Search Results

Now showing 1 - 10 of 16
  • Master Thesis
    2003 Yılından Beri Irak'ta Araplarla Kürtler Arasındaki Abd ve Etnik Çatışma
    (2015) Muhammed, Shirwan Hamid; Aygül, Cenk
    Arap ve Kürtler arasındaki etnik temelli çatışma Saddam Hüseyin rejimi sonrasında yaygınlaşarak arttı. Bu tezin temel amaçları arasında Birleşik Amerikanın bölgedeki etkin politikalarını anlamak ve analiz etmek bulunmaktadır.Irak'ın karmakarışık etnik yapısında BAAS rejiminin baskın bir yapıya sahip olması, Irak merkezi etnik çatışma ortamını arttırarak, Birleşik Amerika politikacılarının etnik çatışma bakışlı ve merkezi yönetimsel iç şiddet çatışmaları önleyici bakış açıları yansıtılacaktır. Ayrıca , uluslararası ilişkiler, uluslararası sistem ve Irak'ta etnik çatışmalar arasındaki çok çeşitli bağlantılar da incelenecektir. Uluslararası ilişkiler ve sistemine göre etnik çatışmaların nedeni, bölgedeki cehalet seviyesinin yüksekliğidir. Bu tez çalışmasında, buna benzer bazı konulara açıklık getireceğiz. Bu tez, Soğuk Savaş dönemindeki, tek kutuplu dünya düzeninde, politik değişimleri ele alarak Ortadoğu'daki etnik problemleri göstermeye yardımcı olacaktır. Anahtar Sözcükler: Etnik çatışma, Uluslararası Ilişkiler, Arap ve Kürt çatışması, yeni Irak, Amerikan Dış Politikası
  • Master Thesis
    Soğuk Savaş Sonrası Almanya'da Aşırı Sağın Yükselişi
    (2019) Demirören, Yasemin Merve; Aygül, Cenk
    Soğuk Savaş Sonrası Doğu Almanya'da Aşırı Sağın Yükselişi adlı bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, Weimar Cumhuriyeti ve Nazi Dönemi'nde Almanya'da yaşanan aşırı sağ hareketler dönemsel olarak ele alınmıştır. Bununla beraber, bu iki dönemin aşırı sağ hareketleri arasında karşılaştırılmalı analiz yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde Soğuk Savaş döneminde Almanya konusu ele alınmıştır. İkinci bölümde ayrıca, Soğuk Savaş öncesi dönemin genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Demokratik Almanya Cumhuriyeti ve Federal Almanya Cumhuriyeti'nde gerçekleşen aşırı sağ hareketler incelenerek, aralarındaki benzerlik veya farkları da bu çalışmanın kapsamına dâhil edilmiştir. Kurulan iki Almanya Cumhuriyeti'ndeki toplumsal, ekonomik, siyasi hayatta gerçekleşen aşırı sağ hareketlerin çıkış noktaları tartışılmıştır. Yabancı düşmanlığı kavramı, doğu ve batı Almanya'da toplumda nasıl ortaya çıktığı ve toplumu nasıl etkisi altına aldığı araştırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde Soğuk Savaş sonrası birleşen Almanya'daki aşırı sağ hareketler ele alınmıştır. Bu bölümde de öncelikle Soğuk Savaş'ın sona ermesine neden olan olaylar göz önünde bulundurularak aşırı sağ hareketlerin geçirdiği dönüşümler incelenmiştir. Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile günümüze kadar olan zaman içerisinde, Almanya'daki aşırı sağ hareketlerin ideolojileri ve eylemleri bölgesel olarak karşılaştırarak incelenmiştir. Günümüz Almanya'sında toplumsal eylemlerin aşırı sağ söylemlerinin Alman Parlamentosu'nda merkez sağ partilerince destek bularak siyasi olarak Alman siyasetini nasıl yönlendirdiği incelenmiştir. Almanya Federal Meclisi'nde sağ parti olan AfD'nin toplumsal aşırı sağ hareketlere karşı sergilediği tutum ve destekler çerçevesinde siyasi olarak aşırı sağ grupların siyasete olan etkileri tartışılmıştır. Bunun yanında meclisteki diğer partilerin, aşırı sağ söylemlerle elde ettikleri politik