1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Tengilimoğlu, Dilaver"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 20 of 86
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    112 Acil Sağlık Hizmetleri'nde Çalışan Personelin İş Doyumu: Ankara İli Örneği
    (2015) Düzova, Sibel; Tengilimoğlu, Dilaver
    Teknoloji ve tıp alanındaki hızlı ilerlemeler, kentleşme, dünya nüfusunun artması, sağlık hizmetlerinin sunumunda belirgin değişikliklere neden olmuştur. Tıbbın tarihiyle paralel gelişmeler gösteren ve acil tıbbın hastane öncesi ortama uzantısı olan Acil Sağlık Hizmetleri dünyada son otuz yılda önem kazanmış ve bu alanda hızlı değişimler yaşanmaya başlanmıştır. 7 gün 24 saat hizmet sunulan bu birimlerde, işle ilgili sağlık sorunlarının artması, çalışanlara yönelik sözlü, psikolojik ve fiziksel şiddetin giderek yaygınlaşması üzerine ASH araştırmacıların dikkatini çekmiş ve konuya daha fazla önem verilmeye başlanmıştır. 112 çalışanları işleri gereği bulaşıcı hastalıklar, stres ve şiddete maruz kalabilen ve zaman içerisinde ruhsal, duygusal ve fiziksel sağlıklarına etki eden birçok faktörle karşılaşmaktadırlar. İş doyumu bu faktörlerden sadece bir tanesidir. Kişilerin başarılı, mutlu ve üretken olabilmelerinin en önemli gereklerinden biri olan iş doyumu; İşin bireye sağladıklarının algılanması ile oluşan hoşnutluk duygusudur. İş doyumu her meslekte önemlidir. Çalışanların iş doyumu meslek grupları arasında farklılıklar gösterebileceği gibi, aynı meslek grubunda, kurumlar arasında bile farklılık gösterebilmektedir. Bu çalışmada 112 ASH' de çalışan personelin iş doyum düzeylerinin ölçülmesi ve buna etki eden faktörlerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı nitelikte bir araştırma olarak yürütülmüştür. Şubat 2015 itibari ile Ankara İl Ambulans servisinde çalışan 262 personel çalışmaya katılmıştır. Veriler demografik bilgiler anket formu ve Minnesota iş doyum ölçeği ile toplanmıştır. Çalışma sonucunda Ankara 112 İl Ambulans Servisi çalışanlarının Minnesota iş doyum ölçeğine verdikleri cevaplar doğrultusunda genel olarak içsel doyumlarının yüksek olmasına rağmen dışsal doyumlarının özellikle yöneticiler, çalışma ortamı, terfi olanakları vb. konularda doyumsuzluk yaşadıkları görülmüştür. Anahtar Sözcükler; 112 Acil Sağlık Hizmetleri, ASH Çalışanları, iş doyumu
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Aile hekimliği uygulamasına geçilen illerde çevre sağlığı hizmetlerinin bundan etkilenme durumu
    (2011) Eyler, Nurullah; Tengilimoğlu, Dilaver
    Dünyada sağlık harcamaları tıp bilimi ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte her geçen gün artmaktadır. Daha çok tedavi edici hekimlik hizmetlerinin yüksek maliyetinden kaynaklanan ekonomik yük ülkelerin bütçe kısıtlarını zaman geçtikçe daha çok zorlamaktadır. Gelişmiş ülkelerin bütçelerinden sağlık hizmetlerine ayırdıkları paylar, geri kalmış ülkelerin bütçelerinin birkaç katına kadar çıkabilmektedir. Artık koruyucu sağlık hizmetlerinin öne çıkması, hastaların tedavisinin değil insanların sağlığının korunması bir esas olarak kabul edilmek zorundadır.Sağlık hizmetleri sistemi planlanırken özellikle idari yapılanma da çevreye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin sistem içerisinde daha etkin hale getirilmesi, hizmetlerinin aksaklık olmayacak şekilde yerine getirilmesine yönelik; fiziki mekan, araç, ekipman, personelin görev tanımı dışında istihdam edilmemesi hususlarının göz önüne alınması gerekmektedir.Koruyucu sağlık hizmetleri ilk yatırım maliyetlerinin çok düşük olması, uygulanması esnasında ekstra maliyet gerektirmemesi, çevre kirliliğinin önlenmesine yaptığı katkılar dolayısıyla yaşam alanlarının kalitesinin artırılmasının sağlanması yönleriyle artık daha fazla gündemde olması gereken, sağlık hizmetleri planlamaları yapılırken daha fazla öne çıkarılması gereken bir konudur.Bu araştırmada sağlık hizmetlerinin teşkilat yapılanmasını tamamen değiştiren aile hekimliği uygulamasının çevre sağlığı hizmetlerine etkisi hizmet vericilere uygulanan anket çalışmasıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada aile hekimliği uygulamasına geçilmeden önceki ve sonraki duruma ait fiziki yapı, çalışma koşulları, personelle ilgili bilgiler, topluma sunulan çevre sağlığı hizmetleri, idari yapılanma kriterleri baz alınarak değerlendirme yapılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Ankara'da Bulunan Beş Yıldızlı Otel İşletmelerinde Hizmet Verme Yatkınlığının Örgütsel Bağlılık ve İş Tatmini İlişkisi Üzerindeki Aracı Etkisi
    (2019) Bibican, Çağatay; Tengilimoğlu, Dilaver
