5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Article Bir Yüksek Hızlı Trenin Aktif Süspansiyonu için Modelleme ve LQR Geribildirim Kontrolü(2025) Karahan, MehmetYüksek hızlı demiryolu araçlarında sürüş konforu ve yolculuğun kalitesi önemlidir. Tren hareket halindeyken rayların neden olduğu çeşitli titreşimlerle karşılaşır. Bu titreşimlerin uzun süreli yaşanması yolcularda sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca trenin titreşimler nedeniyle dayanıklılığı azalır, performansı düşer ve bakım maliyetleri artar. Trenin iyi kullanılabilmesi için rijit bir süspansiyon sistemine ihtiyaç vardır. Geleneksel bir süspansiyon olan pasif süspansiyon, trenin sürüş kalitesi ile yolcu konforu arasında bir denge kurar. Ancak pasif süspansiyon sabit bir süspansiyon sistemidir ve süspansiyon sertliğini değişen koşullara göre ayarlayamaz. Aktif süspansiyon ise süspansiyon sertliğini değişen koşullara göre ayarlayabilir. Bu araştırmada tren gövdesini kontrol etmek için Doğrusal Karesel Düzenleyici tarafından kontrol edilen aktif bir süspansiyon tasarlanmıştır. Böylece titreşimler en aza indirilmiş ve yolcu konforu arttırılmıştır. Pasif ve aktif süspansiyonları karşılaştırmak için çeşitli simülasyonlar yapılmış ve aktif süspansiyonun üstünlüğü kanıtlanmıştır.Article Citation - Scopus: 2Türbülans modellerinin DARPA SUBOFF statik sürükleme testi üzerinden incelenmesi(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2022) Atik, HediyeBu çalışmada DARPA SUBOFF su altı aracının manevra benzetimlerinde kullanılacak hidrodinamik katsayılarının hesaplanmasında izlenecek yöntem statik sürükleme (İng. static drift) test benzetimleri ile belirlenmiştir. Su altı araçlarının manevralarının belirlenmesinde kullanılan hidrodinamik katsayıların sayısal olarak yeterli doğrulukta elde edilmesi, çözümlemelerde kullanılan çözüm ağı ve türbülans modelleri ile ilişkilidir. Çalışmada ticari yazılım olan ANSYS Workbench yazılımı kullanılmıştır. Uygun çözüm ağı büyüklüğünün belirlenmesi Richardson Extrapolation metoduna dayalı Grid Convergence Index (GCI) yöntemi ile yapılmıştır. Bu yöntemle Spalart Almaras türbülans modeli kullanılarak üç farklı çözüm ağı büyüklüğü ile elde edilen sonuçların etrafındaki ayrıklaştırma hata bandı tahmin edilmiştir. Bunun yanısıra bu çözümler 14 milyon Reynolds sayısında 0 ila 18 derece yana kayma açılarında yapılan testlerin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Eleman sayısındaki artış ile çözümleme sonuçlarının deneysel veriye yaklaştığı gözlenmiştir. Uygun çözüm ağı seçiminin ardından Realizable k-ε ve SST k-ω modelleri ile analizler tekrarlanarak türbülans modeli opsiyonları incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda, 18 derece yana kayma açısına kadar bir-denklemli Spalart Almaras türbülas modelinin pratik uygulamalar için uygun olduğu değerlendirilmiştir. Yüksek kayma açılarının ele alınması gereken durumlarda iki-denklemli SST k-ω türbülans modelinin kullanımının tekrar değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir.Article Havacılık Sektöründe Dijital Dönüşüm ile Dinamik Yeteneklerin Harmonik Merkezcilik Yoluyla Çözümlenmesi(2023) Yılmaz, Ayşe Aslı; Tuzlukaya, ŞuleHavacılık sektörü, Toplum 5.0'ın yükselişinden ve dijital dönüşümün başlangıcından fayda sağlayabilen sektörler arasındadır. Bu araştırmanın temel amacı, dijitalleşmenin havacılık endüstrisindeki dinamik kapasitelere etkilerini incelemek, özellikle de havaalanı işletmelerine özel bir vurgu yapmaktır. Özelikle çalışmada ağ analizinin analitik yeteneklerini kullanarak, dijital dönüşümün dinamik kapasitelere etkilerini anlamak açısından ne kadar önemli olduğunu incenlenmiştir. Temel araştırma sorusu, ağ analizinin dijital dönüşümün dinamik kapasitelere etkisini daha derinlemesine anlamak için bir araç olarak kullanım potansiyelini incelemek üzerine kurgulanmıştır. Bu