7 results
Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Master Thesis Pan-afrikanizm Terfi Ettirme Kwame Nkrumah ve Gana'ın Rolü(2019) Iddisah, Abdul-samed; Aygül, CenkPan-Afrikanizm ideolojisi kıta içindeki ve dışındaki Afrikalıların tecrübe edindiği en önemli politik düşüncelerden birisidir. Sömürgeciliği, ayrımcılığı ve Afrikalıların köleleştirilmesini durdurmayı talep eden ve hatta buna zorlayan bir hareket olarak başlayan şey, güçlü bir ideolojiye dönüşmüş ve böylece Afrika ve Afrikalıların birliğini ve sendikalaşmasını şiddetle talep edilir hale getirmiştir. Bu kavram Afrika'daki ve diyasporadaki birçok lideri cezbetse de, Gana ve Kwame Nkrumah'nın oynadığı rol, bu ideolojinin Afrika'da gerçekleşmesi ve sürdürülmesi bağlamındaki düşünceleri ve süreci anlama ve analiz etmede ehemmiyetini korumaktadır. Bu tez, harekete geçiş nedeni liderlerin benimsediği fırsatlar ve ideolojinin yüzleştiği, liderler tarafından ileri sürülen zorluklar olan Pan-Afrikanizm ideolojisini Gana ve Kwame Nkrumah'nın teşvik etmede oynadığı rolü incelemeyi hedefler. Bu araştırma, Gana ve Nkrumah'nın ideolojiyi teşvik etmek için ellerinden geleni yapmasına rağmen, böylesi büyük bir projenin yürürlüğe geçmesinin ve sürecinin, bu engin coğrafyanın ve Afrika'nın farklı bölgelerindeki çeşitli, büyük zorlukların üstesinden gelmede daha karmaşık ve daha iyi organize edilmiş bir yaklaşım gerektirmiş olacağını savunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Pan-Afrikanizm, Gana, Kwame Nkrumah, Africa BirliğiMaster Thesis Seri Üretim Verimliliği ve Kaynak Tahsisi: Afrika'nın Hazır Giyim Endüstrisinde Çok Kriterli Bir Karar Verme Çalışması(2022) Omar, Abdisamad Abukar; Erkan, Turan ErmanÇalışmanın amacı, Afrika'nın hazır giyim endüstrisinde seri üretim ve kaynak tahsisinin verimliliğini incelemektir. Araştırmanın amacı, Afrika'nın hazır giyim endüstrisi için en verimli seri üretim ve kaynak tahsis yöntemini belirlemekti. Bu araştırmada, çok kriterli bir karar verme yaklaşımı, özellikle entegre bir AHP-TOPSIS modeli kullanılarak, seri üretim ve kaynak tahsisinin etkinliği çeşitli boyutlarda incelenmiştir. Dört kriterler değerlendirildi: güvenilirlik, kabiliyet, uyarlana bilirlik ve son olarak, etkili kaynak yönetimi. Ayrıca 12 alt kriterler değerlendirildi: dağıtım oranı işlevsellik kalitesi, operasyonel makinelerin dayanıklılığı, üretile bilirlik derecesi, çalışan beceri düzeyi, pazarlanabilir bir meta yaratma yeteneği, esneklik, çok yönlülük, çalışan zamanını yönetme, tekrarlayan hataları düzeltme oranı, çalışan verimliliği ve son olarak, geri dönüşüm çabasının derecesidir. Bu kriterler dört kalemi kapsamaktadır. Bunlar yalın üretim, yalın altı sigma, toplam kalite yönetimi ve çevik üretimdir. Ağırlıkları belirlemek için AHP ve söz konusu tüm kriterlere göre her bir alternatifin performansını derecelendirmek için TOPSIS kullanılmıştır. TOPSIS'in tüm hesaplamaları Microsoft Excel kullanılarak yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: AHP, TOPSIS, Çok kriterli karar verme, Seri üretim verimliliği, Uygun kaynak tahsisi.Master Thesis Çin-afrika İş Birliği: Afrika'nın Sürdürülebilir Kalkınması için Tehdit mi Yoksa Fırsat Mı(2021) Eriş, Baran Cihat; Yalvaç, FarukAfrika ülkeleri 1960'lı yıllarla birlikte kolonyal devletlerden bağımsızlıklarını kazanmaya başlamışlardır. Ancak o dönemden günümüze iç savaşlar, askeri darbeler, devlet otoritesi zayıflığı, ekonomik durgunluk ya da küçülme, altyapı yetersizliği, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği ve yoksulluk gibi politik, ekonomik ve sosyal istikrarsızlıklar yaşamış ve az gelişmişlik olgusunun merkezinde yer almışlardır. Afrika ülkelerinin yaşadıkları bu istikrarsızlıklar kıta vatandaşlarının yaşam kalitelerini olumsuz etkilediği gibi salgın hastalıkların yayılması, uluslararası terör ve suç unsurların kıtada yerleşip güçlenmesi ve kıta vatandaşlarının toplu göç hareketleri gibi küresel riskler de barındırmıştır. 