    Mevcut çalışmada, konaklama veya otel işletmelerinde iş tatmini düzeyini etkileyebilecek örgütsel bağlılık ve hizmet verme yatkınlığı değişkenlerini incelemek hedeflemiş olup, bu hedefe ulaşmak için Ankara'da bulunan 5 yıldız statüsündeki 11 otelden çeşitli departmanlarda çalışan 233 otel çalışanına ulaşılmıştır. Çalışmada temel olarak hizmet verme yatkınlığının örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasındaki aracılık etkisi incelenmiştir. Yapılan literatür taramalarında bu değişkenleri bazı demografik değişkenlerin de etkilediği belirtildiğinden dolayı bu değişkenler de çalışmada göz önünde bulundurulmuş olup öncelikli olarak korelasyon analizi ile çalışmanın tüm değişkenleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonrasında çalışmanın temel hipotezini test etmek için aracı değişken analizi yapılmış ve korelasyonda çalışmanın ana değişkeni ile ilişkili bulunan demografik değişkenler de kontrol değişkeni olarak analize dahil edilmiştir. Mevcut çalışmada bağımsız değişken olarak örgütsel bağlılık ve örgütsel bağlılığın alt boyutları olan duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılık; aracı değişken olarak hizmet verme yatkınlığı, bağımlı değişken olarak ise iş tatmini kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda hizmet verme yatkınlığının toplam örgütsel bağlılık ve iş tatmini ilişkisinde, duygusal bağlılık ve iş tatmini ilişkisinde, devamlılık bağlılığı ve iş tatmini ilişkisinde kısmi aracı değişken rolünü üstlendiği bulunurken; normatif bağlılık için bu ilişki bulunamamıştır. Elde edilen bulgular literatür göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Kabulu ve Kullanımı: Ankara’daki Sağlık Yöneticileri Örneği
    (2017) Demircan, Fatih; Özgen, Pelin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrar ulaşma zor bir hal alırken, sağlık bilgi sistemleri sayesinde hem bu işlemler hızlı ve güvenilir şekilde yapılabilmekte, hem de hastane yöneticilerinin karar verme süreçlerinde ihityaç duydukları bilgiler derlenebilmektedir. Sağlık hizmeti talebinin hızla artması ile birlikte, tıbbi verilerin kaydedilmesi ve depolanması için artan kapasite ihtiyacı yanı sıra, depolanmış verilerin taşınması ve işlenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, sağlık bilgi sistemlerine karşı hastane yöneticilerinin karşılaştıkları direncin ve sistemlerin kullanımı esnasında karşılaşılan problemlerin belirlenmesi ve bilgi sistemlerinin uygulanma süreci için bazı öneriler sunmaktır. Kullanılan veri, Ankara'da faaliyet gösteren 12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi olmak üzere toplam 16 kamu hastanesinde görev yapan 108 hastane yöneticisi ile yapılan anket çalışması ile elde edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki, yöneticiler ve çalışanlar değişime karşı isteksizdirler. Bu önyargı ve direncin kırılabilmesi için yöneticilerin isteksizliğin arkasındaki nedenleri sorgulamaları ve çalışanlara yeni iş prosedürleri hakkında detaylı bilgilendirme yapmaları gerekmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Bireylerin Helal Medikal Sağlık Turizmi Tercihlerini Etkileyen Faktörler
    (2022) Doğru, Berna; Tengilimoğlu, Dilaver
    Çalışmamızda son dönemlerin trendi haline gelmiş olan sağlık turizminin alt boyutu olan medikal turizm üzerinde durulmuştur. Medikal turizm, bireylerin yalnızca sağlık hizmeti almak amacıyla başka bir ülkeyi tercih etmesiyle yapılan bir turizm dalıdır. Helal turizm ise, Türkiye'de yeni yeni duyulmaya başlamıştır ancak Malezya, Singapur, Endonezya, Hindistan gibi ülkelerde bu turizme uzun zamandır yer veriliyor. Helal turizm öncelikle Müslüman bireylerin İslami usul ve esaslara uygun bir şekilde, dinlenme, eğlenme gibi ihtiyaçlarını karşılamaları için konaklama hizmeti veren kurumlar tarafından tatil imkanına çevrilmiştir. Daha sonra yoğunlaşan nüfus nedeniyle hastalıklar yaygınlaşmaya başlamıştır. Ancak tercih edilecek ülkenin İslami usullere uygun olup olmaması Müslüman bireyler için önem arz etmektedir. Bu ihtiyaç doğrultusunda helal medikal turizm kavramı ortaya atılmıştır. Çalışmamızın amacı, Müslüman bireyler helal medikal turizmden faydalanmak istediklerinde süreç nasıl ilerliyor ve hangi İslami usullere göre sağlık kurumunu tercih ediyorlar bunu ortaya çıkartmaktır. Böylece Türkiye'de helal medikal turizmin uygulanabilir olup olmadığını ve hangi konularda iyileştirme yapılırsa Müslüman bireylerin sağlık turizmi tercihini Türkiye'ye çekebiliriz buna yönelik çözümler bulmaktır. Çalışmamızda nicel araştırma yöntemi olan anket üzerinden yürütülmüştür. 203 yabancı hastaya online anket uygulanmıştır ve sonuçları Spss ile değerlendirilip veriler oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular ışığında %55,6 oranı ile inanç düzeyi yüksek olan bireylerin tercih edecekleri sağlık kurumunda helal sertifikaya önem verdikleri görülmektedir. Daha önce sağlık turizmi kavramını duyduğunu söyleyen 136 kişi olmuştur ancak helal turizmi kavramını duyan kişi sayısı 56'dır. Anket sonucunda çıkan diğer verilere göre de yapılan analizler sonucunda Türkiye üzerinde iyileştirme önerileri verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Helal Turizm, Helal Medikal Turizm, Müslüman Dostu Hastane
