11 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 11
Doctoral Thesis Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Singapur Sözleşmesi Uygulama Alanı(2024) Bora, Özlem; Elçin, DoğaMilletlerarası nitelik içeren ticari arabuluculuk uygulamalarının sonuç ve etkilerinin öngörülebilirliği ile yeknesaklaştırılması amacıyla hazırlanan Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Singapur Sözleşmesi), Türkiye'de 11 Nisan 2022 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yürürlüğe girme sürecinin henüz çok yeni olmasından dolayı Singapur Sözleşmesi'nin uygulama alanını ve Türk hukukuyla uyumunu incelemeyi hedefleyen çalışma konumuzun belirlenmesinde öğreti ve uygulamada duyulan ihtiyaç etkili olmuştur. Singapur Sözleşmesi imza töreninden itibaren ülkemizde olduğu gibi çok sayıda ülkede önemli bir gündem konusudur. Çalışmamızda özel bir kanunla düzenlenen arabuluculuk ile giderek alanı genişletilen dava şartı arabuluculuk konusundaki yasal düzenlemeler dahil Türk arabuluculuk mevzuatı Singapur Sözleşmesi perspektifinden incelenmeye çalışılacaktır. Giriş ve iki bölümden meydana gelen çalışmamızın giriş bölümünde çalışmamızın kapsamı ve amacına ilişkin bilgi verilmiş ve inceleme yöntemimiz sunulmuştur. Giriş bölümünde adalete erişim hakkı yönünden arabuluculuk, sulh kurumuna Türkiye'nin yaklaşımı ve Singapur Sözleşmesi yönünden sulh konusunun değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde arabuluculuk kavramı ve tanımı, uzlaştırma ile ilişkisi, arabuluculuk modelleri ve arabuluculuk sürecindeki sözleşmeler Singapur Sözleşmesi açısından incelenmiştir. Birinci bölümde Türk hukukunda arabuluculuğun tarihsel gelişimi ve yasal düzenlemelere de yer verilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise uluslararası alanda arabuluculuk ile ilgili düzenlemeler, Singapur Sözleşmesi hazırlık süreci, sistematiği, kavramları incelenmiş ve Singapur Sözleşmesi uygulama alanı, temel unsurları ile Türk hukuku yönünden uyumu tartışılmıştır. Çalışmamızda Singapur Sözleşmesi yönünden belirsiz ve tartışmalı olan konular açıklığa kavuşturulmaya çalışılmış olup, uluslararası ve ulusal literatür araştırması sonucundaki öneri ve görüşlerimiz ile çalışmamız tamamlanmıştır.Article Türkiye'de Bulunan Suriyelilere Uygulanan Geçici Koruma Statüsü 2001/55 Sayılı Avrupa Konseyi Yönergesi İle Geçici Koruma Yönetmeliği Arasındaki Benzerlik ve Farklılıklar(2016) Elçin, DoğaAynı ülkeden veya coğrafî bölgeden kısa bir süre içerisinde ve yüksek sayılarda gerçekleşen ve söz konusu sayılar nedeniyle bireysel olarak uluslararası koruma statüsü belirleme işlemlerinin usûlen uygulanabilir olmadığı durumlar, kitlesel akın olarak tanımlanmaktadır. Bu durumdaki yabancılara ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. maddesi kapsamında, Türkiye'deki Suriyelilere geçici koruma statüsü uygulanmaktadır. Bu makalede 2001/55 sayılı Avrupa Konseyi Yönergesi ile Geçici Koruma Yönetmeliği'nin benzerlik ve farklılıklarına ışık tutmak amaçlanmıştır.Master Thesis Milletlerarası Unsurlu Sözleşmelerde Taraf Değişikliklerinden Doğan Kanunlar İhtilafı(2023) Getiren, Havva Nur; Elçin, DoğaTicaret hacminin genişlemesi ve ekonominin küresel olarak yürütülmeye başlaması sonucunda ticaret hayatında ülkesel sınırlar kalkmıştır. Dünyanın dört bir yanındaki kişi, kurum ya da şirketlerle iş birliği yapılması sonucunda sözleşmelerin milletlerarası nitelik kazanması hali gün geçtikçe artmaktadır. Milletlerarası nitelik kazanan sözleşmeler kimi zaman ifanın kolaylaştırılması, kimi zaman da değişen şartlar kapsamında başka kişilerin bu