57 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 57
Master Thesis Tanzimat'tan Günümüze Eğitimde Alanında Yapılan Reformlar(2015) Elçi, Aybala Erdoğan; Ülker, Halil İbrahimBu çalışmada, Osmanlı'dan günümüze eğitim sistemi ve bu eğitim sistemi üzerinde yapılan reformların neler olduğu, eğitime katkıları, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan Tanzimat'ın yeniliklerine kadar olan dönem, Eğitimde modernleşme çabaları, Tanzimat dönemi, Mutlakıyet dönemi, İkinci Meşrutiyet dönemi, Kurtuluş Savaşı dönemi, Türkiye Cumhuriyeti dönemi ve en son Eğitim şuraları başlıkları altında incelenmiştir. İnsanların bilginin değerini anladığı ve temel bilgilerinin yapıtaşlarını kurduğu eğitim, bilgiye erişmede en önemli araçtır. İnsanlık tarihi boyunca toplumların, varlıklarını devam ettirebilmeleri sosyal yaşantılarını sağlayabilmeleri eğitim doğrultusunda olmuştur. Eğitim toplumu iyi yerlere taşıyacağı gibi, bazen de geri kalmasında etkendir. Toplumda yaşanan en ufak bir sorunda hemen eğitim düzeyi irdelenerek, sebep genellikle eğitime bağlanmıştır. Osmanlı döneminin genelinde, belli düzeydeki öğrencilerin devlet erkanında görev almak için yetiştirilirken, diğer kesiminin daha düşük nitelikteki Sıbyan Okulları, medreselerde eğitim görmesi, daha eğitimin ilk kademesinde sınıf ayrımcılığını doğurmuştur. Eğitimin ilk basamağı olan ilkokullarda, eğitime yeteri kadar önemin verilmemesi kuruluş amacı Kuran okutmak, namaz kıldırmak gibi dini konular olan okullardan anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilerleyen dönemlerde Batı hayranlığı sebebiyle eğitimde reformlar yapılıp yurt dışına öğrenciler gönderilerek gelişmeler takip edilmek istense de ulaşılmak istenen batı standartlarında bir eğitim modeli yaratılamamıştır. Batılı eğitim ile geleneksel eğitim görenler arasındaki uçurum büyümüş, köklü çözümlerden ziyade o dönemi kurtaracak önlemler alınmıştır. Osmanlının son dönemlerinde ders programları modern konuları içine alacak şekilde yeniden düzenlenmiş, Türkçe öğretime ağırlık verilmiş, fakir öğrencilere burs verilerek eğitimde fırsat eşitliği sağlanılmaya çalışılsa da ülkenin buhranlı dönemi ve sonrasındaki kurtuluş mücadelesi önceliği vatan savunmasına geçirmiştir. Cumhuriyet dönemi ile birlikte milli bilincin, beraberliğin oluşmasında asıl etkenin eğitim olduğu vurgulanarak bu doğrultuda birçok reformlara imza atılmıştır. Eğitimde reform yapmak, geçmişten günümüze devletleri felakete sürükleyen sebepleri, kötü gidişatı ortadan kaldırmak için bir yol niteliği taşımaktadır. Tanzimat döneminde hasta adamı tedavi etmenin yolunun eğitimden geçmesi, Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra reform isteklerinin ağır basması, Mutlakiyet ve İstibdat idaresinden bunalan ülkeye yeni bir çehre kazandırma arzusu gibi sebepler eğitimin bir araç olarak görülmesini destekler niteliktedir. Cumhuriyet dönemi sonrasında ise her hükümetin kendi döneminde eğitim sisteminde değişikler yapmış ya da yenilikleri parti propagandası olarak görmüştür. Tüm bunlardan dolayı, hak ettiği önemi göremeyen eğitimde yeteri kadar ilerleme sağlanamamıştır.Master Thesis Çalışanların Performanslarını Arttırmada Bir Araç Olarak Motivasyon ve Motivasyon Teknikleri(2008) Keskin, Burcu; Ülker, Halil İbrahimBu çalışma kapsamında ?