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Çimento Sanayinde Küresel Marka Yaratma Konusunda Sektör Yöneticileri Görüşlerinin Değerlendirmesi
    (2016) Alkan, Ceren; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışma, çimento sektöründe markalaşma konusunu ele alırken sektör liderlerinin bu konuda görüşlerini içermektedir. Markalaşma hemen hemen her işletmenin önem verdiği bir konudur ve pazarlama faaliyetlerinin en önemli kalemlerinden biri konumundadır. Küreselleşme ile birlikte sermayenin ülkeler arasında el değiştirmesi, küresel markaları da beraberinde getirmiştir. Markaların küresel çapta faaliyet göstermeleri ve tüketiciler tarafından tanınması, satışları artırmış ve işletmelere yüksek gelirler sağlamıştır. İçinde bulunduğumuz dünyada markalar yerellikten kurtulmuş ve diğer ülkelerde de yatırım olanağı sağlanmıştır. Bu sayede işletmeler dünyanın çeşitli yerlerine ürünlerini satma fırsatını bulmuşlardır. Çimento sektöründe de markalaşmanın önemli bir rolü vardır. Ancak standart bir ürün üretildiği için çimentoda markalaşmanın ayırt edicilik özelliği diğer ürünler gibi değildir. Bu noktada çimento sektöründe küresel bir marka olarak faaliyet göstermenin zorlukları ve önündeki engeller önemli bir tartışma konusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Çimento sektöründe küresel bir marka yaratma hususunda sektör liderlerinin görüşleri değerlendirilerek ortaya konan bu çalışma, işletmeler için markalaşma konusunda bir farkındalık yaratma amacını taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: 1. Marka 2. Pazarlama 3. Çimento 4. Sürdürülebilirlik 5. Sosyal Sorumluluk
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Covid-19 Hanehalkı Tüketim Harcamaları Ankara İli Örneği
    (2022) Demirel, Münevver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Covid-19 pandemisi, insanların günlük yaşamlarında değişime neden olurken ailelerin tüketim alışkanlığını da değiştirmiştir. Pandemi öncesine göre insanlar, kısıtlama ve tedbirler nedeniyle evlerinde daha fazla vakit geçirmek durumunda kaldı. Bu durum hanehalkı tüketim harcamalarına yansımıştır. Bu çalışma, Ankara'da yaşayan bireylerin hanehalkı tüketim harcamalarını analiz etmektedir. Çalışma, Ankara'da yaşayan 384 kişi üzerinden gerçekleştirilmiştir. 11'i demografik ve tanımlayıcı bilgilerle, 12'si TÜİK soruları, 13'ü de uzman görüşleriyle alınan toplamda 36 sorunun yer aldığı sorular sorulmuştur. Araştırma sonucunda, hanehalkı bireylerinin tüketici harcama gruplarından olan eğlence ve kültür harcamaları, mobilya ve ev eşyaları, gelirden tasarruf ettiği miktarın, giyim ve ayakkabı harcamaları ile sağlık harcamalarının diğer harcama gruplarına göre çok daha olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Haberleşme harcamalarının ise diğer gruplara oranla daha çok arttığı tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Covid-19, Tüketim Harcamaları, Ankara, Pandemi, Hanehalkı
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Covid-19 Salgınının Bölgesel Borsa Turizm Endekslerine Etkilerinin Araştırılması
    (2023) Tümer, Tolga; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışmada, bölgesel borsa turizm endekslerinin COVID-19’dan etkilenme düzeyleri araştırılmıştır. Bu amaçla çalışmada, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerini kapsayan borsa turizm endeksleri kullanılarak istatistiki analizler yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı COVID-19’un dünyaya yayılmaya başladığı dönemden itibaren 22 Ocak 2020-22 Ocak 2022 tarihleri arasındaki iki yıllık süreci kapsamaktadır ve çalışmada bu süreç çeyrek dilimlere ayrılarak sekiz dönem kapsamında analiz edilmektedir. Günlük veriler kullanılan araştırmada hem dünyadaki hem de kullanılan endekslerin kapsadığı bölgelerdeki COVID-19 verileri dikkate alınmıştır. COVID-19 verileri olarak günlük vaka, günlük ölüm, toplam vaka ve toplam ölüm sayıları toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda, borsa turizm endekslerini negatif yönde en fazla COVID-19 kaynaklı bölgesel günlük ölümlerin etkilediği bulunmuştur. Bu çalışma, geniş kapsamı, bölgesel ve dönemsel karşılaştırma sunan bulguları ile alanyazına katkı sunmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Değişime Açıklık, Örgütsel Bağlılık ve İş Tatmini İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Kamu Kurumu Çalışanları Üzerinde Araştırma