hukuki ilişkiye dahil olmalarını gerektirse de farklı ülkelere ilişkin kurallara değinen bu sözleşmelerde uyuşmazlık çıktığı halde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği farklı şekillerde ele alınmıştır. Türk borçlar hukuku, sözleşmeler açısından tarafların her birine farklı şekillerde sözleşmeyi devam ettirme hakkı tanımış olup hukuki ilişkileri kolaylaştırıcı birtakım düzenlemeler öngörmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun dayandığı sözleşme serbestisi çerçevesinde sözleşmelerde taraf değişikliği gündeme gelmekte olup taraf değişikliğine ilişkin hükümler farklı şart ve koşullar ihtiva etmektedir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu olan 5718 sayılı kanunun 24. maddesinde sözleşme serbestisinin yansıması olarak, tarafların sözleşmeye uygulanacak hukuku serbestçe seçebilecekleri ve bu seçimin yapılmadığı hallerde ne gibi kurallara başvurulacağı düzenlenmesine karşın, taraf değişikliği hallerine ilişkin herhangi bir belirleme öngörülmemiştir. Tez çalışmamız kapsamında TBK içerisinde düzenlenmiş olan taraf değişikliği hallerinin her biri genel hatları ile teorik olarak ele alınmış, bu husus 5718 sayılı kanun ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmaya çalışılmış ve pratikte nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine dair öneriler getirilmiştir.Article YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU’NDA AİLE İKAMET İZNİ: AİLE HAYATI HAKKI MI? AİLE BİRLEŞİMİ HAKKI MI?(2017) Elçin, DoğaAile birleşimi, aile üyelerinin, başka bir ülkede hukuka uygun şekilde diğer bir deyişle düzenli bir şekilde yaşayan ya da çalışmakta olan diğer aile üyelerine katılmasıdır. Aile ikamet izni, yabancıların temel hak ve özgürlüklerinden biri olan aile hayatı hakkı ile ilgilidir. Aile hayatı hakkı pek çok uluslararası sözleşmede düzenlenmiştir. Aile birleşmi hakkı ise görece daha az sözleşmede açıkça yer almaktadır. Aile ikamet izni Türk yabancılar hukukunda ilk kez Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu makalede, Anayasal ilkeler, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatı ışığında Türk hukukunda aile ikamet iznine ilişkin hükümler değerlendirilmiştirArticle Milletlerarası Özel Hukukta Ön Sorun(2018) Elçin, DoğaMilletlerarası unsurlu bir olayda, hâkimin kanunlar ihtilâfı kurallarına göre tespit edilen, maddî hukuka göre çözüm bekleyen sorun, “asıl/esas mesele”dir. Bununla birlikte bazı uyuşmazlıklarda, kanunlar ihtilâfı kurallarının uygulama alanı bulduğu bir olayda, esas sorun hakkında verilecek kararı doğrudan etkileyen, esas sorundan daha önce meydana gelmiş olan bazı sorunların çözüme kavuşması gerekebilir. İşte esas sorun hakkında verilecek kararı etkileyecek olan bu sorunlara, “ön sorun” denilmektedir. Bu çalışmada, ön sorunun tanımından başlayarak, ön sorunun çözümüne uygulanacak hukuka dair tartışmalara yer verilmiştir. Ön sorunun çözümüne uygulanacak hukuka dair bazı mahkeme kararları incelenmiştir. Ardından ön soruna ilişkin olarak, özel hüküm içeren bazı milletlerarası/ uluslarüstü sözleşmeler ve düzenlemeler değerlendirilmiştir.Master Thesis Uluslararası Özel Hukukta Tüketici Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk(2021) Gürsoy, Erol Berk; Elçin, DoğaÇalışmamızın konusu uluslararası özel hukukta tüketici sözleşmelerine uygulanacak hukukun tespitinden ibarettir. Milletlerarası tüketici akitlerinin sayısı ve çeşitliliğinin, teknolojinin ilerleyişi, tüketicilerin mal veya hizmete ulaşmasında elektronik vasıtaların yerinin artışı ve lojistik hizmetlerinin dünyanın her yerini bütün bir ağ ile bağlaması