Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Hukuk Eğitim ve Öğretiminde Bir Olanak Olarak Lisans Araştırma Projeleri
    (İz Dergisi, 2014) Şimşek, Aslı; Öner, Altın Aslı Şimşek; Öner, Altın Aslı Şimşek; Law; Law
    Son dönemde hukuk eğitimi ve öğretimi üzerine başta akademi olmak üzere çeşitli mecralarda yoğun tartışmalar yürütülmekte, konu üzerine sempozyum, panel, konferans, çalıştay gibi akademik çalışmalar yapılmaktadır. Hukuk eğitimi ve öğretimi meseleleri her ne kadar birkaç yıldır popüler hale gelmiş gibi görünse de hukuk eğitimine ilişkin geçmişten beri süregelen sorunlar mevcuttur. Fakat son zamanlarda dikkatlerin bu noktaya çekilmesinin ana nedeni hukuk fakültelerinin kalabalık sınıfları dolayısıyla öğrencilerin akademisyenlerle birebir iletişime geçmekte zorluk çekmesi, derslerin genellikle konferans şeklinde işlenmesi dolayısıyla öğrencilerde hukuk öğreniminin birtakım mevzuatı ezberlemekten ibaret olduğu algısına yol açmasıdır. Bunları kısaca altyapısal sorunlar olarak ifade edebiliriz.
  • Article
    Kamu Denetçiliği Kurumu
    (İz Dergisi, 2013) Müftüoğlu Hoş, Zeynep
    Günümüzde devletin ekonomik ve sosyal hayattaki rolü oldukça artmış, idare, çok farklı alanlarda, geniş bir kitleye kamu hizmeti sunar duruma gelmiştir. Bu kadar geniş bir kitleye bu kadar çok alanda hizmet veren idare, bu hizmetleri sunarken zaman zaman hukuka aykırı uygulamalara da neden olabilmektedir. Hukuk devleti ilkesini benimseyen ülkelerde idarenin eylem ve işlemlerinin denetimi, olmazsa olmaz bir koşuldur. İdarenin eylemlerinin denetimi geleneksel uygulamalarda hukuka uygunluk denetimin ve yerindelik denetimi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hukuka uygunluk denetimi, yargı organlarında yapılmakta ve idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun sağlanmasında mahkeme kararları en önemli ve etkili araçlar olarak işlev görmektedir. Yerindelik denetimi ise idarenin kendi iç denetimi ile, siyasal denetimle ve günümüzde önemi gittikçe artan kamuoyu denetimi ile yerine getirilmektedir. Ombudsmanlık kurumu bu denetim şekillerinin yanında ek bir denetim yolu olarak doğmuştur. İnsan haklarını sağlamanın temel sorumlusu ve ödevlisi olan devlettir. İdare, kamu düzenini sağlamak ve kamu hizmeti sunmak amacı ile bireyin yaşamına müdahale etmektedir. Ombudsmanlık kurumu, bu müdahalelerin insan haklarına uygun olmasını sağlamak için yapılan denetim yolları ile işbirliği içinde çalışacak bir mekanizma olarak öngörülmüştür.
  • Article
    BEYİN GÖÇÜNDE VERGİ YÜKÜNÜN OLASI ETKİLERİ
    (İz Dergisi, 2015) Müftüoğlu, Zeynep
    Beyin göçü kısaca eğitim almış, uzmanlaşmış, nitelikli işgücünün araştırma yapmak, çalışmak, yaşamak gibi sebeplerle yetiştiği ülkeden başka bir ülkeye gitmesi olarak özetlenebilir. Beyin göçü iç ve dış olmak üzere iki koldan gerçekleşebilmektedir. Nitelikli işgücünün aynı ülke içinde yetiştiği şehirden bir başka şehre geçmesi olarak açıklayabileceğimiz iç göç, terk edilen şehir bakımından bir kayıp yaratsa da ülke bakımından çok olumsuz sonuçlar doğurmamaktadır. Fakat genellikle gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerden daha gelişmiş ülkelere doğru akan beyin göçü, yeni yerleşilen ülkeye hazır uzmanlaşmış bilgi birikimi getirmekte fakat terk edilen ülke için önemli kayıplar doğurmaktadır. Son yıllarda tersine göç çalışmaları ve programları yürütülmeye başlanmakla birlikte pek çok alan bakımından ülkemiz beyin göçü veren ülkeler kategorisindedir. Türkiye’den en çok ABD, Kanada, Almaya, Fransa gibi ülkelere göç verilmektedir. Bunlar genellikle mühendislik, tıp ve sosyal bilimler alanlarında okuyan ve çalışan kişilerden oluşmaktadır.
  • Article
    Fikri Haklar ve Açık Erişim
    (İz Dergisi, 2015) Özbey, Serap; Kılıçoğlu Yılmaz, Kumru
    Yaratıcı gücün ortaya konularak yeniliklerin elde edilebilmesi ve yeni ürünlerin ortaya çıkarılmasının teşviki, ancak bu gücü ortaya çıkaranların korunmasıyla mümkündür. Bu nedenle, fikri hakların korunması gerekliliği ortaya çıkmış ve bu konuyla ilişkin özel bir düzenleme olan 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’muz yürürlüğe girmiştir. Profesör Ernst Hirsch tarafından hazırlanan bu kanun 1952 yılında yürürlüğe girmiş; çeşitli değişikliklerden sonra, güncel halini 2008 yılında almıştır. Peki bu kanunda yer alan “fikri hak” ve daha geniş olarak “fikri mülkiyet hakları” nelerdir?