    (2020) Gül, Burçin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüz koşullarında örgütlerin rekabet sağlayabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri için değişim en önemli faktörler arasında bulunmaktadır. Bu bağlamda örgütler için değişime açıklık ve değişime açıklığı etkileyen unsurlar ön planda yer almaktadır. Örgütlerin rakipleri ile mücadele edebilmesi ve faaliyetlerine devam edebilmeleri için değişime açık olmaları kadar örgütsel bağlılık ve iş tatmini gibi unsurlar da ön plana çıkmaktadır. Örgütler açısından son derece önemli olan örgütsel bağlılık ve iş tatmini ilgi çeken ve üzerinde araştırmalar yapılmış kavramlar arasında yer almaktadır. Ancak literatürde bu iki kavramın değişime açıklık kavramıyla olan ilişkisine yer veren çalışmaya az sayıda rastlanmıştır. Bu eksikliği giderebilmek için çalışmada, değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkinin incelemesi amaçlanmıştır. Çalışmanın diğer amacı ise çalışanların değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerinin cinsiyet, medeni durumu, yaş, kurumda toplam çalışma süresi, kıdem, eğitim düzeyi ve kadro durumu değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini bir Kamu Kurumunun Genel Müdürlük çalışanları oluşturmaktadır. Tesadüfi örneklem ile seçilen 451 çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilen ve 18 ifadeden oluşan örgütsel bağlılığın üç boyutlu ölçeği, Hockman ve Oldhman tarafından geliştirilen iş tatmininin iki boyutlu ölçeği kullanılmıştır. Örgütsel değişime açıklık için, Dunham ve arkadaşları(1989) tarafından geliştirilen üç boyutlu bir açıklık ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programı aracılığıyla geçerlilik, güvenirlilik, frekans, varyans, regresyon, korelasyon, t-testi, ANOVA ve Mann Whithey U testlerinden faydalanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre değişime açıklık ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki anlamlı, pozitif ancak zayıf (R2=0.102) bulunmuştur. Değişime açıklık ile iş tatmini arasındaki ilişki de yakın sonuçlarla anlamlı, pozitif ve zayıf (R2=0.098) bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasındaki ilişki ise anlamlı, pozitif ve güçlü (R2=0.626) bulunmuştur. Ayrıca elde edilen sonuçlar doğrultusunda, yöneticilere örgütsel bağlılık, iş tatmini, değişime açıklık düzeylerini arttırabilmek için öneriler sunulmuştur.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Determining the Relationship Between Job Stress and Job Satisfaction in Self-Employed Pharmacists: Ankara Province Example
    (2024) Ülküer, Gülsüm Ece; Tengilimoğlu, Dilaver
    Değişen Dünya'da stres faktörleri hayatımızın her alanında giderek artmaktadır. İş hayatında stres faktörleri işe olan doyumumuzu olumsuz etkileyebilmektedir. İş hayatında en çok insanlarla yakın temas halinde oldukları ve insan ilişkilerinin en yoğun yaşandığı sektörün başında sağlık sektörü gelmektedir. Sağlık sektörünün önemli bileşenlerinden birisi de eczacılık hizmetleridir. Eczacılık hizmetleri kamu eczacıları ve serbest eczacılar tarafından yürütülmektedir. Her meslekte olduğu gibi eczacılarında iş yaşamlarında stres bulunmaktadır. Çünkü muhatap olduğu kişiler hasta ve hasta yakınlarıdır. Çoğu zaman bu müşteri kitlesi diğer müşteri kitlesi gibi rasyonel davranış göstermemektedir. Ayrıca gece nöbetlerinde çalışma ortamında strese neden olan faktörler arasında yer almaktadır. Bu çalışmada Ankara'da faaliyet gösteren eczacıların yaşadıkları iş stres düzeylerinin belirlenmesi ve stres ile iş doyumları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 361 serbest eczacıya anket tekniği kullanılarak verilen hesaplanmaya çalışılmıştır. Sonucunda, serbest eczacıların stres faktörlerinden en çok yaşanan sorunun başında %99,4 ile ilaç sıkıntısı olduğu görülmüştür. İş stres düzeylerinin cinsiyete göre farklılık gösterdiği erkeklerin %59 ile kadınlardan daha yüksek düzeyde stres yaşadığı ve iş doyum düzeylerinin ise yaşa göre en yoğun <34'ten küçükler olduğu belirlenmiştir. Son olarak iş stresi ve iş doyumu arasında negatif yönde ilişki (r=-0,167; p=0,001) belirlenmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Dijital Sağlık Turizmi Uygulamaları: Paydaşların Görüşlerinin Değerlendirilmesi
