda Gül; Erton, İsmailBu tezin amacı, feminist ve postmodern bir yazarın eserlerinde kullandığı cinsiyete dayalı ifadelerin, feminist ve postmodern odaklı bir çevirmen tarafından hedef dilde herhangi bir eksiltme ya da sansür olmadan nasıl yansıtıldığını araştırmaktı. İlk olarak edebi çeviri ve problemlerine kısaca değinilmiş; cinsiyet ve çeviri kavramlarına ve bu iki kavramın aralarındaki ilişkiye değinilmiştir. Bu çalışma cinsiyet odaklı söyleminin Türkçeye nasıl çevrildiğini araştırmak için yapılmıştır. Analiz için feminist ve postmodern olan Jeanette Winterson ve çevirilerini yapan Pınar Kür seçilmiştir. Kaynak eser ve çeviri eserin cinsiyet bağlamında aynı havayı sağladığı ve Jeanette Winterson'un Vişnenin Cinsiyeti adlı eserinin Türkçeye çevirisinde cinsiyet odaklı söylemin korunduğu anlaşılmıştır. Aynı edebi özelliklere sahip oldukları için Pınar Kür'ün çevirisinde manipülasyon olmadığı, Winterson'un tarzının hedef metinde de açıkça görüldüğü sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çeviri, Cinsiyet ve Çeviri, Çeviri Süreci, Cinsiyetçi Söylem,Jeanette Winterson, SansürArticle The Essence of Semiotics as a Mediator of Communication and Cognition(2018) Erton, İsmailStudies in modern linguistic theory to determine the scope and vision of humancommunication have shifted their attention to semiotics, in which actions speak louder thanwords as some say. The semiotic capacity of an individual reflects the effective and efficientusage of pragmatic competence in which the language user has the awareness of socioculturaland anthropological conventions processed and produced in the course of communication.Such a capacity also enables a systematic usage of cognitive skills, thereby developing thevalue of the communicative context and the perception of the individuals in variousdiscourses. This paper attempts to identify, decode, and proceed utterances in a systematicmixture of psychological, physiological, sociological and anthropological procedures, inwhich non-verbal expressions appear as signs and symbols to communicate information. It isalso argued that not only do individuals attain semiotic information naturally, they also do sowith proper curricular semiotic education (especially in language learning & teachingenvironment) and research. In this respect, studies in biosemiotics explore the micro and themacro cosmos of human nature which are in a continuous cycle of interaction to processlanguage. It is further established that the curiosity to discover the value systems in humancommunication through semiotic decoding means more than the mere study of language andits linguistic properties.Article Akademik Yazım ve Akademisyenlik(Bilim ve Teknoloji, 2013) Erton, İsmailAkademisyenlik sadece bir meslek değildir. Akademisyenlik bilgiden yola çıkılan ve bilgeliğe doğru adım adım gidilen bir süreçtir. Bu sürecin temelini araştırma yapmak, araştırmalardan sonuç çıkarmak ve bunları toplumun çeşitli katmanlarında yer alan bireylere uygun bir dil ile ifade etmek oluşturur. Bu aktarım bazen sözlü çoğunlukla yazılı bir şekilde olur. Bir akademisyenin başarısı onun bilimine hakim olması, yaratıcı ve eleştirel düşünce ile beslenmesi, yenilikleri takip etmesi ve kendini ifade edebilmesi ile ilişkilidir. “Araştırma, düşünmesini bilenlerin ilk ve son isteğidir” der Samuel Johnson, çünkü bir konu hakkında araştırma yapmak, bilgeliğe giden yolda bırakılan ilk iztir. Montaigne, “Bilgeliğin en sağlam belirtisi, kalıcı bir sevinçtir” der. Akademisyenlik de böyledir. Bir akademisyen bir konu üzerinde araştırma yapıp, bunu tamamlayıp bir sunum veya makale vasıtası ile bunu kitlelere etkin bir