Search Results

Now showing 1 - 10 of 49
  • Master Thesis
    İş Görenlerde Örgütsel Adalet Algısı ve Örgütsel Adaletin Çalışanların İş Motivasyonu Üzerindeki Etkisi: Bir Devlet Hastanesi Örneği
    (2015) Abbasoğlu, Şevin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknolojide yaşanan gelişmeler, hızla değişen dünya, ekonomik ve sosyal alandaki değişimler işletmeleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Yeniçağa uyum sağlamak, işletmelerinde başlıca amaçları arasındadır. Bu anlamda yöneticilere ve işletme sahiplerine büyük görevler düşmektedir. Örgütün iç ve dış çevresinde yaşanan gelişmeler ve değişimlerin yanında bu sürece uyum sağlamak da işletmeler ve çalışanlar için son derece zorlu ve zahmetli bir süreçtir. Bu süreçte şüphesiz en önemli materyal insandır. İnsan değişime ve gelişime en hızlı uyum sağlayabilen canlıdır. Beşeri faktörler bu noktada önem kazanmaya başlar. Daha önceleri üzerinde fazla durulmayan bazı kavramlar beşeri niteliklerin önem kazanmasıyla ön plana çıkmıştır. Bunlar; örgütsel adalet, vatandaşlık, bağlılık, güven gibi insan motivasyonunu, performansını ve verimliliğini büyük ölçüde etkileyebilen kavramlardır. Bu çalışmanın ana temasını oluşturan örgütsel adalet kavramı da böylece yönetim alanındaki yerini almıştır. İşletmelerin kaynaklarını, gelirlerini ve bunun gibi değer kaynaklarını çalışanlar arasında adil bir şekilde paylaştırması, çalışanlarını birbirinden ayırmaması, herkese eşit muameleyi yapması gibi tanımlar örgütsel adaleti açıklar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında örgütsel adaletin tüm boyutları detaylı olarak ele alınacak ve motivasyon düzeyleri ile ilişkilendirilecektir. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların örgütsel olarak adaleti uygulayabilmeleri için gerekli olan tavsiyelerin verilmesi, iyileştirme sürecine destek sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece çalışanların adalet algılara artacak ve bununla doğru orantılı olarak motivasyon düzeyleri de yükselecektir Bu çalışma, sağlık personelinin örgütsel adalet algılamalarının motivasyona etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Sivas ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Anket çalışması 620 çalışandan 600 sağlık çalışanı üzerinde uygulanmış ve %96,7 geri dönüş sağlanmıştır. Örgütsel adalet boyutları ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiş, her boyut için ilişki aynı yönde olup düşük düzeyli olduğu saptanmıştır. Çalışmada iki değişkenin (Örgütsel adalet ve Motivasyon) birbirleriyle olan ilişkilerinin yönü ve boyutu belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS 15.0 istatistik programı ile veriler değerlendirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. T testi, ANOVA, Korelasyon, Regresyon analize ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; bağımsız değişken olan Örgütsel Adalet bağımlı değişken durumundaki Motivasyonu %9.4 oranında etkilediği bulunmuştur.