    (2024) Masal, Özgecan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sağlık turizminde dijitalleşme gerek ülkemizde gerekse dünyada giderek önem kazanan bir olgudur. Turizm endüstrisindeki teknolojik gelişmelerle birlikte gelişsen dijital araçların yerinde ve verimli kullanılması kurumlara yardımcı olmanın yanında sağlık hizmeti alıcılarının tercihlerini ve kararlarını da aktif olarak etkilemektedir. Bu çalışma sağlık turizmi alanındaki paydaşların dijital sağlık uygulamalarına bakış açılarına odaklanarak, sağlık turizminde dijital sağlık ve dijital pazarlama uygulamalarının hasta ve hastane açısından önemini ve hizmet kalitesini ne oranda etkilediğini belirlemek, sektörün gelecekteki gelişimine ve yönlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda anket tekniğinden yararlanılmıştır. Çalışmanın evrenini Ankara'da sağlık turizmi yetki belgesine sahip faaliyet gösteren sağlık tesisleri, aracı kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinde çalışan kişiler oluşturmaktadır. Çalışma örneklemi 227 kişiden oluşmaktadır. Anketler çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, kuruluşların dijital sağlık uygulamalarını kullandığı, en çok kullandıkları uygulamanın e-randevu, pazarlama kanalının e-posta olduğu görülmüştür. Katılımcıların %83,7'si dijital sağlık uygulamalarının sağlık turizminde hizmet kalitesini arttırdığını düşünmektedir. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Dijital Sağlık, Paydaş, Dijitalleşme, Dijital Sağlık Uygulamaları.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Diş Hekimliği Uygulamalarında Yapay Zeka Kullanım Niyetini Etkileyen Faktörler: Ankara İli Örneği
    (2025) Alqaifi, Faten; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bilim ve teknoloji alanındaki sürekli ilerlemeler, diş hekimliğine yapay zeka (YZ) entegrasyonu yoluyla girmiş, tedavi süreçlerini kolaylaştırma, operasyonel verimliliği artırma ve klinik sonuçları iyileştirme gibi faydalar sunmuştur. Alanı devrim niteliğinde dönüştürme potansiyeline rağmen, diş hekimleri arasında YZ kullanımı sınırlı kalmakta ve bunun önünde çeşitli engeller bulunmaktadır. Bu araştırmanın iki temel amacı vardır: Ankara'daki diş hekimleri arasında yapay zeka kullanımına yönelik temel engellerin düzeyini ve yapay zekayı kullanma niyetini etkileyen faktörleri incelemek ve bu ilişkilerde yaş, cinsiyet ve önceki deneyimin düzenleyici bir rol oynayıp oynamadığını değerlendirmektir. Araştırmada, Ankara'daki çeşitli diş klinikleri ve hastanelerinde çevrimiçi anketler uygulanarak niceliksel ve kesitsel bir yaklaşım benimsenmiş ve 440 katılımcıdan oluşan bir örneklem seçilmiştir. Elde edilen bulgular, performans beklentisi, çaba beklentisi ve sosyal etkinin diş hekimlerinin YZ'yi kullanma niyetini olumlu yönde etkilediğini (küçük etki büyüklüğüyle) ortaya koyarken, YZ kaygısının daha güçlü bir olumsuz etki yarattığını göstermektedir (orta düzeyde etki büyüklüğüyle). Düzenleyici analiz, yaş, cinsiyet ve önceki deneyimin önerilen ilişkiler üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Bu araştırma, mevcut sınırlı literatüre katkıda bulunmakta ve YZ entegrasyonunu kolaylaştırmak amacıyla politika yapıcılar ile diğer paydaşlar için uygulanabilir öneriler sunmaktadır. Bulgulara dayanarak, YZ kullanım niyetini etkileyen faktörler ile karşılaşılan engelleri hedef alan çeşitli stratejiler önerilmiştir. Bu stratejiler arasında düzenleyici çerçeveler, etik YZ tasarımı, YZ'nin diş hekimliğindeki destekleyici rolünün açık bir şekilde iletilmesi, YZ eğitim ve öğretiminin güçlendirilmesi, sosyal platformların kullanımı ve kullanıcı dostu YZ araçlarının geliştirilmesi yer almaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Elektrikli Araç Satın Alma Niyetini Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2024) Erdoğan, Eyüp Can; Tengilimoğlu, Dilaver; Bilgin, Pınar; Reyhanoğlu, İzay
    Amaç - Bu çalışma, Elektrikli araç satın alma niyetini etkileyen faktörleri ve bu faktörlerin demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem – Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Ankara’da yaşayan 20 yaş üstü bireylere toplam 414 anket uygulaması yapılmış ve elde edilen veriler istatistiksel paket programlar aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular - Analizler, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve gelir düzeyi gibi demografik faktörlerin elektrikli araç satın alma niyeti üzerinde farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Yaşa göre, 56 yaş ve üzeri katılımcıların \"Hızlanma ve Keyifli Sürüş\" algısının genç katılımcılardan daha yüksek olduğu bulunmuştur. 26-35 yaş arası katılımcıların ise \"Düşük Gürültü\", \"Olumlu İtibar\", \"Araçtaki Alan\", \"Güvenlik\" ve \"Çevre Dostu\" algılarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Cinsiyete göre, kadınların elektrikli araç satın alma niyeti alt boyutlarında genellikle daha yüksek puanlar aldığı tespit edilmiştir. Eğitim düzeyine göre, lisansüstü mezunlarının \"Olumlu İtibar\", \"Araçtaki Alan\", \"Güvenlik\", \"Çevre Dostu\", \"Çevresel Kaygı\" ve \"Satın Alma Niyeti\" alt boyutlarında daha yüksek puanlar aldığı ve algılarının farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Gelir düzeyine göre, belirli gelir gruplarının algıladıkları fiyat değeri, çevresel kaygı ve satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Tartışma - Sonuç olarak, elektrikli araç satın alma niyetinin demografik faktörlerle ilişkili olduğu ve algılanan fiyat değeri, çevresel kaygı ve satın alma niyeti arasında pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Engelli Bireylerin Sağlık Hizmetlerine Ulaşılabilirlik Düzeylerinin Belirlenmesi ve Memnuniyet Analizi: Ankara İli Örneği
