9 results
Search Results
Now showing 1 - 9 of 9
Article Normalized thermodynamic model for intermittent energy systems and application to solar-powered adsorption cooling systems(2011) Taylan, Onur; Baker, Derek K.; Kaftanoğlu, BilginGenel kesildi enerji sistemlerinin tasanm ve işletmedeki kilit parametreleri değişirken ara ve talep eşzamanlılığını nicelleştirmek ve açıklığa kavuşturmak için bir normalleştirilmiş model geliştirildi. Bu yeni model, güneş ısısı ile beslenen, iç ısı değiştiricin ve iç ısı değiştiricisiz adsorpsiyonlu sistemin mevsimsel değişimlerinin benzetişimin de güneş ısısıyla sağlanan soğutmanın ve soğutma talebinin eşzamanlılığını mevsimsel güneşle besleme payı faktörü ve kayıp faktörü yardımıyla İncelemek için uygulandı. İlaveten sistemin bir grup parametrelerinin değişimiyle temel başarımmdaki değişim eğilimleri incelendi. İnceleme şartlanndaki sonuçlar şunları içermektedir: Depo sığası (kapasitesi) artınca güneş payı faktörü artmakta ve kayıp faktörü azalmaktadır, ve maksimum yatak sıcaklığı artınca her iki faktör de küçülmektedir. Vakum tüplü toplaç için gerekli alan düz levha toplaç için gerekli alandan daha azdır, bunun yam sıra adsorbsiyon için gerekli malzeme kütlesi toplacın ve adsorbsiyon çevriminin tipinden bağımsızdır. Benzetişim sonuçları çalışma şartlarının ve değişik tasanm parametrelerinin sistem C.O.P si (başarım katsayısı) üzerine etkilerini de göstermektedir.Article Transformation Induced Plasticity (trip) of Sae 52100 Steel During Martensitic and Bainitic Transformations(2017) Şimşir, CanerTransformation induced plasticity (TRIP) of SAE 52100 steel during quenching is investigatedboth experimentally and theoretically. TRIP parameter (K) is determinedexperimentally for both martensitic and bainitic transformations by using the stresseddilatometry technique. A new method for extraction of for an incomplete transformationis suggested for the martensitic transformation. Theoretical calculations using wellestablishedmodels for the TRIP effect and the results from the literature are used forthe justification of the results of this work. The results for bainitic transformation isfound to be in good agreement with both the literature and theoretical calculations usingLeblond`s model. On the other hand, experimentally determined value is found to besignificantly different from the literature. Nevertheless, it is still in reasonable agreementwith the calculations using Leblond`s model.Article İKİ KATMANLI DOLU BİR SİLİNDİRİN ELASTİK DAVRANIŞININ FARKLI UÇ VE SINIR KOŞULLARI İÇİN ANALİTİK OLARAK İNCELENMESİ(Turkish Soc thermal Sciences Technology, 2020) Akış, Tolga; Eraslan, Ahmet N.İki katmanlı dolu silindirlerin zamana bağlı termoelastik davranışlarının farklı uç ve sınır koşulları için belirlenmesi amacıyla analitik modeller geliştirilmiştir. Söz konusu silindirler, aralarında mükemmel temas olan ikikatmandan oluşmaktadır. Başlangıçta sıcak olan silindir, yüzeyinden konveksiyon yolu ile sıfır derecelik çevreselsıcaklığa veya önceden daha düşük olarak belirlenen yüzey sıcaklığına ulaşana kadar enerji kaybetmektedir. Tümdurumlarda soğuma yavaş bir biçimde gerçekleştiğinden problemde kuplajsız elastisite teorisinin kullanılması mümkünolmuştur. Genelleştirilmiş düzlemsel şekil değiştirme çözümü elde edilmiş ve bu çözüm, eksenel yöndeki birim şekildeğiştirmeyi sıfıra eşitleyerek düzlemsel şekil değiştirme durumuna ait çözüme indirgenmiştir. Bu çözümlere aitsonuçlar, sınır koşullarının serbest olduğu durumlarda radyal ve teğetsel yöndeki gerilmelerin uç koşullarına göredeğişmediğini göstermiştir. Ancak düzlemsel şekil değiştirme durumunda, eksenel gerilme baskın gerilme olmakta veuçların serbest olduğu duruma göre oldukça yüksek değerlere ulaşmaktadır. Kompozit silindirin eksenel ve radyalyönde yer değiştirmesinin kısıtlanması büyük gerilmelere yol açmasına rağmen ilgili gerilme durumu silindirde akmayayol açmamaktadır.Article YÜKSEK SICAKLIK PROTON DEĞİŞİM MEMBRAN YAKIT HÜCRESİ MİKROKOJENERASYON UYGULAMASININ DENEYSEL VE TEORİK İNCELENMESİ(2018) Devrim, Yılser; Yapıcı, Ekin ÖzgirginBu çalışmada, yüksek verimlilikleri ve çevre dostu teknolojiler olmaları sebebiyle tercih edilen, güvenilir güç üretim tekniklerinden biri olan yüksek sıcaklık proton değişim membran (YSPEM) yakıt hücreleri kullanılarak bir evsel mikro-kojenerasyon (birlikte ısı-güç) sistemi tasarlanmıştır. Tasarlanan sistem, YSPEM yakıt hücresi tarafından üretilen elektrik gücü ve faydalı ısının kombine bir