Çalışanların Performansını Arttırmada Bir Araç Olarak Motivasyon ve Motivasyon Teknikleri? detaylı bir şekilde incelenmiş ve yüksek lisans tezi olarak rapor haline getirilmiştir.Motivasyon insan ilişkilerine yön veren en önemli olgulardan biridir. Hangi türde olursa olsun bütün işletmelerin kurum ve kuruluşların ortak hedefi insanların çabalarını amacı gerçekleştirmeye doğru yoğunlaştırmaktır. İş ne olursa olsun sonuçta istenen şey söz konusu işin yapılabilmesi ise insanın istekli olmasını, işi benimsemesini gerektirir. İşte bu isteği sağlayan bireyin motivasyon düzeyidir.Bu araştırmanın amacı, Ankara ilinde Ağaç İşleri Sektörü'nde çalışanların motivasyonunu artıran faktörlerin neler olduğunu belirlemek ve demografik özelliklere göre faklılık gösterip göstermediğini saptamaktır. Böylece yöneticilere yardımcı olmaktır.Yapılan araştırmada öncelikle literatür taraması yapılarak, çalışanların performansını arttırmada yöneticilerin motivasyon araçlarını kullanmalarının çalışanlar üzerindeki etkisi konusunda, çalışanların düşüncelerini saptamak için anket soruları hazırlanmıştır. Derlenen bilgiler doğrultusunda hazırlanan anket formu, seçilen örneklemde anketörler vasıtasıyla uygulanmıştır. Ankara ilinde ağaç işleri sektöründe faaliyet gösteren orta ölçekli firmalarda çalışan 132 kişi anketleri tam olarak doldurmuştur. Bu cevaplarla veri tabanı oluşturulmuştur. Elde edilen bilgileri çözümlemede ki-kare testi yönteminden faydalanılmıştır.Bu istatistikî çalışmalar sonucu ortaya çıkan verilerle araştırmanın sonuçlarına ulaşılmış ve sonuç olarak ekonomik, psiko-sosyal, örgütsel ve yönetsel araçların motivasyonu arttırdığı görülmüştür. Her üç faktör grubunda da yönetici ve yönetilenler arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Yönetilenlerin motivasyon araçlarının uygulanması konusundaki beklentilerinin yöneticilere göre daha fazla olduğu belirlenmiştir.Article SORUNLAR VE DOĞRU TEŞHİSLER(Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Ülker, Halil İbrahimHerbert Spencer (1820-1903), uzviyetçi teori olarak anılan sosyolojik analizinde; toplumları biyolojik/canlı yapılara benzeterek açıklamıştı. Toplumdaki bireylerin kurumların- ve toplumun kendisinin, canlı vücuttaki karşılığı hücre-doku ve gövde benzetmesini yapmıştı. Ayrıca toplumların çevreyle ilişkisini, uyumunu, dengesini, yaşama ve ölümünü de; canlılarınkine benzetmişti. Toplumların, basitten karmaşığa doğru bir gelişim çizgisi izlediklerinin sonraları Von Bertalanffy (1971) canlılarda, Katz ve Kahn (1978) örgütlerde ‟Açık Sistem Teorisiyle” benzeri şekilde açıklamışlardı. Sistemin çevreyle ve alt sistemleriyle karşılıklı etkileşimlerini anlattılar uzun uzun. Kısaca toplumda herşey birbiriyle ilişkiliydi. Bir tek sorun için tüm toplum irdelenmeliydi.Master Thesis Küreselleşmenin Siyasi Sonuçları ve Türkiye'ye Yansımaları(2014) Nişikli, Elif; Ülker, Halil İbrahimKüreselleşmenin dünya üzerindeki etkileri birçok araştırmaya konu olmuştur. Son yıllarda, küreselleşen ekonomi dünyada önemli değişikliklere neden olmaktadır. Dünya bugün bilgi çağını yaşamakta olup, tüm ekonomik faaliyetleri birbirini etkilemektedir. Bir ülkede meydana gelen ekonomik kriz tüm dünyaya yayılabilmektedir. Dünya, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan yeni aktörler tarafından yönetilmeye başlamıştır. Günümüzde dünya yeni bir dünya düzeni arayışındadır. Son yüzyılda meydana gelen çeşitli entegrasyon hareketleri ise küreselleşme