8 results
Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Master Thesis Pan-afrikanizm Terfi Ettirme Kwame Nkrumah ve Gana'ın Rolü(2019) Iddisah, Abdul-samed; Aygül, CenkPan-Afrikanizm ideolojisi kıta içindeki ve dışındaki Afrikalıların tecrübe edindiği en önemli politik düşüncelerden birisidir. Sömürgeciliği, ayrımcılığı ve Afrikalıların köleleştirilmesini durdurmayı talep eden ve hatta buna zorlayan bir hareket olarak başlayan şey, güçlü bir ideolojiye dönüşmüş ve böylece Afrika ve Afrikalıların birliğini ve sendikalaşmasını şiddetle talep edilir hale getirmiştir. Bu kavram Afrika'daki ve diyasporadaki birçok lideri cezbetse de, Gana ve Kwame Nkrumah'nın oynadığı rol, bu ideolojinin Afrika'da gerçekleşmesi ve sürdürülmesi bağlamındaki düşünceleri ve süreci anlama ve analiz etmede ehemmiyetini korumaktadır. Bu tez, harekete geçiş nedeni liderlerin benimsediği fırsatlar ve ideolojinin yüzleştiği, liderler tarafından ileri sürülen zorluklar olan Pan-Afrikanizm ideolojisini Gana ve Kwame Nkrumah'nın teşvik etmede oynadığı rolü incelemeyi hedefler. Bu araştırma, Gana ve Nkrumah'nın ideolojiyi teşvik etmek için ellerinden geleni yapmasına rağmen, böylesi büyük bir projenin yürürlüğe geçmesinin ve sürecinin, bu engin coğrafyanın ve Afrika'nın farklı bölgelerindeki çeşitli, büyük zorlukların üstesinden gelmede daha karmaşık ve daha iyi organize edilmiş bir yaklaşım gerektirmiş olacağını savunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Pan-Afrikanizm, Gana, Kwame Nkrumah, Africa BirliğiMaster Thesis Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü(2019) Derow, Abshır; Orhan, Duygu DersanDerow, Abshir. Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Afrika Kıtası dünya sisteminin deniz aşırı hükümetlerce yüzyıllar boyunca sömürülen bölgesinde yer almaktadır. Bunun sebebi kıtada çok sayıda dokunulmamış ham madde bulunması ve uluslararası güçler ve onlara ait çok uluslu firmaların dünya sisteminde merkezi güç olmak adına bu ham maddelere sahip olmayı amaçlamalarıdır. Buna bağlı olarak yüzyıllar boyunca bu ülkeler ve ham maddeleri üzerinde kontrollerini sürdürmüşlerdir. Her ne kadar ilk başlarda amaçları ham maddeleri elde etmek, ücretsiz iş gücü ve ürünlerini satabilecekleri büyük pazarlara sahip olmak olsa da sonradan kaynaklar üzerinde hakimiyet sağlama çabasına dönüşmüştür. Bunun bir sonucu olarak da uluslararası güçlerin neden olduğu aralıksız savaş ve sefalet nedeni ile Afrika kıtası ve insanı istikrarsız hükümetlerin yönetiminde acı çekmişlerdir. Bu çalışmada, uluslararası müdahalelerin ve iç savaşların kurbanı olan Doğu Afrika ülkesi Somali ele alınmıştır. Her ne kadar iyi bir stratejik konumda yer alıyor ve zengin kaynaklara sahip olsa da, Somali'nin bu özellikleri insanları için maalesef bir fırsat yerine bir şanssızlık olmuştur. Terörist gruplar ve uluslararası firmalar kaynaklarını sömürürken, yerel halk komşu ve deniz aşırı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. On yıllar boyunca Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar, süregelen iç savaşı bitirmek adına barış girişimlerinde bulunuyor olsalar da bu girişimler maalesef sonuçsuz kalmış ve ülke halen savaş ortamından kurtulamamıştır. Bu tez çalışmasında tarihi arka plan ile birlikte mevcut durum analiz edilecek ve bu bağlamda bahsi geçen uluslararası güçlerin Somali'deki temel rolü ile bunların Somali'yi nasıl etkilediği incelenecektir.Master Thesis Çin-afrika İş Birliği: Afrika'nın Sürdürülebilir Kalkınması için