Search Results

Now showing 1 - 10 of 23
  • Master Thesis
    Instagram Pazarlamada Etkileyicilerin (ınfluencers) ve Ünlülerin Tüketici Davranışlarına Etkileri
    (2019) Mahmoudian, Amir Behrad; Özgen, Pelin
    Instagram, kullanıcıların fotoğraflarını, videolarını veya düşüncelerini belirli bazı başlıklar veya fotoğraflar ile paylaşmalarını sağlayan ve son yıllarda en fazla kullanılan çevrimiçi uygulamalardan biridir. Ulaştığı hedef kitle açısından bakıldığında Instagram uygulaması, şirketler ve markalar açısından müşterilerle yakın ilişki kurmaları için uygun bir platform olarak görülmektedir Statista raporlama şirketinin Instagram'la ilgili olan bir raporuna göre, Türkiye, Ekim 2018 itibariyle, 38 milyon aktif Instagram kullanıcısıyla kullanıcı sayısına göre dünya sıralamasında beşinci sırada yer almaktadır. Bu veri sosyal medyanın ve özellikle Instagram'ın Türkiye'deki yaygın kullanımını göstermektedir. Kulaktan kulağa reklamın yaratılması, tüketicilerin birbirleriyle etkileşimi ve internetin kolaylaştırdığı iletişim kanallarının geliştirilmesi, pazarlamacılar için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Bu yeni fırsatlardan biri, etkileyici (influencer) pazarlama yöntemidir. Bu yöntem, şirketler adına, geleneksel reklam yöntemlerine kıyasla daha etkili ve ucuz bir yol olup etkileyiciler için (influencer), reklam karşılığında para kazanabilmeleri dolayısıyla finansal açıdan da bir avantaj yaratabilmektedir. Benzer şekilde, geleneksel reklamcılık yöntemlerinin güvenilir olarak görülmemeye başlanması, pazarlamacıların alternatif bir reklamcılık yöntemi olarak ürün yerleştirme uygulamalarına yönelmelerine ve özellikle de dijital pazarlama uygulamalarına yönelmelerine neden olmuştur. Bu çalışmada, Instagram'daki iki blogcu türü (etkileyici ve ünlü) karşılaştırarak, doğrudan ürün tanıtımı ve basit ürün yerleştirme olarak adlandırılan iki tür ürün yerleştirme yöntemi arasındaki fark incelenmeye çalışılmış, ayrıca blogcunun güvenilirliğin, tüketicilerin reklamlara karşı tutumları, ürüne karşı tutumları ve satın alma niyetleri üzerindeki etkileri incelemiştir. Online anket yöntemi ile toplam 442 kişiden veri toplanmıştır. Analizler sonucunda, bir ürünün tanıtımında, etkileyicilerin (influencer) paylaşımında yapılan reklamın, ünlülerin paylaşımından daha etkili olduğunu görülmüş olup, paylaşım türünün tüketicilerin davranışları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Instagram, Etkileyici (influencer) Pazarlama, Ürün Yerleştirme, Reklam, Tüketici Davranışı
  • Master Thesis
    Müşteri İlişkileri Yönetiminin ve Satış Gücü Niteliklerinin Firma Marka İmajına Etkisi – Ankara İlinde İlaç Sektöründe Bir Uygulama
    (2014) Sakınç, Özgür; Özgen, Pelin
    Bu çalışma ile rekabet koşullarının arttığı günümüz iş hayatında, müşteri ilişkileri değişkenlerinin, çalışan personelin sık değişiyor olmasının ve firmanın satış gücünün sahip olduğu niteliklerinin, firma marka imajı üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlaç sektöründeki satış başarı sıralamasında ilk dörtte olan firmaların hayata geçirdikleri müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarının, satış temsilcilerinin sahip oldukları niteliklerinin ve devamlılığının firmaların imajına etkisinin incelendiği çalışmada, Ankara ilinde görev yapan doktorlara yüz yüze anket yöntemi kullanılarak firmalar ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 15.0 ile temel analizler, çoklu doğrusal regresyon ve korelasyon analizleri, Anova ve T testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, müşteri ilişkileri yönetimi başarısının ve satış gücünün sahip olduğu niteliklerin firma marka imajında etkili olduğu ve firma imajı yüksek olan firmaların da satış başarısının diğerlerine göre daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Aynı zamanda firmalarda uygulanan müşteri ilişkileri yönetiminin başarısının satış gücü niteliğine göre daha önemli ve daha etkili olduğu da araştırma ile ulaşılan sonuçlardandır. Anahtar Sözcükler 1. Müşteri ilişkileri yönetimi 2. Kişisel satış 3. Satış gücü 4. Marka 5. Firma marka imaj
