15 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 15
Article Vahdet-i Mevcut’tan Vahdet-i Vücud’a: Anadolu’da İslam Dönemi Sonrasındaki Tanrı Algısının Semah ve Sema Kavramları Aracılığıyla İncelenmesi(2012) Güray, CenkAnadolu’da yaşamış olan tüm uygarlıklar, bu coğrafyaya maddi ve manevi izler bırakmışlardır. Toplumların yaşamsal geleneklerinin önemli bir kısmında etkin bir rol oynayandin ve inanç kültürüne dair simgeler, bu topluluklardan kalmış manevi izlerin en önemlileriarasındadır. Müziğin ve dansın ifade gücü, onları her inanç sistemi için oldukça çekici aktarım araçları haline getirmiştir. Anadolu için inanç ve müzik ilişkisini gerek tarihsel derinlikgerekse de coğrafi yaygınlık açısından en geniş şekilde tanımlayan iki kavram olan semahve sema’nın altyapılarında yatan Vahdet-i Mevcut ve Vahdet-i Vücud felsefeleri aracılığıylaanalizi, Anadolu tarihinin değişik dönemlerindeki insan- Tanrı ilişkisinin dini müzik ve dansyoluyla çözümlenebilmesi için önemli imkânlar sunmaktadır. Bu bağlamda Vahdet-i Mevcutfelsefesinden daha yoğun bir biçimde etkilenmiş olan semah kavramı içinde Tanrı’nın somutolarak tezahürü simgelenirken, bu tezahür Hz. Ali’nin kişiliği aracılığı ile yansıtılmaktadır.Diğer yandan, Vahdet-i Vücud felsefesi doğrultusunda yapılanan sema geleneği içinde iseTanrı’nın bilgisine ulaşarak aşama aşama olgunlaşma gayreti mevcuttur. Ancak sema’da,Tanrı’nın insan vücudunda tezahür etmesi ya da kişileşmesi simgesine rastlanmamakta, sadece insanın maddi ve manevi dünya arasındaki yolculuğu ve bu yolculukta geçirdiği olgunlaşma evreleri ifade edilmektedir. Semah bu anlamıyla vecd ve coşku ile Tanrı ile bir olma,sema ise olgunlaşma, bilgiye mazhar olma ve çile ile Tanrı’nın bilgisinden pay alma anlayışlarını simgelemekte ve iki ayrı insan-Tanrı ilişkisini yani Tanrı algısını ortaya koymaktadır.Article KAHRAMANMARAŞ ÇOCUK ABALARINDA NAZARLIK(2016) Kuru, Songül; Kırkıncıoğlu, Zeynepİnanç sistemine bağlı olarak gelişen toplumlarda, sembolik ifadeler, kişisellikten öte, toplumca kabul gören ortak değerleri yansıtmışlardır. Semboller, bir arada yaşayan insanların ortak özelliklerini, inançlarını, göreneklerini temsil ederek ve onların diğerlerinden ayrılmasını sağlamaktadır. Yaşam, doğum, üreme, korunma vb. gibi insanlığın ortak döngüleri üzerine kurgulanan semboller, önceleri mağara duvarlarında ve mitolojilerde yer alırken, daha sonra dokuma ve desenleme tekniklerinin geliştirilmesiyle, bu görevi dokumalar üstlenmiştir. Dokuma ürünlerine uygulanan desenlerle; doğum, bereket, beslenme, ölüm, korunma ile ilgili birçok anlam yüklemiştir. Korunma ile ilgili motiflerin başında nazar, nazarlıklar gelmektedir. Anadolu'da önemli inançlardan birisi de nazar inancıdır. Arapça bakış anlamına gelen nazar, Türkçede de aynı manada kullanılır. Çalışmanın amacı; Türk kültüründe önemli yeri olan nazar konusu hakkında bilgi vermek ve Kahramanmaraş çocuk abalarında bulunan nazar ve koruma ile ilgili motifler ve süslemeleri fotoğraf ve çizimlerle irdeleyerek değerlendirmektir. Betimsel yöntemin kullanıldığı araştırmada, Anadolu gelenek ve göreneklerine göre çocukları nazardan korumayla ilgili inançlardan bahsedilmiştir. Kahramanmaraş çocuk abalarında geleneksel öğeler içeren nazara karşı koruyucu motifler, çeşitli malzeme ve objelerden yapılan süslemeler ve ifade ettiği sembolik anlamlar yorumlanarak öneriler getirilmiştirArticle About an Unknown Attempt of Help To Turkish Cypriots After 1963 Bloody Christmas(2013) Keser, UlviRepublic of Cyprus established under the guarantee of three guarantor countries; Turkey, England and Greece collapsed in the week named Bloody Christmas due to the Greek and Greek Cypriot attempts