Tehdit mi Yoksa Fırsat Mı(2021) Eriş, Baran Cihat; Yalvaç, FarukAfrika ülkeleri 1960'lı yıllarla birlikte kolonyal devletlerden bağımsızlıklarını kazanmaya başlamışlardır. Ancak o dönemden günümüze iç savaşlar, askeri darbeler, devlet otoritesi zayıflığı, ekonomik durgunluk ya da küçülme, altyapı yetersizliği, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği ve yoksulluk gibi politik, ekonomik ve sosyal istikrarsızlıklar yaşamış ve az gelişmişlik olgusunun merkezinde yer almışlardır. Afrika ülkelerinin yaşadıkları bu istikrarsızlıklar kıta vatandaşlarının yaşam kalitelerini olumsuz etkilediği gibi salgın hastalıkların yayılması, uluslararası terör ve suç unsurların kıtada yerleşip güçlenmesi ve kıta vatandaşlarının toplu göç hareketleri gibi küresel riskler de barındırmıştır. 21. yüzyılda küresel ekonomik bir güç haline gelen Çin ise 2000 yılında kıta ülkeleri ile Çin-Afrika İş Birliği Forumu (FOCAC) adı altında ekonomik, sosyal ve politik boyutları olan geniş kapsamlı bir iş birliğine başlamıştır. Otokratik yapısı ve ekonomiye devlet müdahalesi ile Batı ülkelerinden farklı bir kalkınma modeli izlemiş olan Çin'in FOCAC kapsamında Afrika ülkeleri ile iş birliğinin gittikçe yoğunlaşması ise, bu iş birliğinin Afrika ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmaları nezdinde hem olumlu hem olumsuz yorumlara yol açmıştır. FOCAC kıtanın altyapı ihtiyaçlarını gidererek, eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerini iyileştirerek ve iş olanakları yaratarak Afrika ülkelerinin modernleşmesine katkı sunmaktadır. Ancak, iç meşruiyeti tartışmalı liderlere kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda destek olması, iş birliklerinde ağırlıklı olarak kendi stratejilerini uygulaması ve iç işlere karışmama ve iş birliği için politik ya da ekonomik koşullar öne sürmeme prensipleri; ulusal kimliğini oluşturamamış, vatandaş-devlet sosyal mutabakatını tesis edememiş ve kalkınma politikaları oluşturup uygulama konusunda zayıf kalan Afrika ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmalarına katkısı bakımından soru işaretlerini de doğurmaktadır.Master Thesis Afrika ve Somali'de federalizm(2017) Hussein, Abdikadir Mohamed; Karasar, Hasan AliBu makale bir kabile federalizmi olarak kendini saklayan ve federal bir sistem içinde demokratik bir hükümet kurmaya çalışan Somali'deki federalizmi incelemeye çalışmaktadır. Somali stratejik açıdan son derece tartışmalı bir bölge olan Afrika boynuzunda bulunduğu için, çeyrek yüzyıldan daha fazla bir süre yaşanan bir iç savaş nedeniyle harap olmuş durumdadır; bunun sonucundada çok sayıda Somali'lidiaspora olarak yaşamak üzere ya komşu ülkelere ya da yurt dışına kaçarken nüfusun geri kalan kısmı süregelen çatışmalar ve kıtlıklar nedeniyle perişan olmuştur. Somali'deFederalizm anlaşmazlıkları artırdığı ve olumsuz yönleri olumlu yönlerinden daha fazla olduğu için başarılması zor bir süreçtir. Somali halkı Somali'de federalizm veya bu politik sistemin uygulanması konusundaaçık bir toplumsal bir anlayışa ya da mutabakata sahip değildir. Devlet kurma süreci yerel halkın güvensizliği nedeniyle zorluk ve sıkıntılarla doludur vedevletin önemli bir süre mevcut olmadığını varsayarsak bu anlaşılabilir bir durumdur. Somali halkı uzun süredir merkezileşmiş ve aşırı derecede kontrollü bir hükümet tarafından yönetildiği için, onların şimdi ademi merkeziyetçi (yerinden yönetim) bir sisteme yönelmeleri ve dönüşmeleri de anlaşılabilir bir durumdur. Eyaletlerin pek çoğu zaten bir şekilde veya başka bir şekilde kendi kendini yönetmektedir ve bu nedenle belki de fiilen federal bir hükümet olarak görev yapmak daha kolaydır. Federalizmin olumlu yönleri olmasına rağmen, fiilen bölünme ve merkezi hükümet ile bölgesel yönetimler arasında güç ve yetkilerin paylaşılması konusunda farklı görüşler vardır. Bu görüş farklılıkları Somali federal deneyimini potansiyel olarak amacında saptırabilecek kabilbağlılıkları öne çıkarılarak alevlendirilmektedir. Somali'nin ve federal eyaletlerin bağımsız bir ülke olma iddiasında bulunması, federal sistemin başarısı için iyiye işaret değildir. Bir millet olarak Somali'nin kurtulması, yeniden kurulması ve inşası engellerle doludur ve hiç kimse federalizmin bu engelleri azaltıp azaltamayacağı konusunda kesin bir düşünceye sahip değildir.Master Thesis Afrika'da Çin ve Batı Arasındaki Rekabetin Artırılması(2018) Assefa, Feven Zewdıe Assefa Feven Zewdıe; Ünal, HasanAfrika yıllarca geleneksel ve geleneksel olmayan güçler arasındaki rekabetin ortasında yer aldı. Bunun nedenleri, Afrika'nın jeopolitik ve coğrafi önemi, hammadde zenginliği ve ucuz işgünün bir fırsat olarak düşünülmesidir. Başlangıçta Avrupalılar Afrika kıtasına yönelik olumsuz görüşlere sahipken, zamanla kıtanın sahip olduğu zenginliklerin farkına vardılar ve kıtayı sömürgeleştirmeye başladılar. Ancak bugün, eski Avrupa güçlerinden gelen sömürgelerin sona ermesine rağmen, bu sürece geleneksel olmayan güçlerin de eklenmesiyle birlikte yeni bir sömürge dönemi başlamış oldu. Son yıllarda Afrika'daki önemini artıran ve küresel arenada pek çok kişinin merceğinde olan ülkelerden birisi de Çin'dir. Bu kapsamda Çin Afrika kıtasındaki politikasını 'kazan kazan stratejisi' çerçevesinde değerlendirmekte ve bunu ilahi bir güç olarak görmektedirler. Ancak, bu tez belirtilen durumun aksine, Çin'in yükselişinin ve uyguladığı stratejilerin geleneksel güçlerin yükselişi ve uyguladığı stratejilerle pek çok benzerliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, tezde farklı dili, kültürü, politik ideolojisi ve kabileleri olan ve elli dört bağımsız devletten oluşan Afrika kıtasının tümü için tespit yapılması için, Güney Afrika Cumhuriyeti'ndeki Çin'in ve Batı'nın politikaları ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Batı, Çin, Afrika, Güney Afrika Cumhuriyeti, sömürgecilikMaster Thesis 1991-2016 Yılları Arasındaki Somali'deki Barışı İnşa Süreci(2018) Farah, Abdinur Hassan; Yılmaz, GözdeSomali'deki Barışı inşa süreci hakkındaki bu tez, Somali'deki çatışmanın doğasını ve ana itici güçlerini incelemektedir. Ayrıca, bu tez çatışma için kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan diplomatik girişimleri de taahhüt etmektedir. Somali, aynı etnik köken, din, kültür ve dili paylaşan homojen bir nüfustan oluşan bir ülkedir. Bununla birlikte, bu homojenlik, binlerce Somalilinin hayatına mal olan, dünyanın en korkunç çatışmalarından birine girmelerini engellemedi. Bu durum, 1991'de Said Barre'nin rejiminin çöküşünden sonra ortaya çıktı ve bugüne kadar gözle görülür bir değişiklik gözlenmedi. Çatışmanın bu akut ve aşırı derecede karmaşıklığı sadece Somali halkını etkilemekle kalmadı, genel olarak uluslararası topluma ve özellikle de Afrika boynuzuna komşu ülkeler için de büyük bir tehdit haline geldi. Bundan dolayı, tez son 20 yılda istikrarsızlıkla mücadele etmeyi ve Somali'ye kalıcı barışı getirmek için çeşitli barışçıların üstlendiği bu yöntemleri analiz etmektedir. Bundan dolayı, çalışma, son