Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Seyahat Hürriyetinin 1982 Anayasasına Göre Hukuki Düzeni
    (2022) Mıhcı, Ahmet Furkan; Kılıç, Abbas
    Seyahat hürriyeti, temel insan haklarından biri olarak uluslararası sözleşmeler ve anayasalarda güvence altına alınmıştır. Bununla birlikte günümüzde yaşanan gelişmeler, devletleri, seyahat hürriyetinin sınırlandırılması sonucunu doğuracak düzenlemeler yapmaya sevk etmiştir. Covid – 19 pandemi sürecinde getirilen sokağa çıkma kısıtlamaları ve olağanüstü hal sürecinde kanun hükmünde kararnameler ile getirilen pasaport tahditleri, seyahat hürriyetinin sınırlandırılması sonucunu doğuran düzenlemelere örnek gösterilebilecektir. Bu düzenlemelerin anayasaya uygunluğu ise doktrinde tartışma konusudur. Bu çalışmada ilk olarak - Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında - seyahat özgürlüğünün yasal çerçevesi ortaya konmuştur. Ardından, seyahat hürriyetinin sınırlandırılması rejimi anlatılmış ve seyahat hürriyetini sınırlandıran mevzuat ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu çalışmada, Covid-19 pandemisi ve olağanüstü hal döneminde seyahat özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar incelenmiş; bu kısıtlamaların temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal rejime uygunluğu tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    Anayasa Yargısında Bireysel Başvuru Yolu ve Türkiye'de Gelişimi
    (2013) Fidan, Seda Duysak; Köker, Levent
    Anayasa yargısı, Anayasa Hukukuna uygunluğu doğrudan güvence altına alan ve mahkemelerce yerine getirilen her türlü yargısal faaliyet olarak tanımlanabilir. Yazılı ve sert anayasaların bulunduğu sistemlerde, siyasi iradenin benimsemesi sonucu kanunların anayasaya aykırı olamayacağının denetim işi ve özgürlükleri koruma fonksiyonu anayasa yargısına bırakılmıştır. Anayasa Mahkemesinin temel görevi kuşkusuz anayasa ile gösterilmiş normların Anayasaya uygunluğunu denetlemektir. Anayasa mahkemesi bu denetimini ?dava yolu? ve ?itiraz yolu? ile yerine getirirken 7 Mayıs 2010 tarihinde TBMM tarafından kabul edilip 13 Mayıs 2010 tarihli Resmi Gazete?de yayınlanan, ancak 12 Eylül 2010 tarihli halkoylaması sonucunda geçerli oyların %57,88?ini alarak 23.09.2010 günlü 27708 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5982 sayılı Anayasa Değişikliği Hakkında Kanun ile Anayasamızın 148. Maddesine eklenen fıkralarla ?bireysel başvuru yolu? da eklenmiştir. Anayasamızın 148. maddesi ve 30.03.2011 tarihli Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında 6216 sayılı kanunun 45-51. maddeleri ile yasal dayanağı oluşturulan bireysel başvuru yolu, temel hak ve hürriyetleri kamu gücü tarafından ihlal edilen bireylerin başka başvuru yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine başvurmalarıdır. Bireysel başvuru, anayasal bir yargı yoludur. Bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüklerin ulusal düzlemde korunması amacı ile başvurulabilecek istisnai ve ikincil nitelikte son hukuki çaredir. Bu anlamda bireysel başvuru 187 yolu, bireylerin subjektif hak ve özgürlüklerine yönelmiş hukuk dışı muamelelerin önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu, yasal olarak çok iyi düzenlenmiş olsa da, bu konudaki başarı, Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlükler lehinde istikrarlı bir tutum izlemesine ve yetkilerini hukuka uygunluğun sınırları içerisinde kullanmasına bağlıdır. ANAHTAR SÖZCÜKLER 1. Anayasa Yargısı 2. Bireysel Başvuru Yolu 3. Temel hak ve özgürlükler 4. İhlal 5. Ulusal son hukuksal çare
  • Master Thesis
    2005 Irak Anayasası'nda federalizm
    (2018) Alı, Alı Anwer; Sever, Dilşad Çiğdem