    (2021) Meydan, Özgür; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sağlık hizmetleri, toplumlarda ve toplumu oluşturan bireylerde var olan veya ilerde var olması öngörülen hastalıklar için çeşitli tedaviler uygulamak adına oluşmuş bir sistemdir. Sağlık hizmetleri, taşıdığı özelliklerinden dolayı diğer hizmetlere göre bireyler için önemi biraz daha farklıdır. Engelli bireyler engelleri sebebiyle toplumsal alanda birçok sorun ile karşılaşabilmektedir. Engelliler öncelikle günlük hayattaki sıradan ihtiyaçlarını karşılamak başta olmak üzere istihdam, eğitim, sağlık, ulaşım, gibi birçok alanda engelleri sebebiyle ayrımcılığa maruz kalabilmekte ve toplumsal imkânlardan tam anlamıyla faydalanamamaktadırlar. Bu çalışmada; toplumun her kesiminde sorunlar ile karşılaşan engelli bireylerin sağlık hizmeti alımında engel yaşamamaları ve sunulan sağlık hizmetlerinden etkin bir şekilde faydalanmalarının sağlanmasının önünde yer alan engellerin tespit edilerek çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Veriler Ankara ilinde ikamet eden 282 engelli birey ile yüz yüze görüşme tekniği uygulanarak elde edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre engellilerin ulaşım, engellilere yönelik kolaylaştırıcı uygulamaların sunulmaması, sağlık tesisi içerisinde hareket güçlüğü yaşama, öncelik hakkının kullanılamaması, sağlık tesislerindeki işlemlerinin başka günlere ertelenmesi gibi problemler ile karşılaştıkları belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre ulaşım sorununa yönelik yerel yönetimlerin engellilere yönelik iyileştirmeler yapması, sağlık hizmetine yönelik tespit edilen çeşitli sorunların çözümü için politika belirleyicilerin ve hastane yönetimlerinin engellilerin sorunları dikkate alınarak çözümler üretmeleri önerilmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    A Field Study Towards Determining the Factors That Affect Preferences for Travel Mode Between City Pairs in Turkey
    (2021) Reyhanoğlu, İzay; Tengilimoğlu, Dilaver
    This study aimed to determine the common criteria that influence individual’s preferences to use air travel between city pairs, for which there are no non-stop flights. For this purpose, a survey study was conducted in Kayseri and Bursa, which are Turkey's important trade, industry, and tourism cities, on the 3-month period between January and March 2018. Chi-square tests, t-tests and one-way anova tests were used for the analysis of the data collected from the questionnaires. According to the empirical findings obtained as a result of the analysis of the data set, the most preferred mode of transportation between Bursa and Kayseri provinces was the private vehicle/individual's own vehicle. The most important criteria in the choice of transportation mode were found to be non-stop transportation and affordable prices for the travel/tickets. Results of the study concluded that in the future, if a non-stop flight is placed between the two cities, the majority of the participants, 72.3%, will prefer the air travel. Non-stop flights to the city pair in question will contribute to the development of trade and economy in both cities.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Gerilla Pazarlama ve Etik: Nitel Bir Araştırma
    (2015) Urgancı, Filiz; Tengilimoğlu, Dilaver
    Yüzyıllardır var olan insanlık tarihi, tüketimi de beraberinde getirmiştir. Kalabalıklaşan insanlık, ihtiyaçların ortaya çıkmasına neden olmuştur. İhtiyaçlarını karşılamaya çalışan ve bunun yanı sıra yeni ihtiyaçları olduğunu fark eden insanlar bu arzı karşılamak adına arayışlara girmişlerdir. Bunun üzerine üretim faaliyetleri artmıştır. Toplumdaki birey sayısının artması nedeniyle talebi karşılamak için üretim kapasitesi arttırılmıştır. Sürekli artan nüfus, artan talepler, gelişen teknoloji ile üretimde sanayileşmeye yönelinilmiştir. Bu noktadan sonra gelişen işletme kültürü beraberinde pazarlama ve satış faaliyetlerinin öneminin anlaşılmasını sağlamıştır. Bugün gelinen noktada, pazarlama