  • Article
    Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Kabulu ve Kullanımı: Ankara’daki Sağlık Yöneticileri Örneği
    (2017) Demircan, Fatih; Özgen, Pelin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrar ulaşma zor bir hal alırken, sağlık bilgi sistemleri sayesinde hem bu işlemler hızlı ve güvenilir şekilde yapılabilmekte, hem de hastane yöneticilerinin karar verme süreçlerinde ihityaç duydukları bilgiler derlenebilmektedir. Sağlık hizmeti talebinin hızla artması ile birlikte, tıbbi verilerin kaydedilmesi ve depolanması için artan kapasite ihtiyacı yanı sıra, depolanmış verilerin taşınması ve işlenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, sağlık bilgi sistemlerine karşı hastane yöneticilerinin karşılaştıkları direncin ve sistemlerin kullanımı esnasında karşılaşılan problemlerin belirlenmesi ve bilgi sistemlerinin uygulanma süreci için bazı öneriler sunmaktır. Kullanılan veri, Ankara'da faaliyet gösteren 12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi olmak üzere toplam 16 kamu hastanesinde görev yapan 108 hastane yöneticisi ile yapılan anket çalışması ile elde edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki, yöneticiler ve çalışanlar değişime karşı isteksizdirler. Bu önyargı ve direncin kırılabilmesi için yöneticilerin isteksizliğin arkasındaki nedenleri sorgulamaları ve çalışanlara yeni iş prosedürleri hakkında detaylı bilgilendirme yapmaları gerekmektedir.
  • Master Thesis
    İşveren markasının çalışan bağlılığı ve işverenin çekiciliği üzerindeki etkisi
    (2021) Heydarı, Sımın; Özgen, Pelin
    Değişen ve zorlaşan rekabet koşulları örgütleri daha verimli ve etkin çalışmaya itmektedir. Bunu yapabilmek için kuruluşların daha iyi üretim kaynaklarına ihtiyacı vardır. Bir organizasyon için temel yetkinlikleri sağlayan üretim faktörleri arasında; doğal kaynaklar, entelektüel kaynaklar, finansal kaynaklar, hammadde, daha iyi üretim teknikleri yer almaktadır. Benzer şekilde, işletmelerin üstün bir pazar konumu elde etmeleri için üstün niteliklere sahip çalışanlara sahip olmalarının yüksek rekabet avantajı elde edecekleri de söylenebilir. Bu nedenle işletmelerin yetenekli ve yüksek potansiyele sahip çalışanları cezbetmek ve kendine bağlamak için kendilerini çekici işverenler olarak pazarlamaları, bir diğer ifade ile, ikna edici bir işveren markası yaratmaları gerekmektedir. Bir işveren markası yaratmak, kuruluşların başarılı olmalarına ve iş piyasasında rekabet avantajına sahip olmalarına öncülük eden benzersiz ve yetenekli çalışanları çekmelerine olanak sağlar. Ayrıca işveren markası örgütün değerlerine ve kültürüne bağlı, tatmin olmuş, sahip olduğu aidiyet duygusundan dolayı her koşulda işine devam eden, verimliliği yüksek çalışanlar kazandırır. Bu çalışma, işveren markası ile çalışanların sadakati ve işverenlerin çekiciliği arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Verilerin elde edilmesi aşamasında çevrimiçi anket yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analizlere göre işveren markası ile işverenlerin çekiciliği arasında yüksek bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde işveren markası ile çalışan bağlılığı arasında da yüksek bir ilişki görülmektedir. Dolayısıyla işveren markasının işverenin çekiciliğini olumlu yönde etkilediği ve çalışanların bağlılığını artırdığı söylenebilir. Sonuçlara göre, işveren markasının çalışan sadakati ve artan rekabet gücü üzerindeki olumlu etkisi göz önüne alınarak, yöneticilerin işveren markasını kavramını daha etkin bir şekilde kullanmaları önerilebilir.
