13 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Research Project Anti-bakteriyel Çekirdek-kabuk Tipi Eseksenli Elektroeğirilmiş Kompozit Pcl/kitosan Yara İyileşme Materyalleri(2017) Şaşmazel, Hilal TürkoğluTamamlanan projenin amacı, eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanarak, kitosanın poli (?- kaprolakton) (PCL) ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan ve bu sayede, kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğrilebilirliğinin tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, hücre-materyal ilişkisinin, anti-bakteriyel etkinin ve harekete dayanıklılığın aynı anda önem arz ettiği yara iyileşme materyalleri geliştirilmesidir. Bu sebeple tamamlanan projede, doku iskelelerinin üretimi için pek çok yöntem arasından öne çıkan eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanılarak, kitosanın PCL ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan bir malzemenin üretilmesi hedeflenmiştir. Böylece, dış katmandaki (kabuk) kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile iç katmandaki (çekirdek) PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğirilebilirliği tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, biyouyumluluğun yanı sıra anti-bakteriyel performansın ve esnekliğin de önem arz ettiği yara iyileşme uygulamalarında kullanılmak üzere bir malzeme geliştirilmesi düşünülmüştür. Literatürde bu şekilde geliştirilmiş PCL/kitosan çekirdek-kabuk tipi kompozit fiberlerden oluşan bir yara iyileşme materyalinin bulunmaması sebebiyle son derece özgün olan bu projenin ana kapsamında, PCL çekirdek (iç katman) ve kitosan kabuk (dış katman) olmak üzere eşeksenli kompozit fiberlerden oluşan yara iyileşme materyallerinin eşeksenli elektroeğirme yöntemiyle üretimi gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon çalışması sonucunda en başarılı parametreler olarak kitosan besleme hızı 2 μL, PCL besleme hızı 15 μL, düse-toplayıcı arasındaki mesafe 15 cm ve uygulanan voltaj 25 kV değerleri belirlenmiştir. Daha sonra bu parametrelerle, SEM görüntülerinden elde edilen ortalama fiber çapı ile ortalama gözenek boyutu, TEM analizi ile elde edilen morfolojik bilgiler ve XPS analizi ile elde edilen yüzey kimyası ve çekme testi sonucu elde edilen mekanik özellikleri arasında ilişki kurulmuştur. Ayrıca, özellikle hedeflenen yara örtü materyali uygulamalarında önem arz eden şişme oranı, su absorplama ve su hapsetme (retention) kapasiteleri gravimetrik yöntem kullanılarak, gaz geçirgenliği kapasitesi ise ASTM E96 standardında belirtilen şekilde ölçülerek hesaplanmıştır. Örneklerin ASTM F- 1635-95 standardında belirtildiği şekilde lizozim içerikli PBS ile in vitro bozunma (degradasyon) deneyleri yürütülerek bozunma tayinleri gravimetrik ölçümlerle yapılmıştır ve SEM analizinden elde edilen görüntülerle bu süreç izlenmiştir. Projenin son aşamasında, tüm üretim parametreleri optimize edilen ve karakterizasyon çalışmaları sonucu belirlenen fiziksel ve kimyasal özellikleriyle bu parametreler arasındaki ilişkisi kurulan bu yara iyileşme materyalinin, hem L929 ATCC CCL-1 fare fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-materyal etkileşimi ve hem de Staphylococcus aureus (gram pozitif) ve Escherichia Coli (gram negatif) bakterileri kullanılarak anti-bakteriyel performansı incelenmiştir. Standart MTT testi, hemositometrik sayım ve çeşitli boyama ve görüntüleme teknikleri kullanılarak materyallerin hücre-materyal etikileşimleri; disk difüzyon testi ve inhibisyon tayini yapılarak anti-bakteriyel performansları belirlenmiştir. Tüm bu in vitro testlerin sonucunda, en yüksek hücre yapışması ve 3 boyutlu hücre büyümesi ile aynı zamanda