527 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 527
Master Thesis Ruanda’da Finansal Okuryazarlık Düzeyinin Hane Halkının Tasarruf ve Yatırımları(2024) Nıyomugabo, Melchıade; Erkan, Turan ErmanBu çalışma, Ruanda'da finansal okuryazarlık düzeyinin hane halkının tasarruf ve yatırımları üzerindeki etkisini nicel bir araştırma tasarımı uygulayarak araştırmıştır. Araştırmada, Ruandalıların finansal varlıklar ve ürün yönetimine yönelik finansal yeteneklerini test etmek amacıyla Ruanda Ulusal İstatistik Enstitüsü tarafından yürütülen Ruanda'nın 2020 mali kapsamı anketinden elde edilen ikincil veriler kullanıldı. Anket, Ruanda'daki bireysel hanelerin finansal okuryazarlık düzeyini ve Gelir, Cinsiyet, Yaş ve Eğitim düzeyi dahil Sosyo-Demografik faktörleri ölçmek için temsili olarak kullanılan soruları içeriyordu. Genel olarak Ruanda vatandaşları finansal okuryazardır ve genel finansal okuryazarlık ortalaması 8,85/12 puan olup %73,75'tir. Verileri analiz etmek ve İkili Lojistik Regresyon Modeli yordayıcılarının parametrelerini tahmin etmek için Sosyal Bilimler Çalışmaları İstatistik Paketi (SPSS) kullanıldı. Araştırma bulguları, bireysel finansal okuryazarlık düzeylerinin tasarruf ve yatırım olasılığı üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu tespit etti. Ayrıca, gelir aralığı da dahil olmak üzere demografik özellikler ve 12 yaş ve üzeri örgün eğitim almış katılımcıların bir parçası olmak, Ruanda nüfusu arasında tasarruf ve yatırım yapma olasılığını etkilemektedir. Cinsiyet ve yaş, hane halkı tasarrufları ve yatırımları üzerinde güçlü bir etki olmaksızın çelişkili sonuçlar gösterdi. Genel olarak çalışma bulguları, 50.000 Rwf'nin üzerindeki gelir grubunun, 12 yıl ve üzeri eğitim seviyesinin ve finansal okuryazarlık düzeyinin hane halkı tasarruflarını ve yatırımlarını sırasıyla 2,87, 1,78 ve 1,51 oranlarla etkilediğini gösterdi.Master Thesis Katar Konaklama Sektöründe Paydaşların Katılımı, Paydaşların Psikolojik Güçlendirilmesi ve Paydaşların Etkisinin Proje Başarısına Katkısının Değerlendirilmesi(2024) Eltayef, Basmala Ahmed Mustafa; Tosun, BurcuLiteratürde yer alan pek çok araştırma, paydaşların projelerin başarısını şekillendirmedeki temel rolünü vurgulamaktadır. Bu çalışma, paydaşlarla ilişkilendirilen belirli bağımsız değişkenlerin projelerin sonuçları üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde incelemektedir. Literatürde sıklıkla ele almaları ve projelerin başarısı ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmeleri sebebiyle, paydaşların katılımı, psikolojik güçlendirilmeleri ve etkileri bu çalışmada bağımsız değişkenler olarak incelenmektedir. Paydaşların işi ne derecede olumlu veya olumsuz yönde etkileyebileceklerini değerlendirmek, projeye olan etkilerini değerlendirebilmek açısından kritik bir unsurdur. Bu çalışmanın bağımlı değişkeni olan proje başarısı, zaman, performans, kalite ve memnuniyet gibi anahtar performans göstergeleri (KPI'lar) kullanılarak değerlendirilmektedir. Kantitatif bir yaklaşım benimseyerek ve uygunluk örnekleme yöntemi kullanarak, Google Forms aracılığıyla hissedarlar, yatırımcılar, yöneticiler ve çalışanlar dahil olmak üzere 250 paydaştan veri toplanmıştır. Toplanan veriler, SPSS kullanılarak titiz bir analizden geçirilmiş ve hipotezleri test edebilmek için korelasyon ve regresyon testleri uygulanmıştır. Korelasyon testi, modeli sonuçlarıyla doğrulamış ve regresyon analizleri, paydaşların katılımı, paydaşların psikolojik güçlendirilmesi ve paydaş etkisinin de dahil olduğu bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişken olan proje başarısı ile anlamlı ve olumlu ilişkileri olduğunu göstermiştir. Bu bulguların, paydaş değişkenlerinin projelerin başarısı