Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Türkiye’de Engelli Farkındalığı ve Engelli Bireylerin Adalete Web Erişilebilirlikleri Üzerine Bir Değerlendirme
    (2014) Ertürk, Korhan Levent; Şimşek, A Aslı; Songur, Damla Gülseren; Şengül, Gökhan
    Fiziksel veya zihinsel nedenlerle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireyler toplumun bir grubunu oluşturmaktadır. türkiye'de bu bireyler ve/veya çevreleri toplumda doğrudan ya da dolaylı olarak çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Günümüzde eğitim, sağlık, adalet, sosyal güvenlik gibi alanlarda bu durum sıklıkla görülebilmektedir. Söz konusu bireyler sorunlarıyla ilgilenilmesini ve çözüme kavuşturulmasını istemektedirler. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi anılan sorunların çözümüne yönelik çalışmalar ile doğrudan ilişkilidir. Çalışmamız, bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireylerin ortak bir terimle ifade edilmesi, engelli birey farkındalığının ortaya konulması ve bu bağlamda ilgili bazı web sitelerinin bu bireyler açısından yeterliliğinin sorgulanmasına yöneliktir. Bunlar ve benzeri web sitelerinin olabildiğince erişilebilir yapılması engelli kullanıcılara diğer bireyler ile eşit hakların sağlanmasına katkı sağlayabilecek, bilgi ve iletişim kaynaklarını çeşitlendirebilecektir
  • Article
    Sağlıkta Reklam Serbest Olmalı Mı? Tüketici Görüşleri
    (2014) Ekiyor, Aykut; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sağlık sektörü, bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasına; hastalık süresince bireylere tanı, tedavi ve bakım hizmeti verilmesine yönelik olarak sağlık işletmelerinin hizmet verdikleri bir alanı ifade etmektedir. Sağlık sektörü içerisinde, sağlık hizmeti veren ve sağlık ürünleri satan birçok sağlık işletmesi yer almaktadır. Bunlar, kamu ve özel işletmeler olarak bilinmektedir. Bu işletmeler, diğer işletmelerden bir adım daha öne geçebilmek ya da rekabet güçlerini artırabilmek adına birtakım pazarlama yollarını devreye sokmak durumundadırlar. Çeşitli pazarlama yollarından birisi de reklamdır. Bu çalışmada, tüketicilerin sağlık sektöründe reklam serbestîsine yönelik görüşlerinin demografik faktör grupları ve etkili olacağı düşünülen reklam kaynakları açısından incelenmesi ile sağlık sektöründeki reklam serbestîsi konusundaki olumluolumsuz düşüncelerinin ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Araştırma için gerekli literatür taranarak, \"tüketicilerin sağlık sektöründe reklam serbestîsi konusundaki görüşlerini\" ortaya koymak için iki bölümden oluşan bir anket düzenlenmiş ve oluşturulan bu anketler Türkiye'nin 2. büyük şehri olan Ankara ilindeki 468 tüketiciye uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 19 programı yardımıyla, Pearson Korelayon Katsayısı, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve T Testi uygulanmıştır
  • Article
    Evlat Edinilmiş ve Biyolojik Ebeveyniyle Yaşayan Çocukların Davranışsal ve Duygusal Sorunları ve Bağlanma Düzeyleri ile Anne Babalarının Çocuk Yetiştirme Stillerinin Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi
    (2014) Altınoğlu, İkiz Dikmeer; Erol, Neşe; Gençöz, Tülin
