Search Results

Now showing 1 - 10 of 36
  • Article
    Bütünleşik Tedarik Zinciri Yaklaşımı ve Bir Lastik Ana Bayii Uygulaması
    (2011) Erkan, Turan Erman; Özdemir, Yavuz Selim
    Günümüz rekabetçi piyasasında, işletmelerin hayatta kalabilmesi ve rekabet edebilmesi için maliyetlerin düşürülmesi giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır. Azaltılabilecek en önemli maliyet kalemlerinden bir tanesi de stok maliyetleridir. Bu çalışmada, bir satıcı ile birden çok alıcı arasındaki malzeme tedarik zinciri ilişkileri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, alıcılar ile satıcının ortak bir yaklaşım benimseyerek, her alıcının siparişlerini satıcının belirlediği belirli zaman aralıklarında vermesi ve böylece satıcı ile alıcılardan oluşan sistemin ortak stok maliyetlerinin en aza indirilmesidir. Ancak bu durumda alıcıların maliyetlerinde belli bir miktar artış meydana gelmektedir. Bunu dengeleyebilmek için, satıcının alıcılara iskonto yapması gerekmektedir. Bu araştırmada, doğrusal olmayan bir model ile en küçük stok ve sistem maliyetleri elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada kullanılan model, Ankara'da bir lastik bölge bayisinden ve onun alt bayilerinden alınan gerçek veriler üzerinde uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan modelin uygulanması durumunda, lastik bölge bayiliğinin, alt bayilerinin ihtiyaçlarına daha hızlı cevap vermesi sağlanabilir. Ayrıca sistemin genel maliyetlerinde de önemli bir azalma oluşacaktır.
  • Article
    The Effects of Labor Market Reforms on the Labor Market Transitions: Evidence From Turkey*
    (2016) Acar, Elif Öznur; Günalp, Burak; Cilasun, Seyit Mümin
    Bu makalede, işgücü piyasası reformlarının işgücü piyasası performansını belirlemedeki rolünün Gelir ve Yaşam Koşulları Anketi'nin 2006-2010 panel verisi kullanılarak incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, istihdam, işsizlik ve işgücü dışında olma şeklindeki üç farklı işgücü piyasası durumu arasında bireylerin Markov geçiş olasılıkları hesaplanmaktadır. Sonuçlar, 2008 krizi ertesinde uygulmaya koyulan iyileştirici işgücü piyasası politika ve uygulamalarının krizin Türkiye işgücü piyasası üzerindeki olumsuz etkisini hafifletmede rol oynadığına işaret etmektedir. Bu sonuç özellikle hedeflenen genç ve kadınların oluşturduğu dezavantajlı gruplar için çok daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
  • Article
    A Critical Analysis of the Established Explanations About the Nature of Ecotourism
    (2012) Erdoğan, Nazmiye; Erdoğan, İrfan
    This qualitative study questions the prevailing explanations about the nature of ecotourism. The major aims of the study are (a) to point out that the widespread notions and theoretical attributions about the character of ecotourism should be reconsidered and (b) to express the need for critical questioning and design in qualitative and quantitative academic studies in social, management, administrative and tourism sciences. The article explains, first, the basic rationale for legitimizing, market building, supporting, sustaining and expanding the capitalist market, including ecotourism practices, and connects the concept of environment with economy, and inclusion of tourism and ecotourism in sustainable development. Then, it discusses the nature of dominant explanations of ecotourism. The study concludes that widespread explanations of the nature, structure, activity and outcome of ecotourism rarely match the nature of daily ecotourism practices. Instead, they generally create, employ and sustain functional myths about industrial practices, relations, causes, effects and outcomes of ecotourism. They provide strategically prescriptive and normative ethics and principles that are mostly unattainable. They consciously or inadvertently ignore the fact that the notion of ecotourism is deeply embedded in the logics of ideological normalisation of corporate activities, commodity circulation, technological end-product distribution and use, and global governance of the economic, political and cultural market conditions
  • Article