üzerindeki etkileri konusundaki bilgi birikimine önemli katkılarda bulunması umulmaktadır.Master Thesis Kabin Ekiplerinde İş Tatmini ve Tükenmişlik Duygusu: Thy Örneği(2012) Tunceli, Didem Hekimoğlu; Törüner, MeteBu çalışmada tükenmişlik ve iş tatmini kavramları açıklanmaya çalışılmış ve tükenmişliğin iş tatminine etkisi bilimsel bir araştırmayla ortaya konulmuştur. Tükenmişlik, sıklıkla işi gereği insanlarla birebir çalışma durumunda olan kişilerde görülen psikolojik bir rahatsızlıktır. Özellikle polisler, öğretmenler, hekimlerde sıklıkla rastlanmaktadır. Tükenmişlik ilk olarak Freudenberger tarafından ortaya atılmıştır. Daha sonra Maslach'ın geliştirmiş olduğu model kabul görmüştür. Maslach tükenmişliği üç alt boyutuyla tanımlamıştır: Duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı.Tükenmişliğin pek çok etkeni vardır; bunlar kişisel, ailesel ve örgütsel sebepler olarak gruplandırılabilir. Bunların ortaya çıkardığı tükenmişlikle mücadelede geliştirilmiş pek çok yöntem vardır. Bunlar kişinin kendi kendine uygulayabileceği yöntemler olabileceği gibi örgütün çalışanlar için yapabileceği uygulamalar da olabilir. Her iki taraflı yapılacak uygulamalar tükenmişliğin en kısa sürede sonlandırılmasına katkı sağlayacaktır.Tükenmişlik tek basına bir problem olmasının yanında başka problemleri de tetikleyici bir etmendir. Bu çalışmada araştırılan tükenmişliğin iş tatminine etkisinde olduğu gibi tükenmişlik iş tatminsizliğinin arttıran bir etmendir.Araştırma kısmında, Maslach Tükenmişlik Envanteri ve İş Tatmin Ölçeği kullanılmış; bu anket çalışması ile tükenmişliğin iş tatminine etkisi ölçülmüştür.Araştırmada THY'nda çalışan Ankara ve İstanbul'da ikamet eden kabin ekiplerine anket çalışması uygulanmıştır. Anketler yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılmış, 150 kişiye uygulanmış ve tümü geçerli sayılmıştır. Verilerin analizinde SPSS-16 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, tükenmişliğin iş tatminine etkisi yapılan istatistiki analizlerde saptanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda durum için öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler:1.Kabin Ekipleri2.İş Tatmini3.Tükenmişlik DuygusuMaster Thesis Kobi'lerin Yeri ve Önemi(2013) Hosseinpour, Roshanak; Ak, SalihKüçük ve Orta Büyüklükteki ??letmelerin (KOB?), dünya ekonomisindeki rolü giderek artmaktadır. KOB??ler, yeni istihdam alanları yaratılmasındaki katkıları, piyasa ko?ullarında meydana gelen deği?ikliklere uyum sağlama yetenekleri, ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanmasındaki etkileri ile az geli?mi?, geli?mi? ve geli?mekte olan ülke ekonomilerinde gün geçtikçe daha vazgeçilmez hâle gelmektedir. Bu geli?me de, ülkeleri, KOB??lerin te?viki ve geli?imi için uygun politikalar uygulamaya yöneltmektedir. KOB??ler her ülkede olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de son derece önemli bir yer ve ağırlığa sahiptir. KOB??ler Türkiye?nin gerek ekonomik kalkınmasında, gerekse de bölgedeki ekonomik gücünü artırmasında en önemli dayanaklardan biridir. Günümüz dünyasında tüm ülkelerde ekonomik politikaların merkezinde, KOB??lerin geli?tirilmesi ve korunması için uygun ortamların hazırlanması vardır. Zira ekonomilerin ba?arılı olması, çok büyük oranda KOB??lerin ba?arılı olmasına bağlıdır. Bu nedenle KOB??lerin ya?adıkları sorunlar, bu sorunların a?