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Hizmet Konumlandırması: Ankara İlinde Kamu Hastanesi Uygulama Örneği
    (2012) Cantürk, Özlem; Seval, Halil
    Dünyada sağlık hizmetlerinde pazarlama faaliyetleri 1970'li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. İlk kez Trout tarafından 1972 yılında ortaya atılan ve pazarlama stratejilerinin temelini oluşturan konumlandırma kavramı ürün yada hizmetin rakiplerine üstünlük sağlayacak şekilde farklı bir yönüyle tüketicilerin zihninde yer alması şeklinde tanımlanabilir.Bu çalışma; sağlık işletmelerinin konumlandırma faaliyetleri sonucunda, hastaların sağlık hizmeti alırken; sağlık kuruluşunu tercih etme kriterlerinin saptanması, hastaların sağlık kuruluşunu değiştirme kriterlerinin belirlenmesi ve sağlık kuruluşunun markalaşma süreçlerinin değerlendirilerek markanın önemi ile ilişkisinin tanımlamayı hedeflemektedir.Toplam 13 sorudan oluşan ankette ana soruların altında sıralanan alt soru sayıları ile toplam 48 soru mevcuttur. Sorular 5'li likert ve çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır.Ankete katılan 100 denekten 48 tanesi kadın, 52 tanesi erkektir. Ankete katılan 100 deneğin 27 tanesi 20 yaş ve altı, 34 tanesi 21-40 yaş arası, 22 tanesi 41-60 yaş arası, 17 kişi ise 61 yaş ve üzeri insanlardır. Diğer bir deyişle deneklerin %27si 20 yaş ve altı gurupta,%34ü 21-40 yaş gurubunda,%22si 41-60 yaş gurubunda,%17si ise 61 ve üzeri yaş gurubunda yer almaktadır.Marka olmayı hedefleyen bir sağlık kuruluşu öncelikli olarak; kalite politikalarını, hastanenin amaçlarını, hedef kitlesini ve hastanenin vermek istediği mesajlarını belirlemek zorundadır.Sonuç olarak, hastaların markalaşma süreçleriyle ilgili ifadelere katılım düzeylerine baktığımızda; Hastanenin marka olması, Hastanenin iç dekorasyonu, genel fiziki görünümü, odaların konforu, Hastanenin temiz ve hijyenik olması, Uzman kadronun eğitim bilgi ve tecrübeleri, hastanede kullanılan cihazların ileri teknolojik donanıma sahip olması kriterlerinin önemli olduğu düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: sağlık hizmetleri, hizmet konumlandırması, sağlık hizmetlerinde pazarlama
  • Master Thesis
    Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi
    (2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmail
    Ülkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.
  • Master Thesis
    Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde Hasta-personel İletişiminin Hasta Memnuniyetine Etkisi
    (2014) Koçak, Nihal; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar ve olgularla ilgili değişmeleri haber veren, bunlarla ilgili bilgileri birbirine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu toplulukta ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimine iletişim denir. İletişim, insan hayatının önemli bir parçasıdır. İletişim sürecini anlayabilmek için çeşitli iletişim modelleri oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çeşitli iletişim araçları da bu süreçte kullanılabilir. Öte yandan, hekim ve diğer sağlık çalışanları yoğun iş temposunun yanı sıra iletişim araçlarını ve iletişim yöntemlerini kullanarak geniş çerçevede birçok değişik insanla iletişim içinde olmak ihtiyacındadır. Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının en çok iletişimde bulunmak zorunda olduğu insanlar hastalar ve hasta yakınlarıdır. Dolayısıyla hekim, diğer sağlık çalışanları ve hastalar bazı iletişim becerilerini kazanmış olmalıdırlar. Bu çalışmanın amacı, Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran hastaların demografik karakterlerini ortaya çıkarmak, hasta – personel iletişimini etkileyen faktörleri ve hasta personel iletişiminin memnuniyete etkisini belirlemektir. Bu çalışmaya Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran 18 yaşından büyük 400 hasta alınmıştır. İletişim kurulabilen hastaların demografik bilgileri ve personelle iletişimleri hakkında bilgi toplandı. Acil serviste kim tarafından karşılandığı, doktor ve hemşirelerin iletişim becerileri ve davranışları, acil serviste tetkik ve tedavi sürerken hastalığı ve yapılan tetkikler için bilgi verilmesi ile tetkikler için bekleme süresi hakkındaki iletişimin memnuniyete etkisi ve acil serviste gördüğü tüm bakım ile ilgili memnuniyeti hususlarında hastaya sorular soruldu. İstatistiksel analiz, SSPS 20,0 istatistiksel yazılım programı kullanılarak yapıldı. Sonuç olarak, hasta personel iletişimini en fazla etkileyen faktörün hemşire ve doktor davranışı olduğu tespit edilmiştir. Hasta – personel iletişimini etkileyen bir diğer önemli faktör ise, tetkik ve tedavi sürerken hastalara işlemler hakkında bilgi verme durumu olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, hasta-personel iletişimi, hasta memnuniyeti.
