7 results
Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Article Lego Oyuncaklarında Toplumsal Cinsiyet Temsili(Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2012) Sezen, Tonguç İbrahimBu çalışma, LEGO şirketinin 2012 yılında piyasaya sürdüğü Friends serisinin kız çocuklara olumsuz toplumsal cinsiyet modelleri önerdiğine yönelik eleştirilerden yola çıkarak LEGO oyuncaklarının toplumsal cinsiyet temsili ve prosedürel temsil bağlamlarında sahip oldukları potansiyelleri incelemeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda öncelikle oyuncağın toplumsal cinsiyet oluşturmadaki rolüne dair oyuncak araştırmaları, oyun çalışmaları ve oyuncak tasarımı alanlarındaki literatürden yararlanılmış ve bunu LEGO şirketinin ürünlerindeki kadın karakterlerin tarihsel dönüşümüne dair bir inceleme takip etmiştir. Ardından dijital medya ve dijital oyun araştırmaları kökenli bir kavram olan prosedürel okuryazarlık kavramından yararlanılarak LEGO oyuncaklarının kültürel prosedürleri temsil etmedeki sınırlılıkları ve Friends serisinin bu açıdan sunduğu yeni olasılıklar tartışılmış ve bunların toplumsal cinsiyet temsili konulu eleştirilerle olan ilişkisi sorgulanmıştır.Article To Go Shopping: Tüketim, Şehir Mekanı, Teknoloji ve Direniş Üzerine Düşünceler(Bilim ve Teknoloji, 2012) Avcı, ÖzgürSanatsal, kültürel veya maddi herhangi bir ürün ya da aktivite ile ilgili, yılın belli bir döneminde düzenlenen şenlikli etkinliklere festival denir. Bu etkinlikler sadece kutlayıcı değil aynı zamanda kutsayıcı bir işlev de görürler. İnsanların, hayatlarında hem pratik hem de sembolik bir değer taşıyan ve ortak kimliklerinin bir parçası olan bu ürünü/aktiviteyi yücelttikleri bir ritüeldir festivali. Periyodik, şenlikli ve kutsayıcı olması dışında, yaygın özelliklerinden biri de gösteri mantığıyla işlemesidir. Festivali oluşturan etkinliklerde, izleyen ve izleneni birbirinden ayıran, geçirgenlik düzeyi değişse bile her zaman var olan bir sınırdan bahsetmek mümkündür.Article Milli Mücadele Dönemi İstanbul ve Anadolu Mitinglerinde Türk Kadını Iı(2022) Gümüşel, GünseliSultanahmet Mitinginden sonra tedirgin olan İtilaf Devletleri bütün mitingleri yasakladı. Ancak konulan yasağa rağmen 28 Mayıs 1919 günü İzmir’de şehit edilen vatandaşlar için Sultanahmet Camiinde mevlit okutuldu. Bundan iki gün sonra ise “dua günü” adı altında Sultanahmet Meydanında başka bir miting daha düzenlendi. Polis bu mitinge Sultanahmet Camii duvarları içinde kalması şartıyla izin verdi. Toplantıda İsmail Hakkı Bey, Hoca Rasim Efendi, Hamdullah Suphi Bey, Milaslı Dr İsmail Hakkı Bey ve Darülfünun öğrencilerinden Şükufe Nihal Hanım hazır bulundular. Şükufe Nihal Hanım yaptığı konuşmada vatan sevgisini şu sözlerle dile getirerek olası tehlikelere de dikkati çekmiştir: “Ey Sevgili İstanbul, güzel vatanım, hastalıklı, talihsiz toprağım! Seni kaybetmek korkusunun ruhuma yaptığı derin zehirli acıyı bilmem bununla kaçıncı defadır duyuyorum…Aziz toprak, bilmiyordum ki; senin en asil çocukların böyle hicranınla ağlarken bütün alem de sana açgözlü, tamahkar gözlerini dikmiş, belki asırlardan beri seni bizden ayırmak için uğraşıyorlar…Ruhumuz o kadar sende, varlığımız o kadar sende ki aziz vatan, beşiğimiz sendin, mezarımız yine sen olacaksın!”Article “KÂFİRLERİN