kapsamda Ankara şehrinde bulunan Esenboğa Havalimanı'nda gerçekleştirilen çalışmada, ağ araştırmalarından türetilen bir merkeziyet ölçümü olan Harmonik Merkezilik'i kullanılmış ve bunu Python programlama dili üzerine kurulu NetworkX kullanarak uygulanmıştır. Ağ analizinin Harmonik Merkezilik ile birleştirilerek kullanılması, dijital dönüşümün dinamik kapasitelere etkisini anlamak için farklı bir bakış açısı sunar.Article Γ Türbülans Geçiş Modelinin Kuvvet Katsayıları ve Geçiş Yer Tahmini Üzerindeki Etkisi(2022) Atik, Hediye; Atik, Hediye; Atik, Hediye; Aerospace Engineering; Aerospace EngineeringBu çalışmada, γ türbülans geçiş modelinin (çapraz akış etkisinin dahil edildiği ve edilmediği versiyonları kullanılarak) 6:1 uzatılmış küremsi geometri üzerinde düzensiz çözüm ağı kullanılarak 6.5 x 106 Reynolds sayısında ve 5o hücum açısında başarım değerlendirmesi amaçlanmaktadır. γ türbülans geçiş modelinin performans değerlendirmesi halihazırda mevcut deneysel veri sonuçları kullanılarak yapılmış ve SST k-ω türbülans modeli ve en popüler türbülans geçiş modeli olan γ-〖Re〗_θ modeli sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Türbülans geçiş modelinin etkisi eksenel kuvvet katsayısı, normal kuvvet katsayısı, yüzey basınç katsayısı ve yüzey sürtünme katsayısı kullanılarak gösterilmiştir. Eksenel ve normal kuvvet katsayıları etrafındaki ayrıklaştırmadan kaynaklı belirsizlik bandı üç farklı çözüm ağıyla Grid Convergence Index (GCI) metodu kullanılarak elde edilmiştir. γ türbülans geçiş modeli, kuvvet katsayılarını akışın tamamıyla türbülanslı olması kabulüyle yapılan analizlere göre daha büyük GCI değerleriyle %58 daha az tahmin etmiştir. Söz konusu model yüzey basınç katsayılarında fazla değişiklik yaratmazken, yüzey sürtünme katsayılarında önemli farklılıklar görülmüştür. Akışın tümüyle türbülanslı olduğu kabulü ile yapılan analizlerde gövde üzerinde sürtünme kaysayısında önemli değişiklikler görülmezken γ geçiş modeli, geometrinin üst yüzeyinde türbülans geçisine işaret eden önemli farklılıklar yakalamaktadır. Diğer yandan, deneysel sonuçların tersine, analizlerde geometrinin alt yüzeyinde türbülans geçişine dair hiçbir işaret görülmemektedir. Sonuç olarak, γ türbülans geçiş modeli türbülans geçiş bölgesi geometrisini tamamıyla doğru tahmin edememektedir. Bunun yanı sıra, γ türbülans geçiş modelinin, γ-〖Re〗_θ türbülans geçiş modeline göre yüzey çözüm ağı büyüklüğüne daha hassas olduğu tespit edilmiştir. Bu geçiş modelinin bir diğer dezavantajı da çözümleme zamanıdır. γ türbülans geçiş modeli, γ-〖Re〗_θ geçiş modeline göre daha basit olmasına rağmen, kuvvet katsayılarında daha yavaş iterasyon yakınsama oranına sahip olması sebebiyle hesaplaması yaklaşık 3.8 kat daha fazla zaman almıştır. Çapraz akış etkisinin γ türbülans geçiş modeline dahil edilmesi, geçiş bölge geometrisini, geometrinin üst tarafında genişletse de alt tarafında halen türbülans geçişi oluşturmamaktadır. Bunun yanı sıra modelde kullanılan çapraz akış eklentisi çözümleme zamanını fazla değiştirmemiştir.Article Dünyada Ulaştırma Sektöründe Kamu-özel Ortaklığının Gelişimi(2024) Bülbül, Duran; Akgüngör, ZehraDünyada son yıllarda yaşanan küreselleşme süreci kamu hizmetlerinin sunumunda alternatif yöntemlerin oluşmasına yol açmıştır. Kamu hizmetlerinin sunumunda ‘‘kamu-özel sektör ortaklığı (KÖO)’’ adı altında, özel sektör önemli derecede yer almaya başlamış olup hem gelişmiş hem de gelişmekte olan birçok ülkenin gündeminde olan bir uygulama haline gelmiştir. Bu bakımdan ulaştırma sektörünün kamu hizmetleri arasında en maliyetli hizmetlerden biri olduğu görülmekte olup, birçok ülkede ulaştırma sektörünün finansmanında ve gelişmesinde KÖO modeli uygulanarak büyük ölçekli projeler oluşturulmuştur. Çalışmada dünyada ulaştırma sektöründe KÖO modeli ve ulaştırma sektöründe KÖO ile özel katılımın artışı değerlendirilmeye çalışılmaktadır.

