Search Results

Now showing 1 - 10 of 18
  • Article
    Türkiye’de Engelli Farkındalığı ve Engelli Bireylerin Adalete Web Erişilebilirlikleri Üzerine Bir Değerlendirme
    (2014) Ertürk, Korhan Levent; Şimşek, A Aslı; Songur, Damla Gülseren; Şengül, Gökhan
    Fiziksel veya zihinsel nedenlerle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireyler toplumun bir grubunu oluşturmaktadır. türkiye'de bu bireyler ve/veya çevreleri toplumda doğrudan ya da dolaylı olarak çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Günümüzde eğitim, sağlık, adalet, sosyal güvenlik gibi alanlarda bu durum sıklıkla görülebilmektedir. Söz konusu bireyler sorunlarıyla ilgilenilmesini ve çözüme kavuşturulmasını istemektedirler. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi anılan sorunların çözümüne yönelik çalışmalar ile doğrudan ilişkilidir. Çalışmamız, bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireylerin ortak bir terimle ifade edilmesi, engelli birey farkındalığının ortaya konulması ve bu bağlamda ilgili bazı web sitelerinin bu bireyler açısından yeterliliğinin sorgulanmasına yöneliktir. Bunlar ve benzeri web sitelerinin olabildiğince erişilebilir yapılması engelli kullanıcılara diğer bireyler ile eşit hakların sağlanmasına katkı sağlayabilecek, bilgi ve iletişim kaynaklarını çeşitlendirebilecektir
  • Article
    Beşeri Değerler ile Devamsızlık Tutumları ve Gerekçeleri Arasındaki İlişkiler
    (2016) Demirutku, Kürşad; Tekinay, Sena
    Bu çalışma, beşeri değerler ile devamsızlık tutumları ve devamsızlık gerekçeleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yapılmıştır. Ankara'da bulunan bir vakıf üniversitesinde çeşitli bölümlerde öğrenim gören 180 öğrenci ile bir korelasyon çalışması yürütülmüştür. Katılımcıların değer yönelimleri Potre Değerler Anketi (Schwartz ve diğerleri, 2012) kullanılarak, devamsızlık tutumları ise semantik farklılıklar ölçeği ile ölçülmüştür. Ayrıca öğrenciler, ilgili alanyazından hareketle bu çalışmada kullanılmak üzere geliştirilen ölçekler üzerinde, çeşitli gerekçelerle dersi olduğu halde okula gitmeme ve okula gittiği halde derse girmeme sıklığını rapor etmişlerdir. Korelasyon analizleri hazcılık ve uyarılma değerlerine verilen önemin devamsızlık tutumları ve gerekçeleriyle olumlu, özyönelim ve uyma değerlerine verilen önemin ise olumsuz ilişkiye girdiğini göstermiştir. Devamsızlık ile ilişkili tutum ve gerekçelerin çeşitli değerleri ifade etme işlevine sahip olabileceği önerilmiştir. Sonuçlar, araştırmanın ölçüm ve örneklem özellikleri ile ilişkili kısıtlılıkları hesaba katılarak tartışılmış ve bunlara ilişkin gelecek çalışma önerileri sunulmuştur.
  • Article
    X, Y, Z Kuşaklari Perspektifinden Çalışma Değerleri ve İş-Yaşam Dengesi
    (2023) Aytaç, Gökhan; Çiğdemoğlu, Ceyhan; Yılmaz, Ayşe Aslı; Tuzlukaya, Şule
    Kuşak farklılıkları teknoloji, sosyal, ekonomik değişimler ve kültürel değişimler gibi çeşitli faktörler tarafından şekillendirilebilir. X, Y, Z kuşakları perspektifinden bakıldığında çalışma değerleri ve iş-yaşam dengesi arasında ilişkinin ne şekilde geliştiği öne çıkmaktadır. Bu sebeple araştırmada, kuşak farklılıklarının iş yaşam dengesi ve çalışma değerleri arasındaki ilişki incelenmiş ve bu doğrultuda, iş hayatının yöneticileri olan X kuşağının, genç yöneticileri ve profesyonelleri olan Y kuşağının ve iş hayatına yeni başlayan Z kuşağının iş yaşam dengesi ve çalışma değerleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler incelenmiştir. Bu yönüyle literatürde yapılmış ilk çalışma niteliğindedir. Çalışma, nicel araştırma desenlerinden kesitsel tarama modeli olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya enerji sektöründen kolayda örnekleme stratejisi ile 343 örneklem katılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, çalışma değerleri perspektifinden bakıldığında kuşak farklılıkları ve gelir düzeyi değişkeni açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamış olmasına rağmen cinsiyetin çalışma değerlerini etkilediği görülmüştür. İş yaşam dengesi ölçeğinin uygulaması sonrasında ise değişkenler arasında sadece gelir düzeyinin anlamlı bir fark yarattığı tespit edilmiştir.
