99 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 99
Article Stratejik İletişimde Sosyal Medyanın Kullanım Alanları(Bilim ve Teknoloji, 2014) Eşiyok Sönmez, ElifGelişen teknoloji özellikle kurumlar açısından bir çok avantajı da beraberinde getirmiştir. Eskiden hedef kitlesine kendilerini rahatlıkla ifade edemeyen kurumlar sosyal medya sayesinde kendilerini ifade edebilme şansını yakalarken, hedef kitleler de kendi istek, talep ve önerilerini kurumlara iletebilme özgürlüğünü elde etmişlerdir. Yeni çevrimiçi çağda kullanılan araçlar, firmalara ürün ve hizmetlerini, markalarını tanıtmaları ve hedef kitleleri ile iletişim kurmaları için yeni fikirler vermiştir1 . Çevrimiçi ağlarda kullanılan bu araçlar içinde Wiki, podcast ve forumlar gibi değişik iletişim mecraları bulunsa da, kurumlar tarafından en sık kullanılanlar blog, mikroblog, sosyal ağlar, elektronik posta grupları ve kurumsal internet sayfaları olarak sıralanabilir.Article İNSANOĞLUNUN PLASTİK İLE İMTİHANI(Bilim ve Teknoloji, 2015) Ergün, CansuStaudinger’in makromolekülleri keşfetmesi ile başlayan plastik çağı, 1930’lardan bugüne dünyamızı tamamen ele geçirmiş durumda. Günlük yaşamımıza, mesela sabah evden çıkana dek, şöyle bir göz atalım. Banyoda diş fırçası, havlu, saç kurutma makinesi, traş bıçağı, klozet kapağı, sabunluk-diş fırçalıklar. Mutfakta, ısıya dayanıklı plastik kaşıklar, fırın tutacakları, yapışmaz tavalar, su ısıtıcıları, tencere sapları, ocak düğmeleri, beyaz eşya kapakları, yiyecek ambalajları.. Salonda televizyon kumandası (ve hatta artık ekranları), koltuk süngerleri, sandalyeler, pencere pimapenleri. Evden çıkacakken giydiğimiz ayakkabılar, tokalar, kıyafetler, ceketler. Bunlar evde kullandığımız plastiklerin sadece bir bölümü.Article Y Kuşağı İle Yaşam(Bilim ve Teknoloji, 2015) Erton, İsmail1965-1979 yılları arasında doğan ve X kuşağı olarak adlandırılan nesil, sadece 10-15 yıl sonra ülkemizi yönetecek olan Y kuşağından oldukça farklı bir yapıya sahip. X Kuşağı; Sabır ve sebat ile birtakım zorlukların üstesinden gelmek için uğraşır. Aidiyet duygusu güçlüdür. Ait olduğu kurum, kuruluş ve camianın kurallarına uyar, potansiyelini mevcut şartlar içerisinde değerlendirir ve geliştirir. Otoriteye (makama) saygılıdır. Ait olduğu kurum, kuruluş veya organizasyonun kural ve kaidelerini benimser, davranışlarını düzenler. Oysa Y kuşağından, yukarıda bahsedilen özellikleri beklemek hem bilimsel olarak bir hatadır hem de ‘tatlı bir hayaldir’! John F. Kennedy’nin meşhur sözünü bu bağlamda hatırlamamız gerekiyor. “Değişim, yaşamın kuralıdır. Sadece geçmişe ya da şimdiki zamana önem verenler geleceği kaçırırlar.” Kalıplaşmış iş kurallarını, gelenekleri, soyal-kültürel olgu ve davranışları, yaşam biçimlerini, gelecek nesillere, yani Y ve Z kuşaklarına dayatmaya kalkmak onları hiçe saymaktır. Hadiseye felsefi bir açıdan bakacak olursak bu, evrensel tekamül yasasına da aykırıdır.Article TEKNOLOJİ DEVRİM YARATACAK MUCİZE MALZEME-GRAFEN(Bilim ve Teknoloji, 2014) Devrim, YılserKarbon