neticesinde çoğalması akabinde sözleşmelere uygulanacak hukukun tespiti, özellikle sözleşmenin güçlü tarafına karşı korunmaya ihtiyaç duyan tüketiciler için büyük önem arz etmektedir. Konuya ilişkin olarak, birinci bölümde tüketici ve tüketici sözleşmelerinin ülkemizde, uluslararası alanda ülkeler ve çeşitli kuruluşlar bazındaki tarihsel süreci ve tanımları olmak üzere çeşitli gelişmeler üzerinde durulmuş olup, uluslararası hukukun temel yapı taşlarından biri olan yabancılık unsuruna değinilmiştir. İkinci bölümde, sözleşme ilişkisi içine giren tarafların hukuk seçme serbestisi özgürlüğü nazarında, hukuk seçiminin şartları ve kapsamı incelenmiş olup, bu konuda yer alan milletlerarası düzenlemeler, karşılaştırmalı hukuk örnekleri ve ülkemizde geçmişten günümüze yaşanan süreç ve teknolojinin gelişmesine bağlı olarak elektronik sözleşmeler dahil olmak üzere sübjektif bağlama kuralı ele alınmıştır. Ardından, tarafların sözleşme ilişkisine girdikleri sırada hukuk seçimi yapmamış olmaları halinde uygulanacak hukukun tespitinin nasıl olacağı ve doğrudan uygulanan kurallar ile birlikte elektronik sözleşmeler dahil olmak üzere objektif bağlama kuralı incelenmiştir. Son olarak, sonuç kısmında da iki bölümden oluşan incelememize dair bir genelleme yapılarak, değerlendirmelerimizle birlikte görüşlerimize yer verilmiştir.Master Thesis Avrupa Birliği Hukukuyla Karşılaştırmalı Olarak Türk Hukukunda Miras Davalarında Mahkemelerin Milletlerarası Yetkisi(2020) Yazıcı, Gülberk; Elçin, DoğaÇalışmamızın konusunu, miras davaları bakımından mahkemelerin milletlerarası yetkisi oluşturmaktadır. Günümüzde gelişerek kolaylaşan ulaşım, iletişim imkânları, dünyanın küreselleşmesi, göçlerin artması, farklı vatandaşlıklardan olanların evlenmesi ve benzeri gibi sebeplerle, kişilerin başka ülkelerde mal edinme, taşınmaza sahip olma, iş kurma, yatırım yapma eğilimleri artmaktadır. Bunun sonucunda, belki kişinin vatandaşlık bağı bakımından belki de terekenin birden fazla ülkeye yayılmış olmasından kaynaklı olarak, miras uyuşmazlıkları bakımından milletlerarası unsurun bulunduğu uyuşmazlık sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Milletlerarası miras uyuşmazlıklarıyla karşılaşan ülke mahkemeleri, bu uyuşmazlığa uygulanacak hukukun araştırılmasından evvel, uyuşmazlığı esastan çözmek için milletlerarası yetkiye sahip bulunup bulunmadığını, yine kendi ülke hukukunun milletlerarası usûl kurallarına göre değerlendirecektir. Çalışmamızın birinci bölümünde incelenen, 17 Ağustos 2015'te yürürlüğe giren AB Miras Tüzüğü, Tüzüğün uygulanmasını kabul eden üye devletler bakımından uygulanmakta olan ve miras davalarında milletlerarası yetkiye ilişkin olarak da düzenlemeler içeren bir mevzuattır. Tüzükte miras davaları bakımından miras bırakana tanınan, şartlara bağlanmış hukuk seçimi imkânı gibi mirasçılara da miras bırakanın hukuk seçimi yapmış olması hâlinde yetki anlaşması yapma imkânı tanınmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise, Türk hukuku açısından miras davalarında milletlerarası yetkiyi düzenleyen hüküm incelenmiş ve son olarak ise Miras Tüzüğünde getirilen düzenlemeler de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmıştır.Master Thesis Yabancıların Dilekçe Hakkı(2014) Keser, Rukiye; Elçin, DoğaDilekçe en genel anlamıyla, bir dileği veya bir şikayeti bildirmek için resmi makamlara sunulan yazıdır. Dilekçe hakkının hukuken tanınması zaman almış olsa da, insanlar yöneten- yönetilen ilişkisinin başlangıcından bu yana dilek ve şikayetlerini idari makamlara sözlü veya yazılı bir şekilde iletmişlerdir. Yönetenler bu hakkı