21. yüzyılda küresel ekonomik bir güç haline gelen Çin ise 2000 yılında kıta ülkeleri ile Çin-Afrika İş Birliği Forumu (FOCAC) adı altında ekonomik, sosyal ve politik boyutları olan geniş kapsamlı bir iş birliğine başlamıştır. Otokratik yapısı ve ekonomiye devlet müdahalesi ile Batı ülkelerinden farklı bir kalkınma modeli izlemiş olan Çin'in FOCAC kapsamında Afrika ülkeleri ile iş birliğinin gittikçe yoğunlaşması ise, bu iş birliğinin Afrika ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmaları nezdinde hem olumlu hem olumsuz yorumlara yol açmıştır. FOCAC kıtanın altyapı ihtiyaçlarını gidererek, eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerini iyileştirerek ve iş olanakları yaratarak Afrika ülkelerinin modernleşmesine katkı sunmaktadır. Ancak, iç meşruiyeti tartışmalı liderlere kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda destek olması, iş birliklerinde ağırlıklı olarak kendi stratejilerini uygulaması ve iç işlere karışmama ve iş birliği için politik ya da ekonomik koşullar öne sürmeme prensipleri; ulusal kimliğini oluşturamamış, vatandaş-devlet sosyal mutabakatını tesis edememiş ve kalkınma politikaları oluşturup uygulama konusunda zayıf kalan Afrika ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmalarına katkısı bakımından soru işaretlerini de doğurmaktadır.Master Thesis Afrika ve Somali'de federalizm(2017) Hussein, Abdikadir Mohamed; Karasar, Hasan AliBu makale bir kabile federalizmi olarak kendini saklayan ve federal bir sistem içinde demokratik bir hükümet kurmaya çalışan Somali'deki federalizmi incelemeye çalışmaktadır. Somali stratejik açıdan son derece tartışmalı bir bölge olan Afrika boynuzunda bulunduğu için, çeyrek yüzyıldan daha fazla bir süre yaşanan bir iç savaş nedeniyle harap olmuş durumdadır; bunun sonucundada çok sayıda Somali'lidiaspora olarak yaşamak üzere ya komşu ülkelere ya da yurt dışına kaçarken nüfusun geri kalan kısmı süregelen çatışmalar ve kıtlıklar nedeniyle perişan olmuştur. Somali'deFederalizm anlaşmazlıkları artırdığı ve olumsuz yönleri olumlu yönlerinden daha fazla olduğu için başarılması zor bir süreçtir. Somali halkı Somali'de federalizm veya bu politik sistemin uygulanması konusundaaçık bir toplumsal bir anlayışa ya da mutabakata sahip değildir. Devlet kurma süreci yerel halkın güvensizliği nedeniyle zorluk ve sıkıntılarla doludur vedevletin önemli bir süre mevcut olmadığını varsayarsak bu anlaşılabilir bir durumdur. Somali halkı uzun süredir merkezileşmiş ve aşırı derecede kontrollü bir hükümet tarafından yönetildiği için, onların şimdi ademi merkeziyetçi (yerinden yönetim) bir sisteme yönelmeleri ve dönüşmeleri de anlaşılabilir bir durumdur. Eyaletlerin pek çoğu zaten bir şekilde veya başka bir şekilde kendi kendini yönetmektedir ve bu nedenle belki de fiilen federal bir hükümet olarak görev yapmak daha kolaydır. Federalizmin olumlu yönleri olmasına rağmen, fiilen bölünme ve merkezi hükümet ile bölgesel yönetimler arasında güç ve yetkilerin paylaşılması konusunda farklı görüşler vardır. Bu görüş farklılıkları Somali federal deneyimini potansiyel olarak amacında saptırabilecek kabilbağlılıkları öne çıkarılarak alevlendirilmektedir. Somali'nin ve federal eyaletlerin bağımsız bir ülke olma iddiasında bulunması, federal sistemin başarısı için iyiye işaret değildir. Bir millet olarak Somali'nin kurtulması, yeniden kurulması ve inşası engellerle doludur ve hiç kimse federalizmin bu engelleri azaltıp azaltamayacağı konusunda