faaliyetleri tamamen farklı bir boyuta taşınmış ve artık işletmeler pazarlamanın işletmeye neler kattığının farkına çok net bir şekilde varmışlardır.Bundan sonra işletmeler pazarlama adına yürüttükleri faaliyetlerde daha dikkatli ve daha seçici olma yoluna girmişlerdir.Bunun sonucunda da farklı farklı pazarlama stratejileri ortaya atılmaya başlanmıştır. Gerilla pazarlama bu stratejilerden sadece bir tanesidir ve son yıllarda popularitesi gittikçe artmaktadır. Gerilla pazarlama, tüketiciye bakış açısı, maliyetinin düşük olması, etkileyici bir strateji olması, tüketicinin beğenisini kazanacak yöntemler izlemesi, pazarlama silahlarının fazlalığı gibi nedenlerle tercih sebebi haline gelmektedir. Diğer bir yandan işletmelerin kar elde etmek amacıyla pazarlama faaliyetlerini yürüttükleri de bir gerçektir. Bu bağlamda işletmelerin kar amacı ile tüketicilerin alım esnasındaki fikirlerinin değişebilir ve etkilenebilir olması, iki tarafı karşı karşıya getirmektedir. İşletmelerin kar sağlayabilmek adına sürdürdükleri pazarlama faaliyetleri kimi zaman tüketicileri alım esnasında etkilediği ve fikrini değiştirmeye sevk ettiği için pazarlamada etik konusu ortaya çıkmıştır. Pazarlama faaliyetlerinde kullanılan araçların etik bir şekilde amaca ulaşması hususunda bazı soru işaretleri mevcuttur. Bu bağlamda bu tezde ele alınacak gerilla pazarlamanın etik olduğu düşünülen ya da olmadığı düşünülen yanları ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu tür bir sonuca da gidilirken hem mevcut verilerden yararlanılmıştır hem de birebir görüşme metodu kullanılarak farklı kişilerin görüşlerine başvurulmuştur. Bu görüşmeler sonucunda elde edilen verilerle keşifsel bir sonuca ulaşmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler; gerilla, gerilla pazarlama, etik, çağdaş pazarlama
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Haftada Dört Gün Çalışma Sistemini Türkiye’deki Kurumlara Uygulanabilirliği ve Çalışan Motivasyonu ve İş-Yaşam Dengesine Etkisi
    (2025) Turgut, Buket; Tengilimoğlu, Dilaver
    İş motivasyonu, bir çalışanın işine duyduğu ilgi, bağlılık ve çaba düzeyini belirleyen temel faktördür. Motivasyonu yüksek çalışanlar, daha verimli, yaratıcı ve proaktif olurlar. İş motivasyonu, sadece bireysel performansı değil, aynı zamanda organizasyonel başarıyı da doğrudan etkiler. Motivasyonu artırmak için çalışanların işe olan ilgilerini canlı tutmak, onları ödüllendirmek ve gelişim fırsatları sunmak kritik öneme sahiptir. Bir diğer önemli konu ise iş yaşam dengesidir. İş ve özel yaşam arasında denge kurabilmek, çalışanların hem işlerinde hem de kişisel hayatlarında daha tatmin edici bir yaşam sürmelerini sağlar. Bu denge, tükenmişlik sendromunu önler, stres seviyelerini azaltır ve genel iş tatmini ile mutluluğu artırır. İyi bir iş yaşam dengesi, çalışanların yalnızca daha sağlıklı olmasına değil, aynı zamanda işlerine daha fazla odaklanmalarına ve verimli olmalarına da olanak tanır. Günümüzde, iş yaşam dengesi sağlamak adına esnek çalışma saatleri, uzaktan çalışma gibi uygulamalar daha fazla önem kazanmaktadır. Ayrıca, haftada dört gün çalışma gibi yeni düzenlemeler, çalışanların motivasyonunu artırmak ve iş tatminini yükseltmek adına büyük bir potansiyele sahiptir. Sonuç olarak, haftada dört gün çalışma modelinin çalışanlar üzerindeki olumlu etkilerinin gözlemlenmesi beklenmektedir. Bu model, çalışanlara daha fazla dinlenme ve yenilenme fırsatı sunarak, işlerine daha yüksek bir motivasyonla dönmelerini sağlar. Ayrıca, iş ve özel yaşam dengesini iyileştirerek hem bireysel hem de kurumsal performansı artırma potansiyeline sahiptir. Bu çalışma özel ve kamu sektöründe çalışanlar arasında yapılacaktır. Türkiye'de hangi alanda daha faydalı olacağı araştırılmak istenmiştir. Bu özet, iş motivasyonunun ve iş yaşam dengesinin önemini vurgularken, haftada dört gün çalışmanın bu dengeyi sağlamak adına potansiyel bir çözüm olarak sunulmasına odaklanmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Hasta Güvenliği Uygulamalarından, Speak Up Programı, Hastanın Teşhis, Tedavi ve Bakım Süreçlerine Katılımının İncelenmesine Yönelik Alan Çalışması
    (2011) Sevim, Özlem Füsun; Tengilimoğlu, Dilaver
