Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Master Thesis
    Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015
    (2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.
  • Master Thesis
    Siyasal İletişimde Algı Yönetimi: 2019 Yerel Seçimleri Ak Parti Örneği
    (2020) Gençarslan, Özcan; Bircan, İsmail
    Yaşadığımız yüzyılda teknolojik değişimlerin ve gelişimlerin yanı sıra ekonomik, kültürel ve siyasal alanlarda da değişikler söz konusudur ve son yılların en önemli ve güncel konularından biri de siyasal iletişimde algı yönetimidir. Demokrasinin en vazgeçilmez konusu ise iktidara gelmenin ayağı olan partilerdir. Siyasal anlamda başarı elde etmek isteyen partiler gerek seçim kampanyalarıyla seçmen algılarını yöneterek gerek sosyal medyayı kullanıp halkın dilinden konuşmaya çalışarak iktidar olma amacını gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu sebepten ötürü günümüzde partiler arasında ciddi bir rekabet ortamı doğmuştur. Kitle iletişim araçları profesyonel kampanyalar düzenleme noktasında büyük öneme sahiptir. İktidara gelmek isteyen her parti, seçmenlerin gözünde tercih edilen bir parti olmayı ve doğru algılanmayı ister. Çünkü siyasal iletişimde partilerin ve liderlerin halk tarafından algılanma süreci oldukça önemli bir konudur. Bu anlamda siyasal partilerin seçmelerce doğru algılanması için algı yöntemine uygun hareket etmeleri gerekir. Ayrıca seçmenler tarafından olumlu algılanan durumları da uygulamaya dönüştürmekte önemlidir. Bunlardan yola çıkarak araştırılan bu çalışmada siyasal iletişimde algı yönetimi ve kuralları, siyasal iletişim ve algı yönetimi ele alınıp 2019 Yerel Seçimlerinde Ak Parti'nin seçim döneminde siyasal iletişimi nasıl kullandığı ve algı yönetiminin seçimlerde oy kullanan bireylerin zihninde nasıl bir algı yarattığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın teorik kısmı için literatür taraması yapılmış olup, nicel kısmını açıklamak için ise ölçek ve anketlerden faydalanılarak veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ilk beş hipotezin doğrulanamadığı ve altıncı hipotezin doğrulandığı tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    2011 Genel Seçimlerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi tarafından uygulanan politik tutundurma yöntemlerinin Ankara ili seçmenleri üzerindeki oy etkisi
    (2013) Kaplan, Engin; Nakip, Mahir
    Politik pazarlama, siyasi partilerin oy potansiyellerini arttırmak, genç seçmeleri etkilemek ve hali hazırda oy kullanan personelin diğer partilere oy vermesini engellemek maksadıyla, seçmelere sunulan siyasi parti adayları, hizmetlerini tanıtmak maksadıyla icra edilen faaliyetlerdir. Söz konusu faaliyetler icra edilirken, siyasi partiler tarafından çeşitli propaganda faaliyetleri kullanılır. Yoğunluklu olarak parti liderlerinin yapmış olduğu konuşmalar, daha önce siyasi parti tarafından hayata geçirilen faaliyetler kitle iletişim vasıtaları da kullanılarak seçmelere ulaştırılır. Siyasi partiler tarafından uygulanan politik tutundurma faaliyetleri, halkın oy verme yönündeki eğilimleri çok arttırmasa da, kararsız seçmenler ve genç seçmenler üzerinde olumlu etkilere neden olmaktadır. Orta Asya ve eğitim seviyesi düşük olan ülkelerde, genel itibariyle, siyasi parti liderinin sahip olduğu özellikler oy verme yönünde seçmenleri yoğun olarak etkilemektedir. Yapılan incelemeler neticesinde, Ankara ilinde siyasi partilerin icra etmiş oldukları faaliyetler öncelik sırasına göre; televizyon, internet, dergi, radyo aracılığı ile seçmenlere ulaştırılmıştır. Ayrıca AKP, CHP VE MHP tarafından çeşitli seçim stratejileri uygulanarak, oy kazanma çalışmaları icra edilmiştir. Bu kapsamda; oy potansiyelini arttırmak