ılması için sağlanan destekler ve bu konuda getirilen çözüm önerileri büyük önem kazanmaktadır. Anahtar Kelime: KOB?Article A Critical Analysis of the Established Explanations About the Nature of Ecotourism(2012) Erdoğan, Nazmiye; Erdoğan, İrfanThis qualitative study questions the prevailing explanations about the nature of ecotourism. The major aims of the study are (a) to point out that the widespread notions and theoretical attributions about the character of ecotourism should be reconsidered and (b) to express the need for critical questioning and design in qualitative and quantitative academic studies in social, management, administrative and tourism sciences. The article explains, first, the basic rationale for legitimizing, market building, supporting, sustaining and expanding the capitalist market, including ecotourism practices, and connects the concept of environment with economy, and inclusion of tourism and ecotourism in sustainable development. Then, it discusses the nature of dominant explanations of ecotourism. The study concludes that widespread explanations of the nature, structure, activity and outcome of ecotourism rarely match the nature of daily ecotourism practices. Instead, they generally create, employ and sustain functional myths about industrial practices, relations, causes, effects and outcomes of ecotourism. They provide strategically prescriptive and normative ethics and principles that are mostly unattainable. They consciously or inadvertently ignore the fact that the notion of ecotourism is deeply embedded in the logics of ideological normalisation of corporate activities, commodity circulation, technological end-product distribution and use, and global governance of the economic, political and cultural market conditionsMaster Thesis Çocuğa Yönelik Pazarlamanın Ötesinde: Literatür ve Uygulama Arasındaki Fark için Bir Vaka Çalışması(2019) Dinç, Kamer; Üner, Mehmet MithatÇocuğa yönelik pazarlamanın ilk örnekleri 1800'lerde görülüyor olmasına rağmen araştırmacıların bu konuya değinmelerinin 1950'leri bulması dikkat çekici bir durumdur. Çünkü çocuklar göze çarpan bir tüketici demografisi oluşturur; ancak araştırmacıların çocukları dikkate almalarının gecikmesi, çocukların tüketici davranışlarını anlamayı de geçiktirmiştir. Bugün, çocuğa yönelik pazarlama anlayışını açıklamak için bazı araştırmalar yapılmış olsa da, referens alınan kaynaklar sınırlıdır. Bununla birlikte, uygulayıcılar kendilerini literatürle sınırlandırmayı tercih etmemiş, kendi yollarını keşfetmeyi tercih etmişlerdir. Hatta araştırmacılar bu konuda uygulayıcıları takip ederler. Bu vaka çalışması, çocuğa yönelik pazarlamanın literatür dışında, gerçek dünyada nasıl çalıştığını anlamak için tasarlanmıştır. Bu araştırmasının kapsamlı amacı, uygulayıcılar ve literatür arasındaki farkı ortaya koymaktır. Ayrıca bu çalışmada, önceki çalışmalara dayanan tanımları, yaklaşımları, stratejileri ve etik sorunları daha iyi anlamak da amaçlanmıştır. Bahsi geçen terimler, çocuğa yönelik pazarlama hakkında daha iyi bir fikir edinmeye yardımcı olmak için araştırılmış ve tartışılmıştır. Bu nedenle, bu vaka çalışması çocuğa yönelik pazarlamayı eleştirmek için uygulama örnekleriyle anlatı sorgulamaları kullanılarak tasarlandı. Çocuğa yönelik pazarlama alanındaki mesleklerle anlatı araştırması olarak görüşmeler yapıldı ve populer kültür belgelerinde uygulama örnekleri alındı. Bu eleştirel çalışma, literatüre ve pratik arasındaki farkı açıklamak için yapılmıştır, böylece bu örnek olay incelemesi çocuğa yönelik pazarlamanın devam eden işleyişi hakkında bilgi toplar ve konuyu detaylandırır.Master Thesis Tüketici Satın Alma Karar Aşamasında Marka Sadakati Etkisi ve Kola Tüketicileri Üzerine Bir Uygulama(2005) Alsulu, Kazım Onur; Alkibay, SanemÖZET Güçlü bir marka kazandırdığı avantajlar nedeniyle işletmenin sahip olduğu önemli bir değerdir ve tüketici, üretici ve ülke ekonomisi açısından pek çok yararı bulunmaktadır. Üretici firmalar açısından markanın sahip olduğu değer, markanın hedef kitle içerisindeki