Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Kosova Krizi Esnasında Rus Amerikan İlişkileri
    (2015) Cankara, Hasan Mert; Karasar, Hasan Ali
    Dünya yaklaşık yarım yüzyıl boyunca iki kutuplu olarak yönetildi. İkinci dünya savaşı sonrası gelişen süreçte, ABD'nin başını çektiği batı bloğu ve SSCB'nin öncülüğündeki doğu bloğu bu iki kutbu teşkil ettiler. Gerek ekonomik alanda gerekse askeri alanda, bu iki devlet ve beraberindekiler, kendi sistemlerini oluşturdu ve dünya bu iki devletin güç kullanımına sahne oldu. 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile resmi olarak bu iki kutuplu düzenin sona erdi. Bu andan sonra, dünya, Balkanlar başta olmak üzere yeni çatışma alanlarının oluşmasına sahne oldu. Eski Sosyalist Yugoslavya'nın parçalanışı, bölge üzerindeki hâkimiyet kurma yarışını beraberinde getirdi. Balkan Krizleri, Sovyetlerin yıkılmasının ardından kurulan Rusya'nın, yeniden toparlanması ve uluslararası alanda kendine yer bulma çabaları bakımından, zor birer sınavdı. 1990'ların sonlarına doğru Kosova'da ortaya çıkan kriz, büyük bir otorite tesis etme savaşını da beraberinde getirdi. 1989 yılında gerçekleşen anayasa değişikliği ile Kosova, özerk yapısını kaybetti. Bu ondan sonra yaşanan etnik çatışmalar bütün dünyanın dikkatini Avrupa'nın bu küçük toprak parçasına yöneltti. Eski gücünden uzakta olan Rusya bu kriz esnasında Yugoslavya'nın adeta hamisi gibi davranarak, hem tezlerini kabul ettirmeye çalıştı hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkı ile olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek istedi. Fakat batı savunma bloğu NATO, ABD öncülüğünde teammüler dışına çıkılarak, herhangi bir self-determinasyon hakkı oluşmadan ve Güvenlik Konseyi kararı olmadan 76 gün süren ağır bir hava hücum harekâtı gerçekleştirdi ve böylece Miloseviç'i anlaşma masasına oturmaya ikna etti. Bu kriz, Sovyetlerin dağılması ile kurulan Rusya ile süper güç ABD'nin adeta bir gövde gösterisine sahne olmuş, fakat o zamanda geçiş dönemindeki Rusların zayıflığından dolayı ABD'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu sebeple, halen günümüzde de devam eden ve en son Kırım'ın Ruslar tarafından ilhakı ile sonuçlanan çekişmelerin temeli olarak Kosova Krizi, bu çalışmada ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Kosova: Yugoslavya Federasyonundan Bağımsızlığa
    (2018) Aldanmaz, Ahmet; Ünal, Hasan
    Birinci Dünya Savaşı'nın ardından söz konusu olan gelişmeler doğrultusunda Yugoslavya kurulmuştur. Bu durum, daha önceki dönemlerde bir arada yaşamamış olan etnik kökenlerin aynı devlet içerisinde yer almalarına neden olmuştur. Ancak Yugoslavya, Soğuk Savaş Dönemi'nin sona ermesi ile birlikte mikro milliyetçi akımların baskısına dayanamamış ve dağılmıştır. Bu süreçte söz konusu olan Kosova Sorunu da, tarihsel temelleri olan ve çok boyutlu bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Zira Kosova Sorunu; Balkanları, Kafkasya'yı ve Ortadoğu'yu etkileyecek güce sahip bir sorun olarak görülmektedir. Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesi ile birlikte bu sorunun çözümleneceği düşünülse de, bilakis daha karmaşık bir hal alması söz konusu olmuştur.