şekilde, kullanılmasını içermektedir. Hücrenin çalışması sırasında, yüksek performans ve kararlı güç üretimi sağlanabilmesi için hücre içerisinde üretilen ısının uzaklaştırılması ve hücre içi sıcaklığın sabit kalması gerekmektedir. Bu sebeple tasarlanan yenilikçi soğutma sisteminin atık ısısı, sıcak su ısıtmasında kullanılacak olan ısıl enerjinin teminini sağlamaktadır. Böylelikle toplam verim basit çevrimlere göre yaklaşık iki katına çıkabilmektedir. Çalışma kapsamında tasarlanan 225 W gücünde YSPEM yığını 160°C çalışma sıcaklığında hidrojen ve hava gazları ile test edilmiştir. Çalışması sırasında sıcaklığın hücre içerisinde homojen olarak dağılımı, hücrenin kısa sürede gerekli çalışma sıcaklığına ulaşabilmesi, yakıt hücresinde oluşan ısının hücreden sürekli olarak uzaklaştırılabilmesi için yakıt hücresi yığını soğutucu akışkan (Isı Transfer Yağı 32-Petrol Ofisi) kullanılarak soğutulmuştur. Hücre izolasyon malzemesi seçimi ve kalınlığı, doğal taşınım ve radyasyon yolu ile ısı kaybı hesabıyla belirlenmiştir. Maksimum verim çalışma koşulları için mikro-kojenerasyon sisteminin su giriş çıkış sıcaklıkları, su ve soğutucu akışkan debileri, uygun boru çapı hesabı ve pompa güç hesabı yapılarak nihai sistem tasarlanmıştır. Çalışmada tasarlanan kojenerasyon sisteminde, YSPEM yığınının soğutulması ile açığa çıkan atık ısı, 15-20C’lik şebeke suyunun ısıtılması için kullanılmıştır. Şebeke suyu sıcaklığı yalıtımlı hücre kullanılması durumunda ortalama 50C’ye kadar ısıtılmıştır. Elde edilen veriler yakıt hücresi mikro-kojenerasyon uygulamasının kullanılabilirliğini göstermektedir.Article Launching To an Orbit With a Chemical Propellant Staged Rocket Systems(2022) Inger, Erk; Inger, ErkThere is one way to explore space by using the space launch vehicles, which is known as rockets, and it can carry useful load named simply as payload of satelite from Earth into Space. In this study, performance predictions of the multi rocket motors are discussed and compared with single rocket motor with the same amount of propellant used for space travel. In this article in serial or tandem staging schemes, the boosting stage is usually the largest, the second stage and subsequent upper stages are above it, usually decreasing in size are used. In boosting stage parallel staging schemes solid or liquid rocket boosters are used to assist with launch. At low level starting to high altitude higher density fuel solid fuels, kerogen and cryogenic hydrogen(-250°C) are used as fuel. In solid propellants oxidizer is generally ammonium per chloride is used but in cryogenic liquid propellants oxygen(183.3°C) are used. In the first stage, both liquid propellant in a booster and five solid rocket propellent are used to reach about a certain altitude and velocity. In second stage, after reducing the weight by ejecting the five solid rocket propellent and only liquid propellant is used only to reach the an extra altitudes and velocities at low earth orbit (LEO). Drag and gravity effects are successfully used in all of the calculations. The added total result of velocities and altidudes found by these staged rockets are higher than the first single staged case. The advantage of multistage rockets, having same amount of propellant in staged rockets where total velocity will be increased by separating and removing waste from the system weight out of the system. Use of staged rocket system are usefull for increasing the amount of payload and decreasing the cost per unit weight as well.Article Citation - WoS: 5Citation - Scopus: 6Analysis of the Effect of Propellant Temperature on Interior Ballistics Problem(Yildiz Technical Univ, 2018) Evci, C.; Isik, H.This study investigates the effect of conditioning temperature of double base propellants on the interior ballistic parameters such as burning gas temperature, barrel wall temperature, pressure and stresses generated in the barrel. Interior ballistic problem was solved employing experimental, numerical and analytical methods with a thermo-mechanical approach. Double base propellants were conditioned at different temperatures ( 52, 35, 21, 0, -20, -35, -54 degrees C). The maximum pressure in the barrel and projectile muzzle velocity were measured for all the propellants by conducting shooting tests with a special test barrel using 7.62x51 mm NATO ammunition. Vallier-Heydenreich method was employed to determine the transient pressure distribution along the barrel. The temperature of burnt gases was calculated by