kesin bir düşünceye sahip değildir.Master Thesis Libya-çad Çatışması (1976-1994)(2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan AliBu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.Master Thesis Büyüyen Doğu-batı Rekabeti Bağlamında Türkiye'nin Afrika Dış Politikası: Yumuşak Güç Diplomasisinin Analizi (2005-2021)(2021) Mısırlı, Hüsnü; Orhan, Duygu DersanSömürgeleşme süreci sona ermesine rağmen, Afrika kıtasındaki uluslararası rekabetin diğer aktörler tarafından modern yöntem ve araçlarla sürdürüldüğü görülmektedir. Üstelik, Avrupa devletlerinin kurmuş oldukları düzen, bölgeden çıktıklarında Afrika toplumunun gerçekleriyle örtüşmemiş ve uzun yıllar kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Afrika toplumlarının sosyal yapısına uymayan zorlama sınırlar, bir yandan anlaşmazlıklara ve etnik çatışmalara neden olurken, diğer yandan da yeni kurulan ülkelerin ticaretine, ulaşımına ve ekonomilerine zarar vermiştir. Kaçınılmaz olarak, şiddet ve güvensizlik ortamı devlet kurumlarını zayıflatmış ve Afrika ülkelerinin siyasi ve ekonomik ilerlemesini engellemiştir. Ne yazık ki, kıtadaki küresel rekabeti devralan yeni aktörlerde kıta ülkeleriyle ilişkilerinde mevcut düzeni korumak için kendilerini konumlandırmanın haricinde bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır. Türk dış politika anlayışı ile ilgili olarak; Sovyetler Birliğinin 1991 yılında dağılması Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni dünya düzeninin tek süper gücü olarak ortaya çıkmasına ve uluslararası sistemin tek kutuplu bir yapıya dönüşmesine neden olmuştur. Bu kapsamda, yeni dünya düzeninin değişen dinamikleri nedeniyle, soğuk savaş döneminin ardından iki kutuplu yapının son bulması Türkiye için de yeni fırsatlar ve ortaklıklar bağlamında bir manifesto niteliğinde olmuştur. Kuşkusuz Türkiye, başlangıçta Afrika'ya açılma politikası kapsamında tarihsel bağlarını ve kültürel benzerliklerini kullanarak olumlu bir atmosfer yaratma avantajına sahip olmuş ve ayrıca 2005'te Afrika'ya açılma girişiminin tezahürü, yumuşak güç diplomasisinin kıtanın bazı bölgelerinde uygulanmasına ivme kazandırmıştır. Ancak, uygulanan dış politika öncelikleri Türkiye açısından hem fırsatlar sunmuş hem de zorluklara neden olmuştur.Master Thesis Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Çin ve Abd'nin Afrika'da Aldığı Kalkınma Söylemlerinin Etkileri(2022) Husseın, Hannan Mohamed; Yalvaç, FarukSoğuk savaş sonrası dönemde Çin ve ABD, Afrıka ile olan ilişkilerinde farklı kalkınma söylemleri kullanmışlardır. Çin'in Afrika ile ilişkilerınde kullandığı iki kalkınma söylemi kazan-kazan işbirliği söylemi ve Konfüçyüsçülük söylemidir. ABD ise Afrika ile olan ilişkilerinde demokratikleşme ve insancıllık söylemeleri kullanmıştır. Bu tez bu farklı söylemlerin Afrika'daki etkisini ve sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. ABD ve Çin in Afrika ile olan ilişkilerı bu söylemler çerçevesinde ya yeni bir sömürü ilişkisinin devamı ya da Afrika nın büyümesi ve gelişmesi için büyük bir firsat olarak görülmektedir. Tez bu sonucun Afrika Ülkerlerin benimseyecekleri politikların sonunda belireleneceğini ifade etmektedir.Afrika ülkeleri bu ilişkiyi olumlu bir yöne çevirebileceği gibi olumsuz sonuçlar da döğurabilir. ABD'nın askeri yardımı ve Çin'in altayapı yatırımları olumlu sonuçlar olarak değerlendirilebilecek iken, Çin altayapı yatırmalarının ortaya çıkardığı çevresel tahribat ile ABD'nin söylemlerinin ortaya çıkardığı etnik çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık olumsuz sonuçlar olarak görülebelir. Gelişmek ve zenginleşmek için küresel güçlerle olan bağlantılarından en iyi şekilde yararlanmak Afrika ülkerlerine kalmıştır.