başarıları, istatistiklerden yararlanılarak ele alınmıştır. Almanya'da gerçekleşen aşırı sağ hareketlerin ideolojileri ve toplumsal etkileri ile Doğu Almanya Cumhuriyeti'nde gerçekleşen aşırı sağ hareketlerin bağlantısı incelenmiştir. Bu bölümde yine Almanya'da gerçekleşen aşırı sağ hareketlerin bölgesel yoğunluk oranları incelenirken aynı zamanda siyasi oy verileri de incelenerek aralarındaki bağlantı ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Kıgrızistan'da Nisan Devrimi: 2010 Kırgız-özbek Etnik Çatışması
    (2020) Kyzy, Begaıym Askat; Aygül, Cenk; Aygül, Cenk; Aygül, Cenk; International Relations; International Relations
    Bu tezde 2010 yılında Kırgızistan'da patlak veren Kırgız-Özbek etnik çatışmasının nihai sebepleri araştırılacaktır. Kırgızistan büyük güçlerin mücadele alanı olan Orta Asya bölgesinde yer almaktadır. Orta Asya, birçok kültür ve medeniyetin kesiştiği bir bölge olmuştur. Kırgızistan, bulunduğu konum itibariyle çeşitli kültürlere ve etnik gruplara ev sahipliği yapmaktadır. Kırgızistan, 70 yıllık Sovyet geçmişinden sonra bağımsızlığını yeni kazanan bir devlettir. Bağımsızlığından bu yana Kırgızistan etnik çatışmaya ve renkli devrimlere tanık olmuştur. Kökleri uzun zamana dayanan bu çatışmayı tek bir unsurla açıklamak pek mümkün değildir. Bu manada, çatışmanın tarihsel geçmişi incelenecektir. İlk çatışma 1990'da yaşanmıştı ve bu çatışma etnik nitelikli bir ayrılıkçılık özelliği taşımaktaydı. Söz konusu çatışma, 2010'da yaşanan ikinci çatışmanın da temellerini oluşturmuştur. Bu bağlamda, iki çatışma arasındaki fark incelenmiştir. Bağımsızlığından sonra Kırgızistan'ın jeostratejik konumunun önemi doğrultusunda, bölgesel ve küresel güçlerin güç mücadelesine sahne olmuştur. Bu faktörler, Kırgızistan'ı istikrarsızlığa sürüklemiştir. Ülkedeki siyasi kriz, devrimler ve sosyo-ekonomik sorunların derinleşmesi etnik çatışmanın patlak vermesine neden olmuştur. 2010 Kırgız-Özbek çatışması etnik karaktere sahip bir çatışma olmadığı için öne çıkmıştır. Bu çatışmaya giden süreç kapsamlı olarak incelenecektir. Anahtar kelimeler: etnik grup, etnik çatışma, etnik milliyetçilik, rejim güvenliği, güney- kuzey ayrılıkçılığı, dış politika, güvenlik kavramı
  • Master Thesis
    Makyavel'in Düşüncelerinin Mussolini'ye Etkileri
    (2019) Dündar, Didem; Aygül, Cenk
    Niccolò di Bernardo dei Machiavelli 1500lü yıllarda yaşamış, dünya siyasetini ve tarihini derinden etkilemiş bir diplomat, yazar ve düşünürdür. Rönesans Floransa'sında yaşamış olan Makyavel'in en önemli eseri Hükümdar, O'nun yüzyıllar boyunca Makyavelizm damgasıyla yaftalanmasına neden olmuştur. Kimilerine göre şeytan kimilerine göre gelmiş geçmiş en büyük hümanisttir. Makyavel'in dönemine ışık tutan düşünceleri özellikle politik kriz durumlarında hükümdarların başvurduğu manipüle edilmiş bir doktrin olarak kötüye kullanılmıştır. Öyle ki İtalya'nın tarihteki en önemli siyasi figürlerinden biri olan Mussolini'de Makyavel'den izler görülebilmektedir. Benito Mussolini iki dünya savaşı arası dönemde Avrupa'daki faşist hareketin liderlerindendir. İtalya, Mussolini iktidarında tek adam rejimini görmüş, cumhuriyetten totaliter rejime sert bir geçiş yaşamıştır. Mussolini'nin iktidara gelirken ve iktidarda geçirdiği süre boyunca izlediği yollar Makyavel'in öğretileriyle benzer midir? Çalışmada bu konuyu ele alarak Mussolini'nin Makyavel'den etkilenip etkilenmediğini tartıştık.