    Düşük Maliyetli ve Tam Hizmet Sunan Havayolları Müşterilerinin Hizmet Kalitesi Beklentilerinin Karşılaştırılması
    (2018) Mutlu, Savaş; Sertoğlu, Ayşegül Ermeç
    Havayolu ile yolcu taşımacılığı dünyada ve Türkiye'de her geçen sene büyümegöstermektedir. Bu büyüme ile birlikte sektördeki rekabet de yoğunlaşmakta vehavayolları için yüksek bir hizmet kalitesi düzeyinin sağlanması zorunluluğu ortayaçıkmaktadır. Havayollarında, düşük maliyetli ve tam hizmet sunan havayolları olmaküzere iki ana iş modelinden bahsedilebilir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de düşükmaliyetli ve tam hizmet sunan havayollarının müşterilerinin hizmet kalitesi beklentileriarasında fark olup olmadığının araştırılmasıdır. Veriler, kolayda ve kartopu örneklemeyöntemleri ile belirlenen 370 kişiden, online anket yardımıyla toplanmıştır. Soruformunda Zeithaml ve diğ. (1990) tarafından geliştirilerek Sultan, Simpson (2000)tarafından havayollarına uyarlanan beş boyutlu hizmet kalitesi (SERVQUAL) ölçeğikullanılmıştır. Araştırma sonucunda, düşük maliyetli ve tam hizmet sunanhavayollarının müşterilerinin hizmet kalitesi beklentileri arasında istatistiksel olarakanlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, tüm kalite boyutlar içinortalamaların yüksek olması, havayolu müşterilerinin hizmet kalitesi beklentilerinin,ödenen bilet fiyatından bağımsız olarak, oldukça yüksek olduğunu göstermektedir.Ayrıca, havayolu tercihi yaparken, düşük maliyetli havayollarının müşterilerinin en çokfiyatı dikkate aldıkları, tam hizmet sunan havayollarının müşterilerinin ise geçmişdeneyimleri göz önünde bulundurdukları belirlenmiştir.
  • Article
    Tüketicinin Sosyal İlişki Ağının Promosyonlu Ürünleri Satın Alma Kararına Etkileri: Gima ve Yimpaş Gıda Reyonu Örneği
    (2002) Ceylan, Nildağ Başak
    Günümüzde gıda işletmeleri tüketiciye yönelik satış geliştirme faaliyetlerine ağırlık vermektedirler. Bunu yaparken de daha ziyade ekonomik ve psikolojik faktörleri gözönünde bulundurmaktadırlar. Ancak sosyal bir varlık olan birey bu ürünlerden hangisini satın alacağına karar verirken içinde yer aldığı sosyal ilişki ağını oluşturan aile, akraba, arkadaş, v.b.lerden de etkilenmektedir. Bu çalışmada satın alma kararında, sosyal ilişkiler ağının, kişinin promosyonlu ürünleri satın alma kararına olan etkisini ölçmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Gima ve Yimpaş gıda reyonunda 384 tüketiciye anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicinin promosyonlu ürünleri satın alma kararında sosyal ilişkiler ağını oluşturan anne, baba, kardeş, yakın arkadaş, iş arkadaşı, akraba, reyon görevlilerinden etkilendiği anlaşılmıştır. Ayrıca yaş, eğitim, cinsiyet, hane geliri, medeni durum, meslek faktörlerinin promosyonlu ürünleri satın alma kararında etkili olup olmadıkları incelenmiş ve sonuçta meslek dışındaki tüm faktörlerin tüketicinin satın alma kararını etkilediği ortaya çıkmıştır.
  • Article
    IFRS 16: KİRALAMALAR STANDARDININGETİRDİKLERİ, İLK UYGULAMA VE DÖNEM SONU DÖNÜŞTÜRME ÇALIŞMALARI
    (2018) Kaval, Hasan
    Bütün dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de IFRS 16 Kiralamalar Standardı01.01.2019 da yürürlüğe girmektedir. Bu standart daha önceki IAS 17 Kiralamaİşlemleri Standardının yerine geçmek üzere yayınlanmıştır. Ayrıca bugünekadar var olan kiracının muhasebesine ilişkin anlayışı (paradigma) köktenyıkmakta, bambaşka bir anlayış getirmektedir. Şimdiye kadar bilanço dışındatutulan kiralama işlemleri bilançoya alınmakta, diğer taraftan Kar ZararTablosu ve Nakit Akış Tablosunda Kira Giderleri ortadan kalkmakta ve aynırakam faiz ve amortisman isimleri ile raporlanmaktadır. Bu yönüyle oldukçailginç ve yeni bir standart olarak kendisini göstermektedir. Bu nedenle bustandardın uygulamaya başlanmadan önce normal koşullarda nasıl uygulanacağı,ilk uygulamaya geçişin nasıl olacağı, kiralama işlemlerinde bir değişiklikolduğu zaman bunun finansal tablolara etkisinin nasıl olacağı bu yazınınkonusunu oluşturmaktadır.
  • Article
    An Analysis of Academic Performance: Could Family Income and Medium of Instruction Be Determinants?
