10 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 10
Doctoral Thesis Dijital Pazarlama Araçlarından Sosyal Medyanın Yabancı Turistlerin Türkiye'yi Tercihleri Üzerine Etkisi(2022) Güner, Saime Şanlı; Üner, Mehmet MithatBu araştırma, İngiltere, Almanya ve Rusya'da yaşayan sosyal medya kullanan ve seyahat etme niyeti olan bireylere ana dillerinde sorular yöneltilerek seyahat ile ilgili sosyal medyanın; faklı kültürel bakış açılarına sahip turizm tüketicilerinin tercihleri üzerindeki etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada kullanılan ölçekler sırasıyla; topluluk deneyimi (faydacı, hazsal, sosyallik ve kullanılabilirlik deneyimi), tüketici bağlılığı (bilişsel, duygusal ve davranışsal bağlılık), topluluk kimliği, sosyal medya kullanımına yönelik tutum ve seyahat katılımında oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 ve Smart PLS 3.0 programı ile analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. Karşılaştırma testleri ve frekans analizi yapılmıştır. Ayrıca uyarlanan ölçeğe ilişkin güvenirlik ve yapı geçerliliği için açıklayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Kavramsal model Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile değerlendirilmiş ve araştırma hipotezleri test edilmiştir. Bu araştırma ile geliştirilen ve test edilen kav(ramsal modelle elde edilen analiz sonuçlarını değerlendirdiğimizde; sosyal ağlar aracılığıyla tüketicilerle kurulan interaktif iletişim sonucunda oluşan topluluk deneyiminin, seyahat katılımının ve topluluk kimliğinin tüketici bağlılığı üzerinde bir etkisi olduğu, bununla birlikte topluluk deneyiminin topluluk kimliği üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Sosyal medya kullanımına yönelik tutumun ve seyahat katılımının, topluluk deneyimi üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre, sosyal medyanın; faklı kültürel bakış açılarına sahip turizm tüketicilerinin davranışları üzerindeki etkisi olduğu söylenebilir.Master Thesis İnternet Reklamlarının Tüketici Satın Alma Davranışları Üzerindeki Etkisi: Atılım Üniversitesi Örneği(2014) Koçoğlu, Ceren; Üner, Mehmet MithatGünümüzde yoğun rekabet ortamında hızla gelişen teknoloji işletmeleri ve yapmış oldukları pazarlama faaliyetlerini etkilemektedir. Son yüzyılın en önemli teknolojik gelişmelerinden biri de internettir. Dolayısıyla işletmelerin üretmiş oldukları ürünleri hedef pazarlarında bulunan tüketicilere tanıtmak, ürünler hakkında bilgi vermek ya da tüketicileri ikna edebilmek için internet kanalıyla gerçekleştirmiş oldukları reklamlar pazarlama iletişimi açısından oldukça önemli bir hale gelmiştir. Tüketicilerin satın alma davranışları kültürel, sosyal, kişisel ve psikolojik faktörlere bağlı olarak şekillenmektedir. Bu faktörler tüketicilerin satın alma davranışlarında etkili olmaktadır. Dolayısıyla işletmelerin tüketicilerin etkilenmiş olduğu bu faktörleri detaylı bir şekilde incelemesi hedef pazarda bulunan tüketicilere daha uygun seçenekler sunma imkânı sağlayacaktır. Bu çalışmada internet reklamlarının tüketici satın alma davranışları üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla 25 sorudan oluşan anket ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Anketler Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi, Hukuk Fakültesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde farklı eğitim düzeylerine sahip 333 öğrenciye uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler SPSS IBM 22.0 programında analiz edilmiş olup değişkenler arasında anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler 1. Tüketici Satın Alma Davranışı 2. İnternet Reklamları 3. Tüketici Davranışları 4. İnternet Reklamlarının Etkisi 5. E-ReklamMaster Thesis İşletmelerde Başarı Ölçüm Teknikleri ve Otomotiv Sektöründeki Bir İşletmeye Balanced Scorecard (kurumsal Karne) Uygulaması(2021) Yücel, Hande; Üner, Mehmet Mithat; Üner, Mehmet Mithat; Üner, Mehmet Mithat; Business; Businessİşletmelerde yöneticiler, astlarının başarılarını (performanslarını) izlemek ve değerlendirmek zorundadırlar. Bu değerlendirmeler tamamen nesnel kritelere dayalı şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Öznel yargılara dayandırılan değerlendirmeler, personel ve yönetim arasında olumlu ilişkilerin korunmasını, geliştirilmesini engellemektedir. Performans, işletmelerin ulaşmak istediğin yere gelebilmek için gösterdiği başarı seviyesi olarak değerlendirilir. İşletmeler belirli periyotlarla çalışanlarının performanslarını ölçmek için performans ölçme yöntemlerinden faydalanırlar. Bu bağlamda geleneksel yöntemler yerine modern yöntem tercih edilmektedir. Balanced Scorecard (Kurumsal Karne) finansal veriler ile birlikte, finansal olmayan öğrenme ve gelişmeyi, firma içi süreçleri ve en önemlisi müşteri boyutları temel alan; bu boyutlarla performans bileşenini ölçüp, aralarındaki dengeyi sağlayan performans ölçüm sistemidir. Çalışma da performans, performansın özellikleri, performans değerlemenin amaçları, performansın boyutları, performans ölçümü, tarihsel gelişimi ve klasik performans ölçüm sistemlerinde kullanılan analizler ve modern performans ölçüm avantajları, özellikleri, amaçları, avantajları, boyutları hakkında açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde kullanılan yöntem mülakat yöntemi ve nitel araştırma yönetimi kullanılmıştır. Ankara ilinde bulunan otomotiv işletmesinde servis, satış ve yedek parça departmanlarından sorumlu 3 müdür, kaporta ve boya departmanından sorumlu 1 şef bulunmaktadır. Şirket ile ilgili tüm bilgilerin iletildiği genel müdür ile görüşülerek işletmenin Balanced Scorecarad (Kurumsal Karne)'ı oluşturulmuştur. Oluşturulmuş olan Balanced Scorecard (Kurumsal Karne) ile işletmenin performansı tüm boyutları ile birlikte değerlendirilebilmektedir. İşletmenin Balanced Scorecard (Kurumsal Karne)'a karşılık belirlenen kriterlere bakıldığında finansal, müşteri, öğrenme ve gelişme boyutlarında hedeflenen oranlara ulaştığını görmekteyiz. Fakat firma içi süreçler boyutunda hedeflenen oranlara ulaşılamadığını görmekteyiz. Genel anlamda bakıldığında firmanın başarılı olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar kelimeler Balanced Scorecard (Kurumsal Karne), Performans, COVİD-19Article 2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Seçimi: Recep Tayyip Erdoğan’ın Kampanya Stratejileri Üzerine Bir İnceleme(2025) Esiyok, Elif; Üner, Mehmet MithatPolitik pazarlama, siyasal seçim süreçlerinde seçmen tercihlerini şekillendirme, kamuoyu algısını yönlendirme ve seçim başarısını artırmada kritik bir rol oynamaktadır. Seçim süreçlerinde, siyasi partiler seçmen kitlesine ulaşabilmek, onların desteklerini kazanmak ve rakipleri karşısında üstünlük elde edebilmek için kapsamlı politik pazarlama stratejileri geliştirerek, uygulamaktadır. Bu