anti-bakteriyel etki performansı gösteren malzemelerin, optimum üretim parametreleri ile bunların sonucu elde edilen fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenerek proje tamamlanmıştır. Söz konusu bu başarılı doku iskeleleri ile önümüzdeki dönemlerde hayvan çalışmalarının başlatılması öngörülmektedir. Planlanan bu hayvan çalışmaları için uygun bir hayvan modelinin belirlenmesi ve buna ait prototip çıkarılması düşünülmektedir.Master Thesis İleri Periodontal Diş Çekimi Yara Yeri İyileşme Malzemeleri: Elektroeğirilmiş Çekirdek-kabuk Pcl Pcl Nanofiberler(2023) Tukay, Arı Kutluğ; Şaşmazel, Hilal TürkoğluBu çalışmanın amacı; elektroeğirme tekniği kullanarak çekirdek-kabuk PCL/PCL nanofiberlerin üretilmesinin sağlanması ve üretilen nanofiberlerin yüzeyleri dielektrik barrier discharge plazma yöntemi ile DAP monomeri kaplanarak, periodontal yara yeri bölgelerinin iyileşmesinin hızlandırılmasına katkı sağlanmasıdır. Nanofiber yapılı iskeletler çekirdek-kabuk elektroeğirme yöntemi ile üretilmiştir. Üretilen nanofiberler 1 dk., 3 dk. ve 5 dk. olarak DBD plazma işlemine tabi tutulmuş ve yüzey modifikasyonu sırasında yüzeyleri DAP monomeri ile kaplanmıştır. Örneklerin karakterizasyonları, temas açısı (CA) ölçümleri, taramalı elektron mikroskobu (SEM), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ve ayrıca üretilen çekirdek-kabuk PCL/PCL nanofiberler için gaz geçirgenlik testi, mekanik testi, kalınlık ölçümleri, PBS emilim ve büzülme testleri gerçekleştirilmiştir. Viskozitelik bakımından daha fazla vizkoziteye sahip kloroform çözücünün kabukta kullanılması ile oluşturulan Grup-1 numuneleri ve kloroform çözücünün çekirde kullanılması ile üretilen Grup-2 numuneleri karşılaştırılmıştır. Ortalama fiber çap değerleri, elektroeğirme yöntemi ile üretilmiş PCL/PCL grup 1 için 1.252 ± 0.422 ve yüzey modifikasyonları sonrasında 1 dakikalık için 1.366 ± 0.211, 3 dakikalık için 1.369 ± 0.129 ve 5 dakikalık için 1.372 ± 0.230 olarak hesaplanmıştır. Grup 2 için ortalama fiber çap değerleri; 2.039 ± 0.503, v 1 dakikalık için 2.152 ± 0.705, 3 dakikalık için 2.156 ± 0.711 ve 5 dakikalık yüzey işlemine tutulmuş numuneler için 2.160 ± 0.602 olarak hesaplanmıştır. Çekirdek- kabuk PCL/PCL nanofiberlerin FTIR analizleri, DAP monomeri eklenerek DBD plazma yüzey kaplaması öncesinde ve sonrasında oluşan karakteristik polimer zirvelerini de göstermiştir. Hücre kültürü çalışmalarında L929 fare fibroblast hücre hattı ile çalışılmıştır. Nanofiberlerin biyouyumluluk performansları MTT testi, flüoresans boyama testi ve SEM analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak; bu çalışmada oluşturulan Grup-2'nin elektroeğirme yöntemi ile üretilmiş ve yüzeyleri 5 dakika boyunca DBD plazma yöntemi kullanılarak DAP monomeri ile kaplanmış PCL/PCL nanofiberlerin, nanofiber yapılar üzerinde/arasında hücre canlılığını ve proliferasyonunu arttırdığı gösterilmiştir.Master Thesis Grafen Oksit (go) Modifiye Elektroeğrilmiş Poli (ε-kaprolakton) (pcl) Nanomalzemeler(2019) Başar, Ahmet Ozan; Şaşmazel, Hilal TürkoğluÇalışmanın amacı, sentetik biyobozunur polimer poli(ε-kaprolakton) (PCL) ve grafen oksit (GO) birleşiminin elektroeğrilmesiyle üç boyutlu, kompozit bir doku iskelesi elde etmektir. Ayrıca, kompozit PCL/GO yapılarının Gly-Arg-Gly-Asp-Ser-Pro (GRGDSP) ve/veya tiyofen (Th) (PCL/GO, PCL/GO-GRGDSP, PCL/GO-Th, PCL/GO-GRGDSP-Th) ile birlikte etkileşimleri incelenmiştir. Toz GO örneklerinin karakterizasyon özellikleri ATR-FTIR ve Raman analizleri ile tayin edilmiştir. Elektroeğrilmiş doku iskelelerinin karakterizasyon özellikleri ise; kalınlık ölçümleri, taramalı elektron mikroskobu (SEM), yüzey temas açısı (CA) ölçümleri, X-ışını fotoelektron spektroskopi (XPS), termogravimetrik analiz (TGA), iletkenlik ölçümleri, PBS şişme ve büzüşme davranış testleri, in vitro degradasyon (bozunma) çalışmaları ve mekanik testleri ile yapılmıştır. Bu analizler sonucunda, bütün doku iskelelerinde eşdağılımlı homojen morfoloji gözlemlenmiştir. GO eklenmesiyle PCL/GO doku iskelelerinde daha iyi hidrofilisite ve yaklaşık 5° temas açısı düşüşü gözlenmiştir. PCL ve GO birleşimi ile elektriksel iletkenlikte artış gözlenmiş ve ölçülen en yüksek değer PCL/GO-GRGDSP-Th (2%) için bulunmuştur (15.06 μS.cm-1). Doku iskelelerinin mekanik performansı ise iyi disperse (dağılmış) olmuş GO'nun PCL matriksine eklenmesiyle artmıştır. Ayrıca, üretilen doku iskelelerinin hücre-materyal etkileşimleri MG-63 hücre hattı kullanılarak; MTT tayini, ALP aktivitesi, Alizarin red boyaması, Floresan ve SEM analizleri ile incelenmiştir. Yapılan hücre kültürü çalışmaları sonucunda, GO'nun ileri düzey özellikleri ve biyolojik arayüzleri sayesinde PCL/GO-GRGDSP-Th (0.5%) doku iskelesi en yüksek biyouyumluluk (saf PCL doku iskelesine kıyasla 1.87 kat daha fazla MTT absorbansı) göstermiştir.Research Project Fotokatalitik ve Süreksiz Fiberde Güçlendirilmiş Dental Kompozitlerin Geliştirilmesi(2012) Park, Jongee; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu; Öztürk, Abdullah; Bişkin, Erhan-Research Project Tabakalı, Hibrit Pcl/kitosan/pcl Biyomalzemelerin/doku İskelelerinin Atmosferik Basınç Plazma Modifikasyonu ve İn Vitro Hücre Kültürü Uygulamaları(2014) Şaşmazel, Hilal Türkoğlu; Özkan, Ozan-Master Thesis Doku Mühendisliği Uygulamalarına Yönelik Elektriksel Olarak İletken Çekirdek-kabuk Tipi Eşeksenli Elektroeğrilmiş Pva-pedot: Pss-knt Phema Kompozit Fiber Malzemenin Geliştirilmesi(2023) Çelen, Emrah; Şaşmazel, Hilal TürkoğluBu çalışmanın amacı eşeksenli elektroeğirme tekniği kullanılarak elektriksel olarak iletken PEDOT: PSS-KNT/pHEMA çekirdek-kabuk tipi fiberler üretmektir. Kalınlık, fiber çapı, por büyüklüğü, porozite yüzdesi, temas açısı, elektriksel iletkenlik ve mekanik özelliklerin belirlenmesi için pHEMA, PVA-PEDOT: PSS, PVA-KNT, PVA-PEDOT: PSS-CNT, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS, pHEMA/PVA-KNT, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT kompozit malzemeleri karakterize edilmiştir. SEM'den elde edilen görüntülere göre üretilmiş olan tüm malzemeler boncuksuz ve tekdüze yapılardır, ayrıca görüntüler göstermiştir ki pHEMA fiberlerin çapı 825±118 nm iken pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT fiberlerinin çapları 578±79 nanometredir. Buna ek olarak pHEMA'nın fiberlerarası por büyüklüğü 2.62 µm iken pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT malzemesindeki fiberlerarası por büyüklüğü 1.75 µm'dir. elde edilen malzemelerin çekirdek-kabuk yapısına sahip olduğu TEM görüntüleriyle kanıtlanmış ve iç ve dış çaplarının SEM sonuçlarıyla uyumlu olduğu belirtilmiştir. Temas açısı ölçümlerinde göstermiştir ki pHEMA, hidrofilik bir malzeme olup temas açısı 10.48±0.08'dir, buna ek olarak pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT benzer karakteristik göstermiş olup temas açısı 11.24±0.54 olarak belirlenmiştir. En yüksek elektrik iletkenliği PVA-PEDOT: PSS-KNT malzemesinde 14.27 µS/cm olarak ölçülmüş olup pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT'de daha düşük olup 10.58 14.27 µS/cm şeklinde belirlenmiştir. Son olarak mekanik testler gerçekleştirilmiş olup bu testler sonucunda en yüksek elastik modüle sahip örnek 8500 kPa ile PVA-PEDOT: PSS iken pHEMA 200 kPa, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT ise 600 kPa elastik modüle sahiptir. TGA analizi sonuçlarına