isteyen ve ellerinde bulundurdukları oy potansiyelini korumak isteyen partiler, halkın güvenini kazanmakla birlikte, söz verdikleri icraatları yerine getirmelidir. Eğitim seviyesinin günden güne arttığı ülkemizde, halkta siyasi bilinç artmakta, refah seviyesini yükseltebilecek partilere oy verme eğilimi oluşmaktadır. Sonuç olarak; eğitim durumu, yaş, meslek, kişisel gelir ve medeni durum grupları oluşturularak hazırlanacak reklam, tanıtım ve siyasi faaliyetlerin halk üzerinde daha etkili olacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca; çeşitli sosyal gruplar tarafından, siyasi partilerin ve faaliyetlerinin takip edilmesi neticesinde, politik pazarlama faaliyetlerinin avantajları seçim sandığında görülebilecek ve etkili yöntemler kullanan partiler seçim sonuçlarını etkileyebilecek sonuçlar elde edebilecektir. Anahtar Kelimeler: 1. Politik Pazarlama 2. Seçmen 3. Oy 4. Politik Tutundurma 5. Ankara
  • Master Thesis
    Adalet ve Kalkınma Partisi Yönetiminde Kadın
    (2012) Katırcıoğlu, Radiye Sezer; Selçuk, Fatma Ülkü
    Çağdaş, demokratik bir toplum olmanın gereği, kadının toplumun tüm yapıları içinde erkeklerle eşit statüde olmasıdır. Kadınların siyasetteki yerinin ve rolünün ölçüsünü belirleyen, bugünden daha ileri olmasını engelleyen ataerkil zihniyet siyaset alanında son derece etkilidir. Kadının yeterince temsil edilememesi toplumsal cinsiyet kalıp yargıları, kadının erkeğe göre düşük toplumsal statüsü ve erkek lehine siyasal iktidar ilişkileri ile ilintilidir.Kadının siyasal katımını, katılımı etkileyen siyasal toplumsallaşma süreçleri ve kazanılan toplumsal roller açısından incelemek, sorunun doğru tespiti için önemli bir unsurdur. Dolayısıyla, bu tezin kuramsal çerçeve kısmında, kadın haklarının kazanımında kadın hareketi ve feminist örgütlerin dünyada ve Türkiye'de gelişimi ve etkisi anlatılmış, Türk siyasi tarihine kadın açısından etkisi irdelenmiştir.Yapılan alan araştırmasında ise Adalet ve Kalınma Partisi yönetimindeki kadın siyasetçiler ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Böylelikle karar alma noktalarına geliş süreçleri sorgulanarak, kadının siyasete bakışı ve siyaset yapma dinamikleri ve diğer siyasetçilerle ilişkileri irdelenmiştir. Karar alma mekanizmalarında yer alma süreçlerinde karşılaştıkları zorluk ve kolaylıklara değinilmiş ve edindikleri tecrübelere, çözüm önerilerine yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler:1-Siyaset2-Siyasi partiler3-Adalet ve Kalkınma Partisi4-Yönetim5-Kadın
  • Master Thesis
    Işid'in Ortaya Çıkışı ve Türkiye
    (2018) Yüksel, Serdar; Ünal, Hasan
    IŞİD terör örgütü Arap Baharı'nın Suriye'ye gelmesiyle oluşan iç savaşı ve zaten istikrarsız bir görüntü veren Irak'ta kendisine hakimiyet alanı kurarak devlet olma yolunda ilerleyen bir görüntü çizdi. Irak ve Suriye ile tarihsel yakınlığın yanında sınır komşusu olan Türkiye ise bu süreçte en çok etkilenen devlet oldu. Türk dış politikasının bu dönemde geliştirdiği politikalar, bölgenin siyasi istikrarın da etkili olmuştur. Türkiye bu dönemde aktif ve çok yönlü dış politikasıyla sadece Ortadoğu da değil dünya çapında yaptığı eylemlerle yankı uyandıran IŞİD terör örgütüne karşı yürüttüğü politikalarıyla bölgede söz sahibi olmayı hedeflemiştir. Bu çalışma Türk dış politikasında alınan kararların anlık değişkenlerini ve iç politikasına nasıl yansıdığı üzerine tartışmayı amaçlamaktadır. Bu noktada bir sonuca varabilmek için AKP hükümetinin Türk dış politikasında alışılagelmişliğin dışına çıkan bazı kararları ve dış sorun olarak görünen Irak, Suriye ve IŞİD politikalarının iç sorunlarını da tetiklemesiyle yaşanan olaylardan da yararlanılmıştır. Böylelikle söz konusu değişimlerin yıllara ve şartlara göre Türk iç ve dış siyasetinde köklü değişikliklere gidildiği ve IŞİD konusunda anlaşmalara dayanan bir çözüm seçtiği görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Dış Politika Değişkenleri, IŞİD,