şekilde aktarabiliyorsa, bu dünyada ondan daha mutlu bir insan yoktur. Peki, eğer bunları yapamıyorsa?Article Avrupa Birliği Eğitim Politikaları ve Türkiye(Bilim ve Teknoloji, 2014) Erton, İsmailToplumlarda eğitimin önemi bilhassa son 20 yılda bilim, teknoloji ve küresel iletişimin artmasıyla öne çıkmış, bireylerin ve devletlerin hayatlarında bugüne kadar olduğundan çok daha fazla önem kazanmıştır. Dünyadaki siyasi, jeopolitik ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak gerekli olan alanlarda nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi ve bu gücün o dönemin mevcut konjonktürüne bağlı olarak, Avrupa Birliği (AB) eğitim politikalarında da belirtildiği gibi, „yaşam boyu öğrenme‟ ilkesine dayalı olarak yetiştirilmesi gerekmektedir. Türkiye‟nin de dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesi için 2000 yılında ortaya konan AB Lizbon Stratejisini benimsemeli ve gerekli adımları ivediyetle atmalıdır. Bu stratejide, AB eğitim programları temelde eğitim-öğretim kalitesinin gelişitirilmesi, bu kalitenin sürdürülebilmesi-mesleki eğitime yansıması ve yaşam boyu öğrenmenin toplumun bir hayat felsefesi haline gelmesi ve toplum bireylerinin kendi kabuklarından çıkarak bilgi çağında dünya toplumları ve kültürleri ile entegrasyonu hedeflenmiştir. Türkiye, bu hedefe göre 2009 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı öğretim stratejileri planına bağlı olarak, Hayat Boyu Öğrenme Stratejisi planını hazırlamıştır. Bu planda 16 öncelik belirlenmiş ve plana dahil olan kişiler, kurum ve kuruluşlar için bir acil eylem planı oluşturulmuştur.Article Y Kuşağı İle Yaşam(Bilim ve Teknoloji, 2015) Erton, İsmail1965-1979 yılları arasında doğan ve X kuşağı olarak adlandırılan nesil, sadece 10-15 yıl sonra ülkemizi yönetecek olan Y kuşağından oldukça farklı bir yapıya sahip. X Kuşağı; Sabır ve sebat ile birtakım zorlukların üstesinden gelmek için uğraşır. Aidiyet duygusu güçlüdür. Ait olduğu kurum, kuruluş ve camianın kurallarına uyar, potansiyelini mevcut şartlar içerisinde değerlendirir ve geliştirir. Otoriteye (makama) saygılıdır. Ait olduğu kurum, kuruluş veya organizasyonun kural ve kaidelerini benimser, davranışlarını düzenler. Oysa Y kuşağından, yukarıda bahsedilen özellikleri beklemek hem bilimsel olarak bir hatadır hem de ‘tatlı bir hayaldir’! John F. Kennedy’nin meşhur sözünü bu bağlamda hatırlamamız gerekiyor. “Değişim, yaşamın kuralıdır. Sadece geçmişe ya da şimdiki zamana önem verenler geleceği kaçırırlar.” Kalıplaşmış iş kurallarını, gelenekleri, soyal-kültürel olgu ve davranışları, yaşam biçimlerini, gelecek nesillere, yani Y ve Z kuşaklarına dayatmaya kalkmak onları hiçe saymaktır. Hadiseye felsefi bir açıdan bakacak olursak bu, evrensel tekamül yasasına da aykırıdır.Article ELEŞTİRİSEL ve YARATICI DÜŞÜNCEYİ ÖĞRENMEK(Bilim ve Teknoloji, 2014) Erton, İsmailSayıları neredeyse 200‟e yaklaşan devlet ve vakıf üniversitelerinde yüzbinlerce öğrenci eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor. Her yıl onbinler mezun olup sistemin çarklarını döndürebilmek ve üretim sürecine katkıda bulunabilmek için bir işe giriyor, çalışıyor, üretiyor, kazanıyor. Ancak, halen gençlerimiz düşünmeyi bilmiyor. Aslında burada suçlu aramamak gerek, çünkü gençlerimiz ezberci ve ağır eğitim sisteminde bu beceriyi özümseyerek, hayatlarının ve yaradılış gailelerinin bir parçası olarak benimseyip yetişmediler. Sadece sınavlarından ve ödevlerinden yüksek notlar almak öğretmenler ve ebeveynler için iyi bir eğitimin ve kazanımın müjdecisi olmaya yetti. Alınan takdir ve teşekkür belgeleri her zaman her şeyin dört dörtlük olduğunu ve işlerin yolunda gittiğini belgeliyordu.