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Performansa Dayalı Ücretlendirme Sisteminin Değerlendirilmesi (bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Örneği)
    (2017) Aydın, Erkan; Bircan, İsmail
    Sağlık Bakanlığı tarafındangeliştirilen performansa dayalı ek ödeme sistemi uygulaması ile devlet hastanelerinde de performans yönetim sürecine geçilmiştir. Çalışmamızda Bursa ilindeki Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi'nde uygulanmakta olan mevcut sistemden çalışanlarınmemnuniyetleri, sistemi adil bulmaları, iş yükü düzeyleri ve sistemin performans vemotivasyonlarını etkileme düzeyleri ile performansa dayalı ek ödeme sistemi ile arasında anlamlı birfarklılığın olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın amacı; Bursa ilindeki Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi'nde uygulanan performansadayalı ek ödeme sisteminin hastanede çalışanlar tarafındanalgılanma biçimleri ile performansa dayalı ek ödeme sistemi ile ilgili hazırlananifadelere verdikleri cevaplar arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespitetmektir. Bu tespit ile mevcut performans değerlendirme sistemi ile ilgili hastanedeçalışanların algıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada veri toplama kaynağı olarak anket yönteminden faydalanılmıştır. Anket formunda yer alan sorular kaynak taraması ve uzmanların görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanılmaya çalışılmıştır. 511 kişi çalışmaya katılmayı kabul etmiştir.Araştırma sonucunda anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiş ayrıca çalışanların sistemden memnun olmadıkları, sistemi adil bulmadıkları, sistemin performans ve motivasyonlarını olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler:Sağlık, Performans yönetimi, Performansa dayalı ek ödeme sistemi
  • Master Thesis
    Sağlık Çalışanlarının İş Doyumlarına Etki Eden Faktörlerin Analizi: Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çekirge Devlet Hastanesi Bursa Örneği
    (2015) Kökez, İsa; Bircan, İsmail
    İş doyumu, insan kaynaklarının etkin ve verimli bir çalışma sağlamasında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüksek iş doyumuna sahip çalışanlar, işletmelerin belirledikleri amaçları gerçekleştirmede önemli derecede katkı sağlamaktadır. Karmaşık bir örgüt yapısı olan hastane ve sağlık kurumları farklı nitelik ve birikimi olan personelden oluştuğundan, personeli motive eden faktörler de kişilere göre değişebilmektedir. Bu araştırma ile sağlık işletmelerinde çalışan sağlık personelinin iş doyumunu etkileyen faktörler ile iş ortamında hangi iş doyumu faktörünün daha etkili olduğunu bulmak amaçlanmıştır. Sağlık hizmeti veren işletmeler, oldukça karma bir yapıya sahip çalışanlar tarafından kendisinden beklenilen hizmetleri yerine getirir. Karma yapının fazla olduğu bu örgütlerde iş doyumu açısından önemli bir sorun bulunmaktadır. Çünkü bu gruplar farklı ihtiyaçlara ve beklentilere sahip olacaklardır. Hastanenin amacına ulaşmasında, başarılı ya da başarısız kabul edilmesinde en büyük pay hiç şüphesiz hastane personeline aittir. Hastanenin başarısı bir anlamda personelin başarısı olduğu için bu noktada personelin iş doyumunun sağlanması ve personelin verimliliğini arttıracak etmenlerin belirlenmesi önem kazanmaktadır.