resmen bireylere tanımasalar da bireylerin dilek ve şikayetlerini dile getirmelerini engelleyememişler ve onları dinlemek zorunda kalmışlardır. Hukukumuzda dilekçe hakkı anayasal güvence altına alınmış, 3071 s. DHKHK ile ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Dilekçe hakkının muhatabı niteliğindeki makamların dilekçe hakkı kapsamındaki yükümlülükleri TBMM İçtüzüğü ve 2004/12 s. Başbakanlık Genelgesi ile ortaya konulmuştur. Bu çalışmada öncelikle yabancı kavramı ve yabancılara tanınan haklar ortaya konulmuştur. Ardından dilekçe hakkı, kullanım esasları, dilekçelerin incelenme usulü ve yabancıların dilekçe hakkının kullanım esasları yasal mevzuat çerçevesinde eleştirel bir şekilde ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Dilekçe hakkı, şikayet, karşılıklılık, ikamet etme, 3071 s. Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkında Kanun.Review VESÂYET VE KISITLILIK KARARI VERİLMESİNE VEYA SONA ERMESİNE VE VESÂYETİN YÜRÜTÜLMESİNE UYGULANACAK HUKUK, TÜRK MAHKEMELERİNİN MİLLETLERARASI YETKİSİ VE YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANINMASI(2018) Elçin, Doğa5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku HakkındaKanun’da, vesâyet ve kısıtlılık kararı verilmesine veya sona ermesine vevesâyetin yürütülmesine uygulanacak hukuk (m.10) ve bu konuda Türkmahkemelerinin milletlerarası yetkisi (m.41 ve m.42) düzenlenmiştir. Vesâyetve kısıtlılığa ilişkin, yabancı mahkeme kararlarının tanınması konusundadoktrin ve uygulamada farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Çalışmada, vesâyetve kısıtlılık kararı verilmesine veya sona ermesine ve vesâyetin yürütülmesineuygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ile yabancımahkeme kararlarının tanınması tartışılmıştır.Master Thesis Evliliğin Genel Hükümlerine Uygulanacak Hukukun Tayini(2019) Demir, Dost; Elçin, DoğaÇalışmamızın konusunu evliliğin genel hükümlerine uygulanacak hukukun tayini oluşturmaktadır. Günümüzde milletlerarası ilişkilerin yoğunlaşması ve özellikle ayrı ülkelere vatandaşlık bağı ile tâbi olan kişilerin birbirleriyle yaptıkları evliliklerin ciddi bir şekilde artış göstermesi nedeniyle, yabancılık unsuru içeren evliliğin genel hükümlerinden kaynaklı uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun tespiti büyük önem arz etmektedir.Konu, çalışmamızın ilk bölümünde maddî hukuk açısından ele alınmış ve evliliğin genel hükümleri kapsamında değerlendirilen hususlar, eski kanun-yeni kanun karşılaştırması da yapılarak inceleme altına alınmış, evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte eşlerin sahip olduğu karşılıklı hak ve yükümlülüklerin ihlâli veya evlilik birliğinin devamını tehlikeye düşürecek bir durumun varlığı hâlinde, eşlerin talep edebileceği tedbirler üzerinde durulmuştur.Çalışmamızın ikinci bölümü, evliliğin genel hükümlerine uygulanacak yetkili hukukun ne olacağı meselesi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikler de dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme yapılırken, evliliğin genel hükümlerine uygulanacak hukuku düzenleme altına alan kanunlar ihtilâfı kuralının işleyişinde ortaya çıkabilecek sorunlar incelenmiş, Türk milletlerarası özel hukukunda evlenmenin genel hükümlerine uygulanacak hukuku gösteren bağlama noktaları ele alınmış ve son olarak ilgili kanunlar ihtilâfı kuralının uygulama alanında yer alan hususlar ile uygulama alanı dışında kalan hususlar tespit edilmiştir.Çalışmamızın sonuç kısmında ise, inceleme konularımız teker teker ele alınmış ve tartışmalı konular hakkında çözüm ve görüş önerilerimiz vurgulanmıştır.