    Federalizm Dünyada ABD, Rusya, Avustralya gibi ve bir çok devlet tarafından kullanılan bir sistemdir. bu sistem Devlet içinde Merkezi Hükümetin yanı sıra birden çok Hükümetten oluşmaktadır, yani Merkezi Hükümet dediğimiz Federal Devletin içinde bölge veya eyaletlerden oluşan Hükümetlerde vardır , bu birimlere Federe Devlet ismi verilmektedir, ve her federe devletin kendine özgü Anayasası Vardır, Ancak bu anayasanın federal devletin Anayasasıyla çelişmemelidir. Federal sistemde merkezi hükmet ve Bölgesel hükümet arasında bir yetki paylaşımı vardır, bu yetkiler ülkelerin anayasasında belirlenmektedir ve bu anayasanın katı olması gerekmektedir, ayrıca bu yetkileri güvence altına alan bir yüksek mahkemenin varlığına gerek vardır. Irak Cumhuriyeti bu sistemle yeni tanışmıştır, önceden Üniter bir devlet olan Irak 2003'ten sonra rejimin değişmesiyle birlikte ve daha sonra bu süreçte 2005 Anayasasında Federal sisteme geçiş yapmıştır. çalışmada ilk önce federal sistemi daha yeni benimseyen 2005 Irak Cumhuriyeti Anayasasını özellikleri incelenmiştir . Irak'taki federalizm, etnik ve idari temele dayanmaktadır: Bir yandan, etnik temelde bir bölgenin kurulmasını öngörmekte ve öte yandan, idari bir zeminde bir vilayete veya birden fazla vilayete bir bölge kurulması hakkını tanımaktadır. Bu sistem, dünyadaki federal deneyimler arasında bir emsal teşkil eder çünkü bölgelerin - idari ve etnik temelde kurulmasına izin verilmiştir. Oysa dünyada kurulan bazı federal sistemler mezhepçilik ve milliyetçilik farklılıklarına çözüm olarak ortaya çıkmıştır, örneğin İsviçre'de Federalizm dini bloklar arasındaki farklılıklara bir çözüm olarak, Belçika'daysa etnik ve dilsel nedenlerle kurulmuştu. Dünyadaki federal sistemlerle kıyaslandığında, Irak anayasasının bölgelere verdiği yetkilerin, diğer örneklere oranla çok daha fazla olduğunu görebiliyoruz. Örneğin on dokuzuncu yüzyılın ortalarında iç savaşa kapılan ABD ve bu savaşın en büyük nedenlerinden biri olan merkezi otorite pahasına eyaletlere verilen geniş yetkiydi. Kuzeydeki eyaletlerin, güneydeki ayrılık isteyen eyaletlerin karşısında zafer elde ettikten sonra merkezi otoriteye ülkenin birliğini koruyan geniş yetkiler verilmişti. Irak'ta federal sistemle birlikte idari adem-i merkeziyetçilik benimsenmiştir. İdari adem-i merkeziyet uyarınca, vilayetlere basit bir yürütme yetkisi verilmektedir; bu,- ulusal azınlıkların isteklerini yerine getirecek ve bu azınlıkların meşru haklarından yararlanmasına izin verecek bir sistemdir.
  • Master Thesis
    Anayasal Vatandaşlık; 1982 Anayasası Üzerine Bir İnceleme
    (2010) Fırat, İsmail; Toros, Emre
    Özellikle küreselleşmenin siyasal, sosyal ve ekonomik yansımaları olmak üzere son dönemde yaşanan gelişmeler, ulus-devlet pratiklerini farklı boyutlarda tartışılır hale getirmektedir. Bu sürecin bir sonucu olarak, geleneksel vatandaşlık tanımları da çokkültürlülük ekseninde eleştirel bir gözle değerlendirilmektedir. ?Anayasal Vatandaşlık? kavramı da söz konusu tartışmalar çerçevesinde ön plana çıkan tanımlardan birini oluşturmaktadır. Söz konusu kavram, Türkiye'de de 1990'lı yıllardan bu yana tartışılmaktadır.Bu çalışmanın amacı, Anayasal Vatandaşlık kavramının incelenmesi ve Türkiye'de 1982 Anayasası temelinde şekillenen vatandaşlık pratikleri ile karşılaştırılmasıdır. Anayasal vatandaşlık, bu bağlamda, hak ve özgürlükler, kimlik ve devlet tartışmalarına paralel olarak, kavramsal ve kuramsal çerçevede incelenmektedir. Bunun yanı sıra, anayasal vatandaşlık kavramının içinde barındırdığı özellikler, 1982 Anayasası'ndaki tanımlanan vatandaşlık kavramı ile karşılaştırılmakta, Türkiye'de son dönemde vatandaşlık uygulamalarında karşılaşılan sorunlara yönelik önerilerde bulunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Anayasal Vatandaşlık, 1982 Anayasası, , Anayasal Devlet, Hak ve Özgürlükler, Kimlik