  • Master Thesis
    Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği
    (2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Zaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt Çalışanları
  • Master Thesis
    Elektronik Reçete Uygulamasının Hekim ve Eczacı Açısından Değerlendirilmesi
    (2016) Topbaş, Ümit; Tuzlukaya, Şule
    Bilgi ve İletişim Teknolojileri günümüzde hızlı bir gelişim süreci içerisindedir. Diğer sektörlerde olduğu gibi Sağlık sektörü de bilgi teknolojilerinde ki bu gelişmeden olumlu yönde etkilenmektedir. Sağlık hizmeti sunan kuruluşlar karmaşık yapıda olup, sunulan hizmeti niteliğinden dolayı bilgi sistemlerine daha çok ihtiyaç duyan kuruluşlardır. Sağlık hizmet sunucuları teknoloji - emek yoğun ve karmaşık olarak sunulan sağlık hizmetlerinin yönetilebilirliğini kolaylaştırmak için kendi bünyelerinde Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerini(HBYS) kullanmaktadırlar. HBYS'ler kullanıldıkları hastanelerin niteliğine cevap verecek şekilde zaman içinde gelişimini sürekli olarak sürdürmektedirler. Hastane bilgi yönetim sistemlerinin bilgi teknolojilerine paralel olarak hızlı gelişmesi ve hastanelerin bu sistemleri aktif olarak kullanıyor olması E-Sağlık uygulamalarının geliştirilmesine ve uygulanabilir olmasına zemin hazırlamıştır. Elektronik Reçete uygulaması Sosyal Güvenlik Kurumun geliştirmiş olduğu bir E-Sağlık uygulaması olup, sağlık hizmet sunucuları bu E-Sağlık uygulamasını kendi HBYS'leri vasıtasıyla entegre olarak kullanmaktadırlar. Buradan hareketle birinci bölümde Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri ve E-Sağlık uygulamalarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise E-Reçete uygulamasının içerisinde yer aldığı MEDULA sistemi ve E-Reçete uygulamasının genel yapısı ve işleyişine yer verilmiştir. E-Reçete uygulaması MEDULA hastane uygulamasında yer alan tüm hekimleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli tüm eczaneleri sürece dâhil ettiği için kapsamı oldukça geniş ve en aktif kullanılan E-Sağlık uygulamalarından birisidir. Bundan dolayı Tez çalışmamda E-Reçete Uygulaması Hekim ve Eczacı açısından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Uygulamanın sağlık hizmet sunucularına sağladığı kolaylıklar ve uygulamada yaşanan problemler alan araştırması kısmında ele alınmıştır. Alan araştırmasında betimleme tekniği kullanılmış olup, uygulama her açıdan incelenip analiz yapıldıktan sonra mülakat soruları hazırlanarak bir hekim ve bir eczacı ile mülakat çalışması yapılmıştır. Hekim açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete tanzim sürecine olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmış, matbu reçeteye göre kıyaslamalar yapılmıştır. E-Reçete uygulamasında tüm işlemlerin Hastane bilgi sistemi üzerinden yapılıyor olmasının hekimlere neler getirdiği konusunun üzerinde durulmuştur. Bilgi sistemine bağlı olunmasının hekimleri rahatız ediyor olması ancak burada esas problemi reçete tanzim sürecinde sistemden kaynaklanan teknik problemler, sistemde yaşanan kesintiler oluşturmaktadır. Yani hasta bakım ve reçete tanzim sürecinde bilgi sistemlerinde yaşanan kesinti ve teknik problemler hekimleri rahatsız etmektedir. Uygulamanın hekimlere sağlamış olduğu kolaylıklar ise detaylı şekilde alan araştırma kısmında verilmiştir. Eczacı açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete karşılama ve eczane iç süreçlerine etkisi değerlendirilmiştir. Matbu reçetede yaşanan tüm problemlerin ortadan kalkması ve reçeteye ilişkin tüm verinin sisteme otomatik olarak geliyor olması eczaneler için büyük kolaylık oluşturmuştur. Kısmen de olsa bilgi sistemine bağlılığın getirdiği olumsuz durumlar yaşansa da eczacı açısından değerlendirmede önemli ölçüde memnuniyet ve hizmet sunumuna olumlu katkı söz konusudur. Anahtar Sözcükler E-Reçete, MEDULA, Hekim, Eczacı
