49 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 49
Master Thesis Elektronik Reçete Uygulamasının Hekim ve Eczacı Açısından Değerlendirilmesi(2016) Topbaş, Ümit; Tuzlukaya, ŞuleBilgi ve İletişim Teknolojileri günümüzde hızlı bir gelişim süreci içerisindedir. Diğer sektörlerde olduğu gibi Sağlık sektörü de bilgi teknolojilerinde ki bu gelişmeden olumlu yönde etkilenmektedir. Sağlık hizmeti sunan kuruluşlar karmaşık yapıda olup, sunulan hizmeti niteliğinden dolayı bilgi sistemlerine daha çok ihtiyaç duyan kuruluşlardır. Sağlık hizmet sunucuları teknoloji - emek yoğun ve karmaşık olarak sunulan sağlık hizmetlerinin yönetilebilirliğini kolaylaştırmak için kendi bünyelerinde Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerini(HBYS) kullanmaktadırlar. HBYS'ler kullanıldıkları hastanelerin niteliğine cevap verecek şekilde zaman içinde gelişimini sürekli olarak sürdürmektedirler. Hastane bilgi yönetim sistemlerinin bilgi teknolojilerine paralel olarak hızlı gelişmesi ve hastanelerin bu sistemleri aktif olarak kullanıyor olması E-Sağlık uygulamalarının geliştirilmesine ve uygulanabilir olmasına zemin hazırlamıştır. Elektronik Reçete uygulaması Sosyal Güvenlik Kurumun geliştirmiş olduğu bir E-Sağlık uygulaması olup, sağlık hizmet sunucuları bu E-Sağlık uygulamasını kendi HBYS'leri vasıtasıyla entegre olarak kullanmaktadırlar. Buradan hareketle birinci bölümde Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri ve E-Sağlık uygulamalarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise E-Reçete uygulamasının içerisinde yer aldığı MEDULA sistemi ve E-Reçete uygulamasının genel yapısı ve işleyişine yer verilmiştir. E-Reçete uygulaması MEDULA hastane uygulamasında yer alan tüm hekimleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli tüm eczaneleri sürece dâhil ettiği için kapsamı oldukça geniş ve en aktif kullanılan E-Sağlık uygulamalarından birisidir. Bundan dolayı Tez çalışmamda E-Reçete Uygulaması Hekim ve Eczacı açısından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Uygulamanın sağlık hizmet sunucularına sağladığı kolaylıklar ve uygulamada yaşanan problemler alan araştırması kısmında ele alınmıştır. Alan araştırmasında betimleme tekniği kullanılmış olup, uygulama her açıdan incelenip analiz yapıldıktan sonra mülakat soruları hazırlanarak bir hekim ve bir eczacı ile mülakat çalışması yapılmıştır. Hekim açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete tanzim sürecine olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmış, matbu reçeteye göre kıyaslamalar yapılmıştır. E-Reçete uygulamasında tüm işlemlerin Hastane bilgi sistemi üzerinden yapılıyor olmasının hekimlere neler getirdiği konusunun üzerinde durulmuştur. Bilgi sistemine bağlı olunmasının hekimleri rahatız ediyor olması ancak burada esas problemi reçete tanzim sürecinde sistemden kaynaklanan teknik problemler, sistemde yaşanan kesintiler oluşturmaktadır. Yani hasta bakım ve reçete tanzim sürecinde bilgi sistemlerinde yaşanan kesinti ve teknik problemler hekimleri rahatsız etmektedir. Uygulamanın hekimlere sağlamış olduğu kolaylıklar ise detaylı şekilde alan araştırma kısmında verilmiştir. Eczacı açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete karşılama ve eczane iç süreçlerine etkisi değerlendirilmiştir. Matbu reçetede yaşanan tüm problemlerin ortadan kalkması ve reçeteye ilişkin tüm verinin sisteme otomatik olarak geliyor olması eczaneler için büyük kolaylık oluşturmuştur. Kısmen de olsa bilgi sistemine bağlılığın getirdiği olumsuz durumlar yaşansa da eczacı açısından değerlendirmede önemli ölçüde memnuniyet ve hizmet sunumuna olumlu katkı söz konusudur. Anahtar Sözcükler E-Reçete, MEDULA, Hekim, EczacıMaster Thesis Kamu Hastanelerinde Merkezi Satın Alma, Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri: Sivas - Kayseri - Tokat - Yozgat Örneği(2015) Keskin, Yunus Emre; Tengilimoğlu, DilaverGünümüzde teknoloji baş döndüren bir hız ile gelişmeye devam ederken her alanda bilgiye erişim hızlanmış ve kolaylaşmış bulunmaktadır. Bu hızlı değişim sürecinde, sağlık hizmetlerinin finansal acıdan kesintisiz sürdürülmesi ve değişime uyumun doğru tercihlerle yapılması büyük önem taşımaktadır. Değişim sürecine uyumun sistemsiz ve gelişigüzel çabalar ile elde edilemeyeceği açıktır. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında teşkilat yapısını 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirmiş ve Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatı üç farklı kuruma ayrılmıştır. Değişen teşkilat yapısının yanında satın alma birimlerinde çalışan personelde ortak bilinç oluşturacak ve tüm çalışanların katkılarını sağlayan bir sistem oluşturulmuştur. Bu çalışmada Sağlık Bakanlığının satın alma maliyetlerini azaltmak ve hastanelerde hizmet standardını sağlamak için 2013 yılı itibari ile uygulamaya konulan Merkezi Satın Alma Sisteminin amacına ulaşıp ulaşmadığını, varsa aksayan yönlerini tespit edilmeye çalışılacak ve Merkezi Satın Alma Sisteminin daha etkin ve faydalı olabilmesi için yapılabilecek çalışmalar hakkında öneriler ortaya konulacaktır. Bu bağlamda yapılan alan çalışmasında Sivas, Kayseri, Tokat, Yozgat illerinde Merkezi Satın Alma birimlerinde çalışan 128 personele anket uygulanarak veri toplanmıştır. Veriler SPSS 15,0 istatistik programı ile farklı istatistiki yöntemler (t testi, çapraz tablolar) kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların uzmanlaşmış personel eksikliği var mı sorusuna verdikleri cevaba baktığımızda 108 (% 84,4) kişinin uzmanlaşmış personel eksikliğini kabul ettiği görülmektedir. Yine katılımcıların Merkezi Satın Alma Sistemi konusunda 5'li likert ölçekli sorularda en çok katıldıkları ifadenin 3,96 (± 1,21) ortalaması ile 1. soru (Merkezi Satın Alma Sistemi maliyetlerin düşürülmesi için gereklidir.) olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamu Hastaneler Birliği, Merkezi Satın Alma, Maliyet, Tedarik ZinciriMaster Thesis Sağlıkta Dönüşüm Programının, Sağlık Hizmetleri Kalitesine ve Çalışanların Performansları Üzerine Etkileri(2014) Kocakoç, Necati; Ülker, Halil İbrahimSağlıkta Dönüşüm Programı öncesi ve sonrasında sağlık hizmetlerindeki kalite değişikliklerinin tespit edilmesi ile sağlık hizmet sunucularının performanslarının arttırılması için sağlık yöneticilerinin yapması gerekenleri tespit edebilmek ve sağlık yöneticilerine hizmet kalitesinin ve çalışanların performanslarının arttırılmasında kullanabilecekleri bilimsel bir veri kaynağı oluşturabilmek amaçlanmıştır. Bu çalışmanın uygulama bölümünde, sağlık çalışanlarının ve sağlık hizmeti alıcılarının yaş, cinsiyet, eğitim durumu, gelir durumu, meslek gibi değişkenlerin sağlık hizmetleri kalitesine ve performansa etkisini ortaya koyma amaçlandığı için araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verileri ile de Sağlıkta Dönüşüm Programının sonuçları açısından, beklenen faydayı sağlamakta yeterli olmadığı, sağlık çalışanları açısından pek çok sorumluluk ve iş yükü getirirken sağlık çalışanları lehine kazanımlar sağlamaması nedeniyle başarılı olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. SDP'nin sağlık çalışanlarının performans artışına yönelik getirilen döner sermayeden pay verilmesi uygulaması ise, sistemin tüm sağlık çalışanları açısından hakkaniyetine uygun olmaması nedeniyle eleştirilmektedir. Sağlık hizmeti alıcıları açısından, sağlık hizmetlerine ulaşmayı kolaylaştıran Sağlıkta Dönüşüm Programı, sık sık değiştirilen uygulamalar ile sağlık hizmeti alıcılarına da ek yükler getirmekte ve giderek sağlık hizmetlerini ulaşılabilirlikten uzaklaştırmaktadır. Özellikle muayene ve tedavi katılım payları, reçetede ilaç sınırlaması, bazı ilaçların kamu tarafından bedellerinin karşılanmaması, yoğunluk nedeniyle özellikli tedavi