and the attacks on Turkish Cypriots so as to Hellenize the island and annex it by force, then Turkish Cypriots came face to face with a new period of agony, isolation, and bitter life st on the island. Starting from 21 December 1963, Turkey and the Red Crescent are the ones which started helping and donating for Turkish Cypriots with n hesitation and drawbacks. In addition to a good variety of humanitarian aid for Turkish Cypriots, Red Cross Directorate also issued a series of 5 stamps named Aid Stamp for Cyprus and the financial donations also presented to Turkish Cypriot community on the island. This scientific study aims at this unknown humanitarian aid supplied and donated by Turkish Red Crescent General Directorate.Article Üç Kadın, Kahramanlar ve Vefa Olgusuna Kesitsel Bir Bakış(2013) Keser, UlviKıbrıs Türk Mücadele Tarihi ve özellikle adada EOKA saldırılarının başladığı 1955 yılıyla Kıbrıs Barış Harekâtının gerçekleştiği 1974 arasında geçen süreç bağlamında pek çok bilinmeyen, hatırlanmayan ve maalesef unutulan olaylarla doludur. Bu 19 yıllık sürecin belki de en önemli özelliği bazı isimsiz kahramanların cesareti, fedakârlığı ve vatan aşkı saye sinde kazanılan zaferin ardından bu isimlerin unutulması veya yok sayılmasıdır. Bu çalışma kapsamında söz konusu kahramanlardan üçüne değinilecek ve bu anlamda tarihe not düşülmeye çalışılacaktır. Şüphesiz konunun kahramanları TMT mücadelesinin içindeki insanlar olsa da asıl sıkıntıyı çekenler hep kadınlar olmuştur. Bu çalışma bu noktadan hareketle bu kadınların da hikâyesidir aslında.Article Ayakkabı Modası Perspektifinde Kahramanmaraş Çarık ve Yemenilerinin Yaşam Seyrinin Değerlendirilmesi(2014) Kuru, Songül; Paksoy, A. CandanKültürler arası etkileşimlerden birisi de ülkelerin geleneksel el sanatları kültürleridir. Anadolu da çok zengin bir el sanatı kültürüne sahiptir. Anadolu kültüründe yer alan Osmanlı çarıkları ve yemenileri 1800lü yıllarda başlayan Köşkerlik mesleğinin ürünleri olup 670 Yıllık geleneğe dayanır. Osmanlı çarığının sürdürülebilirliği, Avrupa Birliğinin desteklediği çok kültürlülüğün korunmasına yönelik çalışmalar çerçevesinde gerek kamu gerekse sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen çeşitli projeler ile moda, ev tekstili ve ayakkabı tasarımı ve benzeri alanlarda aranmaktadır. Bu bildirinin amacı; Osmanlı çarıkları ve yemenilerini form ve diğer detay özellikleri açısından geçmişten günümüze yaşam seyrindeki değişimi incelemektir. Geleneksel Türk el sanatlarından birisi olan çarıklar ve yemenilerin; korunması, yaşatılması ve kültürel devamlılığının sürdürülmesine, bölgesellikten evrenselliğe taşınmasına, ayakkabı endüstrisindeki kullanımının yaygınlaştırılmasına, çarık ve yemeni yapımı ile geçimini sağlayan zanaatkârların yaşatılmasına katkı sağlanması hedeflenmektedir. Çalışmanın temel dayanağı basılı ve online literatür kaynaklar ile Kahramanmaraş ilinde çarık ve yemeni yapan ustalarla görüşmelerden elde edilen verilerdir ve veriler yalnız Kahramanmaraş ili ile sınırlıdır. Bildiride sırasıyla, Türklerde ayakkabı kültürü ve Kahramanmaraşta köşkerlik ürünleri hakkında bilgi verilerek geçmişten günümüze kullanım amaçlarından bahsedilmiştir. Devamında ayakkabı modası perspektifinde çarığın yaşatılması ve gelecekteki yaşam seyrinin devamlılığı için uygun görülen öneriler sunulmuştur.Book Review Article Liminality, Resilience and Refugeehood in Zinnie Harris’s How To Hold Your Breath(Istanbul University Press, 2023) İzmir, SibelThe dystopian play How to Hold Your Breath (2015) written by Scottish playwright Zinnie Harris not only echoes a bleak future, but also visualises a subversive narrative in which Europe goes through