  • Article
    Sağlıkta Reklam Serbest Olmalı Mı? Tüketici Görüşleri
    (2014) Ekiyor, Aykut; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sağlık sektörü, bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasına; hastalık süresince bireylere tanı, tedavi ve bakım hizmeti verilmesine yönelik olarak sağlık işletmelerinin hizmet verdikleri bir alanı ifade etmektedir. Sağlık sektörü içerisinde, sağlık hizmeti veren ve sağlık ürünleri satan birçok sağlık işletmesi yer almaktadır. Bunlar, kamu ve özel işletmeler olarak bilinmektedir. Bu işletmeler, diğer işletmelerden bir adım daha öne geçebilmek ya da rekabet güçlerini artırabilmek adına birtakım pazarlama yollarını devreye sokmak durumundadırlar. Çeşitli pazarlama yollarından birisi de reklamdır. Bu çalışmada, tüketicilerin sağlık sektöründe reklam serbestîsine yönelik görüşlerinin demografik faktör grupları ve etkili olacağı düşünülen reklam kaynakları açısından incelenmesi ile sağlık sektöründeki reklam serbestîsi konusundaki olumluolumsuz düşüncelerinin ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Araştırma için gerekli literatür taranarak, \"tüketicilerin sağlık sektöründe reklam serbestîsi konusundaki görüşlerini\" ortaya koymak için iki bölümden oluşan bir anket düzenlenmiş ve oluşturulan bu anketler Türkiye'nin 2. büyük şehri olan Ankara ilindeki 468 tüketiciye uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 19 programı yardımıyla, Pearson Korelayon Katsayısı, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve T Testi uygulanmıştır
  • Article
    Konut Mekânlarında Kullanılan Mobilya Aksesuar ve Gereçlerinin Kullanıcı Memnuniyetine Etkisi
    (2021) Yıldırım, Kemal; Yıldırım, Nazlı Nazende; Deli, İbrahim; Gökbulut, Nurettin
    Bu çalışmada, iç mekân donatılarının üretiminde ve montajında kullanılan aksesuar ve gereçlerle ilgili katılımcıların yaşadığı sorunlara ilişkin memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu maksatla, araştırmanın amacına uygun olarak geliştirilmiş bir anket yardımıyla katılımcıların görüşleri belirlenmiştir. Ayrıntılı bir anket ile 206 konut kullanıcısında elde edilen veriler istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiş olup, bulgular kısmında sistematik bir sırayla ele alınmıştır. Sonuç olarak, katılımcıların önemli bir kısmının kullanım süresine bağlı olarak iç mekân donatılarında kullanılan aksesuar ve gereçlerle ilgili gıcırtı sesi, paslanma, eskime, kırılma ve bozulma gibi çeşitli sorunlar yaşadığı, yaşanan sorunların da kullanım zamanının uzunluğuna göre artış gösterdiği tespit edilmiştir. Sorun yaşanan aksesuar ve gereçlere bakıldığında, çekmece raylarının, kulpların, mobilya ayaklarının, bağlantı elemanlarının, mobilya tekerleklerinin ve tas menteşelerin öne çıktığı görülmektedir.