ve operasyonlar için uzun takvim belirlenmesi gibi uygulamalar sağlık hizmetlerine ulaşmayı zorlaştıran uygulamalar hizmet kalitesini ve memnuniyeti düşürmektedir. Sağlık sisteminin fonksiyonel yapısının işlemesi için sağlık sisteminin örgütlenmesinin iyi bir şekilde yapılması, gerekli bütün üretim etkenleriyle donatılması ve modern yöntemlerle yönetilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlıkta Dönüşüm Programı, Sağlık Hizmet Sunucuları, Sağlık Hizmet Alıcıları, Hizmet Kalitesi, Performans.Master Thesis Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde Hasta-personel İletişiminin Hasta Memnuniyetine Etkisi(2014) Koçak, Nihal; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; BusinessBirbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar ve olgularla ilgili değişmeleri haber veren, bunlarla ilgili bilgileri birbirine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu toplulukta ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimine iletişim denir. İletişim, insan hayatının önemli bir parçasıdır. İletişim sürecini anlayabilmek için çeşitli iletişim modelleri oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çeşitli iletişim araçları da bu süreçte kullanılabilir. Öte yandan, hekim ve diğer sağlık çalışanları yoğun iş temposunun yanı sıra iletişim araçlarını ve iletişim yöntemlerini kullanarak geniş çerçevede birçok değişik insanla iletişim içinde olmak ihtiyacındadır. Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının en çok iletişimde bulunmak zorunda olduğu insanlar hastalar ve hasta yakınlarıdır. Dolayısıyla hekim, diğer sağlık çalışanları ve hastalar bazı iletişim becerilerini kazanmış olmalıdırlar. Bu çalışmanın amacı, Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran hastaların demografik karakterlerini ortaya çıkarmak, hasta – personel iletişimini etkileyen faktörleri ve hasta personel iletişiminin memnuniyete etkisini belirlemektir. Bu çalışmaya Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran 18 yaşından büyük 400 hasta alınmıştır. İletişim kurulabilen hastaların demografik bilgileri ve personelle iletişimleri hakkında bilgi toplandı. Acil serviste kim tarafından karşılandığı, doktor ve hemşirelerin iletişim becerileri ve davranışları, acil serviste tetkik ve tedavi sürerken hastalığı ve yapılan tetkikler için bilgi verilmesi ile tetkikler için bekleme süresi hakkındaki iletişimin memnuniyete etkisi ve acil serviste gördüğü tüm bakım ile ilgili memnuniyeti hususlarında hastaya sorular soruldu. İstatistiksel analiz, SSPS 20,0 istatistiksel yazılım programı kullanılarak yapıldı. Sonuç olarak, hasta personel iletişimini en fazla etkileyen faktörün hemşire ve doktor davranışı olduğu tespit edilmiştir. Hasta – personel iletişimini etkileyen bir diğer önemli faktör ise, tetkik ve tedavi sürerken hastalara işlemler hakkında bilgi verme durumu olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, hasta-personel iletişimi, hasta memnuniyeti.Master Thesis Sağlık Kurumlarında İletişimin Hasta Memnuniyeti Üzerine Etkileri (ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örneği)(2016) Oktay, Elif Yeşilyurt; Bircan, İsmailİletişim, kişinin birbirini anlaması, birbirini kendisine anlatabilmesidir. İletişimin amacı ise, insanın kendi kendine gideremeyeceği ihtiyaçlarını, çözemeyeceği problemlerini ve gerçekleştiremeyeceği eylemlerini yapabilmesi için ikinci bir kişiden yardım talebidir. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren ve etkileyen hizmetlerin sunulduğu sağlık kurumlarında iletişimin önemi daha da artmaktadır. Sağlık kurumlarında hizmet kalitesini değerlendirmede kullanılan en önemli ölçütlerden biri hasta memnuniyetidir. Sağlığa önem veren bireylerin sayılarındaki artış beraberinde kaliteli bakım alma isteği ve sağlık kuruluşları arasında daha seçici davranmayı getirmiştir. Buna bağlı olarak sağlık kuruluşları arasında rekabet artmıştır. Sağlık kuruluşundan memnun kalan bir hasta tekrar bir sağlık hizmeti alması gerektiğinde aynı kuruma başvuracağı gibi, çevresindekilere de bu kurumla ilgili yönlendirici tanıtım yaparak hastaneye başvuruları artıracaktır. Tatmin olmayan hasta ise kurumla ilgili olumsuz tanıtım yaparak müşteri kaybına neden olduğu gibi işletmenin büyümesine de engel olacaktır. Bu çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde yatarak hizmet alan hastalar ile sınırlandırılmıştır. Hastanelerin yatarak tedavi görülen servislerinde toplam 250 kişi üzerinde basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanmıştır.Çalışmada, sağlık kurumlarında iletişime bağlı hasta memnuniyetinin ne durumda olduğu belirlenmeye çalışılmış ve sorunlar saptanarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İletişim, Sağlık Kurumlarında İletişim, Hasta MemnuniyetiMaster Thesis Sağlık Sektöründe Hizmet Konumlandırması: Ankara İlinde Kamu Hastanesi Uygulama Örneği(2012) Cantürk, Özlem; Seval, HalilDünyada sağlık hizmetlerinde pazarlama faaliyetleri 1970'li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. İlk kez Trout tarafından 1972 yılında ortaya atılan ve pazarlama stratejilerinin temelini oluşturan konumlandırma kavramı ürün yada hizmetin rakiplerine üstünlük sağlayacak şekilde farklı bir yönüyle tüketicilerin zihninde yer alması şeklinde tanımlanabilir.Bu çalışma; sağlık işletmelerinin konumlandırma faaliyetleri sonucunda, hastaların sağlık hizmeti alırken; sağlık kuruluşunu tercih etme kriterlerinin saptanması, hastaların sağlık kuruluşunu değiştirme kriterlerinin belirlenmesi ve sağlık kuruluşunun markalaşma süreçlerinin değerlendirilerek markanın önemi ile ilişkisinin tanımlamayı hedeflemektedir.Toplam 13 sorudan oluşan ankette ana soruların altında sıralanan alt soru sayıları ile toplam 48 soru mevcuttur. Sorular 5'li likert ve çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır.Ankete katılan 100 denekten 48 tanesi kadın, 52 tanesi erkektir. Ankete katılan 100 deneğin 27 tanesi 20 yaş ve altı, 34 tanesi 21-40 yaş arası, 22 tanesi 41-60 yaş arası, 17 kişi ise 61 yaş ve üzeri insanlardır. Diğer bir deyişle deneklerin %27si 20 yaş ve altı gurupta,%34ü 21-40 yaş gurubunda,%22si 41-60 yaş gurubunda,%17si ise 61 ve üzeri yaş gurubunda yer almaktadır.Marka olmayı hedefleyen bir sağlık kuruluşu öncelikli olarak; kalite politikalarını, hastanenin amaçlarını, hedef kitlesini ve hastanenin vermek istediği mesajlarını belirlemek zorundadır.Sonuç olarak, hastaların markalaşma süreçleriyle ilgili ifadelere katılım düzeylerine baktığımızda; Hastanenin marka olması, Hastanenin iç dekorasyonu, genel fiziki görünümü, odaların konforu, Hastanenin temiz ve hijyenik olması, Uzman kadronun eğitim bilgi ve tecrübeleri, hastanede kullanılan cihazların ileri teknolojik donanıma sahip olması kriterlerinin önemli olduğu düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: sağlık hizmetleri, hizmet konumlandırması, sağlık hizmetlerinde pazarlamaMaster Thesis Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Çalışanlarının Tükenmişlik ve İş Doyumu Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi(2010) Demir, Sibel; Ünver, ÖzkanTükenmişlik, profesyonellerin işleri gereği karşılaştıkları kişilere karşı duyarsızlaşmaları, duygusal yönden kendilerini tükenmiş hissetmeleri ve kişisel başarı ve yeterlilik duygularının azalması şeklinde ortaya çıkar. Amaç: Bu çalışmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri çalışanlarında tükenmişlik ve iş doyumunun etki ve sonuçları araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmanın yığını Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hastaneleri doktor, hemşire ve idari personelden oluşan çalışanlardır. Çalışma, uygun tesadüfi örneklem yöntemlerinden birisi ile oluşturulan örneklem üzerinden 340 kişide