  • Master Thesis
    Birey Sağlığı, Toplum Sağlığı ve Uluslararası Sağlık Çerçevesinde Güvenlik Kavramının Değerlendirilmesi: Türkiye'deki Suriyeli Mülteciler Örneği
    (2016) Kantaroğlu, Damla Altınışık; Aygül, Cenk
    Güvenlik kavramı bireysel alandan kamusal alana kadar kapsama alanı çok geniş bir kavramdır. Tarihsel olarak bakıldığında da güvenlik kavramının ham halinin ilk olarak antik yunanda kullanıldığını görüyoruz. Zamanla insanların ve toplumun tehdit olarak hissettiği ve korunma yönündeki ihtiyaçlarına göre de şekillenmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı başta güvenlik teorilerinin düşünsel temellerini açıklayarak tarihsel olarak güvenlik kavramını inceledikten sonra sağlık ve güvenlik arasında nasıl bir bağ olduğunu ortaya koymaktır. Bunun için de 'Dünyada sağlık sorunları bir güvenlik tehdidi olarak algılanıyor mu? Bu yönde büyük güçlerin/devletlerin ve örgütlerin planladıkları veya uyguladıkları politikaları var mı?', 'Türkiye tarihinde ve son dönem Türkiye'sinde, Suriye örneği üzerinden, güvenlik tehdidi olarak görülen hastalıklar ve uygulanan politikalar nelerdir?' sorularına cevap aranacaktır.
  • Master Thesis
    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde Türkiye'nin Irak, iran ve Suriye ile ilişkileri
    (2014) Sargı, İslam; Aygül, Cenk
    ÖZET SARGI İslam, 'Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Döneminde Türkiye'nin Irak, İran ve Suriye ile İlişkileri', Yüksek Lisans, Ankara, 2014. AKP döneminde Türkiye'nin Irak, İran ve Suriye ile ilişkilerinin ekonomik, siyasi gelişmeler ve bölgesel gelişmelerin ilişkilere yansımaları temel alınarak incelenmesi ve AKP öncesi dönem ile AKP dönemi arasında bir karşılaştırma yapmak, bu çalışmanın temel amacıdır. Çalışmada karşılaştırma metodu kullanılmakla birlikte, konuyla ilgili yayınlanmış kitap, dergi, makale ve gazetelerden yararlanılmıştır. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Türkiye'nin cumhuriyetin kuruluşundan AKP iktidarına kadar olan dönemde Ortadoğu politikası ile AKP döneminde Türkiye'nin Ortadoğu politikası ele alınmıştır. İkinci bölümde AKP dönemi Türkiye-Irak ilişkileri incelenmiştir. Bu bölümde Türkiye'nin AKP öncesi dönemde Irak ile ilişkilerinin genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. 11 Eylül ve sonrasında ABD'nin Ortadoğu politikasının genel bir değerlendirmesi yapılıp, İkinci Körfez Savaşı'nın Türkiye-Irak ve Türkiye-ABD ilişkilerine yansımaları ele alınmıştır. Bu bölümde Türkiye-Irak ekonomik ve siyasi ilişkileri, Kerkük'ün statüsü sorunu ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye'nin Kuzey Irak politikası incelenmiştir. Üçüncü bölümde AKP dönemi Türkiye-İran ilişkileri ele alınmıştır. Bu bölümde Türkiye-İran ilişkileri bölgesel ve küresel gelişmeler göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. İkilinin İkinci Körfez Savaşı'nda ve sonrasında yürüttükleri politikalar ve bu politikaların ikili ilişkilere yansımaları ele alınmıştır. İki ülkenin ekonomik ilişkileri, PJAK'a ve PKK'ya tutumları, Filistin sorunu bağlamındaki yakınlaşmaları değerlendirilmiştir. İlaveten İran'ın nükleer çalışmaları nedeniyle ABD ile yaşadığı sorunlar, Türkiye'nin sorunun çözümünde oynadığı rol değerlendirilmiştir. Ayrıca ikilinin Suriye sorunu nedeniyle yaşadığı gerginlikler de incelenmiştir. Dördüncü bölümde AKP dönemi Türkiye-Suriye ilişkileri ele alınmıştır. İkilinin İkinci Körfez Savaşı ve sonrasına Irak politikaları, Refik Hariri suikastı, Türkiye-Irak Krizi, Suriye-İsrail füze krizi gibi gelişmelerin ikili ilişkilere yansımaları incelenmiştir. İkilinin AKP döneminde siyasi ve ekonomik ilişkileri ile Suriye sorunu, Türkiye'nin ve diğer güçlerin Suriye sorununa yönelik politikaları ve Suriye muhalefetinin yapısı hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Suriye sorununun çözümü için ortaya atılan Annan Planı, Cenevre-1, Cenevre-2 toplantıları da incelenmiştir. Anahtar Sözcükler 1. Türkiye'nin Ortadoğu Politikası 2. AKP'nin Ortadoğu Politikası 3. Türkiye-Irak İlişkileri 4. Türkiye-İran İlişkileri 5. Türkiye-Suriye İlişkileri
  • Master Thesis
    Reagan Doktrini: Soğuk Savaşı Bitiren Hükümet Dışı Aktörler
    (2020) Boztepe, Oğuzhan Ayberk; Aygül, Cenk
    Reagan doktrini ile birlikte izlenen politikalar, Sovyetlerin üçüncü dünya ülkelerindeki nüfuzunu koruyabilmek ve bu ülkelerde güç dengesini sağlayabilmek adına kaldıramayacağı bir yükün altına girmesine sebep olmuş, bu ülkelerdeki Sovyet askeri varlığı; ABD desteği ile savaşan hükümet dışı gruplar vasıtasıyla büyük ölçüde bastırılmış ve tüm bunlar Sovyetlerin Brezhnev doktrini yerine daha ılımlı politikalar izleyip, yayılmacı politikalarına son vermesine sebep olmuştur. Ayrıca Soğuk Savaştan sonra, doktrin bağlamında desteklenen bu gruplar tasfiye olmamakla birlikte, insani yönden ağır eleştiriler alacakları birçok olaya sebebiyet vermişlerdir. Çalışmanın amacı: Soğuk Savaş dönemi ABD'nin Sovyet politikalarında, Reagan doktrini bağlamında gerçekleşmiş olan hükümet dışı aktörlere yardımlar ve çevreleme stratejisi yerine geri dönüş stratejisinin benimsenmiş olması, güvenlik ikilemi göz önünde alınarak değerlendirildiğinde, bu iki politikanın ABD'nin Soğuk Savaş'ı kazanmasındaki rollerini tespit etmek ve bu politikalar kapsamında desteklenen grupların, çatışma bittikten sonra küresel terörizm ile bağlantılarını ortaya koymaktır. Konu kuramsal açıdan realist bir perspektifle ele alınacak olup yöntem olarak literatür taraması seçilmiştir. Anahtar sözcükler: Ronald Reagan, terörizm, geri dönüş, Düşük Yoğunluklu Çatışma Stratejisi, Reagan doktrini
  • Master Thesis
    Pan-afrikanizm Terfi Ettirme Kwame Nkrumah ve Gana'ın Rolü
    (2019) Iddisah, Abdul-samed; Aygül, Cenk
    Pan-Afrikanizm ideolojisi kıta içindeki ve dışındaki Afrikalıların tecrübe edindiği en önemli politik düşüncelerden birisidir. Sömürgeciliği, ayrımcılığı ve Afrikalıların köleleştirilmesini durdurmayı talep eden ve hatta buna zorlayan bir hareket olarak başlayan şey, güçlü bir ideolojiye dönüşmüş ve böylece Afrika ve Afrikalıların birliğini ve sendikalaşmasını şiddetle talep edilir hale getirmiştir. Bu kavram Afrika'daki ve diyasporadaki birçok lideri cezbetse de, Gana ve Kwame Nkrumah'nın oynadığı rol, bu ideolojinin Afrika'da gerçekleşmesi ve sürdürülmesi bağlamındaki düşünceleri ve süreci anlama ve analiz etmede ehemmiyetini korumaktadır. Bu tez, harekete geçiş nedeni liderlerin benimsediği fırsatlar ve ideolojinin yüzleştiği, liderler tarafından ileri sürülen zorluklar olan Pan-Afrikanizm ideolojisini Gana ve Kwame Nkrumah'nın teşvik etmede oynadığı rolü incelemeyi hedefler. Bu araştırma, Gana ve Nkrumah'nın ideolojiyi teşvik etmek için ellerinden geleni yapmasına rağmen, böylesi büyük bir projenin yürürlüğe geçmesinin ve sürecinin, bu engin coğrafyanın ve Afrika'nın farklı bölgelerindeki çeşitli, büyük zorlukların üstesinden gelmede daha karmaşık ve daha iyi organize edilmiş bir yaklaşım gerektirmiş olacağını savunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Pan-Afrikanizm, Gana, Kwame Nkrumah, Africa Birliği
  • Master Thesis
    İttifaktan Düşmanlığa Dönüşen Türk-sovyet İlişkileri: Stalin Dönemi Türk Dış Politikasında Yaşanan Büyük Değişim
    (2020) Özel, Fatih; Aygül, Cenk
    Türkiye Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasında gelişen ilk ilişkiler dönemin şartları ile değerlendirildiğinde 'zorunlu' tabiri en uygun ifade olarak belirmektedir. Türkiye'nin dış politikasında kuruluşuyla beraber Sovyetler Birliği temel eksen noktası olarak görülmüş, 1936 yılında yaklaşan savaşın etkisiyle Montreux Boğazlar Sözleşmesi ile ikili ilişkilerde ilk kırılma yaşanmıştır. İkinci Dünya Savaşında gerçekleşen Alman-Sovyet ittifakı Türkiye üzerinde deyim yerindeyse soğuk duş etkisi yaratırken, ikili ilişkilerde güvensizliğin temel alındığı bir döneminde başlangıcı olmuştur. Türkiye'nin savaşa dahil olmama konusunda yürüttüğü 'aktif tarafsızlık' politikası nedeniyle Sovyetler Birliğinin de dahil olduğu müttefiklerle ilişkiler gergin bir halde sürerken, savaş süresince ve savaş sonrası Sovyetler Birliğini, Boğazlar ve doğu illeri üzerinde hak talebi ile ikili ilişkiler büyük yara almıştır. Bu güvensizliğin yarattığı etkiyle, Türkiye savaş sonrası oluşan yeni dünya düzeninde Sovyet tehdidine karşı oluşan Batı bloğunda güç dengesi yaratmak maksadıyla yer almıştır. İttifak olarak başlayan ikili ilişkiler düşmanlığa evirilmiş ve tamir edilmesi güç olan yaralar almıştır. Tez çalışmasının dönem sınırı olarak Stalin dönemini incelemesinin nedeni, ittifak ve dostluk döneminin Stalin ile başlaması ve gerginlikten, kopuşa kadar Stalin'in tek lider olarak yürüttüğü politikalarının bir ürünü olmasıdır. Stalin'in ölümü sonrası, Sovyetler Birliği ikili ilişkilerde en temel sorunlar olan toprak talebinden ve Boğazlardan hak iddiasından vazgeçmesi ise Stalin döneminde izlenen Türk ve Sovyet politikaları incelenmesini önemli kılmaktadır. Bu tez çalışmasında dönemin en belirgin teorisi olan realizmin Türk dış politikasına yansımaları incelenmiş, bu bağlamda bu teorinin uygulanma sahaları açıklanmıştır. Anahtar Sözcükler: Sovyetler Birliği, Stalin, Boğazlar, 2. Dünya Savaşı, Komünizm, Realizm
  • Article
    Citation - WoS: 13
    Citation - Scopus: 13
    Electoral Manipulation in March 30, 2014 Turkish Local Elections
    (Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2016) Aygul, Cenk; Aygül, Cenk; Aygül, Cenk; International Relations; International Relations
    This article examines the effects of law no 6360 legislated by the Adalet ve Kalknma Partisi (AKP) before March 2014 local elections in Turkey. The law created 14 new metropolitan municipalities and greatly expanded 14 existing ones. It manipulated the elections first by adding all non-urban districts that were within the administrative borders, and second by dissolving all villages and towns by merging them with metropolitan municipalities. Analyzing the mayoral and councilor competitions, this article models how the elections would have ended had they been held within the pre-6360 borders, and concludes that election results were significantly altered because of distorted representation introduced by the law. Law no 6360 not only created advantages for AKP, but more importantly, it significantly weakened the main opponent Cumhuriyet Halk Partisi.