çalışmada, örnek olay incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Örnek olay kapsamında, Türkiye’de gerçekleştirilen 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) uyguladığı politik pazarlama stratejileri incelenmiştir. Seçim başarısında katkı sağlayan bu stratejiler, iletişim çabaları ve rekabet üstünlüğü elde etme yaklaşımları üzerine yoğunlaşmıştır. Çalışma bulguları, AK Parti’nin rekabet üstünlüğü elde etmesine vesile olan pazarlama iletişimi çabalarının on ana başlık altında incelenebileceğini göstermiştir. Bu stratejiler; seçim tarihinin belirlenmesi, stratejik zamanlama planının oluşturulması, sosyal medyanın etkin kullanımı, veri odaklı mikro hedefleme stratejisinin kullanılması, seçmen psikolojisini etkileyen duygusal katarsis, hikâye anlatımı kullanımı, tekno-milliyetçilik vurgusu, toplumsal bütünleşmeyi sağlayan ortak kültür vurgusu, farklı etnik ve dil gruplarına ulaşabilmek adına farklı dillerde mesajların iletilmesi ve pazarlama iletişimi tekniklerinin etkin kullanılması gibi yenilikçi yaklaşımları içermektedir. Kampanya sürecinde geliştirilen stratejiler ile farklı seçmen grupları ile etkili iletişim kurulmuş ve güçlü bir seçmen sadakati pekiştirilmiştir. Çalışma bulguları, politik pazarlamanın seçim süreçlerindeki belirleyici rolünü vurgularken, modern seçim kampanyalarının nasıl şekillendiğine dair önemli bulgular sunmaktadır. Pazarlama iletişimi ve politika arasındaki etkileşimi daha iyi anlamaya yönelik katkı sağlayan bu analiz, gelecekteki seçim kampanyalarına ışık tutabilecek niteliktedir.Master Thesis Servqual Modeli ile Ankara'daki Bir Vakıf Üniversitesi'nde Hizmet Kalitesinin Değerlendirilmesi(2023) Akal, Yiğitcan; Üner, Mehmet MithatHizmet kalitesine olan artan önem, hizmet sunan işletme ve kurumların müşteri beklentilerini karşılamak için çalışmalarını artırmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, hizmet kalitesinin düzenli aralıklarla ölçülmesi gerekmektedir. Üniversiteler de hizmet işletmeleri olarak faaliyet gösterdiklerinden, öğrencilere yönelik hizmet kalitelerini geliştirme sorumluluğunu taşımaktadırlar. Bu araştırmanın amacı, bir üniversitenin hizmet kalitesini ölçmek ve iyileştirmek için öneriler sunmaktır. Araştırma, tanımlayıcı nitelikte bir yöntemle yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Ankara'da bir vakıf üniversitesinin tıp fakültesindeki 200 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır ve örnekleme yöntemi kolayda örnekleme olarak belirlenmiştir. SERVQUAL yöntemi kullanılarak beklenen ve algılanan hizmet kalitesi ölçülmüştür. Bulgulara göre, SERVQUAL ölçeği skoru -1,3220 olarak hesaplanmıştır ve SERVQUAL puanları tüm hizmet kalitesi boyutlarında (somut özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güven ve empati) negatif değerler sergilemiştir. Üniversitenin öğrencilere sunduğu hizmet kalitesinin, öğrenci beklentilerini karşılamada yetersiz olduğu ve algılanan hizmet kalitesinin beklenen hizmet kalitesinin altında olduğu söylenebilir. Ayrıca, algılanan ve beklenen hizmet kalitesinin öğrencilerin demografik özelliklerinden sadece bursluluk durumu değişkeni için anlamlılık gösterdiği gözlenmiştir. Sonuç olarak, ileriki çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Doctoral Thesis Yeşil İnsan Kaynakları Uygulamalarının Sosyal Kaytarma, İşyerinde Dışlanma ve İşten Ayrılma Niyeti Üzerindeki