  • Article
    Analyzing the Criteria Affecting Transition To Airplane by Comparing Different Methods
    (Mehmet Akif Ersoy Univ, 2022) Reyhanoglu, Izay; Tengilimoglu, Dilaver
    This study, using the multi-vehicle approach, discusses the criteria affecting the transition from alternative transportation modes (car, train, bus) to air transportation between city pairs that neither have a hub status nor non-stop flights between them. If these criteria change, the demand for air transportation will increase. For this purpose, a survey was conducted in the provinces of Kayseri and Bursa, which are among the important trade, industry, and tourism centers in Turkey, in the course of three months between January and March, 2018. Logistic regression, the artificial neural network model, and clustering analyses were applied to the data compiled from questionnaires responded to by 501 individuals in Kayseri and 453 individuals in Bursa. According to the empirical findings, it was concluded that the most significant criteria in the transition to air transportation according to all three methods are the cost of travel/ticket price and non-stop flight. Additionally, it was observed that the Artificial Neural Networks (ANN) model made more accurate predictions compared to others. This study is important since it compares three different methods for the purpose of criteria determination concerning the choice of transportation modes.
  • Article
    TÜRKİYE'DE YAPILAN HOMOFOBİ ÇALIŞMALARINA GENEL BİR BAKIŞ
    (2018) Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin Metin; Metin-orta, İrem
    Eşcinsel bireyler, toplumda önyargı ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu türden olumsuz tutum ve davranışları tanımlamak amacıyla araştırmacılar homofobi kavramını ortaya koymuştur. Homofobi, toplumun her alanını ilgilendiren ve farklı disiplinler tarafından çalışılması gereken önemli bir konudur. Özellikle, örneklemleri Türkiye'den seçilen homofobi çalışmalarının sayısı son yıllardabelirgin bir artış göstermiştir. Ancak, bu çalışmalar farklı disiplinler tarafından yürütülmekte, yöntem, örneklem, ölçüm araçları ve analiz türleri bakımından pek çok farklılık göstermektedir. Dolayısıyla, bu çalışmanın amacı, homofobi üzerine yapılmış olan, Türkiye örneklemli görgül, kuramsal ve derleme türündeki bilimsel makaleleri bir araya getirmek ve bulguları özetleyerek sistematik bir şekilde ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, ulusal ve uluslararası bilimsel dergide yayınlanan 35 adet makale çalışmaya dâhil edilmiş ve temel bulgular özetlenerek okuyucuya sunulmuştur. Bu çalışmalar: a)Eşcinselliğe ve eşcinsellere yönelik tutumları ve bunlarla ilişkili olan sosyal psikolojik değişkenleri ele alan çalışmalar, b)eşcinselliğe ilişkin tutumların ölçülmesi amacıyla ölçeklerin geliştirildiği veya Türkçe'ye uyarlandığı çalışmalar, c)eşcinsellerin/LGBT bireylerin nasıl algılandıkları ve onlara ilişkin kalıpyargıları ele alan çalışmalar, d)eşcinsel/LGBT bireylerin sosyal ve bireysel alanda karşılaştıkları sorunları ve bunların sosyal ve psikolojik sonuçlarını ele alan çalışmalar ve son olarak e)eşcinsellere ilişkin tutumların değişip değişmediğine odaklanan çalışmalar şeklinde gruplandırılabilir. Bu derleme, alan yazınına, eksik olan noktaların tespit edilmesi ve gelecek çalışmalarda ele alınabilecek konulara yol göstermesi bakımından katkı sağlamaktadır.
  • Article
    Çocuğun Algıladığı Evlilik Çatışması ve Davranış Sorunları
    (2014) Güven, Esra; Erden, Hatice Gülsen
    Çocukların anne babaları arasında yaşanan çatışmalara verdikleri anlamın ya da başka bir deyişle evlilik çatışmaları ile ilgili algı ve yorumlarının; evlilik çatışması ile çocukların davranış sorunları arasındaki ilişkiyi oluşturan temel mekanizma olduğu belirtilmektedir. Bu çalışmanın amacı çocuğun algıladığı evlilik çatışmasının, çocuklarda davranış sorunları gelişimine katkısının incelenmesidir. Nicel yöntemlerin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini gönüllü 266 çocuk ve bu çocukların anneleri oluşturmaktadır. Araştırma verileri çocuğa ve annesine uygulanan iki farklı ölçek ile toplanmıştır. Analiz sonuçları çocukların evlilik çatışmalarını çok sık ve yoğun algılaması, ailenin bütünlüğüne ilişkin tehdit olarak yorumlaması ve bu çatışmalardan kendini sorumlu tutmasının karşı gelme sorunları başta olmak üzere birçok davranış sorunu için risk faktörü oluşturduğuna dikkat çekmektedir. Evlilik çatışmalarının, çocuğun duygusal ve davranışsal sorunlarına olası etkilerinin açıklandığı anne baba eğitim programlarının düzenlenmesi bilinçli anne babalığın yaygınlaşmasına katkıda bulunarak çocuğun davranış sorunlarını önleme ve müdahalede destekleyici ve koruyucu işlev taşıyacaktır.