    Hasta güvenliği uygulamalarında, en dikkat çeken konulardan biri de hastanın kendi bakım süreçlerine katılımının sağlanmasıdır. Sağlık sistemlerindeki değişimler, gelişen tıp teknolojisi, önlenebilir hataların bu gelişmelere rağmen istenilen seviyeye düşürülememesi, hasta hakları ve bu yüzden sağlık personellerine açılan davalar sonucu; ?hastaların tıbbi karar sürecine katılması? önem kazanan bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, hastaların kendi tedavilerinin ne kadarına katılabildikleri, bu katılımlarda karşılaştıkları sorunlar ve alınabilecek önlemler belirlenmeye çalışılmıştır. Joint Commission International'ın geliştirdiği Speak Up programına ait broşürler, Türkçeye çevrilmiştir. Broşürlerin içeriklerini yansıtan kırk altı soruluk bir anket hazırlanarak, bir özel hastanede dört yüz hastaya uygulanmıştır. On bir adımdan oluşan Speak Up programının bu çalışmada on adımı uygulamaya alınmıştır. Elde edilen verilere göre, hastaların özellikle, sağlık kurumu seçerken, doktor seçiminde, ameliyat kararı verirken, eczanelerden ilaç alırken, çocukları hastalandığında çok daha fazla katılım sağladıkları belirlenirken, hastaların, organ bağışı konusunda, hasta haklarının bilinmesinde, sağlık personelinin ters ya da olumsuz davranışında, el hijyeni konusunda, doktorların verdikleri bilgileri anlayamadıklarında, tedavilerden memnun kalmadıklarında katılım konusunda çok daha pasif rol oynadıkları belirlenmiştir.Hekim ? hasta ilişkisinde farklı bir etkileşim yapısına sahip olan Speak Up programı, tıbbi kararların paylaşımı sürecinde yararlı olacaktır.137Anahtar Kelimeler: Hasta güvenliği, Speak Up programı, Hastanın katılımı, Sağlık, Hastane
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Hekim performansının teşhis ilişkili gruplara dayalı ödemesi
    (2016) Bulut, Özlem; Tengilimoğlu, Dilaver
    Karmaşık hizmet ve organizasyon yapısına sahip olan sağlık kurumlarının performanslarının değerlendirilmesinde, sağlık hizmeti sunumu alanında hastanelerin ürettiği hizmetin puanlandırılmasına katkı sağlayan Teşhis İlişkili Gruplar sisteminin ülkemizde de kullanılabilirliğini göstermek ve bu alanda öncülük etmek üzere bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde sağlık tesislerinin performans değerlendirmesi ve verimliliklerinin ölçülmesi konusunda dünyada ve ülkemizde uygulanan örnekler ve uygulama yöntemleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise TİG'in tarihçesi, dünyada kullanım alanları ve genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise ülkemizdeki TİG'in tarihçesi, TKHK'da TİG uygulamaları ve performans değerlendirme çalışmalarında TİG'in kullanılabilirliği ve deneysel simülasyonlarla ek ödeme önerileri ele alınmıştır. Bu kapsamda Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı faaliyet gösteren sağlık tesislerinin, Ekim 2015 – Mart 2016 arasında altı aylık döneme ilişkin yatan hasta verileri analiz edilerek sağlık tesislerinde fiilen çalışan 117.742 hekimin ek performans ücretlerinin; vaka karma indeksi, bağıl değer gibi TİG ödeme parametrelerine göre ödenmesi konusu ele alınmıştır.Daha adil bir ödeme tablosu oluşturabilmek için ek ödeme sisteminde sadece performans puanı yerine; performans puanı ve vaka karma indeksi kombine bir şekilde kullanılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Teşhis İlişkili Gruplar, Performans Değerlendirme, Vaka Karma İndeksi, Bağıl Değer
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Hemşirelerde Çalışan Sessizliği ve İş Doyumu Arasındaki İlişki
    (2016) Akarsu, Sevgi Fatma; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışma, Hemşirelikte Çalışan Sessizliğini, iş doyumu ile birlikte demografik değişkenlerin etkileyip etkilemediğini saptamayı amaçlamıştır. Araştırmanın evrenini Ankara'da Sağlık Bakanlığı'na bağlı olan Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde çalışan tüm hemşireler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden her iki hastanede 300 hemşire olmak üzere toplam 600 kişi oluşturmaktadır. Veriler için 8 değişkenli demografik özellikler ölçeği, çalışan sessizliğinin üç alt boyutu olan IBS, KKS ve IKS ölçekleri ve 14 faktörden oluşan iş doyumu ölçeği kullanılmıştır. Bütün veriler SPSS programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmede 't' testi, ANOVA testi ve çoklu regresyon çözümlemesi ENTER testi kullanılmıştır. Analiz sonucunda erkek hemşirelerin kadınlara göre iş doyumları ve sessizlik ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca bekâr hemşirelerin sessizlik puanları evlilere oranla yüksek bulunmaktadır. Laboratuvarda çalışan hemşireler diğerlerine göre daha sessiz kalmaktadırlar. Eğitim düzeyi arttıkça çalışan sessizliği davranışı azalmaktadır. Kısaca hemşirelerde çalışan sessizliği, cinsiyet, medeni durum, çalışılan birim ve eğitim düzeyi değişkenlerinden etkilenmektedir. Hemşirelerde iş doyumu ise yalnızca cinsiyet değişkeninden etkilenmektedir. Ayrıca demografik özelliklerden cinsiyet ve eğitim düzeyi ile birlikte iş doyumunun çalışan sessizliğini etkilediği görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Çalışan sessizliği, İş doyumu, Hemşireler, Demografik özellikler
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • »