4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Master Thesis Obezitenin Kor Stabilizasyon, Kor Endurans, Aerobik Kapasite ve İnspiratuar Kas Kuvveti Üzerine Etkinliğinin İncelenmesi(2024) Yıldız, Kıymet Nazlım; Arıkan, HülyaBu çalışmanın amacı obezitenin kor stabilizasyon, kor endurans, aerobik kapasite, inspiratuar kas kuvveti, yorgunluk ve yaşam kalitesi üzerine etkisini incelemekti. Çalışmaya yaşları 18-50 ve VKİ (Vücut Kütle İndeksi) değerleri 18,6-37,7 arasında olan 60 katılımcı dahil edildi. Katılımcılar VKİ değerine göre normal kilolu, fazla kilolu ve obez olarak 3 gruba ayrıldı. Tüm değerlendirmeler aynı fizyoterapist tarafından bir kez yapıldı. Çalışmada kor stabilizasyon değerlendirmesi için Stabilize edici biofeedback cihazı, kor endurans değerlendirmesi için McGill endurans testleri, inspiratuar kas kuvveti değerlendirmesi için Powerbreathe K5 cihazı, aerobik kapasite değerlendirmesi için 6 dakika yürüme testi, yaşam kalitesi değerlendirmesi için Kilonun Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi Anketi ve yorgunluk değerlendirmesi için Yorgunluk Şiddeti Ölçeği kullanıldı. Değerlendirme sonucunda gruplar arasında kor stabilizasyon açısından fark bulunmazken (p>0.05) kor endurans testleri açısından fark görüldü (p<0.05). Normal kilolu grup ile fazla kilolu ve obez gruplar arasında yaşam kalitesi açısından fark olduğu gözlendi (p<0.05). Yorgunluk ve inspiratuar kas kuvveti parametrelerinde gruplar arasında anlamlı bir sonuç bulunamadı (p>0.05). 6 dakika yürüme testi mesafesi açısından normal kilolu grup ile fazla kilolu ve obez gruplar arasında fark olduğu görüldü (p<0.05). Sonuçlarımız obezitenin aerobik kapasite, yaşam kalitesi ve kor endurans üzerine etkileri olduğunu gösterdi. Çalışma sonuçlarımız obez bireylerin değerlendirilmesinde ve rehabilitasyon programlarının planlanmasında aerobik kapasite, yaşam kalitesi ve kor enduransın dikkate alınmasının yararlı olacağını düşündürdü.Master Thesis Obezitenin Vücut Farkındalığı, Hareket Korkusu, Propriosepsiyon ve Denge Üzerine Etkisinin İncelenmesi(2023) Ray, Mert Can; Arıkan, HülyaBu çalışmanın amacı obezitenin vücut farkındalığı, hareket korkusu, propriosepsiyon ve denge üzerine etkisini incelemekti. Çalışmaya yaş ortalamaları 34,67±7,53 olan ve VKİ değerleri 18,5-34,9 kg/m² arasında olan 60 birey alındı. Bireyler VKİ değerlerine göre normal kilolu, fazla kilolu ve obez olmak üzere üç gruba ayrıldı. Bireylere vücut farkındalıkları için Vücut Farkındalığı Anketi (VFA), Beden Farkındalık Çizelgesi (BFÇ) ve Beden İmajı Anketi (BİA) uygulandı. Kinezyofobiyi değerlendirmek için Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ), denge ve düşme değerlendirmesi için Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT), Uluslararası Düşme Etkinlik Ölçeği (UDEÖ) ve Y Denge Testi (YDT), propriosepsiyonu değerlendirmek için Stabilize edici biofeedback cihazı kullanıldı. Değerlendirmeler bireylere bir kez ve aynı fizyoterapist tarafından yapıldı. Çalışma sonucunda vücut farkındalığı açısından gruplar arasında fark görülmedi (p>0.05). UDEÖ, ZKYT, TKÖ ve YDT sonuçlarında gruplar arası fark bulunmadı (p>0.05). Boyun propriosepsiyon ölçümünde normal kilolu ve obez grup arasında, diz propriosepsiyon ölçümünde ise normal kilolu grup ile fazla kilolu ve obez grup arasında fark bulundu (p<0.05). Sonuçlarımızda fazla kilolu ve obez bireylerde boyun ve sol diz bölgesinde propriosepsiyonun normal kilolu bireylere göre azaldığı görüldü. Çalışma sonuçlarımız obez bireylerde propriosepsiyonun değerlendirilmesinin ve rehabilitasyon programlarında propriosepsiyona odaklanılmasının önemli olduğunu düşündürdü.Master Thesis Obez Bireylerde Ayak, Ayak Bileği Biyomekanik Özelliklerinin, Ayak Bileği Propriosepsiyon ve Taban Altı Duyusunun Yaralanma Sıklığı ve Düşme Üzerine Etkisinin İncelenmesi(2022) Kelek, Feyza; Arıkan, HülyaObezite dünya çapında bir sağlık sorunu olmasının yanı sıra alt ekstremiteyi etkileyen kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ile de ilişkilidir. Obezite ve ayak ağrısı arasındaki ilişki, aşırı vücut ağırlığının ayağın daha fazla mekanik yüklenmesine neden olmasıdır. Obezite ile ilişkili olabilecek ayak- ayak bileği problemlerini ve bu problemlerin propriosepsiyon, taban altı duyusu ve postürle ilişkisini inceleyen çalışmaların sayısı azdır. Bu nedenle biz de bu çalışmada obez bireylerin, düşme ve yaralanma insidansları ile