using Noble-Abel equation. The heat transfer analysis was done using the commercial software ANSYS to get the transient temperature and stress distributions. Temperature distribution through the barrel wall thickness was validated using a FLIR thermal imager. Radial, circumferential and axial stresses and corresponding equivalent Von Misses stresses were determined numerically and analytically. The results of the analytical solution for stress analysis validated the finite element solution of interior ballistic problem. Increasing the initial temperature of the propellant resulted in higher temperature and pressure inside the barrel which in turn increased the stresses in the barrel.Article Theoretical Investigation of Carbon Dioxide Capture by Aqueous Boric Acid Solution: a Termolecular Reaction Mechanism(2018) Kayı, HakanHitherto, boric is suggested and used as a promoter or catalyst for carbondioxide capture in various chemical absorption reactions, such as, absorptionby aqueous potassium carbonate solution to increase mass transfer rate. Butin this study, a single step termolecular reaction mechanism is suggested forthe chemical absorption of carbon dioxide directly by boric acid and water. Thereaction thermochemistry and reaction kinetics for termolecular mechanism areinvestigated by using density functional theory calculations at the B3LYP/6-31G(d)level of theory by taking into account of the implicit solvent effects of water throughthe polarizable continuum model and dispersion corrections. The findings obtainedfrom theoretical calculations indicate that it is possible to capture carbon dioxidewith boric acid in the form of B(OH)2OCOOH.Research Project Nadir Toprak Elementi Katkılı Zno Nanokritallerinin Sentezlenmesi ve Düşük Sıcaklık Termolüminesans Özelliklerinin İncelenmesi(2019) Işık, MehmetKatkısız ve Gd, Yb ve Er katkılı ZnO nanokristaller sol-jel yöntemi ile sentezlendi. Sentezlenen nanoparçacıkların yapısal ve termolüminesans (TL) özellikleri bu çalışmada incelendi. Yapısal özelliklerinin incelenmesi x-ışını kırınımı ve tarayıcı elektron mikroskobu (SEM) ölçüm teknikleri ile gerçekleştirildi. X-ışını kırınımı sonucunda sentezlenen nanoparçacıkların kristal yapıları hakkında bilgi edinilirken, SEM görüntüleri sayesinde de nanoparçacıkların boyutları hakkında bilgi sahibi olundu. Nanoparçacıkların TL eğrileri 10- 300 K sıcaklık aralığında sabit bir ısıtma hızı (0.2 K/s) kullanılarak yapılan ölçümler ile elde edildi. Ölçümler sonucunda gözlemlenen TL eğrileri eğri fit ve ilk yükselme yöntemleri kullanılarak analiz edildi. Analizler sonucunda TL eğrilerinin oluşmasına sebep olan tuzak merkezlerinin aktivasyon enerjileri belirlendi. Farklı oranlarda sentezleme yapılan katkılamalar sonucunda herbir katkılama oranında gözlemlenen TL eğrileri katkısız ZnO nanoparçacıklara ait TL eğrileri ile kıyaslanarak katkılamanın ZnO malzemesine etkisi incelendi. Tuzak dağılımlarının karakteristikleri ile ilgili bilgi edinebilmek amacı ile katkısız ZnO nanoparçacıklar ışıklandırma sıcaklığı değiştirerek uygulanan deneysel bir yönteme tabi tutuldu. Farklı sıcaklıklarda yapılan ışıklandırma sonucunda gözlemlenen TL eğrilerinin özellikleri incelenerek tuzak merkezlerinin yasaklı bant boşluğu içerisindeki dağılımı hakkında detaylı bir bilgiye sahip olundu.Article Hidrojen Üretimi ve Co2 Yakalanmasını Aynı Cihazda Sağlayan Bir Membran Reaktörün Matematiksel Modelinin Geliştirilmesi(2024) Atak, Yağmur NalbantSürdürülebilir bir gelecek için temel bir unsur olan hidrojen, küresel enerji ve çevresel zorluklarda önemli bir rol oynamaktadır. Hidrojen üretimi için öne çıkan yöntemlerden biri, yüksek verimlilik ve ölçeklenebilirlik sunan hidrokarbonlardan buhar metan reformasyonudur (BMR). Membran reaktörler (MR’ler), hidrojen üretimini ve ayrılmasını tek bir ünite içinde entegre ederek BMR sürecini geliştirmek için umut verici bir teknoloji olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, bir MR içerisinde hem BMR ile hidrojen üretimini hem de membrandan geçemeyen gazlardan karbondioksit yakalanmasını içeren iki farklı prosesi içermektir ve bu MR’nin 1-boyutlu matematiksel modeli oluşturulmuştur. İki önemli çalışma parametresinin (reaksiyon sıcaklığı ve reaksiyon basıncı) membran reaktör performansı üzerindeki etkileri parametrik olarak incelenmiştir. Temel simülasyon koşullarında (773 K ve 3 bar), metan dönüşümü, hidrojen geri kazanımı, karbondioksit geri kazanımı sırasıyla %32,43, %61,78 ve %15,69'a eşittir.