elementinin bal peteği örgülü yapıları olan grafen, iki boyutlu düzlemsel yapıların çok ender örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Grafen maddesi ilk olarak 2004 yılında, Manchester Üniversitesi'nden Andre Geim ve Konstantin Sergeevich Novoselov isimli iki bilim adamının çalışmaları sonucu bulunmuştur. Bu araştırmaları 2010 Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştür. Bilim dünyasında oldukça fazla heyecan yaratan grafen aslında çok nadir bulunan bir malzeme değildir. Kullandığımız kurşun kalemlerin içindeki grafit, grafen tabakalarının üst üste binmesinden oluşmaktadır. Grafen, karbon atomlarının tek düzlemde altıgen yapıda dizilmesiyle oluşan iki boyutlu, bir atom kalınlığında karbon allotropu bir yapıdır. Grafenin bu yapısı sayesinde olağanüstü özelliklere sahiptir, örneğin dijital teknolojinin süper starı silikon, grafen ile karşılaştırıldığında elektronların silikon içindeki hızlarının grafen içindeki hızlarına göre 100 kez daha yavaş olduğu görülmektedir. Elektronlar bu tek atom kalınlığındaki karbon tabakasında sanki kütleleri yokmuş gibi hareket etmektedirler. Grafen ısıyı çok iyi ileten malzemedir. Grafen bilinen en ince malzeme olmasına rağmen güçlü karbon bağları ona yeryüzündeki bilinen en sağlam malzemelerden biri olma özelliğini kazandırmıştır. Çelikten yaklaşık 100 kat daha güçlüdür ve kolayca esneyebilerek farklı formlardaki malzemelerin yüzeylerine de kolaylıkla kaplanabilmektedir. Tüm bu özellikleriyle gelecekte dünyada pek çok önemli teknolojik değişikliklere neden olabilecek bir maddedir.Article Üniversite 2.0 Modeli(Bilim ve Teknoloji, 2012) Şahin, İclal1950’li yıllarda birkaç bilgisayarın birbiriyle bilgi alışverişinde bulunması ile başlayan internet serüveni günümüzde inanılması güç boyutlara ulaşmıştır. Öyle ki internete bağlanan her bilgisayara verilen bir nevi kimlik numarası olan IP (internet protokol) numaralarının neredeyse tümünün günümüz internet servis sağlayıcıları arasında dağıtılarak tüketilmiş olması bunu bize kanıtlar niteliktedir. Bilgi iletişim devleri ve hükümetler yıllardır bu durumun çözümü üzerinde çalışmaktadır ve yeni bir kimliklendirme altyapısının çalışmalarını bitirmiş durumdadır. Bu yeni kimliklendirme altyapısı, IPv6, aynı anda 1038 adet bilgisayarın internete bağlanmasına imkan sağlamakta iken mevcut altyapı olan IPv4 için bu sayı ancak 109’dur. Bu da göstermektedir ki 109 adet IP numarasını tüketmiş durumdayız. Bundan 10 sene önce tüketilmesi güç olarak görülen bu rakamın, günümüzde cep telefonlarının, tablet bilgisayarların hatta televizyonların bile internete bağlandığını düşündüğümüzde nasıl tükendiğini anlamak güç değildir. Peki üniversitelerimiz bu ışık hızıyla gelişen teknolojik yaşam tarzının neresindedir?Article Temel Bilimler-matematik(Bilim ve Teknoloji, 2015) Başkaya, TuncayBenim Ankara Emek Mahallesi’nde bir berberim var: Ünsal Usta. Ankara’nın en eski ustalarından, kendisini yetiştirmiş, hazırcevap, nüktedan, zarif bir