yapılmıştır. Anket çalışmasında İş Doyum Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve bazı kişisel ve demografik özellikleri ölçmeye yönelik Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nin alt boyutlarından ve Minnesota İş Doyum Ölçeğinden elde edilen puanların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Bulgular: Cinsiyet, yaş, medeni durum, meslek, ekonomik açıdan tatmin durumu ve meslekte çalışma süreleri değişkenlerine göre çalışanların, duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı duygusunda azalma alt ölçeklerinden aldıkları puanlarla iş doyumu düzeylerinden aldıkları puanların istatistiksel açıdan anlamlı bir fark görülmemiştir. Eğitim durumu değişkenine bağlı olarak duygusal tükenme, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Çalışma saatleri değişkenine göre, duygusal tükenme düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmemiş, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.Master Thesis Hastanelerde Hizmet Faaliyetlerine Dayalı Hekim Planlaması ve Tahsisi(2010) Kaçak, Hakan; Kavuncubaşı, ŞahinDünya sağlık sistemleri ciddi bir değişim baskısı altındadır. Gelişmekte olan ülkeler temel sağlık hizmetlerini sunmak ve enfeksiyon hastalıkları ile mücadele etmeye çalışmaktadır. Gelişmiş ülkeler ise genişleyen sağlık sektörünü kontrol altına alma çabası içerisindedir. Ayrıca gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfusun artması nedeni ile gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı enfeksiyon hastalıkları probleminin yerini kronik hastalıklar almaktadır. Dünya üzerindeki bu hastalık yükü sağlık insangücü ihtiyacını da körüklemektedir (artırmaktadır). Ayrıca bütçe kısıtları ve sağlık hizmet harcamalarındaki sürekli artışlar sınırlı kaynakların akılcı kullanımını bir zorunluluk haline getirmiştir.Üretim faktörlerinden biri olan insan kaynağı, sağlık gibi emek yoğun faaliyet gösteren sektörlerde en önemli üretim faktörüdür. İnsan kaynağı olmaksızın sağlık kurumları açmanın, tıbbi ekipmanlar sağlamanın çok fazla anlamı olmayacaktır. Bunlar arasındaki en iyi hizmet karmasının sağlanması ve en etkili şekilde hizmet sunulması gerekmektedir. Bu sebeplerden dolayı insan kaynağı planlaması bir örgüt ya da sağlık sisteminin en önemli bileşenlerinden biridir. İnsan kaynağı planlaması dinamik bir süreçtir ve stratejik bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. İç ve dış çevre etkenleri izlenmeksizin sadece standart rakamlar yada oran analizleri ile insangücü dağılımını sağlamak kaynak kullanımındaki etkinliği azaltmaktadır.Bu araştırmada klasik sağlık insangücü planlama yöntemlerinin dışına çıkılmış ve kıyas (örnek edinme - benchmarking) yöntemi kullanılarak sağlık insangücü planlaması yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmada insangücü diğer hizmet girdileri ile birlikte değerlendirilmiş ve çıktıları üretmek için katlanılan işyükleri göz önünde bulundurularak insan kaynağı planlaması yapılmıştır.Master Thesis Sağlık Kurumlarında Toplam Kalite Yönetimi Uygulamalarının Çalışan İş Doyumu ve Örgütsel Bağlılığına Etkisi(2021) Işık, Yurdagül; Tengilimoğlu, DilaverGelişen teknoloji, küreselleşme, iletişim ağlarının artması, eğitim ve gelir düzeyindeki artışlar ile birlikte insanların beklentileri de artmıştır. Hastalar kendilerini güvende hissedecekleri kurumlarda tedavi olmayı istemekte, personel iş doyumunun yüksek olduğu kurumlarda çalışmayı tercih etmektedir. Hizmet alanında faaliyet gösteren diğer sektörlerden farklı olarak sağlık hizmeti veren kurumların maddi güce ve teknolojik donanıma sahip olmalarının yanında nitelikli iş gücüne sahip olmaları da çok önemlidir. Çünkü sağlık hizmeti sunumundaki hatalar insanın hayatını kaybetmesine varan ciddi kayıplar ile sonuçlanabilmektedir. Sağlıkta kalitenin temel göstergelerinden birisi hasta ve çalışan güvenliğidir. Bir hastanenin kalite