  • Article
    Engelli Bireylerin Bilgi Edinme Hakkı: Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin Yaklaşımı Bağlamında Bir Değerlendirme
    (2021) Şimşek, A. Aslı
    The subject of this study is to analyze the right to information within in the framework of the United Nations Convention on the Rights of Persons with Disabilities (CRPD)’s unique approach to human rights. As being the first international human rights treaty of the 21st century, the CRPD has succeeded in transfering the legacy of the existing human rights notion to the legislation of the Convention and to the text itself. Accordingly the right to information of persons with disabilities is addressed as part of the access to information in current information societies. The access to information is also recognized as a fundamental right in the CRPD which is interpreted within the concepts of accessibility and access to justice. Therefore existing human rights categories should be reexamined through the actual perspective of the Convention. The purpose of this study is to contribute to the rights based approach of persons with disabilities against discrimination which aims to provide practical and easy to use resources for access to information with a special focus on the right to information.
  • Review
    Peter Ackroyd'un Dan Leno And The Lımehouse Golem'inde Londra Haritacılığı: Bir Katilin Zihninde Gezintiler
    (2018) Tekin, Kuğu
    Bu makale Peter Ackroyd'un Dan Leno and the Limehouse Golem başlıklı romanındaki şiddet olgusunu incelemektedir. Makale romandaki şiddetin kaynağı olan şehir imgesi ile baş karakter arasındaki ilişkiyi ele alır. Makaleye göre okuyucunun gerçek kimliğini ancak romanın sonunda anlayabildiği acımasız seri katili yaratan, besleyen ve bir sonraki katliam için sürekli cesaretlendirerek adeta bir canavara dönüştüren on dokuzuncu yüzyıl Viktorya Dönemi Londra'sının sosyo-ekonomik koşullarında hüküm süren ziksel ve psikolojik güçlerdir.Yaşadığı tüm zorlukları aşarak çocukluk hayallerini gerçekleştiren ve genç yaşta başarılı bir müzikhol oyuncusu olan Elizabeth Cree kanlı sanatını makrokozmik bir tiyatro sahnesi olarak betimlenen Londra'da izleyicilerin beğenisine sunmaktadır.Katilin kurbanları arasında etnik köken, sınıf, cinsiyet ve yaş ayrımı yapmaması, okuyucunun katilin motivasyonunu anlamlandırarak mantıklı bir sebep-sonuç ilişkisi kurmasına engel olur. Postmodern anlatım teknikleri kullanılarak oluşturulan olay örgüsü yazarın hem dedektif romanı geleneğine meydan okuyarak türü yeniden kurgulamasını hem de okuyucunun önyargı ve varsayıma dayanan suç kavramı ve suçlu psikolojisi ile ilgili yerleşik algılarını yeniden sorgulamasını sağlar. Sonuç olarak makale bir Viktorya Dönemi metropolü olan Londra sakinlerine eşit sosyo-ekonomik, sanatsal fırsatlar sağlayabiliyor mu? Yoksa şehir yoksul, zayıf, yoksun sakinlerini, özellikle kadınları, bir canavar gibi çiğnemeden yutup posalarını tükürüyor mu?Londra'nın özgün tarihçesi ve kimliğini seri katilin yaşam öyküsü ve kimliği ile örtüştürmek olası mıdır? Etimoljik açıdan isminin kökeni “şiddet” kelimesine dayanan bir şehir olan Londra, alt sınıftan, nefret duyguları ile büyütülmüş bir karakterin zihinsel haritasına dönüştüğünde ne olur? gibi sorulara cevap aramaktadır.