an economic collapse, and Europeans become refugees, trying to immigrate to African countries on boats. Dana, the protagonist who is an expert in customer relations with a university degree and ambitious career plans, and her sister Jasmine are seen getting on a boat and trying to reach Alexandria, Egypt just like many other Europeans. It is not coincidental that Dana’s and her sister’s lives turn topsy-turvy after Dana’s having a sexual intercourse with a man working for the United Nations named Jarron who claims that he is a demon. Due to a couple of catastrophic events orchestrated by the demon, both women get drowned at the end like a majority of refugees in recent years. In this study, the experiences of Dana and Jasmine throughout the play and their resilience will be explored within the framework of the concept of “liminality” with a special focus on the meaning and (im) possibility of going beyond liminality. The article contends that Zinnie Harris in her play critically revisits the refugee problem in order to unsettle Europeans and European politics and to demonstrate how refugees are made the victims of personal/political expediency by ironically putting the audience/readers in a liminal situation.Publication Considering the Concept of “Pervane” with Respect to Alevism Regarding the Cultural Interactions(2011) Simsek, Erdem; Güray, CenkPervane kavramı halk ve divan edebiyatlarında kullanılan önemli bir mazmun olmasının yanında, Anadolu’ya has “Bâtıni” temelli inanç sistemlerinin aktarım için ihtiyaç duyduğu ifade gücüne sahip bir sembol olarak dikkat çekmektedir. Pervane kavramının bu edebi ve Bâtıni kökler temel alınarak irdelenmesi Alevilik, Bektaşilik ve onlarla tarihsel temelde etkileşim kurmuş Mevlevilik gibi inanç sistemlerinin anlam dünyasının daha derinlemesine anlaşılmasını sağlarken, semah ve semâ gibi ibadet geleneklerinin nasıl bir kültürel bağlam üzerine yapılandığının daha rahat anlaşılmasını da sağlayacaktır. Pervane kavramının semah ve semâ ibadetleri kapsamındaki kullanım özellikleri, bu ibadetlerin arka planında yer alan felsefi yaklaşımlarla yoğun bir ilişki kurmaktadır. Bu yönüyle pervane kavramının incelenmesi, vahdet-i mevcut felsefesi ile semah kavramının bağlantılarının irdelenmesine yardımcı olurken aynı zamanda vahdet-i vücûd felsefesi ile de semâ kavramının bağlantılarının daha detaylı şekilde irdelenmesine olanak sağlayacaktır. Böylelikle pervane kavramının ışığı altında, edebiyat, müzik ve din ekseninde Anadolu insanının kültürel kimliğine, din ve tanrı algısına ilişkin çok değerli bilgilere ulaşmak mümkün olacaktır.Other Alternatif Bir Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa Portresi(2023) Gümüşel, Günseli19. Yüzyıl Osmanlı modernleşmesi ifadesi genel anlamıyla hem gelenekselliği hem de bazen fazlasıyla temkinli bir geçmişi geride bırakmayı ifade eder. Bu ikiliğin en dikkat çekici tarafı II. Mahmud (1785-1839) döneminden itibaren eski ve yeninin Osmanlılara has şekliyle “birlikte” götürülmeye çalışılmasıydı. Bu çaba farklı bir açıdan enerji ve zaman kaybı algısı yaratıyor olsa da diğer yandan o zamanlarda yaşamış önemli kişilerin çabalarını güçlü bir farkındalık düzeyinde algılayışın yolunu açmaktadır. Yenilginin ve yenilenmenin kol kola yürüdüğü “imparatorluğun en uzun yüzyılı” her bakımdan geniş bir perspektiften yorumlanmaya ihtiyaç duyar. Bu geniş perspektif ise askeriyeyi, bürokrasiyi ve bilimi temel alır. Bu temellerin isminde birleştiği tarihi kişiliklerden en önemlilerinden birisi Vidinli Tevfik Bey’dir. Farklı zaman dilimlerinde ve görevlerde “Vidinli Tevfik Paşa, General Hüseyin Tevfik, Tevfik Paşa, Müşir (Mareşal) Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa” isimleriyle anılacak olan bu isim, Osmanlıların ünü dışarıya taşmış en önemli matematikçisidir. Uluslararası matematik camiasında ilk İngilizce cebir kitabının yazarı olarak kabul görür. Aynı zamanda askeri ve sivil bürokratik görevler üstlenmiştir. Bu görevleri icra ederken takındığı dürüst ve işini ciddiye alır tavrı göreve gittiği yabancı devletlerin temsilcileri tarafından yaşamında ve ölümünden sonra takdir edilirken; onun doğru bildiğini devletinin yararına uygulaması her zaman takdir görmediği gibi uzun vadede de görevinden azline giden sürecin domino etkisini oluşturmuştur. Çalışmamızda eldeki pek az kaynakla adeta birbirini tekrarlayan bir görünümde olan Matematik veTarih çalışmalarından farklı olarak Paşa’nın kişiliği, anılarda bıraktığı izler ve yararlılıkları birincil ve ikincil kaynaklar irdelenerek incelenecektir. Bir psikolojik analiz amacı gütmeyen çalışmamızda, Vidinli Tevfik’in içerde ve dışarda yarattığı etki ve çizdiği imajla birlikte onun kişiliğinde dönemin Osmanlı bilim ve devlet adamlarının modernleşme çabalarının anlaşılmasına çalışılacaktır. Böylece alanda çalışmaya hazırlanan araştırmacılar için gerçekçi bir portre oluşturulması ve gelecek çalışmaların yorumlayış temellerine fayda sağlanması hedeflenmektedir.Article KLASİKTEN MODERNE OSMANLI KADIN ENTARİSİNDEKİ SİLÜET DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ(2019) Çeğindir, Neşe Yaşar; Kuru, SongülBu makalenin temel hedefi, görsel kaynaklar üzerinden, Osmanlı İmparatorluğunda, klasiktenmoderne kadın entarilerindeki silüet değişimini incelemektir. Çalışma, Osmanlıdaki orta ve orta üstündekisosyo kültürel/ekonomik gruba mensup kadınların günlük giyim kültüründeki değişimin,ulusal ve uluslararası boyutta yazına kazandırılması, bölgesel ölçekli kültürel mirasa katkı sağlanmasıve konuyla ilgilenenlere bilimsel kaynak desteği oluşturması bakımından önemli görülmektedir.Betimsel modele dayalı araştırmanın materyali: Osmanlı İmparatorluğunun özellikle yükseliş dönemindenitibaren giyim kültürünü belgeleyen basılı ve çevrimiçi dokümanlar; yerli ve yabancı gezginlerinseyahatnameleri, gravürler, minyatürler ve çeşitli müze koleksiyonlarındaki giysilerin görselleridir.Bu çalışmanın örneklemini oluşturmak için, giyside silüet değişimini en iyi yansıttığı düşünülengörseller içerisinden, tesadüfi örneklemle, sekiz görsel seçilmiştir. Seçilen görseller, Macromedia FreeHand MXa programında grafiksel silüete dönüştürülmüştür. Her giysi silüetinin detayları, görsel analizteknikleriyle ve bir önceki ile karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Silüetlerin bir öncekine göre gösterdiklerideğişim moda yazınını oluşturan alfabetik, kadın elbise silüetleri çerçevesinde ele alınmıştır.Her bir görsel ve fotoğraf görüntüsünden elde edilen veriler, kronolojik olarak sıraya konulmuş ve giysisilüet özellikleri ile yan yana oluşturulan grafikler ve alfabetik silüetlerle birleştirilerek yorumlanmıştır.Çalışma sonucunda kadın entarisinde üç aşamalı bir değişim gözlenmiştir. Bunlardan birinciaşama, Selçukludan devralınan basit, yalın ve ayrıntısız olan H görünümlü silüettir. Osmanlı kadınentarisi, ikinci olarak nitelendirilecek aşamada, yerleşik yaşama geçiş sonrası, Avrupa ile kültürel ilişkilerinilerlemesine bağlı olarak etkileşime girmiştir. Bu süreçte, yeni kesim, birleştirme, biçim vermeve formu sabitleştirme teknikleri sayesinde vücuda daha çok oturan entariler, X silüete dönüşmüştür.Üçüncü aşama olarak adlandırılabilecek süreçte, Tanzimat ile birlikte moda kavramı benimsenmiş vebatılı kadının yapay araçlarla forma soktuğu S silüet, Osmanlı entelektüel kadınının entarisini de buforma dönüştürmüştür.