    (2013) Cılasun, Seyit Mümin
    Öğrencilerin üniversitedeki akademik performansları üzerine oldukça eskiye dayanan yoğun bir literatür bulunmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu alanda yapılmış yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Atılım Üniversitesindeki işletme bölümü öğrencilerinin CGPAlerini belirleyen faktörler, özellikle de ailenin gelir düzeyi ve eğitim dili incelenmiştir. Birinci sınıftaki öğrencilere anketler uygulanarak, öğrencilerin ailelerinin eğitim durumu ve gelir düzeyi, cinsiyetleri, yaşları, üniversite giriş puanları, lise mezuniyet notları ve bölümleri (Türkçe İşletme mi yoksa İngilizce İşletme mi) hakkında bilgi edinilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerle oluşturulan model tahmin edilmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Ailenin gelir düzeyinin akademik performans üzerinde negatif bir etkisi varken, üniversite giriş puanı başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan, eğitim dilinin akademik performans üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Article
    A Savior Sent by an “old Foe”; Feridun Demokan, Notes on the Great Famine in Greece
    (2011) Keser, Ulvi
    The Second World War has had a great and bitter impact upon the countries which participated in it. Unfortunately, one of those countries suffered tragic consequences of the war since it was invaded twice firstly by Italy, and then by Germany. Out of the military invasion, Greece also suffered from the starvation which lasted approximately 5 years in the country. This long and terrific period is known as “μεγάλος λιμός” or the Great Famine. The only country helping Greece during the period of invasion and famine was Turkey, and a distinguished Turkish man named Feridun Demokan brought the Greek tragedy into the public attention and informed the entire world about this disaster. This article will focus on the period of Greek famine and the activities of Feridun Demokan who worked as the representative of the Turkish Red Crescent Society.
  • Article
    Bretton Woods, Fordizm ve Hegemonya
    (2016) Sönmez, Sinan
    Bretton Woods, sabit döviz kurları sistemine dayalı yeni uluslararası parasal düzenle özdeşleşmektedir. Bretton Woods aynı zamanda Fordist birikim rejimine geçişte ve Keynesçi kapitalizmin yaygınlık kazanmasında bir eşiktir. Merkez'de hızlı birikim ve büyümeyle birlikte refah devleti uygulamaları yaygınlaşmış ancak yerel ve dışsal etkenler refah devleti uygulamasında farklılıklara yol açmıştır. Bu döneme emperyalizm ve yenisömürgecilik damga vurmuş ve Amerika Birleşik Devletleri hegemon güç olarak dünya sahnesinde yerini almıştır. Çevre'de, ülkelere göre farklılıklar gözlense de \"zalim Taylorizm\" ve \"Çevre Fordizmi\" birikim rejimi olarak öne çıkmış ve bazı ülkelerde \"minimalist sosyal devlet\" anlayışı pratiğe dökülmüştür. Ekonomik kriz ile birlikte çöken Bretton Woods sistemi, 1970'lere damgasını vuran stagflasyona karşı Keynesçi politikaların çözüm bulamaması ve değişen ekonomik-finansal koşullar Fordizm'in sonunu getirmiş, post-Fordizme ve neoliberal politikalara geçişi hızlandırmıştır.
  • Article
    Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Kabulu ve Kullanımı: Ankara’daki Sağlık Yöneticileri Örneği
    (2017) Demircan, Fatih; Özgen, Pelin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrar ulaşma zor bir hal alırken, sağlık bilgi sistemleri sayesinde hem bu işlemler hızlı ve güvenilir şekilde yapılabilmekte, hem de hastane yöneticilerinin karar verme süreçlerinde ihityaç duydukları bilgiler derlenebilmektedir. Sağlık hizmeti talebinin hızla artması ile birlikte, tıbbi verilerin kaydedilmesi ve depolanması için artan kapasite ihtiyacı yanı sıra, depolanmış verilerin taşınması ve işlenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, sağlık bilgi sistemlerine karşı hastane yöneticilerinin karşılaştıkları direncin ve sistemlerin kullanımı esnasında karşılaşılan problemlerin belirlenmesi ve bilgi sistemlerinin uygulanma süreci için bazı öneriler sunmaktır. Kullanılan veri, Ankara'da faaliyet gösteren 12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi olmak üzere toplam 16 kamu hastanesinde görev yapan 108 hastane yöneticisi ile yapılan anket çalışması ile elde edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki, yöneticiler ve çalışanlar değişime karşı isteksizdirler. Bu önyargı ve direncin kırılabilmesi için yöneticilerin isteksizliğin arkasındaki nedenleri sorgulamaları ve çalışanlara yeni iş prosedürleri hakkında detaylı bilgilendirme yapmaları gerekmektedir.