CENNETİNDE” BİR OSMANLI SEFİRİ: YİRMİSEKİZ MEHMET ÇELEBİ(Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Gümüşel, GünseliYazıldığı günlerde uyandırdığı yankıların bugüne kadar uzandığı bir seyahatname olma özelliği taşıyan Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Seyahatnamesi yapıcı eleştirilere ve övgülere layık görülmüştür. Her ne kadar Paris gezisi boyunca değerli Türk diplomat adamının ağırbaşlılığından, engin hoşgörüsünden, beğendiği detayları takdirle karşılamasından ve kesinlikle kapılmadığı aşağılık duygusundan bahsedilse de 18. yüzyıl Osmanlısının içinde bulunduğu durum ile “dönüşüm” ismini yeni yeni kazanan istemli ya da istemsiz değişikliklerin yani uygun tabirle ihtilallerin algısı esere farklı bir perspektiften yaklaşmayı mümkün kılıyor.Article Osmanlı Devletinde Eğitim Sistemi ve Eğitim Kurumları(2022) Gümüşel, GünseliHer toplum kendi yapısına, yaşayışına ve sosyal anlayışına uygun bir eğitim sistemi kurar. Bu nedenle Osmanlı eğitim sistemini ve son dönemde geldiği noktayı anlayabilmek için, öncelikle Osmanlı toplum ve eğitim yapısına genel olarak bakmak yararlı olacaktır.Article BİZANS İSTANBUL’UNDAN LATİN ÜSSÜNE DÖNÜŞEN BAŞKENTİN HİKAYESİ: NIKETAS KHONIATES’İN GÖZÜNDEN IV. HAÇLI SEFERİ(2022) Gümüşel, GünseliHaçlı Seferleri XI. ve XII. yüzyıllar arasında Avrupalı Hıristiyanların bir araya gelerek, kendilerine göre kutsal olan yerleri Müslümanların elinden almak için düzenledikleri savaşlardır. Düzenlenen sekiz Haçlı Seferi arasında niyet ve sonucu açısından değerlendirildiğinde en kayda değer olanı IV. Haçlı Seferidir (1204). Bu seferin amacı teoride, Kudüs’ü Müslümanlardan geri almak ve kutsal topraklara kavuşmak iken asıl amaç Doğu-Batı ticaret yollarının ele geçirilmesiydi. Olayların aynı zamanda görgü tanığı olan Niketas, İstanbul’un Haçlılar tarafından zaptını ve yağmalanmasını büyük bir keder içinde ve canlı betimlemelerle anlatmıştır.Article ‘‘ESKİ VE YENİ ARASINDA’’ BİR OSMANLI PADİŞAHI: III. SELİM(Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Gümüşel, Günseli“Bağ-ı âlem ıcre zâhirde safâdır saltanat Dikkat etsen mânevi kavgaya cardır saltanat Bu zamanın devletiyle kimse mağrur olmasın Kâm alırsa adl ile ol dem becâdır saltanat Kesbeder mi vuslatın bin yılda bir âşık ânın Meyleder kim görse ammâ bîvefadır saltanat Kıl tefekkür ey gönül çarhın hele devranını Ki safâ ise velev ekser cefâdır saltanat Bu Cihan'ın devletine eyleme hırs-ü tamâ Pek sakın İlhamî zira bîbekadır saltanat.” İlhami mahlasıyla birçok şiir yazıp, şarkı besteleyecek ruh inceliğine sahip bir padişah olmasının yanı sıra III. Selim, yukarıdaki manzumesinde saltanatın gelip geçici olduğunu anlatacak kadar alçakgönüllü ve gerçekçi bir yöneticiydi. Bu meziyetler birçok Osmanlı padişahı için geçerli sayılmazdı. III. Selim’in onlardan farklı düşünmesinin en önemli sebebi babasının ve amcasının eğitimine verdiği özel önemin yardımıyla kafes usulüne rağmen bilgili ve kültürlü bir şehzade olarak yetişmesiydi. Ayrıca Doğu ilgisine olan merakını beslerken Batı’ya olan ilgisini de kaybetmiyordu. Peki III. Selim ıslahatçılıkta yeni bir dönemin ağır kapılarını var gücüyle iterken, içinde barındırdığı asil duygular ve idealist beyninde ışıldayan edebi cümleler ona yardım edebilmiş miydi? Kısacası başarabilmiş miydi?