Etkisi(2023) Sayın, Başak; Üner, Mehmet MithatGünümüz profesyonel iş yaşamı, her geçen gün karmaşık bir yapı içine bürünen ve bu doğrultuda da iş görenlerin kendilerini diğerlerinden farklılaştıracak daha fazla vasfa sahip olmalarını gerektiren, örgütler ve örgüt içinde yer alan çalışanlar arasında evrimleşmeyi tetikleyen olguların üst seviyede olduğu bir ortamda şekillenmektedir. Buradan yola çıkarak, hizmet pazarlamasının öneminin gün geçtikçe arttığını söylemek mümkündür. Ve elbette hizmet sunumunu yapan personelin buradaki olumlu olumsuz katkısı yadsınamaz bir gerçek haline gelmiştir. Genişletilmiş pazarlama karması elemanlarının hizmet sektöründe şekillenmesi ve içine 'insan' olgusunu almasıyla birlikte, yüksek temas iş görenlerin hizmet sektöründeki varlıkları önem kazanmıştır. Bu doğrultuda insan kaynakları yönetimi içinde, genel kabul görmüş süreçlere ek olarak; çalışanların eğitimi, motive edilmesi, aidiyet duygusunun arttırılması vb. birçok başlık eklenmiştir. İşletmelerin sürdürülebilirlik anlayışı ile hizmet sunma amaçları ve müşterilerin bu yönde bir hizmet alımı beklentisine yönelik, bütün bu yaklaşımlar ile birlikte iş görenlerin hizmet sunmalarını etkileyen Yeşil İnsan Kaynakları Yönetimi süreçleri ise tez çalışmasının amacını oluşturmaktadır. Yeşil insan kaynakları yönetimi hem kurumsal düzeyde hem de eş zamanlı olarak bireysel bazda kritiktir. Bu doğrultuda, çalışmada hizmet sektöründe faaliyet gösteren yüksek temas çalışanların işyerlerindeki deneyimleri ve bu deneyimlerin çalışma saatleri haricinde de gündelik yaşamlarını nasıl etkilediğini araştırılmıştır. Literatüre 1990'lardan bu yana dahil olan; yeşil insan kaynakları yönetimi, yeşil iş bağlılığı, çevre yanlısı davranış gibi konularda bu tez çalışması ile katkı sunulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmada yapılan anket uygulaması ile çalışma alanı olarak seçilen, restoran sektöründeki yüksek temas çalışanların süreçteki davranış ve tutumları incelenmiş olup; çalışmanın alt başlığında ise yeşil iş bağlılığının çalışanlar üzerindeki etkileri incelenmiştir. İncelemeler sonrasında ise hipotezlerin anlamlı ilişkiler taşıdığı sonucuna varılmıştır.Doctoral Thesis Çoğunluk doğrudan yatırım kararlarının performans üzerine etkisi: OECD konaklama endüstrisi örneği(2021) Erdal, Fehmi Buğra; Test, Test; Üner, Mehmet MithatBu çalışma doğrudan yabancı yatırım teorilerinden biri olan Eklektik Paradigma'yı (OLI Modeli) açıklamakta ve paradigmanın unsurlarından bir tanesi olan sahiplik üstünlüğünün, OECD'de bulunan oteller ve benzeri konaklama faaliyeti gösteren (NACE=5510) işletmelerin performansına etkisini ölçmektedir. Çalışmada, OECD ülkelerinde bulunan otel ve benzeri 105 konaklama işletmelerinin verileri ile kurulan model, panel veri yöntemi ile incelenmiştir. Model ilk olarak OECD ülkesinde faaliyet gösteren 73 şirketin 10 yıllık verisi (2010-2019) ile incelenmiş ardından modele Türkiye eklenerek 4 yıllık (2015-2018) veri ile tekrar incelenmiş ve sonuçlar ayrı ayrı açıklanmıştır. Çalışmanın sonucunda ilk olarak, OECD ülkelerinde faaliyet gösteren otel ve benzeri konaklama yerlerinde sahiplik avantajının işletme performansı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Analiz sonuçları bu işletmeler için her iki modelde de işletme büyüklüğünün performansa etkisi olmadığını ortaya koyarken, maddi olmayan duran varlıkların performansa