tüketicilerin çoğunluğu tarafından satın almayı etkileyen güçlü çağrışımlarla hatırlanması ve tanınması dolayısıyla oluşan kalite algısı ve marka sadakatinden kaynaklanmaktadır. Markanın tüketici zihnine sayılan nedenlerle yerleştirilmesi şüphesiz etkin bir marka yaratma yaklaşımını gerektirmektedir. Marka yaratma, mamulün bir marka olabilmesi öncelikle markayı değerli hale getirmekten geçer. Son yıllarda pazara giren yeni kola markasının da tüketicilerce benimsenmesi, marka sadakatinin ne yönde geliştiği, hangi faktörlerin tüketicilerce önemsendiği sorusunu gündeme getirmiştir. Bu noktadan hareketle, kola türü ürünleri kullanan tüketicilerin marka sadakatini belirlemek ve sadakate etki eden nedenleri ortaya koymak bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, en yüksek sadakatin Coca- Cola markasına olduğu belirlenmiştir. Tüketicilerin sadakate yönelten en önemli nedenlerin başında ise ürünün tadının güzel olması, reklamlarının çekiciliği gelmektedir.Article ŞEFFAFLIK DÜZEYLERİ HALKA AÇIK BANKALARIN KÂRLILIK ORANLARINI ETKİLİYOR MU? KURUMSAL YÖNETİM TEMELLİ BİR ARAŞTIRMA(2023) Tümer, Tolga; Sayar, Zafer; Sayar, Ali Rıza ZaferKurumsal yönetim alanında öncü olan bankalar, kurumsal yönetimin temel ilkelerinden birisi olan şeffaflık aracılığıyla paydaşlarıyla iletişim sağlamaktadırlar. Kurumsal yönetim teorilerine göre, pay-daşlarla ilişkilerin olumlu olmasının finansal performansı ve kârlılığı arttıracağı öngörülmektedir. Bu çalışma, “Gerçekten şeffaflık bankaların kârları üzerinde olumlu etkide bulunuyor mu?” sorusunu istatistiki olarak araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma sonuçları, halka açık bankaların şeffaflık düzeyleri ile kârlılık oranları arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın bulgularına göre; halka açık bankaların şeffaflık düzeyi, pozitif yönde en çok ROE’yi ve vergi öncesi kârı içeren kârlılık oranlarını etkilemektedir.Master Thesis İş Görenlerde Örgütsel Adalet Algısı ve Örgütsel Adaletin Çalışanların İş Motivasyonu Üzerindeki Etkisi: Bir Devlet Hastanesi Örneği(2015) Abbasoğlu, Şevin; Tengilimoğlu, DilaverGünümüzde teknolojide yaşanan gelişmeler, hızla değişen dünya, ekonomik ve sosyal alandaki değişimler işletmeleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Yeniçağa uyum sağlamak, işletmelerinde başlıca amaçları arasındadır. Bu anlamda yöneticilere ve işletme sahiplerine büyük görevler düşmektedir. Örgütün iç ve dış çevresinde yaşanan gelişmeler ve değişimlerin yanında bu sürece uyum sağlamak da işletmeler ve çalışanlar için son derece zorlu ve zahmetli bir süreçtir. Bu süreçte şüphesiz en önemli materyal insandır. İnsan değişime ve gelişime en hızlı uyum sağlayabilen canlıdır. Beşeri faktörler bu noktada önem kazanmaya başlar. Daha önceleri üzerinde fazla durulmayan bazı kavramlar beşeri niteliklerin önem kazanmasıyla ön plana çıkmıştır. Bunlar; örgütsel adalet, vatandaşlık, bağlılık, güven gibi insan motivasyonunu, performansını ve verimliliğini büyük ölçüde etkileyebilen kavramlardır. Bu çalışmanın ana temasını oluşturan örgütsel adalet kavramı da böylece yönetim alanındaki yerini almıştır. İşletmelerin kaynaklarını, gelirlerini ve bunun gibi değer kaynaklarını çalışanlar arasında adil bir şekilde paylaştırması, çalışanlarını birbirinden ayırmaması, herkese eşit muameleyi yapması gibi tanımlar örgütsel adaleti açıklar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında örgütsel adaletin tüm boyutları detaylı olarak ele alınacak ve motivasyon düzeyleri ile ilişkilendirilecektir. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların örgütsel olarak adaleti uygulayabilmeleri için gerekli olan tavsiyelerin verilmesi, iyileştirme sürecine destek sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece çalışanların adalet algılara artacak ve bununla doğru orantılı olarak motivasyon düzeyleri de yükselecektir Bu çalışma, sağlık personelinin örgütsel adalet algılamalarının motivasyona etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Sivas ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Anket çalışması 620 çalışandan 600 sağlık çalışanı üzerinde uygulanmış ve %96,7 geri dönüş sağlanmıştır. Örgütsel adalet boyutları ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiş, her boyut için ilişki aynı yönde olup düşük düzeyli olduğu saptanmıştır. Çalışmada iki değişkenin (Örgütsel adalet ve Motivasyon) birbirleriyle olan ilişkilerinin yönü ve boyutu belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS 15.0 istatistik programı ile veriler değerlendirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. T testi, ANOVA, Korelasyon, Regresyon analize ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; bağımsız değişken olan Örgütsel Adalet bağımlı değişken durumundaki Motivasyonu %9.4 oranında etkilediği bulunmuştur.Doctoral Thesis Stratejik İnsan Kaynakları Transferinde Sosyal Ağların Rolü: Türkiye Yükseköğretim Kurumları Üzerine Uygulama(2023) Ibrahım, Abdelmeneim; Tuzlukaya, ŞuleYükseköğretim kurumları arasında öğretim üyesi transferi olgusunu anlamak, yükseköğretim sistemlerini geliştirmek ve yükseköğretime artan talebi karşılamak için kritik öneme sahiptir. Türkiye'deki devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının sayısı son yıllarda artmasına rağmen, yükseköğretime erişim ve yükseköğretimin kalitesi, yükseköğretim sektöründe birbiriyle bağlantılı iki önemli sorundur. Sonuç olarak bu araştırmanın amacı, Stratejik İnsan Kaynağı olan öğretim üyelerinin Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki transferini Kaynak Temelli ve sosyal ağ bakış açısıyla açıklamaktır. Aynı zamanda Türk Yükseköğretim Kurumları arasında öğretim üyesi transferi için oluşturulan sosyal ağ ilişkilerinin anlamını ve içeriğini anlamak ve bunlarda oluşan kilit aktörleri ve kalıpları belirlemektir. Araştırma, 208 Türk Yükseköğretim Kurumunun tamamı ve 182.764 öğretim üyesi hakkında toplanan ikincil verileri işleyerek nesnel bir değerlendirme nicel metodolojisini benimsemektedir. Veri kullanımının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için her biri kendi veri işleme stratejisine sahip iki araştırma yöntemini birleştirmektedir. İlk olarak, araştırma sorularının geliştirilmesine ve ele alınmasına yardımcı olan genel eğilimleri ve altta yatan ayrıntıları ortaya çıkarmak için Python kodlamasını kullanan bir Keşif Çalışması kullanıldı. Keşif Çalışmasının çıktıları Gephi yazılımı tarafından Sosyal Ağ Analizi ile işledikten sonra nihai sonuçlara ulaşmak üzere kullanıldı. Araştırmanın bulgularına göre, sosyal ağın içeriği Türkiye'nin 81 ilinde bulunan 205 Türk Yükseköğretim Kurumu arasındaki ilişki iken, diğer 3 Türk Yükseköğretim Kurumu Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki geçişte aktif olmamakta, bu durum öğretim üyesi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu ilişkiler, 1965'ten 2022'ye kadar 57 yıllık bir süreçte 41.544 öğretim üyesinin ve buna bağlı olarak 61.745 transferin bir sonucu olarak oluşturulmuştur. Buna ek olarak, çalışma yatay geçişte coğrafi konum, yasal durum, Türkiye Yükseköğretim Kurumunun yaşı ve akademik sıralama gibi yatay geçiş üzerinde niceliksel ve yönlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, araştırma, dört ayrı merkezilik ölçüsünün her birinde merkezi Türk Yükseköğretim Kurumlarını ve bu sosyal ağ içinde geliştirilen yedi Türk Yükseköğretim Kurumu topluluğunu ortaya çıkarmaktadır.