sürecine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin Türkiye'ye olan etkilerini belirleyerek incelemektir. Geçmişten günümüze küreselleşme kavramı incelenerek yorumlanmış, Türkiye'ye etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme – Siyaset – TürkiyeMaster Thesis Organik Tarımın Türkiye Turizm Ekonomisinde Olası Payı(2012) Rende, Süheyla; Ülker, Halil İbrahimDünya nüfusundaki hızlı artış ve sanayileşmede yaşanan gelişmeler insan sağlığı ve çevre ile ilgili pek çok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunların başında, tarımda üretim artışı gerçekleştirmek amacıyla yoğun olarak kimyasal girdi kullanılması gelmektedir. Organik tarım insana ve çevreye dost, kimyasal girdilerin kullanılmadığı bir tarımsal üretim şeklidir. Çevre dostu üretim sistemleri arasında gösterilen organik tarımın yaygınlaştırılması insan sağlığı ve çevre ile ilgili sorunların azalmasına yardımcı olacaktır. Bu üretim sisteminde, göz önünde bulundurulan unsur, üretimde miktar artışı değil, ürünün kalitesinin artırılmasıdır.Bu çalışmada; dünyaya hızla yayılan organik tarımın, turizm sektörüne adapte edilmesiyle ortaya çıkan küçük ölçekli bir turizm türü olan ekolojik tarım turizminin ülkemize ekonomik katkı sağlayıp sağlayamayacağı araştırılmıştır. Bu amaçla, ekolojik tarım çiftliklerinin bağlı oldukları merkeze bildirdikleri raporlar, ekolojik pazarlar görüşme ve doküman analizi ile incelenmiş, ayrıca eğitim kurumları ve hizmet sektöründen ilgililerin görüşleri alınmıştır.Araştırmanın bulguları; TA-TU-TA, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından Tarım ? Turizm ? Takas başlığı altında yürütülen ekolojik çiftlik ziyaretleri programının kısa adıdır. Programın amacı, Türkiye'de kimyasal katkı maddeleri kullanılmadan organik tarım yöntemleri ile sağlıklı üretim yapılan çiftliklerin tanıtımını ve yaygınlaştırılmasını sağlamaktır. TA-TU-TA'ya bağlı 70 adet çiftlik bulunmaktadır.Master Thesis Kadınların Siyasi Kariyerlerinde Cam Tavan Etkisi(2013) Gönül, Ayşe Füsun; Ülker, Halil İbrahimKadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engelinin etkisini araştıran çalışma, ülkemizde kadınların siyasal katılımlarının yetersiz olması gerçeği ve sorunundan yola çıkılarak başlamıştır. Ülkemizdeki kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engeli konusunda bugüne kadar bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, araştırma sonucunda bilimsel bir katkı sunmanın yanı sıra, siyasi partilerdeki emektar kadınlara teşvik edici bir kaynak oluşturmak da amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni olarak, Türkiye Büyük Millet Meclsi?nde grup kuran 4 siyasi partinin Ankara?da yaşayan kadın üyeleri belirlenmiştir. Örneklem olarak ise Ankara?da Genel Merkez?de ve ilçe-il teşkilatlarında üye olan kadın siyasetçiler seçilmiş ve 119 kadına anket uygulanmıştır. Ayrıca karar mekanizmalarına yükselmeyi başarmış ( cam tavan engelini kırabilmiş ) 13 kadın siyasetçi ile yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Mülakat ve anketler, bağımlı değişken olarak belirlenen parlamenter sistemdeki hedeflere göre yapılmıştır. Cam tavanın varlığı ve seviyesi parlamenter sistemde aranmıştır . Ankette , yerel yönetimlere ilişkin de bir soru sorulmuştur ve kadınların önemli bir kısmının yerel yönetimlerde aktif olmaya hevesli olmadıkları gerçeğiyle karşılaşılmıştır. Bu sonucun kadın dostu belediyeler oluşturmak