  • Master Thesis
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Çalışanlarının Tükenmişlik ve İş Doyumu Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi
    (2010) Demir, Sibel; Ünver, Özkan
    Tükenmişlik, profesyonellerin işleri gereği karşılaştıkları kişilere karşı duyarsızlaşmaları, duygusal yönden kendilerini tükenmiş hissetmeleri ve kişisel başarı ve yeterlilik duygularının azalması şeklinde ortaya çıkar. Amaç: Bu çalışmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri çalışanlarında tükenmişlik ve iş doyumunun etki ve sonuçları araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmanın yığını Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hastaneleri doktor, hemşire ve idari personelden oluşan çalışanlardır. Çalışma, uygun tesadüfi örneklem yöntemlerinden birisi ile oluşturulan örneklem üzerinden 340 kişide yapılmıştır. Anket çalışmasında İş Doyum Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve bazı kişisel ve demografik özellikleri ölçmeye yönelik Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nin alt boyutlarından ve Minnesota İş Doyum Ölçeğinden elde edilen puanların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Bulgular: Cinsiyet, yaş, medeni durum, meslek, ekonomik açıdan tatmin durumu ve meslekte çalışma süreleri değişkenlerine göre çalışanların, duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı duygusunda azalma alt ölçeklerinden aldıkları puanlarla iş doyumu düzeylerinden aldıkları puanların istatistiksel açıdan anlamlı bir fark görülmemiştir. Eğitim durumu değişkenine bağlı olarak duygusal tükenme, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Çalışma saatleri değişkenine göre, duygusal tükenme düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmemiş, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.
  • Master Thesis
    Hastanelerde Hizmet Faaliyetlerine Dayalı Hekim Planlaması ve Tahsisi
    (2010) Kaçak, Hakan; Kavuncubaşı, Şahin
    Dünya sağlık sistemleri ciddi bir değişim baskısı altındadır. Gelişmekte olan ülkeler temel sağlık hizmetlerini sunmak ve enfeksiyon hastalıkları ile mücadele etmeye çalışmaktadır. Gelişmiş ülkeler ise genişleyen sağlık sektörünü kontrol altına alma çabası içerisindedir. Ayrıca gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfusun artması nedeni ile gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı enfeksiyon hastalıkları probleminin yerini kronik hastalıklar almaktadır. Dünya üzerindeki bu hastalık yükü sağlık insangücü ihtiyacını da körüklemektedir (artırmaktadır). Ayrıca bütçe kısıtları ve sağlık hizmet harcamalarındaki sürekli artışlar sınırlı kaynakların akılcı kullanımını bir zorunluluk haline getirmiştir.Üretim faktörlerinden biri olan insan kaynağı, sağlık gibi emek yoğun faaliyet gösteren sektörlerde en önemli üretim faktörüdür. İnsan kaynağı olmaksızın sağlık kurumları açmanın, tıbbi ekipmanlar sağlamanın çok fazla anlamı olmayacaktır. Bunlar arasındaki en iyi hizmet karmasının sağlanması ve en etkili şekilde hizmet sunulması gerekmektedir. Bu sebeplerden dolayı insan kaynağı planlaması bir örgüt ya da sağlık sisteminin en önemli bileşenlerinden biridir. İnsan kaynağı planlaması dinamik bir süreçtir ve stratejik bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. İç ve dış çevre etkenleri izlenmeksizin sadece standart rakamlar yada oran analizleri ile insangücü dağılımını sağlamak kaynak kullanımındaki etkinliği azaltmaktadır.Bu araştırmada klasik sağlık insangücü planlama yöntemlerinin dışına çıkılmış ve kıyas (örnek edinme - benchmarking) yöntemi kullanılarak sağlık insangücü planlaması yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmada insangücü diğer hizmet girdileri ile birlikte değerlendirilmiş ve çıktıları üretmek için katlanılan işyükleri göz önünde bulundurularak insan kaynağı planlaması yapılmıştır.