  • Master Thesis
    Radikal Demokrasi ve Türkiye'deki Siyasi Partiler(radikal Demokrasi Kuramlarına 60. Yasama Döneminde Tbmm'de Grubu Bulunan Partilerin Bakış Açıları)
    (2010) Baytok, Erol; Toros, Emre
    Bu tezin amacı politik kuramcılar Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau tarafından kaleme alınan ?Hegemonya ve Sosyalist Strateji?de incelenen Radikal Demokrasi Kuramı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan siyasi partilerin programlarında nasıl ele alındığını incelemektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır.?Radikal Demokrasi? projesi dünyada demokrasi krizinin yaşandığı bir dönemde ortaya atılan önemli bir tez olmuştur. 20. yüzyılın, son çeyreğinde yaşadığı yüzyılın ikinci büyük ekonomik krizin olgunlaştığı aynı dönemde post-Marksist eğilimlerin de ortaya çıkan ihtiyacı karşılamak amacıyla mevcut siyasanın yeniden okunmasıyla geliştiğini söylemek mümkündür.Çalışmada Türkiye gibi demokrasinin hala tam olarak kurumsallaşmadığı, özümsenmediği bir toplumda dünyadaki demokrasi ile ilgili sorunlara çare olma iddiasıyla ortaya çıkan bir kuram incelenmiştir.Farklı toplumsal düşüncelerin siyaset arenasında yer almasının, temel hakların ve özgürlüklerin tam anlamıyla uygulanmasının ve uygulanırlığının denetlenmesinin önemli kontrol araçlarından siyasal partiler, Radikal Demokrasi modelinin toplum tarafından benimsenmesinde ve devlet aracılığıyla gündelik yaşama yerleştirilmesinde başrol oynarlar.Türkiye Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan dört siyasi partinin, AK Parti, CHP, MHP ve BDP'nin programları Radikal Demokrasi Kuramı açısından incelenmiştir. Gerçekleştirilen bu incelemenin sonunda parti programlarının Radikal Demokrasi modeli ile uyumluluk düzeylerinin tatmin edici olmadığı belirtilmiştir.
  • Master Thesis
    Ak Parti'nin Hizbullah Algısı 2000 - 2015: Değişim ve Devamlılık
    (2015) Taşan, Oğuzhan; Ünal, Hasan
    Bu çalışma Lübnan'da kurulmuş olan Hizbullah örgütüne tarihsel bir bakış açısı sunmaktadır. Hizbullah'ın kuruluşundan günümüze kadar pek çok evre geçirmiştir ve bunların yanı sıra kurulmasında birinci dereceden yardımı olan İran ile olan ilişkileri son derece samimi olmuştur. Hizbullah'ın kuruluş yeri olan Lübnan'da yapmış olduğu faaliyetler sonucunda Meclis'e kadar giren Hizbullah, davasına artık silahın yanında meşru olarak da devam etmektedir. İsrail'in yanı başında olan Hizbullah, İsrail halkına her an korku ve endişe yaşatmaktadır. Bunu bilen İsrail'de Hizbullah'ı yok etmek için bir mücadele vermektedir. İsrail'in tek hedefi Hizbullah olmayıp Hizbullah'a yakından yardım eden ülkelerle yani Suriye, Lübnan ve İran'la da mücadele etmektedir. Hizbullah'ı yok etmek isteyen İsrail, Hizbullah'a yardım eden ülkeleri yıpratmak ve bölgede kendisine rahat bir yaşam alanı sunmak istemektedir. İsrail ile girmiş olduğu 2006 yılında ki savaşı kazanmış olan Hizbullah o dönemlerde Türkiye tarafından sıkı bir şekilde destekleniyordu. Türkiye'nin Müslüman olan Hizbullah'a İsrail karşısında vermiş olduğu destek karşısında Arap devletleri tarafından da takdirle karşılanmıştı. İsrail'in Suriye'yi Hizbullah'a karşı vermiş olduğu destekten dolayı suçlaması ve saldırmak istemesi Türkiye tarafından olumlu görülmüyordu. Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk rolüne girişmesi İsrail'in Gazze'ye düzenlemiş olduğu Dökme Kurşun Operasyonu sonrası son bulmuş ve Türkiye ile İsrail'in arası iyice açılmıştı. O dönemlerde Türkiye'de iktidarda olan AK Parti hükümeti İsrail ile ilişkileri açmış ve mesafeli duruşunu korumuştur. AK Parti'nin Hizbullah'a destek vermesi İsrail'e karşı olan tutumundan ve Müslümanlara karşı Hizbullah'ın koruyucu yönünden kaynaklanmaktadır. Fakat Arap Baharı ile kendi halkına silah doğrultan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed yapmış olduğu katliamlar sonrası tüm dünyada olduğu gibi Türkiye tarafından da istenilmeyen adam ilan edilmiştir. Hizbullah'ın da Esed'e destek vermesiyle birlikte AK Parti'nin gözünden iyice düşen Hizbullah'ın şeytanlaştırılması da buradan gelmektedir. Artık dil, ırk ve mezhep ayrımcılığı yapmadan Müslümanların koruyuculuğunu yapan Hizbullah yoktu. Başta kendi halkı olmak üzere tüm Müslümanlara silah doğrultan bir Hizbullah vardı. Anahtar Sözcükler: AK Parti, Hizbullah, Hizbullah'ın Şeytanlaştırılması, İsrail, İran
  • Master Thesis
    İnşacılık Kuramı Bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Filistin Sorununa Yaklaşımı: 2002-2012
    (2014) Çakmakci, Çağatay; Keser, Ulvi
    'İnşacılık Kuramı Bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Filistin Sorununa Yaklaşımı: 2002-2012' başlıklı bu tez çalışması, 2002 yılından bu yana iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin dış politika yaklaşımını Filistin sorunu örneğinde incelemek amacıyla oluşturulmuştur. Soğuk Savaş sonrası kimlik, kültür ve değerler gibi devletlerarası ilişkilerin sosyal yönüne vurgu yapan inşacı kuram AKP'nin Filistin sorununa yönelik yaklaşımını anlamak adına referans kuram olarak tercih edilmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2002 yılında yapılan seçimleri kazanarak tek başına iktidar olması, Türk siyasal hayatında önemli bir değişim başlatmış ve bu değişim Türk dış politikasına da yansımıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi çok boyutlu ve pro-aktif dış politika anlayışını geliştirerek Türkiye'nin bölgesel ve küresel açıdan önemli bir aktör olmasını amaç edinmiştir. Bölgesel ve küresel sorunlarda aktif bir dış politika yürüten Adalet ve Kalkınma Partisi, özellikle Ortadoğu bölgesindeki sorunlarda etkin olmaya çalışmıştır. Ortadoğu'da yaşanan ve küresel açıdan da uluslararası politikada önemli bir sorun olarak öne çıkan Filistin Sorunu, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin aktif dış politika yürütmeye çalıştığı en önemli örneklerden biri olmuştur. Türkiye, Filistin sorununda, İsrail'in Filistin politikasına karşılık, zamanla Filistin lehine politikalar yürütmeye başlamış, bu politika Davos Krizi, Alçak Koltuk Krizi ve Mavi Marmara saldırısı ile giderek açıklık kazanmıştır. Böylece Türkiye, Filistin sorununa yönelik ürettiği politikalar nedeniyle zamanla Filistin sorununun ana aktörleri arasında yer almıştır. Anahtar Kelimeler:Uluslararası İlişkiler Kuramları, İnşacılık Kuramı, Türk Dış Politikası, Adalet ve Kalkınma Partisi, Filistin Sorunu
  • Master Thesis
    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde Türkiye'nin Irak, iran ve Suriye ile ilişkileri
    (2014) Sargı, İslam; Aygül, Cenk
    ÖZET SARGI İslam, 'Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Döneminde Türkiye'nin Irak, İran ve Suriye ile İlişkileri', Yüksek Lisans, Ankara, 2014. AKP döneminde Türkiye'nin Irak, İran ve Suriye ile ilişkilerinin ekonomik, siyasi gelişmeler ve bölgesel gelişmelerin ilişkilere yansımaları temel alınarak incelenmesi ve AKP öncesi dönem ile AKP dönemi arasında bir karşılaştırma yapmak, bu çalışmanın temel amacıdır. Çalışmada karşılaştırma metodu kullanılmakla birlikte, konuyla ilgili yayınlanmış kitap, dergi, makale ve gazetelerden yararlanılmıştır. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Türkiye'nin cumhuriyetin kuruluşundan AKP iktidarına kadar olan dönemde Ortadoğu politikası ile AKP döneminde Türkiye'nin Ortadoğu politikası ele alınmıştır. İkinci bölümde AKP dönemi Türkiye-Irak ilişkileri incelenmiştir. Bu bölümde Türkiye'nin AKP öncesi dönemde Irak ile ilişkilerinin genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. 11 Eylül ve sonrasında ABD'nin Ortadoğu politikasının genel bir değerlendirmesi yapılıp, İkinci Körfez Savaşı'nın Türkiye-Irak ve Türkiye-ABD ilişkilerine yansımaları ele alınmıştır. Bu bölümde Türkiye-Irak ekonomik ve siyasi ilişkileri, Kerkük'ün statüsü sorunu ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye'nin Kuzey Irak politikası incelenmiştir. Üçüncü bölümde AKP dönemi Türkiye-İran ilişkileri ele alınmıştır. Bu bölümde Türkiye-İran ilişkileri bölgesel ve küresel gelişmeler göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. İkilinin İkinci Körfez Savaşı'nda ve sonrasında yürüttükleri politikalar ve bu politikaların ikili ilişkilere yansımaları ele alınmıştır. İki ülkenin ekonomik ilişkileri, PJAK'a ve PKK'ya tutumları, Filistin sorunu bağlamındaki yakınlaşmaları değerlendirilmiştir. İlaveten İran'ın nükleer çalışmaları nedeniyle ABD ile yaşadığı sorunlar, Türkiye'nin sorunun çözümünde oynadığı rol değerlendirilmiştir. Ayrıca ikilinin Suriye sorunu nedeniyle yaşadığı gerginlikler de incelenmiştir. Dördüncü bölümde AKP dönemi Türkiye-Suriye ilişkileri ele alınmıştır. İkilinin İkinci Körfez Savaşı ve sonrasına Irak politikaları, Refik Hariri suikastı, Türkiye-Irak Krizi, Suriye-İsrail füze krizi gibi gelişmelerin ikili ilişkilere yansımaları incelenmiştir. İkilinin AKP döneminde siyasi ve ekonomik ilişkileri ile Suriye sorunu, Türkiye'nin ve diğer güçlerin Suriye sorununa yönelik politikaları ve Suriye muhalefetinin yapısı hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Suriye sorununun çözümü için ortaya atılan Annan Planı, Cenevre-1, Cenevre-2 toplantıları da incelenmiştir. Anahtar Sözcükler 1. Türkiye'nin Ortadoğu Politikası 2. AKP'nin Ortadoğu Politikası 3. Türkiye-Irak İlişkileri 4. Türkiye-İran İlişkileri 5. Türkiye-Suriye İlişkileri
  • Master Thesis
    2000-2010 Yılları Arasında Türk Dış Politikasının Filistin Davasına Yönelik Tutumunu
    (2018) Mortaga, Osama T.a.; Ünal, Hasan
    Bu çalışma, 2000-2010 yılları arasında Türk dış politikasının Filistin davasına yönelik tutumunu tartışmıştır. Aslında bu dönem, Türk politikasını Filistin davasının merkezi bir neden olarak ele almasını sağlayan önemli bir değişikliğe şahit oldu. Bu değişimde, genel olarak uluslararası alanda ve özellikle Orta Doğu'da kalkınma ve adalet partisi ve Türk varlığı önemli bir rol oynamaktadır. Çalışmada ilk olarak Türklerin Filistin davasına yönelik tutumlarının tarihsel gelişimi araştırılmıştır (1948-2002). Ardından çalışma, Kalkınma ve Adalet Partisi'nin (2002-2010) yönetiminden bu yana Filistin davasına yönelik Türk politikasıyla başa çıkmıştır. Çalışma ayrıca Filistinlilere yönelik siyasi önlemleri ve Filistinlilerin topraklarında kalmalarını sağlama çabalarını da ele aldı. Türkiye ile İsrail arasındaki özel ilişkiye rağmen; Türkiye, Filistin haklarını destekleyen ve bu kararların yanında yer alan kararlarla taraflar arasında denge kurduğu bir dış politikada her zaman yanındaydı. Araştırmacı, Türk konumunun, Filistin davasının yıllardır yaşadığı olay ve gelişmelere yönelik tutumunu tanımlamak ve açıklamak için analitik tanımlayıcı yöntemi kullanmıştır. Araştırmacı, Türk siyasi kararını etkileyen iç ve dış faktörleri incelemek için karar verme yöntemini özellikle inceledi. Ayrıca, benzerlik alanlarını ve 2002'den önce ve sonrasında İşgal Altındaki Filistin Toprakları'na Türk siyasi rolü arasındaki farkı bulmak için karşılaştırmalı yöntemi kullandı.