adına kaygı verici olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Daha önce incelenmiş olan iş hayatında cam tavan etkisinin kategorilerinden beslenilerek, erkeklerin kadınlar için oluşturdukları engeller, kadınların kadınlar için oluşturdukları engeller ve kadınların kendileri için oluşturdukları engeller kategorileri araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın, alt amaçları da anketin sorularını oluşturmuştur. Anket cevapları ki-kare (chi-square) testiyle değerlendirmeye alınmıştır. Anket ve mülakatlar sonucunda beklenmedik sonuçlarla da karşılaşılmıştır. Kadın siyasetçiler, kendilerine rol model olarak erkek siyasetçileri seçmişlerdir. Ülkemizde siyasal sistemin, rol model olabilecek kadın siyasetçiler yetiştirmek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İş yaşamının aksine siyasette erkeklerin, kadınların yükselmeleri için bir sorun teşkil etmediği ve erkeklerle sorun yaşamanın, cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde iş yaşamında, kadının kadına engel yaratması kategorisi de siyasette geçerli olmamış, kadınların kadınlarla sorun yaşaması durumu siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmamıştır. Ancak kadınların kendi kendilerine engel oluşturmaları gerçeği , iş yaşamının yanı sıra siyasette de yer bulmuş ve kadının kendi kendine koyduğu sınırlar , siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmuştur.Siyasette cam tavan engelinin kategorilerine dahil edilebilecek yeni bulgular : i) Eğitim yetersizliği ii) Kariyer yapmamak iii) Çocuk sahibi olmak iv) STK deneyimi yaşamamak v) Cam tavan engelinin farkında olmamak olarak ortaya çıkmıştır. Kadınlar siyasette yükselirken, söz konusu kategoriler yüzünden kendilerine bariyer koymaktadırlar. Parlamenter sisteme yönelik hedeflerde ise kritik eşik milletvekilliği olarak belirlenmiştir. Mülakat yapılan karar mekanzimasına yükselebilmiş kadınların ise mevcut pozisyonlarının üstünde bir pozisyonu talep ettiklerini söylemek konusunda çekince yaşadıkları, parti büyüklerinin oklarına hedef olma çekincesi yaşadıkları gözlenmiştir. Milletvekilliğine kadar olan siyasi pozisyonları, 119 kadın içinde toplam 80 kadın seçmiştir, en çok işaretlenen pozisyon, 30 kadın tarafından hedeflenen milletvekilliğidir, milletvekilliğinden sonraki pozisyonları ise 119 kadın içinde 9 kadın hedeflemiştir. Sonuç olarak Türkiye- Ankara evreninden seçilen 119 kadın siyasetçiden oluşturulan örnekleme göre siyasette cam tavan için kritik eşik milletvekilliğidir. Milletvekilliği ve sonrasındaki pozisyonlar kadınlar için cam tavan sahasını oluşturmaktadır Anahtar Sözcükler : 1. Siyasette Cam Tavan 2. Kadın siyasetçi 3. Rol modelMaster Thesis Kamuda Seferberlik ve Savaş Hali Hazırlıkları (türk Silahlı Kuvvetleri Personel Seferberlik Sistemi ve Erbaş ve Er Seferberolma Faaliyetleri)(2010) Gödren, Müjdad; Ülker, Halil İbrahimSeferberlik, devletin tüm güç ve kaynaklarının; savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması ve kullanılmasına ilişkin faaliyetlerin uygulandığı ve kanunlarla vatandaşların hak ve özgürlüklerine geçici olarak bir takım sınırlamalar getirildiği durumdur. Seferberlik faaliyetleri sadece silahlı kuvvetleri ilgilendirmemekte, devletin sivil kurumları ile tüm halkı yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle seferberlik sisteminin amaçladığı hedeflere ulaşabilmesi, konu hakkında, halkın bilinçlenmesine ve tüm yönetim örgütünün üzerine düşen görevleri tam olarak yerine getirmesine bağlıdır.Bu çalışma; Kamuda Seferberlik ve Savaş Hali Hazırlıklarının (TSK Personel Seferberlik Sistemi ve Erbaş Er Seferber Olma Faaliyetleri) incelenmesini, konuyla ilgili mevzuatın ortaya konarak vatandaşların seferberlik ve savaş haline ilişkin mevzuat, uygulama ve teorik alanlardaki bilgi düzeylerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır.İlk bölümde seferberliğin tarihsel sürecinden örnekler ve seferberlik hakkındaki genel bilgiler ile tezin kapsamı, önemi, amacı, yöntemi ve soruları yer almaktadır. İkinci bölümde idare hukukundaki olağanüstü yönetim usulleri incelenmiş ve seferberliğin bu açıdan değerlendirmesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde kamuda seferberlik ve savaş hali hazırlıkları açıklanmaya çalışılmış ve bu kapsamda ilgili kurumların görev ve sorumlulukları anlatılmıştır. Dördüncü bölümde Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Seferberlik Sistemi açıklanmış ve Asteğmen, Çavuş, Onbaşı ve Er rütbesindeki personelin seferberlik hazırlıkları incelenmiştir. Beşinci bölümde terhis olarak yedek statüsüne geçmiş personelde seferberlik konusundaki bilgi düzeyinin tespit edilmesi maksadıyla yapılan anket çalışmasının bulgularına yer verilmiş ve son olarak altıncı bölümde bu anket sonucunda ortaya çıkan analizler ile tezin teorik kısmındaki bilgiler birleştirilerek değerlendirme ve önerilerde bulunulmuştur.Araştırma kapsamında seferberlik konusundaki bilgi düzeyinin tespit edilmesi maksadıyla 10 sorudan oluşan ankete verilen cevapların değerlendirilmesi sonucunda, bu konudaki bilgi düzeyinin düşük seviyede olduğu saptanmıştır.Bu da ülkemizde konuyla ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından kamuoyuna yeterli bilgilendirme yapılmadığı gerçeğini ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler:Seferberlik,Olağanüstü Yönetim Usulleri,TSK Personel Seferberlik Sistemi.Master Thesis Türkiye'de Sol Hareketlerin Evrimi ve Başarısızlık Nedenleri(2020) Yılmaz, Mertcan; Ülker, Halil İbrahimTürkiye'de çok partili hayata geçildiği ilk günden bu yana yüzlerce parti açıldı, yüzlerce parti kapandı. Elde edilen bilgiler sonucunda, sağ partilerin hegemonyası, çok partili yaşamın ilk gününden bu yana mutlak üstünlük ile devam etmiştir. Osmanlı'nın 600 yıllık mutlak hakimiyeti sırasında, tek kişilik otoritenin ağırlığı her zaman halkın arkasındaydı, ancak bu mutlak kural halkın tüm kesimleri tarafından kabul edilmedi. Osmanlı dönemindeki ayaklanmalara ve bakarsak, ekonomik, dini ve siyasi nedenlerin varlığını görürüz. Böylece, bu algının yok edildiği döneme ayak uydurmuş bir Türkiye Cumhuriyetinde, sol görüşe karşı baskı, çok partili yaşamın başlamasından bu yana her hükümetin kullandığı bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Anadolu'da 2. Meşrutiyet döneminden itibaren ' ilk sol hareketler görülmeye başlanmış, Geç Osmanlı, Milli Mücadele, Tek Parti dönemi ve çok partili dönem olarak devam etmiştir. Arkasındaki entelektüel yapısıyla hafife alınmayacak bir tarihe sahip olan bu ideoloji, 1977 Ecevit hükümeti dışında Türkiye'deki ciddi başarılar ve mutlak bir hakimiyet kazanamamıştır. Türkiye'de sol hareketlerin evrimi ve iktidar olamamasının altındaki başarısızlık nedenleri tek bir nedenle açıklanamayacak kadar geniş bir perspektif