  • Master Thesis
    Yumuşak güç Avrupa Birliği'nin dış politika aktörü olarak Avrupa Ortak Dış Güvenlik Politikası ve Bosna, Kosova, Suriye krizleri üzerinden güvenlik politikalarının değerlendirilmesi
    (2017) Timuçin, Mehmet; Ünal, Hasan
    Bu tez çalışmasında ' Yumuşak Güç Avrupa Birliğinin Dış Politika Aktörü Olarak Avrupa Ortak Dış Güvenlik Politikası Ve Bosna, Kosova, Suriye Krizleri Üzerinden Güvenlik Politikalarının Değerlendirilmesi' amaçlanmaktadır. Bosna, Kosova, Suriye Krizleri karşısında AB tarafından uygulanan politikalar ve krizlerin gelişim süreci incelenerek AB'nin ODGP sürecinde ortaya koyduğu etkilerin neler olduğu değerlendirilmeye çalışılmıştır. Değerlendirmeler sonucunda uluslararası alanda küresel bir aktör AB'nin oluşturulmasına yönelik tespitler ortaya konup öneriler sunulmuştur. İlk bölümde kuramsal çerçeve çizilerek; Kimlik ve kültür, supranasayonel kimlik ve otorite, sivil güç, askeri güç, normatif güç ve neo yapısal fonksiyonalizmde Avrupa'nın entegrasyonu kavramları açıklanmıştır. İkinci bölümde AB'de ODGP ve tarihsel gelişim sürecini AB'de birlik fikrinin oluşması incelenecektir. Üçüncü bölümde ise AB'nin ODGP incelendiğinde ortak değerlere sahip bir politika yaratmaya amaçlasa da Bosna, Kosova ve Suriye Krizlerinde uyguladığı güvenlik politikalarının incelenerek AB ODGP yaklaşımının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Üç kriz arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konarak belirlenen politikanın altında yatan nedenler irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivil Güç, Askeri Güç, Normatif Güç, ODGP, EUROFOR.
  • Master Thesis
    Nato'nun 1999'da Kosova ve Rusya'nın Kırım'ı İlhak Edişinin Meşruiyeti: Güç Kullanımı ve Kendi Kaderini Tayin Hakkı
    (2021) Ceylan, Selen; Gülseven, Aslı
    Birleşmiş Milletler Sözleşmesine göre devletlerin birbirlerine askeri güç uygulamalarına ve iç işlerini karışmalarına izin verilmiyor. 'İnsani müdahaleye' örnek olarak gösterilen 1999'da NATO'nun Kosova'ya müdahalesi uluslararası alanda bazı tartışmalara yol açtı. Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılarak bağımsızlığı BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan ancak NATO, ABD ve AB'nin tek taraflı kararları ile ortaya çıktı, ancak Uluslararası Güvenlik Konseyi'nin tavsiye görüşü ile yasal olduğu onaylandı. Kosova'ya müdahale 1999'dan sonra önem kazanan insani amaçlarla yakından ilişkilidir. İlk başta Ruslar karşı çıksa da Rusya, Kırım davasında yasadışı işgalini ve ilhakını uluslararası hukuk açısından meşrulaştırmaya çalıştı. Öte yandan kendi kaderini tayin karmaşıktı. Benliğin 'kim' olduğuna ve 'kendi kaderini tayin' kavramının 'hangi koşullarda' geçerli olduğuna karar vermek sorun olmuştur. Kosovalılar kendi kaderini tayin hakkını kullanarak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ancak Kırım referandumu uluslararası hukuka uygun değildi. Bu çalışmada, 1999 NATO'nun Kosova'ya müdahalesinin ve 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakının meşruiyeti, yasadışı olarak nasıl güç kullandıkları ve son statüleri için izledikleri yollar inceleniyor. Çalışma, iki davanın hem benzer hem de farklı yönlerini araştırıyor ve aynı zamanda müdahalelerin uluslararası hukuka nasıl aykırı olduğunu da inceliyor. NATO'nun müdahalesinde ve Rusya'nın ilhakında uluslararası hukuku görmezden geldikleri anlaşılıyor. Öte yandan, Kosova'nın bağımsızlık ilanı yasal iken, Kırım'ın Rusya'ya katılma referandumu tamamen yasal olarak kabul edilmedi. Rusya, 1999 yılında NATO'nun eylemini yasal olarak kabul etmemesine rağmen Kosova örneğini referans göstermeye çalışmıştır. Ancak Rusya'nın Kırım'ın ilhakını yasal kanıtlama girişimi uluslararası arenada destek görmemiştir.