etkisini ortaya koymuştur. Birinci modelde çalışan başına ciro performans ilişkisi anlamsız çıkarken bu değişken ikinci modelde anlamlı çıkmıştır. Yine bu işletmeler için birinci modelde uluslararası ortaklık payının %10 - %50 arasında işletme performansına etki ettiği görülmüştür. Kurulan ikinci modelde bu değişken veri kısıtlılığından dolayı anlamsız çıkmıştır ve modelden dışlanmıştır. Araştırmanın sonuçları kurulan modelin daha da genişletilebileceğine dair kanıtlar sunmaktadır. Veri kısıtlılığı buradaki temel sorun olmaktadır. Kurulan model sahiplik avantajını ölçmek ile beraber Eklektik Paradigma'nın diğer unsurları hakkında bilgi vermemektedir. İlerleyen çalışmalarda model, bu yönde yeniden oluşturularak literatüre katkı vermesi beklenebilir.Article Türkiye’de Yükseköğrenim Başvuru Oranının Belirleyicileri(2025) Üner, Mehmet Mithat; Çamalan, Özge; Karatepe, TunaAmaç - Bu araştırma, Türkiye'de 2006-2024 döneminde yükseköğretim kurumlarına başvuru oranlarını etkileyen makro ekonomik faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Son yıllarda Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) başvuru sayılarında yaşanan belirgin düşüş, yükseköğretime olan talebin belirleyicilerinin analizini gerekli kılmaktadır. Çalışma, medya tarafından sıklıkla gündeme getirilen yoksulluk, üniversite mezunları arasındaki işsizlik ve maaş farkları gibi makro ekonomik değişkenlerin yükseköğretim talebi üzerindeki etkisini ampirik olarak ortaya koyarak alandaki boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Yöntem- Araştırmada 2006-2024 dönemi yıllık zaman serisi verileri kullanılarak çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Bağımlı değişken olarak yükseköğretim kurumlarına başvuru oranı (YKS başvuru sayısının 15-24 yaş grubu nüfusa oranı), bağımsız değişkenler olarak ise yoksulluk oranı, yükseköğretim mezunu işsizlik oranı (15-24 yaş grubu) ve eğitimin ekonomik getiri oranı (9/1 dereceli memur maaşının net asgari ücrete oranı) kullanılmıştır. Veriler ÖSYM raporları, TÜİK istatistikleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kaynaklarından elde edilmiştir. Bulgular - Regresyon analizi sonuçları, her üç makro ekonomik değişkenin de yükseköğretim başvuru oranları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Yoksulluk oranı en güçlü belirleyici faktör olarak öne çıkmış (β=-2.524, p<0.001), yoksullukta 1 puanlık artışın başvuru oranını 2,5 puan azalttığı tespit edilmiştir. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı da başvuruları olumsuz etkilemekte (β=-0.481, p=0.020), \"diplomalı işsizlik\" olgusunun caydırıcı etkisini göstermektedir. Eğitimin ekonomik getiri oranı ise sınırlı da olsa pozitif etki göstermektedir (β=0.202, p=0.036). Model, yükseköğretim talebindeki toplam değişkenliğin %77,7'sini açıklamaktadır. Tartışma- Araştırma bulguları, yoksulluk oranının yükseköğretim başvuruları üzerinde en güçlü belirleyici etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı da başvuruları negatif yönde etkilemektedir. Maaş oranının pozitif ancak sınırlı etkisi bulunmaktadır. Model, Türkiye'de yükseköğretim talebinin makro ekonomik değişkenlerle açıklanabildiğini ortaya koymaktadır.Master Thesis Turizm Açısından Sürdürülebilirlik Yaklaşımı ve Sürdürülebilir Turizm-çevre İlişkisinin İncelenmesi: Cunda (alibey) Adası Örneği(2021) Arslan, Mehtap; Üner, Mehmet Mithatİşletmelerin kuruluş itibarı ile iki önemli amaçları vardır. Varlıklarını sürekli kılabilmek ve kar elde edebilmektir. Bu iki önemli amacın uzun vadede sağlanabilmesi sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkarmıştır. Dolayısı ile üretimin devamlılığının sağlanabilmesi için insan ve çevre odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir. Başka bir şekilde ifade edersek sürdürülebilirlik, günümüz insanlarının ihtiyaçlarını, doğal kaynakların tükenmesine ve çevreye zarar vermeden karşılayabilmesidir. Sürdürülebilirlik kavramının gün geçtikçe öneminin artması tüm işletmeler için artan rekabet ortamında başarının devamlılığı için fırsat görülmektedir. Başlıca konuları çevresel, ekonomik, sosyal ve kültürel sürdürülebilirlik olan bu yaklaşım, işletmeler için maliyetleri azaltıcı bir rol oynamasının yanında , geleceğe yönelik stratejik kararlar alınmasında kolaylık sağlar. Dünya ekonomisinde önemli bir yere sahip olan turizm sektörü için de sürdürülebilirlik prensiplerinin uygulanmaya başlaması, turizmin çevreye verdiği olumsuz etkilerin azaltılmasına, yerel halkın sosyal ve kültürel değerlerinin korunmasınıa, o ülkede ki turizmin tüm paydaşlarının ekonomik olarak kalkınmasına yardımcı olur. Dünya turizmi için önemli bir lokasyon olan Akdeniz bölgesinde yer alan Türkiye'nin, turizmdeki payını arttırmak ve küresel rekabete katılmak için sürdürülebilirlik yaklaşımının uygulanması önem teşkil etmektedir.Article Ekolojik Çıkarım Yöntemi: 2024 Yılı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi Oy Geçiş Analizi(2024) Hasdemir, Esra; Çamalan, Özge; Üner, Mehmet MithatEkolojik çıkarım yöntemi, bireysel verilere erişimin mümkün olmadığı ya da çok zor olduğu durumlarda, toplulaştırılmış düzeydeki verilerden hareketle bireysel düzeydeki verilere yönelik tahminler yapılmasını sağlayan bir yaklaşımdır. Buradan hareketle, çalışma kapsamında, 2024 yılında yapılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ait oy geçişleri Rosen, Jiang, King ve Tanner (2001) tarafından geliştirilen ekolojik çıkarım yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Söz konusu oy geçişleri, 8×8 boyutunda kontenjans tablosu temelinde yapılan analiz sonucunda hem seçmen sayısı hem de geçiş olasılık matrisi bazında tahmin edilmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen tahminler, Sankey diyagramı çizilerek görselleştirilmiştir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi temelinde yapılan analiz sonuçlarına göre, 2019 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) için oy kullanan seçmenin %54’ünün 2024 seçiminde de AK Parti’ye oy verdiği, 2019 yılı seçiminde AK Parti’ye oy verenlerin yaklaşık %20’sinin 2024 seçiminde oy kullanmadığı, %16,6’sının ise Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ ne oy verdiği tahmin edilmiştir. Aynı analiz sonuçlarına göre, 2019 seçimlerinde CHP yönünde oy kullanan seçmenin %82,7’sinin yeniden CHP’ye oy verdiği, %10,5’inin oy kullanmadığı, %2,1’inin AK Parti’ye oy verdiği belirlenmiştir. Analizin bir diğer bulgusu ise, 2019 seçiminde oy kullanmayan seçmenin %58,8’inin 2024 yerel seçiminde de oy kullanmamayı tercih ettiği, 2019 yılı seçiminde oy kullanmayan seçmenlerin geriye kalan kısmının %23,5’inin CHP’ye, %1,9’unun AK Parti’ye, %7,8’inin diğer partilere, %2,3’ünün Yeniden Refah Partisi (YRP)’ne, %1,1’i ise İYİ Parti’ye oy verdiği şeklindedir.