çizmektedir. Merkez-çevre teorisi, Din algısı, Türk toplum yapısı, ekonomik faktörler, solun kendi içindeki sıkıntılar olmak üzere bir çok bağlamıyla oluşturulan bu tezte, birçok soruya cevap aramıştır. Araştırmalar sonucunda, sol ideolojinin tarihsel bağlamında hangi fikirlerin var olduğu, nasıl geliştiği ve ülkemize nasıl yansıdığı konusunda birçok gözlem yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana solun her zaman, ''iktidarı tehdit eden, her dönemde baskı altında tutulan ve genel olarak sorunlarını açıklayamayan bir ideoloji olarak görülmesidir.'' Ayrıca Sovyetler ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık Türkiye'de solun gelişimini mutlak ölçüde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Sol İdeoloji, Sosyalist İdeoloji, Türkiye'de sol, Sol İdeoloji ve TürkiyeMaster Thesis Koronavirüs Sürecinde Bireylerin Yönetenlere Olan Güven Tutumlarının İncelenmesi(2021) Şahin, Musa; Ülker, Halil İbrahimVatandaşların algılarında devlet düzeyinin ölçümü yapılırken, can ve mal güvenliğinin korunması önemli esaslar arasında yer almaktadır. Vatandaşların devlete karşı tutumlarının belirlenmesinde ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik göstergelerinin tutarlı olması önemli rol oynarken, devleti oluşturan bireylerin devlete ilişkin psikolojik algıları da son derece önemlidir. Bir başka deyişle bir devletin başta vatandaşın can ve mal güvenliği olmak üzere sosyal, siyasal ve iktisadi haklarını ne ölçüde koruyup kolladığı ve halkın inancı ile tutarlı davranış gösterip göstermediği olguları vatandaşın algısı açısından devlet düzeyinin ölçümünde etkin bir rol oynar. Bu bağlamda ele alınacak olursa devletin niteliği ile ilgili kritik boyut 'güven' hissidir. Meşruiyet halkın devlete karşı davranışlarının ölçümüdür.Yani devletin haklı olduğuna dair inancı içermektedir. Ancak bu ölçümü etkileyen bazı faktörler bulunmaktadır; bunlar güven duyma ya da duymama, memnuniyet veya memnun olmama tutumlarından ziyade psikolojik ve sosyolojik açıdan da ele alınmalıdır. (Gür, N. (2017). Güven, bürokrasi ve refah devleti). Çünkü her birey ayrı ve özel olarak düşünülürse hepsinin içsel motivasyonu etik ve ahlaki değerleri kendi içinde ayrışıp şekillenmektedir. Bazı bireyler olumsuz olaylar karşısında güvenlerini sürdürebilirken bazıları ise bu güveni yeniden inşa etmekte zorlanabilmektedir. Bu nedenle bunun altında yatan psikolojik nedenler ve güven tutumları ele alınmalıdır.Article Y Kuşağı Da Neyin Nesi?(Bilim ve Teknoloji, 2013) Ülker, Halil İbrahimFukuyama 20. yüzyılın sonunda, tarihin bittiğini ilan edince, tüm kavram, kurum ve kurallar yeniden gözden geçirildi. Artık bir post dünya yaşanıyordu. Post-modernizim, post fordizm, post-sosyalizm, post-liberalizm, post-sanayileşme, post-vd. bu akımlar, yaşamın farklı cephelerinin değiştiğini artık insanla doğanın yeni hesaplaşmalar içine girdiğini anlatmaya çalışıyorlardı. Bir gerçek vardı o da tarihin hızlanmasıydı. İletişim teknolojisi, ulaşım tarzı, devlet yönetimi, tüketim kalıpları, meslekler herşey değişiyordu. Küreselleşme taraftarları, hep olacak iyi şeylerden bahsettiler. Gerçekten Alvin Toffler’in işaret ettiği gibi insanlık, feodaliteden sonra sanayileşme aşamasını da tamamlıyor ve enformasyon çağına geçiyordu. Ekonominin, teknolojinin, ulaşımın değiştiği doğruydu. Ama kimse bu değişiklikler karşısında Ademoğlu’nun ne olduğunu konuşmuyordu.