beyefendi. Uzunca bir süre önce bana sordu, “Hocam, niye insanlar matematikten korkuyor ve sevmiyor? Hepimiz her gün kullanıyoruz ama korkuyoruz. Siz matematikçisiniz, sevdirmek için bir şeyler yapmak mümkün değil mi?” O gün kendisine bazı açıklamalar yaptım. Çok mutlu oldu ve “Ben de sizin söylediklerinizden bazılarını düşünmüştüm ama eksikmiş,” dedi. Ünsal Usta’nın, mesleğini doğrudan ilgilendirmediği halde, böylesi önemli bir konu üzerinde düşünüyor olması beni etkiledi. Bir süre sonra da bu yazıyı yazmayı düşündüm. Matematiği sever misin? Bu soru toplumun geniş kesimlerine sorulduğunda alınacak cevap yüksek oranda, maalesef, “Hayır,” olacaktır, çünkü Matematik, sevilmemenin ötesinde, insanlara korkutucu gelmektedir. Günlük yaşamda bu denli çok kullandığı halde herkesin Matematikten korkma nedeni ne olabilir?Article BİLİMİ VE SANATI BİRLEŞTİREN İKİ USTA I(Bilim ve Teknoloji, 2013) Ertürk, F. EmelDoğruyu ve güzeli arayan, gerçekliği betimleyip sergileyen sanat ve bütün bunları açıklayan bilim, evrensel bir dil olarak birbirini tamamlayan çok önemli iki süreçtir. El Cezeri ve Leonardo da Vinci farklı yüzyıllarda yaşamışlar, ancak yetenekleriyle sanat ve bilimi bir arada kullanmış iki sanatçıdır. Bilim ve Sanat alanları, zıt alanlar olarak görünseler de aslında birbirinin tamamlayıcısıdırlar. İkisinde de birikim, algı, deneyim, araştırma ve sezgi önemlidir. Bilimi ve sanatı birleştiren bu iki ustanın çalışmalarına bakıldığında, ortaya koydukları çağını aşan çalışmalarıyla, yaratıcı kişilikleriyle ortak özellikleri bulunduğu düşünülebilir. En genel anlamda yaratıcı insan özellikleri sıralanacak olursa bu kişiler; araştırmacıdırlar, dünyayı farklı algılarlar böylece olasılıkları görebilirler bu nedenle de limitleri zorlayarak risk almaktan çekinmezler. Bu insanlar meraklıdırlar, mevcut durumdaki aksaklıkları kabullenmezler ve bağımsız düşünmeye yatkındırlar. Sezgileri güçlü, hayal güçleri yüksek, esnek düşünebilen ve sentezci yapılarıyla bütünü görebilirler. Bunlar iç disiplinleri olan, becerikli ve yetenekli insandırlar.(Balcı,2004,380) El Cezeri ve Leonardo da Vinci, farklı yüzyıllarda yaşamış olmalarına rağmen bilimi, sanatı, yaratıcılıklarını kullanmışlar. Eserleri bugünün bilimine ve sanatına yol göstermiş iki usta da bütün bu yaratıcılık özelliklerini taşıyor olmalılar.Article Demokrasi ve İnsan Doğası(Bilim ve Teknoloji, 2014) Selçuk, Fatma ÜlküTarihin farklı dönemlerinde oy verme ve yönetme konusunda yetki sınırlaması olmuştur. Bu sınırlama, sınıfsal farklılıklardan kaynaklanabileceği gibi, cinsiyet farklılığından veya etnik farklılıklardan da kaynaklanabilmiştir. Ayrıca, akıl sahibi olma, siyasetle uğraşacak yeterli boş zamanı olma, temel eğitim almış olma gibi ölçütlerin de gündeme getirildiği görülmüştür. Günümüzde ayrıntılarda farklılıklar görülse de (örneğin hükümlülüğe, askerliğe dair düzenlemeler kısıtlamalar getirebilmektedir) pek çok ülkede reşit, kendi kararını verebilecek ehliyete sahip yurttaşlar, seçme hakkına sahiptir. Bu