belgesine sahip olması demek, hasta bakım kalitesinin belirli bir standartta olduğunun, hasta ve çalışan güvenliğinin sağlandığının önemli göstergelerindendir. Bu araştırma, sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel bir hastanede uygulanan kalite uygulamalarının, çalışan iş doyumu ve örgütsel bağlılığı üzerine etki durumunu değerlendirmek ve kalite çalışmaları ile çalışan iş doyumu ve örgütsel bağlılığı arasındaki ilişkiyi ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan 462 çalışan oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda Toplam Kalite Yönetimi algısı ile iş doyumu arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Standart regresyon katsayısına göre, Toplam Kalite Yönetimi Algısı değişkenindeki 1 birim artışın İş Doyumu değişkeninde 0,743 birim artışa neden olduğu görülmüştür. Ayrıca Toplam Kalite Yönetimi Algısı ile Örgütsel Bağlılık arasındaki ilişki de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Standart regresyon katsayısına göre Toplam Kalite Yönetimi Algısı değişkenindeki 1 birim artışın Örgütsel Bağlılık değişkeninde 0,457 birim artışa neden olduğu görülmüştür.Master Thesis Bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde İş Yükünün Hasta Güvenliği Üzerindeki Etkisinin Belirlenmesi(2011) Eroğlu, Eylem Kaya; Esatoğlu, Afsun EzelAraştırmanın amacı; kamuya ait bir eğitim ve araştırma hastanesinde iş yükünün, hasta güvenliği üzerinde etkisinin belirlenmesi ve iş yüküne bağlı olarak tıbbi hatalarının meydana gelme sıklıklarının saptanmasıdır.Araştırmanın evrenini, Ankara İli'nde bulunan Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin amaçlı örneklem yöntemi ile seçilen, birbirinden farklı özelliklere sahip dört ayrı kliniğindeki toplam 73 hemşire ve hemşirelerin bildirdikleri hasta güvenliğini tehdit eden tüm olay bildirimleri oluşturmaktadır. Araştırma 16 Haziran 2009- 16 Eylül 2009 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın verileri, benzer çalışmalarda kullanılan, alanyazın ve uzman görüşü alınarak hazırlanan toplam dört ayrı formla toplanmıştır. Araştırma sonucu iş yükü ile elde edilen veriler Excel programında, hata bildirimi ile elde edilen veriler ise SPSS 13.0 programında analiz edilmiştir.Araştırma kapsamında 3 aylık süre boyunca, dört ayrı klinikte toplam 7619 hastaya, 108 yatak kapasitesi ile 55 aktif çalışan hemşire tarafından bakım hizmeti verilmiştir. Yoğun Bakım Ünitesi'nde 24 saat içinde hastaya verilen bakım saati 10,4, Süt Çocuğu Servisi'nde 2,0, Büyük Çocuk 2 Servisi'nde 2,1, Hematoloji Onkoloji Servisi'nde ise 3,0 olarak bulunmuştur. Hasta bağımlılık düzeyine göre verilmesi gereken 24 saatlik bakım saatleri, Yoğun Bakım Ünitesi'nde 19,7, Süt Çocuğu Servisi'nde 13,5, Büyük Çocuk 2 Servisi'nde 9,5, Hematoloji Onkoloji Servisi'nde ise 10,3 olarak saptanmıştır. Hasta bağımlık düzeyine göre verilmesi gereken bakım saati üzerinden yapılan hesaplamalarda, birimlerde çalışması gereken toplam hemşire sayısı 205 olarak bulunmuştur.Araştırmada, toplam 236 hata bildirimi alınmıştır. Hataların türlerine göre dağılımı incelendiğinde, tanı ve bakım süreci hatalarının %68,7, ilaç hatalarının %29,6, düşmelerin ise %1,7 oranında gözlendiği saptanmıştır. Hatalar, risk derecelerine göre 2 ile 5 arasında sınıflandırılmış ve hataların %59,2'sinin hemşirelik hizmetlerini dolaylı etkileyen, %40,7'sinin ise hemşirelik hizmetlerini doğrudan etkileyen nedenlerle ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Hata risk dereceleri ile servisler arasında ve hata risk dereceleri ile hasta bağımlılık düzeyleri arasında anlamlı istatistiksel ilişki bulunmuş, hata risk dereceleri ile çalışma saatleri arasında ve bakılan hasta sayısı arasında anlamlı istatistiksel ilişki bulunamamıştır.Anahtar Sözcükler: Hasta güvenliği, hemşire istihdamı, hasta bağımlılığı, iş yükü, güvenli istihdam, istenmeyen olay, tıbbi hata.