propriosepsiyon, taban altı duyusu ve postürlerine dair bir inceleme yaparak bu alanda literatüre katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Çalışmamıza 18-65 yaş aralığında, 34'ü kadın 18'i erkek, 26 obez bireyden oluşan deney grubu ve aynı demografik özelliklere sahip (benzer yaş, cinsiyet) sağlıklı (obez olmayan, VKİ ≤24,99 olan) 26 bireyden oluşan kontrol grubu olmak üzere toplam 52 kişi çalışmaya dahil edildi. Çalışmada obez bireylerin, düşme ve yaralanma insidansları ile ayak, ayak bileklerine dair propriosepsiyon, taban altı duyusu ve postürlerine yönelik bir inceleme yapılmıştır. Sonuç olarak obez bireylerde düşme durumları arasında anlamlı bir fark bulunamamışken obez bireylerin düşme sıklığı sayı ortalamaları obez olmayan bireylerin ortalamalarından daha yüksek olduğu, obez bireylerin düşme açısından obez olmayanlara göre daha riskli olduğu, propriyosepsiyon duyusunda ise gözler açıkken obez olmayan bireylerin obez bireylerden daha iyi durumda olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışma ve kontrol grubundaki bireylerin ayak postür indeksi skor ortalamalarının birbirine yakın olduğu görülmüştür. Taban altı duyusunun değerlendirilmesinde hafif dokunma duyusu incelendiğinde kontrol grubundaki bireylerin hiperestezi ve hipoestezi olma durumlarının daha fazla olduğu görülmüştür.Master Thesis Uzamış Covıd-19 Tanısı Olan Hastalarda Fonksiyonel Düzey, Yaşam Kalitesi, Fiziksel Uygunluk ve Semptomların Araştırılması(2022) Keskin, Emrah; Arıkan, HülyaUzamış (Long) COVID, Kronik COVID Sendromu ve Post-akut COVID-19 (PASC) olarak da tanımlanmaktadır. En sık bildirilen Uzamış COVID semptomları yorgunluk, nefes darlığı, öksürük, eklem ağrısı, göğüs ağrısıdır. Bildirilen diğer Uzamış COVID semptomları ise düşünme ve konsantrasyon güçlüğü, depresyon, kas ağrısı, baş ağrısı, aralıklı ateş, çarpıntıdır. Daha ciddi Uzamış COVID komplikasyonları daha az yaygın gibi görünmekle birlikte bildirilmiştir. Bunlar kardiyovasküler: miyokardit, perikardit, solunum: akciğer fonksiyon anormallikleri, böbrek: akut böbrek hasarı, dermatolojik: döküntü, saç dökülmesi, nörolojik: koku ve tat almada bozukluk, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü, hafıza sorunları, psikiyatrik: depresyon, anksiyete, ruh halindeki değişikliklerdir. Çalışmamızın amacı; Long COVID-19 tanısı almış ve covıd-19 geçirdikten en az 8 hafta geçmiş, en fazla 6 ay olan dönemde semptom, fonksiyonel düzey, yaşam kalitesi ve fiziksel uygunluk yönünden değerlendirilmesi; covıd-19 geçirdikten en az 8 hafta ile 6 ay arası sonrasındaki dönemde yaşam kalitesi, fiziksel uygunluk ve fonksiyonel düzey değerlendirilmesini semptomları olan ile semptomu olmayan hastalar üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmaya 128 hasta dahil edildi. Dahil edilen hastaların demografik bilgileri kaydedildi. Semptomları post-Covid fonksiyonel statü skalası ile tespit edildikten sonra Fonksiyonel düzeyi ölçmek için 6 dk yürüme testi ve 30 sn otur kalk testi yapıldı , yaşam kalitesi için SF-36 yaşam kalitesi anketi yapıldı, fiziksel uygunluğu alp fit test bataryası alt ölçekleri ile değerlendirildi. Hastaların semptom gösterme durumuna göre otur kalk testi ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Hastaların semptom gösterme durumuna göre omuz boyun hareketliliği ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Hastaların semptom gösterme durumuna göre modifiye sıçrama ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Hastaların semptom gösterme durumuna göre modifiye mekik çekme testi ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Hastaların semptom gösterme durumuna göre sıçra ve uzan testi ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Hastaların semptom gösterme durumuna göre yaşam kalitesi ölçeğinin fiziksel fonksiyon alt boyutu ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Sonuç olarak, Uzamış Covıd-19 tanısı almış bireylerde semptom olan kişilerde fonksiyonel düzeyinde, yaşam kalitelerinde düşüşe, depresif bozukluklara ve fiziksel uygunluk açısından kısıtlılıklar oluştuğu kanısına varıldı. Hastalığı atlatan ancak uzun dönemde semptomu olmayan kişilerde bu parametrelerde anlamlı iyileşme görülse de hastalığın etkilerinin devam ettiği ve yaşam kalitelerinde etkilenmeler olduğu anlaşılmıştır. Bu hastaların takibinin devam ettirilerek uygun müdahalelerin planlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