  • Master Thesis
    İşletmeler Arası Pazarlarda (b2b) Müşteri İlişkileri Yönetimi Uygulamalarının Algılanan İşletme Performansına Etkileri
    (2021) Şahin, İsmail; Özgen, Pelin
    Rekabet ve pazar koşullarının ağırlaşması, müşterilerin daha çok sayıda ürüne daha kolay ve hızlı erişim imkanlarının artmasıyla birlikte, pek çok işletme kar marjlarının düşmesi ve müşteri kaybı gibi risklerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Yaşanan değişime ayak uydurmak, faaliyetlerinde devamlılık sağlamak, karlılıklarını sadece korumak değil, aynı zamanda artırarak sağlıklı şekilde büyüyebilmek için işletmelerde müşteri sadakatini sağlanabilmesi amacıyla müşteri ilişkileri yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın amacı İşletmelerarası (B2B) pazarlarda müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarının algılanan işletme performansına etkilerinin ortaya konmasıdır. Bu amaç doğrultusunda B2B faaliyet yapan firmalarda satın alma biriminde çalışan 134 kişiden anket yolu ile veri toplanmıştır. Araştırmada daha önce geçerlilik ve güvenilirlik testlerinden geçmiş olan Leo ve arkadaşları (2005) ve Yasan (2016) tarafından geliştirilen 'Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY) Ölçeği' ve 'İşletme Performansı Ölçeği' ve araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyo-Demografik Form kullanılmıştır. Toplanan verilerin SPSS programıyla analizi sonucunda müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları puanı bir birim artan işletmelerin şirket performanslarının 0,622 birim artacağı tespit edilmiştir. Müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları artan şirketlerin performanslarının da pozitif yönde etkilendikleri görülmektedir. Buna ek olarak müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarının ve boyutları olan müşteri odağı, müşteri ilişkileri yönetimi organizasyonu, bilgi yönetimi ve teknolojiye dayalı müşteri ilişkileri yönetiminin şirket performansı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilerinin olduğu saptanmıştır.
  • Article
    Proje Başarı Faktörü Olarak Paydaş Analizinin Ağırlıklandırılması: Savunma\rsanayiinde Bir Uygulama
    (2022) Avşar, Gül; Özgen, Pelin
    Amaç - Literatürdeki önceki çalışmaların ışığında, proje başarı kriterleri içerisinde paydaş faktörünün\rde dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. Buradan hareketle, bu çalışmanın amacı paydaş\ryönetimi ve paydaş analizinin Türkiye’de savunma sanayiindeki projelerde, proje başarı faktörü olarak\rnasıl değerlendirildiğinin incelenmesidir.\rYöntem - Bu çalışmada, proje yönetiminin kullanıldığı savunma sanayii özelinde tanımlayıcı araştırma\rmodeli kullanılarak bir araştırma yapılmıştır. Analizlerde kullanılacak veriler, Türk savunma\rsektöründe faaliyet gösteren kamu ve özel sektördeki işletmelerde proje yönetimi faaliyetleri içerisinde\rbulunan 389 katılımcıdan toplanmış ve veriler nicel olarak analiz edilmiştir.\rBulgular - Analizde hesaplanmalar sonrasında katılımcılar açısından en önemli olarak görülen faktörün\rkalite ve zaman olduğu, bu iki faktörü takiben üçüncü olarak önemli kabul edilen faktörün maliyet\rolarak sayıldığı belirlenmiştir. Katılımcılar, proje başarısında iç paydaş memnuniyetinin etkisinin diğer\rfaktörlere oranla daha az olduğunu belirtmektedirler. Buna ek olarak, katılımcıların paydaş analizi ve\ryönetimi konusunda çok fazla farkındalıklarının olmadığı ve paydaş yönetiminin kullanılma düzeyinin\ryeterince yüksek olmadığını göstermektedir. Korelasyon analizi ile bir değişkenin aldığı puan artırırken\rhangi diğer değişkenin daha fazla etkilendiğinin belirlenmesi ve dolayısıyla hangi iki değişken arasında\rdiğer değişkenlere göre daha fazla ilişki olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Analiz\rsonucuna göre hiçbir değişkenin diğerinden fazla daha az ya da fazla önemli görülmediği; maliyet,\rzaman, kalite ve paydaş memnuniyet puanlarının benzer değerlerde etkilendiği gözlenmiştir.\rTartışma - Yapılan incelemeler sonucunda, paydaş analizi ve yönetiminin gerektiği gibi önemsenerek\ryapılmadığı ortaya konmuştur. Veriler ışığında, proje için yapılan planlama çalışmalarında paydaş\ryönetim planı oluşturulmasının göz ardı edildiği görülmüştür.\rYapılan araştırmadaki katılımcılar açısından en önemli proje başarı faktörünün kalite olduğu\rdeğerlendirilmiştir. Ardından zaman ve maliyet faktörleri gelmekte olup katılımcılar tarafından iç\rpaydaş memnuniyetinin, proje başarısında önem yerinin diğer faktörlere oranla daha az olduğunu\rbelirtmektedirler.