üç barış konferansı makul bir sonuç vermesine rağmen, barış girişimlerinin çoğunun neden başarısız olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışma aynı zamanda barış inşası konusunda yerel mülkiyetin önemini göstermektedir. Barışı arttırma çabaları sadece yabancı bölgesel ve uluslararası aktörler için rezerve edildikten sonra, daha fazla takdir sonucu ortaya çıkaran nispeten düşük tahmin edilmiş bir yerli barış inşası sürecine ışık tutmakta ve onları aydınlatmaktadır. Bu bağlamda, çalışma, sonuç bölümünde Somali için kalıcı barışı sağlamanın en iyi yolu hakkında birkaç öneri sunmaktadır.Master Thesis Son Çeyrek Yüzyılda (1983-2013) Çin-afrika Politikası(2015) Sekman, Fatma Yılmaz; Ünal, HasanÇin Halk Cumhuriyeti ve Afrika arasında yaklaşık yarım asırdır süren ve son yıllarda iyice belirginleşen siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel ilişkiler günümüzde dünya kamuoyu tarafından önemle takip edilmektedir. Yüzyıllardır Afrika ülkelerini çeşitli vesilelerle sömüren ve bir rakip olarak Çin'in gelişmesini istemeyen Avrupa Devletleri ise Çin ve Afrika'nın bu yakınlaşmasını eleştirmektedir. Hazırlamış olduğum tezin amacı, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşu ile başlayan Çin-Afrika ilişkisine ışık tutmak, Çin'in gelişimine büyük katkı sağlayan Afrika'nın durumu ve Çin'in desteği ile sağlık başta olmak üzere birçok alanda yapılan yatırımlarla kendisine fayda sağlayan Afrika'nın güncel durumunu ele almak olmuştur. Bu kapsamda Çin ve Afrika'nın ekonomik ve siyasi alandaki tarihsel gelişimi ele alınmış, ayrıca Çin-Afrika ilişkilerinin farklı yönleri incelenmiş ve konu özelinde Çin-Sudan örneğinden bahsedilmiştir. Tez hazırlanırken normal şartlarda fazla bir kesimce haberdar olunmayan Çince kaynaklardan faydalanılarak Çin'in bu konuya olan yaklaşımının gün yüzüne çıkarılması amaçlanmıştır. Sonuç olarak birçok alanda Çin'in Afrika'ya, Afrika'nın da Çin'e olan ihtiyacı gözler önüne serilmiştir. Anahtar Kelimeler: ÇHC, Afrika, Çin-Afrika İlişkileri, Petrol, HammaddeMaster Thesis Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Çin ve Abd'nin Afrika'da Aldığı Kalkınma Söylemlerinin Etkileri(2022) Husseın, Hannan Mohamed; Yalvaç, FarukSoğuk savaş sonrası dönemde Çin ve ABD, Afrıka ile olan ilişkilerinde farklı kalkınma söylemleri kullanmışlardır. Çin'in Afrika ile ilişkilerınde kullandığı iki kalkınma söylemi kazan-kazan işbirliği söylemi ve Konfüçyüsçülük söylemidir. ABD ise Afrika ile olan ilişkilerinde demokratikleşme ve insancıllık söylemeleri kullanmıştır. Bu tez bu farklı söylemlerin Afrika'daki etkisini ve sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. ABD ve Çin in Afrika ile olan ilişkilerı bu söylemler çerçevesinde ya yeni bir sömürü ilişkisinin devamı ya da Afrika nın büyümesi ve gelişmesi için büyük bir firsat olarak görülmektedir. Tez bu sonucun Afrika Ülkerlerin benimseyecekleri politikların sonunda belireleneceğini ifade etmektedir.Afrika ülkeleri bu ilişkiyi olumlu bir yöne çevirebileceği gibi olumsuz sonuçlar da döğurabilir. ABD'nın askeri yardımı ve Çin'in altayapı yatırımları olumlu sonuçlar olarak değerlendirilebilecek iken, Çin altayapı yatırmalarının ortaya çıkardığı çevresel tahribat ile ABD'nin söylemlerinin ortaya çıkardığı etnik çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık olumsuz sonuçlar olarak görülebelir. Gelişmek ve zenginleşmek için küresel güçlerle olan bağlantılarından en iyi şekilde yararlanmak Afrika ülkerlerine kalmıştır.