yazıda, seçme, oy verme, seçilme ve yönetme haklarına dair ehliyet konusu, kişilik bozuklukları çerçevesinde tartışılacaktır. Zira günümüzde, kişilik bozuklukları, akıl hastalığı statüsünde sayılmayıp bu bozukluklardan muzdarip olanlar genelde cezai ehliyeti haiz bireyler olarak değerlendirilir. Halbuki, yönetim konumlarında bulunan insanlar, başkalarının kaderini etkileyecek kararlar vermektedir. Bu kararlar, yaşamsal öneme de sahip olabilmektedir.Article Pazarlama Çağında “pazarlamama”!(Bilim ve Teknoloji, 2013) Gürson, Poyraz; Eşiyok Sönmez, ElifPazarlama kavramı uzun yıllardır gündemde olan ve çoğu firma için pazarda tutunabilmek amacıyla ürün, dağıtım, fiyatlandırma ve tanıtım için belirlenen stratejilerin temelini oluşturmaktadır. Pazarlama aslında tüketiciler ve üreticiler için gerekli olan mal veya hizmetlerin üretilmesi, bu üretilen mal ve hizmetlerin tanıtımının ve dağıtımının yapılması olarak tanımlanır (Elden, Ulugök ve Yeygel, 2005: 16). Bu dağıtım sürecinde belirlenen stratejilerde pazarlama stratejileridir. Pazarlama anlayışının başlıca ögeleri; (1) Tüketici yönlülük, yani potansiyel müşterinin hedef ve beklentilerinin saptanıp ona göre pazarlama ve üretim yapılması, (2) Bütünleşik pazarlama fonksiyonları, yani diğer departmanlar ile pazarlama departmanı arasında fiyat, tutundurma, dağıtım ve ürün gibi elemanlar arası uyum ve işbirliği sağlanması, (3) Tüketicinin tatmini ve kar sağlanması, ancak burada satış öncesi ve sonrası tatmin düzeylerinin ölçümlerinin yapılması gerekmektedir (Tek, 1991: 13). Ancak bu tip pazarlama stratejileri daha ziyade yeni piyasaya çıkmakta olan bir firma-marka tarafından tercih edilmektedir. İçerisinde bulunduğumuz küresel çağda örgütler kendilerini ifade etmek çeşitli pazarlama iletişim yöntemlerini kullansalar da, bazı durumlarda kurumlar pazarlamama (demarketing) stratejisini uygularlar.Article Mare Nostrum; Uygarlığın Merkezi-ıı(Bilim ve Teknoloji, 2013) Keser, UlviDünyanın Yedi Harikası olarak bilinen Keops Piramidi, Babil’in Asma Bahçeleri, Zeus Heykeli, Rodos Heykeli, İskenderiye Feneri, Halikarnas Mozolesi (Bodrum), Artemis Tapınağı (Efes) gibi muazzam yapıların tamamına ev sahipliği yapan, Ashab-ı Kehf olarak da bilinen Yedi Uyuyanlar Efsanesi’nin dünyada görüldüğü yerlerin (Afşin, Tarsus, Selçuk, Lice, Karakum/KKTC, Mısır vb) tamamının Akdeniz coğrafyasında bulunduğu, mitolojide Homeros’un “birçok doruğu olan, bulutların altında tanrıların havayı soludukları yer” dediği Olimpos adı verilen tanrıların evinin Kıbrıs ve Yunanistan dışında Anadolu coğrafyasında başta Beydağları ve Kaz (İda) Dağları olmak üzere 20’den fazla yerde olduğu göz önüne alınacak olursa, tarihin babası Herodot’un bir Akdenizli olduğu, Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Türk edebiyatının en büyük Akdeniz yazarlarından Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Bodrum’a adını veren Halikarnasos’la aynı havayı soluduğu hatırlanırsa Akdeniz’in yerelle evrenseli kucakladığı görülecektir.