  • Master Thesis
    Çok Uluslu Şirketlerin Uluslararası Pazarlama ve Yatırım Kararlarına Siyasi Riskin Etkileri: Demokratik Kongo Cumhuriyeti Örnegi
    (2017) Nzengo, Patrıck Lumonadio; Özgen, Pelin
    Bu araştırmanın amacı, siyasal risklerin çeşitlerini araştırmaktır. Çok Uluslu Şirketler Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yüz yüze kalabilirler ve yatırımcıların ve Çok uluslu şirketlerin ne yapmaları gerektiğine odaklanın Kongo ve Afrika hükümetlerinin politik risklerini önlemek veya yönetmek için ülkeler güvenli bir iş ortamını korumak için davranabilirler. Çalışma, üst düzey yönetim temsilcilerinin görüşleri üzerine bir anket yoluyla gerçekleştirildi. Çok Uluslu Şirketler Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde faaliyet göstermektedir. Firmaların endişe ettiği sonucuna varıldı. Hükümetin istikrarsızlığı, yolsuzluk, yasal sistem ve mevzuat, grevler, soykırımlar ve etnik Gerilimler. Ev sahibi ülkenin siyasi riski, Çok uluslu şirketler en önemli belirleyicilerden biri olarak yatırım kararları vermesidir. Siyasi yönleri en önemli unsur olarak görüyorlar amaçlarını gerçekleştirmek için ve ayrıca başa çıkmak daha zor. Böylece, doğrudan yabancı yatırım çeken, bir yatırım ortamının kalitesi özellikle ev sahibi ülkede siyasi durum çok önemlidir.
  • Master Thesis
    Yaşam Tarzının Müşteri Sadakati ve Tüketici Satın Alma Davranışları Üzerine Etkileri; Organik Gıda Ürünlerini Kullanan Tüketiciler Üzerinde Bir Uygulama
    (2013) Yeşiloğlu, Hülya; Özgen, Pelin
    Bu çalışmada amaç, yaşam tarzının gruplarını belirlemek ve yaşam tarzının tüketicileri satın alma davranışı ve müşteri sadakati üzerinde etkisinin araştırılmasıdır. Uygulanan anket çalışması ve elde edilen analiz sonuçlarına göre yaşam tarzının tüketicilerin satın alma davranışı ve müşteri sadakati üzerinde çok önemli bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Günümüzde işletmelerin pazarlama anlayışı göz önünde bulundurulduğunda en önemli kaynağı tüketicilerdir. İşletmeler tüketicilerin istek, arzu ve ihtiyaçlarına uygun üretmek için birçok yol izlemektedirler. Bu araştırmada katılımcıların var olan özelliklerine hiçbir değişiklik yapılmaksızın veri toplanarak, var olan durum hakkında görüşleri alınmaya çalışılmıştır.Satın alma davranışlarını belirleyen yaşam tarzı grubu, fikirleri, aktiviteleri ve ilgileri benzer olan bireylerin oluşturduğu gruplardır. Aynı kültürde büyümüş, aynı yaş ve aynı mesleğe sahip bireylerin satın alma davranışlarının farklı olduğu görülmektedir. Bunun sebebi, bireylerin sahip oldukları değerleri, kişilikleri, geçmiş deneyimleri, sosyal sınıfları gibi içsel ve dışsal çeşitli faktörlerden farklı olmasıdır. İşletmeler tüketicilerin bu değerlerini ölçümlendirerek müşteri sadakati sağlayacaklardır.