göre, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT'nin pHEMA'dan daha yüksek bir bozunma sıcaklığı gerektirdiği gösterilmiştir. PVA-PEDOT: PSS-CNT'nin çekirdeğe eklenmesiyle pHEMA'nın ATR-FTIR spektrumunda hafif bir kayma gözlemlenmiş. Son olarak, L929 fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-malzeme etkileşimleri gözlemlenmiştir. Bu çalışma, koaksiyel elektrospun pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT çekirdek-kabuk liflerinin doku mühendisliği uygulamaları için umut verici bir aday olduğunu göstermektedir.Master Thesis Poli(ε-kaprolakton) Doku İskele Yüzeylerinin Hücre Yönlendirmesi için Elektroeğirme ile Desenlenmesi(2020) Albayrak, Deniz; Şaşmazel, Hilal TürkoğluBu çalışmanın amacı, hücreleri yönlendirmek için, bir maske/şablon kullanarak 2D pürüzsüz çözücü döküm yöntemiyle üretilmiş Poli(ε-Kaprolakton) (PCL) yüzeyleri üzerine elektroeğirme yöntemiyle üç boyutlu lifli PCL yüzey desenleri üretmektir. Üretilen doku iskelelerinin karakterizasyonları kalınlık ölçümleri, Taramalı Elektron Mikroskopisi (SEM) analizleri, temas açısı (CA) ölçümleri, Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ve mekanik testlerle yapılmıştır. SEM mikrograflarına göre, tüm elektroeğrilmiş doku iskele yüzeyleri eşdağılımlı düzgün bir morfoloji sergilerken, çözücü döküm yüzeyleri pürüzsüz ve gözeneksizdir. CA (⁰) ölçümleri, çözücü döküm yüzeylerinin orta derecede hidrofilikliğe (~60⁰) sahip olduğunu gösterirken, elektroeğrilmiş bölgeler daha hidrofobik bir karaktere sahiptir (elekroeğirme kaplı yüzey için ~110⁰ ve elektroeğrilmiş desenler için ~85⁰). Mekanik testler, üretilen iskelelerin kırılgan ve gevrek bir karaktere sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca 7 gün süre ile fare fibroblast (L929) hücreleri ile hücre kültürü çalışmaları yapılmış ve hücre tutunma analizi, MTT analizi, floresans ve SEM analizleri yürütülmüştür. Hücre kültürü çalışmaları, hücrelerin, çözücü döküm ve elektroeğrilmiş yüzeylerinde farklı tutunma ve üreme eğilimlerine sahip olduğunu göstermiştir. Böylece, çözücü dökülmüş yüzeyler üzerinde elektroeğrilmiş desenler oluşturularak, hücre tutunması ve proliferasyonunun oluşturulan desenler aracılığıyla manipüle edilmesiyle, hücreleri yönlendirmek mümkün olmuştur.Master Thesis Potansiyel Vitröz Tamponadı Olarak Yeni İnkülüzyon Kompleksi İçeren Hidrojel Kompozit(2023) Durukan, Barkan Kağan; Şaşmazel, Hilal TürkoğluBu tez, poli(vinil alkol)-aşı-poli(ε-kaprolakton) (PVA-g-PCL) kopolimeri ve α-siklodekstrin (α-CD) kombinasyonunu kullanarak, fiziksel çapraz bağlama teknikleri ile enjekte edilebilir bir hidrojel üretimi üzerine yoğunlaşmaktadır. Odak noktası biyomedikal uygulamalar için uygun bir hidrojel sistemi geliştirmek olan bu araştırmada enjekte edilebilir bir hidrojel ihtiyacını ve PVA-g-PCL kopolimeri ve α-CD'nin formülasyonda kullanılmasının potansiyel avantajlarını vurgulayan kapsamlı bir literatür incelemesi de sunulmaktadır. Bu tezde, PVA tarafından başlatılan ve sodium hidrit (NaH) tarafından katalize edilen ε-kaprolaktonun halka açılım polimerizasyonu yoluyla PVA-g-PCL kopolimerlerinin sentezi ayrıntılarıyla anlatılmaktadır. Bu tezin deneysel amaçlarından biri olan PCL yan zincirlerinin PVA omurgasına başarılı bir şekilde aşılandığı, jel geçirgenliği kromatografisi (GPC), Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ve proton nükleer manyetik rezonans (H-NMR) karakterizasyon teknikleri kullanılarak belirlenmiştir. Hidrojel formülasyonlarının mekanik özellikleri reolojk ölçümler ile test edilmiş ve enjeksiyon sonrası yapısal bütünlük değerlendirmesi için enjekte edilebilirlik testleri uygulanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada enjekte edilebilir hidrojelleri geliştirmede PVA-g-PCL kopolimerleri ve α-CD'nin kullanımının önemine dikkat çekilirken daha fazla optimizasyon ve karakterizasyon ihtiyacının önemi vurgulamaktadır. Bu çalışmanın bulguları, doku mühendisliği ve rejeneratif tıp potansiyel uygulamaları için enjekte edilebilir hidrojel sistemlerinin ilerlemesine katkıda bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yumuşak Doku Uygulamaları, Enjekte Edilebilir Hidrojel, Aşı Kopolimerizasyonu, PVA-g-PCL, α-CDMaster Thesis Eşeksenli Elektroeğrilmiş Çekirdek-kabuk Tipi Kompozit Pcl Kitosan Yara İyileşme Malzemeleri(2016) Sürücü, Seda; Şaşmazel, Hilal TürkoğluBu çalışma, sentetik poly(ε-caprolactone) (PCL) ve doğal kitosan polimerlerinin doku mühendisliği uygulamaları için 3 boyutlu PCL/kitosan/PCL çekirdek-kabuk yapıları oluşturmak üzere bir araya getirilmesi ile ilgilidir. Doku iskeleleri elektroeğirme yöntemi ile üretilmiştir. Numunelerin karakterizasyon özellikleri temas açısı ölçümü (CA), Taramalı Elektron Mikroskopu (SEM), Transmisyon Elektron Mikroskopu (TEM), X-ışını Fotoelektron Spektrometresi (XPS) analizleri ile belirlenmiş ve ayrıca doku iskeleleri için gaz geçirgenlik testi, kalınlık ölçümleri, PBS emme ve büzüşme testleri yapılmıştır. Ortalama fiberler arası çap değerleri PCL için 0.717±0.198 µm, kitosan için 0.660±0.070 µm ve PCL/kitosan çekirdek-kabuk yapısı için 0.412±0.339 µm olarak hesaplanmıştır. Ayrıca ortalama gözenek boyutları PCL/kitosan çekirdek-kabuk yapısına kıyasla sırasıyla PCL için %66.91 ve kitosan için %61.90 kadar düşüş göstermiştir. PCL/kitosan çekirdek-kabuk yapısının XPS analizi PCL ve kitosan polimerlerinin karakteristik tepe değerlerini göstermiştir. Hücre kültürü çalışması L929 ATCC CCL-1 fare deri hücre hattı ile yürütülmüştür. Doku iskelelerinin biyouyumluluk performansı MTT tahlili, floresan mikrosbu, Lazer Taramalı Konfokal Mikroskobu (CLSM) analizleri ile saptanmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki bu araştırmadaki üretilen mikro/nano lifli PCL/kitosan çekirdek-kabuk doku iskelelerinin üzerinde ve içine doğru hücre canlılığı ve yayılması artmıştır.Master Thesis Enjekte Edilebilir Poli (metil Metakrilat) (pmma) Zirkonya Kompozitlerin Hazırlanması ve Karakterizasyonu(2020) Abdullah, Hamad Farhan; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu; Park, JongeeÇalışmanın amacı, üç boyutlu (3B) yazıcı ile biyomateryaller üretmektir. PMMA/Zirkonya biyomateryalleri, ağırlıkça farklı zirkonya tozlarının PMMA solüsyonlarına ısıtma ocağı üzerinde manyetik balık ile 75 ˚C karıştırılması ile üretilmiştir. Hazırlanan malzemeler şırınga ile istenilen şekle sokulmuştur ve farklı sinterleme sıcaklıkları ile sinterlenmiştir. PMMA örneklerinin kimyasal yapı analizi ATR-FTIR ile tayin edilmiştir. Hazırlanan örneklerin morfolojik özellikleri taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. Kristalinite ve faz değişimleri X-ışını Kırınım (XRD) ile tayin edilmiştir. Mekanik testler ise sıkıştırma dayanımı testleri ile gerçekleştirilmiştir. ATR-FTIR analizi sonuçlarına göre PMMA ~ 70% oranında polimer dönüşümü göstermiştir. SEM görüntülerine göre; porozite, PMMA miktarı ile artma, sinterleme sıcaklığı ile ise azalma göstermiştir. Sinterleme sıcaklığına bağlı olarak tanelerde (grain) topaklanma görülmüştür. XRD sonuçlarına göre, sinterleme sıcaklığındaki artış tetragonal fazın yüzde hacminde düşüşe sebep olmuş; malzemenin kristalit boyutunu ise artırmıştır. Mekanik testler sonucunda ise, sıkıştırma dayanımı; sinterleme sıcaklığı ile birlikte artmış, PMMA miktarı ile azalmıştır. Anahtar kelimeler: Biyomalzemeler, üç boyutlu (3B) baskı, PMMA, Zirkonya