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, evlat edinilmiş ve biyolojik ailesi yanında yaşayan çocukların davranışsal ve duygusal sorunlarını, çocukların bağ- lanma ilişkileri ve ebeveynlerinin çocuk yetiştirme stilleri kapsamında karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Yöntem: 6-18 yaşları arasındaki 61 evlat edinilmiş çocuk (34 kız, 27 erkek) ve yaş/cinsiyet bakımından eşleştirilmiş biyolojik ailesi yanında yaşayan 62 çocuk (35 kız, 27 erkek) ile bu çocukların anne-babaları araştırmaya dahil edilmişlerdir. Ölçümler hem anne-babalardan, hem de çocuklardan elde edilmiştir. Anne babalar çocukları için 6-18 Yaş Çocuk ve Gençler için Davranış Değerlendirme Ölçeği (CBCL) ve Okul Çağı Çocukları için Mizaç Ölçeğini, kendileri için de Temel Kişilik Özellik- leri Ölçeği ve Çocuk Yetiştirme Stilleri Ölçeğini doldurmuşlardır. Ço- cuklar, anne ve babaları ile ilgili algılarını belirtmek için Kerns Güvenli Bağlanma Ölçeği ile Çocuk Yetiştirme Stilleri Ölçeğini kullanmışlardır. On bir yaşından büyük çocuklar ek olarak 11-18 Yaş Grubu Gençler için Kendini Değerlendirme Ölçeğini de doldurmuşlardır. Bulgular: Evlat edinilmiş çocukların hiç bir ölçümde, biyolojik aile- leriyle yaşayan akranlarından farklı olmadıkları saptanmıştır. Alan ya- zınından farklı olarak, çocuğun evlat edinilme yaşı sorun davranışı ile ya da anne babasına bağlanması ile ilişkili bulunmamıştır. Öte yandan, çocuğun evlat edinildiğini öğrenme yaşı ile sorun davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş, çocuğun özel durumunu öğrenme yaşı ge- ciktikçe sorun davranışlarının da arttığı saptanmıştır. Sonuç: Yaşanılan sorunlar tek başına evlat edinilmiş olmaya bağlı değil- dir, gelişimsel süreç içinde ele alınmalıdır.
  • Article
    Psikolojik Sermayenin Bireysel Performans Üzerindeki Etkisinde Birey-örgüt Uyumunun Aracılık Rolü: Vakıf Üniversitelerindeki Öğretim Üyelerine Yönelik Bir Araştırma
    (2019) Özkan, Osman Seray; Omay, Tolga
    Amaç – Bu araştırma, psikolojik sermayenin bireysel performans üzerindeki etkisini ve birey-örgüt uyumunun bu iki değişken arasındaki aracılık rolünü tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Yöntem – Araştırmanın örneklemini, Türkiye’deki vakıf üniversitelerinde görev yapmakta olan 433 akademik personel oluşturmuştur. Anket formu, mail yoluyla ve online anket sistemi aracılığıyla gönderilmiştir. Elde edilen veriler üzerinde frekans analizi, güvenirlik analizi, korelasyon analizi, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır.Bulgular – Araştırma sonuçları, psikolojik sermayenin birey-örgüt uyumu ve bireysel performans ile pozitif yönde ilişkisi olduğunu göstermiştir. Ancak araştırmanın ana hipotezi olarak belirlenen, psikolojik sermaye ile bireysel performans arasındaki ilişkide birey-örgüt uyumunun aracılık rolü desteklenmemiştir.Tartışma – Bu sonuçlara göre; psikolojik sermayesi yüksek olan birey, pozitif çıktıların elde edilmesi yönünde eğilimli hale gelerek çalışma isteğini artırmakta ve bu da süreç içerisinde daha yüksek performans sergilemesine neden olmaktadır. Ayrıca psikolojik sermayesi yüksek olan bireyin çalıştığı örgütle özdeşleşmesi ve yaptığı iş ile olan uyumunun artması neticesinde, örgütün genel başarı düzeyi ve verimliliği artmaktadır. Örgütün amaçları ve değerleri ile özdeşleşen bireyin performansının artması neticesinde, kişisel ve örgütsel hedeflere ulaşma düzeyi de yükselmektedir. Bu araştırmanın, vakıf üniversitelerindeki akademisyenler hakkında yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı ve psikolojik sermaye, bireysel performans ile birey-örgüt uyumu düzeyleri hakkında araştırmacılara ve uygulayıcılara fikir vereceği değerlendirilmektedir.