  • Article
    İLAÇ SEKTÖRÜNDE MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ VE SATIŞ GÜCÜ NİTELİKLERİNİN FİRMA MARKA İMAJINA ETKİSİ
    (Bilim ve Teknoloji, 2014) Özgen, Pelin
    Günümüzde herşey değişiyor olsa da, işletmelerin hayatta kalabilmek için kâr etmek zorunda olmaları hala geçerliliğini koruyan bir olgudur. Rekabetin her gün bir öncekine göre daha da sertleştiği günümüz piyasa koşullarında, kârlılıklarını maksimize etmek isteyen firmalar, rakiplerine üstünlük sağlamak ve bulundukları pazarın en iyisi konumunda olmak için yarışmaktadırlar. Böyle bir ortamda, firma başarısı, kaliteli mal ve hizmetin uygun koşullarda ve kolay ulaşılır şekilde müşterilerin hizmetine sunulması, ürün çeşitliliği, faaliyet alanında yetkin çalışanların varlığı ve olumlu bir marka imajı gibi birçok faktörden etkilenmektedir.
  • Master Thesis
    Savunma Sanayi Sektöründe Tedarik Zinciri Yönetimi Yazılımlarının Talep Yönetimine Etkileri
    (2014) Ekemen, Kaan; Özgen, Pelin
    Savunma sanayi sektörü ülkelerin ekonomik ve siyasi istikrarında ve bu istikrarın sürdürülmesi konusunda kilit önem taşıyan bir sektördür. Bununla birlikte savunma sanayi sektöründe etkin bir biçimde yürütülen TZY, işletmelerin rakipleri karşısında rekabet avantajı elde etmesi açısından oldukça önemlidir. Bu araştırma kapsamında 'savunma sanayi sektöründe TZY yazılımlarının talep yönetimine etkileri' araştırılmıştır. TZY ile ilgili temel kavramlar, süreçleri ve bileşenleri araştırma kapsamında incelenmiştir. TZY'ni uygulayan işletmelerin kullandıkları kaynak planlama sistemleri ve TZY yazılımları ile ilgili bilgi verilmiştir. Gelişen bilgi teknolojileri sayesinde yazılımların TZY süreçlerine etkileri; savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren üç farklı işletme ile yapılan derinlemesine mülakatlar ile araştırılmıştır. Yapılan bu nitel araştırma sonucunda farklı kurumsal yapılara sahip, işletme içi süreçleri birbirinden farklı çalışan işletmelerde kullanılan TZY yazılımlarının, talep yönetimi sürecine etkileri gözlemlenmiştir. Sonuç olarak işletmeler; var oldukları pazarda farkındalık yaratmak ve rakipleri karşısında avantajlı duruma geçmek için TZY'yi benimsemeli ve işletme kültürü haline getirmelidirler. Bu aşamada mutlaka teknolojiyi yakından takip etmeli ve ortaya çıkan yenilikleri kendi TZY süreçlerine adapte etmelidirler. İşletmelerin bu doğrultuda yapacağı hamleler, işletme yönetimine pozitif katkı sağlayarak, işletmelerin sürekliliği büyüyerek sağlanmış olacaktır. Yapılan araştırmanın TZY literatürüne bir katkı sağlaması ve Tedarik Zinciri Yönetimde kullanılan yazılımların önemini anlayan işletmeler ve araştırmacılar için konuyu biraz daha anlaşılır bir duruma getirmesi umulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Tedarik Zinciri Yönetimi Süreçleri, Tedarik Zinciri Yönetimi Yazılımları, TZY Yazılımları, Kaynak Planlama Sistemleri, Savunma Sanayi, Talep Yönetimi